Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Araç

  • Yapay zeka ne kadar dost ne kadar düşman olacak?

    Yapay zeka ne kadar dost ne kadar düşman olacak?

    Büyük dil modelleri (LLM’ler), dünyanın dört bir yanındaki yönetim kurulu odalarının yapay zekâ konuşmalarıyla çalkalanmasının nedeni olabilir ancak teknoloji yıllardır başka şekillerde iyi bir biçimde kullanılıyor.

    ESET, yapay zekâyı ilk olarak çeyrek asır önce makro virüslerin tespitini iyileştirmek amacıyla kullanmaya başladı. Günümüzde güvenlik ekipleri, üç ana etken sayesinde etkili yapay zekâ tabanlı araçlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor:

    1) Beceri eksikliği sert bir şekilde vurmaya devam ediyor

    Son sayıma göre, Avrupa’da 348.000 ve Kuzey Amerika’da 522.000 olmak üzere dünya genelinde yaklaşık dört milyon siber güvenlik uzmanı açığı bulunuyor. Yapay zekâ 7 gün 24 saat çalışabilir ve güvenlik uzmanlarının gözden kaçırabileceği kalıpları tespit edebilir. 

    2) Tehdit aktörleri çevik, kararlı ve iyi kaynaklara sahip

    Siber güvenlik ekipleri eleman bulmakta zorlanırken rakipleri de güçlenmeye devam ediyor. Bir tahmine göre, siber suç ekonomisi 2025 yılına kadar dünyaya yıllık 10,5 trilyon dolara mal olabilir. Tehdit aktörleri, saldırı başlatmak için ihtiyaç duydukları her şeyi hazır “hizmet olarak” teklifler ve araç setleri halinde bulabilirler. 

    3) Riskler hiç bu kadar yüksek olmamıştı

    Dijital yatırımlar yıllar içinde arttıkça sürdürülebilir büyümeyi ve rekabet avantajını desteklemek için BT sistemlerine olan güven de artmıştır. Ağ savunucuları, siber tehditleri önleyemez ya da hızla tespit edip kontrol altına alamazlarsa kurumlarının büyük mali ve itibar kaybına uğrayabileceğini biliyor. Günümüzde bir veri ihlalinin maliyeti ortalama 4,45 milyon dolar. Ancak hizmet kesintisi ve veri hırsızlığı içeren ciddi bir fidye yazılımı ihlali bunun çok daha fazlasına mal olabilir. Bir tahmine göre sadece finans kurumları 2018’den bu yana hizmet kesintisi nedeniyle 32 milyar dolar kaybetti.

    Yapay zekâ güvenlik ekipleri tarafından gelecekte nasıl kullanılabilir?

    • Tehdit istihbaratı: LLM destekli GenAI asistanları, analistler için temel noktaları ve eyleme geçirilebilir çıkarımları sade bir İngilizce ile özetlemek için yoğun teknik raporları analiz ederek karmaşık olanı basitleştirebilir.
    • Yapay zekâ asistanları: BT sistemlerine yapay zekâ “yardımcı pilotları” yerleştirmek, kuruluşları saldırıya maruz bırakacak tehlikeli yanlış yapılandırmaları ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir. Bu, bulut platformları gibi genel BT sistemleri için olduğu kadar güvenlik duvarları gibi karmaşık ayarların güncellenmesini gerektirebilecek güvenlik araçları için de işe yarayabilir.
    • SOC üretkenliğini güçlendirmek: Günümüzün Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) analistleri, gelen tehditleri hızla tespit etmek, yanıtlamak ve kontrol altına almak için büyük bir baskı altında. Saldırı yüzeyinin büyüklüğü ve uyarı üreten araçların sayısı çoğu zaman bunaltıcı olabiliyor. Bu, analistler zamanlarını yanlış pozitiflerle harcarken meşru tehditlerin radara yakalanmadığı anlamına gelir. Yapay zekâ, bu tür uyarıları bağlamsallaştırarak ve önceliklendirerek ve hatta muhtemelen küçük uyarıları çözerek yükü hafifletebilir.
    • Yeni tespitler: Tehdit aktörleri taktiklerini, tekniklerini ve prosedürlerini (TTP’ler) sürekli olarak geliştirmektedir. Ancak yapay zekâ araçları, risk göstergelerini (IoC’ler) kamuya açık bilgiler ve tehdit yayınlarıyla birleştirme yaparak en yeni tehditleri tarayabilir.

    Yapay zekâ siber saldırılarda nasıl kullanılıyor?

    • Sosyal mühendislik: GenAI’ın en belirgin kullanım alanlarından biri, tehdit aktörlerinin büyük ölçekte son derece ikna edici ve neredeyse gramatik olarak mükemmel kimlik avı kampanyaları oluşturmasına yardımcı olmak.
    • BEC ve diğer dolandırıcılıklar: GenAI teknolojisi bir kez daha, belirli bir kişi ya da kurumsal kişiliğin yazı stilini taklit etmek, kurbanı kandırarak para havalesi yaptırmak ya da hassas verileri teslim etmesini sağlamak için kullanılabilir. Deepfake ses ve video da aynı amaçla kullanılabilir.
    • Dezenformasyon: GenAI, etki operasyonları için içerik yaratma işinin ağır yükünü de ortadan kaldırabilir. Yakın tarihli bir rapor, Rusya’nın bu tür taktikleri halihazırda kullandığı konusunda uyarıda bulundu ki bu taktikler başarılı bulunursa geniş çapta tekrarlanabilir.

    Yapay zekânın sınırları

    İyi ya da kötü, yapay zekanın şu anda sınırlamaları var. Yüksek yanlış pozitif oranları verebilir ve yüksek kaliteli eğitim setleri olmadan etkisi sınırlı olabilir. Çıktıların doğruluğunu kontrol etmek ve modellerin kendilerini eğitmek için genellikle insan gözetimi de gerekli. Tüm bunlar, AI’ın ne saldırganlar ne de savunmacılar için sihirli bir değnek olmadığı gerçeğine işaret ediyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Seger Automechanika İstanbul’da e-mobilite projelerini öne çıkardı

    Seger Automechanika İstanbul’da e-mobilite projelerini öne çıkardı

    Seger, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Tasarım Merkezi olarak e-mobilite alanında teknolojik ürünler geliştirme ve üretme vizyonuyla öne çıkardığı yeni ürünlerini ve hedeflerini, Türkiye’nin milli otomobili TOGG için seri üretime geçtiği AVAS’ı (Akustik Araç İkaz Sistemi), korna, ampul ve akü grubunu tanıttığı standında otomotiv dünyasından misafirleri de ağırladı. 

     

    Otomotiv satış sonrası endüstrisi için dünyanın lider ticaret fuarı markası Automechanika’nın Türkiye’deki tek etkinliği olan Automechanika İstanbul, 23-26 Mayıs 2024 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. 70’in üzerinde ülkeye ihracat yapan Seger, yeni yönetim ekibiyle Automechanika Tüyap Fuarı’ndaki 2 nolu salon B140 numaralı standında sektör profesyonelleri ile bir araya geldi ve yeni vizyonuyla elektrikli otomobiller için tasarlayıp ürettiği AVAS’ı, ampul grubunu, akülerini ve kornalarını tanıttı.  

     

    Seger Ticari Genel Müdürü Mine Tuna: “Bu yıl fuarda e-mobilite ekseninde dönüşen bir Seger var” 

    Automechanika İstanbul fuarının önemli bir iş geliştirme platformu olduğunu ve 2013’ten itibaren düzenli olarak katıldıklarını belirten Seger Ticari Genel Müdürü Mine Tuna, “Yoğun katılımcılıyla gerçekleşen fuar, otomotiv yan sanayi endüstrisinin ulusal ve global ölçekteki oyuncuları ile bir araya gelinmesi açısından büyük fayda sağlıyor. Hem Türkiye’den hem de farklı ülkelerden birçok katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirme fırsatı buluyor, yeni siparişler alıyoruz. Ayrıca otomotiv sektörünün dijitalleşme, bağlantılı ve otonom araçlar, akıllı araçlar, nesnelerin interneti (IoT), akıllı yollar, akıllı ulaşım sistemleri, güvenli sürüş, yaya güvenliği, alternatif yakıtlı araçlar, micromobilite, otomotiv sektöründe satın alma ve birleşme (M&A) trendleri, tüketilen elektrik enerjisini yenilenebilir enerji kaynakları ile üretme çalışmaları ve karbon nötr olma hedefleri ile sürdürülebilirlik gibi alanlarda bir dönüşüm içinde olduğunu gözlemliyoruz. Biz de Seger olarak değişen ve dönüşen bu dünyaya uyum sağlamak için e-mobilite ekseninde bazı kararlar aldık ve bunları uygulamak için misyon, vizyon ve değerlerimizde revizyona gittik. Bu durum elbette üretimimize ve ürünlerimize de yansıdı. Böylece bu yılki fuarda tedarikçilerimizin karşına daha farklı bir Seger olarak çıkıyoruz.” dedi.

     

    Seger Teknik Genel Müdürü Tolga Kumral: “Tasarım Merkezi’nde çalışılan projelerimizin %80’ini e-mobilite alanına yönlendirdik”

    E-mobilite cihazlarının dünya pazarındaki payı her geçen yıl büyük bir artış gösteriyor. Her ne kadar Türkiye Avrupa’nın gerisinde kalsa da dünya çapında satılan araçların yaklaşık olarak %8 ila %10’luk bölümünün artık elektrikli araçlardan oluştuğunu söyleyen Seger Teknik Genel Müdürü Tolga Kumral, “Türkiye’de elektrikli araç kullanımı Avrupa’nın çok gerisinde. Yakıt türünde elektrik Türkiye’de son sırada iken Avrupa’da 3. Sırada tercih ediliyor.  Seger olarak 2017’den bu yana ana gündem konusu haline getirdiğimiz e-mobiliteyi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Tasarım Merkezi olarak taçlandırdık ve Tasarım Merkezi bünyesinde çalışılan projelerin %80’ini bu alana yönlendirdik. E-mobilite sektöründe teknolojik ürün geliştiren ve üreten bir firma vizyonuna sahip yerli üretici olarak yapılan strateji toplantılarında e-mobilite üzerine Ar-Ge projeleri geliştirme hedefleri koyduk.  Birçok yeni proje geliştiriyoruz. Bu çalışmaların ilk meyvesini Automechanika fuarı katılımcılarının da göreceği, kendi bünyemizde geliştirip seri üretime taşıdığımız, Türkiye’nin milli otomobili TOGG’da da kullanılan AVAS (Akustik Araç İkaz Sistemi) sistemi ile aldık. Tamamlanan projelerimiz olduğu gibi, tamamlanma aşamasında olan birçok projemizin de müjdesini yakında sizlerle paylaşacağız.” açıklamasında bulundu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye’nin İlk Otonom Araç Geliştirme ve Test Platformu (OPINA) hizmete açıldı

    Türkiye’nin İlk Otonom Araç Geliştirme ve Test Platformu (OPINA) hizmete açıldı

    OPINA, ulusal ve uluslararası düzeyde akıllı, haberleşen ve otonom araç yazılım ve donanım geliştirme alanında, açık inovasyon metodolojisini kullanarak, yazılım ve donanım geliştirme, simülasyon, test, sertifikasyon, eğitim ve mentorlük hizmetleri sunan teknik bir altyapı platformu ve aynı zamanda ulusal ve uluslararası işbirliği ve iş geliştirme imkanları sağlayacak. Proje ile endüstri, üniversite ve KOBİ inovasyon iş birliği ekosisteminin oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanıyor.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Mehmet Fatih Kacır konuşmasına “Otonom ve haberleşme araç teknolojileri geliştiren ulusal ve uluslararası kuruluşlara altyapı desteği sunacak bu merkezin hem ülkemiz hem de Avrupa topluluğu ekosistemindeki tüm aktörler için hayırlı olmasını temenni ediyorum” sözleriyle başladı.

    Kacır’ın konuşması:

    “Kıymetli misafirler, küresel otomotiv sektörü büyük bir değişim ve dönüşüm içinde. Sektörde araç ve yedek parça satışları, satış sonrası ve sigorta hizmetleri gibi geleneksel kâr başlıkları, yerini elektrik ve otonom araçlara ve paylaşımlı hizmetlere dayalı iş modellerine terk ediyor. 35 milyar 700 milyon dolarlık ihracatımız ve 500 bine yakın istihdamla ekonomimizin kritik sektörlerinden Türk otomotiv sanayi, güçlü altyapı inovasyon ekosistemimizle, nitelikli insan kaynağımızla, ana sanayi ve yan sanayi ile bu dönüşümü göğüslüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bizler de ülkemizin mobilite sektöründeki devriminin takipçisi değil, öncüsü olması vizyonuyla projelerimizi hayata geçiriyoruz.

    2022’de açıkladığımız Mobilite Araç ve Teknolojileri Stratejisi yol haritası ile ülkemizde ve dünyadaki mevcut durumu analiz ederek ihtiyaçları ortaya koyduk.

    Mobilitedeki dönüşüme ülkemizin uyumunu kolaylaştırmak amacıyla stratejik hedefleri, kritik politika ve projeleri belirledik. Elektrikli araç ve batarya üretiminden şarj istasyonlarına, sürücüsüz araç geliştirmeden test merkezlerine, pek çok stratejik alanda somut hedefler tespit ettik.

    Sektörle sıkı iş birliği içinde hazırladığımız, gelecek vizyonumuzu ortaya koyduğumuz yol haritasındaki hedeflerimizin birkaçına kısaca değinmek istiyorum.

    “Hedef 2030’da elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların pazar payını %35’e çıkarmak”

    2030 yılında elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların Türkiye’deki pazar payının %35’e, bu araçların üretiminde yaygınlık oranının da %75’e çıkmasını amaçlıyoruz.

    Elektrikli, bağlantılı ve otonom hafif ve ağır ticari araç üretiminde Avrupa’da lider, dünyada ilk beşte olacağız. Batarya modül ve alt komponent yatırımlarıyla Ülkemizi batarya üretim üstlerinden biri haline getireceğiz.

    “Bugün 27 binden fazla Togg akıllı araç Türkiye yollarında”

    Siber güvenlik, sürüş güvenliği ve sürücü davranışlarının modellemesi yazılımları başta olmak üzere bağlantılı ve otonom araç yazılımları geliştirip bunların ihracatını yapan ilk 10 ülke arasında yer alacağız. Yeni yaklaşımımızın en önemli izlerinden biri kuruluşundan sadece 4 yıl sonra 29 Ekim 2022’de tanıtımını gerçekleştirdiğimiz elektrikli ve akıllı aracımız Togg. Bugün 27 binden fazla Togg akıllı araç Türkiye yollarında.

    Togg, mobilitede Türk mühendislerinin ve teknisyenlerinin neleri başarabildiğini ispatıdır. Togg’la yeni mobilite ekosisteminde Türkiye olarak biz de varız dedik. Çalışmalarımızla vites yükselttiğimiz bir döneme girdik. Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarımızla Türkiye’yi elektrikli bağlantılı otonom araç teknolojileri üretiminde küresel bir cazibe merkezi haline getirmek için tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam ediyoruz.

    Türkiye’de yüksek teknolojili ürünlerin geliştirilmesine odaklanan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile bu sektörde akıllı şehir içi elektrikli toplu taşıma araçlarının geliştirilmesi ve seri üretimden ileri seviye sürüş destek sistemleri, otonom araçlarda kullanılacak akıllı kamera sistemlerinden elektrikli araçlar için şarj ekosistemi yatırımlarına toplam büyüklüğü 32 milyar liraya aşan 38 yatırım projesini destekliyoruz.

    Sanayi ve üniversite iş birliğini güçlendirici adımlar atıyoruz. Bugüne dek teknoparklarımızda 234 teknoloji girişiminin mobility teknolojileri alanında 284 ARGE projesini destekledik. TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla son 22 yılda bu sektörde 1129 proje ve 2806 akademisyeni 5 milyar 600 milyon lirayla destekledi. Bugün açılışını yaptığımız ve Avrupa Birliği destekli Bakanlığımız Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında 5 milyon avro bütçeyle hayata geçirilen projeyle, mobility ekosistemimizin geliştirdiği ürün ve hizmetler için ihtiyaç duyulan test, entegrasyon ve sertifikasyon altyapısını sağlayan bir merkezi açmış olduk. Yazılımları sanal simülasyonlarla test eden, herkese açık bir inovasyon platformu sunan merkezimizin, uluslararası akreditasyon alarak, regulasyon testlerinin ülkemizde yapılması amacıyla gerekli çalışmaları da hızla gerçekleştirdik.

    “Otonom ve bağlantılı araçların fiziki testlerine yönelik akıllı test pistini de devreye alacağız”

    OPINA ile önümüzdeki dönemde ülkemizdeki otonom ve bağlantılı araçların fiziki testlerine yönelik akıllı test pistini de devreye alacağız. İnanıyorum ki bu merkez, ülkemizin mobilite ekosisteminin dönüşümüne ve rekabetçiliğine önemli katkılar sağlayacak.

    Platformun hayatı geçirilmesine katkı veren bakanlığımız ilgili birimlerinden İstanbul Okan Üniversitesi’ne, Yazılım Sanayicileri Derneği’nden Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği’ne, Türkiye Elektronik Sanayicileri Derneği’nden Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’na tüm paydaşlara huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum.

    Ayrıca İstanbul Okan Üniversitesi’nin vizyonunda araştırmayı, geliştirmeyi, inovasyonu, üniversite-sanayi iş birliğini merkeze koyan çok değerli Mütevelli Heyet Başkanı’na ve çalışma arkadaşlarına, rektör hocamıza, tüm akademisyenlerimize ve elbette bu üniversiteye enerjileriyle güç katan sevgili öğrencilerimize de huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum.

    Ülkemizde bu alanda çalışma yürüten üniversitelerin, özel sektörün, teknoloji girişimlerinin bu imkanlardan azami derecede faydalanmalarını ve bu sistemi en iyi şekilde kullanarak yenilikçi ürün ve hizmetlerini birlikte gerçekleştirmelerini temenni ediyorum.

    İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan konuşmasında “Üniversitemiz haberleşen otonom araçların araştırma altyapısında ve bilgi birikiminde öncü konumda. Türkiye’nin patent raporu yayınında otomotiv kategorisinde yapılmış patent başvurularına göre, oluşturulan sıralamada ilk 5 üniversite arasında yer alıyoruz. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültemizin kuruluşundan bu yana, ulaştırma teknolojileri ve otomotiv mühendisliği öncelikli bir çalışma alanı oluşturdu. İstanbul Okan Üniversitesi olarak akıllı ve haberleşen araç teknolojilerinde önemli atılımlar yapmaya devam edeceğiz” dedi.  

    İstanbul Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güliz Muğan ise “Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültemizde elektrikli araçlar ve akıllı araçlar alanındaki Ar-Ge çalışmaları Türkiye’de ilk kez 2009’dan başladı ve güçlenerek devam ediyor. Akademisyenlerimizin yanı sıra, lisans ve lisansüstü düzeydeki öğrencilerimiz de eğitim ve araştırmalarında bu altyapının sağladığı olanaklardan yararlanıyor. Ve böylece daha öğrencilikleri devam ederken sektörün bir parçası haline gelebilmeyi deneyimliyorlar. Bu altyapı ile, akıllı ve haberleşen araçlar teknolojilerinin yalnızca Türkiye’de değil, tüm Avrupa ülkelerinde, giderek dünya çapında güçlenmesine destek sunuyor olacağız.  Bu anlamda OPINA projesi sadece teknolojik hedeflerimizin bir göstergesi değil, aynı zamanda uluslararası iş birliğinin ve bilgi paylaşımının bir sonucu olarak da ön plana çıkıyor“ diye konuştu.

    Açılış Töreni’nin ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır OPINA otonom aracının test sürüşüne katıldı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye’nin En Yenilikçi Milli Teknolojileri Görücüye Çıktı

    Türkiye’nin En Yenilikçi Milli Teknolojileri Görücüye Çıktı

    YTÜ Yıldız Teknopark bünyesinde bulunan YTU Innovation Hub, mobilite alanında Türkiye’nin en yenilikçi teknolojilerini sergilediği bir lansmana ev sahipliği yaptı. Otonom araçlardan yerli otomobillere, teslimat araçlarından yapay zeka destekli tarım araçlarına ve ikonik Devrim Otomobilinin elektrikli versiyonuna kadar uzanan geniş bir yelpazede ürünler, global çapta girişimci firmaların imzasıyla görücüye çıktı. Girişimciler, Türk teknolojisinin geldiği noktayı ve geleceğe yönelik vizyonunu gözler önüne sererek büyük takdir topladı.

    Girişimciler için yüksek teknolojik ürünlerin ticari çıktılara dönüştürüldüğü, akademik ve teknik ekibin bir araya gelerek güçlü bir sinerjinin oluşturulduğu YTU Yıldız Teknopark bünyesindeki YTU Innovation Hub’ta üretilen ve geliştirilen projeler basın lansmanı ile tanıtıldı. Donanım ağırlıklı ürünleri ve iş fikrini hayata geçirmek isteyen tüm girişimcilerin ihtiyaç duydukları prototipleri üretebilmeleri için gerekli altyapıya ev sahipliği yapan YTÜ Innovation Hub bünyesindeki girişimciler, teknoloji alanında dünya ile yarışacak yerli ve milli ürünlerini etkinliğe katılan basın mensuplarına tek tek anlatma fırsatı buldu. Lansman, Türkiye’nin girişimcilik ve inovasyon alanındaki potansiyelini gözler önüne sererken, sualtı araçlardan savaş teknolojilerine katkı sağlayacak sistemler, otonom araçlardan Türkiye’nin ikinci yerli otomobili ve tarımsal verimliliği arttıracak olan insansız çiftçi dostu araçlar gibi birçok proje aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji gelişimine ışık tutmayı hedefliyor.  

    “Yeni yatırımlara ilk tohumları ekiyoruz”

    Donanımsal AR-GE yapmak, girişimcilerini geliştirmek ve yatırımcı bulmak isteyenleri buluşturdukları bir ortam oluşturduklarını söyleyen YTÜ Yıldız Teknopark Müdürü Orhan Tanışman, “Aslında burası yıllardır var. Birçok girişimciye yardımcı oluyor. Ama şimdi tüm projelerin hepsini tek bir çatı altında topladık. Nihayetinde ortada bir fikir varsa bu fikrin projeye dönüşmesi gerekiyor. Bu projeyi dönüştürebilmek için ciddi yazılımlara ve onları modelleme yapacak olan altyapıya da ihtiyaç var. O da burada yapılmakta. Sonrasında belli bir model ve proje ortaya çıktıktan sonra, bunun parçalarının üretilmesi gerekir. Parçaların üretimi de burada yapılıyor. Görmüş olduğunuz talaşlı imalattan, kart dizgin makinesine varıncaya kadar onun prototipini ve yapılacak olan parçaları da üretebiliyorsunuz” dedi. Projeler için 9 adet garajın olduğunu da aktaran Tanışman, “Garajın içerisinde projelere belli bir süre veriyoruz. O süre zarfında garajda istediği prototipi girişimci hayata geçirebiliyor. Yani üç boyutlu hale getirebiliyor. Sonrasında ise tabii ki bunun ticarileşme süreci başlıyor. Ticarileşmeyle ilgili olan kısımda da yapılması gerekenlerden bir tanesi yatırımcıya bunu anlatabilmek. Yani siz ürünü ortaya koymuşsunuz, çalıştığını göstermişsiniz. Bu sefer yatırımcının kapısını çalıyorsunuz. Burada bizim Teknopark olarak bir farkımız var. Girişim sermayesi yatırım ortaklığımız ile bugüne kadar 14 girişime yatırım yaptık. Bugüne kadar 14 girişime yatırım yaparak burada bulunan 3 girişime de finansman sağladık. Bu da farklı yatırımcıların da bu adreslere güvenerek yatırım yapmasını sağlıyor.” diye konuştu.

    “0’dan 100’e kadar tüm ekosistemin ihtiyacını Innovation Hub olarak sağlıyoruz”

    Ürünün finansmanını bulduktan sonra asıl buluşması gereken yerin global pazar olduğunu söyleyen Tanışman, “Yani Türkiye’nin ihtiyacına göre ürünleri ürettiğimiz gibi globale satılabilecek olan ürünleri de üretmeye çalışıyoruz. Yıldız Teknopark o noktada onlara Londra, Dubai, Taşkent, Şikago, Amsterdam, Berlin ve Riyad gibi lokasyonlarda bu ürünlerini oraya götürüp yatırımcıyla ve pazarla buluşması imkanı sağlıyor. Gördüğünüz üzere 0’dan 100’e kadar tüm ekosistemin ihtiyacını Innovation Hub olarak bir toplanma merkezi oluşturmuş olduk” şeklinde bilgilendirmelerde bulundu.  

    İlk yerli ve milli araç olan devrim otomobilini yeniden teknoloji ile buluşturdular

    Tanıtımda ilgi çeken projelerden bir tanesi de yeniçağa uygun elektrikli ve otonom “Devrim Otomobili” oldu.  Girişimci şirketlerden Hayal Otomotiv Teknoloji şirketi CEO’su Furkan Değirmenci YTÜ proje garajlarından birinde faaliyetini yürüttükleri Devrim Otomobilinin üretim sürecini anlattı. Değirmenci,  “Burada görmüş olduğunuz araç Devrim Otomobilinin aslında elektrikli bir replikası. Biz esasında Türkiye’nin bu saatten sonra yüksek teknoloji alanında asla yolda kalmayacağını bu genç güruhla beraber devam edeceğini vurgulamak amacıyla bu arabayı yaptık. Bizden sonra gelen veya üniversiteden yeni mezun olan arkadaşlar bu araç üzerinde hem donanımlar geliştiriyorlar hem de yazılım testlerini yapabiliyorlar. Bizim için bir kobay olarak kullandığımız platform oldu. Bundan önce de yine benzinli bir araçta yine otonom sürüş testlerimizi yapmıştık. Bunda da yine hem sesli asistan desteği hem de şehir içi ulaşımında konforu odaklayan bir sürüş dinamiği oluşturmaya çalıştık” şeklinde konuştu.  

    Uzaktan kumandalı su altı dronu ile hedef bilimsel çalışmaları hızlandırmak

    Sualtı teknolojisi üzerinde çalışan ve bu çerçevede projeler üreten Lenta Marine firması kurucu ortağı Enes Gazi Korkmaz, lansmana özel 500 metreye kadar inebilen insansız uzaktan kumandalı su altı dronu aracını tanıttı. Arama kurtarma çalışmalarından, bilimsel araştırmalara kadar pek çok alanda kullanılabilecek olan drone ile ilgili Korkmaz, “Sualtı araçları, sualtında gözlem, arama kurtartma, numune alma, bilimsel araştırmalar gibi birçok faaliyet alanlarında kullanılabilir. Bilimsel araştırmalarda sualtı araçları daha çok kullanılacak. Hem bilimsel hem de petrol doğalgaz aramalarında bu araçlar dünya üzerinde aktif olarak kullanılmakta. İlerleyen aşamalarda daha fazla derinliğe ulaşılacak. Ülkemiz denizlerini düşündüğümüzde ortalama 3-4 bin metre derinlikler söz konusu. Bizim de hedefimiz bu derinliğe inecek araçlar üretebilmek. Sonrasında da yurtdışına açılıp satışlar da yapmayı hedefliyoruz. Şu ana kadar 7 adet sattık. Sayısız kiralama ve hizmet operasyonlarına katıldık” dedi. 

    120 milyon dolar AFARA Pamuk Robotu ile yerde kalmayacak 

    Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bir diğer proje ise tarımda tasarruf ve sürdürebilirlik açısından çiftçilerin yüzünü güldürecek cinsten. Pamuk hasatı sonrasında yerde kalan en az yüzde 5’lik pamuğun bile hesabının yapıldığı pamuk toplama aracının aslında milyon dolarları bulan bir tasarruf sağladığını söyleyen AFARA Tarım Robotu CEO’su ve makine mühendisi Ömer Muratlı, “Makinemiz, pamuk hasatı sonrasında yere dökülen minimum yüzde 5 kadar pamuğu görüntü işleme teknolojisi ve mekanik gömülü sistemleri ve bunun üzerinde de yapay zeka algoritmalarını da kullanarak yerdeki pamuğu toplayan bir robot. Dünyada benzeri olmayan, patentleştirilmiş bir robot aslında. Bunun haricinde tarla ile alakalı bazı kritik verileri de kullanarak rekoltenin arttırılmasını sağlayan sürdürebilirlik anlamında karbon ve su ayak izinin de azaltılmasını sağlayan aynı zamanda da pamuk arzının da artmasını sağlayan bir robot diyebiliriz. Bütün dünyada akademik çalışmalarla kanıtlanmış bir veri var. Yüzde 5 kalan minimum pamuk yani hasadın tamamı tarladan toplanamayabiliyor. Bu da bir tarlada yüzde 95 iken başka bir tarlada yüzde 90 ya da 85 olabiliyor. Yüzde 5 minimum yere döküldüğü için Türkiye’de 120 milyon dolarlık, dünya üzerinde de 3 buçuk milyar dolarlık pamuk yerde kalıyor.  Ve bunların sadece yüzde 20 ile 30 arası bir kısmı işçilerle beraber toplanabiliyor. Tarla testlerimizde hedefimiz yüzde 95 ile 100 arasına ulaşmak” dedi. 

    Teknopark bünyesindeki mühendislik öğrencileri de yıllardır araç üretiyor 

    Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği 3’üncü sınıf öğrencisi ve aynı zamanda YTÜ Racing Takım Lideri olan Efe Kırlar ise 2011 yılından bu yana araç ürettiklerini ve teknopark bünyesinde birçok başarıya imza attıklarını söyledi.  Ürettikleri 9. İçten yanmalı aracı lansmanda ziyaretçilere tanıtan Kırlar, her yıl 2 araca kadar ürettiklerini söyleyerek, “2011 yılından bu yana biz araç üretmeye devam ediyoruz. Şimdiye kadar 9 içten yanmalı 2 adet elektrikli araç ürettik. Şuanda 3. Elektrikli araç üretimine devam ediyoruz. Son üç yıldır her sene 2 araç üretip yarışa katılıyoruz. İddialıyız, şimdiye kadar başarılarımız da oldu. Bu 9. aracın da bizim için özelliği Cumhuriyetin 9. Yılına özel 29 Ekim’de lansmanını yapmıştık. O yüzden farklı bir değeri var. Ayrıca üstten bakıldığında da Türk Bayrağı şeklinde gözüküyor” diyerek sözlerini sonlandırdı. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • MAN, Türkiye’nin lider firmaları Volkan Group’a 40, Kanarlar Group’a da 25 adet araç teslimatı yaptı

    MAN, Türkiye’nin lider firmaları Volkan Group’a 40, Kanarlar Group’a da 25 adet araç teslimatı yaptı

    1966 yılında petrol alım-satım ve lojistik ile başladığı hizmet serüvenini yıllar içinde farklı sektörlere de genişleterek uluslararası petrol satışı ve nakliyesi alanında Türkiye’nin önemli markaları arısındaki yerini alan Volkan Group ve Kanarlar Group bünyesinde inşaat sektöründe başarılı projeler hayata geçiren Denka İnşaat, Mersin’de düzenlenen ayrı ayrı törenlerle yeni araçlarını teslim aldı.

    MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş., ayrıca toplu araç teslimatının ardından Mersin’de düzenlediği bir organizasyon ile bölgedeki müşterilerine 2024 model araçlarının tanıtımını gerçekleştirdi.

    Ağır işlerin güvenilir çözüm ortağı MAN, araç teslimatlarına hız kesmeden devam ediyor. Farklı sektörlerde lider firmaların tercihi olan MAN, Mersin’de düzenlediği törenlerle sektörlerinin iki başarılı firmasına peş peşe teslimat yaptı. Mancı Kemal Otomotiv A.Ş.’de ayrı ayrı düzenlenen törenlere Volkan Group adına Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Çeker, Kanarlar Group adına Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Kanar ve Yönetim Kurulu üyeleri Murat Kanar, Bayram Kanar’ın yanı sıra MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. adına Kamyon Satış Direktörü Serkan Sara ve Bölge Satış Koordinatörü Ali Tuğrul Aykın ile Mancı Kemal Otomotiv A.Ş. adına Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akdemir, Yönetim Kurulu Üyeleri Ufuk Akdemir, Mehmet Akdemir ve Satış Müdürü İbrahim Gündüz katıldı.

    1966 yılında kurulan ve kısa sürede başarısıyla ulusal ve uluslararası pazarda kendinden söz ettiren Volkan Group, yeni araç yatırımında 20 yıldan beri güvenilir çözüm ortağı olarak gördüğü MAN’ı tercih etti. Halihazırda yurt içinde ve yurt dışında; petrol, lojistik, gıda, madencilik ve medikal sektörlerinde başarıyla faaliyetlerini sürdüren firma; bu kapsamda filosuna 40 adet MAN çekici kattı. Mevcut araç parkındaki 75 adet aracın tamamı MAN olan şirkete teslim edilen araçlar, ayrıca sunulan Profidrive eğitimleriyle de paralel yol ve firmanın kullanım şartlarına uygun şekilde konfigüre edildi.

    Kanarlar Group bünyesinde 20 yılı aşan bir tecrübe ile Mersin merkezli olarak; konut, yol inşaatı ve madencilik alanlarında faaliyet gösteren Denka İnşaat da filosunu güçlendirmek için yatırım tercihini MAN’dan yana kullandı. Şirket, yeni araç yatırımı kapsamında filosunu çekici, inşaat kamyonu, beton mikseri ve hafif ticari araç TGE’lerden oluşan 25 adet MAN araç ile güçlendirdi.

    “MAN bize güç katacak güvenilir çözüm ortaklarımızdan bir tanesidir”

    Volkan Group Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Çeker, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “Volkan Group olarak, faaliyette bulunduğumuz tüm sektörlerde müşterilerimizin beklentilerini en üst seviyede karşılama hedefiyle çalışıyoruz. Bunun için de bize güç katacak güvenilir çözüm ortakları ile çalışmaya gayret ediyoruz. MAN da bizim 20 yılı aşkın süredir birlikte çalışmaktan memnun olduğumuz ve bize güç katan güvenilir çözüm ortaklarımızın başında geliyor. Sadece araçlarının üstün nitelikleriyle, aynı zamanda satış sonrası sunduğu kaliteli hizmet ve araçların verimli kullanılması noktasında verdiği Profidrive eğitimleriyle de bize çok olumlu katkılar sağlıyor. Bu yüzden de yeni araç alımlarımızda da yine MAN’ın araç ve hizmet kalitesine yatırım yapmayı tercih ettik. Tamamı MAN araçlarından oluşan filomuza son iki yılda 40 adet MAN çekici ile daha da güçlendirmiş olduk. Yeni araçlarımızın özellikle uluslararası pazardaki gücümüze çok önemli bir güç katacağına inanıyoruz.”

    “MAN araçları, en ağır işlerimizde bile eşsiz bir performans sunuyor”

    Kanarlar Group adına Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Kanar da şunları kaydetti:

    “Kanarlar Group olarak, konut, yol inşaatı ve madencilik alanlarında başarıyla faaliyet gösteren bölgemizin ve ülkemizin önemli markalarından bir tanesiyiz. 20 yılı aşan sektör tecrübemizle faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda hem ülkemizin insanına hem de ekonomisine katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bugün inşaat alanında hizmet veren grup şirketlerimizden Denka İnşaat’ın filosunu yeni MAN araçları ile güçlendirmekten çok mutluyuz. Çünkü şirket olarak, işlerimizde MAN gibi küresel bir marka ile çalışmanın rahatlığını yaşıyoruz. MAN araçları, en ağır işlerimizde bile eşsiz bir performans sağlayarak, bizleri hedeflerimize daha hızlı ve daha güvenilir bir şekilde taşıyor. Yeni araçlarımızın grubumuza, şirketlerimize hayırlı olmasını dileriz.”

    “Ülkemizin iki güzide firması ile iş birliğimize yeni halkalar eklemekten çok mutluyuz”

    MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş Kamyon Satış Direktörü Serkan Sara ise MAN olarak, lider firmaların tercihi olmaktan çok mutlu olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Bizim için 2024 yılı bizim için teslimatlarımızın hız kesmeden devam ettiği bir yıl olmaya devam ediyor. Araçlarımız gerek üstün nitelikleri gerekse de sunduğumuz satış sonrası hizmet kalitesi ile ülkemizin dört bir yanındaki lider firmaların tercihi oluyor. Bugün de yine ülkemizin çok güzel bir şehri olan Mersin ilimizden iki önemli markamıza teslimat gerçekleştiriyoruz. Volkan Group, farklı sektörlerde ortaya koyduğu başarılı hizmet anlayışı ile fark yaratmış ülkemizin önemli gruplarından bir tanesidir. Onların MAN’ın araç ve hizmet kalitesine güven duymaları bizler için ayrı bir mutluluktur. Tüm araç filosu MAN markasından oluşan Volkan Group’a yeni MAN araçları teslim etmenin yanında, aynı zamanda uzmanlarımız aracılığı ile sunduğumuz Profidrive eğitimleri ile de araçlarımızı en verimli şekilde kullanmalarına katkı sağlıyoruz. 

    Yine aynı şekilde inşaat, altyapı ve madencilik alanında başarıyla hizmet veren Kanarlar Group’a farklı segmentlerde 25 aracımızın teslimatını yapıyoruz. Kendilerinin en zor işlerinde bile güvenilir çözüm ortağı olarak MAN’ı görmeleri ve hizmet kalitemizden duydukları memnuniyet bizler için çok özel bir anlam ifade ediyor. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. olarak, ülkemizin sektörlerindeki bu iki güzide firmasına yaptığımız teslimatların hayırlı olmasını diliyoruz.”

    “Uzman kadromuz ile MAN araçları için 7/24 servis hizmeti sunuyoruz”

    Mancı Kemal Otomotiv Yönetim Kurulu üyesi Ufuk Akdemir ise şunları söyledi:

    “Firma olarak, yılların tecrübesiyle müşterilerimize en iyi hizmeti sunma hedefiyle çalışıyoruz. İşimizde ‘müşteri memnuniyeti’ ilkesi temel önceliğimizi oluşturuyor. Servisteki uzman kadromuz ile bölgemizde MAN araçları için ihtiyaç duyulan tüm servis hizmetlerini 7/24 müşterilerimize sunuyoruz. MAN Ailesi’nin bir parçası olarak, bugün de ülkemizin çok önemli iki markasına araç teslimatı yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu özel törenimizde heyecanımızı paylaşan firmalarımıza ve tüm dostlarımıza teşekkür ederiz.”

    MAN bölgedeki müşterilerine 2024 model araçların tanıtımını gerçekleştirdi

    MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş., Mersin’de düzenlediği teslimat törenin ardından ise, yeni araçlarının tanıtımı için önemli bir organizasyon gerçekleştirdi. Mancı Kemal Otomotiv A.Ş.’de düzenlenen etkinlikte MAN’ın son model araçları bölgedeki müşterilere tanıtıldı. Uluslararası alanda aldıkları prestijli ödüllerle öne çıkan 2024 model MAN kamyon ve çekicilerinin tanıtımı etkinliğine ilgi ise, bir hayli yüksek oldu. Etkinlik kapsamında MAN uzmanları, araçların üstün nitelikleri hakkında müşterilere bilgi verirken, sürücülerin ve işletmelerin işlerini kolaylaştıran özellikler tek tek anlatıldı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • EY, Eurelectric iş birliğiyle hazırladığı e-mobilite raporunu yayımladı

    EY, Eurelectric iş birliğiyle hazırladığı e-mobilite raporunu yayımladı

    EY’ın Eurelectric iş birliğiyle hazırladığı e-mobilite raporu, elektrikli araç (EV) satışlarının 2030 yılına kadar en yüksek seviyeye ulaşarak diğer araç alternatiflerini geride bırakacağını gösteriyor.

    Öngörülere göre; 2030 yılına kadar Avrupa’da 75 milyondan fazla elektrikli araç olabilir. Ancak elektrikli araçların yaygınlaşmasını teşvik etmek için otomobil üreticilerinin,  uygun fiyatlı ve orta segment otomobil modellerinin menzilini ve kullanılabilirliğini iyileştirmesi gerekiyor. 

    Uluslararası danışmanlık, denetim ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst & Young), Eurelectric iş birliğiyle  e-mobilite raporunu yayımladı. Rapora göre, küresel çapta elektrikli araç satışları satılan tüm araçların %16’sını oluşturuyor. 2023 yılında 14,1 milyon yeni elektrikli aracın yollara çıktığı ve toplam stoğun 40 milyonun üzerine çıktığı görülüyor. Avrupa’da ise satılan 5 otomobilden 1’i artık elektrikli. Ancak elektrikli araçların yaygınlaşmasını teşvik etmek için otomobil üreticilerinin, uygun fiyatlı ve orta segment otomobil modellerinin menzilini ve kullanılabilirliğini artırması gerekiyor. 

    Bununla birlikte raporda, 2022 yılındaki oldukça yüksek fiyat artışlarının ardından, batarya maliyetlerinin düşüş göstermesiyle elektrikli araç satış rakamlarının olumlu yönde etkilendiği belirtiliyor. 2030 yılına gelindiğinde, ölçeklendirilmiş üretim, inovasyon ve gelişen ikinci el elektrikli araç pazarı sayesinde alıcılar için daha uygun fiyatlı modellerle Avrupa’da yaklaşık 75 milyon elektrikli aracın yollarda olacağı tahmin ediliyor. 

    Avrupa’da 5 araçtan biri elektrikli

    Avrupa’da 2023 yılında satılan yeni araçlar arasında 5 otomobilden birinin bataryalı elektrikli araçlar (BEV) ve şarjlı hibrit elektrikli araçlar (PHEV) olduğu görülüyor. (Ocak ve Kasım ayları arasında satışlar %25 artarak tüm araç satışlarının %23’ünü oluşturdu. 2022 yılında ise bu oran %21’in biraz üzerindeydi. 2030 yılına kadar elektrikli araç satışlarının diğer tüm alternatiflerini geride bırakacağı öngörülüyor.

    Avrupa’da sıfır emisyonlu ağır hizmet araçlarının (eHDV) satışları artıyor

    Elektrikli araçlara olan talebin yanı sıra elektrikli ağır hizmet araçlarına da talep artıyor. Avrupa’da kamyonet satışlarının %7’sinden fazlası artık elektrikli, elektrikli kamyonlar ise 2022’de sadece %0,4 olan pazarın %1,5’ini temsil ediyor. Elektrikli otobüs satışları özellikle Fransa, İspanya ve Almanya’daki büyüme ile pazarın %14’üne yükseldi.  

    Bununla birlikte AB, HDV’lere yönelik karbon emisyon standartlarına göre HDV’lerden kaynaklanan egzoz emisyonlarını 2030 yılına kadar %45, 2035 yılına kadar %65 ve 2040 yılına kadar %90 oranında azaltmayı hedefliyor. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için eHDV’lerin hızla yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.

    Mobilite altyapısı gelişmeye devam ediyor

    Hızlı şarj cihazlarının kamusal ağının genişlemesi elektrikli araçların yaygın bir şekilde benimsenmesini sağlıyor. Avrupa’da konut dışı alanlarda şarj noktalarının sayısı 2022 yılında yaklaşık 530.000 iken, 2023 yılında artarak 744.000’e yükseldi. Buna ek olarak, hızlı ve ultra hızlı doğru akım (DC) şarj cihazlarının piyasaya sürülmesi de hızlanarak %77 oranında artışla sayıca 100.000’in üzerine çıktı; alternatif akım (AC) şarj cihazlarının sayısı ise %36 arttı. Batarya teknolojisindeki ilerlemeler, hızlı şarj cihazlarının beş yıl öncesine göre 10 kat daha yüksek bir güce sahip olduğu anlamına geliyor. Sonuç olarak, menzil kaygısı ve yüksek ön maliyetlerle birlikte müşterilerin en büyük endişelerinden biri olan şarj sürelerinin de önemli ölçüde azaldığı gözlemleniyor.

    Mobilite sektöründe en önemli unsurlardan birinin “veri” olduğu görülüyor

    Elektrikli araç satışları dünya çapında hızla artarken, e-mobilite ekosisteminde yeni bir zorluk ortaya çıkıyor: verilerin toplanarak birlikte çalışabilirliği. Geleceğin elektrikli araç ekosisteminde, verilerin birlikte anlam ifade etmesi, elektrikli araçların yaygınlaşmasını destekleyen hizmetleri ve tesisleri mümkün kılmak için paydaşlar arasında iş birliğini teşvik edecek. Üç temel e-mobilite faaliyet alanı olan şarj istasyonlarının optimizasyonu, akıllı şebeke entegrasyonu, şarj deneyimi iyileştirilmesi kapsamında paydaşlar arasındaki veri aktarımı verilerin birlikte çalışabilirliği için kritik öneme sahip.

    Elektrikli araç ekosisteminde her araç veri üretiyor. Ancak bu verilerin çoğu günümüzde  otomobil üreticileri için rekabet avantajı kaybı ve gizlilik riskleri konusundaki endişeler gibi nedenlerle paylaşılamıyor. Bu durum tüm e-mobilite verimliliğini olumsuz etkilerken, bu alandaki hizmetlerin optimize edilmesine ve EV kullanıcılarının deneyimlerinin iyileştirilmesine de engel oluyor. Bu veri kilidinin kırılması, e-mobilite sektörünün hızlanması ve Avrupa’nın kitlesel pazar tüketicilerine ulaşması açısından önem taşıyor. 

    Dijitalleşmenin, açık veri erişimi ve aktarımı yoluyla farklı ekosistemlerin entegrasyonunu sağlayan kritik bir unsur olduğunu dikkate alırsak, e-mobilite ekosisteminde de elektrikli araç şarj altyapısının, iki yönlü enerji akışına izin veren akıllı şebeke teknolojisinin ve elektrikli araç sahipliğinin basit ve esnek hale gelecek şekilde dijital hizmetlerle desteklenmesi gerekiyor. Örneğin, dijital teknoloji sayesinde şarj istasyonu operatörleri, şarj altyapısının nereye kurulacağı ve nasıl işletileceği konusunda daha iyi kararlar almak için şebeke operatörlerinden bağlantı kapasitelerine ilişkin daha ayrıntılı veriler alabilecek. 

    Sektördeki ivmenin sürdürülmesi ve elektrikli araç sürücülerinin ilgisinin yüksek tutulması isteniyorsa, kusursuz bir müşteri deneyimi için her bir adımın yapılandırılması gerekiyor. Satın alma veya kiralamadan elektrikli araç kullanımı ve yönetimine, kullanım ömrü sonunda hizmetten çıkarmaya kadar sorunsuz bir deneyim sunulması konusunda başarılı olunursa, geleceğin dijital e-mobilite ekosistemi tamamen bağlantılı, entegre ve birlikte çalışabilir hale gelecektir. 

    EY Türkiye Mobilite Sektör Lideri ve Vergi Bölümü Şirket Ortağı Serdar Altay, e-mobilite raporu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: 

    “İlgili raporumuza göre, 2023 yılında küresel çapta 14,1 milyon yeni elektrikli aracın kullanılmaya başlandığı görülüyor. Avrupa’da ise satılan her 5 otomobilden 1 tanesinin elektrikli araç olduğu gözlemleniyor. 2030 yılına kadar Avrupa’da yollarında 75 milyondan fazla elektrikli araç olacağı öngörülüyor. Bununla birlikte, AB’nin otomotiv sektörünü karbonsuzlaştırmaya yönelik stratejilerinin 2040 yılına kadar ulaşımda elektrikli araç kullanımını artırması bekleniyor. Ancak bu hedefe ulaşılabilmesi için; stratejik altyapı planlaması, maliyet tasarrufu, esneklik, teşviklerin artırılması  ve gelişmiş şarj kapasitesi gibi gelişmelerin ekosisteme entegre edilmesi faydalı olacaktır. Zira, Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verilerine göre otomobil satışları 2024 Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre %5,2 düşüşle 1,03 milyon adet oldu. Elektrikli otomobil satışları ise %11,3 düşüşle 134 bin adede geriledi. Elektrikli araçların pazar payı da bu düşüşle beraber %13,9’dan %13’e geriledi. Avrupa’da elektrikli araçlara yönelik teşviklerin bazı ülkelerde azaltılması veya kaldırılması satışların düşmesinde en önemli etken olarak görülüyor. Diğer taraftan elektrikli araçlardaki fiyat düşüşü sürüyor. Fiyat düşüşünün yanında artan menzil değerleri ve gelişen şarj altyapılarıyla beraber tekrardan satışların artmaya başlaması bekleniyor. Ayrıca e-mobilite sektöründe üretilen verilerin bir araya getirilerek anlamlı hale getirilmesi ve bu verilerin sektörün gelişmesi için kullanılması elektrikli araç ekosisteminin gelişmesi ve ilerlemesi için büyük önem taşıyor.” 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Atlas ile ticaretin yükünü hafifleten Otokar, yeni tonajlı araçlarıyla zirveye yol alıyor

    Atlas ile ticaretin yükünü hafifleten Otokar, yeni tonajlı araçlarıyla zirveye yol alıyor

    Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, Atlas kamyon ailesine 2 yeni üye ekledi. 2013 yılında “Ticaretin yükünü hafifletmek” misyonuyla hafif kamyon segmentine adım atan Otokar, 8,5 ve 12 tonluk Atlas modelleriyle büyük başarı elde ettiği pazarda hedef büyüttü. Otokar, 11 ve 15 tonluk yeni Atlas kamyonları ile farklı iş kollarındaki ihtiyaçlara daha geniş bir yelpazede cevap vermeyi hedefliyor.

    Türkiye’nin öncü otomotiv üreticisi Otokar, kamyon pazarındaki iddiasını artırıyor. Hafif kamyon segmentine girişinin 11. yılını geride bırakan ve bu süreçte pazarda önemli bir başarıya imza atan şirket, Atlas ailesini, 8,5 ve 12 tonluk modellerin ardından 11 ve 15 tonluk yeni araçlarla büyüttü.

    Otokar Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, kamyonda 2013’te Foton şirketiyle başlattıkları iş birliği çerçevesinde araçları Türkiye pazarına uygun hale getirerek üretim yaptıklarını; 10 yılın üzerinde bir süredir pazarda yükselen bir başarı elde ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Türkiye’nin en köklü ticari araç üreticilerinden biri olarak kamyon pazarındaki iddiamızı arttırıyoruz. Dayanıklılığı, düşük işletme giderleri ve donanım özellikleriyle öne çıkan Atlas’ın satışlarını son 4 yılda 3 katına çıkardık. 2023 yılında Atlas’ın da içinde bulunduğu 16 ton altı kamyon pazarı yüzde 5 büyürken Otokar’ın satışları yüzde 44 arttı. 2023 yılında satılan yaklaşık her 5 hafif kamyondan biri Atlas oldu. Şimdi de kamyondaki varlığımızı güçlendiriyor; müşterilerimizin beklentileri doğrultusunda 2 yeni Atlas’ı ürün ailemize ekliyoruz. 11 tonluk Atlas ve 15 tonluk Atlas 3D ile başarımızı arttırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz.” 

    AVRUPA BİRLİĞİ’NE İHRAÇ EDİLEN TEK HAFİF KAMYON MARKASI

    Otokar Atlas ailesi ile ihracatta da iddialı olduklarını belirten Erman “Türkiye kamyon pazarında büyümeye devam ederken, geçtiğimiz yıl yurt dışı dağıtım ağımızı kurarak Atlas kamyonlarımızın ihracatına da başladık. Bugün Avrupa’da, İspanya, Polonya, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan’da olmak üzere 7 farklı ülkede kamyon distribütörlerimiz bulunuyor. Otokar olarak kendi satış ağıyla Avrupa Birliği ülkelerine resmi olarak ihracat yapabilen tek hafif kamyon üreticisiyiz. Önümüzdeki dönemde kamyonda distribütörümüzün olduğu ülke sayısını arttırarak Avrupa pazarındaki büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” dedi.   

    OTOKAR’IN KAMYON ALANINDA HEDEFLERİ 

    Otokar Atlas ailesine yeni üyelerinin de katılmasıyla zirveye yol aldıklarını belirten Otokar Ticari Araçlar Yurt İçi Pazarlama ve Satış Direktörü Murat Tokatlı, şirketin kamyon pazarındaki hedeflerine ilişkin şunları söyledi: “Yeni araçlarımızla kamyon ürün ailemizi genişletirken faaliyet gösterdiğimiz alanda Türkiye’nin en çok tercih edilen kamyon markası olmayı ve yakın zamanda 10’dan fazla Avrupa ülkesinde distribütörlük ağımızı oluşturmayı hedefliyoruz.”  

    ATLAS’LARDA LANSMANA ÖZEL 4 BAKIM HEDİYE

    Adını mitolojide gök kubbeyi omuzlarında taşıyan güçlü kahramandan alan Atlas kamyonun yeni modelleri hakkında bilgi veren Murat Tokatlı şunları söyledi: “Atlas, zor koşullara dayanıklı olmasının yanında, yüksek güç ve performans özellikleriyle bugüne kadar pek çok kurum ve firmanın öncelikli tercihi oldu. 11 ve 15 tonluk yeni Atlas’ların güç ve konforun yanında sunduğu yüksek taşıma kapasitesi ve sınıfında tek olan donanım özellikleriyle pazarda büyük ilgi göreceğine inanıyoruz. Farklı yük ağırlıkları ve aks seçenekleri, uygun yatırım maliyetleri, ekonomik yakıt tüketimi, düşük yedek parça ve bakım giderleriyle Atlas, ticaretin güçlü kahramanı olmayı sürdürecek.” Tokatlı ayrıca lansmana özel kampanya müjdesi de verdi; “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de bir ilke imza atarak Atlas’ları 4 yıl sınırsız kilometre garantisi ile sunmuştuk. Şimdi de lansmana özel olarak haziran ayı sonuna kadar yapılan Atlas alımlarda ilk 4 bakım hediye olacak” dedi. 

    ATLAS 11

    Otokar Atlas ailesinin 11 ton azami yüklü ağırlığa sahip yeni üyesi Atlas 11, sınıfındaki en yüksek azami yüklü ağırlık ve faydalı yük kapasitesi ile fark yaratıyor. Yüksek performansı ve güçlü motoru ile ağır yüklerin güvenle taşınmasını sağlayan araç, uzun ve kısa şasi seçenekleriyle satışa sunuluyor. Kataforez kaplama ile araca paslanmaya karşı uzun ömürlü koruma sağlanırken; aracın dayanıklılığı arttırılıyor. Sınıfında hava süspansiyonlu ayarlanabilir sürücü koltuğunu standart olarak sunan tek araç olan Atlas 11, sürüş deneyimini zirveye taşıyor. Yenilenen iç kabiniyle geniş ve konforlu bir ortam sağlıyor. Sınıfında 4 yıl/sınırsız kilometre garantini standart olarak sunan tek araç Otokar Atlas, ön-arka disk frenleri, EBS, LDWS, AEBS, ESC ve ACC gibi gelişmiş güvenlik ve sürücü destek sistemleri ile dikkat çekiyor. Kaldırım aynaları, telefon tutucu, güçlü klima, dijital takograf, dokunmatik aydınlatma gibi donanımlara sahip araç, yüksek torklu güçlü motorunun yanında dar sokaklara kolaylıkla girmeyi sağlayan uygun boyutlarıyla yüksek tonajlı yüklerin hızlı ve kolay taşınmasını sağlıyor. 

    ATLAS 3D – 15

    Atlas ailesinin 15 tonluk 3 akslı yeni üyesi Atlas 3D – 15, standart kliması, ferah ve modern iç kabiniyle sürücü dostu bir deneyim sunuyor. 15 ton azami yük ağırlığı bulunan araç, geniş görüş açısı ile ferah bir ortam sunarken, şık ve ergonomik koltukları uzun süreli konforu garanti ediyor. Atlas’ın kataforez şasi kaplama ile uzun ömürlü koruma sağlanarak dayanıklılığı artırılmış durumda. Sınıfında tek olarak sunduğu hava süspansiyonlu ayarlanabilir sürücü koltuğu ve 10 teker ve kaldırılabilir dingil sistemi ile öne çıkıyor.  Araç ayrıca kaldırım aynaları, telefon tutucu, güçlü klima, dijital takograf, dokunmatik aydınlatma gibi donanımlara sahip.  Ön-arka disk frenlere sahip Atlas 3D 15 ton, EBS, LDWS, AEBS, ESC ve ACC gibi gelişmiş güvenlik ve sürücü destek sistemlerini de sunuyor. Atlas 3D 15 ton, sınıfında tek olarak 4 yıl/sınırsız kilometre standart garanti sunuyor. Otokar Atlas 3D, düşük yakıt tüketimi ve düşük işletme giderlerinin yanında yüksek performansı ile verimli bir taşımacılık deneyimi vadediyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 9 günlük bayram tatili seyahat sektörünü olumlu etkiledi

    9 günlük bayram tatili seyahat sektörünü olumlu etkiledi

    19 Mart Salı akşamı Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne uzadığı açıklandı. Açıklamanın hemen ardından bu uzun tatil fırsatını yeni yerler keşfederek değerlendirmek isteyenler seyahatlerini planlamaya başladı.

    Türkiye’nin lider seyahat sitesi Enuygun.com, bayram tatilinin uzatıldığının açıklanmasından sonraki hafta uçak bileti aramalarının bir önceki haftaya göre yüzde 67, araç kiralama işlemlerinin yüzde 76 ve otel rezervasyonlarının yüzde 70 arttığını gösteriyor. 

     

    Türkiye’nin seyahat platformu ENUYGUN’un 9 günlük Ramazan Bayramı’na yönelik verileri tatilin birleştirilmesinin seyahat aramaları üzerinde olumlu etkisi olduğunu gösteriyor. Veriler uçak bileti, araç kiralama ve otel aramalarının hepsinin arttığını gösteriyor.

    Bayram için en çok Adana uçak biletleri arandı

    ENUYGUN’un Ramazan Bayramı dönemine ait verileri en çok arama yapılan şehrin Adana olduğunu, Adana’yı Diyarbakır, Gaziantep, Van ve Trabzon aramalarının takip ettiğini gösteriyor. Tatilin yaz mevsimindense havaların yeni yeni ısınmaya başladığı bahara denk gelmesi ve arama yapılan rotalar, bu tatil özelinde seyahat severlerin memleketlerine gitmeyi tercih ettiklerini ya da kültür/gastronomi gezisi yapmayı seçtiklerini gösteriyor. 

    Veriler en çok uçak bileti aranan yurt dışı rotalarının ise Belgrad, Atina, Bakü, Bali ve Cidde olduğunu gösteriyor. Bu tatil için de Atina haricinde genelde vizesiz rotalar tercih edilmiş. Bu durumda vizesiz rotalara bir seyahat planı yapmanın daha uygun fiyatlı ve pratik olmasının etkili olduğunu söyleyebiliriz. 

    Bayramda en çok otel rezervasyonu yapılan yer İstanbul

    Enuygun.com’un otel rezervasyonlarına dair verileri bayram için en çok otel rezervasyonu yapılan şehrin İstanbul olduğunu gösteriyor. Bu durumda tatilin ilk başta daha kısa olmasının etkisi yüksek. Çünkü seyahat severler tatilin 9 güne uzadığı açıklamasından önce büyükşehirlere yakın tatil beldelerini tercih ettiler. Ağva, Riva, Şile, Polonezköy gibi beldelerin İstanbul’da olması şehre çok rezervasyon yapılmasının asıl nedeni. 

    İstanbul’u Antalya, Adana, İzmir ve Diyarbakır şehirleri takip ediyor. Veriler tatil için planlanan seyahatlerin yüzde 73’ünün iki kişilik olduğunu ve tatillerin yüzde 50’sinden çoğunun iki ya da üç günlük seyahatler olduğunu gösteriyor.

    Bu bayram da araçlar havaalanından kiralanacak

    ENUYGUN’un araç kiralama verileri bayram için araç kiralama işlemlerinin bir önceki haftaya göre yüzde 76 arttığını gösteriyor. Verilere göre bayramda da araçların büyük çoğunluğu havaalanlarından kiralandı. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, İzmir Adnan Menderes Havalimanı, İstanbul Havalimanı, Ankara Esenboğa Havalimanı ve Trabzon Havalimanı bayram döneminde en çok araç kiralanan noktalar. 

    Bu dönem için genellikle 5 günlük araçlar kiralandı ve bayram döneminin en çok kiralanan aracı FIAT Egea oldu. Kiralanan araçların yüzde 56’sı manuel ve yüzde 44’ü otomatik vitesken elektrik araçlar ise yalnızca yüzde 0.10’luk bir orana sahip. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sektörünün lider firması Akmis Süt MAN çekicileri ile araç filosunu dönüştürüyor

    Sektörünün lider firması Akmis Süt MAN çekicileri ile araç filosunu dönüştürüyor

    MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. hızlı başladığı 2024 yılı teslimatlarına aralıksız devam ediyor.

    Mevcut MAN araçlarından duyduğu memnuniyetle filosunun tamamını MAN’a dönüştürme kararı alan Niğde merkezli Akmis Süt, bu kapsamda 5 adet TGX 18.520 4X2 BL_SA çekiciyi törenle teslim aldı. Türkiye’nin litre/kapasite bakımından ikinci büyük süt toplama merkezi olan ve lider markalara süt temini yapan firma, ayrıca Mayıs ayı için de 5 adet MAN TGX çekici siparişi daha verdi. 

    Araç ve hizmet kalitesi ile işletmelerin güvenilir çözüm ortağı olan MAN, çekici teslimatlarına bir yenisini daha ekledi. Türkiye’nin sektöründeki lider firmalarından Akmis Süt, tamamını MAN’a dönüştürme kararı aldığı araç filosunu 5 adet TGX 18.520 4X2 BL_SA çekiciyle güçlendirdi. Firma, filo dönüştürme hedefi doğrultusunda Mayıs ayı için de 5 adet TGX 18.520 4X2 BL_SA siparişi daha verdi. Firma, böylece yılın ilk yarısında 10 adet MAN çekici yatırımı yapmış oldu.

    Yeni MAN çekiciler Akmis Süt’ün Niğde’deki tesislerinde firma yetkililerine teslim edildi. Teslimat törenine Akmis Süt Genel Müdürü Lütfü Yılmaz ve MAN Kamyon Otobüs Ticaret A.Ş. Bölge Satış Yöneticisi Nurettin Aktemur katıldı.

    “MAN TGX yakıt tasarrufu ve sürüş kalitesi ile tercih sebebimiz oldu”

    Türkiye’nin lider markalarına süt temini yaptıklarını belirten Akmis Süt Genel Müdürü Lütfü Yılmaz, şunları söyledi:

    “Akmis Süt olarak, 20 yıldan beri sektöre kaliteli süt temini için çalışıyoruz. Toplamda 7 adet süt toplama merkezimiz ile Türkiye’nin litre/kapasite bakımından ikinci büyük süt toplama merkeziyiz. Hayvanlarımızdan temin ettiğimiz sütü, hızlı bir kalite kontrolünün ardından en taze şekilde yerine ulaşmasını sağlıyoruz. Temin ve dağıtım kapasitemizin tamamını kendi lojistik firmamız ile yapıyoruz. Bu yüzden de araç kalitesine özel önem veriyoruz. Geçen yılın ortalarında filomuza kattığımız 2 adet MAN TGX, diğer araçlarımıza kıyasla yüksek yakıt tasarrufu sağlamalarının yanında, ergonomileri ve sürüş kaliteleri ile de bizden ve şoför arkadaşlarımızdan tam not aldı. Ayrıca MAN’ın satış sonrası hizmetlerdeki kalitesi de bizlere büyük kolaylık sağladı. Bu yüzden de filomuzun tamamını MAN’a dönüştürme kararı aldık. Bu kapsamda, bugün teslim aldığımız 5 adet MAN TGX çekicinin ardından, ayrıca Mayıs ayı için de 5 adet daha sipariş verdik. Önümüzdeki süreçte de adım adım bu değişimi tamamlamayı hedefliyoruz.”

    “Araçlarımız işletmelere ve kullanıcılara büyük avantajlar sunuyor”

    MAN Kamyon Otobüs Ticaret A.Ş. Bölge Satış Yöneticisi Nurettin Aktemur ise, şunları kaydetti:

    “Arkasından 250 yılı aşkın köklü bir deneyim bulunan MAN araçları, geniş ürün yelpazesi ile her sektöre en ideal çözümleri sunuyor. Araçlarımız, uzun bakım aralıklarından yüksek yakıt tasarrufuna, üstün teknolojiden performansa kadar pek çok noktada hem işletmelere hem de kullanıcılarına büyük avantajlar sağlıyor. Tüm bunların yanında, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. olarak, müşterilerimize sunduğumuz kesintisiz satış sonrası hizmetimiz ile de operasyonlarına destek oluyoruz. Bu da bizi sektörde tercih sebebi yapıyor. Akmis Süt de araç ve hizmet kalitemizi deneyimleyen ve bundan duyduğu memnuniyetle filosunu MAN’a dönüştürme kararı alan çok değerli iş ortaklarımızdan bir tanesi. Yeni kararlarının ve MAN araçlarının kendilerine hayırlı olmasını diliyoruz.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Araç kiralamaya özel kredi desteği ile ikinci elde KDV, sektörü % 50 büyütebilir

    Araç kiralamaya özel kredi desteği ile ikinci elde KDV, sektörü % 50 büyütebilir

    2023 yılında 73 bin adet yeni aracı filosuna katan operasyonel araç kiralama sektöründe toplam araç sayısı bir önceki yıla göre yüzde 3.7 artarak 254 bine ulaştı. Europcar Mobilite Grup Türkiye CEO’su Fırat Fidan, bu büyümenin kısıtlı olsa da 6 yıl sonra ilk kez yaşandığını kaydetti.

    Araç kiralama sektörünün 2024’te gerekli düzenlemeler yapılırsa her yıl yüzde 30-50 arasında büyüme potansiyeli olduğunu belirten Fidan, “Sadece bu sektöre özel kredi desteği ile kiralama sektörünü uçurmak mümkün. Sektörümüze özel olarak 2. el araçlarda KDV düzenlemesi yapılırsa zararlar bertaraf edilebilir. 2024, bunlarla ilgili çalışmaların sonuçlarını görebileceğimiz bir yıl” dedi

    Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği’nin (TOKKDER) Mart 2024’te açıkladığı 2023 yılına ait operasyonel araç kiralama sektörü verilerine göre, sektör 2023 yılında 78 milyar 200 milyon TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 73 bin adet aracı filosuna kattı. 2023 yılı sonu itibarıyla sektörün aktif büyüklüğü ise 166 milyar TL olarak gerçekleşti. 

    Verileri değerlendiren Europcar Mobilite Grup Türkiye CEO’su Fırat Fidan, sektörün toplam araç sayısının 2022 yılı sonuna göre yüzde 3,7 artarak 254 bine ulaşmasının ise 6 yıldan sonra ilk kez büyüme yönünde bir veri olduğuna işaret etti. Fidan, “2018-2023 yılları arasında uzun dönem kiralama parkı her yıl düşüş kaydetti. 2023 yılında çok kısıtlı da olsa 6 yıl sonra ilk defa büyüme geldi ve bir toparlanma sinyali aldık. Bu büyümeye en çok etki eden faktör, yılın ilk yarısında devletin enflasyonun altında kalan fonlama maliyetleri bir diğer deyişle negatif faiz ile piyasayı fonlamış olması ve bu sırada araç alımlarının artması oldu. Yılın ikinci yarısında ise bu tablo tamamen değişti” değerlendirmesini yaptı. 

    Düzenleme çalışmalarının sonuçlarını bu yıl görebiliriz

    Otomotiv sektöründe özellikle finansman maliyetlerindeki hızlı artış, kredi maliyetleri, krediye ulaşmaktaki zorluk ve kısıtlar nedeniyle bu yıl pazarın yüzde 30-35 civarında daralabileceğini öngördüklerini hatırlatan Fidan, “Kiralama sektörünün ise otomotiv pazarı daralsa bile hacmini büyütebilme potansiyeli var. Hatta gerekli düzenlemeler yapılırsa, Türkiye her yıl yüzde 30-50 seviyelerinde sektörünü büyütebilecek potansiyele sahip” diye konuştu. Fidan, şöyle devam etti:

    “Sadece bu sektöre özel KGF destekli özel kredi desteği ile kiralama sektörünü uçurmak mümkün. 2. el ticaretinde yapılacak olan KDV düzenlemesi de benzer sonucu verebilir. Burada doğru düzenlemeler ile tüm kiralama sektörünü pozitif etkileyecek bir büyüme ivmesi sağlanabilir. Bunun için yalnızca bizim sektörümüze ya da TOKKDER üyelerine özel olarak 2. el araçlar üzerinde KDV düzenlemesi (giriş-çıkış eşitliği) yapılması durumunda oluşan zararlar bertaraf edileceği için bir büyüme beklenebilir. Bu konular özelinde zaten TOKKDER çalışmalar yapıyor. Sonuçlarını 2024 yılında görebilme şansımız var.”

    Faizlerin düşmesi ve kredi hacmi, büyüme trendini belirleyecek

    Faizlerin düşmesi ve kredi hacmini büyütecek gelişmelerin kiralama sektöründeki büyüme trendini 2024’te belirleyeceğini, operasyonel kiralama sektöründe 2023’te olduğu gibi sınırlı bir büyüme olabileceğini tahmin ettiklerini kaydeden Fidan, “Bu yıl faiz oranlarının yüksek seyretmesi sebebiyle araç kiralama sektörünün büyüme potansiyeline ulaşması zor olabilir. TÜFE oranları yıllık yüzde 50-60 trendinde olursa 2024 yılı araç kiralama sektörü büyümesi yüzde 3-5 olabilir. TÜFE oranları yıllık yüzde 25 ve altına hareket ettiğinde ise araç kiralama sektöründeki büyüme 2024 yılında yüzde 30’lara kadar ulaşabilir” diye konuştu. Fidan, verilere göre operasyonel kiralama sektörünün 2023 yılında araç satın alımı sırasında 42 milyar TL’lik vergi ödediğini, sektörün büyüme potansiyelini yakalaması durumunda bu orana da olumlu yönde katkı verileceğini sözlerine ekledi. 

    Kullanıcılar daha fazla maliyet odaklı, SUV araçlara ilgi ise yüksek

    Kiralama trendlerine de değinen Fidan, kısa dönem kiralamanın her geçen yıl büyümekte olduğunu, ağırlıklı talebin ise benzinli ve otomatik araçlara olduğunu kaydetti. Fidan, geçen yıl alternatif yakıtlı araçların çok büyük bir gelişim göstererek dizel ürünlerin daraldığı yılda önemli bir pazar payı elde ettiğini dile getirdi.  

    Kullanıcıların daha çok maliyet odaklı davrandıklarını ifade eden Fidan, “2010 yılı öncesindeki piyasa koşullarında kullanıcıların küçük farklar vererek paketleri yükselttikleri bir ortamdan, şu an yaşanan gelir kaybının da etkisiyle daha düşük maliyetli seçenekleri  tercih ettikleri bir ortama geçiş yapıldı. Bununla birlikte müşterilerimiz daha çok ekonomik araçları tercih etmelerinin yanı sıra fiyat-fayda oranının çok iyi olması durumunda SUV araçlara yöneldiklerini görüyoruz. Hibrit araçlara karşı da bir eğilim oluştuğunu söyleyebiliriz” değerlendirmesini yaptı. 

    Çevre dostu araçların payı yüzde 9.3’e yükseldi

    Sektörün araç parkında yer alan hibrit ve elektrikli araç payının artmaya devam etmesinin dikkat çekici olduğunu kaydeden Fidan, “Buna göre, sektörün araç parkının yüzde 41.4’lük bölümünü dizel yakıtlı araçlar oluşturmayı sürdürürken, benzinli araçların payı yüzde 49.2’ye, hibrit ve elektrikli araçların payı ise yüzde 9.3’e yükseldi. Kiralama yöntemi sayesinde her ölçekte işletme, elektrikli araçları, başlangıç maliyeti ve ikinci el fiyat belirsizlik riski olmaksızın, makul aylık kira ödemeleri ile edinme imkanına kavuşuyor” dedi. 

    İklim değişikliği ile mücadele, çevresel duyarlılığın artması ve enerji tasarrufu konusundaki hassasiyetin hem tüketici davranışları hem de üretici markaların stratejilerine yansıdığını dile getiren Fidan, şöyle devam etti: “Özellikle elektrikli araçların operasyonel kullanım kolaylıklarının artması sonrası pazarda patlama olmasını ve paylaşımlı araç kiralamanın önümüzdeki 10 yıl içerisinde otomotiv piyasasındaki tüm ezberleri bozmasını öngörüyoruz. Ancak bu trende karşı ülkemizde birçok regülatif zorluklar da yaşanıyor. Tüm bu sorunların çözümü ile pazar hızla yatırım almaya başlayacak ve büyüyecektir.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı