Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Hedef

  • MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar: “MediaMarkt Türkiye olarak kazandığımızı Türkiye’ye yatırmaya, deneyimle büyümeye devam edeceğiz.”

    MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar: “MediaMarkt Türkiye olarak kazandığımızı Türkiye’ye yatırmaya, deneyimle büyümeye devam edeceğiz.”

    MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, “MediaMarkt Türkiye olarak kazandığımızı Türkiye’ye yatırmaya, deneyimle büyümeye devam edeceğiz” derken yıl sonuna kadar hayata geçirmeyi amaçladıkları projeleri ve rakamsal hedefleri de paylaştı.

     

    Geniş ürün yelpazesiyle teknoloji severlere konforlu alışverişin keyfini sunan Avrupa’nın 1 numaralı ve Türkiye’nin lider elektronik perakendecisi MediaMarkt, 2023 yılı mali sonuçlarını ve 2024 yılı hedeflerini açıkladı. MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, CECONOMY ve MediaMarktSaturn Grubun rakamsal verilerine, şirketin 2024 hedeflerine, tüketici elektroniği pazarının güncel durumuna, şirketin Deneyim Şampiyonluğu vizyonu çerçevesindeki yeni proje ve yatırımlarına ve sürdürülebilirlik çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. 

     

    MediaMarktSaturn yılda 2 milyardan fazla tüketiciye temas ediyor

    MediaMarkt Türkiye’nin global çatı şirketi, Almanya merkezli MediaMarktSaturn, Avrupa’da 11 ülkede, 1.000’e yakın mağazasında 45 binden fazla ürün çeşidiyle tüketicilerle buluşuyor. Mağazalarda temas edilen müşteri sayısı ise 2 milyardan fazla. 50 bini aşkın çalışanı bulunan MediaMarktSaturn Perakende Grubu’nun 2023 mali yılı cirosu 22,2 Milyar Euro olarak gerçekleşirken, faaliyetler sonrasında elde edilen NET FVÖK 243 Milyon Euro oldu.

     

    Almanya’dan sonra en büyük mağaza satış hacmi Türkiye’de 

    MediaMarkt Türkiye olarak MediaMarktSaturn Perakende Grubu içerisinde sadece 1 sene içerisinde 5’inci sıradan 2’nci sıraya yükselmenin gururunu yaşadıklarını söyleyen Hulusi Acar, sözlerine şöyle devam etti: “2023 finansal yılı toplamında MSH Grubun Almanya’dan sonra en büyük mağaza satış hacmine sahip ülkesi olduk. Daha öncesinde İspanya, İtalya ve Avusturya’nın ardından 5’inci sıradayken, hızlı mağaza açılışlarımızla fiziksel olarak büyüyerek 2’nci sıraya yükseldik. Ülkemizden aldığımızı ülkemize yatırarak, mağaza açmaya, diğer kanallara yatırım yapmaya, istihdamı artırmaya devam ederek Türkiye olarak güçlü performansımızı sürdüreceğiz.”

     

    “Türkiye’de kazandığımızı yine Türkiye’ye yatırıyoruz”

    Hulusi Acar, MediaMarkt Türkiye’ye ilişkin genel istatistikleriyse şöyle aktardı: “MediaMarkt Türkiye olarak 30 ilimizde 98 mağazamız, toplamda 240 bin metrekareyi aşan satış alanımız, toplamda 3 bin 742 çalışanımız var. Mağazalarımız ve mediamarkt.com.tr de yılda 300 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlıyoruz. MediaMarkt Türkiye olarak bundan 5 yıl önce hayata geçirdiğimiz, cazip fırsatlarla hizmetlerin bir araya toplandığı bir sadakat programımız var. Ülkemizin en büyük sadakat programlarından biri olan MediaMarkt CLUB’ın bugün üye sayısı 6 milyona ulaştı.”

     

    Acar, önceliklerinin Türkiye’de kazandıklarını Türkiye’ye yatırmak olduğunu, istihdam konusundaki çalışmalarının devam ettiğini vurgularken sözlerine şu şekilde devam etti: “MediaMarkt Türkiye olarak her geçen yıl istihdama katkı sağlamaya devam ediyoruz. 2021 mali yılında 2 bin 941 olan çalışan sayımızı bir sonraki sene 3 bin 227’ye çıkardık. 2023 yılında ise %13’lük bir artış ile istihdam ettiğimiz kişi sayısı 3 bin 648 oldu. 2024 yılı başından itibaren sadece bu zamana kadar istihdamı %4 artırdık ve sene sonuna kadar yine %10 artışla çalışan sayımızı 4 bine çıkarmayı planlıyoruz. 2016 yılında pazar lideri olma hedefimiz doğrultusunda başlattığımız atılımlarımızın neticesinde 2022 yılında organize perakende kanalının liderliğine ulaşmıştık. 2023 yılında da bu liderliğimizi güçlendirerek koruduk ve 2024 yılında da liderliğimizi sürdüreceğiz. Ülkemize yatırım yaparak büyümeye devam edeceğiz.” 

     

    Mağaza yatırımları önemini koruyor, ziyaretçi sayısı artıyor

    Türkiye’de mağaza sayısını sürekli olarak artıran MediaMarkt Türkiye, mağaza ziyaretçi sayısı ve toplam mağaza ortalamalarında her yıl bir önceki yıla göre daha yüksek bir ziyaretçi sayısına ulaştı. Ocak ayından bu yana MediaMarkt mağazalarında 22 milyon ziyaretçiye ulaşılırken yıl sonu hedefiyse 90 milyon ziyaretçi olarak belirtildi. Yine ziyaretçi sayısı düzenli olarak artan mediamarkt.com.tr’de 260 milyon online ziyaretçiye ulaşılması bekleniyor. 

     

    MediaMarkt Türkiye aynı zamanda Deneyim Şampiyonluğu vizyonu doğrultusunda alışveriş deneyimine yatırım yapmaya devam edecek. Farklı mağaza konseptleriyle tüketicileri benzersiz alışveriş deneyimine davet eden MediaMarkt Türkiye, stok yönetimini talep farklılaşmalarına uygun olarak gerçekleştirirken tüketicilerin isteklerine odaklanıyor. Şirket bu şekilde 2024 yılında pazar payında da FVÖK’te de artış hedefliyor. 

     

    Türkiye pazarında Avrupa’ya göre hareketlilik daha fazla

    Açıklamalarına Türkiye’deki tüketici elektroniği pazarıyla ilgili bazı rakamları ve değerlendirmelerini paylaşarak devam eden MediaMarkt CEO’su Hulusi Acar, Türkiye pazarındaki talebin Avrupa’ya göre daha canlı ve dinamik kalabildiğinin altını çizdi. 85 milyonluk nüfusta 30 yaşın altında olanların oranının yüzde 44 olduğuna dikkat çeken Acar, Türkiye’de nüfusun genç ve dinamik yapısını koruduğunu aktardı. 2023 rakamlarını paylaşan Acar, talepteki sürekliliği şöyle açıkladı: “565 bin evlilik ve 172 bin boşanma sayısını dikkate aldığımızda, yılda yaklaşık 1,5 milyon insanın sadece yeni ev kurma/ayırma nedenli yeni elektronik ihtiyaçları doğuyor. Bunun yanında, 7 milyonu üniversitede olmak üzere 26 milyon öğrencimiz bulunuyor. Kısacası, Türkiye’de yeni ev ve buna bağlı ürün/hizmet ihtiyacı birçok Avrupa ülkesinin toplam nüfusundan dahi yüksek. Sahip olduğumuz ev interneti penetrasyonunun oranı ise 2022 yılında %90 iken 2023 yılında bu rakam %94 olmuş. Türkiye’nin cazip demografik ve sosyoekonomik yapısının, modern yaşam tarzının ve pazar eğilimlerinin, önümüzdeki yıllarda tüketici elektroniği pazarındaki büyümeyi destekleyeceğini düşünüyoruz.”

     

    “Yeni ürün kategorilerinde inovasyon öncülüğüne devam edeceğiz”

    MediaMarkt Türkiye olarak yalnızca pazardan büyük pay almak için değil, tüketicinin yenilik talebine cevap verebilen tüketicinin inovasyon dendiğinde aklına gelen ilk marka olmak için de çalıştıklarını söyleyen Hulusi Acar, tüketicilere ürün deneyimleme olanağı sunmanın önemine dikkat çekti. Acar, aynı zamanda 2023 yılında talebin en fazla büyüdüğü ürünlerin başında airfryer’ların geldiğini, robot süpürge, dikey şarjlı süpürge, scooter ve drone’lara olan talebin arttığını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “MediaMarkt bunların her birinde pazar lideri olmakla kalmıyor, pazarda adeta bir ‘early adopter’ gibi davranarak, müşteriye bu ürünleri deneyimleme şansı tanıyor. Örneğin, bu yılın da hızla büyüyen ürünleri arasında E-mobility (elektrikli ulaşım) var. MediaMarkt burada da lider olacak, bu ürünleri de yine Türkiye’deki tüketiciler gelip bizim mağazalarımızda deneyimleyecek. Önümüzdeki dönemde yapay zekayı da teknoloji ürünleri içinde daha fazla göreceksiniz ve burada da yine biz öncü olacağız.”

     

    Pazar görünümü 2024 için pozitif

    MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar’ın paylaştığı rakamlara göre tüketici elektroniği pazarının büyüklüğü 2023 yılında 534 milyar TL’ye ulaştı. 2024’ün ilk çeyreğinde ise 182 milyar TL’yi buldu. Son 2 yılda da 3 haneli büyüme gösteren, adetsel olarak da tüketicinin ilgisini devam ettirdiği pazara ilişkin 2024’ün kalanı için de pozitif bir görünümün hakim olduğunu belirten Acar, “Elbette 3 haneli büyümeler olmasa da rasyonel ekonomik politikaların da etkisiyle 2024’ün sonuna geldiğimizde 750 milyar TL’yi aşacağı tahmin ediliyor,” yorumunda bulundu. Türkiye’de tüketici elektroniği pazarının birçok alt kategoride geliştiğini ve en büyük payı GSM ve büyük ev aletleri kategorilerinin aldığını söyleyen Hulusi Acar, “teknoloji süper mağazası” olarak rekabetin en yoğun olduğu kendi alanlarında MediaMarkt Saturn Holding olarak Türkiye’de ve globalde rekabette farklılaşmayı başardıklarını, bunun nedenininse yalnızca tüketici elektroniği perakendeciliği odaklı iş yapma yaklaşımları olduğunu belirtti. 

     

    Kadın istihdamında hedef %50

    Kadın istihdamına öncelik verdiklerini vurgulayan Acar, kadın istihdamında hedefledikleri oranın yüzde 50 olduğunu aktardı. Acar, sözlerine şu şekilde devam etti: “Elektroniğin kadını erkeği olmaz diyoruz ve önümüzdeki 4 sene içerisinde kadın istihdamını %50’ye getirmeyi hedefliyoruz. Kadın istihdamını artırmaya yönelik yapılan çalışmalar neticesinde toplamda kadın çalışan oranımız %35, kadın takım lideri oranımız ise %20, mağazalarımızdaki tüm yönetim kademelerindeki kadın oranımız ise %19 oldu. Bu yıl kadın çalışan oranımızın %40’a ulaşmasını sağlamayı hedefliyoruz. 
     

    Yeni açtığımız mağazalardaki işe alımlarda da istihdam edilenlerin en az %50’sinin kadın çalışan olması da hedeflerimiz arasında. Ayrıca bizim mağazalarımızda iş ortaklarımızın tanıtım görevlileri de var. Onları da kendi çalışanlarımızı ve ailelerini eklediğimizde 25 bine yakın insana dokunuyoruz.” 

     

    MediaMarkt sürdürülebilirlik alanında da öncü olmayı hedefliyor

    MediaMarkt Türkiye, ürün yaşam döngüsünü uzatmak, atık oranını azaltmak ve de kullanıcıların teknolojik ürünlere erişimini daha da kolaylaştırabilmek adına çözümler sunmaya devam ediyor. MediaMarkt’ın Almanya’dan sonra en çok geri alım yapan şirketi ise MediaMarkt Türkiye olarak öne çıkıyor. MediaMarktSaturn Grubu, 1,2 milyondan fazla cihazın onarımını gerçekleştirerek 3 bin 500 tondan fazla elektronik atığın azaltılmasını sağladı. MediaMarkt Türkiye ise bugüne kadar 148 bin kullanılmış cihazı yenileme amacı ile geri aldı ve 12 bin yenilenmiş ürünü yeniden tüketicilerle buluşturdu. 

     

    4 yılda 24 bin çocuğa ulaşacak

    MediaMarkt Türkiye’nin deprem bölgesindeki çocukları hedefleyen “Eğitimle Daha İyiye” projesine dikkat çeken MediaMarkt CEO’su Hulusi Acar, projenin uzun soluklu olduğunu ve 4 yılın sonunda en az 24 bin çocuğa ulaşmayı hedeflediklerini aktardı. Hulusi Acar, sözlerini şöyle tamamladı: “Tırlarımız Ekim ayından itibaren deprem bölgesinde ve şimdiye kadar 2500’den fazla çocuğa ulaştık ve projenin birinci yılı tamamlandığında 6000 çocuğa ulaşmış olmayı hedefliyoruz. Eğitim tırlarımızın ikisi ‘Bilişim ve Tasarım Mucitleri’ konsepti ile çocukların bilişim ve tasarım öğrenmesini sağlarken, üçüncü tırımız olan Düş Gezgini de çocukların sanatsal becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Dördüncü tırımız da ilk durağı olan Hatay’a doğru hareket etti. Bu tırımız da Bilim Tırı olarak çocukların hayatına dokunacak.” 

     

    Kendi markalarını tüketicilere sunuyor, Türkiye’de üretim hedefliyor

    MediaMarkt Türkiye, kendi markaları olan PEAQ, KOENIC ve ISY’ı Türkiye’deki mağazalarında ve online alışveriş sitesi mediamarkt.com.tr’de tüketicilerle buluşturuyor. “Bir MediaMarkt markasıdır” diyerek bütçe dostu ve kaliteli alternatifleri, MediaMarkt kalitesi ve güvencesiyle sunmayı ve bu ürünlerden bazılarını Türkiye’de üretmeyi amaçlayan MediaMarkt, Türkiye’deki tüketicilerin kullanıcı dostu ürün gruplarıyla orta ve orta-üst segmentte yüksek teknolojiye sahip ürünlere erişebilmesini sağlayacak. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde hem küçük ev aletleri hem de beyaz eşya kategorisinde B Plus segmentte enerji dostu ve yüksek teknoloji ürünler tüketicilerle buluşacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • FDN Grubu operasyonel verimlilik için üst düzey yapılanmaya gitti

    FDN Grubu operasyonel verimlilik için üst düzey yapılanmaya gitti

    Bu kapsamda Goldcar Türkiye Ülke Direktörlüğü görevine Selahattin Ahmet Aygün, Europcar Genel Müdür Yardımcılığı görevine Serkan Aksakal, FDN Grubu Filo Operasyon & Varlık Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine ise Serkan Demir atandı.

    Otomotiv başta olmak üzere yetkili satıcılık ve servis, lojistik ve sigorta sektörlerinde 34 yıldır faaliyet gösteren ve dünyanın önde gelen araç kiralama markalarından Europcar ve Goldcar’ın Türkiye temsilciliklerini yürüten FDN Grubu, 2024 yılına dair büyüme ve operasyonel verimlilik hedefleri doğrultusunda üst düzey yapılanma gerçekleştirdi. Yeni organizasyonel yapılanma çerçevesinde, Goldcar Türkiye Ülke Direktörlüğü görevine Selahattin Ahmet Aygün getirildi. 

    Yapılanma kapsamında bugüne kadar Goldcar Türkiye’de Ülke Direktörü olarak görev alan Serkan Aksakal ‘Europcar Türkiye Genel Müdür Yardımcısı’ olarak atanırken, bu görevi daha önce sürdürmekte olan Serkan Demir ise yeni dönemde FDN Grubu Varlık Yönetimi Departmanı’nda ‘Filo Operasyon & Varlık Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı’ görevini üstlendi. 

    “Markalarımızı daha efektif hale getireceğiz”

    Türkiye’deki ofis ağını ve operasyonel nokta sayısını artırmayı hedeflediklerini hatırlatan FDN Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Fidan, bu hedef doğrultusunda 2024 yılında operasyonel yönetimi daha verimli kılmak adına aldıklarını yapılanma kararını açıkladı. Fidan, “Bu yıl markalarımızı daha efektif hale getirebilmek, hem ofis ağımızı hem de filo yapımızı artırmak ve kaliteli hizmet anlayışı ile standartlarımızı daha da yükseltmek amacıyla yeni bir yapılanma hareketine geçtik” dedi. 

    “Artan müşteri kapasitesi nedeniyle istihdamı da artıracağız”

    Bu yeni dönemde istihdamı da organizasyonel yapılanma ile doğru orantılı olarak artırmayı hedeflediklerini kaydeden Fidan, şöyle devam etti: “Europcar ve Goldcar markalarımızla birlikte artık daha güçlü ve daha fazla müşteriye hitap edebilir duruma geldik. Zaman içerisinde daha fazla büyüme hedefimiz var. Bu sebeple müşterilerimize verdiğimiz hizmeti daha kaliteli ve güvenilir hale getirmek adına, müşteri kapasitemizle birlikte istihdamımız da artıyor. Özellikle yaz dönemindeki talep yoğunluğu ve her iki markamızda açacağımız yeni ofislerle birlikte istihdamımızı artırmayı planlıyoruz.  Yeni istihdam hedeflerini belirlerken pazar koşulları, rekabet durumu ve iş ortamındaki diğer faktörleri de dikkate alacağız.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ford Otosan Ekosistemdeki Liderliğini Sürdürüyor “Lojistik Servis Sağlayıcıları Sürdürülebilirlik Manifestosu” ile Karbon Nötr Hedefine Emin Adımlarla İlerliyor

    Ford Otosan Ekosistemdeki Liderliğini Sürdürüyor “Lojistik Servis Sağlayıcıları Sürdürülebilirlik Manifestosu” ile Karbon Nötr Hedefine Emin Adımlarla İlerliyor

    ”Gelecek Şimdi” vizyonu ile ortaya koyduğu uzun dönemli sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda tüm ekosistemde dönüşümün öncüsü olma amacıyla faaliyetlerini sürdüren Ford Otosan, malzeme tedarikçilerinin ardından lojistik servis sağlayıcıları ile de sürdürülebilirlik manifestosunu açıkladı. 

    Lojistik operasyonlarında 2035 yılına kadar karbon nötr hedefine ulaşmada dev bir adım niteliğindeki bu manifesto ve performans değerlendirmesine yönelik yol haritası ile Ford Otosan, sürdürülebilirlik bakış açısının tüm ekosistemde yaygınlaşmasını amaçlıyor.

    Otomotiv sektörünün dönüşümüne öncülük eden “Gelecek Şimdi” vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirlik alanında lider iş ortaklarıyla çalışma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Ford Otosan, değer zincirini şekillendirecek önemli bir adıma daha imza attı ve Lojistik Sürdürülebilirlik Konferansı’nda ”Lojistik Servis Sağlayıcıları Sürdürülebilirlik Manifestosu”nu paylaştı.

    Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında oldukça geniş bir lojistik ağına sahip olan ve lojistik operasyonlarında 2035 yılına kadar karbon nötr hedefiyle ilerleyen Ford Otosan bu manifesto ile yol haritasını netleştirdi. Yol haritası, lojistik süreçlerinde yer alan paydaşların Ford Otosan’ın çevresel, sosyal ve yönetişim ilkeleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasını, performanslarının izlenmesini ve kendilerini geliştirmek adına aksiyon almalarını hedefliyor.

    Ford Otosan Malzeme Planlama ve Lojistik Lideri Onur Sarıkaya, “Otomotiv sektörünü şekillendirmeye odaklanan vizyonumuz doğrultusunda, sürdürülebilir bir geleceği inşa etmeye kararlı olduğumuzu Lojistik Servis Sağlayıcıları Sürdürülebilirlik Manifestosu ile bir kez daha vurguluyoruz. Bu manifesto, Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik, inovasyon ve sorumlu iş uygulamaları değerlerini çok iyi yansıtıyor. Sürdürülebilirlik alanında paydaşlarımızla iş birliği yapmaya ve geleceğimizi şekillendirmeye devam edeceğiz” dedi.

    Sektörün öncüsü manifesto

    Ford Otosan’ın Lojistik Servis Sağlayıcıları Sürdürülebilirlik Manifestosu, Türkiye otomotiv sektöründe lojistik zincirinde sürdürülebilirlik ve karbon nötr olma ile ilgili hayata geçirilen öncü bir proje olarak öne çıkıyor. Manifesto uyarınca Ford Otosan’ın lojistik zincirindeki paydaşlarından beklediği taahhütler şöyle sıralanıyor:

    ·       Ford Otosan’ın 2035 yılına kadar karbon nötr lojistik zinciri, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini destekleyecek projeleri önceliklendirmek, enerji verimliliği projelerini uygulamak. Geri kazanılmış malzeme ve enerji kaynakları kullanımını artıracak tasarım, faaliyetler ve raporlamalarda bulunmak.

    ·       Cinsiyet, cinsel yönelim, ırk veya fiziksel özellikleri hedef alan kalıp yargıları pekiştiren dil kullanımına karşı çıkmak. Açık, adil, şiddetsiz iletişimi teşvik etmek. Eşitlikçi, kapsayıcı bir politika benimsemek ve insan haklarına değer veren kurumlarla iş birliği yapmak.

    ·       Toplumsal yatırım projeleri, bağış ve sponsorluk faaliyetleri aracılığıyla operasyonların bulunduğu ülkelerdeki toplumu desteklemek.

    ·       Tüm iş ve işlemlerde; yasalara, Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Birleşmiş Milletler Küresel İlkelerine (Global Compact) uymak, hesap verebilirliği ve açıklığı ilke edinmek.

    • Tüm iş, eylem ve işlemlerde Ford Otosan Çalışma İlkeleri ve Etik Kuralları ile Tedarik Zinciri Uyum Politikası’na uygun hareket etmek.

    Lojistikte öncü uygulamaları hayata geçiren Ford Otosan, lojistik faaliyetlerinin bir kısmını demiryolu hattı kullanarak daha düşük emisyon seviyesi ile yapıyor. Elektrik, hidrojen ve benzeri düşük emisyonlu ekipman ve rotaları kullanmak üzere lojistikte karbon nötr yol haritasına da sahip olan Ford Otosan, uygun altyapıların hazırlanması için çalışmalarını sürdürüyor.

    Ford Otosan, sürdürülebilirlik performansıyla zirvede

    Yenilikçi bakış açısıyla tüm ekosistemi sürdürülebilir ve dijital teknolojilerle dönüştürmeyi odağına yerleştiren Ford Otosan, 2022’de hayata geçirdiği “Gelecek Şimdi” vizyonuyla çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında fayda yaratmak için çalışıyor. Ford Otosan güçlü, kapsamlı ve kararlı adımlarla ilerlediği sürdürülebilirlik yolculuğuna çalışanlarını, tedarikçilerini, bayi ağını ve iş ortaklarını da dahil ediyor.

    2022 yılında Bilim Temelli Hedefler Girişimine 2050 yılında net sıfır olma taahhüdünü vererek, Tedarikçi Sürdürülebilirlik Manifestosu’nu da 2023’te yayımlayan Ford Otosan, sürdürülebilirliği tedarikçi seçiminde bir kriter olarak belirlemişti. Bu doğrultuda kritik ürün gruplarını üreten tedarikçilerle iş birliği yaparak Karbon Nötr Yol Haritası’nı oluşturmuştu.

    Ford Otosan, sürdürülebilirlik performansı sonucunda uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P Global tarafından hazırlanan ve önemli bir referans noktası olan 2024 Küresel Sürdürülebilirlik Yıllığı’na girmeye hak kazanan ilk Türk otomotiv şirketi konumunda bulunuyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yeni DuneQuixote siber casusluk kampanyası dünya genelindeki kamu kurumlarını hedef alıyor

    Yeni DuneQuixote siber casusluk kampanyası dünya genelindeki kamu kurumlarını hedef alıyor

    Kaspersky araştırmacıları, başlangıçta Orta Doğu’daki bir kamu kurumunu hedef alan ve halen devam eden yeni bir kötü amaçlı kampanya keşfetti.

    Daha fazla araştırma, bu kampanyada aktif olarak kullanılan ve mağduriyet alanını APAC, Avrupa ve Kuzey Amerika’ya genişlettiği iddia edilen 30’dan fazla kötü amaçlı yazılım örneğini ortaya çıkardı. DuneQuixote olarak adlandırılan kötü amaçlı yazılım dizisi, siber casusluk nihai hedefiyle, kalıcılığı artırmak ve tespit edilmekten kaçınmak için İspanyol şiirlerinden alınmış dizeler içeriyor.

    Kaspersky uzmanları, devam eden kötü amaçlı etkinlik takibinin bir parçası olarak, Şubat 2024’te Orta Doğu’daki bir devlet kurumunu hedef alan, daha önce bilinmeyen bir siber casusluk kampanyasını ortaya çıkardı. Saldırgan, gizlilik ve kalıcılık için tasarlanmış, sofistike bir şekilde hazırlanmış bir dizi araç kullanarak hedefini gizlice gözetliyor ve hassas verileri topluyor.

    Kötü amaçlı yazılımın ilk taşıyıcıları kendilerini Total Commander adlı yasal bir araç için tahrif edilmiş yükleyici dosyaları şeklinde gizliyor. Bu taşıyıcıların içinde bir örnekten diğerine değişen, İspanyol şiirlerinden alınma dizeler gömülüyor. Bu teknik, her bir örneğin farklı bir imzaya sahip olmasını sağlayarak geleneksel metodolojiler tarafından tespit edilmesini zorlaştırmayı amaçlıyor.

    Taşıyıcı içinde CR4T adlı bir arka kapı şeklinde ek yükler indirmek için tasarlanmış kötü amaçlı kod bulunuyor. C/C++ ve GoLang dillerinde geliştirilen bu arka kapılar, saldırganlara kurbanın makinesine erişim izni vermeyi amaçlıyor. Özellikle, GoLang varyantı, komuta ve kontrol iletişimi için Telegram API’sini kullanıyor ve genel Golang telegram API bağlantılarını devreye alıyor.

    Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi Baş Güvenlik Araştırmacısı Sergey Lozhkin“Kötü amaçlı yazılımın varyasyonları, bu kampanyanın arkasındaki tehdit aktörlerinin yeni koşullara uyum sağlama becerisini gösteriyor. Şu anda bu tür iki implant keşfettik, ancak başka implantların varlığından da şüpheleniyoruz” diyor.

    Kaspersky telemetrisi, Şubat 2024’te Orta Doğu’da kampanyanın bir kurbanını tespit etti. Ayrıca aynı kötü amaçlı yazılımın yarı halka açık bir kötü amaçlı yazılım tarama hizmetine yüklenmesi, 2023’ün sonunda 30’dan fazla gönderimin yolunu açtı. VPN çıkış düğümleri olduğundan şüphelenilen diğer kaynaklar Güney Kore, Lüksemburg, Japonya, Kanada, Hollanda ve ABD’de bulunuyor.

    Yeni DuneQuixote kampanyası hakkında daha fazla bilgi edinmek için Securelist adresini ziyaret edin.

    Kaspersky araştırmacıları, bilinen veya bilinmeyen tehdit aktörlerinin hedefli saldırılarının kurbanı olmamak için aşağıdaki önlemleri öneriyor:

    • SOC ekibinizin en son tehdit istihbaratına (TI) erişmesini sağlayın. Kaspersky Tehdit İstihbaratı Portalı, şirketin TI’sına ortak erişim noktasıdır ve Kaspersky tarafından 20 yılı aşkın bir süredir toplanan siber saldırı verilerini ve içgörülerini sağlar.
    • Global Araştırma ve Analiz Ekibi uzmanları tarafından geliştirilen Kaspersky çevrimiçi eğitimi ile siber güvenlik ekibinizi en son hedefli tehditlerle mücadele edecek şekilde geliştirin.
    • Uç nokta düzeyinde tespit, araştırma ve olayların zamanında düzeltilmesi için Kaspersky Next gibi güvenlik çözümlerini uygulayın.
    • Temel uç nokta korumasını benimsemenin yanı sıra, Kaspersky Anti Targeted Attack Platform gibi gelişmiş tehditleri ağ düzeyinde erken bir aşamada tespit eden kurumsal düzeyde bir güvenlik çözümü uygulayın.
    • Birçok hedefli saldırı kimlik avı veya diğer sosyal mühendislik teknikleriyle başladığından, Kaspersky Automated Security Awareness Platform aracılığıyla ekibinize güvenlik farkındalığı eğitimi verin ve pratik beceriler kazandırın.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Siber suçluların kişisel verilerin peşinden koşmasının 7 nedeni

    Siber suçluların kişisel verilerin peşinden koşmasının 7 nedeni

    Ne zaman çevrimiçi olsak, arkamızda bir veri izi bırakıyoruz. Hayatlarımız dijital teknoloji ile giderek daha fazla iç içe geçerken dijital ayak izlerimiz de büyümeye devam ediyor.

    Sosyal medyada paylaşım yaparken veya çevrimiçi ürün satın alırken oluşturduğumuz bazı veri parçaları, internetin gölgelerinde gizlenen siber suçlular için büyük değer taşıyabilir.  

    Her birimiz potansiyel olarak finansal dolandırıcılıktan gasp kampanyalarına kadar bir dizi tehditle karşı karşıya olduğumuzdan kişisel bilgilerimizi korumanın önemini kavramış olmamız gerekiyor. Dijital güvenlik şirketi ESET kişisel verilerin öneminin altını çizerek kendimizi korumak için alabileceğimiz önlemleri sıraladı. 

    Dolandırıcılar kişisel verilerimizi neden hedef alıyor?

    1. Finansal dolandırıcılık 

    Finansal dolandırıcılık dijital çağın en yaygın tehditlerinden biridir. Kişisel veriler finansal varlıklarınıza açılan bir kapı görevi görmektedir ve bu da onları her zaman çok para kazanmayı isteyen siber suçlular için birincil hedef haline getirmektedir. Banka kartı bilgilerini korumak sağduyulu bir davranış olsa da bu dikkati bizi tanımlayan diğer tüm bilgilere de yaymak ve banka hesaplarımıza yetkisiz erişimi önlemek için her türlü kişisel bilgiyi koruma konusunda proaktif olmak da aynı derecede önemlidir. 

    2. Kimlik hırsızlığı 

    Kimliğiniz, suçlulara sizin adınız altında dolandırıcılık faaliyetlerinde bulunma olanağı verir; bu da yalnızca mali refahınızı tehlikeye atmakla kalmaz, aynı zamanda itibarınızı, güvenilirliğinizi ve genel refahınızı da zedeler. Çalıntı kimlikleri kullanan siber suçlular, “şüphelenmeyen kurbanlar adına” çok çeşitli dolandırıcılık faaliyetleri gerçekleştirebilir, finansal istikrarlarını ve kişisel bütünlüklerini tehlikeye atabilir.  

    3. Fidye yazılımları ve gasp 

    Fidye yazılım tehdidi yıllardır dijital ortamda büyük bir tehdit olarak varlığını sürdürüyor. Özellikle kişisel belgeler, hassas iş verileri ve yeri doldurulamaz anılar söz konusu olduğunda, cihazlarınızın ve verilerinizin aniden kilitlenmesinin psikolojik etkisi çok büyüktür.  

    4. Karanlık web satışı 

    Kişisel veriler, hem karanlık web olarak bilinen internetin keyifsiz yeraltı dünyasında hem de Telegram gibi ana akım sosyal medya platformlarının gölgeli girintilerinde kazançlı bir meta haline geldi. Çalınan giriş bilgilerinden, sosyal güvenlik kartı detaylarına ve bebeklerin kişisel verilerine kadar her şey kapanın elinde kalıyor. 

    5. Hesap hırsızlığı 

    Hesap hırsızlığı, suçluların sosyal medya siteleri, e-posta hizmetleri ve diğer platformlar da dahil olmak üzere çevrimiçi varlığınızın çeşitli yönlerine sızmaları için doğrudan bir yoldur. İçeri girdikten sonra, dolandırıcılık faaliyetleri gerçekleştirmek, kötü amaçlı yazılım yaymak veya kimliğinizi tehlikeye atmak için bu erişimden yararlanırlar. İster verilerimizi depolayan bir şirket, hesap veya hizmetteki veri ihlali nedeniyle olsun ister çevrimiçi ortamda isteyerek paylaştığımız bilgiler sayesinde olsun, saldırganlar genellikle sadece ad, soyad, doğum tarihi veya elde edilen diğer verilerin kombinasyonlarını kullanarak parolalarımızı kırabilir. 

    6. Oltalama mesajları 

    Oltalama, özellikle de spearphishing olarak bilinen hedefli tür, belirli kişi veya kuruluşlara yönelik ikna edici mesajlar oluşturmak için kişisel verilerden yararlanabilir. Siber suçlular hedeflerini titizlikle araştırarak isimleri, iş unvanları, şirket bağlantıları ve hatta kişisel ilgi alanları veya faaliyetleri gibi bilgileri toplayabilir. Saldırganlar ellerindeki bu verilerle, taktiklerini meşru ve ilgili görünecek şekilde uyarlayarak başarı olasılığını artırabilir. 

    7. Kurumsal casusluk 

    Kişisel veriler yalnızca “sıradan” siber suçluların ilgisini çekmez; rakip şirketler, hükümetler ve diğer gruplar da bu hassas bilgilerin peşindedir. Kurumsal casusluk alanında, kişisel veriler stratejik avantajlar sağlama ve hedefli saldırıları kolaylaştırma potansiyeli nedeniyle arzulanmaktadır. Çalışanlardan çalınan veriler, sonuçları kişisel gizliliğin çok ötesine geçebilecek hedefli saldırılar için araç haline gelebilir.  

    Kendinizi korumak için 7 ipucu 

    Verilerinizin siber suçluların hedefine girme riskini büyük ölçüde azaltacak birkaç basit önlem var. 

    • İstenmeyen e-postalara, mesajlara veya kişisel bilgi taleplerine karşı dikkatli olun ve şüpheli bağlantılara tıklamaktan veya bilmediğiniz kaynaklardan gelen ekleri indirmekten kaçının. 
    • Çevrimiçi bilgi paylaşımı söz konusu olduğunda ihtiyatlı olun. 
    • Her bir hesabınız için güçlü ve benzersiz parolalar kullanın. 
    • İmkan tanıyan her hesapta iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. 
    • Banka hesaplarınızı, kredi raporlarınızı ve diğer finansal hesaplarınızı herhangi bir yetkisiz faaliyete karşı düzenli olarak izleyin. Şüpheli işlemleri veya kimlik hırsızlığı belirtilerini derhal bildirin.  
    • İhlal edilen parola uyarılarını takip edin ve böyle bir bildirim aldıktan sonra derhal harekete geçin. 
    • Tüm cihazlarınıza saygın bir güvenlik yazılımı yükleyin. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • L’Oréal Türkiye, sürdürülebilir geleceği inşa etmeye devam ediyor

    L’Oréal Türkiye, sürdürülebilir geleceği inşa etmeye devam ediyor

    L’Oréal Türkiye, yıllardır başarılı bir biçimde yürüttüğü “Gelecek için L’Oréal” Sürdürülebilirlik Programı ile gezegenimizin sınırlı kaynaklarına ve toplumların içinde bulunduğu koşullara saygılı bir biçimde hareket ediyor.

    2030’a kadar tamamlayacakları güçlü ve iddialı taahhütlerini daha kısa zamanda hayata geçirmek için var gücüyle çalışan tekno-güzellik lideri, 22 Nisan Dünya Günü’nü kutlarken, sektöre sürdürülebilirlik alanında örnek teşkil edecek uygulamalara hayat veriyor.

    Sürdürülebilir bir gelecek için farkındalığı güçlendirmek ve gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakmak hedefiyle çalışmalarını sürdüren L’Oréal Türkiye, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerindeki 17 maddenin 16’sını kapsayan sürdürülebilirlik hedefleri ve  cesur  girişimleri ile öne çıkıyor. 22 Nisan Dünya Günü’nde L’Oréal Türkiye, dünyanın sınırlarına saygılı bir biçimde, sürdürülebilir yöntemlerin artmasını ve dünyamızın karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek hedefiyle güzelliği ve sürdürülebilirliği daha kapsayıcı ve sorumlu bir hale getirmek için yatırımlarına devam ediyor.

    Su kaynaklarının daha verimli kullanılması için “Su Dostu Fabrika” ve “Gjosa Su Tasarrufu Sağlayan Su Başlığı” projelerini hayata geçirdi

    Su kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılması ve su tüketiminin azaltılması için farklı ve inovatif uygulamalara yatırım yapan L’Oréal Türkiye, bu hedef doğrultusunda İstanbul Üretim Tesisi’ni ‘suyu geri dönüştüren su dostu fabrika’ ya dönüştürerek, endüstriyel süreçlerde kullanılan suyun %100’ünü geri dönüştürüyor ve yılda 10 milyon litre su tasarrufu sağlanmasını sağlıyor.

    L’Oréal, Gjosa ile geliştirdiği “Su tasarrufu sağlayan” duş başlığı ile kuaför salonlarında yüzde 69’a varan su tasarrufuna olanak sağlıyor. Gjosa duş başlığının 2023 yılından bu yana, Avrupa ve Orta Doğu’da 10.000’den fazla profesyonel kuaför salonunda kullanılması ile 182 milyon litre bir başka deyişle 72 Olimpik yüzme havuzuna eşdeğer su tasarrufu sağlandı. Önümüzdeki yıllarda bu inovasyonun dünya çapında 200 binden fazla salonda sunulmasını hedefleyen L’Oréal, su tasarrufu sağlayarak çevreye katkı sağlarken iş ortaklarının suyu daha verimli kullanması konusunda fark yaratıyor. 

    L’Oréal Türkiye, hayata geçirdiği tüm projelerde sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çözümler geliştiriyor

    ‘Gelecek İçin L’Oréal’ sürdürülebilirlik taahhütleri kapsamında tüm faaliyetlerini çevresel etkileri iyileştirmeye ve bu yönde yeni düzenlemeler geliştirmeye adayan L’Oréal Türkiye, sürdürülebilirlik konusunda her fırsatı değerlendirebilmek adına tüm tanzim teşhir malzemelerini ‘eko-dizayn’üretiyor. Bu eko-dizayn tasarımlar ile imalatı, kullanımı ve imha edilmesi gibi süreçlerden kaynaklanan olumsuz çevresel etkileri en aza indirmeyi amaçlıyor.

    Hedeflerine ulaşmak için somut adımlar atmaya devam eden L’Oréal Türkiye, 2021 yılından itibaren e-ticaret ve B2B gönderimlerinde dolgu ve koruma malzemelerinin, koli ve güvenlik bantların tamamında plastik kullanmıyor.

    Sürdürülebilirlik taahhütleri kapsamında atık faaliyetlerini iyileştirmeyi, yeni düzenlemeler geliştirmeyi hedefleyen L’Oréal Türkiye, artık kullanılmayan ürün teşhir ünitelerini ileri dönüştürerek kitaplık, dolap ve masaya olarak tekrar değerlendiriyor. Proje kapsamında 304 duvar ünitesini geri dönüştüren L’Oréal Türkiye, 36 okul için kitaplık, anaokulları için dolap, kedi evleri ve yönlendirme tabelaları üretti. 

    Start up’larla iş birliğini önemseyen L’Oréal, yenilikçi bakış açısıyla sürdürülebilirliğe farklı bir boyut getiriyor

    Teknolojiyi iyilik için kullanarak açık inovasyon stratejisi doğrultusunda start up’larla iş birliği yapan L’Oréal Grup, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çözümler geliştiriyor. L’Oréal Grup, Carbiosstart-upı ile enzimatik teknolojisi kullanılarak geliştirilmiş sonsuz kez geri dönüştürülebilen plastik şişeyi hayata geçirerek plastik atıkla mücadelede benzersiz bir çözüm sunuyor. Bu yeni enzimatik teknolojisi ile şeffaf, renkli, opak ve çok katmanlı her türlü PET’in geri dönüştürülmesi sağlanarak geri dönüşüm için büyük kazanç sağlanıyor. 

    CDP tarafından  8 kez üst üste üç çevre temasının tamamından A notu alan tek şirket

    Dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan Carbon Disclosure Project (CDP) tarafından bu yıl 8. kez üst üste “iklim değişikliğiyle mücadele”, “ormanları koruma” ve “su güvenliğini sağlama” temalarının tamamından A notu alan L’Oréal Grup, bu yıl da21 bin şirket arasından, tüm temalarda A notu alan 10 şirketten biri olma başarısını yakaladı. 

    Sosyal ve çevresel sorunların iyileştirilmesi için 200 Milyon € dan fazla fon

    Sosyal ve çevresel sorunların iyileştirilmesi için 200 Milyon € dan fazla fon ayıran L’Oréal Grup, bu fonun 500 Milyon €’luk kısmını 1 milyonluk canlı türünün yok tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu göz önünde bulundurarak ormanlar, denizler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere kaybolan ve bozulmuş habitatların onarılması için ayırdı. 

    Öte yandan 22 Nisan Dünya Günü’nde Türk start-up Kozalak Yangın ile de iş birliği yapan L’Oréal Türkiye, İstanbul Heybeliada’daki 1 hektarlık orman alanını yangınlara karşı koruma altına aldı. L’Oréal Türkiye, yaklaşık 10 bin ağaçtan oluşan orman alanını koruma altına alarak yılda 30 ton oksijen üretilmesine katkı sağlıyor ve 50 tonluk karbon emisyonunun da önüne geçiyor.

    L’Oréal, anlamlı markalar devrimiyle çevreye saygılı ürünler ve uygulamalar geliştirerek toplumsal fayda sağlamayı sürdürüyor

    • Bağımsız denetçi Bureau Veritas tarafından onaylanan Ürün Etkisi Etiketleme Sistemi’ne sahip olan Garnier, tüketicilerin aldıkları ürünlerin çevresel ve sosyal etkilerini etiket üzerinde görebilmelerini sağlıyor. İlk olarak saç bakım ürünlerinde başlayan uygulama, kademeli olarak Garnier’in tüm kategorilerinde kullanılmaya başlanacak. Bağımsız bilim insanları tarafından onaylanan bu sistemde tüm veriler bağımsız denetim kurulu Bureau Veritas tarafından denetlenerek sertifikalandırıldı.
    • L’Oréal Professionnel Serie Expert Serisi ile tüm ürünlerde %95’e kadar geri dönüştürülmüş plastik kullanılıyor ve üretim fabrikasında CO2 nötr olarak üretim yapılıyor. Üretim süreçlerinde kullanılan suyun %100’ü ise geri dönüştürülüyor.
    • L’Oréal Professionnel Dia Light Serisi %95’i geri dönüştürülmüş alüminyumdan üretilen tüpten oluşuyorve %100 geri dönüştürülmüş plastikten üretilen kapak kullanılıyor.
    • La Roche-Posay’in Anthelios güneş koruyucu ürünündeki ambalaj kullanımında plastik kullanımını %45 oranında azaltan L’Oréal, 2025 yılına kadar %70’i geri dönüştürülmüş plastikten üretilen ambalajlar ile devam ederek 10.000 ton saf plastik tasarrufu sağlamayı hedefliyor.
    • Giorgio Armani’nin dünyaya karşı taşıdığı sorumluluğu ve çevre vizyonunu temsil eden My Way parfümünde dünyanın dört bir yanından toplanan doğal içerikler, sürdürülebilir yollarla elde ediliyor. Yenilikçi şişesi, atığı azaltmak ve geri dönüşümü desteklemek için göz alıcı ve zahmetsiz bir çözüm sunarak tekrar doldurulabiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ege Bölgesi’nin ihracat şampiyonu demir ve demirdışı metaller ihracatçılarının 2024 yılı ihracat hedefi 2,2 milyar dolar

    Ege Bölgesi’nin ihracat şampiyonu demir ve demirdışı metaller ihracatçılarının 2024 yılı ihracat hedefi 2,2 milyar dolar

    Yüksek enflasyon kaynaklı enerji, hammadde ve işçilik maliyetlerindeki artışlara karşın döviz kurlarının enflasyon oranında artmaması sebebiyle Ege Bölgesi’nin ihracat şampiyonu; Egeli demir-çelik ihracatçıları, 2024 yılı ihracat hedeflerini, 2023 yılında gerçekleştirdikleri 2 milyar 515 milyon dolarlık ihracatın 315 milyon dolar aşağısına çekerek 2 milyar 200 milyon dolar hedef belirlediler.

    Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin, 2023 yılı mali genel kurul toplantısında konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ertan, yüksek enerji maliyetleri, kur baskısı ve yüksek girdi maliyetleri sebebi ile 2024 yılı ihracat hedeflerini 2,2 milyar USD olarak belirlediklerini paylaştı.

    Başkan Ertan, “Bu hedefe ulaşmak, sektörünün rekabet gücünün artırılmasına destek olmak amacıyla, dünya gündemini oldukça yer bulan ve özellikle demir-çelik ve demirdışı metaller sektörleri için çok büyük önem taşıyan “Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlik” konularında çalışmalar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması geçiş dönemi olan 2023-2026 yılları arasında üye firmalarımızı elimizden geldiğince finansal yükümlülüklerin hayata geçeceği 2026 yılına hazırlamayı kendimize görev edindik. Sektörümüzde yer alan 15 firmayla Ticaret Bakanlığımız tarafından desteklenen URGE projemizi bu yıl da yürütmeye devam ediyoruz. Projemiz ile katılımcı firmalarımıza kurumsal karbon ayak izi hesaplanması eğitimi ve danışmanlığı, enerji verimliliği eğitimi ve danışmanlığı, sürdürülebilirlik raporu hazırlama eğitimi, sürdürülebilir finansmana erişim eğitimi gibi eğitim, danışmanlık, yurtdışı fuar ziyareti organizasyonları ile destek olmaya çalışıyoruz. Almanya’da gerçekleşen Green Steel World Fuarı ve konferansına da önemli bir ziyaret gerçekleştirerek sektörel gelişmeleri takip etme fırsatı bulduk. İtalya’da 2 yılda bir gerçekleşen Made in Steel fuarına gerçekleştirdiğimiz ziyaret ile sürdürülebilirlik konusunun demir çelik sektörünün gelişiminde ne kadar önemli bir yer tuttuğuna şahit olduk” şeklinde konuştu.

    2023 yılında hedefimizi 10 ayda yakalamıştık

    “Gurur ve coşkuyla kutladığımız Cumhuriyetimizin 100. Yılı için 2,2 milyar dolar ihracat hedefi belirlemiştik” diye konuşan Ertan sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu hedefe Kasım ayı başında ulaştık. 2023 yılını, 2022 yılına göre yüzde 2’lik azalışla 2 milyar 515 milyon dolarlık ihracatla kapattık. 2023 yılında Türkiye genelinde yüksek enflasyon kaynaklı; enerji, hammadde ve işçilik maliyetlerindeki artış ve döviz kurlarının enflasyon rakamlarının gerisinde kalması nedeniyle çelik ve demirdışı metaller ihracatında 7 milyar dolarlık bir kayıp yaşanmışken, Ege Bölgemizin daha başarılı bir performans ortaya koyması, pozitif ayrışmasını görmek hem sevindirici hem de katma değerli ürünlerin üretimi yapan firmaların bölgemizde yer alması bakımından gurur verici. 2024 yılında da bu güçlü tarafımıza güveniyoruz.”

    Enerji fiyatları ithalatı artırıyor

    Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin, Ege İhracatçı Birlikleri Konferans Salonu’nda düzenlenen, 2023 yılı mali genel kurul toplantısında konuşan Başkan Ertan, “Ülkemiz ihracatı için demir, çelik ve demirdışı metaller sektörlerinin yüksek önemi de hepimizin malumu. Her ne kadar sektörümüz 2023 yılında da en çok ihracat yapan sektörler arasında yer alsa da gerek savaşlar gerek resesyon gerekse enflasyon ve karşı ülkelerin korumacı önlemleri nedeniyle rekabetçiliğimizin zayıflamış olduğu son 2 yıldır zor bir süreçten geçmekte olunduğunu yaşayarak görüyoruz. Türkiye’nin enerji ve hammadde ihtiyacının büyük bir kısmını dışarıdan karşılaması, uluslararası enerji fiyatlarındaki değişikliklere duyarlı olmasına neden olurken, ülkemizdeki enerji fiyatlarının Uzakdoğu ve Avrupa’ya göre yüksek seyretmesi özellikle en büyük maliyeti enerji olan sektörümüzün rekabet gücünün zayıflamasına, ayrıca ithalatın da artmasına neden olmaktadır. Diğer yandan Hindistan ve Arap ülkeleri de demir ve çelik sektöründe yeni yatırımlar yapmakta olup bu ülkelerin ilerleyen dönemde ülkemiz açısından önemli rakipler olabilecekleri ortadadır.”

    Karbon yönetimi için temiz eneji sektörüyle AB projesi kazandık

    Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin önemli bir ihracat kalemi olan yenilenebilir enerji ekipmanları sektörü ile birlikte Karbon Yönetimi için “Kümelerarası İşbirliği Projesi” isimli bir projelerinin Avrupa Birliği’nden fonlanmaya hak kazandığını müjdeleyen Başkan Ertan sözlerini şöyle sürdürdü; “Ayrıca Türkiye’de demir ve demirdışı metaller ile çelik sektöründeki tüm ihracatçı birlikleri ile ortak olarak bir Turquality projesi başvurusu gerçekleştirdik. Bu projemizle belirlenecek hedef pazarlarda yapacağımız pazarlama faaliyetleriyle Ege Bölgesi’nin çelik, demir ve demirdışı metaller sektöründeki ihracatını 2028 yılında 3 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.”

    Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin 2023 yılı mali genel kurul toplantısında EDDMİB Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı oy birliğiyle ibra edilirken, 2024 yılı iş programı genel kurul üyelerince benimsendi. EDDMİB’in 2024 yılı bütçesi de 58 milyon 500 bin TL olarak karara bağlandı.

    Ege İhracatçı Birlikleri’nde 7 yıldır ihracat şampiyonu olan, 2023 yılında gerçekleştirdiği 2 milyar 515 milyon dolarlık ihracatla zirvede açık ara liderliğini sürdüren Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, 2024 yılının ilk çeyreğinde 625 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Mobilya kâğıt ve orman ürünleri sektörü 2028 yılı sonuna 12 milyar dolar ihracat hedefi koydu

    Mobilya kâğıt ve orman ürünleri sektörü 2028 yılı sonuna 12 milyar dolar ihracat hedefi koydu

    Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü 2023 yılı sonunda 8 milyar dolar olan ihracatını 2028 yılı sonunda 12 milyar dolara taşımayı hedefliyor.

    Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’nin 12 milyar dolarlık ihracat hedefine 1,5 milyar dolar katkı sağlamayı amaçladıklarını söyledi.

    İzmir basınıyla bir araya gelen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, 2023 yılında Türkiye’nin 8 milyar dolarlık mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatına 906 milyon dolarlık katkı sağladıkları bilgisini verdi.

    Gürle; “2023 yılında 906 milyon dolar ihracat yaptık”

    Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri olmak üzere üç alt sektöre hizmet verdiklerini kaydeden Gürle, “Kâğıt ve kâğıt mamulleri ihracatımız 538 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, odun dışı orman ürünleri olarak adlandırdığımız defne, kekik, ıhlamur, adaçayı, biberiye, tıbbi bitkiler, meşe palamudu gibi ürünleri kapsayan ihracatımız ise aynı yıl 103 milyon dolar bandında seyretti ve bu ürünlerin Türkiye geneli ihracatının yüzde 68’lik kısmına imza attı. Mobilya sektörüne baktığımızda bir dipnot eklemek istiyorum; Türkiye’nin mobilya ihracatı 2001 yılında 192 milyon dolar olarak gerçekleşirken, 2023 yılında önemli oranda artarak 5,1 milyar dolara ulaştı. Birliğimizin mobilya ihracatı ise 224 milyon $ oldu” diye konuştu.

    “2024 yılında ihracat hedeflerimize TURQUALİTY, UR-GE projeleri, Sektörel Ticaret Heyetleri ve Alım Heyeti organizasyonları ile ulaşmayı amaçlıyor ve yüzde 10’luk bir artışıyla 2024 yılında 1 milyar dolar ihracat barajını aşmayı hedefliyoruz” diyen Gürle şöyle devam etti; “2024 yılının ilk iki ayına baktığımızda bir önceki yıla göre yüzde 6’lık bir artış görüyoruz, yüzde 10 ortalama ihracat artışına ulaşabilmemiz için 2024 yılında daha çok çalışmamız ve daha çok proje üretmemiz gerekiyor. Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Ur-Ge Projemiz, Turkish Herbal Tea Turquality Projemiz, Mobilya Turquality Projemiz, Aegean Furniture Ur-Ge Projemiz, Ezberbozan Tasarım Yarışmamız, Alım Heyeti ve Sektörel Ticaret Heyetlerimiz, Fuar organizasyonlarımız 1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için hayata geçirdiğimiz yeni projelerimiz. Bu projelerimize halkalar eklemek için istişarelerimiz sürüyor.”

    İhraç pazarlarımızı çeşitlendirmeye çalışıyoruz

    Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin 2023 yılındaki güçlü pazarları hakkında da bilgi veren Birlik Başkanı Ali Fuar Gürle, “Odun dışı orman ürünleri dediğimiz tıbbi ve aromatik bitkilerde en çok ihracat yaptığımız ülkeler sırasıyla A.B.D., Almanya ve Fransa oldu. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 94’ünü Ege Bölgesi’nden yapıyoruz. Odun dışı orman ürünleri ihracatında en güçlü olduğumuz ürün kekik. Kâğıt Sektöründe ihracat yaptığımız başlıca pazarlarımız; İran, Mısır ve İngiltere iken, mobilya sektöründe Ege’den 2023 yılında en çok Almanya, Hollanda ve A.B.D.’ye ihracat gerçekleştirdik” diye özetledi.

    Sürdürülebilirlik Eylem Planı Projesi

    Kâğıt sektörünün Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatına uyum için öncelikli sektörlerin başında geldiğini ifade eden Gürle, sürdürülebilirlik ile ilgili yaptıkları çalışmaları şöyle özetledi; “Avrupa Yeşil Mutabakatına” uyum sağlamak amacıyla firmalarımızın yeşil dönüşüm süreçlerine destek olmak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. 2023 yılının son çeyreği itibariyle İstanbul, Orta Anadolu ve Akdeniz Birliklerimizle “Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektörü Sürdürülebilirlik Eylem Planı Projesini” başlattık. Geçtiğimiz ay ülke çapında mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektöründe faaliyet gösteren temsilcilerin katkılarıyla geniş katımlı bir çalıştay düzenlendik. Kısa ve uzun vadeli projelerle Yeşil Mutabakatı süreçleri ihracatçılarımız önünde yıkıcı bir engel oluşturmadan firmalarımızın yeşil dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla yakın zamanda Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde bir Yeşil Mutabakat Komitesi oluşturduk. Komite çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor.”

    Kekikte Pirolizidin Alkaloid Çalışmalarında üreticileri bilinçlendirdik

    Odun dışı orman ürünlerinde ihracat lideri kekikte  en önemli sorun Pirolizidin Alkaloid (PA) değerlerine ilişin üretici nezdinde bilinçlendirme ve sertifikasyon süreçlerine yönelik çalışmalarına 2023 yılında devam ettiklerini dillendiren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu, Adaçayı, Defne, kekik, biberiye gibi ürünlerimizin doğru metotlarla üretilmesi, üretim alanlarının artırılması gibi amaçlarla İl Tarım Müdürlükleri, üniversiteler koordinasyonunda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini, kekik üreticilerini bilgilendirmek amacıyla Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ortaklığında, Denizli’de en çok kekik üretimi yapılan dört bölgede kekik üretici toplantıları gerçekleştirdiklerini, 2024 yılında aynı toplantıları Mayıs ayında tekrar edecekleri bilgisini verdi.

    2024 yılında sürdürecekleri projelerle ilgili özet bilgiler veren Tarakçıoğlu, “İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ticaret Borsası iş birliğinde, tıbbi ve aromatik bitkiler sektörünün ve sektörde faaliyet gösteren firmaların rekabet gücünü artırmaya yönelik olarak yürüttüğümüz “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Sektöründe Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Ur-Ge Projesi”nin ihtiyaç analizi sürecini tamamladık. Proje faydalanıcısı 19 firma talepleri dikkate alınarak faaliyetlere başlayacağız. Ticaret Bakanlığımızın “2028 İhracat Vizyonu” kapsamında, sektörlerimizin hedef ülke olarak seçtiği ABD ve Almanya gibi pazarlarda Türk markasının en iyi şekilde tanıtımının yapılması amacıyla Birliklerimiz koordinasyonunda Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ortaklığında mobilya, kâğıt ve tıbbi aromatik bitkiler sektörlerinde 4 sene boyunca Turkish Herbal Tea Turquality Projesini yürüteceğiz. Dünya 1. si olduğumuz kekik defne biberiye vb. gibi odun dışı orman ürünlerinin bu sefer farklı bir yönünü, “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler” gücünü, “Türk Bitki Çayı” markası tanıtımıyla dünyaya göstereceğiz. Bu projede ABD ve Almanya öncelikli hedef pazarlarımız olacak” şeklinde konuştu.

    Aegean Furniture Ur-Ge Projesinde ikinci faz başlayacak

    2021 yılında Aegean Furniture isimli Ur-Ge projesini başlattıklarını hatırlatan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, pandemi nedeniyle yurt dışı pazarlama faaliyetlerinin tamamını gerçekleştirememelerine karşın Fas’a yönelik gerçekleştirdikleri sektörel ticaret heyetinin çok başarılı geçtiğini, sona eren projelerinin ikinci fazı için 33 mobilya firmasının katılımıyla yeni bir proje yazdıklarını ve Ticaret Bakanlığı onayını aldıklarını, yeni projeyle daha fazla sektörel ticaret ve alım heyeti, daha fazla fuar ziyareti yaparak, Egeli mobilya ihracatçılarının yeni pazarlara yelken açmasını sağlamayı ve uzun vadede ihracat artışına katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

    Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçı Birlikleri olarak, mobilya sektöründe, küresel ihracat analizleri ve pazar araştırmaları ile geleneksel pazarlarımızın yanı sıra potansiyeli olan, pazar payından faydalanabileceklerin ülkelere ihracatlarını artırmayı hedeflediklerini anlatan Güngör, “2023 yılında Güney Afrika Sektörel Ticaret Heyeti ile Fas ve Suudi Arabistan Sektörel Alım Heyeti gerçekleştirdik. Sektörel ticaret heyetlerine 2024 yılı içerisinde devam edeceğiz, bu çerçevede 5-9 Mayıs 2024 tarihlerinde Suudi Arabistan Sektörel Ticaret Heyeti, Ağustos ayında Güney Afrika Sektörel Ticaret Heyeti, Eylül ayında Fas ve Kasım ayında ise Hindistan’a yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenlemeyi planlıyoruz. Mobilya sektöründe 4 ihracatçı birliği ortaklığında Mobilya Turqulity projesini yürütmek için çalışmalarımıza başladık. Birleşik Arap Emirlikleri, A.B.D., Çin, Fransa, Almanya ve İtalya hedef pazarlarında Türk mobilyası tanıtımını yapacağız” diyerek sözlerini noktaladı. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akbank’ın ‘2050 Yılına Kadar Net Sıfır Banka Olma’ Hedefi, Net-Sıfır Bankacılık Birliği Katılımıyla Güçlendi

    Akbank’ın ‘2050 Yılına Kadar Net Sıfır Banka Olma’ Hedefi, Net-Sıfır Bankacılık Birliği Katılımıyla Güçlendi

    Akbank, 2050 yılına dek Net Sıfır Banka olma hedefini, Net-Sıfır Bankacılık Birliği’ne (NZBA) katılımıyla güçlendirdi. Banka, bu yeni üyeliği uyarınca 2030 yılı emisyon azaltım hedeflerini de açıkladı.

    Akbank, Birleşmiş Milletler liderliğinde oluşturulan, küresel bankacılık varlıklarının %40’ından fazlasını temsil eden ve kredi ve yatırım portföylerini 2050 yılına kadar net sıfır emisyonla uyumlu hale getirmekte kararlı 140’tan fazla bankayı bir araya getiren Net-Sıfır Bankacılık Birliği’nin üyesi oldu. 2030 yılı veya daha erken bir dönem için orta düzey bir hedef belirlenmesini öngören birliğe katılan Akbank, kredi portföyünün karbonsuzlaşması kapsamında, dönüşümü öncelikli sektörler için 2030 yılı emisyon azaltım hedeflerini de açıkladı.

    Net sıfır yolculuğunu bu yeni üyelikle güçlendiren Akbank; enerji, çimento, demir-çelik ve gayrimenkul sektörlerinin düşük karbonlu faaliyete geçişi için iklim dönüşümü finansmanı çalışmalarını önceliklendirecek. Banka bu kapsamda, karbon yoğun olan bu dört sektöre yönelik finanse edilen kredi portföyü için, Karbon Muhasebe Finansmanı Ortaklığı (PCAF) metodolojisiyle ve NZBA kılavuzlarıyla uyumlu ara hedefler belirledi. Hedefler, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlandırma odaklı ‘2050 yılına kadar net sıfır emisyon’ senaryosuyla uyumlu olacak şekilde tasarlandı.

    Akbank, finanse ettiği emisyon yoğunluğunu 2030 yılına kadar, 2021 baz yılına göre enerji üretimi faaliyetleri özelinde %60, çimento üretimi faaliyetleri özelinde %23,8 ve demir çelik üretimi faaliyetleri özelinde %29 azaltmayı hedefliyor. Gayrimenkul sektörü hedefini hizmet binaları ve konut binaları olmak üzere ikiye ayıran Banka, finanse ettiği emisyon yoğunluğunu 2030 yılına kadar, 2021 baz yılına göre hizmet binalarında %40,8, konut binalarında ise %49,3 oranında azaltmak üzere çalışmalarını hızlandırdı.

    Akbank aynı zamanda, 2021 baz yılı kredi portföyü emisyonlarını Net-Sıfır Bankacılık Birliği ve Karbon Muhasebe Finansmanı Ortaklığı metodolojileriyle uyumlu olarak şeffaflık prensipleri uyarınca duyurmaya hazırlanıyor. Eşzamanlı olarak da belirlediği iddialı iklim hedeflerine diğer sektörlerin de dahil edilmesi konusunda çalışmalarına devam ediyor.

    İklim değişikliğiyle mücadelede kararlı olduklarını belirten Akbank Genel Müdürü Kaan Gür: “Akbank 2021 yılından bu yana bireylere ve iş ortaklarına Sürdürülebilir Finansman Çerçevesine uyarınca pek çok tematik alanda sürdürülebilir finansman sağlıyor. Sürdürülebilir finansman faaliyetlerimizde öne çıkan alanların başında yenilenebilir enerji, temiz ulaşım, deprem bölgesi finansmanı, kadınların güçlendirilmesi ve KOBİ finansmanı geliyor. 2023 yılsonu verilerine göre; Proje Finansman Enerji Kredi Portföyümüzün %76’sını yenilenebilir enerji finansmanı oluşturuyor. Her bir sürdürülebilir finansman işlemimiz bir ya da birden fazla Sürdürülebilir Kalkınma Amacına da hizmet ediyor. Net-Sıfır Bankacılık Birliği katılımımızla birlikte duyurduğumuz 2030 hedeflerimizi İklim Aksiyonu hedefi odağında önemli bir adım olarak görüyoruz. Açıkladığımız bu iddialı hedefler, dönüşümü öncelikli olan dört sektörde faaliyet gösteren iş ortaklarımızın karbonsuzlaşma yolculuğunda gerek finansal gerek finansal olmayan ürün ve hizmetlerimizle destek olacağımızın da bir göstergesi niteliğindedir. 2023 yılında bu sektörlerde faaliyet gösteren belirli sayıdaki müşterimize karbonsuzlaşma yolculuğunu ilk adımı olan karbon ayak izi hesaplama dijital hizmetini ücretsiz olarak sunduk. 2024 yılında da bu hizmetlerimizin kapsamını genişleterek sürdüreceğiz” dedi.

    Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi Sorumlu Bankacılık İlkeleri’nin 2021 yılından bu yana imzacısı olan Akbank, toplum ve gezegen için küresel ölçekte düşük karbon ekonomisine geçişi hızlandırmak için kararlı adımlar atıyor. Akbank, Sorumlu Bankacılık Prensipleri ve Paris İklim Anlaşması doğrultusunda, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve küresel iklim azaltım ve uyum çalışmalarına paralel olarak faaliyet gösteriyor. Akbank’ın, UNEP FI’nın Sorumlu Bankacılık İlkeleri kapsamındaki öncü iklim girişimi olan, sektörün öncülüğünde ve Birleşmiş Milletler’in bir araya getirdiği Net-Sıfır Bankacılık Birliği’ne bağlılığını duyurması da bir başka dönüm noktasına işaret ediyor.

    Akbank ayrıca operasyonel emisyonlarının karbondan arındırılması için 1,5°C’ye uyumlu bir orta vadeli hedef belirleyerek mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar %90 oranında azaltmayı hedefliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Siber casusluk için dini festivalleri hedeflediler

    Siber casusluk için dini festivalleri hedeflediler

    Dijital güvenlik şirketi ESET, çeşitli ülkelerdeki Tibetlileri hedef almak için dini bir toplantı olan Monlam Festivali’nden yararlanan bir siber casusluk kampanyası keşfetti. ESET araştırma ekibi bu kampanyayı Çin bağlantılı Evasive Panda Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) grubuna bağlıyor.

     

    ESET araştırmacıları, Eylül 2023’ten bu yana Tibetlileri hedef alan bir siber casusluk kampanyası keşfetti. Araştırmacılara göre saldırganlar bir watering-hole (stratejik web tehlikesi) ve Tibet dili çeviri yazılımının truva atı yükleyicilerini sunmak için bir tedarik zinciri tehlikesini yöntem olarak kullandılar. Saldırganlar, web sitesi ziyaretçilerini MgBot ve henüz kamuya açıklanmamış bir arka kapı ile tehlikeye atmak için hem Windows hem de macOS için kötü amaçlı indiriciler dağıtmayı amaçladı. ESET buna Nightdoor adını verdi. Çin’e bağlı Evasive Panda APT grubu tarafından yürütülen kampanya, çeşitli ülkelerdeki Tibetlileri hedef almak için dini bir toplantı olan Monlam Festivali’nden yararlandı. Hedeflenen ağlar Hindistan, Tayvan, Hong Kong, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunuyordu.

     

    ESET, siber casusluk operasyonunu Ocak 2024’te keşfetti. Watering-hole kullanılarak ele geçirilmiş web sitesi (saldırgan, kurbanın muhtemelen veya düzenli olarak kullandığı bir web sitesini istila eder), Tibet Budizmini uluslararası alanda teşvik eden Hindistan merkezli bir kuruluş olan Kagyu International Monlam Trust’a ait. Saldırı, her yıl Ocak ayında Hindistan’ın Bodhgaya şehrinde düzenlenen Kagyu Monlam Festivali’ne olan uluslararası ilgiden faydalanmayı amaçlamış olabilir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Georgia Institute of Technology (Georgia Tech olarak da bilinir) ağı, hedeflenen IP adres aralıklarında tespit edilen kuruluşlar arasında. Geçmişte bu üniversitenin adı Çin Komünist Partisi’nin ABD’deki eğitim kurumları üzerindeki etkisiyle bağlantılı olarak anılmıştı.  

     

    Eylül 2023 civarında saldırganlar, Tibet dili çeviri yazılımı üreten Hindistan merkezli bir yazılım geliştirme şirketinin web sitesini ele geçirdi. Buraya Windows veya macOS için kötü amaçlı bir indirici dağıtan birkaç truva atı uygulaması yerleştirdiler. Buna ek olarak, saldırganlar aynı web sitesini ve Tibetpost adlı bir Tibet haber sitesini, Windows için iki tam özellikli arka kapı ve macOS için bilinmeyen sayıda yük dahil olmak üzere kötü amaçlı indirmelerle elde edilen yükleri barındırmak için de kötüye kullandılar.

     

    Saldırıyı keşfeden ESET araştırmacısı Anh Ho, “Saldırganlar, yalnızca Evasive Panda tarafından kullanılan MgBot ve grubun araç setine en son eklenen ve Doğu Asya’daki birçok ağı hedef almak için kullanılan Nightdoor da dahil olmak üzere çeşitli indiriciler, damlalıklar ve arka kapılar kullandılar” dedi. “Tedarik zinciri saldırısında kullanılan Nightdoor arka kapısı, Evasive Panda’nın araç setine yeni eklendi. Nightdoor’un bulabildiğimiz en eski sürümü, Evasive Panda’nın onu Vietnam’daki yüksek profilli bir hedefin makinesine yerleştirdiği 2020 yılına ait. Ho, Yetkilendirme belirteciyle ilişkili Google hesabının kaldırılmasını talep ettik,” diye ekledi.

     

    ESET, kullanılan kötü amaçlı yazılımlara dayanarak bu kampanyayı Evasive Panda APT grubuyla ilişkilendiriyor: MgBot ve Nightdoor. Geçtiğimiz iki yıl içinde, her iki arka kapının da Tayvan’daki dini bir organizasyona karşı yapılan ve aynı Komuta ve Kontrol sunucusunu paylaştıkları ilgisiz bir saldırıda birlikte kullanıldığı görüldü. 

     

    Evasive Panda (BRONZE HIGHLAND veya Daggerfly olarak da bilinir), en az 2012’den beri aktif olan, Çince konuşan ve Çin’e bağlı bir APT grubudur. ESET Research, grubun Çin anakarası, Hong Kong, Makao ve Nijerya’daki bireylere karşı siber casusluk yaptığını gözlemledi. Çin, Makao ve Güneydoğu ve Doğu Asya ülkelerinde, özellikle de Myanmar, Filipinler, Tayvan ve Vietnam’da devlet kurumları hedef alındı. Çin ve Hong Kong’daki diğer kuruluşlar da hedef alınmıştı. Kamu raporlarına göre, grup Hong Kong, Hindistan ve Malezya’daki bilinmeyen kuruluşları da hedef almıştı.

     

    Grup, MgBot olarak bilinen arka kapısının kurbanlarını gözetlemek ve yeteneklerini geliştirmek için modüller almasına olanak tanıyan modüler bir mimariye sahip kendi özel kötü amaçlı yazılım çerçevesini kullanıyor. ESET, 2020’den bu yana Evasive Panda’nın arka kapılarını, meşru yazılımların güncellemelerini ele geçiren ortadaki düşman saldırıları yoluyla sunma yeteneğine sahip olduğunu da gözlemledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı