Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

https://letsrelaxspa.today/

Etiket: Avrupa

  • EY Avrupa Ülke Çekiciliği Araştırması 2024 açıklandı

    EY Avrupa Ülke Çekiciliği Araştırması 2024 açıklandı

    Rapora göre, Avrupa’da doğrudan yabancı yatırımlar 2020’den bu yana ilk kez azalıyor ancak yine de geleceğe dair iyimserlik hâkim. Araştırmaya katılan işletmelerin %72’si gelecek yıl Avrupa’da faaliyet göstermeyi veya mevcut operasyonlarını genişletmeyi planladığını belirtiyor. Yatırımcılar tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmak için öncelikle Güney ve Doğu Avrupa’yı odağına alırken, Türkiye yabancı yatırım projelerine göre yapılan sıralamada 375 proje ile dördüncü sırada bulunuyor.

    Avrupa kapsamında yapılan doğrudan yabancı yatırımların en geniş ve uzun soluklu yıllık analizi olan EY Avrupa Ülke Çekiciliği Araştırması 2024 raporu; 2023 yılında Avrupa’ya yapılan doğrudan yabancı yatırımda (DYY) bir önceki yıla göre %4, pandeminin yaşandığı 2019’a göre %11 düşüş yaşandığını gösteriyor. Avrupa’da doğrudan yabancı yatırımların büyük bölümünün sırasıyla Fransa, İngiltere ve Almanya’da olduğu görülüyor ve toplam projelerin yaklaşık yarısını oluşturarak ilk üç sırayı bu ülkeler alıyor. DYY’nin Fransa’da 1.194 proje ile %5, Almanya’da 733 proje ile %12 azaldığı; ancak İngiltere’nin bu eğilimi tersine çevirip 985 proje ile %6’lık bir artış gerçekleştirerek Almanya’nın önüne geçtiği ve ikinci sıraya yerleştiği görülüyor. 

    Rapora göre; 2023 yılı boyunca dünyanın dört bir yanındaki işletmeler 44 Avrupa ülkesinde 5.694 sıfırdan yatırım ve genişleme projesi açıkladı, 2022’de bu rakam 5.962’ydi. 2022’deki %1’lik ve 2021’deki %5’lik büyümeye kıyasla yıllık bazda %4’lük bir düşüş yaşandı. Yatırımlar 2017’deki zirve noktasına kıyasla %14 azaldı ve doğrudan yabancı yatırımlar sonucunda Avrupa’da yaratılan toplam istihdam sayısı bir önceki yıla göre %7 azalarak 319.923’e düştü. 

    Pandemiden sonra toparlanması beklenen Avrupa’ya yapılan doğrudan yabancı yatırımlar; ekonomik büyümenin yavaşlaması, enflasyonist dalgalanmalar, enerji fiyatlarının artması ve jeopolitik ortamın hareketli olması nedeniyle 2020’den bu yana düşüşe geçti. Rapora göre şirketler, yatırım kararlarını etkileyen en önemli üç riskin; yasal düzenlemelerin getirdiği maliyet yükünün artması, enerji fiyatlarının değişmesi ve siyasi istikrarsızlık olduğunu söylüyor. Özellikle ankete katılan liderler, mevzuatlar gereği oluşan maliyet yükündeki artışın önümüzdeki üç yıl içinde Avrupa’nın çekiciliğine yönelik en büyük tehdit olduğunu düşünüyor. 

    Fransa durgunlaşıyor, İngiltere toparlanıyor ve Almanya ise bocalıyor

    Avrupa genelindeki trend ile paralel olarak Fransa’daki yatırımların da %5 düştüğü görülüyor. Buna rağmen, Fransa’da doğrudan yabancı yatırımlarla hayata geçirilen projelerle istihdamın %4 artması iş dünyasına yönelik reformların faydalarını ve diğer Avrupa ülkelerine kıyasla nispeten sağlıklı bir ekonomisinin olduğunu ortaya koyuyor.

    İngiltere‘nin de 2023 yılında doğrudan yabancı yatırım projelerinde %6’lık bir artışla Avrupa’nın olumsuz eğilimini tersine çevirdiği görülüyor. Siyasi belirsizlik, yüksek enflasyon ve artan enerji fiyatlarıyla geçen 2022’nin ardından yatırımcılar, İngiltere piyasalarında istikrarın geri döndüğünü düşünerek özellikle Londra’ya sadık olan yabancı yazılım ve BT sağlayıcıları sayesinde Londra, Paris’in üzerine çıkıp Avrupa’da en üst sırada yerini alıyor.

    Almanya’daki doğrudan yabancı yatırımların ise 2023’te %12 azaldığı ve pandeminin başlangıcından bu yana istikrarlı bir düşüşe geçtiği görülüyor. Endüstriyel yatırımcılar; yaşanan durgunluk ortamı, yüksek enerji fiyatları ve enerji arz güvenliğine ilişkin endişeler nedeniyle yatırımdan vazgeçiyor. Almanya’da bürokrasinin karmaşıklığı ve iş gücü maliyetlerinin yüksek olması, bu ülkenin daha fazla yabancı işletme çekme kapasitesinin önüne geçiyor.

    Tedarik zincirlerindeki yeni düzenleme Güney ve Doğu Avrupa’ya fayda sağlıyor

    Güney ve Doğu Avrupa’daki birçok ülke, işletmelerin tedarik zincirlerinin ve üretim faaliyetlerinin yeniden düzenlenmesinden önemli ölçüde yararlandı. İmalat projelerinin sayısı Avrupa genelinde bir miktar azaldı; ancak İspanya, Türkiye, Polonya, İtalya, Sırbistan, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan’da artış görüldü. Dijital ve iş hizmetleri sektörlerine yapılan yatırımların yavaşlaması, Hollanda ve Belçika gibi bu alanlarda güçlü olan ülkelerdeki yatırımları da etkiledi. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, Romanya (-%13), Finlandiya’nın (-%32) yanı sıra Letonya (-%31) ve Litvanya (-%40) gibi Baltık ülkeleri de dahil olmak üzere birbirine komşu olan pazarlardaki yatırımları da etkilemeye devam ediyor.

    Hizmet sektörlerinde doğrudan yabancı yatırım azalırken imalat dirençli görünüyor

    Rapora göre; Avrupa’nın en büyük yatırım sektörleri olan yazılım ve BT hizmetleriyle ticari ve profesyonel hizmetlerdeki doğrudan yabancı yatırım projelerinin sayısının sırasıyla %19 ve %27 düştüğü görülüyor. Her ikisinin de müşterilerin kısıtlı bütçelerinden ve dış kaynak kullanımındaki genel düşüşten etkilendiği görülüyor. Buna karşın kültür ve turizm sektörüne yapılan yatırımların 2023’te %130 artması ve pandeminin bitmesinin ardından tüketicilerin, eğlence ve seyahat harcamalarına dönmesi sektörün toparlanmasında etkili oluyor. 

    Türkiye güçlü performansı ile dikkat çekiyor

    Rapora göre Türkiye doğrudan yabancı yatırım projelerinde %17’lik artış ile güçlü performans gösteren ülkeler arasında yer alıyor. Sıralamada 2022 yılında 321 projeyle beşinci olan Türkiye’nin 2023’te 375 projeyle dördüncü sıraya yükseldiği görülüyor. 

    EY Avrupa Ülke Çekiciliği Araştırması 2024 raporunun Avrupa kıtası için önemli göstergeler içerdiğini   belirten EY Türkiye Strateji ve Kurumsal Finansman Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, “Doğrudan yabancı yatırımlar (DYY), Avrupa ekonomisi için oldukça kritik bir öneme sahip. Avrupa’nın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın önemli bir payı doğrudan buna bağlı ve bu, DYY’yi Avrupa için canlı ve sürdürülebilir büyümenin temel bir bileşeni haline getiriyor. Rapora göre; Ankete katılanların geleceğe dair iyimser bir bakış açısı bulunuyor. Yatırımcılar tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmak için öncelikle Güney ve Doğu Avrupa’yı odağına alırken, Türkiye yabancı yatırım projelerine göre yapılan sıralamada 375 proje ile dördüncü sırada bulunuyor. Öte yandan rapor; Avrupa’nın yabancı yatırıma ihtiyacı olduğunu, yatırımların ve iş dünyasının gelişmesi için gereken koşulların yaratılmasında siyasi düzenleyicilerin şirketlerle birlikte çalışması, onlara destek olması gerektiğine dikkat çekiyor. Çünkü yabancı yatırım her zaman bir ülkeye istihdam yaratarak, yenilikçiliğe teşvik ederek ve ihracatı artırarak ekonomisinin gücünü inşa ediyor. 2023 yılında yatırım beklentilerinin zayıf kalmasına rağmen de uzun vadede, gelecek için iyimser olmak adına birçok neden bulunuyor. Ancak Avrupa’nın, ABD ve Çin’in giderek sertleşen rekabeti karşısında, rekabetçi kalması için en kısa zamanda eyleme geçmesi ve farklı adımlar atması gerekiyor” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk mobilya sektörü AB Yeşil Mutabakatı fırsata çevirmek istiyor

    Türk mobilya sektörü AB Yeşil Mutabakatı fırsata çevirmek istiyor

    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, üyesi firmaların sürdürülebilirlik yetkinliklerini artırmak ve AB Yeşil Mutabakatına hazır hale getirmek için “Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu” kurdu.

    “Avrupa Birliği ticaretin kurallarını yeniden yazdı” tespitinde bulunan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, mobilya sektöründe karbon salınımına yol açan hususları tespit edip karbon nötr hale gelmek istediklerini bu hedef doğrultusunda bilim desteğiyle hareket edeceklerini kaydetti.

    Türkiye’nin mobilya ürünleri ihracatında AB’nin payının yüzde 35, Ege Bölgesi’nden yapılan mobilya ihracatında yüzde 51 olduğu bilgisini veren Gürle, “Avrupa Şampiyonlar Ligi bu ligde oynamak istiyorsak gereğini yapmamız gerekiyor. Mobilya sektörü AB Yeşil Mutabakatına uyum sağlamak zorunda olan sektörler arasında ikinci halkada. Biz bugünden hazırlıklarımızı yapıyoruz. Kullandığımız malzemelerde sunta, lamine ve süngerde karbon salınımı oluyor. Bu sorunu sunta, MDF ve sünger üreticileri çözecek. Mobilyada masif alternatif olacak. Su kullanımı ana istasyon. Karbon salınımını düşürmek için fosil yakıtlar kullanmayacağız, lojistikte elektrikli araçlara geçeceğiz. Sektör olarak 1,5 yıllık sürede hazırlıklarımızı tamamlamayı hedefliyoruz. AB Yeşil Mutabakatına hazır olmadığımız takdirde ürettiğimiz mobilyaları emisyon hesabı yapmadan Avrupa’ya gönderirsek yüzde 40 yüzde 50 boyutunda karbon vergisi ödemeyle karşı karşıya kalacağız. Bu vergileri ödememek için evladiyelik bir ömür kullanılabilir ve demonte, gittiği noktada kurulabilen mobilyalar üretmemiz gerekiyor. Türk mobilya sektörü olarak bu konuda yetkinliklerimizi artıracağız” şeklinde konuştu.

    Kemer: “Hedefimizin AB’nin yeni ekonomik düzeninin içinde yer alabilmek”

    Avrupa Birliği’nin ortaya koyduğu yeni ekonomik düzenin içinde yer alabilmek ve Avrupa Birliği’ne sürdürülebilirlik kanalıyla girebilmek istediklerinin altını çizen Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Müjdat Kemer, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatında geçiş süreci yaşandığını 1,5 yıl sonra da parasal yaptırım dönemine geçileceğini, bu döneme hazırlıklı olmak için harekete geçtiklerini dile getirdi.

    “Sürdürülebilirliği öğrenmek için üniversitelerden uzman isimlerle çalışacağız, eğitim programları yapacağız” diye konuşan Kemer, “Sürdürülebilirlik konusunu öğreneceğiz sürdürülebilirliği biraz açmak gerekirse; sürdürülebilir yaşamın devam etmesi yaşantının devam etmesi bu şirketin devam etmesi olarak daha her şeyin devam etmesi olarak da algılanabilecek bir kelime biz de burada işimizin devam edebilmesi için ırkımızın devam edebilmesi için bu sürdürülebilirliğe uyum sağlamamız gerekiyor. Yeni ekonomik düzende finansman makine pazar her şey sürdürülebilirlik esaslı olacak yani Avrupa Birliği pazarına girebilmek için sürdürebilirlik pasaportuna sahip olmamız gerekiyor. İklim krizini hepimiz yaşıyoruz dünyanın sıcaklığı ortalama 1-2 derece daha attığı zaman dünya yaşanmaz bir hale gelecek. Türkiye, Akdeniz çukurunda çölleşme riski taşıyan bir bölge zaten yağmurların azalması, son yaşadığımız kışta hiç kış görmemiş olmamız, aynı şekilde Avrupa’da da kış olmadı. İklim krizi işin vahametini gösteriyor. Bir an evvel AB Yeşil Mutabakatına geçmek gerekiyor. Hali hazırda yeşil mutabakata ilişkin mevzuat mevcut. Sektör olarak fark edemiyoruz ancak kısa zamanda tüm sektörleri vuracak. Avrupa’da bir pazarda yer edinmek istiyorsak mutlaka bu sürdürülebilirlik pasaportuna sahip olmamız gerekiyor. Emisyon ticaret sistemi hem Türkiye’de hem Avrupa’da kuruldu. Emisyon ticaret sistemi kapsamında emisyonunu düşürenleri teşvik edelim, emisyonu yüksek çıkanlar da bu iş için bedelini ödesinler, buradaki çalışmalarımız, çabalarımız tamamen gereksiz bedeller ödeyerek paramızın AB’ye kaçmasını önlemek. Bu entegrasyon Avrupa’yla birlikte yapılıyor biz malı direkt emisyon hesabı yapmadan Avrupa’ya gönderirsek yüzde 40 yüzde 50 boyutunda karbon vergisi ödemeyle karşı karşıya kalacağız. Türk mobilya sektörü olarak bu fırsat kapısından mobilyamızı Avrupa Birliği’ne sokmalıyız” dedi.

    AB Yeşil Mutabakatında ülkelerden ziyade firmaların değerlendirileceği bilgisini veren Kemer sözlerini şöyle tamamladı; “Dünya Bankası 35 milyar dolar kaynak ayırdı. Bu kaynakta sürdürülebilirlik projelerine tahsis edilecek. Türkiye’nin AB Yeşil Mutabakatına uyum sağlar hale gelebilmesi için her yıl 180 milyar dolar yatırım yapması gerekiyor.”

    Avrupa Şampiyonlar Liginde olacaksak kurallarına uyacağız

    İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinden Dr. Derya Irkdaş Doğu ve Argun Tanrıverdi yaptıkları ortak sunumda; Avrupa Birliği’nin oyunun kuralını baştan yeniden yazdığını, Avrupa Şampiyonlar Ligine girmek isteyenlerin bu kurallara uymak zorunda olduklarının altını çizdiler.

    AB Yeşil Mutabakatına uyum için, Döngüsel Ekonomi Yeni Planı, Sürdürülebilir Ürün Girişi, Eko-Dizayn, Dijital Ürün Pasaportu başlıklarının içeriklerinin tam ve doğru bir şekilde yerine getirilmesinin gerekliliğine vurgu yapan Dr. Derya Irkdaş Doğu, “Dijital pasaporta geçiş başladı. Ürünü üretirken, ne malzeme aldığınızı bileceksiniz. Ürünleri imha ederken, çöpe atarken izlenecek yol belli olacak. Döngüsel ekonomiye geçmemiz gerekiyor. Mobilyanın ömrü karbon ayak izi için önemli. Avrupa ile ticaret yapacaksanız uzun ömürlü ürünler üreteceksiniz oyunun kuralı bu. Hedef ekolojik sistemi geri kazandırmak. Firmalar kullandıkları suyu, akaryakıtı bilmeli, tasarım, üretim, ambalaj, personel, depolama ve atık yönetimi mobilyada malzeme seçimi, lojistik, nakliye önemli. Parçalı demonte edilebilir ürünlere yönelmelisiniz. Demonte gönder yerinde kurulum yapılsın. Sağlam yap, tamir edilebilir yap, geri dönüşüme uygun ekonomiye kazandırmak için çalış” diye firmalara yol gösterdi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Pasifik Eurasia Net Dönem Karını Yüzde 125 Artırdı

    Pasifik Eurasia Net Dönem Karını Yüzde 125 Artırdı

    Asya’dan Avrupa’ya Demir İpek Yolu hayalinin gerçekleşmesi için 2019 yılından bu yana ülkeler arası önemli anlaşmalara ve taşımalara imza atan, 2022 yılında diğer taşıma modlarını da faaliyet alanına dahil ederek tüm taşıma modları ile lojistik sektörünün önemli bir aktörü olan Pasifik Eurasia, orta koridor ve Kalkınma Yolu gelişmelerini yakından takip ederek hedef büyütürken, bu yıl net dönem karını da yüzde 125 artırdı. 

    Pasifik Eurasia 31.12.2023 tarihli enflasyon muhasebesi uygulanarak düzenlenmiş bilançosunu dün (30 Nisan 2024) açıkladı. KAP’ta yayımlanan bilançoya göre Pasifik Eurasia’nın net dönem karı 2022 yılına göre yüzde 125 artış göstererek 235 milyon TL, cirosu ise 710 milyon TL olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde öz kaynakları yüzde 578 artışla 1,1 milyar TL’ye yükselen Pasifik Eurasia’nın 2023 yıl sonu itibariyle toplam aktif büyüklüğü ise yüzde 97 artışla 1,6 milyar TL oldu. 

    “Hedefimiz şirketimizi demiryolu taşımacılığını merkeze alarak büyütmek”

    Pasifik Holding CEO’su F. Nusret Dur, dünya genelinde lojistik sektöründe demiryolu taşımacılığına büyük bir talep olduğunu söyledi. Ülkemizde demiryolu yük taşımacılığının uluslararası taşımalardaki payının yüzde 1 seviyesinde olduğunu belirten Nusret Dur, “Türkiye’de bu oranı en kısa zamanda yüzde 5’e çıkarmak için yatırımlarımıza ve çalışmalarımıza devam edeceğiz. Demiryolu taşımacılığı son dönemde lojistikte en çok konuşulan taşıma modu oldu. Bunun en önemli nedeni ‘Yeşil Lojistik’ kavramı. Karbon ayak izinin azaltılması amacıyla elektrikli hatlar üzerinden yapılan demiryolu taşımaları yeşil lojistik kavramının temelini sağlamlaştırıyor. Biz de şirket olarak bu amaca uygun hareket ediyoruz. Avrupa’nın önde gelen farklı demiryolu şirketleriyle iş birliği yaptık. Hacmi artıracak terminal yatırımları dahil ilave anlaşmalar için şu anda görüşmelerimiz sürüyor” diye konuştu. 

    Türkiye’de önümüzdeki dönemde demiryolu altyapı yatırımlarına ciddi bir pay ayrılacağının altını çizen ve kendilerinin de DTİ (Demiryolu Tren İşletmecisi) olarak kendi lokomotif ve vagonlarıyla taşıma yapacaklarını ve bu sayede maliyetlerini azaltacaklarını ve iş hacmini artıracaklarını ifade eden Dur, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dünyada özelikle Çin ve Avrupa arasında akan demiryolu yük trafiğinin büyük çoğunluğu kuzey koridor diye adlandırılan Çin-Kazakistan-Rusya-Ukrayna üzerinden akıyordu. Ancak bölgede devam eden savaş nedeniyle orta koridor önem kazandı. 2019 yılında başladığımız orta koridor taşımaları geçtiğimiz yıl mayıs ayından bu yana kapasitenin artırılması amacıyla modernizasyon bakım çalışmaları devam eden BTK hattının efektif kullanılamamasından dolayı hacimsel anlamda düştü. Şirket olarak kesintisiz taşımanın devam etmesi amacıyla demiryolu karayolu bağlantılı olarak, Karadeniz’de Karasu-Samsun-Batum hattında gemimizi kullanarak süreci destekledik. Çok yakın bir zamanda hattın modernizasyonunun tamamlanacağını biliyoruz ve bu durum Türk Cumhuriyetleri ve Çin taşımalarımızda ciddi bir hacimsel artışa dönüşecek. Bunun yanında ülkemizin büyük kurumsal şirketleri ile proje yükleri için görüşmelerimiz, deneme taşımalarımız devam ediyor ve tüm bunlar 2024 yılında demiryolu taşımalarımızın artacağının en önemli göstergesidir.” 

    “2024 yılında da büyümeye devam edeceğiz”

    Pasifik Eurasia’nın Türkiye’nin dış ticaretine katkıda bulunma amacı ile yola çıktığı günden itibaren hem ulusal hem de uluslararası platformlarda yoğun çaba gösterdiğinin altını çizen Dur, Asya’dan Avrupa’ya Demir İpek Yolu hayalinin gerçekleşmesi için 2019 yılından bu yana ülkeler arası önemli anlaşmalara ve taşımalara imza attıklarını hatırlattı. 2022 yılında hava yolu ve deniz yolu taşımacılığına da girerek tüm taşıma modları ile lojistiğe yön verdiklerini anlatan Dur, kombine, intermodal ve multimodal taşımacılıkta sektör lideri olma hedefiyle, lojistik sektörüne de değer katmak için çalıştıklarını söyledi.

    Basra Körfezi’ni Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak 1.200 kilometrelik ‘Kalkınma Yolu Projesi’nin de Türkiye’nin lojistik üs olması anlamında önemine işaret eden Dur, “Bu yeni güzergâh bölgedeki yüklerin Avrupa ve Orta Asya’ya erişiminde kolaylık sağlayacak. Söz konusu projeyi yakından takip ediyoruz. Avrupa’da yaptığımız yeni anlaşmalar, başlayan proje taşımaları, doğu coğrafyamızda mevcut iş birliklerimizle birlikte, kilit noktalarda yapılacak terminal yatırımları, yeni kiralamalar sayesinde 2024 yılında da büyümeye devam edeceğiz. Kamunun demiryolu yatırımlarının hız kazanacağı, ekonomik konjonktürde yılın ikinci yarısı kendisini gösterecek olumlu seyir, yeşil lojistiğe ilginin artmış olması, karbon ayak izinin maliyetlere olan etkisi nedeniyle demiryoluna yönelim gibi tüm faktörler ne kadar doğru bir noktada olduğumuzu gösteriyor. Tüm bu sektörel gelişmeler, şirket olarak yaptığımız anlaşmalar, iş birlikleri, DTİ ve terminal yatırımları ayrıca BTK hattındaki modernizasyon çalışmalarının da tamamlanmak üzere olması sayesinde hem ciro hem de karlılık anlamında önümüzdeki dönemlerde hedeflerimize ulaşacağımıza inancımız tamdır” diye konuştu.   

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • UN Global Compact, Avrupa Birliği Temsilcileri ve İş Dünyasını Sürdürülebilirlik Gündemiyle Biraraya Getirdi

    UN Global Compact, Avrupa Birliği Temsilcileri ve İş Dünyasını Sürdürülebilirlik Gündemiyle Biraraya Getirdi

    UN Global Compact, 17 Nisan’da Avrupa Parlamentosu’nda, Avrupa Parlamentosu Üyelerini, Avrupa Komisyonu temsilcilerini, iş dünyasını ve Avrupa’daki UN Global Compact Yerel Ağlarının Genel Sekreterlerini biraraya getirdiği “UN Global Compact: AB Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Rekabet Gücü için Dönüşümün Anahtarı” başlıklı bir konferans düzenledi.

    Konferans, Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CSDDD) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) gibi yeni düzenlemeler doğrultusunda çalışan şirketleri desteklemek için UN Global Compact ve Yerel Ağlarının Avrupa kurumları ve AB üye devletleriyle birlikte nasıl çalışabileceğine odaklandı. Bu düzenlemelerin, küresel değer zincirleri boyunca sürdürülebilir ve sorumlu kurumsal uygulamaları teşvik etmeyi amaçladığı vurgulandı. UN Global Compact, şirketleri yalnızca uyum standartlarını karşılama değil, aynı zamanda uzun vadeli hedefleri benimseme, etkiyi ve rekabet gücünü artırmaları için destekliyor.

    Etkinlikte iş dünyasının sürdürülebilirlik kalkınmaya olan etkisi ve rekabet gücünü artıracak uygulamaları tartışıldı; UN Global Compact’in programları yoluyla iş dünyasının stratejilerini AB gündemiyle uyumlu hale getirmede oynayabileceği önemli rolün altı çizildi. Etkinlikte konuşan Avrupa Parlamentosu Üyesi Samira Rafaela “Son yıllarda Avrupa Birliği, şirketlerin insan hakları ve çevre üzerindeki etkilerini farklı şekillerde ele almayı amaçlayan bir dizi düzenlemeyi uygulamaya koymuştur. UN Global Compact, yasa koyucuların tekliflerinde ve karar alma süreçlerinde yararlanabilecekleri muazzam bir bilgi birikimi ve deneyime sahiptir. Birlikte daha fazlasını yapabiliriz; bilgi ve uzmanlığı aktarmak ve farkındalık yaratmak için çalıştaylar, eğitimler ve kampanyalar düşünebiliriz.” dedi.

    UN Global Compact Küresel Operasyonlar Lideri Ole Lund Hansen ise “Program portföyü ve AB genelinde sahip olduğumuz güçlü ayak iziyle UN Global Compact’in AB kurumsal sürdürülebilirlik gündeminin gelişmesine önemli bir rol oynayabileceğine inanıyoruz. Şirketler için uyumun ötesine geçerek gerçek bir etki yaratmak ve böylece dayanıklılığı ve rekabetçiliği güçlendirmek önemli.”  dedi.

    Oturumlarda Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Direktiflerinin şirketlerin rekabetçiliği üzerindeki etkisi; şirketlerin raporlama yükümlülükleri ve iletişim çalışmalarındaki trendler ve sorumluluklar değerlendirildi. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında kurumsal sürdürülebilirlik alanındaki gelişmelerin tartışıldığı son oturuma Koç Holding Sürdürülebilirlik ve Paydaş İlişkileri Müdürü Seda Çınlar katıldı. Çınlar AB sürdürülebilirlik gündeminin Türkiye’deki şirketlerin iş yapış biçimleri ve tedarik zinciri üzerindeki etkileri hakkında görüşlerini paylaştı.  

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kâmil Koç’un Avrupa’daki yeni durağı Kırcaali oldu

    Kâmil Koç’un Avrupa’daki yeni durağı Kırcaali oldu

    Türkiye’nin köklü seyahat markası Kâmil Koç, yurt içinde olduğu gibi Avrupa yollarındaki varlığını da genişletmeye devam ediyor.

    2024 yılında da seyahat ağına yeni şehirler eklemeyi sürdüren Kâmil Koç’un Avrupa’daki yeni durağı ise, Bulgaristan’ın Kırcaali şehri oldu. Kâmil Koç, Bulgaristan’da Türklerin yoğunlukta olduğu Kırcaali ile İzmir arasında 15 Nisan itibariyle karşılıklı seferlere başladı. Kırcaali ile haftanın 7 günü karşılıklı seferler yapacak olan Kâmil Koç, ayrıca artan talep nedeniyle devam eden Sofya seferlerinin sayısında günde 2’ye çıkardı.

    Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, Avrupa’da büyümeye devam ettiklerini belirterek, “Türkiye’de olduğu gibi Avrupa yollarında markamızın varlığını artırmak adına seyahat ağımızı genişletmeye devam ediyoruz. Avrupa’daki yeni durağımız ise, coğrafi yakınlığın yanı sıra tarihsel açıdan da bizler için ayrı bir öneme sahip olan Bulgaristan’ın Kırcaali şehri. Yeni açılacak bu seferimiz ile Bulgaristan’ın 2 ve Romanya’nın 2 şehri olmak Avrupa’da toplamda 4 farklı noktaya sefer düzenlemiş olacağız. Kâmil Koç’un hizmet kalitesini Kırcaali’ye taşıdığımız yeni seferlerimiz tüm yol arkadaşlarımıza hayırlı olsun” dedi.

    Türkiye’nin en çok tercih edilen markası Kâmil Koç, Avrupa yollarında büyümeye devam ediyor. Seyahat sektöründe 98 yıldır kaliteden ödün vermeden kesintisiz hizmet sunan Kâmil Koç, 2024 yılına seyahat ağına yeni bir durağı daha katarak başladı. 2022 yılından bu yana Avrupa yollarında olan firmanın, kıtadaki yeni seyahat noktası ise, Bulgaristan’ın Kırcaali şehri oldu. Seyahat ağını Avrupa’da genişletmeyi hedefleyen Kâmil Koç, bu kapsamda Bulgaristan’da Türklerin yoğunlukta yaşadığı Kırcaali ile İzmir arasında karşılıklı seferlere başladı. 

    Kırcaali seferleri İzmir’den 15 Nisan itibariyle başladı

    15 Nisan itibariyle başlatılan seferler, haftanın 7 günü, tek sefer üzerinden gerçekleştiriliyor. İzmir’den hareket eden Kâmil Koç aracı, Çanakkale’ye uğradıktan sonra sınır kapısından geçerek, önce Bulgaristan Hasköy şehrine, oradan da Kırcaali’ye ulaşıyor. Kırcaali seferlerini kendi otobüsleriyle gerçekleştiren Kâmil Koç, ayrıca 2022 yılında başlattığı Sofya seferlerini de artırma kararı aldı. Firma, günde 1 kez düzenlediği Sofya seferlerinin sayısını da 2’ye çıkarttı.

    “Avrupa’da hizmet verdiğimiz nokta sayısını 4’e çıkardık”

    Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, Avrupa’daki seyahat ağlarını genişletmek adına önemli bir adım daha attıklarını belirterek, şunları söyledi:

    “Türkiye’nin en çok tercih edilen markası olarak, yurt içinde ve yurt dışında seyahat ağımıza genişletmeye dönük çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Kâmil Koç’un hizmet kalitesini Avrupa’da daha fazla noktaya ulaştırmak adına bu kez seyahat ağımıza Bulgaristan’ın önemli bir şehrini daha ekledik. İzmir- Kırcaali arasında başlattığımız yeni seferlerle birlikte Avrupa’da hizmet verdiğimiz nokta sayısı da 4’e yükselmiş oldu. Haftanın 7 günü karşılıklı seferler düzenleyeceğimiz Kırcaali ile hem tarihsel hem de turizm ve ticaret açısından çok uzun yıllara dayanan köklü bağlarımız var. Attığımız bu adımın, bu bağların daha da gelişip, güçlenmesine önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.

    Yeni seferlerimizle birlikte, aynı zamanda iki yıl önce başlattığımız Sofya seferlerimizin sayısını da gelen talep doğrultusunda artırma yoluna gittik. Turizm sezonu öncesi attığımız bu adımın hem markamıza ve yol arkadaşlarımıza hem de ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kadın Liderlerin Gücüyle Büyüyen P&G Türkiye’de Bayrak Değişimi

    Kadın Liderlerin Gücüyle Büyüyen P&G Türkiye’de Bayrak Değişimi

    ‘Liderler Okulu’ olarak üstlendiği önemli rolünü yanı sıra yetiştirdiği kadın yöneticilerle de adından söz ettiren Procter & Gamble, eşitlikçi yaklaşımıyla erkeklerle özdeşleşen pozisyonları kadınlara emanet ederek ilerleyişini sürdürüyor. Türkiye’de 20 lider markasıyla her 10 evin 9’unda bulunan kişisel bakım ve temizlik ürünleri şirketi P&G’de yine bu anlayışla yeni atamalar gerçekleştirildi.

    Merve Çakır Aksoy’un üstlendiği P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Bilgi Teknolojileri ve Küresel İş Çözümleri Direktörlüğü görevi P&G Avrupa Pazarlama Teknolojileri Direktörü Ekin Özen Arıduruöz’e devreldildi. Merve Çakır Aksoy ise P&G Avrupa Dijital İş Ortamı, Tesis ve Gayrimenkul Hizmetleri, Küresel İş Hizmetleri Kıdemli Direktörü olarak atandı.

     “Liderler Okulu” olarak tanınan ve cinsiyet eşitliği yaklaşımıyla küresel olarak yöneticilerinin yaklaşık yarısı kadınlardan oluşan Procter & Gamble’da (P&G) yeni atamalar gerçekleştirildi. Türkiye de dahil olmak üzere sekiz farklı ülkenin yönetim merkezi olan P&G Türkiye’nin,  Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok farklı coğrafyasında, yetiştirdiği kadın liderler bulunuyor. Erkeklerle özdeşleşen teknoloji ve dijitalleşme gibi alanlarda kadın yöneticilere yaptığı görevlendirmelerle büyümesini sürdürüyor. Yaklaşık 17 yıldır P&G çatısı altında görev yapan ve son altı yıldır P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Bilgi Teknolojileri ve Küresel İş Çözümleri Direktörlüğü’nü üstlenen Merve Çakır Aksoy, kariyerine P&G Avrupa Dijital İş Ortamı, Tesis ve Gayrimenkul Hizmetleri, Küresel İş Hizmetleri Kıdemli Direktörü olarak devam edecek. Yaklaşık 10 yıllık P&G kariyerinde son üç yıldır P&G Avrupa Pazarlama Teknolojileri Direktörü olarak görev yapan Ekin Özen Arıduruöz ise bayrağı Merve Çakır Aksoy’dan devralarak kariyerine P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Bilgi Teknolojileri ve Küresel İş Çözümleri Direktörü olarak devam edecek.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Hayri Doğan: Avrupa’da İş Bulmada Güven Sağlıyoruz ve Gençlerin Hayallerindeki İş Artık Hayal Değil

    Hayri Doğan: Avrupa’da İş Bulmada Güven Sağlıyoruz ve Gençlerin Hayallerindeki İş Artık Hayal Değil

    Türkiye’nin genç iş gücü ve kalifiye insanları yıllardır Avrupa ekonomisinin dikkatini çekmeye devam ederken Avrupa’da iş bulma hayali kuran insanların en büyük endişesi dolandırılmak.

    Yaklaşık 31 yıldır, başta Türk vatandaşları olmak üzere bir çok ülkeden oturumu bulunan binlerce kişiye Avrupa’da iş imkanı sağlayan “Deta Concept”in kurucusu Hayri Doğan, sadece işçi değil mühendis, doktor hatta bürokratlara bile Avrupa’da çalışma olanağı sağladıklarını söylerken önemli bir noktanın altını çizdi: “İş hayali kurarken dolandırılmayın”

    Kardeşi Zülküf Doğan’la birlikte kurdukları network sayesinde başta Hollanda olmak üzere tüm Avrupa’da  iş imkanları sağladıklarını hatırlatan Hayri Doğan, “Avrupa’da iş imkanı sağladıklarını iddia eden çok sayıda dolandırıcı var. İnsanların ellerinde avuçlarında ne varsa alınıp, ortadan kaybolan kişilere dikkat edilmeli. Özellikle İstanbul’da bu tür dolandırıcıların olduğunu biliyoruz. Hayallerini gerçekleştirmek isteyenler mutlaka seçecekleri firmayı iyi araştırmalı. 31 yıldır istihdam imkanı sağladığımız herkese ne vaat ettiysek onu sağladık. Bu bizim için çok önemli” dedi. 

    Avrupa’da çalışma hayalinin “Fabrika işçisi” olarak sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Hayri Doğan, “Türk filmlerindeki gibi Avrupa’da vatandaşlarımız sadece işçi olmuyor. İş imkanı sağladığımız pek çok insan Google, Facebook gibi firmalarda iş buluyor ve dev bilgisayarlarla evlerinden on binlerce dolar kazanıyor” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Haier’den Türkiye’ye 70 Milyon Euroluk Yeni Fabrika Yatırımı

    Haier’den Türkiye’ye 70 Milyon Euroluk Yeni Fabrika Yatırımı

    • Haier, 2021 yılında 85 milyon euroluk yatırımla Eskişehir’de faaliyete geçirdiği bulaşık ve kurutma fabrikalarının ardından, şimdi de 70 milyon euroluk yeni yatırımla pişirici ürünler fabrikasını ve Ar-Ge Merkezi’ni Türkiye’de açtı.
    • Haier, bu yatırımı ile ülkemizi Avrupa’daki en büyük üretim ve ihracat merkezi olarak konumlandırırken, Türkiye’yi uzun vadeli stratejik ortak olarak gördüğünü bir kez daha teyit etti.

     

    Büyük ev aletlerinde dünyanın 1 numaralı markası olan Haier Smart Home’un bünyesinde faaliyet gösteren Haier Europe, Eskişehir’de yeni bir pişirme fabrikası ve Ar-Ge Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Haier, bir kilometre taşı niteliğindeki 70 milyon euroluk bu yatırımı ile Avrupa’daki endüstriyel ayak izini Türkiye ile genişleterek, kurumsal büyüme stratejisinde ülkemizin önemini de bir kez daha teyit etti. Yüksek teknoloji ve yapay zekâ odaklı mühendislik sistemleri, tam otomatik üretim hattı süreçleri ile son teknoloji ankastre fırın ve ocak ürün grupların imalatının gerçekleştirileceği fabrika 56 bin metrekarelik alan üzerine konumlandı. Yılda 1,2 milyon adet üretim kapasitesi ile 500’ün üzerinde kişiye istihdam sağlanan yeni fabrika ile Haier’in Türkiye’deki istihdamı 2 bin 500 kişiye ulaştı. 

    Yeni fabrikanın açılışında konuşan Haier Avrupa CEO’su Yannick Fierling şunları söyledi; “Yeni pişirme fabrikamız, Haier’in Avrupa’daki büyümesinde ve endüstriyel ayak izinde ileriye doğru attığı önemli bir adımı gösteriyor. Bu yatırımımızla Türkiye’yi uzun vadeli stratejik ortak olarak konumlandırdığımızı da bir kez daha teyit etmiş oluyoruz. Haier’in 2021 yılında Eskişehir’de başlayan kurutma ve bulaşık üretim sürecinin ardından Haier’in pişirici ürünlerini Eskişehir’de üretmeye başlıyoruz. Bu stratejik proje, premium pazardaki başarımızı pekiştiriyor ve mutfak kanalı müşterilerimizin yüksek beklentilerini karşılıyor. Euromonitor International’ın 2023 yılı beyaz eşya satış rakamlarına göre dünya 1’incisi olan Haier’in, Avrupa’daki en büyük üretim ve ihracat merkezi olan Türkiye, küresel pazarlara hizmet etme hedefimizi yerine getirirken çok değerli bir ortak. Türkiye’de ürettiğimiz pişirici ürünlerimiz, Türkiye pazarındaki yerini alırken, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesine de ihraç edilecek. Şunu da vurgulamalıyım ki Türkiye’nin ve insanlarının olağanüstü becerilerine de müteşekkiriz.”

    Yapay zekâ ile geliştirilen akıllı fırınlar kişiselleştirilmiş pişirme deneyimi sunuyor

    Haier Türkiye Ticari Müdürü Gözde Küçükyılmaz ise şunları belirtti; “Haier’in Premium ürün gamındaki buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve kurutma makinelerinin ardından yeni nesil teknolojilerin insana dair özelliklerle birleştirildiği, nesnelerin interneti ve yapay zekâ özelliklerine sahip yeni ID Serisi “Bionicook” özellikli fırınlarımız dikkat çeken ürünlerimiz arasında. Tüketicilerine kişiselleştirilmiş pişirme deneyimi sunmayı amaçlayan, tüm pişirme döngüsü ve canlı yiyecek algılamaya yönelik fırın içi kameralara sahip bu ürünleri hem ihraç edeceğiz hem ülkemizde teknoloji marketler aracılığıyla tüketicilerimizle buluşturacağız.”  

    Çevreye duyarlı fabrika karbon emisyonunu yüzde 60 azaltıyor 

    Pişirme fabrikası, Haier Avrupa’nın sürdürülebilirlik ve çevresel ayak izinin azaltılması konusundaki kararlılığını yansıtacak şekilde tasarlandı. A sınıfı bina, yenilenebilir enerji kaynakları, tam elektrikli montaj hatları, artan plastik kullanımına karşı geri dönüştürülmüş malzemeler sayesinde karbon emisyonlarında tahmini standart teknolojilere kıyasla yüzde 60 azalmayı garanti edecek. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Capella Logistics, 2024’ü “İntermodal Atılım Yılı” İlan Etti

    Capella Logistics, 2024’ü “İntermodal Atılım Yılı” İlan Etti

    Lojistik sektörünün yenilikçi markalarından Capella Logistics, Avrupa Yeşil Mutabakat hedeflerini de baz alarak 2024’ü “intermodal atılım yılı” ilan etti. Capella Logistics CEO’su Aytaç Aykanat, “Toplam taşımalarımız içinde, yüzde 50 olan intermodal payını bu sene yüzde 70’e çıkarmayı hedefliyoruz. Bütün yatırımlarımızı bu doğrultuda planlıyor ve yapıyoruz.” dedi. 

    Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında kara yolu ve intermodal taşımalar gerçekleştiren Capella Logistics, Avrupa Yeşil Mutabakat hedefleri ve Yeşil Lojistik uygulamaları kapsamında bu yıl iklim dostu intermodal taşımalara ağırlık verecek.

    Şirketin CEO’su Aytaç Aykanat, Avrupa Yeşil Mutabakat kapsamında Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) pilot uygulamasının başladığını hatırlattı. Türkiye’nin ihracatından en büyük payı AB ülkelerinin aldığını anımsatan Aykanat, “Dolayısıyla Yeşil Mutabakat’a uyum, ülkemiz ihracatı açısından büyük önem taşıyor, ciddi fırsatlar ve riskler barındırıyor. Biz de iklim dostu Yeşil Lojistik uygulamalarına büyük önem veriyoruz.” diye konuştu.

    “Bütün yatırımlarımızı intermodal odaklı yapıyoruz”

    Aykanat, “Toplam taşımalarımız içinde, yüzde 50 olan intermodal payını bu sene yüzde 70’e çıkarmayı hedefliyoruz. Bütün yatırımlarımızı bu doğrultuda planlıyor ve yapıyoruz. Araç ve ekipman alırken kesinlikle intermodal taşımalara da uyumlu olmasına dikkat ediyoruz.” dedi.

    İntermodal taşımacılığın düşük emisyon değerlerinin yanı sıra güvenli ve zamanında teslimat ile maliyet avantajları da sunduğuna dikkati çeken Aykanat, Türkiye’den Avrupa ülkelerine intermodal kapsamında demir yolu ve Ro-Ro çıkışlı taşımacılık yaptıklarını, son teslimatları kara yolu ile tamamladıklarını anlattı.

    Almanya, Hollanda, Belçika’ya demir yolu; İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz’e Ro-Ro

    Aykanat, Almanya, Hollanda ve Belçika’ya ulaşmak için genellikle demir yolu çıkışlı intermodal hatlarını kullandıklarını, İngiltere, Fransa, İspanya ve Portekiz’e yük taşımak için ise Yalova-Sete Ro-Ro hattını tercih ettiklerini belirtti.

    Aytaç Aykanat, otomotiv yedek parça, alüminyum, tekstil, sanayi ürünleri, sağlık, frigo, kimyevi ürün, kozmetik ve FMCG başta olmak üzere hemen her sektörün yükü, özel donanımlı araç ve ekipmanlarla taşıdıklarını da sözlerine ekledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sarsılmaz Silah, Türk Savunma Sanayine Güç Katan Projeleri ile bu kez ENFORCE TAC 2024’te

    Sarsılmaz Silah, Türk Savunma Sanayine Güç Katan Projeleri ile bu kez ENFORCE TAC 2024’te

    Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük silah üreticilerinden olan SARSILMAZ SİLAH, Almanya’da kapılarını açacak olan Enforce Tac fuarında uzun yıllara dayanan uzmanlığını ortaya koyacak. Sarsılmaz Silah Sanayi Genel Müdürü Alp Önder Özpamukçu, “Türk güvenlik güçleri için geliştirdiğimiz yerli ve milli tabanca ve piyade tüfeği modellerimiz ile fuarda Türk Savunma Sanayinin geldiği aşamayı tüm dünyaya göstereceğiz” diye konuştu. 

    Ülkemizin ve Avrupa’nın en büyük silah üreticilerinden Sarsılmaz Silah, Almanya Nürnberg şehrinde 26-28 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Enforce Tac fuarında kendi alanındaki iddiasını ortaya koymaya hazırlanıyor. Ateşli silah endüstrisi profesyonellerini bir araya getiren, kolluk ve güvenlik kuvvetlerinin silah, mühimmat ve teçhizatına odaklanan Avrupa’nın en önemli etkinliklerinden biri olan Enforce Tac Fuarı Avrupa ülkelerinin savunma konseptlerini gözden geçirdiği ve savunma alanına daha fazla yatırım yapma kararları aldığı bir döneme rastlaması anlamıyla da büyük önem taşıyor. 

    Çelik ve polimerden üretilen yüzlerce farklı modeliyle tüm dünyada Türkiye’yi gururla temsil eden Sarsılmaz Silah, Enforce Tac’de tabanca, askeri tüfek ve makineli tüfek modellerini sergileyecek. Sarsılmaz Silah, Avrupa’da bu yıl katıldığı ilk fuar olma niteliğini taşıyan Enforce Tac’de özellikle polimer, çelik ve revolver model tabancalar ve farklı kolluk kuvvetleri tarafından kullanılan piyade tüfekleri ile gövde gösterisi yapacak.  Sarsılmaz Silah tarafından üretilen ve askeri araçlara entegre edilebilen ağır makineli tüfek SAR 127 MT ve makineli tüfek SAR 762 MT’nin de yine ilgi odağı olması bekleniyor. Güvenlik teşkilatları ve silahlı kuvvetler mensuplarına yönelik bir fuar olan ve bu alandaki çözümlerle gelecekteki askeri gereksinimlere dair içgörüler sunan Enforce Tac’ın 10 binden fazla profesyonel tarafından ziyaret edilmesi bekleniyor. 

    “Desteğe Hazırız” 

    Dünyadaki gelişmelerle birlikte Avrupa ülkelerinin de güvenlik konseptlerini gözden geçirdiklerine ve savunma yatırımlarını artırma kararları aldıklarına işaret eden Sarsılmaz Silah Sanayi Genel Müdürü Alp Önder Özpamukçu, “Sarsılmaz Silah olarak çok önemli bir tecrübeye sahibiz. Özellikle özel kuvvetler mensuplarına yönelik olarak Devletimizin projelendirdiği çalışmalarla ürettiğimiz milli piyade tüfeklerimiz ve milli tabancalarımızla tüm dünyada çok iddialı bir konumdayız. Söz konusu silahlarımızı saha bildirimleriyle sürekli geliştirdik.” diye konuştu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı