Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

https://letsrelaxspa.today/

Etiket: Film

  • Mehmet Günsür Hayat Felsefem İnsanları Mutlu Etmek

    Mehmet Günsür Hayat Felsefem İnsanları Mutlu Etmek

    Moderatörlüğünü Can Başak’ın yaptığı söyleşide, Mehmet Günsür kendinden bahsederek sözlerine başladı. Günsür:
    Fatih benim ilgimi çekiyor. Müjdat Gezen’in de jenerasyonunda çok önemli sanatçılar yetişmiş. O dönemlerde Vatan Hastanesi doğumlar için önemliymiş. Ben de orada doğdum. Annemler Ankaralı, o yüzden sürekli bir gidiş geliş vardı. Annemler ben doğmadan İstanbul’a gelmişler. Babam ODTÜ’den, Dil Tarih’ten… Ama ben hiç Ankara’da yaşamadım.

    “İlk oyunculuk deneyiminizi ne zaman yaşadınız?”

    Halam Nilgün Hanım, ben beş altı yaşındayken beni bir reklamcı arkadaşının yanına götürdü ve ben ilk margarin reklamında oynadım. Bütün aile geçtik ekranın başına. Okul bahçesinde çember çeviren çocuklar vardı reklamda. O reklamda gölge olarak geçen çocuk bendim. Sonra margarin reklamında başrol oldum.

    Geçmiş Bahar Mimozaları… 9 bölüm, TRT için sinema tadında çekilen bir diziydi. Görüntü yönetmenimiz Kaptan Kusto’nun görüntü yönetmeniydi. Beyaz Gelincik dizisinde yeniden çalışma imkânı buldum kendisiyle. 12 yaşında neyin ne kadar farkındaydım, bilmiyorum ama yıllar sonra baktığım zaman Müşfik Kenter ile sabah sahne sırası beklerken yatakta uyuduğumuz bir fotoğraf var. Sinema tozunun alındığı zamanlar.

    “Hamam filminin kariyerinizdeki yeri nedir?”

    Sonra büluğ çağı başlıyor. Zor günler, değişen yüz ve sivilceler. Sonra birkaç minik reklam oldu ve Hamam filmine kadar geldi. Ben o dönemde bir restoran işletiyordum. Roksy’de, jaz kulüp ve o dönemlere damgasını vurmuş mekândı. Biz o mekânda çaldık ve birçok mekânda üniversite şenliklerinde müzik grubumuzla çıktık. Biz rock müzikle ilgileniyorduk. Gitar dalgasıyla biz de kendimizi bulduk. Grubun bütün üyeleri bir ülkeye gidince bana restoran kaldı. Roksy’de çalışırken, o mekânın bir kardeş barı vardı. Oradaki arkadaşım aynı zamanda Hamam filminin figürasyon sorumlusuydu.

    Ferzan Özpetek bir türlü başrol oyuncusuna ikna olamamıştı ve aramaya devam ediyordu. O arkadaşım neden bir deneme çekimi yapmıyorsun dedi ve biz Ferzan Özpetek ile bir deneme çekimi yaptık ve öyle tanıştık. Benim saçlarım belime kadardı. Ben kendimi Memo olarak tanıtırım, Ferzan ile ilk tanıştığımızda ben kendimi böyle tanıttığımda şaşırdı. Sonra anladım ki, filmdeki karakterin adı Mehmet ve kendisini Memo olarak tanıtıyordu. Bana saçlarımı kesip kesmeyeceğimi söyledi, bir dakika dedim ancak sonra kestim. O kararı verdim ve iyi ki de vermişim.

    “Sanırım Hamam filminden sonra oyunculuk kariyerinize karar veriyorsunuz.”

    Evet, kesinlikle o filmden sonra ben sadece bu işi yapmak istiyorum dedim. Restoran da müzik de bitti ve ben sadece oyuncu olarak yoluma devam ettim. Film İtalya’da ve dünyada büyük ilgi gördü. Hamam sayesinde bir sene Türkiye’de kaldım. Hamam benim ilk sinema filmim. Böyle bir filmle başlayınca bu çıtayı Türkiye’de tutturmak zor. İtalya’dan bir teklif geldi, Hamam sayesinde, bir tiyatro oyunu. Ben o oyunla İtalya’ya gittim ve dört yıl boyunca turne yaptım. Annem ve babam her zaman çok destek oldular. Biri mühendis, diğeri öğretmen ama sanat damarları gelişmişti. İstanbul Film Festivali’nde bir Fellini serisi vardı ve annem beni götürmüştü.

    “O oyundan sonra mı İtalya’da yaşayacağım dedin?”

    İtalya’da dört yıl boyunca bir oyunda oynadım. Turne yaptık çok fazla. Oyunun bu zaman zarfında bütün kadrosu değişti ancak ben kaldım ve yeni gelenleri eğittim. İtalyan Lisesi mezunu olduğum için hep kafamın bir yerinde İtalya’da yaşayacağım diyordum. Şu an Roma’da yaşıyorum. Orada bir ajansla birlikte çalışıyorum ve bir anda Fas’ta İsa’nın bir havarisi olarak buldum kendimi. Evlendim, eşim de belgeselci ve yönetmen. Hatta bir film sayesinde tanıştık, bir aşk filmiydi.

    “Kariyer yönetmek konusunda çok iyi olduğunuzu düşünüyorum.”

    Ben işin hiçbir zaman magazin kısmıyla ilgilenmedim. Bir oyuncu olarak birinin beni seyretmesini istemiyorum set dışında. Ben insanları seyretmek istiyorum fark edilmeden. Meşhur olma durumu tabii biraz zemininizle de alakalı. Ailem beni çok iyi yetiştirmiş, zemin sağlam olunca… Her zaman öğrenci olduğumu düşündüm hayatta, hiçbir zaman oldum bittim dememeli insan. Meşhur olmak günümüzde çok kolay. Televizyonda her gün beş dakika vesikalık fotoğrafınızı gösterseler meşhur oluyorsunuz. Ama benim ilgilendiğim bir taraf değil. İtalya’da çok meşhur bir insan değilim ama olsam da ilgimi çekmezdi. Orada daha olgun bir ilginin olduğunu söyleyebilirim. Orada global bir şehir olduğu için ünlü insanların sokakta sakin dolaşabildiğini görüyorum.

    “Muhteşem Yüzyıl’da rol aldınız. Türkiye’deki projelerde de rol alıyorsunuz.”

    Muhteşem Yüzyıl, Türkiye’nin dünyaya ve birçok ülkeye yayılan ilk dizisi oldu. Arjantin’den Endonezya’ya, Afrika’dan Belgrad’a her gün mesaj geliyor. Ne mutlu bana, oradaki insanların kalbine dokunmuş olmak. Bu işi bunun için yapıyorum zaten.
    Söyleşi Moderatör Can Başak’ın sorularının ardından seyirci sorularıyla devam etti.
    “Her rolünüzde bambaşka bir kişilik görüyoruz. Bu profesyonelliğin sırrı nedir?”
    Benim en sevdiğim süreç, hazırlık sürecidir. Elinize bir senaryoyu alıp okumaya başladığınızda, o kağıt üzerindeki karakter yavaş yavaş ete kana bürünmeye başlıyor. Sorularla bu karakteri keşfetme süreci, benim için çok heyecanlı ve tutkulu geçiyor. Sanırım o yardımcı oluyor bir şekilde. Her karakter farklı ve her karakter derin. En yüzeysel karakterler bile kendi derinliğinde var oluyor. Çünkü insanı anlatıyoruz.

    “Hayata bakışınızı merak ediyorum.”

    Aslında insan büyüdükçe yaşam felsefesi de bir şekilde değişiyor. Daha önceden adını koyamadığın ama yaptığın birçok şeyi neden yaptığını düşünüyorsun. Çocuklarıma şunu söylüyorum, biz bu dünyaya dans etmek ve şarkı söylemek için geldik, diyorum. Benim için çok sihirli olan bir şey var, memnun etmek ve iyilik etmek. Sadece canlandırdığın karakterlerle de ilgili olabilir, kalplere dokunmak dedik ya, birine bir mutluluk verebiliyorsan, onun hazzı çok büyük. Kafamda şirinlik yapmalıyım diye bir şey yok ama insanlara iyi davranmak, onlara hoş hisler vermek beni en çok mutlu eden şey. Sanırım böyle bir yaşama bakış açım var. Tabii ki politik görüşlerim de var, tabii ki sevgi barış ve empati kavramlarını önemsiyorum. Sorumluluk sahibi olmak ve iyilik yapmayı önemsiyorum. Hayattaki yolculuğumuz, önce kendimizi iyi anlamakla başlıyor. İnsanın kendiyle barışık olması, sanatını iyi yapması için çok önemli… İşini iyi yapan insanlarla çalışmak her zaman keyifli olur.

    “Uzun süredir sizin projelerinizi takip ediyorum. İnsanlar artık sizin filminize gittiğinde, çok iyi hazırlanmış bir projeye gittiklerini düşünüyorlar. Çok iyi projelerde bu bakımdan sizi görüyoruz. Bütün iyi projeler size geliyorsa ya da siz iyi projeleri seçiyorsanız, genç ve yetenekli oyuncular sizin hakkınızda ne düşünüyor?”

    Aslında bütün iyi projelerde varım gibi bir şeyi düşünmüyorum. Buraya gelene kadar birçok başka projede de oynadım. Benim seçimim, bana bir teklif geliyor, senaryoyu okuyorum ve tamamen içgüdüsel bir karar veriyorum, ilk başta ben de para kazanmak için kabul ettiğim projeler de oldu tabii ki, ama şanslıyım, gelen projeler çok kötü projeler değildi. Ama dediğim gibi içgüdüsel bir karar veriyorum.

    Ya beni heyecanlandırıyor ya da korkutuyor. Senaryoyu okuduğum andan itibaren böyle karar veriyorum. Ama bir yandan da şans elbette. Her proje, belki kötü diyebileceğim projeler de olabilir, oyuncuya birçok şey öğretir. Bütün projeler bir antrenman sahası. Bir yerden sonra bir şeyler kanıtlanmış oluyor ki, sana öyle roller geliyor.

    Ben burada yaşamadığım için, benden daha fazla ekranlarda gördüğünüz yüzler var. Aslında bu her ülkede böyle galiba. Bir projede insanların aklına ilk onlar geliyor. Bir şekilde kendinizi ispat edeceğimiz bir şans yakalamışsanız, ondan sonra gelen teklifler o projeye bakarak geliyor. Riske girmek istemedikleri için sizi sadece o rollerde de görmek isteyebiliyor yapımcılar. Aslında bu soru biraz yapımcılarla ilgili.

    “Genç oyuncu adaylarına ne önerirsiniz?”

    Bir oyuncu adayının kendini iyi yetiştirmesi gerekiyor. Türkiye’de de birçok önemli oyuncu koçu geliyor, atölyeler düzenliyorlar. Benim zamanıma göre daha çok imkân olduğunu düşünüyorum. Bir şeye ne kadar çok mesai harcıyorsanız, o alanda iyi oluyorsunuz. Günümüz tiktok dünyası, hap gibi, bir an önce ve hemen olsun, isteniyor. Ancak öyle olmuyor, kendini yetiştirmek, mesai harcamak gerekiyor. O yüzden en önemli şey öğrenmek, öğrenmek, öğrenmek…
    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Oyunculukta engellerini aştı

    Oyunculukta engellerini aştı

    Yapımcılığını NO23 Prodüksiyon’un yaptığı yönetmen koltuğunda Ahmet Toklu’nun oturduğu senaryosunu Kurtuluş Yiğit Demiralp’in kaleme aldığı ‘Geçmişten Kalan’ filminde rol alan yetenekli oyuncu Ümit Odacı herkesi şaşkına çevirdi.

    Korku ve Gerilim türündeki sinemaseverlerin heyecanla beklediği Nilay Deniz ve Can Güreler’in başrolü paylaştığı ‘Geçmişten Kalan’ filminin yardımcı oyuncusu engelli Ümit Odacı, gören herkesi şaşırttı. Sosyal medya fenomeni olan aynı zamanda birçok film ve dizide rol alan Odacı, belden aşağısının olmamasına rağmen oyunculuğuyla büyüledi. Hayat enerjisi ve oyunculuk performansıyla setin en sevilen ismi olan Odacı, yapılan 6 saatlik makyaj ile yılın en çok konuşulan ve korkulan oyuncusu olacak.

     

    ‘Seyirciyi tam içine çekecek oyuncu’

    Geçmişten Kalan filminin yönetmeni Ahmet Toklu, engelli oyuncu Ümit Odacı’yı anlattı. “Senaryo ilk okuduğumda bebeğini düşürmüş bir kadının tramvası üzerine inşa edilmiş bir korku gerilim filmi hayal ettim. İlk sahnelerde seyirciyi içine çekecek ve aynı zamanda karakterin filmin bütününe yayılan tramvatik durumunu hissettirecek bir sahneye ihtiyacımız olduğunu düşündüm. Cast direktörümüzün bu sahnede yer alan arkadaşımızı tavsiye etmesi ile kafamdaki sahnenin temelli atılmış oldu. Doğum sahnesi için gelen arkadaşımızın yaklaşı ilk gördüğümde bu sahne tamam dedim içimden. 5-6 saatlik bir hazırlık süreci oldu. Bu hazırlığın ardında 3-4 saatlik bir çekim süresinde bu sahneyi tamamlamış olduk.”

    ‘Geçmişten Kalan’ filminin oyuncu kadrosunda Nilay Deniz, Can Güreler, Zeynep Yaylıcıoğlu, Aysan Sümercan, Kenan Demirok, Derin Deniz Keskin, E. Tuana Usta, Melih Çardak, İzmir Mert gibi başarılı isimler yer alıyor.

     

    Filmin Konusu

    Yakın zamanda trajik bir kaza sonucu bebeğini kaybeden sosyal medya fenomeni Ayşe ve açgözlü emlakçı kocası Ali’nin tatil için gittikleri köy evi, onları bekleyen korkunç bir kâbusun başlangıcıdır.

    Bu lanetli ev, içinde barındırdığı korkunç varlık aracılığıyla, Ayşe’ye hem kendi geçmişindeki gizemleri hem de Ali’nin vahşi gerçek yüzünü acımasız bir şekilde gösterir. O ev ve çevresi, alınmış ahlar, kayıp bebekler ve lanetli bir kadının hikayesiyle doludur… Bu karanlık geçmişin ödenecek bir bedeli vardır.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • VakıfBank, bayramın “en”lerini seçiyor

    VakıfBank, bayramın “en”lerini seçiyor

    70 yıldır emanetçisi olduğu değerleri koruyarak ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunan VakıfBank, tüm Türkiye’nin bayramını eğlenceli bir filmle kutluyor.

    Bayramın enleri değişse de paylaşılan güzel anların bizdeki yansımasının hep aynı kaldığına vurgu yapılan filmde, sevdiklerimizle olan bağlarımızı güçlendiren bayramların ne denli kıymetli olduğunun altı çiziliyor.

    VakıfBank’ın bayramı kutladığı yeni reklam filmi yayına girdi. Üç küçük çocuğun bayram ziyaretlerinin olmazsa olmazlarını puanladığı eğlenceli film, dinamik bir tempoda ilerlerken izleyenlere keyifli anlar yaşatıyor.

    Nostaljik detaylara sahip sıcak bir aile ortamında geçen filmin başrolünde yer alan çocuk oyuncular, filmin ruhuna uygun olacak şekilde titizlikle belirlendi ve ortaya izlemesi eğlenceli bir film çıktı.

    VakıfBank’ın reklam yüzü Tolga Sarıtaş’ın da yer aldığı reklam filmi, “bayramın enleri değişse de en büyük mutluluğunun hep aynı kaldığı; çünkü onda sevdiklerimizle paylaşılan güzel anların yer aldığı” mesajıyla bize bayramların değerini hatırlatıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung Neo QLED 8K TV su altında yüksek çözünürlüklü film üretiminin yeni dönemine öncülük ediyor

    Samsung Neo QLED 8K TV su altında yüksek çözünürlüklü film üretiminin yeni dönemine öncülük ediyor

    8K teknolojisi film endüstrisinde yaygınlaşırken, Samsung’un Neo QLED 8K TV’leri, görüntü iyileştirme özellikleriyle tüketicilere sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor.

    “Avatar: Suyun Yolu” filminin 8K çözünürlüklü su altı çekimlerine imza atan su altı görüntü yönetmeni Pawel Achtel, Samsung Neo QLED 8K televizyonların video ve film dünyasındaki öncü yönünü değerlendirdi ve “Neo QLED 8K ekranda, izleyiciler okyanusun derinliklerindeki etkileyici renk doğruluğunu ve en detaylı sahnelerin tüm nüanslarıyla yansıtılışını görebiliyor. Neo QLED 8K, 8K ekosisteminin hayata geçmesinde hayati rol oynuyor. Yalnızca istisnai netlikte içeriği göstermekle kalmıyor, aynı zamanda daha düşük çözünürlüğe sahip görüntüleri de neredeyse 8K kalitesine yükseltiyor. Böylece en yüksek kalibrede, sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor” dedi 

    Video ve film dünyası, mümkün olanın sınırlarını zorlayan teknolojilerle sürekli olarak gelişmeye devam ediyor. Bu teknolojilerin en yenisi ise daha önce hayal dahi edilemeyen yeni bir ayrıntı ve netlik seviyesi sunan 8K çözünürlüklü video teknolojisi. 8K sayesinde film ve video sanatçıları, suyun üzerinde ve altında etkileyici doğruluk ve gerçekçilikle görüntü alabiliyor ve TV izleyicilerine gerçek anlamda sürükleyici bir izleme deneyimi yaşatabiliyor. 

    Samsung, Pawel Achtel ile su altı sinematografisinin detaylarına derin bir dalış yaparak Samsung’un Neo QLED 8K serisinin hem film üreticileri hem de ev izleyicileri açısından izleme deneyimini nasıl değiştirdiğini konuştu. 35 yılı aşkın kariyeri ve Ekvator’dan Antarktika’ya 5 binden fazla dalışla su altı sinematografisinin dünyaca ünlü duayenlerinden biri olan Achtel; National Geographic, BBC ve Discovery gibi sektör öncüsü yayıncılarla çalışıyor. Achtel’in dalış deneyimi sinematografik işlerine de yansıyor. Çalışmaları, su altı yaşamına dair özgün bir perspektif sunarken aynı zamanda Achtel’in ileri seviye sinematografik ekipmanların tasarımı ve üretimindeki uzmanlığını da ortaya koyuyor. Achtel Avatar: Suyun Yolu filminin su altı sekanslarının 8K çözünürlüklü görüntü çekimlerinde de görev almış bir sinemacı.

    Söyleşide, 8K çözünürlüğün özellikle su altı gibi zorlayıcı bir ortamda film ve video üretimine getirdiği yeniliklerden bahseden Pawel Achtel, Samsung Neo QLED 8K TV’nin 8K AI Upscaling Pro ve AI Motion Enhancer Pro gibi özellikleriyle, içeriklerin hem üretimi hem de izlenmesinde görsel hikaye anlatımına sunduğu katkılara dikkat çekti. Achtel, “CES 2024’te Neo QLED 8K TV’nin ileri seviye özelliklerine tanıklık ettikten sonra, bu özelliklerin gerçekçiliği ve sürükleyiciliği bir adım ileriye taşıdığını rahatlıkla söyleyebilirim. 8K teknolojisinin gerçek gücü, yapım ve görüntüleme teknolojilerini kusursuz bir biçimde bir araya getirmesinde ve içeriğin üretimi ile tüketimi arasında kurduğu yeni bağda kendini gösteriyor. Neo QLED 8K, istisnai netlikte içeriği göstermekle kalmıyor, aynı zamanda daha düşük çözünürlüğe sahip görüntüleri de neredeyse 8K kalitesine yükseltiyor. Böylece en yüksek kalibrede, sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor” diye konuştu. Pawel Achtel ile yapılan söyleşinin tamamı aşağıda yer alıyor. 

    8K teknolojisi su altı film çekimlerini nasıl dönüştürüyor?

    Su altı sinematografisi gibi görselliğin büyük öneme sahip olduğu alanlarda, Samsung’un Neo QLED 8K ürünü öne çıkıyor. İzleyiciye sahnenin içindeymiş gibi bir duygu yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda film üreticilerinin su altı görüntülerinin niteliğini değerlendirebilmesi için de büyük önem arz ediyor. Okyanus akıntıları ve ışığın kırılması gibi değişkenlere bağlı olarak su altında gerçek 8K kalitesinde çekim yapmak zor olabiliyor. Achtel bununla ilgili olarak “yine de tüm koşullar elverişli olduğunda nefes kesici sonuçlar elde ediyorsunuz,” yorumunu yapıyor. 

    Deniz altı lensleri gibi ileri teknolojiler bu tarz çekimlerin yapılabilmesine yardımcı olurken, yüksek çözünürlüğü ve netliğiyle bilinen Neo QLED 8K, Achtel gibi film üreticilerinin su altı sahnelerini en ufak detaya kadar inceleyebilmelerine olanak veriyor. Bu yakından inceleme olanağı, çekim sonrasında keskinliğin ve görüntü kalitesinin diğer unsurlarının iyileştirilmesine yardımcı olarak, su altı görüntülemedeki zorluklarının üstesinden gelinmesini sağlıyor.

    Achtel, “Su altı dünyası gizemlerle dolu ve film üreticileri bu dünyayı en ince detaylarıyla, başka bir biçimde göremeyecekleri haliyle izleyicilere göstermek gibi önemli bir fırsata sahip. Bu da bu planları ilgi çekici ve büyüleyici yapan şey; çünkü bu görüntüler yabancısı olduğumuz bir ortamı en çarpıcı detaylarıyla gözler önüne seriyorlar” diyor. Samsung, yeni NQ8 AI Gen3 işlemciye sahip, evde gerçek sinema deneyimi vadeden Neo QLED 8K ürününü CES 2024’te tanıttığında büyük yankı uyandırdı. Ürünün özelliklerini etkileyici bulduğunu söyleyen Achtel, bu televizyonu “dönüştürücü bir ilerleme” olarak nitelendiriyor. 

    Seçili Neo QLED 8K modellerinde bulunan 8K AI Upscaling Pro ve AI Motion Enhancer Pro gibi özellikleri övgüye değer bulan ve Samsung’un olağanüstü görsellik konusunda gösterdiği çabanın altını çizen Achtel, şöyle ekliyor: “CES 2024’te ileri seviye özelliklere tanıklık ettikten sonra, bu özelliklerin gerçekçiliği ve sürükleyiciliği bir adım ileriye taşıdığını rahatlıkla söyleyebilirim.” 

    Ancak duayen su altı görüntü yönetmenine göre 8K teknolojisinin gerçek gücü, yapım ve görüntüleme teknolojilerini kusursuz bir biçimde bir araya getirmesinde ve içeriğin üretimi ile tüketimi arasında kurduğu yeni bağda kendini gösteriyor.

    8K ev sinemasının derinliklerinde bir gezinti

    8K film üretim ekipmanlarının gelişimi ve yaygınlaşması devam ederken, 8K çözünürlüğün ortaya koyduğu potansiyeli tam anlamıyla benimseyen içerikler de çoğalıyor. 8K teknolojisinin sunduğu benzersiz gerçekçilik ve büyüleyici görüntü, bu teknolojiyi özellikle güçlü bir görsel etki gerektiren içerikler için vazgeçilmez bir hikâye anlatımı aracı haline getiriyor. Örneğin, su altı görüntülerine bakıldığında, görüntülerin daha ağır bir tempoda aktığı görülür. İzleyiciye, alışkın olmadıkları su altı dünyasını daha iyi anlayabilmeleri ve tüm detayları fark edebilmeleri için zaman tanınır. 

    Achtel’e göre, Neo QLED 8K ekranda, izleyiciler okyanusun derinliklerindeki “etkileyici renk doğruluğunu” ve “en detaylı sahnelerin tüm nüanslarıyla yansıtılışını” görebiliyor. Sakinlik veren su altı mavisinden balık ve mercan resiflerinin canlı ve parlak renk tonlarına kadar su altında 8K görüntülerin bu denli çarpıcı olmasının nedenini ise en canlı renklerin ve desenlerin çeşitliliğiyle açıklıyor. Bu bağlamda, Neo QLED 8K sayesinde elde edilen faydalar, içeriğin de ötesine geçmeyi başarıyor. Achtel, bunu şöyle açıklıyor: “İzleme tarafında Neo QLED 8K, 8K ekosisteminin hayata geçmesinde hayati rol oynuyor. Yalnızca istisnai netlikte içeriği göstermekle kalmıyor, aynı zamanda daha düşük çözünürlüğe sahip görüntüleri de neredeyse 8K kalitesine yükseltiyor. Böylece en yüksek kalibrede, sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor.”

    Neo QLED 8K, sayısı artırılan sinir ağları ve en son teknoloji yapay zeka yükseltme özellikleriyle, esasında 8K ile çekilmemiş içeriklerde dahi izleme deneyimini iyileştiriyor. İleri seviye görüntü kalitesinin daha geniş ekran boyutlarıyla birleşmesi de evde izleme deneyiminde yeni olasılıkların kapısını aralıyor ve geleneksel dev ekranda izleme deneyimleriyle rekabet edebilir sonuçlar ortaya koyuyor. 

    Görsel hikâye anlatımının durmaksızın evrim geçirdiği günümüzde, bir televizyonun 8K dışı içerikleri işleyebilme kabiliyetinin iyileştirilmesi, aslında ciddi faydalar sağlarken aynı zamanda film üreticilerini de daha yüksek kaliteli içerikleri arama yönünde teşvik ediyor. Achtel bunu şöyle değerlendiriyor: “Sonuç olarak, gelişmiş görsel deneyim ve sürükleyici görüntü özelliklerine sahip bir cihaza sahip olmak benim gibi görüntü yönetmenlerinin elini, seyirciyi büyüleyen ve derinden etkileyen içerikleri üretme ve değerlendirme konusunda güçlendiriyor.” 

    8K teknolojisinin su altı görüntü çekimlerinde ve evde eğlence deneyiminde oynadığı bu rol, hikâye anlatımını ileriye taşıyarak dünyanın her yerindeki izleyicilerin evde izleme deneyimini zenginleştirmeye yönelik dönüştürücü bir potansiyel taşıdığını gösteriyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • POCO C65 Raflarda Yerini Aldı!

    POCO C65 Raflarda Yerini Aldı!

    Genç teknoloji meraklılarının gözde markası POCO, tam bir fiyat performans cihazı olan POCO C65’i satışa sundu. Tavsiye edilen 8,499 TL fiyatıyla cihazı mi.com’dan satın alan kullanıcılar 500 TL indirimden faydalanabilecek.

    Genç teknoloji meraklıları arasında popüler bir teknoloji markası olan POCO yepyeni cihazını bugün itibarıyla satışa sundu. Bir dizi gelişmiş özellikle olağanüstü bir eğlence deneyimi sunmak için tasarlanan POCO C65, etkileyici yeni giriş seviyesi akıllı telefon olarak kullanıcıların karşısına çıkıyor. 90Hz yenileme hızına1 sahip 6,74 inçlik etkileyici ekranı sayesinde videoların ve filmlerin yüksek kalitelerde izlenmesini sağlarken heyecan verici ve sürükleyici bir kullanıcı deneyimini de beraberinde getiriyor. Corning® Gorilla® Glass ekran sayesinde daha güçlü koruma sağlıyor. TÜV Düşük Mavi Işık sertifikası (yazılım çözümü) ve titreşimsiz sertifikasyonla DC karartma özelliğine sahip canlı renkli LCD ekranıyla POCO C65’i kullanırken uzun süre video izlemenin keyfini çıkarabilirsiniz. 

    Güçlü işlemci performansıyla eşleşen büyük depolama alanı

    MediaTek Helio G85 yonga setinden sekiz çekirdekli yüksek performanslı bir işlemci ve bellek genişletme teknolojisi2 ile cihaz, 16GB’a kadar RAM ve 1TB’a kadar genişletilebilir depolama alanına sahip. Böylelikle cihaz, kullanıcıların ihtiyacı olan her durumda hızlı, verimli performans ve yeterli depolama alanı sunuyor. Ayrıca, 5000mAh pil3 ile güçlendiriliyor. Uzun saatler keyifli eğlence deneyimi sunan POCO C65, 10W kutu içi şarj cihazı ile 18W hızlı şarjı destekliyor4. Kullanımı kolay yeni MIUI 14 sayesinde daha fazla rahatlık sunan yan parmak izi sensörünü de içeriyor5.

    POCO C65, etkileyici fotoğraflar ve videolar için 50MP AI üçlü kamerayla geliyor

    POCO C65, tüm sosyal medya paylaşımlarını iyileştiren etkileyici fotoğraflar ve videolar oluşturmak için ideal olan 50MP AI üçlü kamera kurulumunu beraberinde getiriyor. Eğlenceli kamera özellikleri ve güçlü lensleri ile 10 film filtresi ve bir film karesi içeren ultra net 50MP ana kamerayla birlikte geliyor. Doğal ışık efektleri için 8MP ön kameranın yumuşak ışık halkası sayesinde kullanıcılar, selfie ve portre fotoğrafçılıklarını da geliştirebiliyor. Cihaz, loş ve karanlık koşullarda bile yüksek kalitede fotoğrafçılık özellikleri sunuyor. Optimize edilmiş kullanıcı arayüzü mükemmel fotoğraf kompozisyonu için sorunsuz bir şekilde yakınlaştırma ve uzaklaştırmayı sağlayan yeni bir yakınlaştırma halkasını içeriyor. Film Kamerası özelliği, kullanıcıların vintage film havasında fotoğraflar çekmesine olanak tanırken filtre ve POCO C65 filigranı ekleme seçeneği sunuyor.

    Sorumluluk Reddi

    1. Desteklenen uygulamalar için yenileme hızı 90Hz’e kadar ayarlanabilir. 

    2. 8GB genişletilmiş RAM, 8GB RAM sürümüne dayanmaktadır. Bellek genişletme yalnızca cihazınızda yeterli depolama alanı olduğunda kullanılabilir. RAM depolama kapasitesinin genişletilmesi farklı modellere göre değişir. 

    3. 5000mAh, POCO C65’in pil kapasitesinin tipik değerini ifade eder. 

    4. 10W güç adaptörü kutuya dahildir. 18W şarjı destekleyen güç adaptörleri ayrı olarak satılır, PD şarjı destekleyen 18W veya üzeri güç adaptörlerinin kullanılması önerilir. 

    5. MIUI özelliklerinin, uygulamalarının ve hizmetlerinin kullanılabilirliği, yazılım sürümüne ve telefon modeline bağlı olarak değişebilir.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • O dönem Türkan Şoray’a kim aşık değildi ki

    O dönem Türkan Şoray’a kim aşık değildi ki

    Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde’de her hafta birbirinden özel konuklar yer alıyor.

    Dream Türk TV’nin sevilen programı Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde’nin bu haftaki konuğu ünlü müzisyen Cahit Berkay ve başarılı oyuncu Bengi Öztürk Akkaya oldu.

    Sea Production’un yapımcılığını üstlendiği Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya’nın sunduğu bol müzikli ve bol kahkahalı program Müzik Evinde yayın hayatına 6. bölümle devam ediyor. Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde’nin bu haftaki konuğu Cahit Berkay ve Bengi Öztürk Akkaya oldu.

     

    ‘O dönem kim aşık değildi ki’

    Yeşilçam ve Türk Sinemasına verdiği eserlerle derin izler bırakan, yaptığı her beste söylediği her şarkı ile herkesin bam teline dokunan usta isim Cahit Berkay, Türkan Şoray’a aşığım itirafı için açıklama yaptı. “Türkan Şoray işine mesleğine çok saygı gösteren değer veren birisiydi. Set biterdi stüdyoya gelirdi film nasıl oldu diye kontrol ederdi. O dönemde ses sonradan dublaj yapılırdı gelir dublajı dinlerdi beklerdi işine sahip çıkardı. Ben Türkan hanıma hayrandım, ona o dönem kim değildi ki zaten” dedi.

     

    Türkan Şoray çok ısrar etti

    Selvi Boylum Al Yazmalım filminin hikâyesinde anlatan Cahit Berkay, filme sadece başrol olmakla yetinmeyen ve filmin ortaya çıkmasında Türkan Şoray’ın büyük katkısı olduğunu anlattı. “Hikâyeyi ilk Türkan Şoray dinliyor ve çok ısrar ediyor bu hikâyenin senaryo olması için aslında en büyük etki Türkan Şoray’da onun sayesinde senaryoya çevrildi” dedi.

     

    Şarkıyı 10 dakikada ortaya çıktı

    Al Yazmalım müziğinin de hikayesine değinen usta isim “Ben okullu değilim Yeşilçam’da işi öğrendim. Düşük bütçeli işler yapıyordum. Amerika Avrupa’da büyük büyük orkestralarla yapılan işleri iki kişi 4 kişilik orkestrayla yapmak zorundaydık. Filmi ilk kez izledim ve filmin çekildiği Osmaniye ne dinler diye sordum kendime. Ben gitaristim elime gitarı aldım tema arıyorum uğraştım olmadı. Aldım elime bağlama olmadı. Yıllardır el değmedim curayı gördüm onu aldım temizledim tellerini değiştirdim 10 dakikada Al yazmalım şarkısı çıktı” dedi.

     

    Beni oynayan bana hiç benzemiyordu

    Müzik kariyerinde önemli bir yeri olan Cem Karaca ve hayatının bir kısmını konu alan film hakkında konuşan Cavit Berkay, “Beni oynayan kişi ben değilim ama bana da benzemiyor. Tamam 20’li yaşlarım canlandırıyorlar ama sesi benzemiyor, kendi de benzemiyor. Tamam sinema her şeyi kaldırıyor Cem Karaca’nın filminde ben detayım. O dönem çok zor bir dönemdi. Filmi izlediğimde çok ağladım. O dönemi birebir yaşadığım için net söyleyebilirim hepsi doğru hatta daha da fazlası var olanlar sadece bir kısmı. 5 kez evlenmiş filmde ikiyi gösteriyor ama nasıl olsun hepsine 5 dk ayırsalar sadece evlilikleri 25 dk yapar” dedi.

     

    Mutlu evliliğin sırrı aynı anda aynı adımları atmak

    Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde programının diğer konuğu ise başarılı oyuncu Bengi Öztürk Akkaya, mutlu evliliği ile ilgili konuştu. Program formatının sahibi ve sunucusu Sertaç Akkaya’nın da eşi olan güzel oyuncu, “Yanındaki insanla aynı anda aynı adımları atabiliyorsan hayatın karşılığını görüyorsun. Sertaç beni hiçbir zaman kırmadı. Söylediğim her şeyi, sorduğum, anlattığım her şeye çok saygılı olmuştur.” dedi. Küçük Dahi İbn-i Sina’da Mahiye karakterine hayat veren güzel oyuncu, “2. Sezonda devam ediyoruz. Bu sene iki sezonu birden çektik. İçinde olmaktan çok keyif aldığım bir iş” dedi.

    Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde her Cumartesi saat 21:00’da Dream Türk TV ekranlarında…

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı