Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Gazetecilik

  • Yapay zeka arkasında insanın olduğu bir olgu: 11. Uluslararası İletişim Günleri yuvarlak masa toplantısı ile sona erdi

    Yapay zeka arkasında insanın olduğu bir olgu: 11. Uluslararası İletişim Günleri yuvarlak masa toplantısı ile sona erdi

    Prof. Dr. Nazife Güngör: “Asıl olan teknolojiden korkmak değil, teknolojiyle ilgili tartışmalarımızı aslında insan odaklı yapmak… Evet yapay zeka bir aygıt, başlı başına bir olgu ama arkasında insanın olduğu bir olgu.”

    Rektör Danışmanı Prof. Dr. Süleyman İrvan: “Veri denilen şey sadece dijital verilerden oluşmuyor.”

    Doç. Dr. Gül Esra Atalay: “Platformlar, algoritmaları ve reklamlar konusunda şeffaflığa zorlanmalı.”

    Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan: “Algoritmaların ‘tık’ tuzağı gazeteciliğin temel değerlerini dışlıyor.”

    Doç. Dr. Can Ertuna: “Platformlarda patronsuz gazetecilik yapanlar patronlarının youtube gibi dijital platformlar olduğundan ve teknolojiye bağımlı olduklarından habersizler.” 

    Bu yıl “Dijital Eşitsizlik ve Veri Sömürgeciliği” ana temasıyla Üsküdar Üniversitesi’nce düzenlenen 11. Uluslararası İletişim Günleri’nde 50 oturum gerçekleştirildi ve 250 bildiri sunuldu.

    11. Uluslararası İletişim Günleri’nin 3. gününde çevrimiçi Yuvarlak Masa Oturumu gerçekleştirildi. Rektör Danışmanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’ın moderatörlüğündeki oturumda Gazeteci Emre Kızılkaya, Gazeteci Füsun Nebil, Yazar Ümit Alan, Koç Üniversitesi’nden Doç. Dr. Suncem Koçer, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Doç. Dr. Can Ertuna, Üsküdar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Gül Esra Atalay, Gazeteci Dr. Sarphan Uzunoğlu ve Üsküdar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan yer aldı.

    Prof. Dr. Nazife Güngör: “Yapay zeka, arkasında insanın olduğu bir olgu”

    Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, gazetecilik alanında yapay zekanın kullanılmasını değerlendirerek, şunları söyledi:

    “Beğensek de beğenmesek de sonuçta teknolojik gelişmeler devam ediyor. İnsanların her bir dönemi o dönemin teknolojisiyle yoğruldu. Kaygılar, umutlar, olumlu-olumsuz bakış açıları hep birlikte ele alınır, tartışılır bu da çok normal. Çünkü insan hayatına yeni bir aygıt dahil oluyor, elbette ki bunun birtakım dönüştürücü etkileri oluyor. Bu dönüştürücü etkileri eğer insanlık olarak doğru yönlendirirsek insanlığa yararlı etki yapar ama eğer yararlı bir şekilde planlanmazsa elbette ki birtakım olumsuzlukları da ortaya çıkacaktır. Bir yandan da bu konuda gücü elinde bulunduran aktörler var. Onlar bu gücü devam ettirmek için bu aygıtları toplum yararına değil kendi yararları için kullanabiliyorlar. Asıl paradoks burada başlıyor.

    Yapay zeka bir aygıt, kendi kendine zeki olan bir şey değil, insanların verdiği verilerle işleyişi operasyonel hale gelen bir şey. Ama hangi verilerin verildiği, bu verilerin nasıl bir orkestra oluşturduğu veya oluşturmasının istendiğini sorgulamak gerekir.  Asıl olan teknolojiden korkmak değil, teknolojiyle ilgili tartışmalarımızı aslında insan odaklı yapmak… Evet yapay zeka bir aygıt, başlı başına bir olgu ama arkasında insanın olduğu bir olgu.”

    Prof. Dr. Nazife Güngör: ” Bir tarafta etik, bir tarafta insan var”

    Son zamanlarda entelektüel dünyada iyi olmanın konuşulduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nazife Güngör, “Bir şey çok konuşuluyorsa orada bir problem var demektir. Demek ki insanlık iyi bir noktada değil, demek ki kötülüklerin egemen olduğu bir noktaya doğru gidiyor. Hepimiz aslında insanlık adına dertlenmek, sorgulamak zorundayız. Sadece mesleki anlamda bir şeyler değişmiyor, dünya çapında bir değişim var. Bu sempozyumun düzenlenmesi de bu yıl ki ana tema da bu gidişat ve teknolojinin hayatımıza entegre olmasıyla ilgili.” dedi.

    Yapay zeka konusunun müfredata girmesi gerektiğine de vurgu yapan Prof. Dr. Güngör, ancak bu derslerin gerektiği gibi verilmesinin önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Nazife Güngör, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hem büyük hem de çok önemli bir evre yaşıyoruz. Çok karışık ilişkiler, gelişmeler iç içe geçmişlikler yaşıyoruz. Bir tarafta işin etik yanı var, bir tarafta insan yanı var. Hem medyanın hem de biz akademisyenlerin zaman zaman bir araya gelip bunları sorgulamamız, masaya yatırmamız ve bütün dokularıyla ele almamız gerekiyor diye düşünüyorum.”

    Prof. Dr. İrvan: “Sahip olunan verilerin yüzde 90’ı analogdan oluşuyor”

    Rektör Danışmanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, dijital dönüşümde sürecin geliştiğini ifade ederek, “Veri denilen şey sadece dijital verilerden oluşmuyor. Sahip olunan verilerin yüzde 90’ı analogdan oluşuyor.” dedi.

    Geleneksel basın ile okuyucu arasındaki bağın koptuğunu dile getiren Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Okurların haber tüketim alışkanlıkları değişti.” diye konuştu.  

    Medya şirketleri yeni iş modelleri oluşturdu

    Gazeteci Emre Kızılkaya, gazetecilikte dijitalleşmenin ülkelere göre değiştiğini dile getirerek, Türkiye’de gazetelerin dijitalleşmesi ve haber sitelerinin kurulması süreci anlatarak, Facebook’un kurulması, Google’ın ve akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla medya şirketlerinin yeni iş modelleri oluşturma konusuna hız verdiğini kaydetti.

    Kızılkaya, gazetelerin dijital yayınlarını basılı yayından ayırdıklarını ve ‘com.tr’ uzantılı sitelere özerklik verdiklerini de söyledi.

    “Politikacılar teknolojiden anlamıyor, yaşlı kalıyor”

    Gazeteci Füsun Nebil, Türkiye’de geleneksel medyanın uzun süre dijitali önemsemediğini belirterek, dünyada da durumun farklı olmadığını, geleneksel medyanın dijitale güvenmediğini hatırlattı.

    Nebil, Facebook, Google gibi platformlarının sınırlarının olmadığını ve algoritmalarıyla politik olarak da halkları etkilediklerini kaydederek, Türkiye de dahil bütün ülkelerde politikacıların teknolojiden anlamadığını, yaşlı kaldıklarını söyledi.

     “Zor bir dönemdeyiz. Gazeteler ve gazeteciler 4. kuvvet ve demokrasinin bir bacağı.” diyen Füsun Nebil, gazetecileri ve veri bağımsızlığının halklar açısından önemli olduğunu vurguladı.

    “Yapay zeka var olanı kopyalıyor. Bu gazetecilik açısından büyük bir tehdit.” diyen Nebil, bunları geliştirenleri denetleyenlerin olmadığını ve kuralsız bir gelişimin olduğunu kaydetti.

    “Medyanın niş bir ürün üretememe eksiği var”

    Yazar Ümit Alan yaptığı konuşmada, Facebook, Youtube gibi platformların sosyal ağ olmaktan yayıncı olmaya evrildiği süreci geleneksel medyanın atladığını dile getirerek, platformların herkese özel bir kullanıcı kitlesi olan kendi niş ürününü sunma fırsatı verdiğini anlattı.

    Alan, dijital platformların hem yayıncı kuruluş olduğunu hem de yayıncı kuruluşların sorumluluklarını taşımadığını ifade ederek, “Medya hala geleneksel bakıyor. Medyanın niş bir ürün üretememe eksiği var. Z kuşağına yönelik haber üreten bir medya kuruluşu deneyimi daha olmadı. Haber sitelerinin adını kapatıp ürettikleri haberlere bakınca hangisi hangisi ayrılamıyor.” dedi.

    Nitelikli gazetecilik ısrarının kazandıracağını da söyleyen Alan, yapay zeka ile işbirliğini erken öğrenenlerin yapay zekaya yenilmeyeceğini de dile getirdi.

    “Medyaya güvensizlik küresel bir mesele”

    Koç Üniversitesi’nden Doç. Dr. Suncem Koçer, toplumda habere ve gazetelere yönelik güvensizlik olduğunu ifade ederek, “Medyaya güvensizlik küresel bir mesele. Medya en az güvenilen kurum durumunda. Kullanıcıların haberle ile ilişkisi nasıl iyileşecek bu önemli.” diye konuştu.

    “Bağımsız gazetecilik yaptığını söyleyenler aslında platformların politik duruşlarına tabi…”

    Bahçeşehir Üniversitesi’nden Doç. Dr. Can Ertuna, dijital platformlarda bağımsız gazetecilik yapanlara işaret ederek, “Platformlarda patronsuz gazetecilik yapanlar patronlarının youtube gibi dijital platformlar olduğundan ve teknolojiye bağımlı olduklarından habersizler. Teknolojik bağımlılık gazetecinin bağımsızlığını ve özerkliğini yitirmesine yol açıyor.” diye konuştu.

    Doç. Dr. Can Ertuna, gazetecilerin donanım olarak platformlara bağımlı olduklarını da ifade ederek, bağımsız gazetecilik yaptığını söyleyenlerin aslında platformların politik duruşlarına tabi olduğunu da vurguladı.

    Hassas gazetecilik verileri tüm dünya platformlarına açık…

    Yapay zeka uygulamalarıyla daha da bağımlı olma durumunun söz konusu olacağına dikkat çeken Doç. Dr. Can Ertuna, algoritmaların belirlediği verilerin kullanılması riski ile yapay zekanın yönlendirmesi riskine vurgu yaptı.

    Doç. Dr. Can Ertuna, platformlar nedeniyle hassas gazetecilik verilerinin tüm dünya platformlarına açık hale geldiğini de söyledi.

    Dijital platformlarla gazeteciliğin eşit ve adil koşullarda yapılması için temas kurulması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Can Ertuna, bu konuda bir politika belgesi çıkarılması konusunun gündeme alınması gerektiğini de vurguladı.

    Gazetecilik sürekli olarak zarar görüyor

    Üsküdar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Gül Esra Atalay, tematik gazetecilik konusunun öğrencilere anlatıldığını belirterek, Google ve Facebook gibi devasa yapıların hem kullanıcılarını hem de gazetecileri sıkıştırarak kendi çıkarlarına uygun olana göre hareket ettiğini anlattı.

    “Sürekli olarak kendi çıkarları için haberciliği hiçe sayan devlerden bahsediyoruz. Haber diye bir şey de kalmayacak.” diyen Doç. Dr. Gül Esra Atalay, gazeteciliğin sürekli olarak zarar gördüğünü, devletlerin gazeteciliğin geleceğine yönelik önlemler almasına ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

    Doç. Dr. Gül Esra Atalay, “Platformlar algoritmaları ve reklamlar konusunda şeffaflığa zorlanmalı.” dedi.

    “Z kuşağı hedeflenmesi gereken kuşak”

    Gazeteci Dr. Sarphan Uzunoğlu, hedef kitle odaklı gazetelerin olmadığına dikkat çekerek, “Dijitalde hedef kitle temelli gazetecilik yapılmalı. Şu anda Z kuşağı hedeflenmesi gereken kuşak. Hiçbir gazete bunu göremiyor. Z kuşağı hiçbir gazetenin hedefinde değil.” diye konuştu.

    Dr. Sarphan Uzunoğlu, Z kuşağı ile bağ kurulmak isteniyorsa Netflix’in kullandığı dile bakmak gerektiğini de dile getirerek, Z kuşağının 6 Şubat depreminde haberlere dikkat ettiğini, şimdi de Filistin krizi nedeniyle Z kuşağının yakalandığını söyledi.

    “Algoritmalar nedeniyle bir nevi dijital sınıfsal ayrım oluştu”

    Üsküdar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, Google ile müzakere edebilecek medya şirketi ve devletlerin sayısının azlığına işaret ederek, “Google onların çoğundan daha büyük. O nedenle şartlarına uyulması gerekiyor. Dijitalde ‘Googlearşi’ diye bir hiyerarşik sistem var. Popüler olanın daha da popüler olduğu, zenginin daha da çok zenginleştiği bir sistem bu.” dedi.

    Algoritmalar nedeniyle bir nevi dijital sınıfsal ayrımın olduğunu da kaydeden Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, algoritmaların ‘tık’ tuzağı gazeteciliğin temel değerlerini dışlıyor ve ‘aşinalık yanlılığı’nın da popüler olanı beslediğini ifade etti.

    Arama motorlarının algoritmalarına uygun üretilen içeriklerin çeşitliliği azalttığını da dile getiren Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, çeşitliliğin zarar gördüğünü ve teknolojinin gazeteciliği olumsuz etkilediğini söyledi.

    Yapay zekanın intihal riskini de taşıdığını kaydeden Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, yapay zekanın bağlandığı yerde hatalı bilgiler olduğu için hatalı bilgiler ürettiğini de ifade etti.

    Kapanış oturumu

    11. Uluslararası İletişim Günleri kapanış oturumunda Düzenleme Kurulu Başkanı ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Süleyman İrvan ve Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör teşekkür konuşması yaptı.

    Üç gün süren İletişim Günleri organizasyonunun başarılı bir şekilde gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Çok sayıda akademisyen katıldı, öğrencilerimiz katıldı. Hem bu organizasyonda çalışan hem de oturumları takip eden öğrencilerimize çok teşekkür ediyorum. Hepimizin, öğretim üyesiyle öğrencisiyle birlikte başardığı bir organizasyon. Üsküdar Üniversitesi Rektörü başta olmak üzere bu sürece destek veren herkese düzenleme kurulu başkanı olarak teşekkür ediyorum.” dedi.

    “Yurtdışından gelen akademisyenler burada olmaktan dolayı mutluluk duyuyor”

    Prof. Dr. Nazife Güngör, “Üsküdar Üniversitesi olarak bu yıl 11’ncisini gerçekleştirdiğimiz Ulusal İletişim Günleri sempozyumunun sonuna geldik. Bu süreçte Türkiye’deki iletişim akademisyenlerinin çok önemli bir kısmı, birçok tanınmış iletişim bilimci bizimle birlikteydi. Hem oturumlara bildirileri ile katılan hem dinleyici olarak gelen hem de davetli konuşmacı olarak yurtiçinden ve yurtdışından gelen akademisyenler de çok heyecan duyduklarını ve burada olmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirttiler.” dedi.

    “Üsküdar Üniversitesi İFİG ile parlıyor, İFİG Üsküdar’dan parlıyor.”

    İletişim Fakültesi öğrencilerinin aktif katılımının akademisyenlerce heyecanla karşılandığını dile getiren Prof. Dr. Nazife Güngör, “Bu yıl başka üniversitelerden gelen öğrenciler de sempozyumun servis kısmında yer almak için bize katıldılar. Önümüzdeki yıllarda farklı üniversitelerden öğrenci katılımlarının artacağını düşünüyorum. İletişim akademisyenleri bu sempozyumu çok benimsediler. Sürdürülebilir olması, her yıl hem niceliğin hem niteliğin artarak devam etmesi bizim ve bütün Türkiye’deki iletişim camiasının gururu. Önümüzdeki yıllarda bu sempozyumu yurt dışındaki üniversitelere taşıyarak daha uluslararası bir hale getirmek istiyoruz. Üsküdar Üniversitesi İFİG ile parlıyor, İFİG Üsküdar’dan parlıyor.” dedi.

    Dijital eşitsizlik ve veri sömürgeciliğinin çeşitli yönleriyle ele alındığı etkinlikte, sunulacak tüm bildirilerin özet metinleri ve ardından da tam metinler kitap olarak yayımlanarak kamuoyuyla paylaşılacak. Ayrıca sempozyumun tüm oturumları video kayıt olarak sempozyum web sitesinde arşivlenecek. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Günümüzün Bilinmeyen Dünyası: Yapay Zekâ

    Günümüzün Bilinmeyen Dünyası: Yapay Zekâ

    Teknolojinin kısa sürede çok hızlı bir şekilde yenilenmesi sonucunda yapay zekâ pek çok mesleği etkiledi. Bazı mesleklerin yapay zekâ sayesinde yok olacağı düşünülürken, yeni meslek grupları da hayatımızda yer etmeye başladı. Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şadiye Deniz ve EÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Yazılımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aybars Uğur, yapay zekânın günümüzdeki konumu ile alakalı bilgiler verdiler.

    Yapay zekânın gazeteciliğe olan etkisine değinen Prof. Dr. Şadiye Deniz, “Yaşadığımız çağın dijital kültür çağı olması nedeniyle, her sektörün köklü değişimlere uğradığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Gazetecilik de bu köklü değişimden bağımsız değildir. Şüphesiz ki dijital kültür çağının en çok tesir ettiği alanlardan biri de gazetecilik oldu. Yeni çıkan her teknolojinin gazeteciliği etkileyeceği hatta yok edeceğine dair endişeler her daim olmuştur. Şu an yapay zekâ için duyulan endişeler bir dönem radyo ve televizyon için de duyuluyordu. Özellikle yapay zekânın kaynak ve tasarruf bakımından kolaylık sağladığı ve haber yazma, başlık bulma gibi temel gazetecilik fonksiyonlarını üstlendiğini görüyoruz. İletişim teknolojilerindeki gelişmelere bakıldığında iletişim araçlarının değişime uğradığını söyleyebiliriz ancak kökten değiştiren ve tahrip eden bir özelliğinin olduğunu söyleyemeyiz” dedi.

    “İyi gazeteciler her daim var olacak”

    Yapay zekâ ile yapılmış bir haberin editöryel süreçten geçmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz,  “Bu gibi teknolojiler, kötü niyetli kişiler tarafından kullanılırsa, dezenformasyonun artmasına neden olabilir. Sahte haberler, hakaret ve asılsız söylemler üretebilir. O zaman da bu tarz haberlerden kim sorumlu olacak? Etik çerçeveden nasıl değerlendirilecek? Böyle bir gerçeklikten söz ediyoruz. Yapay zekâ ile yapılmış bir haberin mutlaka editöryel bir süreçten geçmesi, kontrol edilmesi gerekmektedir. Öğrencilerime her daim üç tavsiyede bulundum. Öncelikle hangi çağ olursa olsun belirli bir entelektüel seviyeye sahip olunması gerekiyor. Haber faktörlerini bilip iyi bir Türkçe ’ye sahip olmak ve haberin yazımından, Photoshop gibi işlemlere dek hâkim olunması gerekiyor. Çağ değişse de iyi gazetecilik yapan gazetecileri, ortadan kaldıramayacak” dedi.

    “Yapay Zekâ, pek çok farklı alanda kullanılabilir”

    Gazetecilik mesleği için yapay zekâda uzmanlaşmanın altını çizen Prof. Dr. Aybars Uğur, “Gazetecilik mesleğinin diğer pek çok meslekte olduğu gibi özellikle Üretken Yapay Zekâdaki gelişmelerden etkileneceğini düşünüyorum. Üretken Yapay Zekâ, orijinal içerik üretebilen yapay zekâdır. ChatGPT, Gemini, Stable Diffusion, Midjourney, DALL-E gibi, verilen komutu veya soruyu işleyerek istenen özelliklere sahip görüntü, yazı ve video üretebilen yapay zekâ uygulamaları hızlı içerik üretimi, bilgi araştırma, dil çevirisi gibi işlemleri yaptığı için önümüzdeki zamanlarda gazetecilik mesleğini derinden etkileyeceğini söyleyebilirim. 2017 yılından itibaren ivmelenmeye başlayan Üretken Yapay Zekâ uygulamalarının öneminin artıp, pek çok alanda kullanılabileceği öngörülmektedir. Günümüzde yapay zekanın gerçek dünyadan elde edilip kullanılan veriler nedeniyle yanlı ya da önyargılı kararlar üretebilmesi sorunu gerçek dünyada yaygın kullanılabilmesinin en önemli sorunudur. Hukuksal sorunlar ve belirsizlikler konusunda daha atılması gereken adımlar vardır. Üretken Yapay Zekâ ile yazı, görüntü, video, ses, kodlama ve yazılım üretebilme yapay zekâ araçlarının yapabildikleri arasındadır” dedi.

    Yapay Zekânın hemen hemen tüm alanlarda kullanılmaya ve yaygınlaşmaya başladığını ifade eden Prof. Dr. Uğur, “Tıp, savunma sanayi, finans, bankacılık, tarım ve eğitim gibi birçok kritik alanda büyük dönüşümlerin yaşanması olasıdır. Örnek olarak kişiselleştirilmiş tıp veya eğitim olanakları yaygınlaştırılabilecek, iş hayatında ve enerji alanında da verimlilik artırılabilecek, daha ileri özellikler içeren akıllı şehirler oluşturulabilecek, ulaşımda kazaların sayısı ve olumsuz etkileri azaltılabilecektir. Mimaride, görsel tasarımlar hızlı ve kaliteli bir şekilde yapılabilecek, istenen özelliklere göre video üretebilen uygulamalar sayesinde film endüstrisinde de dönüşümler yaşanabilecektir. Bununla birlikte, dünyada ve yapay zekâ alanındaki olumlu veya olumsuz durum ve olaylara bağlı olarak beklenmeyen daha farklı gelişmeler de ortaya çıkabilir” dedi.

    “Yapay Zekâ sayesinde sektördeki rekabet artacak”

    Prof. Dr. Uğur, “Yapay Zekâ bir süredir kod üretebilir hale gelmiştir. Bu durum verimliliği artırdığı gibi otomasyonu da beraberinde getirdiğinden, özellikle farklı alanlardaki insanların kodlama öğrenme zorunluluğunu önemli ölçüde ortadan kaldırabilecektir. Ancak yapay zekâ, her alanda olduğu gibi kodlamada da ciddi hatalar yapabilmektedir. Yazılım geliştirmede test ve hata ayıklama süreci bilindiği gibi kritik bir öneme sahiptir. Kısa ve orta vadede yazılım geliştiricilerin sayısının azalabileceğini, yazılım üretebilen araçları iyi tanıyıp yönetebilen, hatalarını hızlı bir şekilde bularak düzeltebilen günümüzden daha farklı ve ileri niteliklere sahip yazılım geliştiricilerin yetişmesi gerekeceğini düşünmekteyim. Üretilen kodları uç alanlara ve özel gereksinimlere göre de düzenleyebilen yazılım geliştiricilere ihtiyaç duyulabilecektir. Yapay Zekâ ile yazılım geliştirme süreçlerinin hızlandırılması, daha büyük ve ileri yazılımlar yapılabilmesini de sağlayabilecek, sektördeki rekabeti de farklı bir boyuta taşıyabilecektir” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı