Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

https://letsrelaxspa.today/

Etiket: Enflasyon

  • Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi yorumu: Hükümetimizin alacağı her tedbirin ihracatı destekler nitelikte olması gerekmektedir

    Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi yorumu: Hükümetimizin alacağı her tedbirin ihracatı destekler nitelikte olması gerekmektedir

    Bu zamana kadar tek taraflı olarak para politikasıyla yürütülen dezenflasyonist politikaların, artık maliye politikası ayağıyla da desteklenmesini olumlu karşılamak gerekir.

    Makro ihtiyarı tedbirlerin de aşamalı olarak kaldırıldığı bugünlerde; sıkı para politikası yanında, sıkı maliye politikasına daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır. TCMB politika faizinin yüzde 50’lere dayandığı bu dönemde, bütçedeki faiz harcamaları önceki dönemlere göre artacağı için, bütçede tasarruf edilmesi gerekmektedir. Bankaların menkul kıymet tesisi zorunluluklarının kaldırılması gibi makro ihtiyati tedbirlerin aşamalı olarak kaldırılması, faiz oranlarının da yüzde 50’lere yükseltilmesi ve yabancı yatırımcılarında DİBS alımlarına yönelmeleriyle birlikte, TCMB rezervlerinde görülen olumlu artışa paralele olarak tasarruf tedbirlerinin de kamuoyuyla paylaşılması olumlu bir gelişmedir.

    Maliye politikasının 2024 yılındaki en büyük başarı ölçütü; kamunun açıklanan tasarruf tedbirlerine ne derece sadık kalıp, kalmayacağı ve 2024 bütçesinin ek bütçe gerekli olmadan tamamlanıp, tamamlanmayacağı olacaktır. 

    Birliklerimizde de tasarruf devam etmektedir

    Birliklerimizde bu süreçte faaliyet ve organizasyonlarının yürütürken verimlilik perspektifinde çalışarak, bütçelerini en etkin şekilde kullanmaya gayret etmektedir. Tüm mal ve hizmet alımlarımızda bütçe disiplini ve verimlilik perspektifinde kurumsal çalışmalarımızı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ancak topyekün bir tasarruf kültürüyle, ülke olarak bu zorlu sürecin üstesinde gelebiliriz. 

    Tasarruf tedbirlerinin genişletilmesi

    Açıklanan paketle, bütçe açığının milli gelire oranının ve bütçe içindeki açıklanan pakette yer alan harcamaların payının oranındaki düşüşün izlenmesi önemli olmakla birlikte, 2025 yılı bütçesinde de daha geniş bir tasarruf paketinin gelmesini beklemekteyiz. Sadece para politikasıyla enflasyonun düşürülmesi mümkün olmamakla birlikte, sıkı maliye politikası seçimsiz bir dönemde uygulanması elzemdir. Bütçede sağlanacak tasarruf, bütçedeki faiz yükünün karşılanması ve bu süreçte çalışan ve ücretli üzerine düşen yükün azaltılmasının sağlanması bakımından önemlidir. 

    İhracatçılarımızın desteklenmesi ve finans ekonomisinden reel ekonomiye geçiş

    Ekonomimizin içinde bulunduğu yüksek enflasyon döneminde, sıkı para ve maliye politikasının yanında, fiyat istikrarının sağlanması ve enflasyonla mücadele için ülkemizin ihtiyaç duyduğu dövizin sağlanması için ihracata her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. Ekonomik değerlendirmeler yapılırken, ekonominin sadece finanstan oluşmadığını reel ekonominin asıl olduğunu unutmamak gerekir. Hükümetimizin yürüttüğü ekonomik programı desteklemekle birlikte, son dönemde faiz oranlarındaki artışa ve kısa vadeli yabancı para girişlerine bağlı olarak milli paramızdaki aşırı değerlenme ve kredi maliyelerindeki artışa paralel olarak ihracatçılarımız, her ne kadar verimliliklerini arttırmaya ve markalaşmaya önem verseler de, rekabetçiliğimizi kaybetmeye başladığımızda aşikardır. 

    Bunun için, hükümetimizin bundan sonra alacağı her tedbirin ihracatı destekler nitelikte olması gerekmektedir. Ekonomik gidişatla ilgili değerlendirmeleri artık faiz ve döviz gibi değerlendirmeler yanında istihdam, ihracat artışı, büyüme gibi reel ekonomide yaşanan gelişmelere de önemle bakmak gerekmektedir. Neticede, reel ekonominin sonucunda oluşan veriler faizi ve dövizi belirlemektedir. Reel ekonomiyi ihmal etmeden, yapısal reformları da atlamadan enflasyonla mücadelemizi sürdürmeliyiz. Nominal ekonomide istikrarı sağlamak adına, reel ekonomide kalıcı hasarlar oluşmasına izin verilmemelidir. Finans ekonomisinde sağlanan başarılar kalıcı olmayıp, asıl olan reel ekonomideki/üretimdeki yapısal dönüşümün sağlanması ve dış finansman ihtiyacının kalıcı olarak kısa vadeli portföy girişlerinden ziyade, ihracatla sağlanmasıdır.

    Ülke olarak küresel piyasada rekabet gücümüzü arttıracak, katma değerli ürünleri ön plana çıkaracak yatırımların yapılabilmesi için kredi ve finansman kaynaklarına ihtiyaç duyuyoruz. 5 yıldır devlet desteklerinde ciddi kan kaybı yaşandı. 2023 yılı için 10 milyar TL kaynak ayrıldı ancak bu rakam 1 milyar dolar bile etmiyor. Geçmiş yıllarda devlet desteklerinde 1 milyar dolara ulaşılmıştı hatta 3 milyar dolara yükseltilmesiyle ilgili görüş belirtmiştik. Bu rakamlar ihracat hedeflerimize ulaşmamız için yetersizdir,  devlet destekleri en az 2 milyar dolar seviyesinde olmalıdır. 

    Enflasyon nedeniyle iki katına ulaşan maliyetler ve yüzde 60-65’i bulan kredi faizleri arasında ihracatçımızı sadece devlet teşvikleri ve Eximbank kredileriyle finansman ihtiyacını sağlamaktadır. Ticari kredileri faizlerinin çok yükseldiği bu ortamda, ihracatçılarımız için devlet teşvikleri çok önemli hale gelmiştir.

    TCMB net döviz rezervlerindeki olumlu artışla birlikte, ihracat bedellerinin yüzde 40 oranında bozdurulma zorunluluğunun kaldırılmasını temenni ediyoruz. Kamuoyunda dile getirilse de, hükümet ve resmi yetkililerden dile getirilmeyen, şirketlere asgari kurumlar vergisinin konulması yönündeki kurumlar vergisinde bir değişikliğe gidilmemesini olumlu karşılıyoruz. İhracatçılarımızın enflasyon muhasebesine geçtiği ve dış pazarlarda zorlandığı, yüksek kredi faizleriyle mücadele ettiği bu dönemde böyle bir vergileme, ihracatçılarımızın nakit akışını bozacak, sermayelerinin erimesine ve iflas ve konkordatoların artmasına yol açacaktır.

    Enflasyonu yenebilmemiz için finansal tedbirlerin yanında özellikle tarımda üretimi destekleyen tedbirlerin alınması gerekiyor. Sürdürülebilir büyüme için düşük enflasyon şart düşük enflasyon içinde daha çok üretim şart. Ne kadar fazla üretirsek enflasyonu o kadar düşürebiliriz. Bizim stratejimiz; “Çok üret, çok ihraç et, enflasyon daha çabuk düşsün.” olmalı. Devlete büyük yük olan Yap-İşlet-Devret (YİD) modelli projeler, fiyat garantisi olan sistemler, işletilmeyen havaalanları, işletilmeyen otoyolları gibi her türlü kamuya zararı olan unsurlarda da ciddi tedbir kararları alınmalıdır.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Big Chefs Üst Yönetimi Şirkete Ortak Oluyor

    Big Chefs Üst Yönetimi Şirkete Ortak Oluyor

    Kurucu ortaklarımızdan hisse alım imkânı

    Big Chefs CEO’su Altan Kosova konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Kurucu ortaklarımız Gamze Cizreli ve Saruhan Tan, Big Chefs’in başarısının mimarı olan üst yönetim ekibini şirketimizin ortağı olmaya davet etti. Şirketimizin geleceğine inanan yöneticiler olarak biz de büyüme yolculuğumuzu birlikte sürdüreceğiz. Big Chefs 2023 yılında hızlı büyüyerek dünyada Türkiye dahil Almanya, Belçika, Kazakistan, Azerbaycan, Irak, Kıbrıs, Libya ve Gürcistan olmak üzere 9 ülkede, 120 restorana ulaştı ve 13 milyonun üzerinde misafiri restoranlarında ağırladı. Geçtiğimiz yıl da başarılı bir halka arz gerçekleştirdik.”  

    2023 yılı karı 248 milyon lira oldu

    2023 yılı finansal sonuçlarını da değerlendiren Big Chefs CEO’su Altan Kosova, enflasyon düzeltmesi öncesi 2023 yılı karı piyasa beklentilerinin üzerinde 248 milyon TL olarak, bir önceki yılın %166 üzerinde gerçekleştiğini söyledi. Kosova sözlerine şöyle devam etti: “Net satışlarımız enflasyon düzeltmesi öncesi %93 büyürken, enflasyon ile düzeltilmiş reel büyüme %28 oldu. 2023 senesinde maliyetleri bir önceki seneye göre çok iyi yöneterek brüt karlılıkta enflasyon öncesi rakamlara göre 3.1 puan, enflasyon ile düzeltilmiş rakamlara göre de 3,8 puan iyileştirerek önemli bir karlılık elde ettik.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Çelik sektörü rekabetçiliğini geri istiyor

    Çelik sektörü rekabetçiliğini geri istiyor

    Türkiye’ye 2021 yılında 22 milyar 246 milyon dolar döviz kazandıran Çelik sektörü, enerji, hammadde ve işçilik maliyetlerindeki artış, kotalar, korumacı önlemler ve döviz kurlarının enflasyon oranında artmaması nedeniyle ihracatta 2022 yılında 21 milyar 62 milyon dolara, 2023 yılında 14 milyar 877 bin dolara geriledi.

    Türk çelik sektörünün başta yüksek enerji, işçilik ve diğer girdilerin etkisiyle, üretim maliyetlerindeki artış nedeniyle rekabetçiliğini kaybettiğini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ertan Türk çelik sektörünün üretimde 2022 yılı başındaki kapasite kullanımına, ihracatta 2021 yılındaki gücüne kavuşması için rekabetçiliklerini önleyen etkenlerin ortadan kaldırılmasını istedi. 

    Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nce düzenlenen, “Ekonomik Değerlendirme Toplantısı”nda konuşan Ertan, “Çelik sektörümüz 2023 yılında ihracatta 7 milyar dolarlık kayıp yaşadı. Bu kaybın altında yatan etkenlerin başında Yüksek üretim maliyetleri ve kurun baskılanarak enflasyon oranında artmaması gelmektedir. Rakiplerimiz Avrupa Birliği ülkelerinde çelik sektörüne enerji girdileri yapılan önemli ölçüdeki sübvansiyonlar yine enerji maliyetlerimizin Uzak Doğu’ya göre bulunduğu yüksek seviyeler ve diğer girdilerin maliyetlerinde yaşanan artışlar, sektörümüzün fiyat rekabetinde geride kalmasına neden oluyor. Hükümetten isteğimiz rekabetçiliğimizi geri kazanacağımız ortamın sağlanmasıdır” diye konuştu. 

    AB’ne ihracattaki pazar payımız yüzde 45’ten 33’e düştü

    Sektörün ihracat performansı hakkında bilgi veren Başkan Ertan sözlerini şöyle sürdürdü; “Sektör olarak Avrupa Birliği’ne olan ihracatımızın Pazar payı yüzde 45’ler seviyesindeyken, yüzde 33’lere düştü. Bunun sonucu olarak bugün 60 milyon ton olan sıvı çelik üretim kapasitemizin kullanım oranı yüzde 78-80 bandından yüzde 53-55’lere geriledi. Üretimin ve ihracatın sağlıklı yürütülmesi için faiz/kur/enflasyon dengesinin iyi kurulması, kurların baskılanma yerine reel enflasyon oranında artması gerekmektedir. Kıt olan dövizimize rağmen enflasyonu ithalatla terbiye etmek yerine üretimi teşvik etmek ve ihracatı rekabetçi üretimle arttırmayı hedeflemek daha önemlidir. Her ne kadar demir, çelik ve demirdışı metaller sektörü ülke ihracatının lokomotif sektörlerinden olsa da uzun bir zamandan sonra ülkemiz demir çelik konusunda net ithalatçı konumuna düşmüştür. Bu durum da rekabetçiliğimizi olumsuz etkileyen bir diğer unsur olarak öne çıkmaktadır.” 

    EDDMİB 2023 yılında Türkiye’den pozitif ayrıştı

    Kalkınmanın ve cari açığı azaltmanın öncelikli koşullarından birisinin ihracat olduğunun altını çizen Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, “Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği olarak sektörümüzün Ege Bölgesini temsil ediyoruz. 1997 yılında kurulan Birliğimiz, 2018 yılından itibaren Bölgemiz İhracatçı Birlikleri arasında en fazla ihracat gerçekleştiren birlik unvanını elinde bulundurmaktadır. Birliğimiz aracılığıyla 2022 yılında 2 milyar 564 milyon dolar, 2023 yılında ise 2 milyar 515 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye genelinden bir nebze pozitif ayrıştık. Bu pozitif ayrışmada üyemiz firmalarının daha katma değerli ürünler üretmesi etkili oldu” şeklinde konuştu. 

    Yatırım yapabileceğimiz iklim oluşmalı

    Çelik sektörünün yüzde 70 oranında ithal hammadde girdisi ile üretim yaptığına vurgu yapan EDDMİB Başkanı Ertan şöyle konuştu; Demir-çelik ve demirdışı metaller sektöründe süreklilik arz eden döviz ihtiyacımız bulunuyor. Bunun yanında, sektörümüzün geleceği açısından katma değerli ürün yatırımlarına yönelebileceğimiz bir ortamın oluşması ve özellikle sektörümüzü yakından ilgilendiren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması uyum çalışmalarının sağlıklı ilerleyebilmesi için yenilenebilir enerji kaynaklarına daha çok yönelmemiz, finansman kaynaklarına kolay erişim ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi sübvanse edilerek desteklenmesi sektörümüzün önemli bir gündem maddesi haline gelmiştir.”

    Geleceğe yönelik hedef ve stratejilerini oluşturulabilmeleri için Çelik sektörünün özelinde ortaya çıkan gelişmelere ek olarak Rusya-Ukrayna ve İsrail-Filistin savaşları, küresel yüksek enflasyon ve durgunluk, yüksek faiz oranları, küresel çapta demir çelik talebinin düşmesi, inşaat sektörünün yavaşlaması ve korumacı önlemler gibi küresel ve bölgesel olarak yaşanan diğer gelişmelerin de dikkatle analiz edilmesinin elzem olduğunu dillendiren Başkan Ertan, 2024 yılında çelik, demir ve demirdışı metaller sektörlerinin ilk çeyrekteki ihracat performansının 1 Ocak – 24 Mart 2024 tarihleri arasında 6 milyar 308 milyon dolar olduğunu, 2023 yılının aynı dönemine göre yatay bir seyir izlediğini sözlerine ekledi. 

    Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlük yaptığı, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin düzenlediği, “Ekonomik Değerlendirme Toplantısı”nda; Devlet Eski Bakanı Prof. Dr. Işın Çelebi, Ekonomist Ali Ağaoğlu ve Finans Danışmanı Nilüfer Arıak, Türk ve dünya ekonomisindeki güncel gelişmelerle ilgili görüşlerini, EDDMİB üyeleriyle paylaştılar. 

    Çelebi: “Döviz kuru ihracat artışı arasında bağ yok tespitine katılmıyorum”

    “İhracatın ana belirleyicisi yurt dışı talep olup kurun önemli bir etkisi yoktur” tespitine katılmadığını dile getiren Devlet Eski Bakanı Prof. Dr. Işın Çelebi, “Döviz kurunu baskılayarak enflasyonu düşürürüm mantığı var. “Kurun ihracatı artırması gibi bir rolü yoktur, ihracatı yurt dışındaki ithalatçı ülkelerin talepleri belirler diye bir görüş ortaya koydu.” Bu beni son derece rahatsız etti. Bu dedikleri doğruysa Çin, Almanya, Japonya, Güney Kore gibi ülkelerin ihracatla ilerlememiş olması gerekiyor. Bu ülkeler dünya ticaretinden daha fazla pay almak için uğraşırken bizim böyle bir derdimiz yok nasıl olsa emek yoğun ihracat yaparız olduğu kadar ama daha fazla ihracat yapmamıza gerek yok düşüncesi. Bir ülkenin ihracatını, uluslararası alanda rekabet düzeyini, gerçekleştirildiği üretkenliğini ve verimliliğini artırmadığı sürece sanayileşmesi ve gelişmesi mümkün değildir. Biz bu mantıkla 300 gündür enflasyonla mücadele ediyoruz geldiğimiz nokta ortada. 2023 yılı sonu enflasyon yüzde 64,7 Demek ki biz enflasyonla mücadelede yeterince başarılı olamıyoruz” şeklinde konuştu. 

    Enflasyonun düşmesi için 5 yıllık süreçte 100 milyar dolar yabancı yatırım gerekiyor

     

    Çelebi, enflasyonu düşürmek için yapılması gerekenleri şöyle özetledi; “Döviz kurunu sabit tutalım enflasyonu düşürelim deniyor, böyle giderse Aralık ayında bunun gerçekleşmeyeceğini göreceğiz. Türkiye ihracatının ithalatı karşılama oranını yüzde 90’a yaklaşırsa, dünya ticaretinden aldığı payı yüzde 1’den 2’ye çıkarırsa, 5 yıl üst üste 20 milyar doların üzerinde yabancı sermaye çekerse o zaman enflasyonu düşürebilir. 2004 yılından itibaren Türkiye’ye 5 yılda 100 milyar dolar yabancı sermaye yatırımı oldu o zaman enflasyonu yüzde 5’e düşürdük. Benzer bir 5 yıl geçirmemiz gerekiyor.” 

    Devlet Planlama Teşkilatı’nın kapatılmasının yanlış bir karar olduğuna temas eden Çelebi, “Yanlış modelle yanlış kurgulama yapıldı. Devlet Planlama Teşkilatı maalesef kapatıldı, ülkemiz için uzun vadeli makro planlamaları yapan o kurum kapatılınca bugün Merkez Bankası’na iş düştü, kendilerini planlama teşkilatın yerine koymaya çalışıyorlar ama planları 90 günün üzerine çıkamıyor. Demir-çelik sektörüne Avrupa Birliği 20 milyar dolar teşvik ayırdı ama Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Teşvik Dairesi’nin ortaya koyduğu 5 kriterle bir firma bile yatırıma başlamış değil. Bankalar kredi musluklarını kıstılar, bu yapıda Türkiye’nin büyümesi nasıl oluyor. Yüzde 4,5 büyüdü. Tarımda küçülme var, gıda fiyatları artıyor, insanlar sabah 04.00’te et kuyruklarına giriyor” dedi.

    Türkiye’nin 2024 yılı sonu için ortaya koyduğu yüzde 36 enflasyon hedefiyle ilgili de görüşlerini paylaşan Çelebi, “2024 yılının ilk iki ayındaki enflasyon yüzde 11’i geçti. Biz Mayıs ayından sonra sıkılaştırılmış para politikasını uygulayacağız. Bir taraftan enflasyonu düşüreceğiz derken, diğer bir tarafta da dar gelirli vatandaşları iyice bunaltmayalım, bunu dengeli bir şekilde gerçekleştirmek lazım” diye sözlerine son verdi. 

    Arıak: “TCMB döviz kurunu seçim öncesinde 32-33 TL’de tutmak için faiz artırdı”

    İktisatçı Nilüfer Arıak, TCMB’nın politika faizini 500 baz puan artırmasının altında yatan nedenin TCMB’nın rezervlerinin alarm vermesi olduğunu, seçim öncesinde döviz kurunu 32-33 TL’lerde tutabilmek için böyle bir adım atıldığını dile getirdi.

    Türkiye’nin döviz rezervlerini Çin, Japonya, Almanya, Güney Kore, Hollanda gibi ihracat gelirleriyle karşılayamadığının altını çizen Arıak, “Biz borçlanarak rezervlerimizi artırıyoruz. Eksi rezerve girmiştik. Vatandaş altın ve dolara koştuğu için bu eğilim devam edecek. Vatandaşın talebi döviz kurunu 40 TL’lere çıkaracak. Cari açıktaki düşüşün nedenlerinden biri altın ithalatına getirilen kısıtlama. Bu kısıtlama cari açığı 7 milyar dolar azalttı. Ham maddede ithalat yaparak üretimimizi yapıyoruz. Bir de doğal gaz ve petrol fiyatlarındaki düşüş oldu. Petrol ve doğal gazdaki düşüş cari açığı 20 milyar dolar indirdi. Cari açığı düşüren önemli faktörler bunlardı ama değişken faktörler bunlar. Cari açık dengesi değişecek. İthalat ihracatı karşıma oranı gelecek yıl için yüzde 75 gibi bir öngörü var. Güney Kore’nin başarısının kökeni yüksek teknolojili ürün ihracatı. Onlarda yüksek teknoji ihracatı yüzde 49,8 iken, Turkiye’nin yüzde 2,5-3 aralığında seyrediyor” diye konuştu. 

    Yeşil dönüşüm için AB’den 11,5 milyar AVRO tahsis edildi

    “İşletmelerimiz makro iktisattan koparak başının çaresine bakacak” tespitinde bulunan Arıak şöyle devam etti: “Bu belirsizlikler bilinmeyenler içerisinde mümkün olduğunca Verimlilik artışı ve maliyet düşürmeyle rekabet gücünü artırmak hedefiniz olmalı. Demir-çelik gibi gibi, çimento, gübre, kimya, tarım gibi sektörlerimizde başka sorunlar var. AB’nin ayırdığı kaynaklardan bahsedildi. Çin’i en çok karbon salan ülke gibi görüyoruz, ama orada olağan üstü ve hızlı tedbirler alınıyor. Kömüre dayalı üretimden vazgeçiyorlar, elektrikli ve biyoenerjiye dayalı üretim modellerine geçiyorlar. Hedefleri 2040 ve 2053’te çelik endüstrisinde 0 karbon ve bunun için gerekli yatırımları yapıyorlar. Son derece planlı bir ekonomi. Bizim ihracatçılarımız gündemi bırakıp kendini AB’de üretim yapan bir firma gibi adledip bunun içerisinde görmesi lazım. Şu anda Türkiye’ye gelen bütün fonlar bu konuda. Bu olumlu. Türkiye’ye 11,5 milyar Avru bu dönüşüm için geliyor. Çelik çok öncelikli hedef olarak konuldu. Bu kaynak size verilecek. Bankalar eliyle dağıtılacak. Her firmanın bu kaynağa alması lazım eğer üretime devam edecekse.”

    Ali Ağaoğlu; “Ekonominin en temel problemi güven”

    Ekonominin en temel probleminin güven olduğunun altını çizen Ekonomist Ali Ağaoğlu, “Her şeyin başı güven. Güvenden de biz yanlış anlıyoruz. Ortak değerlerle ilgili problemimiz var en büyük ekonomik problem verilerimizin ekonominin namusu kalmadı. Gerçek enflasyonu bilmiyoruz, işsizliği bilmiyoruz” dedi. 

    Ekonomide başarılı olmak için kapsayıcı bir model geliştirmemiz gerektiğine vurgu yapan Ağaoğlu, “Güney Kore dünyanın en kapsayıcı ülkelerinden biri. Kapsayıcı ülke olmadığımız sürece işimiz zor. Güney Kore’de 2002’de üniversiteden mezun olabilmenin ilk koşulu İngilizce bilmekti. 2020’de ise üniversiteye girmek için ilk koşul İngilizceyi bilmek olarak değişti. 10 yıllık planda 3 sektör belirliyorlar, 3 sektör için destek vermeye başlamadan önce bu sektöre insan kaynağı yetiştiriyorlar. Böyle radikal bir değişim yapmadığımız sürece kuru çok tartışırız. Türkiye’nin 100 dolar ihracat yapabilmesi için 72 dolar ithalat etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. 

    Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nce düzenlenen, “Ekonomik Değerlendirme Toplantısı”na; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türk Eximbank Geçmiş Dönem Genel Müdürü Adnan Yıldırım, Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü M. Enver Kök, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçılar katıldı. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Enerjisa Enerji, 2023 yılında bir önceki yıla göre yatırımlarını üç kat arttırdı.

    Enerjisa Enerji, 2023 yılında bir önceki yıla göre yatırımlarını üç kat arttırdı.

    Sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine koyarak, insan ve teknoloji odağıyla daha akıllı ve yeşil bir dünyaya katkı sunmak için projeler üreten Türkiye’nin lider elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, 2023 yılında da güçlü bir finansal performans sergiledi.

    Enerjisa Enerji, yatırımlarını dağıtım iş kolunun yanı sıra müşteri çözümleri ve Eşarj ile devam ettirerek, 2023 yılının tamamında geçen yıla göre yaklaşık üç kat artırarak 15.7  milyar TL’ye ulaştı.Böylece yüksek enflasyon ve faiz oranlarının getirdiği zorlu süreçlere rağmen tüm paydaşlarına verdiği sözü tuttu.

    Yüzde 20’si halka açık ve ana sermayedarları Sabancı Holding ve E.ON olan Enerjisa Enerji, 08 Mart 2024 tarihinde güçlü mali tablolarını kamuoyuna açıkladı. Enerjisa Enerji, 2023 yılında hedefleri ile uyumlu olarak enflasyon muhasebesi öncesi konsolide Faaliyet Gelirlerini geçen yıla göre yüzde 38 artırarak 20,8 milyar TL’ye çıkardı. Aynı metrik enflasyon muhasebesi sonrası ise 26,9 milyar TL olarak gerçekleşti.

    “2023 yılında yaşadığımız zorluklar tüm paydaşlarımıza verdiğimiz sözleri tutmamıza engel olamadı.”

    2023 yıl sonu finansal sonuçlarını değerlendiren Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “2023 yılı tüm finansal sonuçların ötesinde ülkemiz ve dünya için çok farklı zorlukları barındıran bir sene oldu. Ancak bu zorluklar karşısında ekiplerimizin dayanıklılığı ve iş modelimizin gücü sayesinde tüm paydaşlarımıza karşı verdiğimiz sözümüzü tutmamıza engel olamadı. Daha iyi bir gelecek için yeni enerji dünyasına öncülük etme vizyonumuz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. Geçirdiğimiz deprem felaketlerine rağmen faaliyet gösterdiğimiz şehirlerde şebeke, teknoloji, E-mobilite ve müşteri çözümleri alanlarındaki yatırımlarımızı 3 kat artırdık. Bu kapsamda yatırımlarımız yılın tamamında 15.7 milyar TL’ye ulaştı. 2024 yılında da yatırımlarımıza ve  topluma fayda sağlayacak projeler üretmeye, iş birlikleri geliştirmeye, tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi.

    Enerjisa Enerji CFO’su Dr. Philipp Ulbrich ise, “2023 yılında özellikle faaliyet bölgemizde gerçekleşen deprem felaketlerinin ardından yaraları sarmak ve bölge alt yapısının yeniden inşaası için sahada var gücümüzle çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz.  İçinde bulunduğumuz yüksek enflasyon ortamında, özellikle düzenlemeyte tabi olan bazı maliyetlerimizin yönetimi konusunda zorluklar yaşamaktayız. Bu zorluklara rağmen, şirket olarak verimliliği artırma yönünde sürekli çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2023 yılı içerisinde zorlu ortama rağmen tüm iş kollarımızda hedeflerimize ulaştığımızı belirtmekten memnuniyet duyuyorum. Sürdürülebilir yatırım planımız sayesinde yıllık bazda net kârımız 2023’te hedeflerimiz ile uyumlu olarak yüzde 30’dan fazla artarak 5,8 milyar TL’ye ulaştı. Aynı metrik enflasyon muhasebesi sonrası ise 3,4 milyar TL olarak gerçekleşti.

    Yılın geri kalan döneminde uzun vadeli kredi süreçleri için çok uluslu kuruluşlarla süreçlerimizi sürdürürken, finansman ihtiyaçlarımız için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı