Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

https://letsrelaxspa.today/

Etiket: Kat

  • Form, İtalya’daki Mostra Convegno Fuarı’nda Yoğun İlgi Gördü

    Form, İtalya’daki Mostra Convegno Fuarı’nda Yoğun İlgi Gördü

    Form Grup şirketlerinden Form Endüstri Ürünleri, 12-15 Mart tarihlerinde İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen ve iklimlendirme sektörünün dünya çapındaki en büyük organizasyonlarından olan Mostra Convegno Expocomfort Fuarı’nda boy gösterdi. 

    Form Endüstri Ürünleri, 12-15 Mart 2024 tarihleri arasında İtalya’nın Milano şehrinde düzenlenen Mostra Convegno Expocomfort Fuarı’na katıldı. Dünyanın her yerinden binlerce ziyaretçinin yer aldığı ısıtma, havalandırma, iklimlendirme ve soğutma sektörü için dünyanın önde gelen organizasyonlardan biri olan fuar, her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük ilgi gördü. Form Endüstri Ürünleri’nin yenilikçi ürünleri ve grup şirketlerine yeni katılan Form Freva’nın geniş ürün yelpazesi katılımcılara tanıtıldı.

    Form Grup Yenilikçi Ürünleriyle Dikkat Çekti

    Form Endüstri Ürünleri; AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdikleri, yatırımcılara maliyet avantajı sağlayan, her ihtiyaca uygun yerli üretim Eurovent sertifikalı FKS Klima Santrali, WSHP Isı Pompaları, Ev Tipi Isı Geri Kazanım Cihazları, İnverter Kompresörlü Isı Pompaları ve Fancoillerini ziyaretçilerle buluştu. 

    Form Endüstri Ürünleri’nin satışına başlayacağı Form Freva’nın ise; enerji verimliliği yüksek, açık ve kapalı çevrim su soğutma kuleleri, geleneksel soğutma kulelerine oranla düşük su tüketimine sahip hibrid tip su soğutma kuleleri, kuru ve adyabatik soğutucuları, endüstriyel soğutma uygulamalarına yönelik yüksek verimlilikte evaporatif amonyak kondenserleri ile ilgili bilgiler ziyaretçilerle paylaşıldı. 

    ‘Fuarda Gördüğümüz İlgiden Oldukça Memnunuz”

    Fuarda ziyaretçilerle bir araya gelen Form Endüstri Ürünleri yetkilileri katılımcıların sorularını yanıtladı, iklimlendirme sektörünün temsilcileri ve yatırımcılarla yakın temaslar kurdu.

    Konuyla ilgili değerlendirme yapan Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, ‘’Dünya iklimlendirme sektörünün prestijli arenası Mostra Convegno Expocomfort Fuarı’na ilk defa katıldık ve gördüğümüz ilgiden oldukça memnunuz. Özellikle Klima Santralleri, Soğutma Kuleleri ve Su Kaynaklı Isı Pompaları cihazlarımız çok ilgi çekti. Kuvvetli ekibimiz ile yurt dışı satışlarda bu sene ciddi bir yol kat edeceğimize eminiz.’’ diye konuştu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • ‘Black Myth: Wukong’ ve ‘NARAKA: BLADEPOINT’ Işın İzleme ve DLSS 3.5 Desteği Alıyor,

    ‘Black Myth: Wukong’ ve ‘NARAKA: BLADEPOINT’ Işın İzleme ve DLSS 3.5 Desteği Alıyor,

    Her yıl düzenlenen Oyun Geliştiricileri Konferansı Pazartesi günü başlıyor ve NVIDIA RTX ile ilgili duyuruların bir ön izlemesini sunuyor. Bunların arasında, en son RTX teknolojisinin birkaç yeni heyecan verici entegrasyonu da yer alıyor:

    • Black Myth: Wukong ve NARAKA: BLADEPOINT Işın İzleme ve NVIDIA DLSS 3.5 desteği alıyor.
    • Star Wars™ Outlaws bu yıl içinde DLSS 3 ve ışın izleme desteğiyle piyasaya sürülecek.
    • Portal RTX, Valve’in klasik oyununun ışın izleme teknolojisi ile yeniden tasarlanmış versiyonu, DLSS 3.5 ile Işın Oluşturma ve RTX IO ile güncellendi. Şu anda ücretsiz olarak erişilebiliyor. 
    • Diablo IV 26 Mart’ta ışın izleme güncellemesine kavuşacak.
    • The First Berserker: Khazan, Sengoku Destiny ve Outcast – A New Beginning 500’den fazla RTX oyunu ve uygulaması listesine katıldı.
    • Işın Oluşturma DLSS 3.5 çok yakında NVIDIA RTX Remix Açık Beta’da…

    Black Myth: Wukong ve NARAKA: BLADEPOINT DLSS 3.5 Güncellemeleri Alıyor

    NVIDIA, GDC’de bir çift yeni oyunun DLSS 3.5 Işın Oluşturma teknolojisi ve ışın izleme ile büyük görüntü kalitesi ve performans yükseltmeleri alacağını ve GeForce oyuncularına kesin bir deneyim sunacağını duyurdu. Merakla beklenen Black Myth: Wukong 20 Ağustos’ta piyasaya sürülecek. NARAKA: BLADEPOINT, hem PVP hem de PVE modları aracılığıyla erişilebilen üç alana yakında Işın İzleme özelliğini ekleyecek ve zaman içinde başka alanlar da yükseltmeler alacak.

    Star Wars™ Outlaws NVIDIA DLSS 3, Işın İzleme ve Reflex Desteğiyle Piyasaya Sürülüyor

    NVIDIA, grafikleri geliştirmek, performansı hızlandırmak ve oynanışı daha da duyarlı hale getirmek için GeForce RTX GPU’ların oyunun kurallarını değiştiren teknolojilerinden yararlanarak Star Wars™ Outlaws oyuncularına eksiksiz bir bilgisayar deneyimi sunmak için Ubisoft ve Lucasfilm Games ile iş birliği yaptı.

    Star Wars: The Empire Strikes Back ve Star Wars: Return of the Jedi arasında geçen, NVIDIA DLSS 3, Işın İzleme ve Reflex ile geliştirilmiş ilk açık dünya Star Wars™ oyununu bu yılın sonunda deneyimleyebilirsiniz. Ayrıca oyun GeForce NOW’da da erişilebiliyor olacak. Daha fazla bilgi için GeForce.

    Portal RTX DLSS 3.5 ve RTX IO Güncellemesine Şimdi Erişilebiliyor

    RTX destekli Portal, mod yapımcılarının klasik oyunları yükseltmesine ve yeniden düzenlemesine olanak tanıyan dönüştürücü bir modlama aracı olan NVIDIA RTX Remix kullanılarak oluşturulan ilk oyun olarak karşımıza çıkıyor. RTX destekli Portal, ışığın gerçek dünyadaki özelliklerini doğru bir şekilde modellemek için yol izleme olarak da bilinen ışın izleme özelliğini kullanarak Valve’in zamansız klasiğini yeniden tasarlıyor.

    Lansmanda RTX destekli Portal, NVIDIA DLSS 3 ile Frame Generation ve Super Resolution özelliklerini destekliyordu. Bugün, RTX destekli Portal NVIDIA DLSS 3.5 iyileştirmesi alıyor. Bu, yapay zeka destekli Işın Oluşturma teknolojisini kullanarak ışın izlemesinin kalitesini ve dinamik aydınlatma efektlerinin duyarlılığını artırıyor. NVIDIA DLSS 3.5 kullanarak, GeForce RTX 4090’da kare hızları 6,2 kat artarken, GeForce RTX 4080 SUPER’de oyuncular sırasıyla 6,7 kat artış elde ediyorlar, böylece sırasıyla 100 ve 70 kare/saniye üzerinde oynanabilirlik sağlanıyor. 

    2560×1440 çözünürlükte, 4,7 kat performans artışı, GeForce RTX 4070 SUPER, 4070 Ti SUPER, 4080, 4080 SUPER ve 4090 sahiplerinin tüm ayarları maksimumda kullanmasını sağlayarak 80 FPS’nin üzerinde oynamasına ve GeForce RTX 4090’da 160 FPS’ye kadar çıkmasına imkan tanıyor.

    1920×1080 çözünürlükte, 3,6 kat performans artışı neredeyse tüm GeForce RTX 40 Serisi grafik kartı sahiplerinin 70 FPS’nin üzerinde oyun oynamasını sağlıyor. Çerçeve hızları yığılma sırasında hızla artıyor ve GeForce RTX 4090’da 210 FPS’ye kadar çıkıyor.

    NVIDIA RTX IO, ücretsiz Portal: Prelude RTX NVIDIA RTX Remix moduyla birlikte ilk kez sahne aldı ve şimdi RTX Destekli Portal’da da mevcut. NVIDIA RTX IO, sabit diskler ve geleneksel depolama API’larına kıyasla büyük ölçüde IO performansını hızlandırarak hızlı GPU tabanlı yükleme ve oyun varlığı sıkıştırmasını sağlıyor. NVIDIA RTX IO, daha küçük veri paketleri için GPU sıkıştırmasını kullanarak daha hızlı doku yükleme süreleri ve daha düşük CPU kullanımı sağlıyor ve geliştiricilere devasa, ayrıntılı dünyalara sahip yeni nesil oyunlar yaratma imkanı tanıyor. NVIDIA RTX IO ile doku yükleme süresi, 5 katına kadar azaltılırken, RTX’ destekli Portal’ın disk alanı kullanımı %37 oranında azaltılıyor. 

     NVIDIA DLSS 3.5 ve RTX IO güncellemesiyle donatılmış RTX destekli Portal şu anda Steam’de tüm Portal sahipleri için ücretsiz olarak erişilebiliyor. 

    Diablo IV’e Işın İzleme Güncellemesi 26 Mart’ta Geliyor

    Diablo IV, 26 Mart’ta bir çift ışın izleme efekti eklenerek görüntü kalitesinde bir yükseltme alacak. Zırh, su, pencereler ve diğer uygun yansıtıcı yüzeyler artık doğru, gerçekçi ışın izleme yansımaları ve ışın izleme saydam yansımaları içerecek. Diablo IV’ün birçok gölgesi, ışın izleme ile geliştirilerek tüm sahnelere ekstra detay katacak.

    Oyunun Haziran 2023’te piyasaya sürülmesinden bu yana GeForce RTX oyuncuları, DLSS 3’ün dahil edilmesi sayesinde Diablo IV’te 4K’da performansı ortalama 2,5 kat hızlandırıyor. NVIDIA Reflex ile sistem gecikmesi %67’ye kadar azaltılarak mümkün olan en duyarlı oyun deneyimi sağlanıyor.

     Diğer RTX Oyun Haberleri:

    • Sengoku Dynasty – DLSS 3 ile şimdi erken erişimde. 4K’da, maksimum ayarlarda, DLSS 3 kare hızlarını ortalama 2 kat artırarak GeForce RTX 4070’in 60 FPS’yi rahatça aşmasını sağlıyor. Daha hızlı GPU’larda ise performans 100 FPS’yi aşarak GeForce RTX 4090’da 160 FPS’ye ulaşıyor. 2560×1440’ta 1,7 kat performans artışı, tüm GeForce RTX 40 Serisi GPU’ların tüm ayarlar en üst düzeye çıkarıldığında 60 FPS’nin üzerinde çalışmasını sağlıyor. GeForce RTX 4070 SUPER ve üzerinde kare hızları 120’yi aşarken GeForce RTX 4090 200’e ulaşıyor.
    • Outcast – A New Beginning – 15 Mart’ta DLSS 2 ve DLAA ile birlikte piyasaya çıkıyor.
    • The First Berserker: Khazan – NVIDIA DLSS 3 ve Reflex ile yakında piyasaya sürülecek.
    • NVIDIA RTX Remix Open Beta – Işın Oluşturmalı DLSS 3.5 yakında geliyor ve böylece tüm mod yapımcıları çalışmalarını güncelleyebilecekler.
    • The Finals – 2. Sezon bugün 14 Mart’ta başlıyor ve DLSS 3, RTXGI ve Reflex’i içeriyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 2030 iklim hedeflerine planlanandan önce ulaşıldı: CECONOMY AG, sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerliyor

    2030 iklim hedeflerine planlanandan önce ulaşıldı: CECONOMY AG, sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerliyor

    MediaMarkt’ın bağlı olduğu CECONOMY AG, 2022/23 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Kapsamlı bir sürdürülebilirlik stratejisi izleyen CECONOMY, yenilenebilir enerji kullanımını artırma, emisyonları azaltma, döngüsel ekonomiyi teşvik etme ve sosyal sorumluluğu destekleme konularında önemli adımlar atıyor. 

    Avrupa’nın açık ara bir numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt’ın bağlı olduğu CECONOMY AG, 2022/23 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Raporda, şirketin sürdürülebilir ürün ve hizmet yelpazesini genişletme, enerji tasarrufu önlemleri ve yenilikçi lojistik çözümleri gibi başlıklar dikkat çekiyor. 2030 iklim hedeflerine beklenenden erken bir zamanda ulaşarak sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir başarı elde eden CECONOMY, iş süreçlerini kademeli olarak daha çevre dostu hale getirmeyi ve ürün ve hizmetleriyle müşterilerinin daha sürdürülebilir bir yaşam sürmesini sağlamayı hedefliyor.

    Sürdürülebilir ürün yelpazesi genişliyor

    MediaMarktSaturn, müşterilerin sürdürülebilir ürün ve hizmetleri bir bakışta tanımasına yardımcı olmak için bunları kendi logosu olan Daha İyiye ile etiketliyor. CECONOMY AG, sürdürülebilir ürün portföyünü 1.730 yeni ürünle genişleterek, 2025 yılı hedefi olan 6.000 sürdürülebilir ürün sayısına doğru emin adımlarla ilerliyor. Mevcut durumda portföyünde bulunan 4.933 sürdürülebilir ürünle CECONOMY, enerji tasarruflu, çevre dostu üretim ve paketleme yöntemleri sayesinde, müşterilerine daha uzun ömürlü ve yeniden kullanımı mümkün ürünler sunarak kaynak korumaya katkı sağlıyor.

    Yenilenmiş ürünler ve onarım hizmetlerinde büyük bir talep artışı yaşandı

    CECONOMY, 2022/23 mali yılı itibarı ile başlattığı Foxway iş birliği ile tüm mağazalarında ve online platformlarında geri satın alma hizmetini başarıyla sunuyor. Satın alınan ürün yelpazesi de önemli ölçüde artan bu hizmette; tabletler, akıllı saatler, masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar, kameralar, lensler ve oyun konsolları gibi ürün çeşitleri yer alıyor.

    Geçtiğimiz yıl 218.476 kullanılmış ürün kuponla takas edildi. Bu da talebin üç kattan fazla arttığı anlamına geliyor. CECONOMY, 2025 yılına kadar yılda 600.000 kullanılmış cihazı geri almayı hedefliyor; bu da sürdürülebilir tüketimi teşvik eden önemli bir adım olarak görülüyor.

    Aynı zamanda, ürünlerin ömrünü uzatma amacıyla yapılan onarımlar da dikkate değer bir başarıya ulaştı. Geçtiğimiz mali yılda, şirketin atölyelerinde ve mağazalardaki akıllı servis noktalarında toplam 3,2 milyon cihazın onarımı gerçekleştirildi. Bu onarımlarla, 9.300 tonluk potansiyel elektronik atığın önlenmesine katkıda bulunuldu. Bu girişimler hem tüketiciler için değer yaratıyor hem de çevresel sürdürülebilirliğe önemli bir katkı sağlıyor.

    CECONOMY, 2030 iklim hedeflerine önceden ulaştığını duyurdu

    CECONOMY, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir başarıya da imza attı. Şirket, 2032/33 mali yılı sonuna kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını (şirketin doğrudan ve dolaylı sera gazı emisyonları) toplamda %58,8 oranında azaltma hedefi koymuştu. Şirket, 2022/23 mali yılında, bir önceki yıla kıyasla %39 oranında emisyon azaltımı sağlayarak, bu hedefin büyük kısmının şimdiden gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu durum, CECONOMY’nin 2032/33 yılı için belirlenen hedeflerine ve küresel 2030 iklim hedeflerine, planlanandan çok daha erken bir şekilde ulaşılacağını gösteriyor.

    Şirket, aynı zamanda, kullanılan elektriğin %92’sini doğrudan alternatif enerji kaynaklarından sağlama başarısını göstererek, yenilenebilir enerji kullanımında da önemli bir ilerleme kaydetti.

    Sıfıra yakın emisyonlu teslimat yatırımı

    CECONOMY, sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım daha attı ve çok kanallı ağının bir parçası olarak, büyükşehirler ve şehirlerde sürekli genişleyen teslimat merkezleri ağını kurdu. Bu merkezler, müşteri teslimatlarını, mağaza teslimatlarını ve iadeleri tek bir araçta birleştirerek, rota optimizasyonu sayesinde hem yol kat etme verimliliğini artırıyor hem de CO₂ emisyonlarını azaltıyor.

    Bu çabaların bir parçası olarak, CECONOMY, özellikle Almanya’da, CO₂ (karbondioksit) emisyonlarını belirgin şekilde azaltan ve elektrikli araç filolarının kullanımını artıran lojistik hizmet sağlayıcılarıyla iş birliği yapıyor. İspanya ve İsviçre’deki pazarlarda doğrudan müşterilere yapılan teslimatlarda giderek artan bir şekilde elektrikli araçlar kullanılıyor; bu sayede şimdiden 34 şehirde sıfıra yakın emisyonlu teslimatlar gerçekleştirilebiliyor. CECONOMY, 2025/26 yılına kadar 80 şehirde sıfıra yakın emisyonlu dağıtım kapasitesine ulaşmayı planlıyor.

    Şirket, “mağazadan sevkiyat” lojistik modelini de yeniden düzenleyerek, teslimatların en yakın mağazadan yapılmasını sağlıyor. Bu sistem, CO₂ tasarrufu açısından büyük bir potansiyel sunuyor ve CECONOMY’nin çevresel ayak izini daha da azaltma hedefine katkıda bulunuyor. Bu girişimler, CECONOMY’nin sıfıra yakın emisyonlu bir geleceğe yönelik kararlılığını ve çevresel sürdürülebilirliğe olan bağlılığını gösteriyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Metro Türkiye, Coğrafi İşaret Tesciline Aday Mersin Kan Portakalı’nın İzinde!

    Metro Türkiye, Coğrafi İşaret Tesciline Aday Mersin Kan Portakalı’nın İzinde!

    Türk mutfağını değerleriyle birlikte koruma ve gelecek nesillere aktarma misyonuyla çalışan Metro Türkiye; ‘Yerelin İzinde’ projesi kapsamında, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünlere dikkat çekerek mutfaklarda kullanımının artırılmasında önemli rol oynuyor.

    “Yerelin İzinde” projesine, Türk mutfağının önde gelen profesyonellerinden Şef Murat Deniz Temel iş birliğiyle devam eden Metro Türkiye, yerli üreticiyi destekleyerek, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünleri yerinde ziyaret ediyor. Kültürel miras olan bu ürünlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için farkındalık artıran Metro Türkiye, ürünlerin geçmişte kullanılan reçetelerini de keşfederek gastronomik değerini ortaya koyuyor. Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve Şile ormanlarındaki yerel mantarların ardından gastronomi keşif yolculuğunun beşinci durağında, Mersin Kan Portakalı’nın izi sürüldü.

    1990 yılından beri faaliyet gösterdiği ülkemizde, Türk mutfağının değerlerini korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla büyük ölçekli projeler hayata geçiren Metro Türkiye, “Yerelin İzinde” projesiyle yerelleşme alanında farkındalık yaratmaya devam ediyor. Özgün doğa koşullarında yetiştirilen Coğrafi İşaret tescilli ürünleri korumayı, mutfaklarda daha fazla kullanılmasını ve , yerel olanı ulusal ve global çapta tanıtmayı amaçlayan proje, yerel üreticiye ve ülke ekonomisine katkı sunuyor.

    “Yerelin İzinde” projesinin beşinci durağında, Coğrafi İşaret tescil adayı olan Mersin Kan Portakalı’nın ağaçtan sofraya tüm yolculuğuna şahit olmak için Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesi ziyaret edildi. Mersin ve Tarsus’un çok kültürlü mutfağı, Mersin Kan Portakalı’nın üretimi, tarihi ve kullanım alanları gezinin gündemiydi. Geziye portakal bahçesinde başlayan katılımcılar, Mersin Kan Portakalı’nın yok olmaması için yapılan çalışmaları ve Coğrafi İşaret tescil adayı ürün olma yolculuğunu dinleyerek olgunlaşan portakalları hasat etti. 

    “Metro Türkiye ile yollarımız kesişmeseydi 250 dönümlük arazimizdeki kan portakalı ağaçlarını sökmüş olabilirdik.”

    Metro Türkiye’nin Mersin Kan Portakalı tedarik ettiği Üretici Ramiz Çavaş ve oğlu Toygun Çavaş, bölgedeki kan portakalı üretimini ve yerel halka sağladığı ekonomik katkısını anlattı: “Kan portakalı, ilk kez 1937’de İtalya ve İspanya bölgesinden Mersin’e getirilerek yetiştirilmeye başlanıyor. Yonca Tarım olarak Mersin Kan Portakalı’nın üç kuşaktır tarımını, iki kuşaktır da fidancılığını yapıyoruz. Metro Türkiye ile yollarımız ilk kez 4 sene önce kesişti. Ürünü satacak pazar bulamadığımız için maddi zorluklar yaşadığımız ve 250 dönümlük arazimizdeki tüm kan portakalı ağaçlarını sökmeye karar verdiğimiz bir dönemdi. Metro Türkiye’nin bu kıymetli meyvenin yok olmaması için verdiği %100 alım garantisi ve ürüne sağladığı katma değer ile ağaçlarımızı koruduk, kan portakalının unutulup kaybolmaması için yetiştirmeye devam ettik.”

    Sinem Türüng: “Amacımız Türk mutfağının bugünkü lezzetinin gelecek nesillere kavuşması’’

    Yerelleşmenin ve geleneksel lezzetlerin sürdürülebilirliğinin ancak Coğrafi İşaret tescilli ürünlerin korunmasıyla mümkün olacağını vurgulayan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, “Yerelin İzinde adını verdiğimiz projemizde Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve ülkemizin topraklarında yetişen yerel mantarların ardından, Mersin Kan Portakalı’nın izini sürüyoruz. Metro Türkiye olarak, üreticiler zorlu bir ürün olması ve bu sebeple oluşan talep yetersizliğiyle kan portakalından vazgeçmek üzereyken verdiğimiz %100 alım garantisiyle, bu ürünün belki de kaderini değiştirmiş olduk. Verdiğimiz alım garantisiyle birlikte, kesilen kan portakalı ağaçlarının yerine tekrar yenileri dikildi. Ürünün 

    korunmasının zorlu olması üzerine çalışarak, tüm yıl tüketilebilmesi için kan portakalının kurusunun geliştirilmesine ön ayak olduk. Bugün itibariyle raflarımızda taze sıkılmış kan portakalı sularına yer vermeye başladık. Böylece hem ürüne katma değer sağladık hem de kadın kooperatifinin desteklenmesine vesile olduk. Bununla da yetinmeyerek, kan portakalının Coğrafi İşaret ile tescillenmesi için Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusuna destek verdik. 2,5 yıl önce yapılan başvuruda artık mutlu sona ulaşıyoruz. Çok yakın zamanda Mersin Kan Portakalı, Coğrafi İşaret tesciline kavuşacak ve hem ürün hem üretici bundan kazançlı çıkacak” dedi. 

    Metro Türkiye olarak, Türk mutfağının potansiyeline olan inançla, değerlerinin gelecek nesillere aktarılabilmesini sağlamak amacıyla çalıştıklarını kaydeden Türüng, “Şef Murat Deniz Temel ile devam ettiğimiz ‘Yerelin İzinde’ yolculuğu Türk mutfak kültürünü koruma misyonumuza hizmet ediyor. Coğrafi İşaretli Ürünler projemizin bir devamı niteliğinde olan bu çalışmada, yerel değerlerimizin şef dokunuşuyla geleneksel ve modern yorumlarını hem keşfetme hem de deneyimleme fırsatı buluyoruz. Aynı zamanda yeme içme sektöründe ve tüketicilerde yerel ürün algısının artışını, kooperatifleşmenin önemini ve bu yerel ürünlerin sofralarda yeniden yer almasını sağlamayı amaçlıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; yerli ürün sürdürülebilir olmazsa, Türk mutfağının sürdürülebilirliği söz konusu olamaz.’’ dedi.

    Mersin Kan Portakalı’nın kullanım alanlarının çeşitliliğine değinen Şef Murat Deniz Temel, “Yerel ürünlerimize mutfaklarımızda daha fazla yer açmamız gerektiğine inanıyorum. Coğrafi İşaret tescilli ürünlerin kullanımı hem mutfak kültürümüzü zenginleştiriyor hem de biz şeflere ilham veriyor. Metro Türkiye ile bu değerli ürünlerimizi korumanın ve tanıtmanın büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bugün Mersin Kan Portakalı’nın izinden memleketime gelmenin anlamı benim için çok büyük. Ben bir Yörüğüm, yaratım sürecimde yerel malzeme ve köklerimden beslenerek yol aldım. Bu bölgenin çok kültürlülüğü, hazırladığım bu menüde beni bir uçtan diğer uca sürükledi. Lezzet kontrastlarını, Mersin Kan Portakalı’nın kabuğundan rengine bölge mutfağına kattığı değeri deneyimleyelim istedim. Bu coğrafyanın bereketini, tariflerde yer alan şaşırtıcı malzeme eşleşmesini ve orijinal reçeteli geleneksel tatları içeren bir menü hazırladım ve açık ateşte tüm bölge kültürünü harmanlayarak pişirdim” dedi.

     

    Kan Portakalı Menüsü: Dağlılar, Ovalılar ve Mübadele Göçmenleri

    Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesinde başlayan etkinlikte katılımcılar önce Şef Murat Deniz Temel ve Slow Food Tarsus ekibi tarafından hazırlanan kahvaltıda bölgenin çok kültürlü ve geleneksel lezzetlerini tattı. Ardından olgunlaşan kan portakallarını hasat eden davetliler, Şef Murat Deniz Temel ile birlikte Tarsus tarihini öğrendikleri, tarihi yapıları inceledikleri ve yerel lezzetlerin peşine düştükleri rehberli bir yürüyüşe çıktı. Katılımcılar, bölgenin yerel lezzetlerinden Kuşgözü Lahmacun ve Humusçu Orhan’da Humus Paçası tadımı yaptı. Ardından Akvaryum Kazandibi ve Sütlaç’ın geleneksel üretim merkezini ziyaret ederek tatlıları deneyimlediler. Yürüyüşte, şeflerin en önemli enstrümanı olan kaşık figürünün bina mimarisinde kullanılmasından adını alan tarihi Kırkkaşık Bedesteni’nin ardından Nilgün Hanım Konağı’nı ziyaret eden katılımcılar burada; Şef Murat Deniz Temel’in bölgenin geleneksel lezzetlerini yorumladığı ve Mersin Kan Portakalı’nı entegre ettiği özel menüyü deneyimledi. Tarsus mutfağının 3 temel öğesi olan ‘Dağlılar, Ovalılar ve Mübadele Göçmenleri’ konseptiyle başlayan menüde; Vardabit Paçası, Batırık, Övelemeç ve Tarsus Kebabı gibi geleneksel lezzetler modern yorumlarıyla yer aldı.

     

    3 kat daha fazla antioksidana sahip!     

    Mersin Kan Portakalı, bu coğrafdaki sıra dağların konumu, toprağın yapısı ve sıcaklık süresi ile kendine has bir renk, koku ve aromaya sahip. Bu özelliğiyle diğer tüm portakallardan ayrılan bu çok özel ürünün bir başka özelliği ise 3 kat daha fazla antioksidan ve C vitamini bulundurması. Raf ömrü çok uzun olmayan Mersin Kan Portakalı, faydalarını bilen bölge halkı tarafından ev bahçelerinde aile içi tüketim 

    için yetiştiriliyor ve kurutularak daha uzun süre saklanabiliyor. Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından üretilen kan portakalının kurusuna raflarında yer veren Metro Türkiye, son olarak Mersin Kan Portakalı suyunu da tüketicilerle buluşturmaya başladı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • “Albaraka Türk’ün 2023 Konsolide Olmayan Net Kârı 3,43 Milyar TL Oldu”

    “Albaraka Türk’ün 2023 Konsolide Olmayan Net Kârı 3,43 Milyar TL Oldu”

    Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Khodr Temsah: “2023 yılı kârlılığımızın arttığı ve bilançomuzun daha da güçlendiği bir yıl oldu. Bankamızın, 2023 yılında konsolide olmayan net kârı bir önceki yıla %151 artış ile 3,43 milyar TL oldu.”

     

    Albaraka Türk, 2023 yılında net kârını bir önceki yıla göre %151 arttırarak 3,43 milyar TL’ye yükseltti. Artan kârlılık seviyesinin yanı sıra aktif kalitesini daha da güçlendiren Banka, 2022 yılsonunda %1,9 olan takipteki alacak oranını %1,7’ye düşürürken özel karşılık oranını ise %88,7’den %95,2’ye çıkardı. Bankanın ihtiyatlılık politikaları çerçevesinde, 3,41 milyar TL’si 2023 yılında ayrılmış olmak üzere, ayrılan toplam serbest karşılıkları 5,23 milyar TL seviyesine yükseldi.

     

    Banka, 2023 yılında toplam nakdi kredi ve toplanan fonlarını 2022 yılsonuna kıyasla sırasıyla %44,6 ve %43,6 arttırırken, Merkez Bankası’nın liralaşma stratejisine uygun olarak, bilançosundaki Türk Lirası varlıklarının ağırlığını yükselterek, toplam varlıklardaki TL payını 2022 yıl sonuna göre %45’den %53’e çıkardı.

     

    Artan Kârlılık ile Sermaye Yeterlilik Oranı Güçlendi 

     

    Malek Khodr Temsah, “Bankamızın ortalama özkaynak kârlılığı 2023 yılında bir önceki yıla göre, %21’den %32’e yükselmiştir. Sürdürülebilir kârlılık ve büyüme vizyonumuz doğrultusunda, Bankamızın kâr üretim kapasitesi artış, bilançomuz daha güçlü hale gelerek sermaye yeterlilik rasyomuz Aralık 2023 itibarıyla %17,3 olarak gerçekleşmiştir.” dedi.

     

    Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlayan Temsah, bu önemli zaman diliminde, birliğimizin ve dayanışmamızın devamının, güven, huzur ve barış atmosferinde uzun yıllar boyunca sürmesini içtenlikle arzuladığını ve ülkemizin ekonomik olarak ilerlemesi ve katılım finansın gelişimi için Albaraka Türk olarak azimle çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

     

    Temsah, “2023 yılının başında hepimizi derinden etkileyen elim bir deprem felaketi ile karşı karşıya kaldık. Deprem sonrası süreçte depremzede vatandaşlarımızın elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Bu deprem felaketinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.” dedi.

     

    2023 Yılı Başarılarla Tamamladığımız Bir Yıl Oldu

     

    Sözlerine Albaraka Türk’ün yıl içerisinde yapmış olduğu yeniliklerle devam eden Temsah, “Geçtiğimiz yıl PTT ile yaptığımız anlaşmaya ilaveten Yapı Kredi ile de ATM kullanımına dair gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde 8.500’den fazla ATM üzerinden hizmet sunmaya başladık. Dijitalleşme stratejimiz doğrultusunda, geleneksel ürünlerimizi dijital kanallardan sunmak için çalışmalarımıza hız verdik. Bu kapsamda, ticari müşterilerimizin kullanımına sunduğumuz dijital ürünlerimizden “Jet Finansman” ürünün yanı sıra sigortacılık ürünlerimizin ve fon alım/satımı gibi sermaye piyasası işlemlerinin dijital kanallardan kullanımını müşterilerimizin hizmetine sunduk. 

     

    2023 yılında kazanılan ödüllere de değinen Temsah, “2023 yılı yine başarılarımızı ödüllerle taçlandırdığımız bir yıl oldu. Her yıl Türkiye’nin en güçlü ve en değerli 100 markasını seçen uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından bu yıl, önceki yıla kıyasla bir sıra yükselerek 51’inci sırada yer aldık. Ayrıca Şikayetvar tarafından 1,5 milyonu aşkın veri analizi kullanılarak yapılan “Müşteri Deneyimi Endeksi” araştırmaları sonucunda 8’inci A.C.E. Awards’ta katılım bankacılığı alanında “Diamond” ödülüne layık görüldük.”

     

    “Finansal teknoloji alanında yaptığımız çalışmalar sonucunda dünya üzerindeki bankaların açık bankacılık platformlarını değerlendiren ve bağımsız bir platform olan INNOPAY’in Q1/2023 raporunda dünyada fonksiyonel anlamda en yenilikçi API platformları arasında yer alırken İngiltere merkezli Global Business Outlook tarafından, 2023 yılında Bankacılık kategorisinde Türkiye’nin en inovatif API Servis Sağlayıcısı seçildik. Bunun yanı sıra, uzun yıllardır banka bünyesinde sürdürdüğümüz ve birçok prestij eseri okuyucu ile buluşturduğumuz Albaraka Yayınları, 2022 Kamu Yayıncılığı Ödülü’nü almaya hak kazandı.”

     

    “Yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla kurduğumuz Albaraka Garaj ile girişim ekosistemindeki faaliyetlerimize devam ediyoruz. 2023 yılında altıncısı düzenlenen Albaraka Garaj Ön Hızlandırma Programı’na 13 girişim katıldı. Düzenlediğimiz “Demoday” etkinliği sonucunda yedi girişim ile yola devam edilmesi kararlaştırıldı. Girişimcilerle iş birliği yaparak şirketlerini büyütmek ve sektöre önemli katkılarda bulunmak için çalışmaya devam ediyoruz. Albaraka Türk olarak, önceki deneyimlerimizden elde ettiğimiz bilgiler ışığında, hızlandırma programına katılan girişimlerin ihtiyaçlarına yönelik adımlar atmayı ve girişim ekosistemine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”

     

    Sürdürülebilirliğin önemini vurgulayan Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Khodr Temsah, “Katılım Bankaları arasında sürdürülebilirlik alanında öncü olan Albaraka Türk, son 10 yılda çok ciddi mesafe kat eden Bankamız, 2015 yılından bu yana Sıfır Atık Projesi’ne ve 2016 yılından bu yana Karbon Saydamlık Projesi’ne (CDP) anlamlı katkılar sunmaya devam ediyor. 2019 yılında dâhil edildiğimiz BİST Sürdürülebilirlik Endeksi için raporlama yapmakta olduğumuz Refinitiv’de değerleme notumuzu artırma hedefiyle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Sürdürülebilirlik çalışmalarımızda uluslararası standartların yanı sıra ülkemizde 2023 yılında açıklanan ulusal standartlara uyum için de gerekli hazırlıklara başladık”

     

    Albaraka Türk Genel Müdürü Temsah, “Sürdürülebilirlik yolculuğumuz katılım bankaları arasındaki lider konumunu koruyarak, nihai hedefimiz olan “Net Sıfır” hedefine ulaşmamızı sağlayacak şekilde devam edecektir. Biz bu konuda üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye’nin en iyi UR-GE Projesine Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları imza attı

    Türkiye’nin en iyi UR-GE Projesine Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları imza attı

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, pandemide hayata geçirdiği Taze Kiraz, Üzüm ve Nar Ürünlerinde Hedef Pazarlar UR-GE Projesiyle, maskelerini takarak Hindistan’a pazarlama yaptı, ihracatını 3 yılda 3,5 kat artırarak 30 milyon dolardan 100 milyon doların üzerine taşıdı.

    Ticaret Bakanlığı, EYMSİB’in UR-GE Projesindeki bu görkemli başarısını “UR-GE Projeleri İyi Uygulama Örneği Ödülü”yle onurlandırdı. EYMSİB’in projesi 619 UR-GE Projesi arasında Türkiye birincisi seçildi.

    Ticaret Bakanlığı’nın ihracatçı firmaların kümelenerek yetkinliklerini ve ihracatlarını artırmalarını hedeflediği Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi (UR-GE) Projelerinde en başarılı URGE Projesini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği hayata geçirdi.

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak’a En Başarılı UR-GE Projesi ödülünü Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat takdim etti.

    Anadolu topraklarında çiftlikten çatala güvenli gıda ürettiğimizi anlattık

    Ankara’da Ticaret Bakanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, yaş meyve sebze sektörünün fiyat rekabetinin yoğun olarak yaşandığı bir sektör olduğunu, Ticaret Bakanlığının UR-GE projelerinin bu rekabette yarışmak için kendilerine çok büyük avantaj sağladığını dile getirdi. Uçak, “UR-GE Projeleri fiyat rekabetinde sunduğu olanaklar yanında çiftlikten çatala modern ve güvenli tarımsal üretiminin hikayesini Anadolu’daki kadim tarımsal üretimden ilham alarak anlatmayı hedefledik ve başarılı olduk” dedi.

    Taze Kiraz, Üzüm ve Nar Ürünlerinde Hedef Pazarlar UR-GE Projesine 2019 yılında start verdiklerini anlatan Uçak, “Proje kapsamında ilk olarak yol haritamızın belirlendiği ihtiyaç analizi çalışmamızı yaptık. Doğru müşterileri bulmak için Hedef Pazar Analizine yönelik 6 ay süren danışmanlık faaliyetimize eş zamanlı olarak tanıtım filmi, web sitesi ve katalog hazırladık. Bu dönemde pandemiye rağmen projemizi bir an olsun bile durdurmadık, maskelerimizi taktık toplantılara, tesislere gittik ve firmalarımızı pazarlama faaliyetini hazır duruma getirdik. Hedef pazarımız Hindistan’a 2020 yılında 31 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatımızı 2021 yılı sonunda 69 milyon dolara, 2023 yılında da 100 milyon dolara taşıdık. 3 yılda Hindistan’a ihracatımızı yaklaşık 4 kat artırdık” şeklinde konuştu.

    Hindistan’a ilk heyetlerini 2021 yılında gerçekleştirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, sözlerini şöyle sürdürdü; “Hindistan önemli bir meyve ithalatçısı durumunda. İkili iş görüşmelerine de yoğun ilgi gösterdiler. Oradaki Ticaret Odası ile iş birliği anlaşması imzaladık. Heyet sonrasında da birçok Hintli firma ülkemize gelerek üretim alanlarımızı ve işletmelerimizi ziyaret etti. Hindistan’dan sonra 2022 yılında yine bizim için önemli hedef pazarlar Endonezya ve Singapur’a heyetler düzenledik. Özellikle Singapur Asya pazarına dağıtım kanalı bir ülke olduğu için bizim için son derece faydalı bir heyet oldu. Ticaret Bakanlığımızın UR-GE Projelerine yüzde 75 destek vermesi bizim pazarlama faaliyetleri bütçelerimize çok büyük katkı sağlıyor. Bir heyet yapacakken iki heyet yapabiliyoruz. Fuar desteklerinden farklı olarak ön finansmanı Birlikler tarafından karşılandığından firmalar da daha uygun maliyetlere katılabiliyorlar. İnanın bazen katılım ücretlerini duyan proje dışındaki firmalar bizi arayıp “Biz bu ücrete uçak bileti ve oteli bile alamıyoruz siz nasıl tüm organizasyonu yapıyorsunuz” diyorlar. Ticaret Bakanlığımıza bize bu büyük desteği sağladıkları için teşekkür etmek istiyorum.”

     

    Yeni UR-GE Projesiyle hedef 2028’de ihracatta 2 milyar doları geçmek

    Tarihi bir başarıyla sonuçlanan Taze Kiraz, Üzüm ve Nar Ürünlerinde Hedef Pazarlar UR-GE Projesi gibi başarılı bir URGE Projesi gerçekleştirmek için Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş yıldönümünde yeni bir UR-GE Projesi başlatma kararı aldıklarını aktaran Uçak, “Projemizin başarısını gerek basından gerek katılımcı firmalardan duyan üyelerimiz bu projemize yoğun ilgi gösterdiler ve başvuru sayısı 40’a ulaştı. Geçtiğimiz hafta Ticaret Bakanlığımız ihtiyaç analizi başvurumuzu onayladı. Önümüzdeki günlerde hızlı bir şekilde başlangıç yapacağız ve umarım bu seferki projemiz daha çok ses getirecek ve ülkemize döviz kazandırmak için katkımız sürecek. 2023 yılı sonunda 1 milyar 330 milyon dolar olan ihracatımızı 2028 yılında 2 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

    Fotolu: Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “UR-GE Projeleri İyi Uygulama Örneği Ödülü”nü Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat (sağda) ve Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın elinden aldı.

    UR-GE Projesi nedir?

    Ticaret Bakanlığı firmaların kümelenerek yetkinliklerini ve rekabetçiliklerini artırmak amacıyla 23 Eylül 2010 yılında “Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ”i hayata geçirdi. 

    Türk firmalarının Uluslararası Rekabetçiliklerini Geliştirmek için tasarlanmış bir devlet desteği olan UR-GE Projelerinin bütçesinin yüzde 75’i Ticaret Bakanlığı tarafından destekleniyor.

    Ticaret Bakanlığı’nca UR-GE Projeleri tebliği yayınlandıktan sonra ihracatçı birlikleri, ticaret odaları, ticaret borsaları, sanayi odaları, ticaret ve sanayi odaları, derneklerden oluşan iş birliği kuruluşları tarafından halen 187 UR-GE projesi sürdürülüyor. Bugüne kadar 619 UR-GE Projesi hayata geçti, UR-GE Projelerine her geçen gün yeni halkalar ekleniyor.

    Türkiye’nin, 2028 yılı için ortaya koyduğu 400 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için UR-GE Projeleri itici bir rol üstlenecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Mehmet Ali Akben: “İşlemlerin yaklaşık yüzde 94’ü dijital kanallarımız aracılığıyla yapılıyor.”

    Mehmet Ali Akben: “İşlemlerin yaklaşık yüzde 94’ü dijital kanallarımız aracılığıyla yapılıyor.”

    Büyüme stratejisinin temelini dijital kanalların güçlendirilmesi üzerine inşa eden Vakıf Katlım’ın dijital kanallardan kazandığı müşteri sayısı 2023’te bir önceki yıla göre 5 kat artış gösterdi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, “Hedefimiz, başta finansman ürünleri olmak üzere dijital kanallar dışında kalan diğer tüm işlemlerimizin dijital mecralarda gerçekleştirilebilmesini sağlamak. Bugün geldiğimiz noktada işlemlerin yaklaşık yüzde 94’ü dijital kanallar aracılığıyla yapılıyor.” dedi.

    Müşterilerine hızlı ve erişilebilir bankacılık hizmeti sunma vizyonu doğrultusunda dijital dönüşüm yatırımlarına devam eden Vakıf Katılım, sene sonuna kadar yapay zeka ve robotik kullanım oranını artırmayı hedefliyor. 

    Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, “Rekabetin dijitale taşınmasıyla birlikte müşteri deneyimi çok daha kritik bir önem kazanmış durumda. 2023’te özellikle uzaktan müşteri edinimi konusunda gerçekleştirdiğimiz iyileştirmeler sonucunda müşteri olma süresini 4 dakikaya kadar düşürdük.  Ayrıca yine yıl içinde tüzel kişiler için uzaktan müşteri edinimi sürecini başlatan ilk finans kurumu olduk. Dijital kanallardan kazanılan müşteri sayımız ise bir önceki yıla göre 5 kat artış gösterdi.” dedi.

    Akben, müşterilerinin en iyi deneyimi yaşama isteği ve tercihleri doğrultusunda, tasarladıkları her süreci ve sundukları her hizmeti, mobil bankacılık başta olmak üzere dijital kanallarda da ele aldıklarını söyleyerek dijital bankacılık konusuna verdikleri önemin altını çizdi.

    “Yapay zeka ve robotik kullanımı artıracağız”

    2023’ün dijital kanallarını güçlendirdikleri ve müşterilerinin dijitalleşme oranını artırdıkları bir yıl olduğunu söyleyen Akben, 2024 yılı hedeflerine ilişkin, “Bu yıl, hizmetimizin kapsamını genişletmek ve daha geniş kitleleri dijital yollarla bankamıza kazandırmak istiyoruz. Aynı zamanda veriyi merkeze alan iş yapış kültürünü devam ettirerek, yapay zeka ve robotik kullanımını da bu doğrultuda artıracağız. Dijitalleşme hedeflerimizi daha ileri seviyelere taşıyabilmek adına belirlediğimiz ‘Dijital Olgunluk’ seviyemizi 2024 yılında, daha da yükseltecek, gelişen teknolojiye uygun bir şekilde müşterilerimizin beklentilerine en etkili ve hızlı şekilde yanıt vermeyi sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Gıda ihracatının lideri hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2024 yılında 14 milyar dolar ihracat hedefliyor

    Gıda ihracatının lideri hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2024 yılında 14 milyar dolar ihracat hedefliyor

    Ege Bölgesi’nden hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 10 yılda 3 kat artarak 1 milyar 68 milyon dolara çıktı

    Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatının yüzde 48’ini tek başına gerçekleştiren hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2023 yılını 12,4 milyar dolarlık ihracat seviyesinde geride bıraktı. 2024 yılı için 14 milyar dolar ihracat hedefi belirledi.

    Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 2024 yılı için Ege Bölgesi’nden 1,2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmak için yoğun bir pazarlama takvimi oluşturduklarını dile getirdi.

    Türkiye geneli ihracat ikiye, Ege Bölgesi’nde üçe katlandı

    Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün Türkiye genelinde 10 yıl önce 6,7 milyar dolar ihracat rakamına sahipken 2023 yılında ihracatını yaklaşık 2 kat artırarak 12,4 milyar dolar seviyesine ulaştığı bilgisini veren Öztürk, “10 senede 2 kat artış, bu süre zarfında yaşanan siyasi ve ekonomik koşullar göz önüne alındığında sektörümüzün başarısının ciddi göstergesi niteliğindedir. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz ise 10 sene içerisinde ihracatını 360 milyon dolardan 1 milyar 68 milyon dolara çıkararak 3 kat artışa imza attı. EİB çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat sıralamasında bundan 10 sene önce 8. Sırada iken, günümüzde 5. Sıraya yükselmiş durumdayız” diye konuştu.

    Bitkisel yağlar, evcil hayvan mamaları ihracatı sırtladı

    Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2023 yılı ihracat performansının sektörel kırılımı hakkında da bilgi veren Öztürk, sözlerine şöyle devam etti; “En çok ihracat yaptığımız alt sektörümüz 476 milyon dolarla bitkisel yağ sektörü olurken, ihracatını yüzde 32 artıran küspeler, hayvan yemleri ve evcil hayvan mamaları sektörü 162,5 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya adını yazdırdı. Bu sektörümüz 10 yıllık dönemde yüzde 2 bin 428’lik rekor bir artışa imza attı. Evcil hayvan mamaları sektöründe Türkiye geneli ihracatın yüzde 60’ını Ege Bölgesi’nden yapmamız ayrı bir gurur kaynağımız oldu. Cari açık verdiğimiz bu sektörde son yıllarda hız kazanan yaş mama yatırımlarının devreye girmesiyle sektörde verdiğimiz cari açığı en kısa sürede kapatacağımızı düşünüyoruz Birliğimiz bünyesinden en çok ihracat yaptığımız üçüncü alt sektörümüz ise geçen seneye göre değer olarak yüzde 4 bin 592 artış gösteren, 93,2 milyon dolar ihracat rakamına ulaşan hububat sektörü olmuştur. Hububat alt sektörümüzdeki artışın en önemli kaynağı mısırdır.”

    Yağlı tohumlar sektörünün 84,3 milyon dolar, Çikolatalı şekercilik Mamullerinin 83,3 milyon dolar ihracat yaptığını paylaşan Başkan Öztürk, “İhracatımızda sırasıyla; 50 milyon dolar ile Hububattan mamul ürünler; 49 milyon dolar ile Gıda Müstahzarları; 26 ,1 milyon dolar ile Değirmencilik Ürünleri; 25 milyon dolar ile Baharatlar; 12,1 milyon dolar ile Şekercilik Mamulleri; 1,6 milyon dolar ile Bakliyatlar ihracatı gerçekleşti” dedi. 

    Ege’de Cezayir, Türkiye genelinde Irak en çok ihracat yapılan ülkeler 

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üyelerinin 2023 yılında 157 ülkeye ihracat yaptığını dillendiren EHBYİB Başkanı Muhammet Öztürk, Cezayir’in 102,3 milyon dolarlık ihracatla zirvede yer aldığını aktardı. Öztürk, “Cezayir’i 77,8 milyon dolar ile Rusya, 74,5 milyon dolar ile Libya, 69 milyon dolar ile İran ve 62 milyon dolar ile Cibuti izledi. Türkiye geneli ise hububat bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatında ilk 5 ülke ise Irak, ABD, İran, Suriye ve İtalya oldu. Türkiye genelinde ihracat yaptığımız ülke sayısı 219’a ulaştı” diye özetledi.

    Hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün 2023 yılında ihracatını artırmak için yürüttüğü projeler hakkında da bilgi veren Başkan Öztürk, 2024 yılında da Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) olarak pazarlama faaliyetlerinin hız kesmeden süreceğini ifade etti. 

    2024 yılında TGİ olarak Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Fransa başta olmak üzere yurtdışı fuarlara katılım sağlayarak tanıtım gerçekleştireceklerinin altını çizen Öztürk şöyle devam etti; “2024 yılında TGİ markamızla katılım sağlayacağımız fuarlarımız arasında yer alan ve dünyanın en büyük gıda fuarları olan Gulfood Dubai, Foodex Japan, Summer Fancy Food, World Food Moscow, Sial Paris fuarlarına katılım sağlayacağız.”

    2 tane TURQUALITY ve 1 tane URGE Projesi geliyor

    Ege İhracatçı Birliği bünyesinde 6 gıda birliği paydaşlığında “Turkish Tastes” isimli ABD Turquality projelerinin başarıyla sürdüğünü kaydeden Öztürk, “Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki gıda sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmalarımızın katılımı ile, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat çerçevesinde ortaya koyduğu strateji ile uyumlu üretim yöntemlerini geliştirmek ve üretimde sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla “Gıdada Sürdürülebilirlik UR-GE Projesi” yürütmekteyiz. Bu projeye katılan sektörümüz ihracatçısı firmalarımız ile gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmalarımız devam etmekte. Öte yandan, 2023 yılında, 15 firmamızın katılımı ile sektörümüzün uluslararası rekabetçiliğinin geliştirilmesi amacıyla   Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak da URGE Projesi için start verdik. 2024 yılında bu projemiz kapsamında gerçekleştireceğimiz ihtiyaç analizi doğrultusunda belirleyeceğimiz hedef pazarlara yönelik fuar, ticaret heyeti ve sektörel heyet faaliyetlerimiz olacak. 2024 yılında Türkiye genelindeki Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri sektöründeki tüm birliklerin katılımı ile Sektör Kurulumuz bünyesinde ortak tanıtım faaliyetleri yürüteceğimiz “Şekerleme ve Pastacılık Ürünleri Turquality Projesi”ne paydaşlık ederek sektörü, hedef pazarları olan ABD, Kanada, Meksika’da tanıtmayı planlıyoruz. Öte yandan, yine sektör birlikleri olarak ortaklaşa gerçekleştirmeyi planladığımız “Bulgur Ürünü Turquality Projesi” ile sektörün hedef pazarları Rusya, İran Endonezya’ da bir dizi tanıtım faaliyeti gerçekleştirmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.

    Tezcan; “Un ihracatında dünya lideriyiz, 8 milyar insana dokunuyonuz”

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Haluk Tezcan, Türkiye’nin un ihracatında dünya lideri olduğunu paylaştı. Tezcan, “Gerçekten bu liderlik de bizlere yakışan bir liderlik. 8 milyar insana bir şekilde dokunuyoruz. Geçen yıl Ukrayna- Rusya tahıl koridoru Türkiye açısından son derece güzel bir fırsat oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın da girişimleriyle Türkiye’nin bu anlamı dünyada da kabul gördü. Birçok ihracat pazarımızda da ciddi bir artış sergiledik. 2022-2023 karşılaştırmasında yaklaşık yüzde 33, ihracatta büyüdük. Biz Türkiye olarak kendi kendine yetebilen bir ülkeyiz. Bu anlamda buğday üretimimizde herhangi bir sıkıntımız yok. Ama dünyaya dendiği zaman burada başka konular belirebiliyor. Biz kendimiz için ekelim katma değeri daha yüksek ürünleri de yurtdışından ithal edelim konusu doğru geliyor. Ukrayna’nın ve Rusya’nın içinde bulunmuş olduğu bir savaş ortamı bize şu anda olumlu olarak yansıyor ve Türkiye olarak oradan ciddi miktarda buğday ithal ederek dünya pazarında da çok ciddi miktarda un ihracatı gerçekleştiriyoruz. Bu değirmencilik sektörünün özellikle Türkiye’nin Mezopotamya ovasına hakim olması, değirmencilik sekötünde bilgi ve anlam konusunda çok başarılı olması başka bir fikir ve başka bir anlam katıyor. Güneydoğu’daki yetişen buğdayımız dünyadaki en kaliteli buğday. Bu sene ilk defa Türkiye son yıllardan beri buğday ihracatı gerçekleştirdik ve bildiğiniz gibi ithal eden taraftarıydık. Gönül ister ki buğday olarak değil işlenmiş ürün olarak satmayı çok daha mutlu olurduk. Fakat makarna sektörümüz maalesef bu kotalardan dolayı dünyanın bize uygulamış olduğu kurallar çerçevesinde üretim yapabilme fırsatını verdiği için çok da fazla aksiyon almayı engelledikleri için maalesef bunu gerçekleştirmekte zorluk yaşıyoruz. Biz bunu sektör olarak da kendi buğdayımızla da un ihraç etmeyi çok hayal ediyoruz” dedi.

    “Yapay zekayla tarlamız çok farklılaşıyor” değerlendirmesinde bulunan Tezcan şöyle devam etti: “Özellikle kırsal kesimde yaşayan nüfusun artık eski ezberler bozuluyor. Yeni ezberler başlıyor. Bu ezberlerle bu topraklar teknolojiyle buluşursa zaten bunlar hayal değil bunlar gerçekleşecek ve çok kolay sürelerde 2030’lu yıllara kadar belki tarımda dünyada çok büyük bir atılım gerçekleştiren ülke konumuna geleceğiz. Çünkü biz gıdada gerçekten dünya sofralarında nasıl olabileceğimizi çok iyi deneyimledik, çok iyi öğrendik. Almasını, üretmesini, satmasını da çok iyi başarmaya başladık ve kendimize olan özgüvenimiz oldukça arttı. Bugün değirmencilik sektörü dünyada atıl kapasitesi en yüksek sektör Türkiye’de. Dünya sofralarını covid sürecinde kesintisiz un ihracatını gerçekleştiren tek ülkeyiz.”

    Buğday’da Ukrayna’ya bağlı değiliz

    Türkiye’nin gıda konusunda üzerine düşeni çok güzel yerine getirdiğinin altını çizen Tezcan, “Türk insanı da bu konuda gerçekten dünyanın istemiş olduğu ürünleri üretme konusunda reçete bazında başarıyı elde ediyor. Bunun için de siyasilerimizin de bizi temsil eden o ekibin de dünya pazarlarında olabilmemiz için ikili anlaşmalarda o ülkelerin sofralarında o ürünleri verebilmemiz için çok önem arz ediyor. Biz Ukrayna’ya bağlı değiliz. Dolayısıyla bizim için Ukrayna olursa tabii daha rekabetimiz artarak daha pazarlık gücümüz artarak devam edebilir. Ama biz dünyanın birçok ülkesinden buğday alıp un ihraç edebilecek potansiyele sahibiz. Bunun için de her türlü üretim bilgisine de sahibiz. Üretilebilme bilgisinin de sahibiz. Sözleşmeli tarımda Türkiye’de yeni bir model. Türkiye’de bu konuda ciddi bir yol yürüyeceğimizin öngörüsünü görebiliyoruz. Bu nedenle gerektiğinde yani önümüzdeki bu tarım reformları yapılır ise teknoloji tarımla buluşabilirse biz belki burada çok daha anlamlı işler yapmaya devam edeceğiz. Bu sene gerçekten makarnalık buğday ihracatında dünyadan da çok büyük övgüler aldık. Buğdayın ne kadar kıymetli olduğunu onlar tarafından da beğeni karşılandığını gördük. Türk çiftçisinin de neler yaptığını bir kez de onlar da dünyaya tanıtmış oldular. Biz kendimize yeten ve kendimize daha farklı noktalara gelebileceğimizi bildiğimiz gibi dünya pazarından da en uygun şarkılarla, en kaliteli ürünler alıp dünya sofralarında buluşturmak konusunda herhangi bir endişemiz yok” diyerek sözlerini noktaladı.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamuller İhracatçıları Birliği’nin “İhracat Değerlendirme Basın Toplantısı”na Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Moiz Hemsi ve Haluk Tezcan, Yönetim Kurulu Üyeleri Bekir Lütfi Özsoy, Turgay Bahçıvancıoğlu ve Burak Hucuptan katılım gösterdi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı