Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

https://letsrelaxspa.today/

Etiket: Gerçek

  • 14. Nesil Excalibur G911 Gaming Laptop’un Sağladığı 9 Yeni Teknoloji

    14. Nesil Excalibur G911 Gaming Laptop’un Sağladığı 9 Yeni Teknoloji

    Oyun bilgisayarları, son dönemde hızlı bir gelişim gösterdi. Oyun ve performans bilgisayarı Excalibur, yenilenen 14. Nesil işlemcisi ve NVIDIA RTX 4090 ekran kartıyla, oyunseverlere ve profesyonellere yepyeni bir deneyim sunuyor.

    NVIDIA’nın DLSS 3.5, Işın İzleme, Path Tracing teknolojileri ve çok daha fazlasına sahip olan Excalibur G911, gerçek hayatın dokusunu bilgisayar ekranına taşıyor. Türkiye’nin teknoloji markası Casper, maksimum performans ve verimlilik sağlayan 14. Nesil Excalibur G911’in kullanıcılara sağladığı 9 yeniliği paylaşıyor.

    Son yıllarda oyun bilgisayarları, teknolojideki hızlı ilerlemelerle büyük bir dönüşüm yaşadı. Bu dönüşüm, hem donanım hem de yazılım alanlarında gerçekleşen yeniliklerle şekilleniyor. En yüksek performansa ve hıza sahip olmak isteyen oyun tutkunları ve profesyoneller için özel olarak tasarlanan Excalibur G911, yenilenen Intel’in 14. Nesil i9 işlemcisi, NVIDIA’nın RTX 4090 serisi ve 240 Hz yenileme hızıyla hiç olmadığı kadar derin ve etkileyici bir deneyim sunuyor. Geliştirdiği yeniliklerle dikkat çeken Excalibur G911, NVIDIA’nın DLSS 3.5, Işın İzleme, Path Tracing teknolojileri ve çok daha fazlasını barındırıyor. Excalibur G911, yenilenen gelişmiş özellikleriyle oyun tutkunlarına ve profesyonellere, daha gerçekçi, akıcı ve rekabetçi bir oyun performansı sunuyor. Türkiye’nin teknoloji markası Casper, maksimum performans ve verimlilik sağlayan 14. Nesil Excalibur G911’in kullanıcılara sağladığı 9 yeniliği paylaşıyor.

    1. 14.Nesil Intel® Raptor Lake HX Refresh İşlemciler: 13. Nesildeki H işlemcilere göre daha yüksek TDP değerine sahip HX işlemciler, performans ve verimlilik çekirdeklerinin maksimum verim optimizasyonu ile en etkili CPU performansını hedefliyor. Bu sayede yüksek performans ve güç isteyen programların kullanımında gözle görülür bir performans artışı sağlanabiliyor.

    2. Dünyanın En Güçlü Ekran Kartı NVIDIA GeForce RTX 4090: NVIDIA ADA LoveLace Mimarisi ile geliştirilen RTX 4090 ekran kartı, yenilenen yapay zeka destekli DLSS 3 fonksiyonları ile desteklenerek, yüksek FPS ve yüksek grafik performansı ile eşsiz bir grafik gücü sağlıyor. Bu sayede iki kata kadar performans ve enerji tasarrufu sağlıyor.

    3. 240 Hz’e Artırılmış Yenileme Hızı: Yenilenen Excalibur G911, sağladığı 240 Hz yenileme hızı ile en zorlu oyunlarda dahi yüksek FPS değerlerine ulaşabiliyor. Yüksek yenileme hızı ile oyunlarda daha akıcı hareketler ve daha hızlı tepkiler verilmesini sağlayan Excalibur G911, bu sayede oyuncuların rekabetçi ortamlarda avantaj elde etmelerini sağlıyor. Özellikle hızlı tempolu oyunlarda, düşmanların hızlıca tespit edilmesi ve tepki verilmesi gerektiğinde 240 Hz yenileme hızı büyük bir fark yaratıyor.

    4. DLSS 3.5 ile Yapay Zeka Temelli Işın Oluşturma: DLSS 3.5 ile birlikte gelen Işın Oluşturma özelliği, oyunlarda kullanılan gürültü giderici algoritmaları yapay zeka temelli, tek bir algoritmayla değiştiriyor. Bu sayede hem ışın izleme kalitesi iyileşiyor hem de oyun performansı 4-5 kata kadar artıyor. Elle ayarlanan gürültü gidericilere göre daha iyi sonuçlar sağlayan bu özellik, oyun deneyimini optimize ederek akıcı ve gerçekçi görüntülere olanak sağlıyor.

    5. Işın İzleme ile Gerçekçi Yansıma ve Gölgeler: Oyunlarda fotorealistik grafikler elde etmek için kullanılan ışın izleme, ışığın oyun dünyasındaki hareketleri sonucu ortaya çıkan efektleri, gerçeğe çok daha yakın bir şekilde oluşturulan sanal ışınlar ile izleyerek hesaplıyor. Yani ışık ve ışık kaynaklı efektler simüle edilerek, ortaya standart uygulamalara kıyasla çok daha gerçekçi gölgeler, çok daha gerçekçi yansımalar ve çok daha gerçekçi bir aydınlatma (global aydınlatma, çevresel perdeleme) çıkıyor.

    6. Detaylı Görüntüler Oluşturan Path Tracing Teknolojisi: İsmini simüle edilen ışınların, oyun dünyasında izledikleri patikaların takip edilmesinden alan Path Tracing, ışın izlemeden farklı olarak oyunun tamamını ışın izlemeyle görüntüleyebiliyor. Işığın bir yüzeye çarpması durumunda yansımasını veya kırılmasını simüle eden Path Tracing, sahnedeki gölgelerin, yansımaların ve ışık kaynaklarının oluşturulmasına olanak sağlıyor. Bu sayede oyun tutkunları, daha gerçekçi ve daha detaylı görüntüler deneyimleyebiliyor.

    7. Yapay Zeka Destekli DYNAMIC BOOST 2.0: Yeni yapay zeka destekli Dynamic Boost 2.0, güçlü performans artışı için gerekli gücü GPU, GPU bellek ve CPU arasında otomatik olarak iletiyor. İçerinde bulunan yapay zeka ağları, gücü her kare için ayrı ayrı yönetiyor. Bu sayede Excalibur G911, oyun sırasında ya da içerik oluştururken en yüksek performans için sürekli optimize ediliyor.

    8. Düşük Enerji Tüketimi Sağlayan Mux Switch: Yenilenen Excalibur G911’de Mux Switch teknolojisi sayesinde, yüksek grafik veya oyun performansı istenildiğinde harici RTX ekran kartı kullanılabiliyor. Böylece ekran kartına ihtiyaç duyulmadığı zamanlarda, işlemcinin içerisinde bulunan dahili ekran kartından destek alınabiliyor. RTX ekran kartı ile işlemci grafik kartı arasında hızlıca geçiş yapılmasını sağlayan bu teknoloji sayesinde kullanıcılar minimum enerji tüketimiyle, maksimum performans elde ediyor.

    9. Profesyonellere Yaratıcılık Sağlayan NVIDIA Studio: Yaratıcı profesyonellerin ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlanmış bir platform olan NVIDIA Studio, yaratıcı iş akışlarında kullanılan popüler uygulamalarla entegre çalışan, yüksek performanslı donanım ve optimize edilmiş sürücüler sunuyor. Gerçek zamanlı 3D renderlama, video düzenleme, renk düzeltme gibi yaratıcı işlemlerde kullanılabilen NVIDIA Studio, yüksek kaliteli görüntü ve video işleme yetenekleri sunuyor. Bu sayede yaratıcı profesyoneller, iş akışlarını daha verimli ve hızlı bir şekilde tamamlayabiliyor.

    Oyun tutkunları için benzersiz bir deneyim sunması için yenilenen 14. Nesil Excalibur G911 modeline casper linkinden ulaşan kullanıcılar, binlerce konfigürasyon arasından istenilen özelliklere göre farklı opsiyonları, ücretsiz ömür boyu fan bakımına da sahip olarak bir araya getirebiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung Neo QLED 8K TV su altında yüksek çözünürlüklü film üretiminin yeni dönemine öncülük ediyor

    Samsung Neo QLED 8K TV su altında yüksek çözünürlüklü film üretiminin yeni dönemine öncülük ediyor

    8K teknolojisi film endüstrisinde yaygınlaşırken, Samsung’un Neo QLED 8K TV’leri, görüntü iyileştirme özellikleriyle tüketicilere sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor.

    “Avatar: Suyun Yolu” filminin 8K çözünürlüklü su altı çekimlerine imza atan su altı görüntü yönetmeni Pawel Achtel, Samsung Neo QLED 8K televizyonların video ve film dünyasındaki öncü yönünü değerlendirdi ve “Neo QLED 8K ekranda, izleyiciler okyanusun derinliklerindeki etkileyici renk doğruluğunu ve en detaylı sahnelerin tüm nüanslarıyla yansıtılışını görebiliyor. Neo QLED 8K, 8K ekosisteminin hayata geçmesinde hayati rol oynuyor. Yalnızca istisnai netlikte içeriği göstermekle kalmıyor, aynı zamanda daha düşük çözünürlüğe sahip görüntüleri de neredeyse 8K kalitesine yükseltiyor. Böylece en yüksek kalibrede, sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor” dedi 

    Video ve film dünyası, mümkün olanın sınırlarını zorlayan teknolojilerle sürekli olarak gelişmeye devam ediyor. Bu teknolojilerin en yenisi ise daha önce hayal dahi edilemeyen yeni bir ayrıntı ve netlik seviyesi sunan 8K çözünürlüklü video teknolojisi. 8K sayesinde film ve video sanatçıları, suyun üzerinde ve altında etkileyici doğruluk ve gerçekçilikle görüntü alabiliyor ve TV izleyicilerine gerçek anlamda sürükleyici bir izleme deneyimi yaşatabiliyor. 

    Samsung, Pawel Achtel ile su altı sinematografisinin detaylarına derin bir dalış yaparak Samsung’un Neo QLED 8K serisinin hem film üreticileri hem de ev izleyicileri açısından izleme deneyimini nasıl değiştirdiğini konuştu. 35 yılı aşkın kariyeri ve Ekvator’dan Antarktika’ya 5 binden fazla dalışla su altı sinematografisinin dünyaca ünlü duayenlerinden biri olan Achtel; National Geographic, BBC ve Discovery gibi sektör öncüsü yayıncılarla çalışıyor. Achtel’in dalış deneyimi sinematografik işlerine de yansıyor. Çalışmaları, su altı yaşamına dair özgün bir perspektif sunarken aynı zamanda Achtel’in ileri seviye sinematografik ekipmanların tasarımı ve üretimindeki uzmanlığını da ortaya koyuyor. Achtel Avatar: Suyun Yolu filminin su altı sekanslarının 8K çözünürlüklü görüntü çekimlerinde de görev almış bir sinemacı.

    Söyleşide, 8K çözünürlüğün özellikle su altı gibi zorlayıcı bir ortamda film ve video üretimine getirdiği yeniliklerden bahseden Pawel Achtel, Samsung Neo QLED 8K TV’nin 8K AI Upscaling Pro ve AI Motion Enhancer Pro gibi özellikleriyle, içeriklerin hem üretimi hem de izlenmesinde görsel hikaye anlatımına sunduğu katkılara dikkat çekti. Achtel, “CES 2024’te Neo QLED 8K TV’nin ileri seviye özelliklerine tanıklık ettikten sonra, bu özelliklerin gerçekçiliği ve sürükleyiciliği bir adım ileriye taşıdığını rahatlıkla söyleyebilirim. 8K teknolojisinin gerçek gücü, yapım ve görüntüleme teknolojilerini kusursuz bir biçimde bir araya getirmesinde ve içeriğin üretimi ile tüketimi arasında kurduğu yeni bağda kendini gösteriyor. Neo QLED 8K, istisnai netlikte içeriği göstermekle kalmıyor, aynı zamanda daha düşük çözünürlüğe sahip görüntüleri de neredeyse 8K kalitesine yükseltiyor. Böylece en yüksek kalibrede, sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor” diye konuştu. Pawel Achtel ile yapılan söyleşinin tamamı aşağıda yer alıyor. 

    8K teknolojisi su altı film çekimlerini nasıl dönüştürüyor?

    Su altı sinematografisi gibi görselliğin büyük öneme sahip olduğu alanlarda, Samsung’un Neo QLED 8K ürünü öne çıkıyor. İzleyiciye sahnenin içindeymiş gibi bir duygu yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda film üreticilerinin su altı görüntülerinin niteliğini değerlendirebilmesi için de büyük önem arz ediyor. Okyanus akıntıları ve ışığın kırılması gibi değişkenlere bağlı olarak su altında gerçek 8K kalitesinde çekim yapmak zor olabiliyor. Achtel bununla ilgili olarak “yine de tüm koşullar elverişli olduğunda nefes kesici sonuçlar elde ediyorsunuz,” yorumunu yapıyor. 

    Deniz altı lensleri gibi ileri teknolojiler bu tarz çekimlerin yapılabilmesine yardımcı olurken, yüksek çözünürlüğü ve netliğiyle bilinen Neo QLED 8K, Achtel gibi film üreticilerinin su altı sahnelerini en ufak detaya kadar inceleyebilmelerine olanak veriyor. Bu yakından inceleme olanağı, çekim sonrasında keskinliğin ve görüntü kalitesinin diğer unsurlarının iyileştirilmesine yardımcı olarak, su altı görüntülemedeki zorluklarının üstesinden gelinmesini sağlıyor.

    Achtel, “Su altı dünyası gizemlerle dolu ve film üreticileri bu dünyayı en ince detaylarıyla, başka bir biçimde göremeyecekleri haliyle izleyicilere göstermek gibi önemli bir fırsata sahip. Bu da bu planları ilgi çekici ve büyüleyici yapan şey; çünkü bu görüntüler yabancısı olduğumuz bir ortamı en çarpıcı detaylarıyla gözler önüne seriyorlar” diyor. Samsung, yeni NQ8 AI Gen3 işlemciye sahip, evde gerçek sinema deneyimi vadeden Neo QLED 8K ürününü CES 2024’te tanıttığında büyük yankı uyandırdı. Ürünün özelliklerini etkileyici bulduğunu söyleyen Achtel, bu televizyonu “dönüştürücü bir ilerleme” olarak nitelendiriyor. 

    Seçili Neo QLED 8K modellerinde bulunan 8K AI Upscaling Pro ve AI Motion Enhancer Pro gibi özellikleri övgüye değer bulan ve Samsung’un olağanüstü görsellik konusunda gösterdiği çabanın altını çizen Achtel, şöyle ekliyor: “CES 2024’te ileri seviye özelliklere tanıklık ettikten sonra, bu özelliklerin gerçekçiliği ve sürükleyiciliği bir adım ileriye taşıdığını rahatlıkla söyleyebilirim.” 

    Ancak duayen su altı görüntü yönetmenine göre 8K teknolojisinin gerçek gücü, yapım ve görüntüleme teknolojilerini kusursuz bir biçimde bir araya getirmesinde ve içeriğin üretimi ile tüketimi arasında kurduğu yeni bağda kendini gösteriyor.

    8K ev sinemasının derinliklerinde bir gezinti

    8K film üretim ekipmanlarının gelişimi ve yaygınlaşması devam ederken, 8K çözünürlüğün ortaya koyduğu potansiyeli tam anlamıyla benimseyen içerikler de çoğalıyor. 8K teknolojisinin sunduğu benzersiz gerçekçilik ve büyüleyici görüntü, bu teknolojiyi özellikle güçlü bir görsel etki gerektiren içerikler için vazgeçilmez bir hikâye anlatımı aracı haline getiriyor. Örneğin, su altı görüntülerine bakıldığında, görüntülerin daha ağır bir tempoda aktığı görülür. İzleyiciye, alışkın olmadıkları su altı dünyasını daha iyi anlayabilmeleri ve tüm detayları fark edebilmeleri için zaman tanınır. 

    Achtel’e göre, Neo QLED 8K ekranda, izleyiciler okyanusun derinliklerindeki “etkileyici renk doğruluğunu” ve “en detaylı sahnelerin tüm nüanslarıyla yansıtılışını” görebiliyor. Sakinlik veren su altı mavisinden balık ve mercan resiflerinin canlı ve parlak renk tonlarına kadar su altında 8K görüntülerin bu denli çarpıcı olmasının nedenini ise en canlı renklerin ve desenlerin çeşitliliğiyle açıklıyor. Bu bağlamda, Neo QLED 8K sayesinde elde edilen faydalar, içeriğin de ötesine geçmeyi başarıyor. Achtel, bunu şöyle açıklıyor: “İzleme tarafında Neo QLED 8K, 8K ekosisteminin hayata geçmesinde hayati rol oynuyor. Yalnızca istisnai netlikte içeriği göstermekle kalmıyor, aynı zamanda daha düşük çözünürlüğe sahip görüntüleri de neredeyse 8K kalitesine yükseltiyor. Böylece en yüksek kalibrede, sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor.”

    Neo QLED 8K, sayısı artırılan sinir ağları ve en son teknoloji yapay zeka yükseltme özellikleriyle, esasında 8K ile çekilmemiş içeriklerde dahi izleme deneyimini iyileştiriyor. İleri seviye görüntü kalitesinin daha geniş ekran boyutlarıyla birleşmesi de evde izleme deneyiminde yeni olasılıkların kapısını aralıyor ve geleneksel dev ekranda izleme deneyimleriyle rekabet edebilir sonuçlar ortaya koyuyor. 

    Görsel hikâye anlatımının durmaksızın evrim geçirdiği günümüzde, bir televizyonun 8K dışı içerikleri işleyebilme kabiliyetinin iyileştirilmesi, aslında ciddi faydalar sağlarken aynı zamanda film üreticilerini de daha yüksek kaliteli içerikleri arama yönünde teşvik ediyor. Achtel bunu şöyle değerlendiriyor: “Sonuç olarak, gelişmiş görsel deneyim ve sürükleyici görüntü özelliklerine sahip bir cihaza sahip olmak benim gibi görüntü yönetmenlerinin elini, seyirciyi büyüleyen ve derinden etkileyen içerikleri üretme ve değerlendirme konusunda güçlendiriyor.” 

    8K teknolojisinin su altı görüntü çekimlerinde ve evde eğlence deneyiminde oynadığı bu rol, hikâye anlatımını ileriye taşıyarak dünyanın her yerindeki izleyicilerin evde izleme deneyimini zenginleştirmeye yönelik dönüştürücü bir potansiyel taşıdığını gösteriyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Amazon Web Services (AWS) Akıllı üretim, döngüsel ekonomiyi beş şekilde mümkün kılıyor

    Amazon Web Services (AWS) Akıllı üretim, döngüsel ekonomiyi beş şekilde mümkün kılıyor

    Amazon Web Services (AWS) Endüstriyel IoT ve Edge Genel Müdürü Michael MacKenzie’ye göre, artık hepimizin bildiği gibi, sürdürülebilirlik sorunlarına tek başına çözüm getiren sihirli bir teknolojiye sahip değiliz. Ancak, çeşitli şekillerde ve farklı yerlerde hedeflerimize ulaşmamıza önemli katkılar sağlayabilecek teknolojiler de mevcut.

    Nesnelerin İnterneti (IoT) olarak adlandırılan kavram da bu teknoloji veya teknoloji gruplarından biri. Aslında bu kavram artık bu tür sistemlerin gerçekte neler yapabileceğini kapsama konusunda yetersiz kalıyor. Veri toplamak ve paylaşmaktan çok daha fazlasını yapabilen hibrit uçlu, buluta bağlı mimarilerden oluşan yeni bir paradigmaya doğru hızla ilerliyoruz. IoT’nin geleceği, üretimin her unsuruna yönelik yeni izleme, analiz ve gerçek zamanlı kontrol seviyeleri sağlayan dijital modelleri içeriyor. Ayrıca, donanımlara karmaşık görüntü analizi yapabilen makine öğrenimi yeteneklerini entegre ederken değişikliklerin sadece kayıt altına alınmasıyla kalmayıp, onlara yanıt verme yeteneğini de içinde barındırıyor.

     Bu teknolojiler, bir ürünün yaşam döngüsü boyunca tedarik zincirlerinden üretime ve ürünlerin üretim hattından çıktıktan sonraki sürecine kadar tüm aşamalarda farklı bir çalışma biçimini mümkün kılıyor. Bu süreçte, sürdürülebilirliğin en önemli kavramlarından birini geleceğe yönelik bir vizyondan, uygulanabilir bir gerçekliğe dönüştürüyor. Bu şekilde yeni IoT teknolojileri, sonunda döngüsel ekonominin şekillenmesine olanak tanıyor.

    MacKenzie, nasıl şirketlerin Teknolojiden Sorumlu Başkanları “biraz BT’ye ihtiyacımız var” demiyorsa, AWS müşterilerinin de kendilerine “biraz IoT’ye ihtiyacımız var” demediğinin altını çiziyor. Müşteriler, bazı iş sonuçları belirleyip, bu sonuçlara ulaşmak için iş süreçlerini izleme, kontrol etme ve optimize etme açısından bu teknolojilerden nasıl faydalanabileceklerini değerlendiriyorlar. MacKenzie’ye göre ekonomiyi döngüsel bir hale getirmeyi ciddiye alırsak, modern, bulut tabanlı mimariler bu konuya birçok açıdan katkı sağlayabilir. Bunlar arasında ürünlerin ve bileşenlerinin yaşam döngüsünün uzatılması, geri dönüşüm ve yenileme yoluyla kullanımda tutulması ve enerji verimliliğinin, döngüsel üretimin tamamen yenilenebilir enerjiyle sağlandığı seviyeye kadar artırılması yer alıyor. Michael MacKenzie, buluta bağlı bir şekilde çalışan yeni paradigmanın, döngüsel ekonomiyi beş önemli şekilde nasıl mümkün kıldığını anlatıyor. 

    Üretimin değiştirilemez kabul edilen yöntemlerini sorgulamak 

    Üretim sürecinde dogma haline gelmiş çok fazla kavram var. Bunlar üreticinin kâr marjını koruması açısından önemli görülen taşınmaz prensipler ve nadiren sorgulanan ilkelerden oluşuyor. Örneğin, geleneksel üretim ilkeleri, ekipmanı kapatma riskine nadiren değdiğini söylüyor. Bu ilke, özellikle de tam hızda çalıştırıldığında işlerin daha sağlam ve verimli olduğunu savunarak ekipmanların çalıştırılmasını sürdürmeye teşvik ediyor. Güvenilirliğe dair endişeler üretimin çalışma şeklini kısıtlıyor, çünkü her şey makinelerin çalışır durumda tutularak süreçlerin devam etmesi etrafında optimize ediliyor. Bu durum, çok fazla enerji kullanılmasına sebep olmanın yanı sıra birçok inovasyon potansiyelinin de yolunu kesiyor. 

    Bulut bağlantılı üretim, oyunu iki önemli şekilde değiştiriyor. Birincisi, değerli verilerin dijital olarak üretilmesini, saklanmasını ve analiz edilmesini sağlayarak güvenilirlik sorunları etrafındaki gizemi ortadan kaldırıyor. Bulut bağlantısı, hangi sistemin neden hata verdiğini gösterebiliyor ve tüm operasyonu sorunu önleyecek şekilde çalıştırmak yerine, sorunun kaynağını önceden tahmin ederek bu doğrultuda bakım yapılmasına olanak sağlayan içgörüler sunuyor. Karar verme teknolojisini fabrikanın içine yerleştiren ve böylece verileri sadece buluta yüklemek yerine hızla yanıt verilebilmesini sağlayan Hybrid Edge (Hibrit Uç) sayesinde son yıllarda sorunlara karşı hızlı çözüm üretimi büyük ölçüde artış gösterdi. İkincisi, buluta bağlı üretim, bir ekipman parçası için optimum hızın ve optimum çalışma zamanının tam olarak ne olduğunu belirlemek için makine öğrenimi modellerine eskisinden daha ayrıntılı veriler sağlanabilmesine imkan tanıyor. AWS IoT SiteWise ve AWS IoT SiteWise Edge, veri odaklı öngörüler oluşturmak ve bunları sürükle-bırak tarzı kodsuz panolar ve akıllı uygulamalar aracılığıyla sunmak için geniş bir çözüm ortağı ekibiyle birlikte çalışıyor. Böylece içgörüleri üreticiler için daha erişilebilir ve daha eyleme dönüştürülebilir hale getiriyor.

    Bu tür uygulamalar aracılığıyla toplanan veriler, üreticilerin fabrikaların dijital ikiz olarak bilinen ayrıntılı dijital temsillerini oluşturmalarını sağlıyor. AWS IoT TwinMaker gibi çözümlerle oluşturulan bu araçlar, üreticilerin üretimin her yönünü gerçek zamanlı olarak izlemesine, denetlemesine ve optimize etmesine olanak tanıyor. Ayrıca, gerçek hayatta üretim, kâr veya kalitenin nasıl etkileneceği endişesi olmadan farklı süreçlerle denemeler yapmalarını ve sonuçları analiz etmelerini mümkün kılıyor. Böylece inovasyonun yolunu açan kilit bir rol oynuyor. 

    Üreticiler akıllı üretim teknolojisini bu şekilde uygulamaya başladıklarında makinelerin çalışma saati azaldığı için enerji verimliliği ve bakım ihtiyaçları açısından anında maliyet optimizasyonu avantajı elde ediyorlar. Bu teknoloji, uyumluluk, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma ve bir operasyonun enerji kullanımını azaltma açısından büyük avantajları beraberinde getiriyor. İnovasyonun önündeki maliyetli engeller ortadan kalktığından, geri kazanılmış ve geri dönüştürülmüş bileşenlerin daha fazla kullanılmasını sağlayan daha döngüsel üretim süreçlerini test etmenin ve ölçeklendirmenin yolu açılıyor.

    İşin kimya tarafına daha yakından bakmak 

    Üretim sürecinde gerekli kalite ve dayanıklılığı sağlamak için kanıtlanmış birçok sabit formülden faydalanılıyor. Bu formüller genellikle yüksek saflık düzeyine sahip bakir malzemelerin kullanılması ve bu malzemelerden nemin uzaklaştırılması için yüksek ısı uygulanması üzerine kuruluyor.   Bu formüller işe yaradıkları için kullanılsa da geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanım kapsamını ve enerji verimliliğini artırmayı kısıtlıyorlar. Ayrıca, belirli bir sonuca ulaşmanın bir yolunu sunmaları, bu sonucu elde etmenin tek yolu oldukları anlamına da gelmiyor. 

    Sensörler ve bulut bağlantısı kullanılarak, üretim sürecinde gerçekleşen kimyanın derinliklerine inebiliyoruz. Bu sayede, gerçekte neler olduğunu anlayabiliyor ve her aşamada neyin gerçekten gerekli olduğunu belirleyebiliyoruz.  Akıllı üretimi çimento endüstrisine uyguladığımızda, üreticilerin klinkerin (çimentonun önemli bir bileşeni) az veya fazla pişmesini önlemek için ısı uygulamalarında gereken en uygun süreyi belirlemelerine yardımcı olduk. Dijital ikizleri kullanarak, aşağı doğru akma sürecinin düzgün çalışmasını sağlamak için gerçekte ne kadar nemin giderilmesi gerektiğini belirleyebildik. Sonuç olarak, çimento üretiminde enerji kullanımını ve çevresel ayak izini önemli ölçüde azaltmayı başardık.

    Döngüsel ekonomiye doğru ilerlerken, bulut bağlantılı kuruluşlar tarafından kullanılan malzemelerin kimyasına daha yakından bakarak çok daha fazla şey başarabiliriz. Farklı kaynaklardan gelen, geçmişte kullandıklarımızdan biraz farklı malzemeler kullanmanın etkisini analiz edebiliriz. Bu farklı malzemelerin sürecin başlangıcından itibaren nasıl davrandığını izlemek için sensörlerden faydalanabilir ve gerekli düzenlemeleri yapmak için Edge teknolojisini kullanabiliriz. Üretimdeki çalışmalarımızın çoğu, kuruluşların daha yüksek oranda geri dönüştürülmüş malzemelerle denemeler yapmalarına yardımcı olmayı içeriyor. Hedefimiz, geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanılmasına doğru olan bu geçişi elimizden geldiğince teşvik ederken, randımanı, kaliteyi ve operasyonel verimliliği korumak. Ortaya çıkan ürünün dayanıklılığı ve kalitesi hakkında bilgi sahibi olmamız ve daha döngüsel bir ekonomi yoluyla ürettiklerimizin, ihtiyaç duyduğumuz uzun yaşam döngüsüne sahip olmalarını sağlamamız gerekiyor.

    Giderek çeşitlenen tedarik zincirlerini takip etmek

    Bulut verilerinden dijital ikizler oluşturmak, fabrikalardaki süreçlerin optimize edilmesinde ve yeni malzemelerin kullanımıyla ilgili denemeler yapılmasında büyük bir role sahip. Ayrıca tedarik zincirlerinin geliştirilmesinde de oynayacağı büyük bir rol var. Otomotiv sektörü bu alanda öncülük ediyor çünkü İsveç’teki Northvolt Ett gibi gigafabrikalar aracılığıyla Elektrikli Araç (EV) bataryalarının geri dönüşümüne döngüsel bir yaklaşım getiriyor. Şirketler, tüm tedarik zincirlerinin gerçek zamanlı dijital ikizlerini kullanıyorlar. Böylece malzemelerin nereden geldiğini, her aşamadaki sevkiyat sürelerinin ne olduğunu, nerede kıtlık riskine maruz kaldıklarını ve hangi yedek planı uygulayabileceklerini anlayabiliyorlar. Bu o kadar ayrıntılı bir süreç oluyor ki kamyonlardaki ve tanklardaki sensörlerle doluluk seviyelerini dahi takip edebiliyorlar. Dijital ikizler, alternatif tedarik kaynaklarını belirlemeye, farklı senaryoları test etmeye ve kuruluşlara geçmişte olduğundan daha çeşitli tedarik zincirlerini içeren döngüsel bir yaklaşıma geçmek için ihtiyaç duydukları ileri görüş ve güveni sağlamaya yardımcı oluyor. 

    Ürünlerin devam eden yaşam döngüsünü izlemek

    Ürünlerin yaşam döngüsü boyunca süren performansını izlemek ve bunu kesin üretim koşullarına bağlayabilmek, otomotiv endüstrisinin öncülük ettiği bir başka alanı oluşturuyor. Bir EV bataryasında çok fazla değer bulunduğundan, otomobil üreticilerinin bir bataryanın nasıl performans gösterdiğini izlemeleri büyük önem taşıyor. Bir grup bataryanın performansının aynı şekilde düzenli olarak düştüğünü tespit ederlerse, sorunun kaynağını bulmak için o bataryaların hangi koşullarda üretildiğine bakabiliyor ve inceleme sonrasında bataryaları geri toplamaları mı yoksa güncellemeleri mi gerektiğini belirleyebiliyorlar. Bu, müşteri memnuniyeti ve sadakati açısından önemli olmanın yanı sıra döngüsel ekonomi bağlamında da önem taşıyor. 

    Bir bataryanın yaşam döngüsü, geri toplandığında sona ermiyor. Toplanan bataryalar geri dönüştürülerek tedarik zincirine yeniden eklenecek bir kaynak haline getiriliyorlar ve bu noktada bataryanın içinde neler olup bittiğini anlamak çok önemli hale geliyor. Sensör verileri ve izlenebilirlik sayesinde bataryaların tam olarak ne sebeple geri toplandıklarını öğrenebiliyoruz. Bu da bataryanın döngüsel ekonominin bir parçası olarak geri dönüştürülmesi için hızlı bir kısayol sağlıyor.

    Elbette döngüsellik, geri dönüştürülen malzemelerin sadece onları ilk seferde kullanan kuruluşlar tarafından yeniden kullanılmaları anlamına gelmiyor. Tüketici elektroniği sektöründe bulut içgörüleri, üreticilerin çiplerin ve diğer öğelerin ne kadar süre dayandığına bağlı olarak iş modelleri oluşturmalarına ve süreleri bittikten sonra da onlardan nasıl değer elde edebileceklerini belirlemelerine olanak tanıyor. Bir kuruluşun kendisi bileşenleri yeniden kullanmadığında bile, bulut verileri başkalarının bunları kullanabilmesi için zemin hazırlıyor. 

    Ayrıca döngüsellik, bir ürünün yaşam döngüsünü uzatmak için mutlaka geri toplanmasını da gerektirmiyor. Asansörler bunun harika bir örneği. Asansör kabinlerini çok sık geri toplamak zorunda kalmak yerine performanslarından ve güvenliklerinden ödün vermeyecek şekilde çalışır durumda tutmak istersiniz. Kapı sıkışmaları gibi arızaları tahmin etmek ve önlemek için sensörler ve modelleme kullanan ve proaktif olarak servis ekipleri gönderen Kone, bu teknolojiden faydalanan asansör şirketlerinden bir tanesi.  

    Ölçeklenebilirlik yoluyla önemli bir değişiklik sağlamak

    Döngüsel bir ekonomi inşa edeceksek, üretimin veya tedarik zincirinin birkaç aykırı alanında inovasyon yapmak nihai olarak yeterli değil. Şirketlerin, büyümeyi sağlamak için kaynak kullanma şekillerini değiştirmek istiyorsak ölçeklenebilirliğe ihtiyacımız var. Bu ölçeklenebilirliği mümkün kılmak, IoT’nin sağlayacağı en büyük katkı olabilir. 

    Panolar ve dijital ikizler, kuruluşların farklı ortamlardan öğrendiklerine dayanarak performansı optimize etmelerine ve bunu gerçek zamanlı olarak uzaktan yapmalarına imkan tanıyor. Bir süreci diğeriyle karşılaştırabiliyor, sorunları giderip ardından çözümleri otomatik olarak birden fazla fabrikaya dağıtabiliyorsunuz. Hibrit Uç teknolojileri, fabrika otomasyonuna ve robotiklere bağlanabilmeleri sayesinde alarmlara ve durum değişikliklerine anında yanıt verebiliyor, böylece verimlilik ve optimizasyon açısından büyük kazanımlar elde etmenizi sağlıyorlar. Tüm bunlar, döngüsel ekonomiye yönelik atılan adımların bir yerde doğrulanmasının ardından diğer yerlerde de hızlı bir şekilde uygulanabilecekleri anlamına geliyor. Modern, bulut tabanlı mimariler, döngüsel ekonomi ilkelerine dayalı olarak tasarlanmış tek bir üretken gigafabrikanın fabrikalar zinciri haline gelmesini sağlayan ölçek ekonomilerini geliştiriyor.

    IoT, kaynakları büyümeye dönüştürme konusunda mümkün olanın ne olduğuna dair bakış açımızı hızla değiştiriyor. Ayrıca, zihniyet değişikliğinin hızla gerçekliğe dönüşmesini de sağlıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Inveo Yatırım Holding Yatırımlarıyla Birlikte Sürdürülebilir Olarak Değer Kazanmaya Devam Ediyor

    Inveo Yatırım Holding Yatırımlarıyla Birlikte Sürdürülebilir Olarak Değer Kazanmaya Devam Ediyor

    Inveo Yatırım Holding ve 4 önemli yatırımı Gedik Yatırım, Misyon Bank, Inveo Portföy ve Inveo Ventures, ana faaliyet alanları olan sermaye piyasaları, bankacılık, teknoloji girişimciliği alanlarında, ekosistemlerine ve paydaşlarına değer katmaya ve sürdürülebilir olarak büyümeye devam etti.

     

    Yeni nesil değer yatırımcısı Inveo Yatırım Holding ve 4 önemli yatırımı Gedik Yatırım, Misyon Bank ve Inveo Portföy, Inveo Ventures’ın 2023 yılındaki performansını değerlendirmek ve 2024 yılına dair planlamaları ve hedeflerini paylaşmak amacıyla Investor Day (Yatırımcı Günü) düzenlendi. Inveo Yatırım Holding CEO’su Onur Topaç, Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar, Misyon Bank Genel Müdürü Dr. Önder Halisdemir, Inveo Portföy Genel Müdürü Kubilay Özalp ve Inveo Ventures Genel Müdürü Haluk Nişli tarafından şirketlere dair sunumların gerçekleştirildiği ve etkileşimli olarak tüm katılımcıların sorularının cevaplandığı Investor Day buluşması, 7 Mart 2024 Perşembe günü Delta Hotels by Marriot İstanbul Levent’te gerçekleşti. 

     

    Inveo Yatırım Holding tarafından ilk defa gerçekleştirilen ve periyodik olarak düzenlenmesi planlanan Investor Day’e, yönettiği toplam portföy büyüklüğü 1,8 trilyon TL’yi aşan, toplam 12 portföy yönetim şirketinden üst düzey yönetici ve portföy yöneticileri, toplam 5 yatırım kuruluşundan araştırma bölümü üst düzey yöneticileri ve analisti banka temsilcisi, sektör ve Inveo ekosistem temsilcileri katıldı.

     

    Toplam yatırım tutarı 117,2 milyon dolar

    Inveo Yatırım Holding, hızlı ve dinamik büyümesini 2023 yılında da sürdürdü. Holdingin aktif büyüklüğü geçen yıla oranla %8 artışla 7,7 milyar TL’ye çıktı. Şirketin net dönem karı %45 artışla 1,1 milyar TL’ye yükseldi.

     

    Gerçekleştirdiği yatırımlar ve yatırım yaptığı şirketlere kattığı değerle piyasa değerini 2028 itibarıyla 1,7 milyar ABD Doları seviyesine taşımayı hedefleyen Inveo Yatırım Holding, doğru zaman, doğru değer yatırım stratejisi ile bugüne kadar 16 doğrudan, 135 dolaylı olmak üzere 151 yatırıma imza attı. Inveo’nun 2023 sonu itibarıyla toplam yatırımı 117,2 milyon dolara ulaştı. 

     

    Inveo Yatırım Holding CEO’su Onur Topaç açılış konuşmasını gerçekleştirdi ve Inveo Yatırım Holding ile ilgili gerçekleştirdiği sunumda Inveo ekosistemini, Holding’e ve seçilen şirketlere dair 2023 yılı performanslarını değerlendirerek, 2024 yılı planlamaları ve hedeflerine ilişkin detaylı bilgiler verdi. Topaç; “Inveo Yatırım Holding olarak sermaye piyasaları, bankacılık, teknoloji girişimciliği alanlarındaki yatırımlarımızı çeşitlendirmeye ve paydaşlarımızla sinerjik çalışarak bir bütün olarak büyümeye devam ediyoruz. Yaptığımız çalışmaların karşılığını, finansal yatırımlarımızın kazandığı değerle alıyoruz. 2023 yılında da bu başarılı grafik devam etti. Tüm finansal yatırımlarımız yılda 3,3 milyar TL net değer artışına ulaşırken, değer artış oranı da %49 olarak gerçekleşti” diye konuştu. Topaç, 2024 yılında Inveo Yatırım Holding bünyesinde sadeleşme planı uygulayacaklarını, sadeleşme planındaki ana amaçlarının; “organizasyonel ve operasyonel verimliliği artırmak ve etkin kaynak yönetimi” olduğunu dile getirdi. Plan çerçevesinde, ekosistem bünyesindeki ‘Teknoloji Girişimciliği Yatırımlarının’ 2024’ten itibaren Inveo Ventures bünyesinde toplanacağını belirten Topaç; Inveo bünyesinde yeni yatırım alanlarına ilişkin araştırmaların devam edeceğini açıkladı.

     

    Gedik Yatırım’ın stratejik hamleleri hızlandı

    Inveo Yatırım Holding’in amiral gemisi Gedik Yatırım, sektörde farklılaşmaya yönelik stratejik hamlelerini 2023 yılında da devam ettirdi. Şirket, sermaye piyasalarının en önemli gelişim alanı olan insan kaynakları alanında yaptığı atılımlarla son 5 yılda çalışan sayısını %65 oranında artırırken, işveren markası olma yönündeki her yıl gelişen stratejileri ile 3 yıl üst üste Great Place to Work – Türkiye En İyi İşverenler listesinde yer alan tek yatırım kuruluşu oldu. Şirket, %45’e ulaşan kadın çalışan sayısı oranını ve kadın yönetici sayısını artırmayı hedeflerken, 2023 yılında ülkemizde ilk defa verilen Kadınlar için En İyi İşverenler Listesi’ne girerek bir ilki daha başardı. Sektörün ilk Private şube yapılanmasını hızla büyüten Gedik Yatırım’ın Private Şube sayısı 4’e ulaştı, 2024’te yeni şubeler açılarak büyümenin devam etmesi planlanıyor. Teknoloji alanında sektörde akla gelen ilk marka olma hedefinde olan şirket, Teknopark’ta kurduğu teknoloji şirketi aracılığıyla sermaye piyasalarına ürün ihraç etmeyi ve yeni konumlandırdığı yapay zekâ bölümü ile bu alanda hayata geçirdiği ürün ve hizmetleri süreçlerine dahil etmeyi hedefliyor. Sektörde öncü işler yapmayı sürdüren Gedik Yatırım, 2022’de Voleybol Milli Takımları, 2023 yılında da Fenerbahçe Futbol A Takımı ana sponsoru oldu. Voleybol Milli Takımlar sponsorluğunun 2. yılında Filenin Sultanları tarihinde ilk defa 2 şampiyonluk elde ederken, dünya ülkeler sıralamasında 1. sıraya yükseldi. Şirket 2024 ve sonrasında da spor sponsorluklarını çeşitlendirmeye, #BuHisseOrtakOl mottosuyla gençler ve kadınlar başta olmak üzere yatırım ürünlerini geniş kitlelere ulaştırmaya devam edecek. 

     

    Sermaye piyasalarının her alanında lider olmak vizyonuyla yol aldıklarını belirten Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar, “Yüksek nitelikteki çalışanlarımızla en ileri teknolojileri kullanarak yatırımcının her ihtiyacına yönelik ürün ve hizmet sunuyor, ülkemizde tasarrufların gelişimi için insanları bilinçlendirmeyi görev kabul ediyoruz” dedi. Gedik Yatırım’ın toplam yatırımcı sayısını 2023 yılında %16 artışla 241 bine çıkardığını vurgulayan Akpınar, şirketin özkaynakları %31 artışla 2,6 milyar TL’ye, dönem net karının %1.117 artışla 767 milyon TL’ye yükseldiğini açıkladı. 32 ilde 57 şube ile konsolide olarak Türkiye’nin en geniş şube ağına ve en çok çalışana sahip yatırım kuruluşu olduklarını belirten Akpınar, çalışan sayısını %14 artışla 659 kişiye çıkardıklarını söyledi. Finansal yatırımlarını çeşitlendiren Gedik Yatırım, 2020-2023 döneminde yeni yatırımlara toplam 196 milyon TL kaynak ayırdı. Akpınar, 2024 yılına da hızlı bir giriş yaptıklarını belirterek, bu yıl çalışan sayısını artırarak ve yeni Private şubeler açarak iş gücünü büyütmeyi ve yatırımcılara sundukları hizmet kalitesini yükseltmeyi amaçladıklarını söyledi. Gedik Yatırım’ın bağlı ortaklığı Marbaş Menkul Değerler’in halka arzı için yapılan başvurunun SPK onayında olduğunu belirten Akpınar, 2024 yılı içinde halka arzı gerçekleştirmeyi planladıklarını açıkladı. Gedik Yatırım’ın kripto varlık alanına gireceğini söyleyen Akpınar, “Ichain Yatırım Holding’i devralarak, Türkiye’de faaliyet gösterecek bir kripto varlık borsa yatırımı yapmayı ve yatırımcılara sunulan ürün portföyüne kripto varlıkları eklemeyi planladıklarını dile getirdi.

     

    2024, Misyon Bank’ın birçok ilki gerçekleştireceği hasat yılı olacak

    Inveo Yatırım Holding, Türkiye’de yatırım bankacılığı kapasitesini geliştirmek ve kapsayıcılık odaklarıyla 2023 yılında Misyon Yatırım Bankası’nı kurdu. ‘Yeni ekonominin öncüsü ve bölgemizin özel sermayeli lider yatırım bankası olmak’ vizyonuyla faaliyete başlayan Misyon Yatırım Bankası, ‘kapsayıcılık’ niteliğiyle “Platform, Servis ve Saklama Bankacılığı” ürün ve hizmetlerini tek çatı altında topluyor. 

     

    2023 yılının ikinci yarısında faaliyete geçen Misyon Bank’ın teknoloji, insan ve süreç odağında hazırlıklarını ve altyapı geliştirmelerini tamamladığını belirten Misyon Bank Genel Müdürü Dr. Önder Halisdemir, kurumlarla rekabet etmeyen, sermaye piyasalarını ve paydaşlarını ‘as a service’ hizmetlerle tamamlayan kapsayıcı bir finansal hizmetler platformu olarak konumlandıklarını ifade ettiği konuşmasında, “Sermaye piyasalarımızda sürdürülebilir büyüme ancak gerçek yatırım bankacılığı hizmetlerinin eşlikçiliği ile mümkün olacaktır. Biz de Misyon Bank olarak, sermaye piyasası aktörü olan tüm paydaşlarımız için saklama hizmetlerini gelişmiş raporlama ve ileri düzey teknoloji ile uçtan uca, tam entegre hizmetler bütünü olarak kurguladık. Saklama Bankacılığı, Türkiye’de ilk kez Misyon Bank ile karşılığını bulacak. Saklama ekosistemimiz yalnızca menkul kıymetleri değil; dijital ve kripto varlıkları da kapsayacak. Sermaye piyasalarımızın tüm teknolojik gereksinimlerinde ihtisaslaşmak üzere Ocak ayında Misyon Finansal Teknolojiler A.Ş., ‘misyon.tech’ ismiyle Bankamızın %100 iştiraki olarak kuruldu. Teknolojik altyapımız tOrk ise mikro servis ve Cloud native uyumlu en son teknolojileri içeren mimarisiyle sermaye piyasası aktörleri, fintekler ve bankacılık sektörü paydaşlarının ihtiyaçlarını karşılayacak, güçleri için ‘tork’ olacak. Misyon Bank; sunacağı çok katmanlı hizmetlerle sermaye piyasaları ve bankacılık arasında köprü, Türkiye ile bölgesini buluşturan platform olmaya hazırlanmaktadır.” ifadelerini kullandı.

     

    Inveo Portföy’den kazandıran fonlar

    2023 yılında Portföy Yönetim sektörünün (AuM) hacminin Türk Lirası endeksli yüzde 97, dolar endeksli yüzde 25 büyüme gösterdiğini belirten Inveo Portföy Genel Müdürü Kubilay Özalp, Inveo Portföy’ün, 1991 yılından bu yana yatırım fonları ve 2008 yılından itibaren ise portföy yönetim alanındaki bilgi, deneyim ve uzmanlığıyla sektöründe banka dışı kurumlar sıralamasında ilk sıraya yükselmek vizyonuyla çalışmaya devam ettiğini söyledi. Özalp, Inveo Portföy’ün toplam portföy büyüklüğünün 2023 yılında yüzde 107 artışla 11,9 milyar TL’ye, yatırımcı sayısının ise 27,4 bin artışla 63 bine yükseldiğini açıkladı. 

     

    Portföylerini her yatırımcıya uygun bir yatırım fonu bakış açısıyla çeşitlendirmeye devam ettiklerini belirten Özalp; “2023 yılında ilk para piyasası fonumuz IRY Inveo Portföy Para Piyasası Fonu’nu kurduk. Geçen yıl fon ailemize eklediğimiz, tek bir fon ile birden çok faizsiz ürüne yatırım imkanı sunan ilk katılım fonumuz Çoklu Varlık Katılım Fonunun, Haziran-Aralık döneminde getirisi yüzde 83,5 oldu. Ayrıca Altın Fonu ve Fon Sepeti Emeklilik Yatırım Fonu gibi kategorilerinde lider konumda bulunan fonlara sahibiz. Bu yıl içerisinde ihraç ettiğimiz oyun ve yazılım sektöründeki Girişim Sermayesi Yatırım Fonumuz, Avrupa ve dünyanın hub’ı haline gelen Türkiye’nin büyümekte olan sektörü üzerine kuruldu ve kısa sürede 1 milyar TL’ye ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Piyasayı, trendleri ve mevzuattaki değişiklikleri takip ederek, uygun ürün çeşitlendirmesi yapmayı, bu sayede müşterilerimize değer yaratarak memnuniyetlerini yukarı çekmeyi hedefleyeceğiz” diye konuştu.

     

    Inveo Portföy, büyüme planları doğrultusunda 2024 yılında mobil uygulaması da dahil olmak üzere kanal çeşitliliğine yönelik atılımlarıyla işlerini ölçekleyerek etkinliğini önemli ölçüde artıracak ve çok daha geniş yatırımcı kitlelerine hitap edecektir. 

     

    Inveo Ventures’tan yapay zekaya yatırım

    Türkiye’nin parlayan, inovatif ve yeni nesil teknolojilerini oluşturan girişimlere odaklanan Inveo Ventures Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, ekosistemi sürekli destekliyor, ortağı ve sahibi olduğu fonlar aracılığıyla doğrudan ve direkt yatırımlar gerçekleştirmeye devam ediyor. Kurulduğu Nisan 2022’den bu yana, girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ve fonlarından oluşan 3 farklı yapı aracılığıyla 14 farklı yatırıma 2 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştiren Inveo Ventures’ın portföy değeri 550 milyon TL seviyelerine ulaştı. Şirket, 2024 yılını 20 yeni yatırımla kapatmayı hedefliyor.

     

    Inveo Ventures Genel Müdürü Haluk Nişli, “Yatırımlarımızı gerçekleştirirken ‘sektör bağımsız’ hareket ediyor, değerlendirmelerimizi gerçekleştirirken uluslararası pazarlarda yıkıcı etki potansiyeli taşıyan, metriklerinde büyüme gösteren ve gösterme potansiyeli olan girişimlere yöneliyoruz. ‘Trendi takip eden değil, trendi oluşturan öncülerden olma’ mottomuz doğrultusunda, 2022 yılının ikinci çeyrek döneminden itibaren ‘yapay zekâ’ tabanlı girişimlere yatırım yapmaya başladık. Bu doğrultuda 2022 ve 2023 yılı itibarıyla 3’ü doğrudan, 4’ü dolaylı olmak üzere toplam 7 adet yapay zekâ tabanlı girişime yatırım gerçekleştirdik. 2024 yılında da yapay zekâ yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk Telekom ve Huawei’den yerli ekosistemi kapsayan yenilikçi uygulamalar

    Türk Telekom ve Huawei’den yerli ekosistemi kapsayan yenilikçi uygulamalar

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, teknoloji alanındaki bilgi birikimini spordan sağlığa, endüstriden tarıma kadar hayatın her alanına aktaran yenilikçi çalışmalar gerçekleştiriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın katılımıyla, GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde düzenlenen etkinlikte yenilikçi uygulamalara dair iş birliklerini açıklayan Türk Telekom ve Huawei, Türk Telekom’un kültür ve sanat alanındaki dijitalleşme vizyonu çerçevesinde, teknoloji ile kültür sanatı harmanladığı Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği denemeyi duyurdu. 

    Türk Telekom ve Huawei, Türk Telekom’un girişim hızlandırma programı PİLOT mezunlarından yerli girişim NaraXR ile gerçekleştirdiği ve dünyada ilk olan 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatro uygulaması GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde gösterildi. Ayrıca farklı lokasyonlar arasında Türkiye’nin ilk 3 boyutlu 5G sanal görüşme denemesi de yerli teknoloji şirketi Scalar Vision ile gerçek zamanlı olarak yapıldı.

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, yenilikçi çalışmalarıyla sağlıktan eğitime, endüstriden tarıma, spordan kültür sanata hayatın her alanında değer yaratan projeler geliştiriyor. Türkiye’ye en ileri teknolojileri sunmak hedefiyle yatırımlarını sürdürürken dünyanın önde gelen şirketleriyle iş birliklerini de devam ettiren Türk Telekom, Huawei ile gerçekleştirdiği öncü çalışmalarını Barcelona’da düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde tanıttı. 

    İş birliği kapsamında, Türk Telekom’un girişim hızlandırma programı PİLOT mezunlarından NaraXR’ın desteğiyle, 5G ile sanatın evrenselleşmesini sağlayacak uygulamalarından, Türk Telekom’un teknoloji ile kültür sanatı harmanladığı Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen dünyanın ilk 5G Haptic Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu denemesi Huawei standında dünyaya tanıtıldı. Denemede farklı lokasyonlarda bulunan gerçek kukla oynatıcılarının yönettiği Unesco Kültür Mirası Karagöz Kukla Tiyatrosu, 5G Haptic Eldiven ile Atatürk Kültür Merkezi’nde bulunan seyircilere canlı olarak VR, AR ve web ortamında sunuldu. Ayrıca farklı lokasyonlar arasında Türkiye’nin ilk 3 boyutlu 5G sanal görüşme denemesi de yerli teknoloji şirketi Scalar Vision ile gerçek zamanlı olarak yapıldı.

    “Teknoloji birikimimizle kültürel değerlerimizi dünyaya tanıtıyoruz”

    Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, yaptığı açıklamada, “Türkiye’de dijital dönüşümün öncü kurumu olarak, iştiraklerimiz ve mühendislerimizle, tüm çalışmalarımızı milli sorumluluk bilinciyle gerçekleştiriyoruz. Bu motivasyonla çıktığımız yolda teknolojiyi insanın iyiliği ve faydası için üreten, geliştiren ve sektöre değer katan dünyanın sayılı operatörlerinden biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Spor, sağlık, tarım gibi birçok farklı sektörde uyguladığımız 5G denemelerimiz ile ülkemizi geleceğe bağlayan pek çok proje ve çalışmanın öncüsüyüz. Kırdığımız 5G hız rekorlarının yanı sıra ülkemizin ilk akıllı fabrika uygulaması, ilk özel endüstriyel mobil şebeke, ilk canlı 5G maç yayını, 5G destekli ilk çevrim içi uzaktan ameliyat ve tarımda ilk akıllı traktör kullanımı gibi çok sayıda yenilikçi projeye imza attık.

    Dünyanın önde gelen teknoloji firmaları ve platformları ile olan ortaklıklarımız sayesinde Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı yapma vizyonuna katkı sunmaya devam ediyoruz. Son dönemde akıllı teknolojiler geliştirmekle kalmadık, küresel oyuncularla birlikte yaptığımız çalışmalar ve başarıyla sonuçlanan testlerimizle, pek çok ilki sadece Türkiye’de değil, dünyada da gerçekleştiren operatör olarak teknoloji alanındaki liderliğimizi sürdürdük. Huawei ve PİLOT mezunumuz NaraXR ile gerçekleştirdiğimiz deneme projemiz Unesco Kültür Mirası Karagöz Kukla Tiyatrosu performansının 5G destekli Haptic Eldiven ve XR teknolojileri kullanarak mekan bağımsız ve canlı olarak sergilenebilmesini ve izlenebilmesini sağlıyor. Denemelerini teknoloji ile kültür sanatı harmanladığımız Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz, dünyada bir ilk niteliği taşıyan çalışmada, yeni nesil teknolojileri kültür sanat alanına da uyguladık. Ayrıca kullanıcıların gerçek dünyadan sanal dünyaya veya sanal dünyadan gerçek dünyaya hızlı bir şekilde geçiş yapmalarına olanak tanıyacak şekilde tasarlanmış 3 boyutlu görüşme teknolojileri ile bireyler arasındaki fiziksel mesafeleri en aza indiren çözümlerin gelişimine katkı sağlıyoruz” diye konuştu. 

    Huawei Turkiye CEO’su Kaya Shi, yaptığı açıklamada, “Türk Telekom ile birlikte, Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkıda bulunmaktan ve 5G teknolojisinin sunduğu potansiyeli keşfetmekten gurur duyuyoruz. Türk Telekom ile iş birliğimizi 5G teknolojilerinin kullanım senaryoları özelinde artırmış bulunmaktayız. 5G’nin sunduğu imkanları kullanarak, kültür sanat alanında da yenilikçi uygulamalara imza atmaya devam ediyoruz. Türk Telekom ile birlikte gerçekleştirdiğimiz dünyanın ilk 5G Haptic Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu denemesi, teknolojiyle sanatın evrenselleşmesine nasıl katkıda bulunabileceğimizin en güzel örneklerinden biridir. Bu deneme ile Unesco Kültür Mirası Karagöz Kukla Tiyatrosu’nu 5G ve XR teknolojileri kullanarak mekan bağımsız ve canlı olarak dünyanın her köşesine taşıyabiliyoruz.

    5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme süresi gibi özellikler, her alanda sınırları zorlamamızı ve yeni deneyimler sunmamızı sağlıyor. Bu iş birliği ile sadece Türkiye’de değil, global ölçekte de kültür sanatın dijitalleşmesine öncülük etmiş olacağız. Türk Telekom, Türkiye yolculuğumuzun başından bu yana stratejik iş ortağımız oldu. Huawei Türkiye ailesi adına, bize duydukları güven için kendilerine en içten teşekkürlerimi iletiyorum. Turk Telekom ile birlikte Türkiye için değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sahte haberlerle başa çıkmanın yolları

    Sahte haberlerle başa çıkmanın yolları

    İnternetle ilgili en iyi şeylerden biri, geniş bir bilgi deposu olmasıdır. Aradığınız bilgi birkaç tıklama uzağınızda olabilir. Bilgiye sınırsız erişim olanağı beraberinde zorlukları da getiriyor. Dijital güvenlik şirketi ESET bilgi çağında sahte ya da yanıltıcı haberlerle nasıl baş edilebileceği konusunda öneriler paylaştı.  

      

    Günümüz bilgi çağında o kadar çok bilgi bombardımanına tutuluyoruz ki uydurma, manipüle edilmiş veya başka bir şekilde yanlış ve yanıltıcı olan içeriği etkili bir şekilde tanımlamak ve filtrelemek giderek daha göz korkutucu bir görev haline geliyor.  İnternette karşılaştığınız hiçbir şeyi olduğu gibi etmemeniz gerektiğini söylemek sıradan hale geldi; buna rastgele makaleler, sosyal medya paylaşımları ve kendini “uzman” ilan edenlerin yorumları da dahil. Yapay zeka destekli sahte ses, görüntü ve video klipler dezenformasyon kampanyalarını kolayca güçlendirebildiğinden, deepfake içerikleri de işin içine kattığınızda sular daha da bulanıyor.

     

    Sahte bilgiler birçok şekilde ve yerde yayılabilir

    Makaleler ve raporlar: Haberleri nereden aldığınıza bağlı olarak, bazı insanlar öznel gerçekleri (daha taraflı medya) veya yanlış bilgi yayan kötü niyetli aktörler tarafından kurulan gerçek sahte siteleri tercih eder.

    Sosyal Medya: Burada dezenformasyon, sahte haber siteleri gibi çeşitli kaynaklardan paylaşılan makaleler, sahte haberleri yayan yorumcular veya söz konusu yanlış bilgileri içermek için oluşturulan sayfalar ya da gruplar şeklinde yayılabilir. Yalanlarıyla daha inandırıcı olmak için politikacılar veya bilim insanları gibi toplumun etkili üyeleri gibi davranan kullanıcılar da ilgi çekicidir.

    Forumlar ve yorum bölümleri: Sosyal medyada olduğu gibi, her şey makale linklerini paylaşmak, sahte bilgileri öne çıkaran başlıklar oluşturmak veya aynı şeyi yapan gönderiler yapmakla ilgilidir. 4chan gibi çevrimiçi topluluklarda yayılan kutuplaştırıcı yorumlar, gerçek dünyadaki aşırıcılığın itici gücü olabilir.

    Videolar ve görüntüler: Video veya görüntü içeriği paylaşmak için kullanılan herhangi bir platform, sahte raporlar, kötü niyetli olay özetleri,  değiştirilmiş görüntüler ve önyargılı belgeseller şeklinde sahte bilgileri yaymak için kullanılabileceği gibi, içeriklerini yaymak için toplumsal kutuplaşmadan yararlanan çevrimiçi kişilikler aracılığıyla da kullanılabilir.

     

    İnternette dezenformasyon veya sahte haberlerle nasıl başa çıkılır?

    İnternette gördüklerimiz ve okuduklarımız üzerinde düşünmek, sahte haberlerin etkisine karşı koymanın en iyi yöntemidir. Ne yazık ki eleştirel düşünme okullarda genellikle iyi öğretilmiyor ancak bunun evde kendi kendine öğrenilemeyeceği anlamına da gelmiyor. Peki gerçek bir hikaye ile uydurma bir hikayeyi tam olarak nasıl ayırt edebilirsiniz? 

    • Öncelikle, durun ve karşılaştığınız bilgiler hakkında düşünün. Sırf bir videoda beyaz önlük giyiyor diye bir “doktorun” bir aşının ya da tedavinin etkileri hakkında söylediklerine körü körüne inanmak yanlıştır, zira internette herkes doktorculuk oynayabilir. Aynı şekilde, bu yıl gerçekten üç gözlü bir bebek doğmuş olsaydı bunun nasıl bir mucize olacağını düşünün.
    • İkinci olarak, karşılaştığınız her şeyi inceleyin ve doğrulayın. Sosyal medya sıklıkla uydurma askerlik belgeleri, seçim sonuçlarının hileli olarak adlandırılması, film sahnelerinin gerçek olaylar gibi yeniden düzenlenmesi, tüm aşıların ölüme neden olduğunun söylenmesi gibi sahtekarlık ve aldatmacaları yaymak için kullanılır. Buna karşı koymanın en iyi yolu, tarafsız haber sitelerini kontrol etmek ve aldatmacaları ortaya çıkaran araştırma sayfalarını takip etmektir.
    • Üçüncü olarak, her veri parçasını bir perspektife oturtun. Bir önceki maddede sunulanlar gibi çeşitli meşru kaynakları kullanarak okuyun ve kendi fikrinizi oluşturun. Çeşitli bakış açılarını damıtarak kritik konularda kendi pozisyonlarınızı oluşturabilir ve internetin gücüyle ilginç bulduğunuz bir şeyi daha iyi anlamaya çalışabilirsiniz.
    • Sakin olun ve açıkça önyargılı bir görüş nedeniyle kışkırtılmamaya çalışın. Tartışmalar hararetlenebilirken tıpkı sıradan zorbalar gibi, çevrimiçi troller de provokasyondan beslenir. Onların deyimiyle “yemi yutarak” konumlarını meşrulaştırmaya izin vermeyin.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı