Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Gıda

  • Almanya, Türkiye ile organik ürünlerde ticaretini geliştirmek istiyor

    Almanya, Türkiye ile organik ürünlerde ticaretini geliştirmek istiyor

    100 yılı aşkın bir süredir devam eden Türk Alman ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi ve yeni işbirliği fırsatlarının yaratılması amacıyla Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçiliği ve Ege İhracatçı Birlikleri ortaklığında Gıda Konulu Alman-Türk Ekonomi Günü etkinliği düzenlendi.

    Etkinliğin ardından Türk ve Alman firmaların katılımları ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi.

    AB’nin en büyük alıcısı Almanya, Türkiye ile organik ürünlerde ticareti geliştirmeye ilgi duyuyor

    Avrupa’da Türk gıdalarına büyük talep olduğunu dikkat çeken Almanya Federal Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Ralf Schröer, “Türkiye tarım üretiminde güçlü bir Pazar. Özellikle, meyve ve sebzede. 2024 yılında sebzede yüzde 5.6, meyvede yüzde 3.4 büyüme bekleniyor. Organik ürünler AB pazarı için çok önemli. Türkiye ile ihracatımızda un, fındık, ayçiçek yağı öne çıkıyor. Ancak Ege Bölgesinde üretilen gıda ürünlerine yönelmek istiyoruz. AB’nin en büyük alıcısı Almanya, Türkiye ile organik ürünlerde ticareti geliştirmeye ilgi duyuyor. Sadece gıda üretimi değil, gıda işleme, lojistik alanlarında da tedarik zincirinin tüm aşamalarında işbirliğimizi geliştirmek istiyoruz. Türk gıda pazarı yeni fırsatlar yaratıyor. Glütensiz gıdalar ve şekersiz ürünlere Almanya’dan büyük talep var. Türkiye glütensiz gıdalar ve şekersiz ürünlerde önemli bir pazar. Almanya’da yeni bir uygulama başlatıldı. 250 metrekareden büyük olan işletmelere menülerinde glutensiz gıda sunma zorunluluğu getirildi. Bu Türkiye için bir fırsat olabilir.” dedi.

    Türkiye ile Almanya arasındaki dış ticaret hacmi 50 milyar dolar seviyesinde

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Birliğimiz 12 farklı sektör ve 7 bin 500‘ün üzerinde üyemizle 215 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren dinamik ve her geçen gün gelişen büyüyen bir birliktir.   Türkiye, 2023 yılında yüzde 2,8 artışla 35 milyar dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, Ege İhracatçı Birlikleri yüzde 8,8 artışla 7,3 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 20’sini tek başına gerçekleştirerek Türkiye şampiyonu oldu. Dünyanın tarım ambarı Ege Bölgesi olarak 2023 yılında da liderliğimizi koruduk. 2024 yılında da bu olumlu eğilim devam ediyor. Önümüzdeki süreçte yüksek teknoloji yatırımlar ve sürdürülebilirlik vizyonuyla Türkiye’de 10 milyar dolarlık tarım ihracatına ulaşacağımızı öngörüyoruz. Türkiye, 2023 yılında 255 milyar 800 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Avrupa’nın ekonomik motoru Almanya’ya 21 milyar 79 milyon dolarlık ihracat yaptık.” dedi.  

    Başkan Eskinazi, “Türkiye, 2023 yılında Almanya’dan 28,6 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Türkiye ile Almanya arasındaki dış ticaret hacmi 50 milyar dolar seviyesinde. Almanya’da gıda kalemlerinde ülkenin kendine yetme oranlarına baktığımızda; Almanya’da ihtiyaç duyulan meyvenin sadece %13’ü, balık/deniz ürünlerinin %27’si, bitkisel yağların %28’i, sebzelerin %38’i Almanya’da üretilirken, şekerin %153’ü, patatesin %148’i, peynirin %126’sı Almanya’da üretiliyor. Almanya’ya yıllık 2 milyar dolarlık gıda ihracatımız var. Bu rakamın gerçek potansiyelimizi yansıttığını düşünmüyorum. İki ülke arasındaki potansiyelin daha fazla olduğunu biliyor ve adımlarımızı bu çerçevede atıyoruz. Almanya’nın Nürnberg şehrinde düzenlenen BioFach Fuarı’na çeyrek asırdır Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştiriyoruz.” Diye konuştu.

    Jak Eskinazi, “Almanya’ya 2023 yılında gıda ihracatımızda yaş meyve sebze sektöründe yüzde 43,2’lik, zeytin ve zeytinyağı sektöründe yüzde 24’lük, hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamullerinde yüzde 21’lik, su ürünleri ve hayvancılık mamullerinde yüzde 17’lik, kuru meyve ve mamullerinde yüzde 9’luk, meyve sebze mamullerinde yüzde 8’lik, fındık ve mamulleri yüzde 2’lik artış sağladık. 2024’ün ilk dört ayında ise Türkiye’nin Almanya ile ticaretinde gerileme yaşandı. Almanya’ya yüzde 5 azalışla 6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Gıda ihracatımız yüzde 10 artışla 748 milyon dolar oldu. Özellikle İzmir sektörel çeşitliliğin ve zenginliğin zirvede olduğu bir şehir. Kuru meyve, mamul, zeytin-zeytinyağı, su ürünleri, baharat, tütün, odundışı orman ürünlerinde, organik üretimde dünyada güçlü bir oyuncuyuz.” dedi.

    İzmir’de kurulan Ulusal Tohum Gen Bankası dünyadaki ilk gen bankalarından biri

    Başkan Eskinazi, “Türkiye’nin en önemli tohum bankası Ulusal Tohum Gen Bankası Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinde 1964 yılında tarım kenti ve ihracat kenti İzmir’de kurulmuştur. Bu gen bankası dünyadaki ilk gen bankalarından biri olma niteliğini de taşıyor. Ulusal Tohum Gen Bankasında 3 bin 339 türe ait 55 binden fazla tohum örneği günümüz ve gelecekteki bitkisel araştırmaların kullanımına hazır bir şekilde kaybolmadan saklanmaktadır. Tarımda lider bir bölge olan İzmir’e her geçen sene Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na hizmet eden yeni yatırımlar yapılıyor. Paydaşı olduğumuz Avrupa ve Türkiye’nin en büyük modern sera ve tarımsal sanayi kümelenmesi Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, aynı zamanda Bayındır’da kurulan Tarıma Dayalı İhtisas Çiçekçilik Organize Sanayi Bölgesi önemli bir potansiyeli ortaya çıkaracak.” Diye konuştu.

    Avrupa Birliği’nin en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında 7’inci sıradayız

    Eskinazi, “Bergama’da kurulan Tarıma Dayalı İhtisas Süt Organize Sanayi Bölgesi, tohum fide tıbbi aromatik bitkilerle ilgili Kınık’ta kurulan Bitkisel Üretim Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi bütün dünyada gıdayla ilgili endişelerin arttığı bu dönemde, ülkemiz için büyük bir avantajımız. Türkiye’nin organik ürün ihracatının yüzde 75’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Yıllık 3 milyon tona yakın organik ürün ithal eden Avrupa Birliği’nin en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında 7’inci sıradayız, hedefimiz bu listede ilk üçe girmek. Türk organik sektörü Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine uyum sağlamış bir sektör. Türkiye’nin organik sektöründe yaklaşık 35 yıllık bir deneyimi var. Bu yüzden Türk organik ihracatçıları olarak, Avrupa’nın bir numaralı tedarikçisi olmaya talibiz.” dedi.

    Biz organik tarıma Alman disipliniyle başladık

    Ege İhracatçı Birlikleri Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, “Organik tarım ihracatımızı her geçen gün artırıyoruz. En önemli konu gıda güvenliğinin sağlandığı ticaret zincirinin oluşturulmasıdır. Biz organik tarıma Alman disipliniyle başladık. Alman kontrol firmalarının disipliniyle başladık. Bizim Almanya ile işbirliğimizin başarılı olmasının temeli buradan geliyor. Almanya Tarım Bakanı Cem Özdemir, pandemi sonrasında Almanya ve Avrupa Birliği organik üretimi yüzde 30 artırma kararı aldığını net bir şekilde dünya kamuoyuna iletti. Bu karar ülkenin dinamiklerinin kökten değişmesidir. Bizim de önceliğimiz topraklarımızı koruyarak, sağlıklı gıda üretiminde sürdürülebilirliği sağlamak olacak.” dedi.  

    Avrupa’nın ve dünyanın sağlıklı ürün tedarikçisi olmaktan gurur duyuyoruz

    Başkan Işık, “Organik tarım; sürdürülebilirliğin tarladan rafa kadar izlenebilirliğin ve gıda güvenliğinin sağlandığı tarım şeklidir. Ülkemizde bütün paydaşlarımızla çok önemli çalışmalar yürütüyoruz. Avrupa’nın ve dünyanın sağlıklı ürün tedarikçisi olmaktan gurur duyuyoruz. Bunu uluslararası sertifikalarla devam ettireceğiz. Sürdürülebilirlikte koordinatör birliğiz. Organik tarımın başlangıcı Ege Bölgesi ve İzmir’dir. Ege Bölgesi organiğin merkezidir. Türkiye’nin kapsamlı bir organik altyapısı var. Çiftçilere eğitimler veriyoruz. Kooperatifçilik için denetleme mekanizmaları oluşturulmalı. AB’de bağımsız yüzlerce danışmanlık firmaları var. Bizde bunu firmalar üstlenmiş durumda. Bunun organize edilmesi gerek. Kuru meyveler Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlıklı ürünler kategorisine alındı. EİB olarak biz Türkiye’de tarımın dinamiğiyiz, merkeziyiz. Organik tarım bizim için büyük bir adanmışlık, 35 yıllık geçmişimiz var.” diye konuştu.  

    Yeni sistemde Organik Tarım Bilgi Sistemi üzerinden kontrol raporları girildikten sonra dijital sertifikalar basılacak

    Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı, Ekolojik Tarım Dairesi Başkanı Dr. Başak Egesel, “Türkiye’nin yurtdışında ilk ticaret odası Almanya’da kurulmuş. Almanya ile bağlarımız çok kuvvetli. Organik ürünler her geçen yıl daha önemseniyor. Ticaretimizde Almanya ilk sırada yer alıyor. Son dönemde dünyada gıda, iklim krizi, su, enerji konuları çok kıymetli hale geldi. Türkiye’de üretim planlaması yapıyoruz. Profesyonel şekilde tarımı yönetiyoruz. Organik tarım bizim için öncelikli. Avrupa Yeşil Mutabakatı sürecinde ülkemizin ciddi tedbirleri var. Tarım ve Orman Bakanlığımızın hedefi; planlı üretim, üretimin sürdürülebilirliği, verimlilikle birlikte kalitenin artırılması, diğer ülkelerin isteklerini göz önünde bulundurarak ülkemizdeki gıda arz güvenliğini sağlamak, boş tarım arazilerinin değerlendirilmesi, atık yönetimi. Yeni bir destekleme modeli geliştirdik. Kalkınma planları ve stratejik planlarımızın hepsi Avrupa Yeşil Mutabakatı süreci dikkate alınarak gerçekleştiriliyor. Organik tarımı kanun çerçevesinde yürütüyoruz. Bakanlığımızın uhdesinde, denetimler yapıyoruz. Yetkiyi verirken akreditasyon şartı var. Yüzde yüz kontrol zorunluluğu var. Yeni sistemde Organik Tarım Bilgi Sistemi üzerinden kontrol raporları girildikten sonra dijital sertifikalar basılacak ve tarım cebimde app uygulamasına sertifikalar gelecek. Karekodlarla ürünler yurtdışında nerede satılabiliyorsa görülecek ve izlenebilirlik tesis edilecek. Organik tarım üreticilerine hibe desteği sağlıyoruz. Almanya ile ticaretimizde ihracatta söz sahibi olduğumuz ürünler; kurutulmuş meyveler, fındık, üzüm, incir öne çıkıyor, diğer öne çıkan ürünler ise meyve suyu, buğday, soya hariç yağlı tohumlar.” dedi.

    Gümrük Birliğinin güncellenmesi gerekiyor

    Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TD-IHK) Genel Sekreteri Okan Özoğlu, “Almanya ve Türkiye’nin ticaretini artırması için Gümrük Birliğinin güncellenmesi gerekiyor. Lojistikteki sorunlar aşılmalı. Özellikle gümrüklerde bekleme süreleri ürünlerin raf ömrünü etkiliyor. Kimyasal kalıntılara dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri. Sahada kontrol kontrollü tarıma yönelinmesi için kooperatifleşme çok önemli. İtalya’daki toptancılar kooperatifleşerek, tarladan başlayan soğuk zincirde kontrollü olarak dünyaya ürünlerini satıyorlar. Türkiye olarak kooperatifleşmede daha güçlü bir altyapı oluşturmalıyız.” diye konuştu.

    Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası AHK İzmir Temsilcisi Deniz Eriten, Türkiye Almanya arasında karşılıklı ticaretin artırılması için networking çalışmaları yaptıklarını, sektörlerin öncülerini bir araya getirdiklerini söyledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Danone Türkiye’ye Üst Düzey Atama

    Danone Türkiye’ye Üst Düzey Atama

    Dünyada 100 yılı aşkın, Türkiye’de ise 40 yıla yakın süredir mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma misyonuyla yaşamın her evresinde tüketicileriyle buluşan Danone, üst düzey bir atamaya imza attı. Verda Duysak, Nisan 2024 itibarıyla Danone Türkiye’nin faaliyet gösterdiği 3 farklı kategoride, 20’ye yakın yerli ve global markadan sorumlu Yürütme Kurulu Üyesi ve CMO’su oldu.

    İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünden mezun olan Verda Duysak, 1996 yılında başladığı profesyonel kariyeri boyunca ev hijyeninden gıdaya farklı sektörlerde liderlik pozisyonlarında bulundu.  Kariyerinin ilk yıllarında çok uluslu şirketlerde çeşitli pazarlama rolleri üstlenen Duysak, Henkel’de Marka Müdürü ve ardından Perfetti Van Melle’de Pazarlama Müdürü olarak görev aldıktan sonra 2007 yılı itibarıyla Yıldız Holding’te Gıda Grubu Global Pazarlama Müdürü pozisyonunda çalışmaya başladı. 2011’de Yıldız Holding’te Pazarlama Direktörü rolüyle üç farklı kategorinin yöneticiliğinin yanı sıra, şirketin Dijital Dönüşüm Lideri olarak stratejik bir sorumluluk üstlendi. 2019-2022 yılları arasında Pazarlama Grup Başkanı şapkasıyla; Kerevitaş, Besler, Marsa, Ev Dışı Tüketim ve İhracat iş birimlerinin pazarlama ve marka stratejileri ile operasyon süreçlerini yönetti. Yıldız Holding’te aralarında yağ, mutfak ürünleri, dondurulmuş gıda, fonksiyonel gıda da bulunan geniş bir portföyün yurtiçi ve yurtdışındaki B2B ve B2C Pazarlama operasyonlarına liderlik eden Duysak, 2022’den bu yana ise Yıldız Holding Pazarlama Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. 

    Verda Duysak, pazarlama, marka stratejisi ve yönetimi alanlarındaki zengin deneyimi ile Danone Türkiye’nin Sütlü ve Bitkisel Bazlı Ürünler, Su & İçecek ve Anne-Bebek Beslenmesi kategorilerindeki yenilikçi ürün portföyünün pazarlama, konumlandırma ve büyüme stratejilerine yön verecek.

    Sektörün önde gelen kuruluşlarında da kritik sorumluluklar üstlenen Verda Duysak, Reklam Verenler Derneği (RVD), İnteraktif Reklamcılık Derneği (IAB) ve Televizyon İzleme Araştırma Komitesi (TİAK) yönetim kurulu üyesi olmasının yanı sıra, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği’nin de üçüncü dönem mentisidir.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yatırımlarla Büyüyen CarrefourSA Yeni Nesil Perakendenin Öncüsü Olmaya Devam Ediyor

    Yatırımlarla Büyüyen CarrefourSA Yeni Nesil Perakendenin Öncüsü Olmaya Devam Ediyor

    Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki, Türkiye perakende sektörünün öncü markası CarrefourSA 60 ilde 1100 mağazası, bayileri dahil olmak üzere 15.000 kişiye ulaşan kadrosu ile müşterilerine doğru ürünü, doğru üreticiden doğru fiyata ulaştırırken; yeni iş kolları ve yatırımlar ile sektörde ezberleri bozuyor. Organize perakende sektöründe değişim ve dönüşüm ile gelişime öncülük ettiklerine dikkat çeken CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, tek alanda büyüme modelinin aksine birden çok alanda doğru yatırımlarla büyüme stratejisine devam ettiklerini vurguluyor. Kartallıoğlu, “Değer ekosistemi yaratarak, küçük esnaf ve girişimciyi oyuna dahil eden bir şirket olarak büyümeye odaklandıklarını” söyledi.

    “Yılda 207 milyon müşteri ağırladık”

    Organize gıda perakende sektöründe müşterilerin değişen alışkanlıkları ve yeni ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra yeni hizmet ağları, farklı iş kolları ve büyüme stratejileri de büyük bir dönüşüm içerisine girdi. Uzun yıllardır sadece CarrefourSA’nın değil sektörün geleceğine de yatırım yaptıklarının altını çizen Kartallıoğlu, “1100 mağazamızda gıda ve gıda dışı 50 bin ürünümüzle 60 ilde hizmet veriyoruz. Yılda online ve fiziksel mağazalarımıza 207 milyon müşteri ziyareti gerçekleşti. CarrefourSA olarak sadece doğru ürünü, doğru fiyatla müşteriye ulaştıran bir şirket olmanın yanısıra Yeme içme sektörü, HORECA, bayilik, ihracat başta olmak üzere yatırımlarımızı çeşitlendiriyoruz” dedi. 

    Küçük esnaf ve girişimciyle büyüme modeline yatırım

    CarrefourSA’da tüm paydaşları besleyebildiğimiz, birlikte büyüyebildiğimiz bir sistem kurgusu var” diyen Kartallıoğlu şöyle devam etti: “2020 yılında hayata geçirdiğimiz ve bugün 60’ı kadın olan 425 küçük esnaf ve girişimciye ulaştığımız bayilik sistemi bunun en somut örneği. Hedefimizde olan 1.000 bayi ağına emin adımlar ile ilerliyor ve CarrefourSA’nın ürün yönetimi, dijital alt yapısı, lojistik imkanları dahil kurumsal gücünü bayilerimize sunuyoruz.”

     Yeme içme sektöründe çok kanallı büyüme

    “Yatırımlarımızın en önemli ayağını ise Lezzet Arası çatısı altında buluşturduğumuz yeme içme sektörü oluşturuyor. 2017 yılında müşterilerimize, mağazalarımızda market fiyatına restoran deneyimi yaşatmak için başladığımız yolculukta bugün 6 ilde 14 Lezzet Arası restorana ulaştık. 14 restoranımızı ayda 500 bin kişi ziyaret ediyor. 2023 yılında adım attığımız bulut mutfak konseptinde de Mecidiyeköy ve MKM Etiler olmak üzere 2 lokasyonda 10 markamızla yemek siparişi hizmeti vermeye devam ediyoruz. 2024 yılında yeme içme yatırımlarımıza Lezzet Arası Catering’i de ekledik. Burada özel davetlerden etkinliklere yine Lezzet Arası şefleri tarafından hazırlanan özel menülerle hizmet veriyoruz.

     Yeni nesil gıda perakendeciliği yaklaşımımızda CarrefourSA Profesyonel markamız ile HORECA sektörüne yönelik yatırımlarımızın önemi büyük. Antalya’da otel, restoran ve kafelere sunduğumuz dağıtım merkezi yatırımımızla ilk adımı attık. Ardından Bodrum Konacık’da Horeca mağazamızı hayata geçirdik. Burada işleme tesisiyle fark yaratan mağazamızda et ve deniz/su ürünlerinde sunduğumuz geniş ürün yelpazesiyle profesyonellerin hayatını kolaylaştırıyor; gıda ve gıda dışı tüm ihtiyaçlarını tek noktadan karşılıyoruz. 2024 yılının ilk 4 ayında HORECA ciromuz şirket ciromuzun %3,5 ‘a ulaştı. Hedefimiz kısa süre içinde elde ettiğimiz bu başarıyı sürdürülebilir bir büyümeyle devam ettirmek.”

    Yerel üreticinin ürünleri 13 ülkeye ihraç ediliyor

    Türkiye’de ilk organik öz markalı ürünleri geliştiren ve müşterilerine sunan gıda perakendeci olan CarrefourSA, yerel üretime verdiği destek ile hem uygun fiyatlı kaliteli ürünler üretiyor hem de bu ürünleri ihraç ediyor. Carrefour Grup ülkeleri arasında öz markalı üretim izni bulunan 9 ülkeden biri olduklarını vurgulayan Kartallıoğlu, “Müşterilerimiz, öz markalı ürünlerin sunduğu kalite ve uygun fiyat avantajlarından dolayı, alışveriş sepetlerine bu ürünlere daha fazla yer veriyorlar. Özellikle süt, su, yumurta, sıvıyağ, pirinç ve çikolata gibi gıda ürünleri başta olmak üzere tuvalet kâğıdı, kâğıt havlu, peçete gibi kâğıt grubu da en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Şu anda 600’den fazla öz markalı ürünümüz var. Bu sayı yıl sonunda 750’ye ulaşacak. Ciromuzun %17’sini oluşturan öz markalı ürün kategorimizde ihracat gücümüz de oldukça yüksek. 13 ülkeye ihraç ettiğimiz öz markalı ürünlerimizle hedefimiz daha da büyümek” dedi. 

    Fijital dönüşüm kaçınılmaz

    Hayata geçirilen büyüme planlarının sürdürülebilir ve başarılı olması için uzun vadeli bir yol izlediklerini dile getiren Kartallıoğlu, bu dönüşümün içerisinde dijitalleşme ve yeni iletişim kanalları her zamankinden daha fazla önem taşıyor derken şöyle devam etti: “CarrefourSA olarak geçtiğimiz yıllarda fijital bir dönüşümün içerisinde girdik. Burada hedefimiz çoklu satış kanalları üzerinden hizmet vermek. Hem dijital hem de fiziksel mağazalarımız ile hizmet veriyoruz. E- ticaret kanalımız ayda 8,5 milyondan fazla ziyaret ediliyor, ayda 265 bin siparişi teslim ediyoruz.  26 ilde toplamda 86 mağazamızla ve web depomuz ile Türkiye’nin her yerine gönderim yapabilen e-ticaret kanalımızla hizmet veriyoruz. Bunun yanı sıra yaz döneminde tatil bölgelerinde ve teknelerde bulunan müşterilerimize, 38 marinaya hizmet veren 25 mağazamız, Mavi teknemiz, marinalarda elektrikli bisikletlerimiz ve drone ile teslimat hizmeti sunuyoruz.

    Doğru Fiyat Politikamız ve iletişim stratejimizin sonucunda müşterimizin alışveriş sepetini koruyan kampanyaları ve indirimleri hayata geçirmekle kalmıyor, istediği hizmeti, istediği an, istediği yerde bulmasını sağlıyoruz.” 

    Enerji yatırımlarımıza devam ediyoruz 

    Yeni yatırımlar, büyüme ve dönüşümün başarılı olması için her alanda sürdürülebilir çalışmalara imza atmamız gerekiyor” diyen Kartallıoğlu, Sabancı Holding’in iştiraki olarak, çalışmalarımızı “2050 Net Sıfır” taahhüdüne göre sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra 2023 yılında Science Based Targets Initiative (SBTi) taahhüdü vermek için çalışmalarımıza başladık. UN Global Compact (Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi) imzacıları arasına girerek sürdürülebilir bir gelecek için küresel ağın bir parçası olduk. Carbon Disclosure Project (CDP) raporlamasında ise 2021 yılında ilk kez raporlama yaptığımız Orman Programı’na Türkiye’den raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak notumuzu 1 yıl içinde palm, kereste, soya faaliyetlerinde B seviyesinden A- (liderlik) seviyesine yükseltmekle birlikte büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini, İklim Değişikliği skorunu da A-seviyesini korumaya devam ettik. 700’e yakın mağazamız sıfır artık belgesine sahip. Atık ve geri dönüşüm alanında çalışmalarımız sürüyor. Sadece 2023 yılında topladığımız 10 ton atık yağ ile 10 bin ton içme suyunun kirlenmesini önledik. 250 tondan fazla gıdayı atık olmak kurtardık. Enerji tasarrufunda da yatırımlarımıza hız verdik. Enerji verimliliğinde geçen yıl yaptığımız tasarruf miktarı 22 M kWh saati aştı. Mağaza otoparklarımız e-şarj istasyonuna dönüşmeye devam ediyor. Şu anda mağazamızda aktif şekilde 49 e-şarj istasyonu bulunuyor.  Önümüzdeki yıllarda da hedefimiz hem CarrefourSA’yı hem de sektörü daha da ileriye taşıyacak yeni adımlar atmak.” dedi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye, tarım ürünleri ihracatını gençler sayesinde 35 milyar dolardan 50 milyar dolara çıkaracak

    Türkiye, tarım ürünleri ihracatını gençler sayesinde 35 milyar dolardan 50 milyar dolara çıkaracak

    Ege Bölgesi’nin btikisel ürün ihracat lideri olan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, gençleri tarım sektörüne kazandırmak için “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı 2024 yılında ikinci kez düzenledi.

    Türkiye’nin dünyanın gıda ambarı kimliğini koruyabilmesi için gençlerin tarım sektöründe daha yoğun bir şekilde yer almalarının zorunluluk olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı bu gerekçelerle 2022 yılında başlattıklarını, projenin ikinci ayağını da 2024 yılında gerçekleştirdiklerini paylaştı.

    Türk tarım sektöründe yaş ortalamasının 60 yaşa doğru ilerlediğini aktaran Uçak, “Tarım sektöründe gelişen teknolojiye ayak uyduracak gençlerin yer alması gerekiyor. Bu sayede verimliliğimizi artıracağımız gibi, yapay zekanın sunduğu olanakları kullanarak kalıntısız güvenli gıda üretecek gençlere ihtiyaç var. Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı’nın ikinci ayağında gıda mühendisliği ve ziraat mühendisliği mezunu ya da öğrencisi 82 gence uzman isimler … eğitimleri verdi. İşletme ve bahçe ziyaretlerinde bulundular. 4 haftalık eğitimler sonrasında sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, tarımda tasarruflu su kullanımı, yenilikçi ürünler temalı bize çok güzel sunumlar yaptılar. Kendilerinden gıda kayıplarını önleyecek, tarımda ürün çeşitliliğini artıracak, verimliliği zirveye çıkaracak yeni projeler geleceğine inanıyoruz. Bu sayede Türkiye 35 milyar dolar seviyesindeki tarım ürünleri ihracatını 50 milyar dolara taşıyacak” şeklinde konuştu.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Türk Çiftçisi Milletin Efendisidir” sözüyle çiftçilerin toplum için öneminin altını çizdiğini, “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.” Sözleriyle de gençlere duyduğu güveni dillendirdiğine vurgu yapan Uçak, sözlerini şöyle tamamladı; “Gençlerimiz göğsünü gere gere ben çiftçiyim diyebilmeli. Çiftçiliğin ve üretimin ne kadar kıymetli bir eylem olduğunu pandemi döneminde tüm dünya gördü. Üretmeye, ihracat yapmaya, dünyanın gıda ambarı konumumuzu sürdürmeye gençlerimiz sayesinde devam edeceğiz. Tarımda dijitalleşme, akıllı tarım uygulamaları ve sürdürülebilirlik konuları gençlerin liderliğinde, Türk tarımının sadece bugününü değil, yarınını da garanti altına alacaktır. Gençlerin enerjisi ve yaratıcılığı ile tarımda devrim niteliğinde değişimlere imza atabiliriz. Unutmayın ki, toprak bizim en değerli mirasımızdır ve bu mirası gelecek nesillere en iyi şekilde aktarmak bizlerin görevidir. Bu duygularla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımımızı kutluyorum.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yapay zekâ ve dijitalleşme ile Türk tarımında verimlilik, gıda güvenliği ve ihracat artacak, gıda kayıpları önlenecek

    Yapay zekâ ve dijitalleşme ile Türk tarımında verimlilik, gıda güvenliği ve ihracat artacak, gıda kayıpları önlenecek

    Dünya nüfusu hızla artarken, tarım yapılabilir araziler sürekli azalıyor. Bu açmazdan kurtulmak için verimliliğini artırmak, hastalık ve zararlılarla daha etkin mücadele etmek, tarımsal kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılması için yapay zekanın ve dijitalleşmenin tarım sektöründe çok hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi zorunluluk halini almış durumda.

    Cumhuriyetimizin 100. Yılında 35 milyar dolar tarım ürünleri ihraç eden Türkiye, beş yıllık vadede 50 milyar dolar tarım ürünleri ihraç etmeyi hedefliyor.

    Türkiye’nin tarım ürünleri üretiminde ve ihracatında lider konumda olan Ege Bölgesi bu konumunu cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da güçlenerek sürdürmek istiyor.

    Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından aldığı yüzde 22’lik payı yüzde 30’lara çekmek için sürdürülebilirlik ve pazarlama eksenli onlarca projeyi hayata geçiren Ege İhracatçı Birlikleri, TURQUALITY, UR-GE Projeleri, Fuarlar, Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleriyle yoğun bir pazarlama faaliyeti sürdürüyor.

    Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 7 tanesi tarım ürünleri ihracatımızın artması için çalışıyor. EİB bünyesindeki 7 tarım ihracatçı birliği başkanlarının 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ile mesajları yapay zekâ ve dijitalleşme, sürdürülebilirlik temelli projeler, gençlerin tarıma kazandırılması ve Ticaret Bakanlığı destekli TURQUALITY, UR-GE Projeleri ve Fuarlara yoğunlaşılması eksenli oldu.

    GÖRÜŞLER

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak; “Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatı 8 milyar dolara koşuyor”

    Türkiye, Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünde tarım ürünleri ihracatını yüzde 3’lük artışla 34 milyar 212 milyon dolardan 35 milyar 164 milyondolara taşıdı. Tarım ürünlerinde Cumhuriyet tarihimizin ihracat rekorunu kırdık. 2023 yılında Ege Bölgesi ihracatçıları olarak ihracatımızı yüzde 9’luk artışla 6 milyar 723 milyon dolardan 7 milyar 315 milyon dolara çıkardık. Ege İhracatçı Birlikeri’nin tarım ürünleri ihracatını 2024 yılı sonunda 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin hayatımıza daha fazla girmesiyle 2028 yılında Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolar seviyesini göreceğine inanıyoruz. Egeli tarım ürünleri ihracatçıları olarak 2028 yılında 11-12 milyar dolar aralığına gelmeyi hedefliyoruz.

    Tarım sektörüne gençleri kazandırmak için “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı 2024 yılında ikinci kez hayata geçirdik. Gençler yapay zekâ ve dijitalleşme noktalarında daha etkin. Gıda mühendisliği ve ziraat mühendisliği mezunu ya da halen öğrencisi olan 82 gencimize uzman isimler deneyimlerini aktardı. Programımız işletme ve bahçe ziyaretlerini de kapsıyordu. Gençler işletme ve bahçe tozunu yuttular. Kendilerinden gıda kayıplarını önleyecek, toplam kalite ve verimilliği artıracak projeler bekliyoruz. Tarım sektörünün AR-GE tarafına çok güç katacaklarına inanıyoruz”

    Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatının yüzde 23’lük bölümünü tek başına gerçekleştiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Turkish Fresh and Processed Fruits and Vegetables Cluster isimli UR-GE Projesiyle taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde 41 firmanın kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırmak için yola çıktı. 

    Meyve Sebze Mamulleri sektöründe Türkiye lideri olan EYMSİB, The Symphony of The Taste from Anatolia isimli TURQUALITY Projesi’yle; Türk meyve sebze mamullerinin İngiltere ve Çin pazarlarında bilinirliğini ve tercih edilmesini artırmak için çaba sarf edecek. 

    Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürün Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık; “Yapay zekâ ve dijitalleşme organik sektörüne güç katacak”

    “Türkiye son 35 yılda organik sektöründe büyük bir gelişim gösterdi. Avrupa Birliği, ABD, Japonya gibi tüketici tercihlerinin çok üst seviyede olduğu ülkelerde Türk organik ürünleri baş tacı. Organik ürün ihracatımız 1 milyar doları aştı. Ülkemizin organik ürün ihracatının yüzde 75’ini Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriyoruz. Yapay zekâ ve dijitalleşme organik sektöründe üretim süreçlerimizi kolaylaştıracak olanaklar sunuyor. Organik sektöründe yeni ihracat hedefimiz ilk etapta 1,5 milyar dolar, daha sonra da 2 milyar dolara ulaşmak. Kuru meyvelerden zeytinyağına, hububattan pamuğa 268 farklı ürünü 311 bin hektar arazide 1,6 milyon ton organik üretim gerçekleştiriyoruz. Türkiye yaklaşık 53 bin organik ürün çiftçisiyle Avrupa’da 4’üncü sırada yer alıyor.”

    “Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatımızın domine ettiği kuru meyve sektöründe yıllık 450-500 bin ton ürün ihraç ederek 2024 yılında 1 milyar 610 milyon dolar ihracata imza attık. Üreticilerimizle güçlü bağlar kuruyoruz. Aflatoksinli Kuru İncirlerin İmhası, Kuru Üzümde Kalite Ve Gıda Güvenliğinin Artırılması Projesi, Kuru Kayısıda Kalite Ve Gıda Güvenliğinin Arttırılması Projesi, Malatya ve Çevresinde Kayısı Çekirdek Çıkarma Makinasının Geliştirilmesi Ve Yaygınlaştırılması Projesi, Kuru Meyve İşletmelerinde Su Kullanımının Azaltılmasına Dönük Tedbirlerin Araştırılması Projesi, kuru meyve sektöründe toptan kaliteyi artırmak için yoğunlaştığımız projeler. Turkish Dried Fruits Ur-Ge Projesi’nde kuru meyve sektörünün en güçlü oyuncularının 16 tanesinin katıldığı kümelenerek ihracat pazarlaması yaptığımız gözbebeğimiz bir projemiz. Turkish Dried Fruits Turquality Projesi’nde ise; sektörümüz için büyük potansiyel arz eden Çin, Hindistan ve Rusya pazarlarındaki bilinirliğimizi ve çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığı başta olmak üzere ürünlerimize yönelik talebi ve bu ülkelere ihracatımızı arttırmak amacıyla sektördeki 3 ihracatçı birliği güçbirliğine gittik.”

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit; “Dünya’nın protein açığını karşılıyoruz”

    “Su ürünleri, kanatlı eti, yumurta, süt ürünleri ve bal alt sektörlerimizle dünyanın üç öğün protein açığını kapatmak için üretim yapıyoruz. Her alt sektörümüzde dünyanın en modern tesislerine sahibiz, üretimimizi ve ihracatımızı her geçen yıl artırıyoruz. Son bir yıllık dönemde ihracatımız 4 milyar doları aşmış durumda. İhracatta kısıtlamalar yaşamadığımız takdirde 2028 yılında 6 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandıracak güce sahibiz. Aegean Fishery and Animal Products Ur-Ge Projesi’nde sektörümüzün tüm alt sektörlerinin temsiline olanak sağlayan 23 firmamızla bir araya geldik ve Afrika pazarı ağırlıklı yeni pazarlar kazanmak için çalışıyoruz. Su ürünleri sektöründe 3 ihracatçı birliği ortaklığında Turkish Seafood Turquality Projesi’nin hazırlıklarını sürdürüyoruz. Ağustos ayında hedef pazarımız Çin’de bir resepsiyonla yolculuğumuz başlayacak. Turkish Seafood Turquality Projesi’yle; Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 gıda birliği iş birliğinde ABD’de düzenlediğimiz Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesindeki başarımızı tekrarlamak hatta daha ileri taşımak amacındayız.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk; “Gıda üretimine yoğunlaşmalıyız, dünyada talep var”

    “Pandemi sonrasında gıda ürünlerini üretebiliyor olmanın çok büyük bir güç olduğu ortaya çıktı. Gıda üretimine yoğunlaşmalıyız, üreticimizin alın terinin karşılığını alabileceği bir iklimi oluşturmalıyız. Türkiye, iklim özellikleri gereği hububat, bakliyat, yağlı tohumlar başta olmak üzere çok geniş ürün gamında üretim yapabilecek bir coğrafyaya sahip. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü olarak 2023 yılında 12,4 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 48’ini tek başımıza gerçekleştirdik. Ege Bölgesi’nin hububat bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatını da son 10 yılda 3 kat artırarak 1 milyar 66 milyon dolara çıkardık. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin sunduğu olanaklarla üretimde verimliliği artırarak, beğeni skalası her gün yükselen tüketicilerin beklentilerine uygun üretim yapıp, onları katma değerli bir şekilde ihraç edip 2028 yılında sektörümüzün Türkiye genelinde ihracatını 18 milyar dolara, Ege Bölgesi’nde de 1,5 milyar dolara çıkarmak için çalışacağız. 2024 yılında ihracat hedeflerimize ulaşmak için ABD’den Hong Kong’a, Japonya’dan Fransa’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Rusya’ya 9 gıda fuarına katılarak ihraç ürünlerimizi tanıtım, tadım etkinlikleri yapıyoruz. Şeker mamullerin ABD, Kanada ve Meksika pazarlarında kapsamlı olarak tanıtımı için Sektör Kurulu Birliklerince ortak Turquality Projesi planlıyoruz.”

    Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur; “Üreticimizi destekleyen Çiftçi Avantaj Kartı (ÇAK)’nı hayata geçirdik”

    “Türkiye oriyantal tütün üretiminde dünya lideri. Türkiye’de üretilen sigaralarda yerli harman oranının artırılma kararı virginya ve burley tütütünün üretimini de cazip hale getirdi. 2023 yılında 50 milyon kilo Türk tipi oryantal tütün, 20 milyon kilo Virginia tipi, 1 milyon kilo burley tipi tütün üretim rakamına ulaştık. Türk tütün sektörü olarak, 2024 yılında üretimimizi 80 milyon kiloya çıkarmak istiyoruz. Bunun için üreticilerimizi destekliyoruz. Birliğimiz bünyesinde tütün ihracatının artışını desteklemek maksadıyla Tohumu Islah Projesi, tütün tarımında sürdürülebilirlik çerçevesinde ise oluşturulan çalışma grupları ile üretim, çevre, altyapı, işgücü, tütün tarımında su kullanımı gibi alanlarda çeşitli sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. Bununla birlikte üreticilerimizi tarımsal girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla Çiftçi Avantaj Kartı (ÇAK) faaliyete geçirdik. Tütün üreticilerimize özel indirimler sunan firmalar ÇAK’a tanımlanarak üyelik sistemi oluşturulduk. Ayrıca, kişisel koruyucu ekipmanlarının standardizasyonu ve geliştirilmesi, üretimde kullanılan bitki koruma ürünlerinin boş ambalajlarının toplanma merkezlerinde toplanması, imhası ve geri dönüşümü ile ilgili projelerin hayata geçmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz projeler ve tütün üreticisinin emeğinin karşılığını alır hale gelmesi tütün üretimine ilgiyi artırdı. 2023 yılında 922 milyon dolar olan ihracatımızı 2024 yılında 1 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. 2024 yılının ocak-nisan döneminde ihracatımız yüzde 4’lük artışla 280 milyon dolardan 291 milyon dolara çıktı. En belirgin yükseliş yüzde 42’lik sıçramayla yaprak tütün ihracatında oldu. Yaprak tütün ihracatımız 60 milyon dolardan 86 milyon dolara çıktı.”

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Emre Uygun; “Güzel bir rekolte geliyor. İhracatın önünün açılmasını istiyoruz”

    “Türkiye zeytincilik sektörüne yaptığı büyük yatırımlarla zeytin ağacı varlığını 90 milyondan 200 milyon düzeyine çıkardı. Bu artışın meyvelerini almaya başladık ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hesaplamalarına göre, önümüzdeki yıllarda ülkemizin potansiyel olarak 650 bin ton zeytinyağı ve 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin üretecek. Bu potansiyelin farkında olarak, geleceğe yönelik bir planın şimdiden oluşturulması gerekliliğine inanıyoruz. Bu planlamaların, sektörün sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisinin kalkınması açısından kritik bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Son üç yılda zeytinyağına getirilen dört kısıtlamanın, beklenenin aksine fiyat artışlarını kontrol altına almak yerine tüm sektörü olumsuz etkilediğini hep beraber gözlemledik. Üreticileri ve tedarikçileri belirsizlik içine soktu ve yeterli mal arzının olmaması nedeniyle piyasa daha da zor duruma düştü. Bu kısıtlamalar döneminde zeytinyağı fiyatları daha da yükseldi ve ihracat yapılamayan ürünler depolarda bozulmaya başladı, yaklaşık 400 milyon dolarlık bir döviz kaybına neden oldu. Bugünlerde dünya zeytinyağı fiyatları hızla geri gelmekte, ayrıca önümüzdeki sezon ülkemizde iklim koşulları bu şekilde devam ederse çok güçlü bir zeytin ve zeytinyağı rekoltesi bizi beklemekte. Bu ortamda ihracatçımızın dünya piyasalarında rekabetçi olabilmesi ve güçlü bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için dökme ve varilli zeytinyağı ihracatındaki kısıtlamaların kaldırılması gerekmekte.”

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş; “Ambalajlı ürün ihracatına destek istiyoruz”

    “Ambalajlı ihracatı artırma hedefimize ulaşmak için, dökme ihracata getirilen kısıtlamalar yerine ambalajlı ürün ihracatını teşvik etmek ve kaldırılan destekleri Dünya Ticaret Örgütü kriterlerine uyumlu hale getirip tekrar sektöre kazandırmalıyız. Üreticilerimize verilen desteklemelerde 10 yıldır enflasyonist ortama rağmen artırılmıyor. Üreticilerimize verilen desteklerde günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmeli. Türkiye’nin artan zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin katma değere dönüşmesi için birlik olarak ambalajlı zeytin ve zeytinyağı ihracatını artırmak için birçok ülkede tanıtım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Özellikle Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 gıda ihracatçı birliğimizin Amerika Birleşik Devletleri’nde Türk gıda ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdiği TURQUALİTY Projesi’nde Türk zeytin ve zeytinyağının büyük ilgi gördüğünü memnuniyetle görüyoruz. Bu projenin de katkısıyla ABD’ye yapılan zeytinyağı ihracatının arttığını görmek bizi mutlu ediyor. Bu ve benzeri projelerle sektörün gelişimi için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2022-23 sezonunda zeytin ve zeytinyağı ihracatımız kısıtlamalara rağmen 947 milyon dolara ulaştı. 2024-25 sezonunda da güzel bir rekoltenin ayak sesleri geliyor. İhracatın önündeki engeller kaldırıldığı ve ambalajlı ürün ihracatı destekleri artırıldığı takdirde Türk zeytincilik sektörü olarak 1,5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabiliriz.”

    Ege Mobilya Kağıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle; “Odundışı ürünleri ihracatının yüzde 68’ini yapıyoruz”

    “Odun dışı orman ürünleri olarak adlandırdığımız defne, kekik, ıhlamur, adaçayı, biberiye, tıbbi bitkiler, meşe palamudu gibi ürünleri kapsayan ihracatımız 2023 yılında 103 milyon dolar bandında seyretti ve bu ürünlerin Türkiye geneli ihracatının yüzde 68’lik kısmına imza attık. İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ticaret Borsası iş birliğinde, tıbbi ve aromatik bitkiler sektörünün ve sektörde faaliyet gösteren firmaların rekabet gücünü artırmaya yönelik olarak yürüttüğümüz “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Sektöründe Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Ur-Ge Projesi”nin ihtiyaç analizi sürecini tamamladık. Proje faydalanıcısı 19 firmanın taleplerini dikkate alarak faaliyetlere başlayacağız. Hedef ülke olarak seçtiğimiz ABD ve Almanya gibi pazarlarda Türk markasının en iyi şekilde tanıtımını yapmak amacıyla; Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ortaklığında tıbbi aromatik bitkiler sektörüne yönelik 4 sene boyunca Turkish Herbal Tea Turquality Projesini yürüteceğiz.Dünya 1. si olduğumuz kekik defne biberiye vb. gibi odun dışı orman ürünlerinin bu sefer farklı bir yönünü, “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler” gücünü, “Türk Bitki Çayı” markası konseptiyle dünyaya göstereceğiz. 4 yılın sonunda UR-GE ve TURQUALITY Projelerimizin itici gücüyle, Kınık’ta tıbbi aromatik bitkiler sektörüne yönelik kurulacak Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin de sağlayacağı sinerjiyle sektörümüzün ihracatınız ikiye katlanarak 350 – 400 milyon dolar aralığına ulaşmasını hedefliyoruz. Kekikte Pirolizidin Alkaloid (PA) sorununun çözümü için üreticilerimizi bilinçlendirmek için 2023 yılında Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ortaklığında, Denizli’de en çok kekik üretimi yapılan dört bölgede kekik üretici toplantıları gerçekleştirdik., 2024 yılında aynı toplantıları tekrar edeceğiz.”

    EİB, Türk gıda ürünlerini tanıtmak için 5 dev fuara milli katılım düzenliyor

    Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatının lideri Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin gıda ürünlerinin dünya genelinde tanıtımı için yaklaşık 30 yıldır uluslararası arenada gıda fuarlarına milli katılım organizasyonları düzenliyor. 

    Amerika Birleşik Devletleri’ndeki “Fancy Food Fuarı”, Japonya’daki “Foodex Japan Fuarı”, Almanya’da; organik sektörünün dünyadaki en büyük buluşması olan “Biofach Organik Ürünler Fuarı”, Çin’deki “Çin Uluslararası İthalat Fuarı” ve ABD’de Californiya’da düzenlenen, “Expo West Fuarı” Türk gıda ürünlerinin dünya pazarlarındaki vitrini oldu. 

    Ege İhracatçı Birlikleri, gıda sektörlerinin kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırdıkların Ticaret Bakanlığı’nın yüzde 75 oranında desteklediği UR-GE Projelerini 7 farklı sektörde devam ettirirken, EİB patronajında yürüyen ya da paydaşı olduğu gıda sektörü eksenli TURQUALITY Projelerinin sayısı 2024 yılında 6’ya ulaştı. 

    Dünya Çiftçiler Günü Bilgi Notu

    7.05.2024

    Türkiye genelinde 2023 yılında toplam bitkisel üretimimiz 137 milyon ton ve tarım alanımız ise 24 milyon ha’dır (TUİK).

    Türkiye üretiminde dünyada birinci olduğu fındık, kiraz, incir ve kayısının yanı sıra ayva, haşhaş tohumu, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne ve hıyarda üçüncü; ceviz, zeytin, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada bulunuyor.

    Tarım sektörünün ülke ekonomisi içerisindeki yeri, tarımın genel ekonomi içerisinde yaratmış olduğu katma değer ile ölçülmektedir. Sektördeki faaliyetler, bir taraftan ülkenin gıda ihtiyacını karşılarken, diğer taraftan nüfusun önemli bir kısmına istihdam alanı oluşturarak ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Ekonomik anlamda sadece tarımsal üretim bakımından ülkemizde GSYİH’nın %6’sını oluşturması ve işgücünün %15’ini istihdam etmesi sebebiyle tarım sektörü ülke ekonomisinin en önemli sektörlerinden birisidir. Türkiye, toplam ihracatın %10’undan fazlasını oluşturan net bir tarım ürünleri ihracatçısıdır ve dünya pazarlarına erişimi sektör için çok önemli bir konudur.

    Küçük ölçekli ve geçimlik çiftliklerin baskın olması, çok küçük parçalı arazi yapısı vb. çeşitli yapısal darboğazlara rağmen, Türkiye fındık, kuru meyveler ve bazı taze meyve-sebzelerin önemli tarımsal ihracatçıları arasında yer alırken; başlıca ihracat noktaları arasında Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu, ABD ve Irak gibi ülkeler yer almaktadır (TİM, 2023).

    Organik Tarım Araştırma Enstitüsü (FIBL) ve Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu (IFOAM) tarafından hazırlanan organik tarım istatistiklerine göre, dünyada organik tarıma en çok toprak ayıran ülke Avusturalya. Türkiye bu listede Avusturalya, Hindistan, Arjantin ve Çin’in ardından 26. sırada yer alıyor.  2022 yılı Organik bitkisel üretim toplamda 1 milyon 153 bin ton ve üretim alanımız ise 311 bin ha’dır. Organik ürünlerin 35 bin tonu İzmir’de, 168 bin tonu ise Manisa’da, 141 bin tonu ise Aydın’da üretilmektedir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024).

    Tarım sektörü, gıda maddeleri tüketim mallarının en önemli bölümünü oluşturduğundan ve sanayi malları için hammadde özelliği taşıdığından kalkınmada ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye’nin coğrafi konumu, iklim ve bitki çeşitliliği gibi konular bakımından tarıma elverişli bir ülke olması ekonomik büyüme ve kalkınma sürecinde tarım sektöründen azami ölçüde faydalanmasını gerekli kılmaktadır.

    Hızlı nüfus artışı karşısında gıda kaynaklarının azalması, tarımın önemini kuşkusuz daha da artırmaktadır. Sürdürülebilirlik ve Gıda Güvenliği ilkesi çerçevesinde, bireylerin dengeli ve yeterli beslenmeleri konusu ülkelerin temel önceliğini oluşturmasının yanında tarımın geliştirilmesi konusunu da ön plana çıkarmaktadır.

    Her geçen gün artan tüketici bilinciyle birlikte, hem Türkiye’de hem de dünyada özellikle korona virüsün etkisi tarımsal üretim ve gıdanın önemini bir kez daha öne çıkarmıştır. Kendine yeterlilik, yerel üretim ve tüketim, çiftçiliğin ve tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi öncelik haline gelmiştir.

    Kendi başına üreten, refah ve huzurlu bir toplum için sabır, samimiyet ve emeği harmanlayan insanoğlunun en kadim mesleği olan çiftçiliğin ve çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü kutlarız.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kiraz hasat şenliğine gençler enerji kattı

    Kiraz hasat şenliğine gençler enerji kattı

    Kiraz Hasat Şenliği’ne, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin ‘Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı’nı tamamlayan gıda ve ziraat mühendisliği mezunu ya da öğrencisi gençlerde katıldı. Tarım gönüllüleri, gençlikleriyle kiraz hasat şenliğine enerji kattı.

    Türkiye’nin yıllık 736 bin tonluk kiraz rekoltesiyle dünya lideri olduğunu söyleyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2024 yılında kiraz ihracatından 300 milyon dolar döviz hedeflediklerini dillendirdi.

    Ege Bölgesi’nde 260 bin ton kiraz üretiliyor

    Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda dünyada ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 260 bin ton kiraz üretiyoruz. Cumhuriyetimizin 100. Yılı olan 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihracatı karşılığı 215 milyon dolar ihracat yapmıştık. Kirazımızın Çin ve Hindistan gibi pazarlara ihraç edilebilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığımız, temaslarını sürdürüyor. İlgili ülkelerle anlaşma olduğu takdirde kirazda çok önemli bir aşama kaydetmiş olacağız” şeklinde konuştu. 

    Kiraz ihracatının lideri Almanya

    Türkiye’nin, 2023 yılında 215 milyon dolar kiraz ihraç ettiği bilgisini paylaşan EYMSİB Başkanı Hayrettin Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Almanya 95, 5 milyon dolarlık Türk kirazı talebiyle zirvede yer aldı. Taze meyve sebze ihracatında Türkiye’nin lider pazarı Rusya Federasyonu, 2023’te 43, 8 milyon dolarlık Türk kirazı talebiyle zirve ortağı oldu. Kiraz ihracatında üçüncü sırada 14, 2 milyon dolarlık taleple Avusturya adını yazdırdı. Türkiye, 2023 yılında 55 ülkeye kiraz ihraç ederken, ilk 10’daki diğer ülkeler; İtalya, Norveç, Hollanda, Irak, Polonya, Bulgaristan ve İngiltere şeklinde sıralandı. Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi ve Akdeniz Meyve Sineğinden Arındırılmış Kiraz Üretimi Projesi ile Türkiye’nin kalıntısız kaliteli kiraz üretip ihraç etmesi için çabalıyoruz.

    Kiraz baharın sembolü 

    Kiraz ağaçları genellikle ilkbaharda çiçek açtıkları için baharın ve yeniden doğuşun sembolü kabul ediliyor. Şiirlerde, edebi eserlerde ve sanatta kiraz sıkça kullanılan bir metafordur. Özellikle doğa ve duygusal temas içeren eserlerde sıkça görülür.

    Genç girişimciler sürdürülebilirlik ve gıda kayıplarını önlemeye odaklandı

    Tarım sektörüne genç girişimcileri kazandırmayı hedefleyen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği bu amaçla, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı 2022 yılından sonra bu yıl ikinci kez düzenledi. “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” katılımcıları sertifikaları ile buluştu.

    “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nın finali Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirildi. 4 hafta süren kursa katılan, gıda mühendisliği ve ziraat mühendisliği öğrencisi ya da mezunu 82 genç, uzman isimlerden 4 hafta boyunca dersler alırken, işletme ve bahçe ziyaretleri gerçekleştirdi.

    “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı’nın son haftasında genç girişimciler gruplar halinde eğitim hayatları boyunca kazandıkları deneyimlerle, 4 haftalık eğitim programındaki kazanımlarını birleştirerek, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ve Eğitmen hocalara sunumlarını gerçekleştirdiler.

    Sunumlarda, gıda kayıplarının önlenmesi, tarım sektöründe su kullanımının verimli olması, gıda atıklarının geri kazanımı öne çıkan başlıklar oldu.  

    Gençlerden gıda kayıplarını azaltan, akıllı tarım projeleri bekliyoruz

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, yaptığı konuşmada gençlere işlerini severek yapmayı öğütledi. Uçak, “Sizler işinizi severek yaptığınız, ürettiğinizin kıymetini bildiğiniz sürece çok iyi yerlere geleceğinize inanıyorum. Sizlerin burada dillendirdiği projeleri yönetim kurulumuza da aktaracağız, belki sizleri tekrar sunum yapmaya toplantılarımıza davet edeceğiz. Sizlerden gıda kayıplarını azaltan, kalıntısız üretimi teşvik eden, akıllı tarım uygulamalarına önem veren, katma değerli üretime dönük projeler bekliyoruz. Aramızdaki bağı koparmadan her zaman yanınızda olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nın sertifika törenine; Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık, Eğitimciler Phonus Dan. Ve İlt. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. firması Kurucusu Halil Tolga İlkin, SÜGEP Akademi Kurucusu Umut Dilsiz, 2022 yılında yapılan “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nda projesi birinci olan Ayça Uysal ve öğrenciler katıldı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • “İşinizi severek yapın, dürüst çalışın, hayal bile edemeyeceğiniz başarı peşinden gelecek”

    “İşinizi severek yapın, dürüst çalışın, hayal bile edemeyeceğiniz başarı peşinden gelecek”

    Tarım sektöründe pandemi sonrasında her ülke üretici yönünü güçlendirmek için stratejiler geliştirmeye yöneldi. Türk tarım sektörü, tarımda verimliliği artırmak için gençlerin kariyer planlarını tarım sektörüne yönelik yapmalarını sağlamak amacıyla gençlerin önüne büyük fırsatlar sunuyor. 

    Gençleri tarım sektörüne kazandırmayı öncelikli hedefleri arasına alan Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracat lideri Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Projesi”ni ikinci kez hayata geçirirken, proje kapsamında gençlere tarım sektörünü 360 derece tanıtıyor. 

    Eğitim programı hem teorik hem pratik içeriyor

    “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Projesi”nde; ziraat mühendisliği ve gıda mühendisliği mezunu ya da öğrencisi 82 gençle ortak hareket eden EYMSİB, gençleri; tarım sektöründe konularında uzman isimlerle teorik derslerde buluştururken, gençlere işletme ve bahçe ziyaretleri olanağı sunarak gençlerin pratik yapmalarına da zemin oluşturuyor. 

    Gençler tarım işletmesinin tozunu yuttu

    Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının 35 milyar dolardan, 50 milyar dolara gençlerin ortaya koyacağı projeler ve gençlerin sinerjisiyle ulaşabileceğine inanan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Projesi”nin üçüncü haftasında gençlerin işletme tozunu yutmalarına aracılık etti. 

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, gençlerin sektörle ilgili sorularına cevap verdi. 

    Uçak; “İşinizi severek yapın, çalışın, başarı ardından mutlaka gelecek”

    Gençlere, “İşinizi severek yapın, çalışın, başarı ardından mutlaka gelecek, hiçbir şey zor değil” diye seslenen Uçak, genç girişimcilere kendi kariyer yolculuğunu anlattı ve işlerini severek yaptıkları takdirde hayallerinin bile ötesinde başarıya ulaşacakları mesajını verdi.

    Başkan Uçak; “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Projesiyle tarım sektörüne gençleri kazandırmayı hedefliyoruz. Ziraat Fakültesi son sınıf öğrencileri ve mezunları, bitkisel üretim alanında kendisini geliştirmek isteyen tüm girişimci ve üreticiler bizim hedef kitlemiz. Tarım sektörü emek verdiğiniz takdirde karşılığını alacağınız bir sektör. Ben işini severek, çalışarak başarılı olunabileceğinin en canlı örneklerinden birisiyim. Sizlerde başarabilirsiniz” diye konuştu. 

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin gençleri tarım sektörüne kazandıracak “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Projesi” yanında gıda kayıplarını önlemek ve gıdada kalıntısız üretim yapmak için yoğun bir tempoda çalıştıklarını paylaşan Başkan Uçak sözlerini şöyle tamamladı; “6 yıldır istikrarlı bir şekilde ihraç ettiğimiz ürünlerde kalıntı sorununu ortadan kaldırmak için ’Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi’nde ihracatımızda güçlü olan 9 üründen numuneler alıp analizler yapıyoruz, analiz sonuçlarına göre üretici bilgilendirme toplantılarımızda üreticilerimizi bilgilendiriyoruz. ‘Gıda Kayıplarının Tespiti Projesi’nde Ege Üniversitesi ile iş birliğinde gıda kayıplarını minimize etmeye çalışıyoruz. Gıda kayıplarını ortadan kaldırmak için gençlerimizden de projeler bekliyoruz. ‘Akdeniz Meyve Sineği ile Biyoteknik Mücadele’ projesi de gıda kalitesini artırmak için yürüttüğümüz projelerden birisi. Yaş meyve sebze sektörü olarak kadın istihdamının yoğun olduğu bir iş koluyuz. Narenciye, nar, domates ve diğer ürünlerde iyi tarım belgeleriyle üretim yapıyoruz.”

    Yaş meyve sebze sektöründe 8 yıldır Türkiye İhracat Şampiyonu olan Uçak Kardeşler Gıda Ticaret A.Ş.’nin Seferihisar’daki narenciye işleme tesisini Fabrika Müdürü Kasım Aydoğdu mihmandarlığında gezen gençlere, işletmeye ürün kabulden paketlemeye kadar olan tüm aşamaları tanıtıldı. 

    Tarım sektöründe girişimci olmak isteyen gençler, üçüncü haftada, işletme ziyareti dışında; İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğba Tuğrul’dan Tarım Ürünlerinin Markalaştırılması, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Karahan Uysal’dan Tüketici Tercihleri konusunda tüyolar aldılar. SÜGEP Academy’den Umut Dilsiz ile de Atölye çalışması yaptılar. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Genç girişimciler yapay zekayla gıda kayıplarının önüne geçecek milyarlarca dolarlık gıda ürünleri çöpe gitmekten kurtarılacak

    Genç girişimciler yapay zekayla gıda kayıplarının önüne geçecek milyarlarca dolarlık gıda ürünleri çöpe gitmekten kurtarılacak

    Yıllık 58 milyon ton taze meyve sebze üreten Türkiye, meyve sebze sektöründe yüzde 30’ları aşan ürün kayıplarını genç girişimcilerin yapay zekâ destekli geliştireceği projelerle önlemek için harekete geçti.

    “Üretim, hasat, hasat sonrası nakliye, pazarlama ve tüketici satın aldıktan sonra kötü koşullarda saklama gibi nedenlerle Türkiye’de her yıl milyonlarca ton meyve sebzeyi tüketemeden kaybediyoruz. Milyarlarca dolarlık ürünümüz çöp oluyor” diyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, çalışmalarının önemli bir kısmının gıda kayıplarını azaltma amaçlı olduğunu dile getirdi.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nce, tarım sektörüne gençleri kazandırmak amacıyla düzenlenen, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” eğitim programının ikinci ayağında programa katılan Ziraat ve Gıda mühendisliği mezunu ya da öğrencisi 82 gençle bir araya gelen Başkan Uçak, gençlere gıda kayıplarının önlenmesi konusunda proje geliştirmeleri çağrısında bulundu.

    “Gıda kayıpları genç girişimcilerin tarım sektörüne girmesiyle önlenecek” diye konuşan Uçak, “Gıdada meydana gelen kayıplar ciddi boyutlarda. En çok kayıp yaşanan gıda ürünleri de doğası gereği taze meyve sebze ürünleri. Ancak, teknoloji çok gelişiyor. Yapay zekanın da desteği ve gençlerimizin ortaya koyacağı sinerjiyle gıda kayıplarını minimize edeceğimize inanıyoruz. Biz de Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak Ege Üniversitesi ortaklığında; “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi”nin 2. yılını tamamlamış bulunmaktayız. Bundan sonraki süreçte hem üreticilerimiz, hem de ihracatçılarımıza yönelik eğitim çalışmaları ile bu konunun üzerinde durmaya devam edeceğiz. Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Projemizde de gıda kayıplarının önlenmesiyle ilgili çalışmalara büyük önem veriyoruz. Gençlerimizden gıda kayıplarının önlenmesi için yeni projeler geliştirmelerini ve hayata geçirmelerini bekliyoruz. Gençlerimize bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

    Her yıl yaklaşık 20 milyar dolar çöp oluyor

    Türkiye’nin 58 milyon ton taze meyve sebze üretimine karşılık, taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatının 10 milyon tonun altında kaldığı bilgisini veren Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre; Türkiye, taze meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerinde son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 9’luk artışla 7 milyar 146 milyon dolardan, 7 milyar 804 milyon dolara taşıdı. Çöpe giden taze meyve sebzelerimiz 20 milyon tona ulaşıyor. Bu şartlarda 15-20 milyar dolar aralığında bir değeri her yıl çöpe atıyoruz. Amacımız üreticimizin alın terinin karşılığını bulması, tarım sektöründe çalışacak gençlerimizin bu konuya odaklanması.”

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nce, 20 Nisan – 11 Mayıs 2024 tarihleri arasında düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” projesinin ikinci ayağında; İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ege Üniversitesi, ATMOSFER TTO ve TARGEV destek veriyor.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin yıllık 35 milyar dolar seviyesinde olan tarım ürünleri ihracatını kalıntısız güvenli gıda üretimiyle 50 milyar dolara ulaştıracak zemini sağlamak için “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” projesi yanında, “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması”, “Akdeniz Meyve Sineği ile Biyoteknik Mücadele” başta olmak üzere pek çok projeyi sürdürürken, Tarım ve Orman Bakanlığı ve sektörün diğer paydaşlarınca gerçekleştirilen projelere de destek veriyor.

    “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” eğitim programında ilk dersi; “Tarım, Tehditler ve Fırsatlar” başlığıyla, organik sektöründe dünyanın otorite isimlerinden Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy vermişti.

    İkinci haftada Türkiye’nin taze meyve sebze ihracatında 35 yıllık tecrübeye sahip olan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak’tan deneyimlerini dinleme olanağı bulan genç girişimcilerle, Veteriner Emre Gürdal, Genç Girişimci Sohbeti başlıklı oturumda; “Organik Süt Üretimi” konulu sunumunu paylaştı.

    Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Kızılırmak Esmer, Biyobozunur Ambalajlar ve Atık Yönetimi konusunda genç girişimcileri bilgilendirdi.

    İYTE Atmosfer TTO Girişimcilik Birimi Koordinatörü Burak Köle, tarım sektörüne aidiyet duyan genç girişimcilere; İş Fikirlerinin Projelendirilmesi konusunda can alıcı bilgiler verdi.

    Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferit Turanlı, “Tarımsal Zararlılarla Mücadelede Biyoteknik ve Biyolojik Mücadele Yöntemlerinin Kullanımı”nı anlatırken, AgriSynergy Tarımsal Araştırmalar ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. Yöneticisi Dr. Veli Çetin, “Pestisitler ve Gıda Güvenliği” başlıklarında bilgilendirmede bulundu. Gıda sektöründe Lojistik ve Tedarik Zincirini Yeditepe Cargo Yöneticisi Alp Tuğhan anlatırken, Tarımsal Ürün Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları Derneği Başkanı Dilek Elivar, Tarımsal Kontrol ve Sertifikasyon konusunda önemli başlıklara dikkat çekti. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Egeli zeytin zeytinyağı ihracatçıları ambalajlı ihracatı ödüllendirdi

    Egeli zeytin zeytinyağı ihracatçıları ambalajlı ihracatı ödüllendirdi

    Zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarının Türkiye’deki tek çatı kuruluşu olan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), 2023 yılı Mali Genel Kurul için toplandı. EZZİB’in Genel Kurulunda sektörün gündemindeki başlıklar masaya yatırıldı.

    EZZİB’in Genel Kurul Toplantısı sofralık zeytin ve zeytinyağı ihracatında ambalajlı kategoride ilk 10’ar firmanın ödüllerini aldığı “EZZİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”ne de ev sahipliği yaptı.

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, “2022/23 sezonunda rekor kırarak, sektör tarihin en yüksek ihracat rakamlarına ulaştık. Sofralık zeytin ihracatımız bir önceki sezona kıyasla tutar bazında %7 artarak 172 milyon dolardan 184 milyon dolara yükseldi. 1 Kasım tarihinde başlayan 2022/23 zeytinyağı ihracat sezonunda ise; 118 ülkeye ihracat gerçekleştirdik, toplam zeytinyağı ihracatımız miktar bazında %158 artarak 58 bin tondan 150 bin tona, tutar bazında ise %259 artarak 201 milyon dolardan 723 milyon dolara yükseldi.” dedi.

    2022/23 ihracat sezonunda rekor kırdık

    Başkan Er, “Sofralık zeytin üretiminde dünyada lider ve zeytinyağında ise İspanya’dan sonra en büyük 2. üretici konumuna yükseldiğimiz 2022/23 ihracat sezonunda, üretimdeki rekor ile birlikte elde ettiğimiz başarıyla, toplam sektör ihracatımız 947 milyon dolara ulaştı ve sektörümüz dünya pazarlarında çok önemli bir yer edindi. Temmuz ayı sonunda getirilen dökme ve varilli ihracat kısıtlamasına rağmen, bu artışta katkısı olan tüm üyelerimizi canı gönülden kutlar ve sektörümüze verdikleri katkılardan dolayı teşekkür ederim. Bu rakamı önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 1,5 milyar dolara, 2028’de ise 2 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

    2023/24 sezonunda sofralık zeytin ihracatımız 114 milyon dolara yükseldi

    Davut Er, “İçinde bulunduğumuz 2023/24 sezonu verilerine baktığımızda ise, 31 Mart 2024 itibariyle sofralık zeytin ihracatımızın geçtiğimiz sezona göre tutar bazında %18 artarak 96 milyon dolardan 114 milyon dolara yükseldiğini görüyoruz. 31 Mart 2024 itibariyle zeytinyağı ihracat sezonunun ilk 5 aylık verilerine baktığımızda ise, miktar bazında %62 azalışla 81 bin tondan 31 bin tona gerilediğini üzülerek görüyoruz. Tutar bazında ise %36 azalarak 358 milyon dolardan 228 milyon dolara düşmüş bulunmakta. Dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına getirilen kısıtlama uygulamasına devam edilmesi durumunda, sektörümüzde telafisi mümkün olmayan hasarlara yol açacaktır. 1 Ağustos 2023 tarihi itibariyle dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına yönelik ek tedbirler getirilerek, bu ürünlerin ihracatı 1 Kasım tarihine kadar kısıtlandı. 17 Ekim 2023 tarihinde ise söz konusu kısıtlama uygulaması süresiz uzatıldı.” dedi. 

    Başkan Er, “Türkiye, 2022/23 sezonuna yaklaşık 50 bin ton zeytinyağı stoğuyla girdi. Rekoltemiz de 380 bin ton olarak hesaplandı. Afrin’den gelen 50 bin ton zeytinyağı dikkate alındığında 500 bin ton civarında zeytinyağı varlığımız oluştu. 175 bin ton iç tüketim ve 150 bin ton ihracatımız olduğunu hesaba kattığımızda, 2023/24 sezonuna yaklaşık 140 bin ton stok fazlasıyla girdik. 2023/24 sezonunda 140 bin ton stok, 185 bin tonluk rekolte ve 50 bin ton Afrin’den gelen zeytinyağını topladığımızda 375 bin ton zeytinyağı varlığımız oluştu.  2023/24 sezonunda 100 bin ton ihracat, 175 bin ton iç tüketim olacağını öngördüğümüzde, 2024/25 sezonuna minimum 100 bin tonluk stokla gireceğiz.” diye konuştu.

    Yaklaşmakta olan çok güzel bir ürün rekoltesinin güzel haberlerini alıyoruz

    Davut Er, “Bugün itibariyle Türkiye’nin güneyinden kuzeyine, batısından doğusuna 200 milyon zeytin ağacı 2024 yılı için çiçeklerini açmış ve beyaza bürünmüş durumda. Yaklaşmakta olan çok güzel bir ürün rekoltesinin güzel haberlerini alıyoruz ülkemizin her köşesinden. Türkiye’nin zeytinyağı arzında hiçbir sıkıntı kesinlikle söz konusu değildir. Son üç yılda zeytinyağına dört kez getirilen ihracat kısıtlamaları amaçlandığı üzere fiyat artışlarını yavaşlatmakta yeteri kadar etkili olmadığı gibi, aksine üretici ve mal tedarikçilerini beklenti içine soktu. Yeterli miktarda mal arzı olmadığı için piyasa daha da sıkıntıya girerek bloke oldu. Zeytinyağı fiyatları kısıtlama uygulaması olduğu dönemlerde daha da yükseldi.” dedi.

    Başkan Er, “İhraç edilemediği için depolarda bekletilen zeytinyağları ise olumsuz depolama koşulları nedeniyle bozulmaya başladı, yüksek kaliteli sızma yağlar rafinajlık yağlara dönüştü ve bu da %30’luk bir değer kaybına, ihracat tutarımıza orantılandığımızda ise yaklaşık 300-400 milyon dolar döviz kaybına neden oldu. Söz konusu kısıtlamaların hem iç piyasaya hem de ihracata hiçbir katkısı olmamıştır. Çünkü son kısıtlama kararından bu yana uluslararası piyasalarda kg başına ortalama zeytinyağı fiyatı 2 ila 2,5 € seviyelerinde geriledi.” diye konuştu.

    Türk zeytinyağı ihracatçılarının yıllık yaptığı kontratlar bulunduğunu vurgulayan Başkan Er, söz konusu kısıtlamaların firmaların taahhütlerini yerine getirememelerine neden olduğunu söyledi.

    “Bu durum sektör için prestij kaybının yanı sıra, önümüzdeki yıllarda bu müşterilerle çalışmayı da zorlaştırdı ve zor şartlarda kazanılmış olan birçok pazarı kaybetme noktasına getirdi. Katma değeri yüksek ambalajlı ihracatı artırmak ana hedefimiz olmakla birlikte firmalarımız ithalatçılardan gelebilecek farklı talepleri karşılamak durumunda. Dünyada catering, balık konservesi gibi alanlarda faaliyet gösteren firmalar önemli miktarda zeytinyağını kendi üretimlerinde kullanılmak üzere ülkemizden dökme olarak temin etmektedir. Diğer yandan hem kutulu hem de dökme mal talep eden alıcılar bulunmakta olup, bu firmalara sadece kutulu zeytinyağı satıp dökme taleplerini başka ülkelerden karşılamalarını beklemek bu alıcıların tamamıyla kaybı anlamına gelmektedir.”

    Ambalajlı ürünlerde uygulanan ihracat destekleri tekrar getirilmeli

    Davut Er, “Nitekim 2021/22 sezonu verilerine baktığımızda, İspanya ve İtalya yapılan ihracatın dökme zeytinyağı ihracatımızın sadece %20’sini oluşturduğunu, geri kalan %80’nin başta ABD olmak üzere, Fildişi Sahili, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya, Avustralya gibi ülkelere yapıldığını görmekteyiz. İhracat rekoru kırdığımız 2022/23 sezonunda ise toplam dökme zeytinyağı ihracatımızın %30’unu tek başına ABD’ye yaptığımızı görüyoruz. Her fırsatta dile getirdiğimiz üzere, ambalajlı zeytinyağı ihracatımızı artırmanın yöntemi dökme ve varilli ürünlere kısıtlamalar getirmek değil, ambalajlı ürün ihracatını teşvik etmektir. Ambalajlı ürünlerde uygulanan ihracat desteklerin muhakkak tekrar getirilmesi gerekmekte. Sektör olarak zeytin ve zeytinyağına yönelik uygulanmakta olan pozitif ayrımcılığın devam ettirilmesini ve önümüzdeki yıllarda ürünlerimize yönelik desteklemelerin farklılaştırılarak devamını bekliyoruz.” dedi.

    Başkan Er, “Ülkemizde üreticilere sağlanan desteklerin de düşüklüğü göz önünde bulundurulduğunda, İtalya, İspanya gibi AB üyesi ülkelerle rekabet edebilmemiz için 2022 yılı sonunda kaldırılan ihracat sübvansiyonları yerine yeni bir destek yöntemi ile devam edilmesi ambalajlı ihracatımızın artması açısından kritik bir öneme sahip. Bugünlerde dünya zeytinyağı fiyatlarının hızla geri gelmekte olduğunu ifade etmiştim, ayrıca önümüzdeki sezon iklim koşulları bu şekilde devam ederse çok güçlü bir zeytin ve zeytinyağı rekoltesi bizi beklemekte. Bu ortamda ihracatçımızın dünya piyasalarında rekabetçi olabilmesi ve güçlü bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için dökme ve varilli zeytinyağı ihracatında ton başına uygulanmakta olan 200 $ verginin de kısıtlama uygulamasıyla beraber kaldırılması sektör olarak talebimizdir.” diye konuştu.

    Sürdürülebilir üretim teknikleri benimsenmeli

    Davut Er, “Avustralya başta olmak üzere uzak pazarlarımıza yönelik sektörel ticaret heyeti organizasyonlarımız ve başta ABD’de Summer Fancy Food Show ve Expo West, Japonya’da Foodex, Çin’de China International Import Expo Fuarları olmak üzere, yurtdışında Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımı için faaliyetlerimizi gerçekleştiriyor olacağız. İhracat hedeflerimize ulaşmak için çalışırken geleneksel yöntemlerin yanı sıra çevreci, enerji verimli ve sosyal sorumluluk prensiplerine uygun sürdürülebilir üretim tekniklerinin benimsenmesi için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Ancak, bütün bu hedeflere ulaşabilmemiz için sektör paydaşlarımızın bir araya gelerek iş birliği yapması ve sektörümüzü karşılaştığı engellere hep beraber çözümler üretmesi büyük önem taşıyor.” dedi.

    Türkiye’nin 2002 sonrasında zeytincilik sektörüne büyük yatırım yaptığını açıklayan Başkan Er, “Devlet destekleriyle 90 milyon olan zeytin ağacı varlığımız 200 milyona çıktı. Bu ağaçlardan son dönemde beklediğimiz verimi de almaya başladık. Tarım ve Orman Bakanlığımızın hesaplamalarına göre Türkiye’nin 650 bin ton zeytinyağı, 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin üretebilecek potansiyele ulaşması söz konusu olabilecek. Bu rekolteye ulaştığımızda bu ürünü değerlendirecek bir planımızın bugünden yapılıyor olması gerektiğine inanıyoruz. Yönetim Kurulumuz ile ihracatımızın artması, ihracatçılarımızın ve üreticilerimizin daha fazla kazanmaları için yoğun çaba harcıyoruz.   Bu çerçevede, son dönemde özellikle dökme ve varilli ihracatta yaşanan sıkıntıların farkındayız. Bu konu ile ilgili olarak Ticaret, ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımız ile yakın temas halindeyiz ve ihracatımızın önünün açılabilmesini teminen görüşmelerimiz devam etmekte, ortak bir paydada buluşarak, tıpkı geçtiğimiz sene olduğu gibi kısa bir sürede bu sıkıntının da çözüleceğine inanıyoruz.” diye konuştu.

    Natürel sızma zeytinyağı ihracatında GTİP uyumsuzluğu problemleri çözümlendi

    Başkan Er, “Zeytinyağı GTİP’lerimizin AB ve dünya standartlarına uyumlu hale getirilmesini teminen Birlik olarak yürütmüş olduğumuz çalışmalar neticelendi ve taleplerimiz çerçevesinde revize edilmiş olan zeytinyağı ile prina yağı GTİP’lerin yer aldığı yeni Tarife Cetveli 30 Aralık tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu sayede özellikle natürel sızma zeytinyağı ihracatında GTİP uyumsuzluğu nedeniyle yaşanan problemleri ortadan kaldırmış olduk ve istatistik verilerin daha sağlıklı tutulmasını sağladık. 17 Nisan 2024 tarihinde Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile makamında bir toplantı gerçekleştirdik ve sektör olarak kısıtlama uygulaması ile ilgili taleplerimizi kendisine aktardık.” dedi. 

    Davut Er, “Bakanımız kısıtlama kararı konusunda Tarım Bakanlığının Mayıs sonu Haziran ortası itibariyle yeni sezon üretimini görmek istediğini ve yeni rekolte daha net gözlemlendikten sonra kararın tekrar değerlendirileceğini tarafımıza iletti. Bu kapsamda geçici bir çözüm olarak, Sayın Bakanımıza ihracatçılarımıza sözleşmeleri çerçevesinde kota tahsis edilmesi yönündeki taleplerimizi ilettik. Bakanlığımız bu yöndeki olumlu yaklaşımları sonrasında, şu an sizlerden toplamış olduğumuz eski kontratlara ilişkin evraklar Sekreteryamız tarafından ilgili mercilere kontrol edilip iletiliyor. Umarım kısa zamanda olumlu dönüş bekliyoruz.” diye konuştu.

    Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki STA’nın yenilenmesi için müzakere görüşmeleri 10 Haziran’da tekrar başlıyor

    Başkan Er, “Bu toplantıda aldığımız bir başka müjdeli haber ise, AB ve Gümrük Birliğinden ayrılan Birleşik Krallık ile ilgili.  Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki STA ‘nın yenilenmesi için müzakere görüşmelerinin 10 Haziran’da tekrar başlayacağını ve bu müzakerelerde zeytinyağının en öncelikli ürün olarak ele alınacağı bilgisini edinmiş buluyoruz. Konuyu hem sayın Bakanımız hem de Anlaşmalar Genel Müdürümüz Hüsnü Dilemre ile ayrıntılı bir şekilde görüşme fırsatımız oldu. İngiltere’nin Türkiye’den zeytinyağı ithalatı için gümrük vergisinin sıfırlanmasına son derece olumlu yaklaştığı bilgisini edindik. Bunun gerçekleşmesiyle şu an hemen hemen bütün ihtiyacını İspanya, İtalya gibi AB ülkelerinden karşılayan ve yıllık ortalama 70 bin ton zeytinyağı ithal eden İngiltere pazarında ülkemizin çok önemli bir pazar payı edineceğini düşünüyoruz.” dedi.

    2023 YILI AMBALAJLI ZEYTİNYAĞI KATEROGİSİ İLK 10 FİRMA

    1          VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

    2          MARBIL YAG SAN.VE TİC. A.S.

    3          KOZMOPOLİTAN GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

    4          SAVOLA GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

    5          ALHATOĞLU ZEYTİNCİLİK GIDA ZİRAİ İLAÇ VE TARIM MAKİNALARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

    6          TİCARET VE SANAYİ KONTUVARI TÜRK ANONİM ŞİRKETİ

    7          ERAYDIN TARIM ÜRÜNLERİ GIDA PETROL HAYVANCILIK   İNŞAAT NAKLİYE  SAN.VE TİC.İHR.İTH .LTD.ŞTİ.

    8          YONCA GIDA SANAYİ İŞLETMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

    9          TARIM KREDİ TEDARİK VE ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ

    10        POYRAZ ZEYTİNYAĞI TARIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

     

    2023 YILI AMBALAJLI ZEYTİN KATEROGİSİ İLK 10 FİRMA

     

    1          TOPRAK ZEYTİN ZEYTİNYAĞI GIDA TARIM ÜRÜNLERİ HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

    2          EKER GIDA NAK.İNŞ.SAN.TİC.LTD. ŞTİ.

    3          GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKSTİL NAKLİYAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

    4          MAROLİ GIDA SANAYİ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

    5          YUNUSLAR TARIM ÜRÜNLERİ GIDA İNŞAAT TURİZM NAKLİYAT SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

    6          AYDONA GIDA İNŞAAT.TESTİL .TUR.ENERJİ NAK.OTO.SAN.İÇ VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ.

    7          UGS-URLA GIDA VE TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

    8          SALTAY DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

    9          YENİÇAĞ GIDA SAN.VE TİC.A.Ş.

    10        EROĞLU YERLİ ÜRÜNLER GIDA HAYVANCILIK TURİZM İNŞAAT SARRAFİYE NAKLİYE İHRACAT İTH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk gıda ihracatçıları, Singapur üzerinden Asya Pasifik pazarında büyüyecek

    Türk gıda ihracatçıları, Singapur üzerinden Asya Pasifik pazarında büyüyecek

    Dünya’nın reexport merkezlerinden Singapur, 2023 yılında gıda sektöründe 30 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle dünyanın gıda ambarı olan Türkiye’nin gıda ihracatında öncelikli hedef pazarlarından biri konumunda. Türk gıda ihracatçıları Singapur üzerinden Asya Pasifik pazarında konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.

    Türk gıda ihracatçıları, Singapur üzerinden Asya Pasifik pazarında büyüyecek adımları atmak için Singapur FHA Food and Beverage Fuarı’nda 26 firmayla yerini aldı.

    RCEP ülkelerinde 2,2 milyar insan yaşıyor

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2,2 milyar insanın yaşadığı Singapur’un aralarında bulunduğu 15 ülkenin imza koyduğu Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasın Asya Pasifik pazarını daha kıymetli bir pazar haline getirdiğini, amaçlarının dünyanın en önemli reexport merkezi olan Singapur üzerinden RCEP pazarında konumlarını güçlendirmek olduğunu dile getirdi.

    Singapur’a gıda ihracatında hedef 100 milyon dolar

    Türkiye’nin fındık, kuru meyve, zeytin ve zeytinyağı, taze meyve sebze, meyve sebze mamulleri, hububat, bakliyat yağlı tohumlar, su ürünleri ve hayvansal mamuller, odundışı orman ürünleri sektörlerinde dünyanın en büyük tedarikçileri arasında yer aldığına vurgu yapan Uçak, “2023 yılında 900 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan Singapur’un, dış ticaret hacminin 2024 yılında 1 trilyon doları geçmesi bekleniyor. Singapur’a 2023 yılında 33 milyon dolar olan gıda ürünleri ihracatımızı 2028 yılında 100 milyon dolara çıkaracak potansiyele sahibiz” diye konuştu.

    TURQUALITY ve UR-GE Projeleriyle 40 milyar dolar gıda ihracatına ulaşılacak

    Türk gıda sektörlerinin 2023 yılında 26 milyar dolar ihracata imza attığına temas eden Başkan Uçak, gıda sektörlerinin ihracatının sanayi sektörlerine göre daha iyi bir seyir izlediğini, 2028 yılında Türkiye’nin gıda ihracatının 40 milyar dolar hedefine ulaşması için Singapur gibi alımgücü yüksek yeni pazarlarda Ticaret Bakanlığı’nın destek verdiği Fuarlar, TURQUALITY ve UR-GE Projeleriyle pazarlama faaliyetlerine yoğunlaşacaklarını sözlerine ekledi.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Ticaret Bakanlığı tarafından, “En İyi Uygulama Örneği” ödülüyle ödüllendirilen, Taze Kiraz, Üzüm ve Nar URGE Projesi kapsamında 2023 yılında Singapur’a “Ticaret Heyeti” organize etmişti. EYMSİB, kendi iştigal sahasına giren elma, narenciye, kuru domates gibi ürünlerde Singapur pazarında ihracat potansiyeli görüyor ve bu yönde çalışmalarını sürdürüyor.

    Taze meyve sebze ve mamul ihracatçısı 41 firma güçlerini birleştirdi

    Singapur’u Asya Pasifik ülkelerine açılan bir kapı olarak gören EYMSİB, Türkiye’nin yıllık 6 milyar 100 milyon dolar olan taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatını 10 milyar dolara taşımak için taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektöründe 41 firmayı 14 Mart 2024 tarihinde Turkish Fresh and Processed Fruits and Vegetables Cluster isimli UR-GE Projesi’nde birleştirmişti. 

    EYMSİB, Taze Kiraz, Üzüm ve Nar URGE Projesi’nde hedef Pazar olarak belirlediği Hindistan’a Türkiye’nin taze meyve sebze ihracatını 3 yılda 3,5 kat artırarak 30 milyon dolardan 100 milyon doların üzerine taşımıştı. EYMSİB, Turkish Fresh and Processed Fruits and Vegetables Cluster UR-GE Projesiyle benzer bir başarıyı hedefliyor. 

    1.524 firmanın kaldığı Singapur FHA Food and Beverage fuarında; süt ürünleri, hububat, hazır yemekler, konserve ürünler, hazır yemekler ve içecekler sektörleri güçlü bir şekilde temsil ediliyor. Türk gıda sektörü 26 firmayla yerini almış durumda. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği fuarda kurduğu stantta Türk lezzetlerinin tanıtımını gerçekleştirdi.

    Fuarın ilk günü Türkiye’nin Singapur Büyükelçisi Mehmet Burçin Gönenli ve Singapur Ticaret Müşaviri Esin Arslan Türkiye pavyonunu ve EYMSİB standını ziyaret ettiler ve Singapur pazarıyla ilgili deneyimerini Türk ihracatçılarıyla paylaştılar.

    Singapur FHA Food and Beverage Fuarı’na; Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık ve Yönetim Kurulu Üyeleri H. Vural Güleç ve Mehmet Kırıcı EYMSİB’i temsilen katılan isimler oldu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı