Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Şirketler

  • GenAI, perakende sektöründe çalışma şekillerini ve tüketici ilişkilerini yeniden şekillendiriyor

    GenAI, perakende sektöründe çalışma şekillerini ve tüketici ilişkilerini yeniden şekillendiriyor

    Uluslararası danışmanlık, denetim ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst & Young), tüketici ürünleri ve perakende sektörüne yönelik “Üretken yapay zekânın (GenAI) perakende ve tüketici ürünleri şirketlerinin çalışma şekillerini ve tüketicilerle ilişkilerini nasıl değiştirdiği” konusundaki yayınını yayımladı.

    Yayına göre, sektörde üretken yapay zekâya yönelik kullanım alanları hızla artarken, bir yandan da yapay zekâ tüketicilerin yaşamını ve alışveriş yapma biçimlerini her geçen gün daha fazla etkiliyor. Üretken yapay zekânın yakın gelecekte sektörde geniş bir yer kaplaması, çeşitli iş süreçlerine ve uygulamalara entegre olması bekleniyor. 

    EY’ın üretken yapay zekânın (GenAI) perakende ve tüketici ürünleri sektörü üzerine etkilerini ele alan yayınında, GenAI kullanımıyla şirketlerin ve tüketicilerin arasında oluşacak ortak noktalar ortaya koyuluyor. Öncelikle, pazarlama kampanyalarında ve tüketici deneyimlerini iyileştirmek amacıyla e-ticaret platformlarındaki sohbet robotlarında kullanılan GenAI, şirketler tarafından yönetim ve risk konularının belirgin olduğu alanlarda başlıca gereksinimleri karşılamak için de kullanılmaya başlandı. Ancak, tüketiciler üzerinde davranış değişikliğine yol açan bu teknoloji, perakende ve tüketici ürünleri şirketlerini değişime ve yeniliğe yönlendiriyor. 

    Birden çok alana entegre edilebilen GenAI’ın, pilot uygulamalarla birlikte potansiyel faydaları artıyor

    Yapay zekâ tabanlı EY Strategy Edge platformu, 2020 ile 2023 yılları arasında tüketici sektörü pazarında, 8 milyar doların üzerinde yatırıma tekabül eden 277’den fazla yapay zekâ ile ilgili anlaşmanın tespit edildiğini gösteriyor. Yayına göre, GenAI’ın gerçek gücü, şirketlerin kurumsal dönüşümlerinde kolaylaştırıcı olarak kullanıldığında ortaya çıkacak. Bu yönüyle GenAI, müşterilere ve çalışanlara aynı anda birden fazla alanda değer yaratabilecek yenilikçi deneyimler sunulmasına yardımcı olacak. 

     

    Liderler, GenAI uygulamalarını bir risk-ödül paradoksu olarak görüyor

    Liderler, GenAI uygulamalarının dönüştürücü gücünün ve somut fırsatlarının olduğu konusunda hemfikir ancak değer sağlamak için risk alınması gerektiğini düşünüyor.  Bu paradoksu çözmek için tüketici şirketlerinin, uygulama ve yönetim stratejilerini eş zamanlı ve birbirine bağlı olarak düşünmesi gerekiyor. GenAI araçlarının nerede ve nasıl konumlandırılacağı ve kullanılabileceği konusunda tutarlı ve uyarlanabilir bir yönetim çerçevesi geliştirilerek değer sağlanabilir.

    Bu doğrultuda, yapay zekâ stratejisini sürekli olarak gözden geçirmek önemli bir adım olarak ortaya çıkıyor. Ortak ilkelere dayalı bir yönetim yapısının kurulması ve sürekli olarak geliştirilmesi, tüketici şirketlerinin riski en aza indirmelerine imkân tanıyor. 

    GenAI, tüketiciyle ilişkileri değiştirecek yeni davranışları ortaya çıkaracak

    GenAI’ın iş dünyasındaki sonuçları kolaylıkla görülebilirken, yapay zekânın tüketici davranışları ve tüketicilerin şirketlerle etkileşimi üzerindeki etkisi çok daha derin olabilir. 

    Gelecekte, temel satın alma kararlarının yapay zekâ tarafından yönetileceği ve tüketicilerin, kendi yapay zekâ araçları aracılığıyla markalarla etkileşime gireceği öngörülüyor. Markalar tüketicinin güveneceği yapay zekâ destekli uygulamalara göre uyarlanmış GenAI araçlarını geliştirdikçe, D2C gibi iş modellerinin, AI2AI’a dönüşmesi bekleniyor. Burada başarılı olmak için; ürün, fiyat ve hizmette yüksek düzeyde kişiselleştirme ve müşteri segmentasyonunda geniş demografik gruplamalar yerine bireysel tüketiciler veya hane halkı düzeyinde öngörüler sağlamak markalar için daha önemli olacak. Ele alınması gereken bir diğer konu ise hayatını iyileştirmek için yapay zekâyı kullanmaktan aktif olarak kaçınan bir tüketici kitlesinin bulunması ihtimali. Bu tüketici kitlesi, fiziksel deneyimleri benimsemeyi ve kendi seçimlerini yapmayı tercih ederek, mümkün olan her yerde dijital etkileşimden kopmaya çalışabilir. Bu kitleye hizmet edebilmek adına fiziksel temas noktaları aracılığıyla güven oluşturmak için mevcutta uygulanan geleneksel gerçek ve duyusal deneyimlerinin devam etmesi önem taşıyor. 

    Bu sebeple, insani dokunuşların bulunduğu ve tüketici katılımını mümkün kılan GenAI araçlarını oluşturarak gerçek dünya deneyimi sunan perakendeciler rekabet avantajı sağlayabilir. GenAI aracılığıyla tüketici aşinalığı ve katılımı oluşturan, teknolojiyi yaşam tarzlarına daha fazla entegre eden ve yapay zekâ vasıtasıyla etkileşimi ve kişiselleştirmeyi yeniden şekillendirmeye başlayan markalar, gelecekte çok daha büyük avantaj elde edebilir. Markalar, tüketicilerle kurulan dijital ilişkiyi değiştirmek için bir plan oluşturulmalı, etkileşim kurma biçimini nihai olarak şekillendirmeli ve tüketiciye yönelik yapay zekâ teknolojisi keşfetmelidir. Verilen mesajlar, medya kullanımı, ürün ve hizmet sunumları farklı tüketici ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilerek yapay zekâ çözümleriyle yeniden tanımlanmalıdır.

    EY Türkiye Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektörl Lideri ve Denetim Bölümü Şirket Ortağı Kaan Birdal, “Tüketiciler GenAI’ı ürün bulmak, sohbet robotlarından yararlanmak için kullanırken gelecekte hayatlarını daha da kolaylaştıran bir çözüm olarak benimseyecek. Bu nedenle şirketlerin tüketicilerin gelecekte yapay zekâyı nasıl ve nerelerde kullanacağını şimdiden değerlendirmesi ve buna göre senaryolar oluşturması gerekiyor. Öte yandan şirketler risk ve ödül paradoksunu iyi değerlendirmeli ve kendisini doğru konumlandırılmalı. Şirketlerin yapay zekâyı benimsemesi, tüketici davranışlarını da önemli ölçüde değiştirecek. Bu nedenle tüketici ürünleri ve perakende şirketlerinin, yapay zekâ konusundaki stratejilerini her açıdan değerlendirmesi ve en fazla değer katacak şekilde uygulamaya alması gerekiyor” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Şirketler Sadece Kar Odaklı Çalışamaz, Sorumluluklarına Göre Hareket Etmeli

    Şirketler Sadece Kar Odaklı Çalışamaz, Sorumluluklarına Göre Hareket Etmeli

    UEZ Sapanca 2024’ün “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik” başlığıyla düzenlenen dördüncü panelinin sponsoru Rönesans Holding oldu. 

     

    Panelde konuşan Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, “Önümüzdeki dönemde finans, sağlık ve eğitim sistemlerinin değişeceğini düşünüyorum. Şirketler sadece kâr odaklı çalışamaz. Sorumluluklarına göre hareket etmeleri gerekiyor” dedi.

    Capital, Ekonomist, Start Up ve CeoLife dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi (UEZ Sapanca 2024), bu yıl 13’üncü kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırladı.

     

    Sponsorluğunu Rönesans Holding’in yaptığı dördüncü panelin teması “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik” oldu. 

     

    Panelin moderatörlüğünü üstlenen Doğan Holding YK Başkan Vekili Agah Uğur, konuşmasında şu anda dünyada müthiş bir ikilem yaşandığına işaret etti. Uğur, bir yandan kapitalizmin en acımasız uygulamalarını görürken diğer taraftan bu yüzyılın başından beri ciddi bir değişim yaşandığını kaydetti. 

    Toplumun şirketlerden beklentilerinin sorumlu olmayan dünyaya fayda sağlamayan kurumları kenara ittiğini ve bu trendin artarak devam edeceğini belirten Uğur, “Bizim için karar vermek çok kolay. Oksijen bir insan için kâr etmek de şirket için odur. Kabul, insanlar oksijen almak için yaşamıyorlar başka anlamlar, amaçlar için yaşıyorlar. Şirketler için de geçerli bu. Başka daha büyük amaçları olması lazım. Duyarlı ve aslında sorumlu ve duyarlı liderlik yeni dünyanın bir tam gerçeği. Çünkü sorumluluk duygusunu değişik boyutlarda şirketlerin DNA’larına işletebilecekler. Sadece liderlerden başlıyor bu değişim” dedi.

     

    Sürdürülebilir inşaatta öncü

    Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    “Önümüzdeki dönemde finans, sağlık ve eğitim sistemlerinin değişeceğini düşünüyorum. Şirketler sadece kâr odaklı çalışamaz. Sorumluluklarına göre hareket etmeleri gerekiyor. Biz de sadece kâr amacı gütseydik tüm dünyadaki operasyonlarımızda bu noktada olamazdık. 

    Erkek egemen bir sektör olan inşaatta bir kadın yöneticiyim. Kadınların istihdamını artıracak projeler geliştirdik. Bugüne kadar 400 bin öğrenciye karşılıksız burs verdik. Sürdürülebilir geleceği tasarla yarışması başlattık. Seminerlerle yarışmalarla 100 bin öğrenciye ulaştık. 

    İnşaatta sürdürülebilirlik çok önemli. Biz bu alanda çok öncüyüz diyebiliriz. Şu an 9 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Avrupalı, ABD’li müşterilere çalıştık. Biz bu pazarlardaki gelişmeleri, standartları aldık ve şirketlerimizde uygulamaya başladık.”

     

    Farkındalığı yüksek, kendini bilen liderler

    Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begüm Doğan Faralyalı, konuşmasında değer odaklı liderliği çok önemsediğine dikkat çekerek, şunları söyledi:

    “Kendini bilmeyen bir kişi iyi bir lider olamaz. Bugün dünyaya baktığımda öz farkındalığı yüksek, kendi üzerinde çalışmış, kendini bilen liderlerin sayısı ne yazık ki çok fazla değil. Ve kişi kendini bilmezse, kişisel yolculuğunda ilerlemediyse, onun liderlik pusulası ancak egosu, travmaları oluyor. İnsan cesaretle iç yolculuğa çıktığında kendi özü ile tanışıyor, farkındalığı yüksek lider olmaya başlıyor. Şirketleri ağaçlara benzetiyorum. Ağacın dalları ve yaprakları onu iş sonuçlarını gösteriyor. Gövdesi, kökleri ve toprağı insan kaynaklarını, değerlerini gösteriyor. Toprağı ne kadar verimliyse, insan kaynakları ne kadar güçlüyse dalları ve yaprakları da o kadar yeşeriyor, büyüyor. Liderler köklerini ne kadar derine salarlarsa fırtınalara karşı o kadar güçlü olurlar. Ve değer odaklı liderler dünyanın dönüşümüne de öncülük edecekler.”

     

    Toplumsal yatırım programları gerçekleştirdi

    Panelde konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, şu ifadeleri kullandı:

    “Ailenin tek çocuğuyum. Her zaman insanları, sosyal hayatı öncelikleyen biriydi babam. En önemli mirası değerler oldu. Geçmişten günümüze köprü kuruyor bu değerler. Değer bazlı yaklaşımla toplumsal düzen kuruluyor. 

    Yerel değerler ile küresel değerleri çok iyi bağdaştırıyordu. Ben bunu görerek büyüdüm. Doğduğum ve doyduğum topraklara değer katmak ilkesiyle hareket ediyoruz. Bu önemli bir his veriyor insana. Pandemi döneminde de yaşadık bunu. Ne fark yaratabiliriz diye düşündük. Şirketimizin de dönüşümü ve sosyal bilinci ile alakalı hareket ediyoruz. Toplumsal yatırım programları gerçekleştiriyoruz vakfımız ile. Fırsat eşitliği Türkiye’nin en önemli problemlerinden birisi. Girişimcilik bu ülkenin çıkışı olduğunu düşünüyorum. Yeni dünyada sorumlu liderlik çerçevesinde bu noktaya yatırım yapmaya karar verdik.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • UN Global Compact Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı Başvuruları Açıldı!

    UN Global Compact Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı Başvuruları Açıldı!

    İş dünyasında kadınların tüm seviyelerde eşit temsiliyeti ve eşit değerdeki işe eşit ücretin sağlanması için   şirketleri desteklemeyi amaçlayan UN Global Compact Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı’nın (Target Gender Equality Accelerator)  başvuruları açıldı.  9 ay sürecek olan programın başvuruları 31 Mayıs tarihine kadar sürecek.

    Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının 5’incisi (SKA 5) 2030 yılına kadar toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını, kadınların ve kızların güçlenmesini öngörüyor. SKA 5’in hedef ve göstergeleri arasında kadınların  siyaset, iş dünyası ve sosyal alanlar olmak üzere her alanda karar mekanizmalarında daha fazla yer alması için eşit fırsatların sağlanması da yer alıyor.     

    Türkiye’de ilerleme yeterli değil!

    Yapılan tüm çalışmalara ve atılan tüm adımlara rağmen,   hem Türkiye’de hem de dünyada iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik ilerleme yavaş.   TÜİK’in 2023 yılında yayımladığı verilere göre kadınların işgücüne katılım oranı %32,8 olurken, 2024 yılında   yayımladığı verilerine göre bu oran yalnızca %35,1’e yükselebildi. Orta ve üst düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranları ise geriledi. TÜİK’in 2023 yılında yayımladığı verilerde orta-üst düzey kadın yönetici oranı %20,7 iken 2024 yılında yayımladığı verilere göre bu oran %19,6. Cinsiyetler arası ücret/kazanç farkına bakıldığında ise tüm eğitim düzeylerinde erkeklerin farkın erkekler lehine olduğu görülüyor. Bu fark ilkokul ve altı mezunlarında %12,4 olurken yükseköğretim mezunlarında %17,1’e çıkıyor.

    Şirketler istihdamındaki payları, geniş coğrafyalara yayılan değer zincirleri ve geniş kitlelere ulaşabilme kapasiteleriyle toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında önemli bir aktör. İş dünyasının en çok katkı sağlayabileceği alanların başında ise işgücüne katılım oranı, kadınların her seviyede eşit temsil edilmesi ve eşit değerdeki  işe eşit ücret geliyor.

    Program şirketlere güçlü bir destek veriyor!

    UN Global Compact Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı iş dünyasının bu alandaki çabalarına ivme kazandırmayı,  süreci hızlandırmayı amaçlıyor;iddialı  adımlar atılması için   şirketleri destekliyor.

    Programa katılan şirketler, Kadının Güçlenmesi İlkeleri Cinsiyet Uçurumu Analiz Aracı ile cinsiyet eşitliği alanında kendi performanslarını değerlendirebilecek. Ardından,  kapasite artırmaya yönelik atölye çalışmalarına ve ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde oturumlara katılarak hedeflerini ve yol haritalarını belirleyebilecekler.

    Katılan şirketler cinsiyet eşitliğini sağlama yönünde önemli mesafe alıyor!

    Programın önceki dönem katılımcılarının %75,7’si programla birlikte şirketlerinde toplumsal cinsiyetin sağlanması için yeni hedefler belirledi ve önemli adımlar attı.  Bunlar arasında mentorluk ağları kurarak kadınlara profesyonel gelişme fırsatları sunmak, işe alım görüşmelerini yürüten ekiplerde cinsiyet dengesini sağlamak, toplumsal cinsiyet konusunda duyarlı bir dil kullanılmasını desteklemek, işyerinde esnek ve aile dostu çalışma koşulları sağlamak, cinsiyetler arasındaki ücret dengesizliklerini gidermek için daha fazla çaba göstermek gibi çalışmalar yer alıyor. Program aynı zamanda katılan şirketlere Birleşmiş Milletler Kadının  Güçlenmesi Prensipleri’ni   hayata geçirmeleri ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları yolunda somut adımlar atmaları için destek oldu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk şirketler iklim değişikliğini önemsiyor ama harekete geçmekte yavaşlar

    Türk şirketler iklim değişikliğini önemsiyor ama harekete geçmekte yavaşlar

    Türkiye’de sürdürülebilirlikten sorumlu üst düzey yöneticilerin katılımıyla hazırlanan EY Sürdürülebilir Değer Çalışması’na göre; şirketlerin sadece yüzde 27’si emisyonlarını yüzde 45 veya daha fazla azaltmayı planlıyor ve sadece yüzde 55’inin 2030 yılına kadar bir emisyon azaltma taahhüdü bulunuyor.

    Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman ve vergi şirketi EY (Ernst & Young), iklim değişikliği odaklı çalışmalar yürüten ve temel sürdürülebilirlik olgunluğuna sahip şirketlerin katıldığı 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışmasını yayımladı. Dünya çapında 520 katılımcıyla hazırlanan EY Sürdürülebilir Değer Çalışması; iklim değişikliği çalışmaları konusunda ilerlemenin yavaşladığını, sera gazı emisyonlarının azaltılmasında ortalama %30’dan %20’ye düşüş yaşandığını ve iklim hedeflerine ulaşmak için belirlenen tarih olan 2036’dan 2050’ye bir gecikme söz konusu olduğunu ortaya koyuyor. 

    Türk şirketler taahhütte önde, aksiyonda yavaş

    Türkiye’de sürdürülebilirlikten sorumlu 105 üst düzey yöneticiden elde edilen bilgilerle düzenlenen EY Sürdürülebilir Değer Çalışması Türkiye ise, Türk şirketlerinin iklim taahhüdü verme konusunda küresel şirketlere göre daha önde olduğunu ancak taahhütleri yerine getirme ve aksiyon almada küresel şirketler kadar hızlı olmadıklarını gösteriyor. Araştırmaya katılan şirketlerin %90’ının kamuya açık iklim değişikliği taahhüdü bulunuyor. Şirketler emisyonlarını ortalama olarak %34 azaltmayı planlıyor, ancak şimdiye kadar sadece %23 azaltıldığını belirtiyor. Dünyanın; 1.5°C emisyon azaltım hedefini yakalayabilmesi için 2030 yılına kadar %45’lik azaltıma ihtiyaç duyuluyor. Ancak mevcut taahhütler bu hedefe ulaşma konusunda yetersiz kalıyor. Şirketlerin sadece %19’u karbon negatif ve %12’si net sıfır karbon taahhüdünde bulunurken; %27’si emisyonlarını %45 veya daha fazla azaltmayı planlıyor ve sadece %55’inin 2030 yılına kadar bir emisyon azaltma taahhüdü bulunuyor. Şirketler taahhütleri aksiyona dönüştürmenin ilk aşamalarında, en fazla ilerleme ise ölçüm ve yönetişim konularında kaydediliyor. Bunun yanı sıra, Türkiye’deki şirketler hükümetler ile özel sektör iş birliğinin iklim değişikliği hedeflerine ulaşma konusunda yeterli olmadığını düşünüyor.

    Çalışmada öne çıkan bir diğer konu; iklim değişikliği kapsamında alınan aksiyonların şirketlerin finansal performansını da arttırdığı. İklim değişikliği ile mücadele ve uyum kapsamındaki girişimlerinin finansal performansı olumsuz etkileyeceği (%36) veya yakın vadede piyasada rekabet etme kabiliyetlerini azaltacağı (%20) endişelerine rağmen şirketlerin iklim değişikliği yatırımları birçok boyutta beklenenden daha fazla değer sağlıyor.  Katılımcıların yüzde %40’ı iklim değişikliği girişimlerinin kuruluşlarının finansalları üzerinde olumlu bir etki yaratacağını belirtiyor, olumsuz bir etki yaratacağını düşünenlerin oranı ise %15 olarak ölçülüyor. Her 10 kuruluştan 6’sı iklim değişikliği konusunda geçtiğimiz yıla kıyasla daha fazla yatırım yapmayı planlıyor. Şirketlerin iklim değişikliği girişimlerine yatırım yapması için en önemli motivasyonu ise (%63 oranında) gelecekte oluşabilecek risklere karşı dayanıklılığının artırılması olarak belirtiliyor.

    Dünya çapında iklim değişikliği hedefleri geriledi 

    EY Sürdürülebilir Değer Çalışmasına göre dünyanın bu yıl 1,5°C’lik ısınmayı aşması riski söz konusu. Dış baskılar birçok şirketin sürdürülebilirlik ilerlemesini yavaşlatıyor. Devam eden enflasyon ve tedarik zincirleri üzerindeki önemli baskıyla birlikte mevcut jeopolitik çalkantılar, beş şirketten birinin son 12 ay içinde iklim taahhütlerini revize etmesine yol açan faktörler arasında. Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, kuruluşlar arasında giderek artan bir kutuplaşma görülüyor. İklim değişikliği konusunda en fazla eyleme geçen “lider” şirketler ile “gözlemciler” yani en az eylemde bulunanlar arasındaki fark önemli ölçüde artıyor. Bu konuda önemli adımlar atan kuruluşların %95’i kamuoyu ile paylaşılmış iklim taahhütlerine sahip olmaya devam ederken, gözlemciler arasında bu oranın %94’ten %67’ye düştüğü görülüyor.

    Küresel sıcaklık artışını 2099 yılına kadar 1,5°C ile sınırlı tutmak için küresel CO₂ emisyonlarının 2034 yılına kadar net sıfıra ulaşması gerekiyor. Ancak EY 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışmasından elde edilen sonuçlar, sürdürülebilirlik konusundaki ilerlemenin küresel hedeflere ayak uydurmak için gerekenin gerisinde kaldığını gösteriyor.

    EY Türkiye iklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin konuyla ilgili; “Biz, 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışması ile Türkiye’deki şirketlerin iklim değişikliği kapsamında yürüttükleri çalışmaları, belirledikleri hedefleri ve bu hedeflere ulaşmada karşılaştıkları zorlukları ortaya koymayı amaçladık. COP 28’den çıkan sonuçlar da küresel çabalarda gerekli hızlanma olmadığı takdirde, sera gazı emisyonlarının bu yıl tarihi bir zirveye ulaşacağını göstermekte. Bununla birlikte Türkiye, 2022 yılında 400 milyon ton karbon emisyonu ile küresel olarak en yüksek emisyona sahip ülkeler sıralamasında 15. olarak yer alıyor. Hızla büyümeye ve tüketmeye devam ederken küresel ölçekte ortaya çıkan birçok krizle mücadele etmek zorundayız. Bazı krizleri durdurmak alınacak önlemlerle mümkünken, maalesef iklim krizini ancak yavaşlatmak mümkün. Hükümetler seviyesinde açıklanan stratejiler ve atılan adımlar, kurumları dönüştürmekte önemli bir itici güç olarak görülüyor. Ancak yapılan analizler bu hedeflerin iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini önlemek için yetersiz olduğunu gösteriyor. Bu noktada kurumlara düşen sorumluluk çok büyük. Risklerini ve fırsatlarını doğru belirlemek ve buna göre ileriye dönük stratejiler kurgulamak işin başlangıç noktası olmalı. Geç kalmadan dönüşüm adımları atılmalı. Vakitlice bu dönüşümü sağlayıp adapte olmayı başaranlar ise artan rekabet gücü, marka imajı ve finansal performansları ile krizi fırsata dönüştürmüş olacak” değerlendirmesini yaptı.

    Araştırma sonuçları iklim değişikliği kapsamında yürütülen çalışmaları geliştirmek adına olmazsa olmaz 5 adımın atılması gerekliliğine vurgu yapıyor;

    • İklim değişikliği ile mücadele konusunda koyulan hedefleri gerçekleştirmek için gerekli aksiyonların planlanması. 
    • Sera gazı emisyonlarının hesaplanmasında veri kalitesinin kritik olduğu göz önünde bulundurularak veri takibinin düzenli olarak yapılması. 
    • Sektörel ve sektörler arası iş birliklerinin geliştirilmesi. 
    • Şirketlerin tedarik zinciri kapsamında tedarikçileri ve alt yüklenicilerinin sürdürülebilirlik performanslarının ölçülmesi ve/ veya iyileştirilmesi için teşvikte bulunması. 
    • Sürdürülebilirlik odağında uzmanların işe alınması ve yetenek gelişimine yatırım yapılması. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone Grubu’nun Çevre Performansına CDP’den Tam Not

    Vodafone Grubu’nun Çevre Performansına CDP’den Tam Not

    Vodafone Grubu, çevre konusundaki şeffaf yaklaşımı ve iklim değişikliğiyle mücadelede sergilediği yüksek performans nedeniyle, global çevre kuruluşu CDP’nin A listesinde yer aldı. Türkiye’de de Çevresel, Sosyal, Yönetişim alanında öncü bir rol üstlenen Vodafone, faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonların azaltımı için enerji tüketimini düşürmeye ve yenilenebilir enerji yatırımı yapmaya odaklanıyor.

    Vodafone Grubu, iklim değişikliğiyle mücadelede sergilediği yüksek performans ve kurumsal şeffaflık nedeniyle, kâr amacı gütmeyen global çevre kuruluşu CDP’nin her yıl en başarılı şirketleri sıraladığı A listesinde yer aldı. CDP’nin 2023 iklim değişikliği anketi için ilgili verileri paylaşan Vodafone’un bu prestijli listede yer almasında, emisyonların durdurulması, iklim risklerinin azaltılması ve düşük karbon ekonomisinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları etkili oldu. 

    Vodafone Grubu’nun CDP A listesinde yer almasını değerlendiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi:

    “Vodafone’un bir kez daha CDP A listesine dahil edilmesi, Grubumuzun iklim değişikliğiyle mücadelede ne kadar etkili bir strateji izlediğinin ve bu konuda başarıyla devam ettirdiği şeffaf yaklaşımın bir göstergesi. 2023, tüm dünyada sıcaklık rekorlarının kırıldığı, aşırı hava olaylarının yaşandığı ve hem doğanın hem insanların hem de şirketlerin eşi görülmemiş kayıplar yaşadığı bir yıl oldu. Şirketler, iklim ve doğaya yönelik dönüştürücü eylemlerin hayata geçmesinde kritik bir role sahip. Bununla birlikte, ölçemediğimiz şeyi yönetemeyiz. Doğanın korunduğu, net sıfır emisyonun olduğu bir gelecek için şirketler olarak neler yaptığımızı paylaşmamız önem taşıyor. Bu nedenle, CDP A listesinde yer almanın sadece bir puan olmanın ötesinde bir anlamı var.” 

    Vodafone’un Türkiye’de yaptığı çalışmaların da listede yer alınmasında etkili olduğunu ifade eden Hasan Süel, şöyle devam etti: 

    “Vodafone olarak, Türkiye’de faaliyete başladığımız ilk günden bu yana dijital teknolojilerin gücünü kullanarak dünya ve içinde yaşadığımız toplum için daha iyi bir gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Çevresel, Sosyal, Yönetişim konusunda ülkemizde öncü bir rol üstleniyoruz. ÇSY konseptini işimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve başarıyla uyguluyoruz. Özellikle net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Baz yılımız olan 2020’den bu yana Kapsam 1 ve 2 karbon emisyonlarımızın toplamını %95 oranında azalttık. Kalan emisyonlarımızın azaltımı için enerji tüketimimizi düşürmeye veya enerjiyi daha verimli kullanmaya, yeni teknolojilere ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapmaya odaklanıyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.”

    Türkiye’de yenilenebilir enerji üretiyor

    Vodafone Türkiye, toplam enerji tüketiminin %99’unu oluşturan baz istasyonları ve teknoloji merkezlerinin enerji verimliliğini iyileştirmeye devam ediyor. Bu çalışmaların sonucunda, şirketin baz yılı olan 2020 yılına göre baz istasyonu başına enerji tüketimi %2, mobil veri başına enerji yoğunluğunu %56 azaldı. Şirket, 2022-23 mali yılı itibarıyla şebekesindeki yenilenebilir enerji üretim miktarını geçen yıla göre %4 artırarak toplam 1.089.161 kWh elektrik üretti. Diğer yandan, müşterilerine sunduğu Nesnelerin İnterneti (IoT) çözümleriyle önlediği emisyon miktarını geçen yıla oranla %23 artırarak toplam 195 bin 300 ton karbon salımına engel oldu. Elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen “Bu Atıklar Kod Yazıyor” projesiyle 20 tonu aşkın e-atığın geri dönüştürülmesini sağlayan Vodafone Türkiye, 2022-23 mali yılında faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan yaklaşık 3 milyon ton e-atığın %99’unu geri kazanma ve geri dönüştürme yoluyla ekonomiye kazandırdı.

    Yatırım kararlarında etkili

    Londra merkezli uluslararası bir kuruluş olan CDP, halka açık şirketlerin doğal kaynakları ve doğal sermayeyi nasıl kullandıklarını, faaliyetleriyle sınırlı kaynakların yeniden üretimini nasıl etkilediklerini ve bu alandaki risklerini nasıl yönettiklerini yatırımcılara raporlamalarına aracılık ediyor. CDP’nin her yıl kamuoyuyla paylaştığı açıklama ve puanlamalar, iş dünyasının çevre konusundaki şeffaflığını yansıtan altın standart olarak kabul ediliyor. CDP puanları, yatırım ve satınalma kararlarının verilmesinde önemli rol oynuyor. 2023’te 136 trilyon doların üzerinde varlığı olan 740’ı aşkın yatırımcı, şirketlerden çevresel etki, risk ve fırsatlara ilişkin verilerini CDP platformu üzerinden açıklamasını talep etti. Toplam 23 bin şirket bu talebe yanıt vererek bir rekora imza attı. 

    Bağımsız bir metodoloji kullanılıyor

    CDP, söz konusu şirketleri değerlendirirken detaylı ve bağımsız bir metodolojiden yararlanıyor. A’dan D’ye kadar yapılan puanlamada, şirket açıklamasının kapsamı, şirketin farkındalık düzeyi ve çevresel riskleri yönetme becerisinin yanı sıra hırslı ve anlamlı hedefler koymak gibi çevresel liderlikle çağrıştırılabilecek en iyi uygulamalara imza atmış olması da dikkate alınıyor. Açıklama yapmayan ya da yetersiz bilgi sunan şirketlere F veriliyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • QNBEYOND Hızlandırma Programı 6.Dönem Başvuruları Açıldı

    QNBEYOND Hızlandırma Programı 6.Dönem Başvuruları Açıldı

    QNB Finansbank‘ın inovasyon laboratuvarı QNBEYOND, Hızlandırma Programı’nın 6. Dönemi için başvuruları almaya başladı. Midas, ikas, KolayBi, HockeyStack, Wope, Novus gibi birçok başarılı girişimin mezun olduğu program, bugüne dek 43 mezun verdi ve mezunların bugüne dek aldığı toplam yatırım ise 100 milyon dolar üzerinde. 

    QNB Finansbank çatısı altında kurulan ve bir girişimcilik laboratuvarı olarak faaliyetlerine devam eden QNBEYOND Hızlandırma Programı’na kabul edilen girişimler altı ay süreyle birçok iş ortağı ile tanışırken hibe desteğinden yararlanacak ve güçlü mentor ağına erişim sağlayabilecekler. QNB Finansbank üst yönetimi ile eşleşerek düzenli olarak birlikte çalışma imkanından da yararlanacak olan girişimler, Ekim 2024’te yapılacak Demo Day ile programdan mezun olacaklar.

     

    QNBEYOND’UN SAHİP OLDUĞU GÜÇLÜ MENTOR AĞI, İŞ ORTAKLARI VE ÜST YÖNETİM DESTEĞİ 

    Sektör profesyonelleri ve QNB Finansbank çalışanlarından oluşan 130 kişiyi aşkın güçlü bir mentor ağına sahip olan QNBEYOND, girişimcilerin ihtiyaç duyabileceği neredeyse tüm konular için alanında uzman bir mentora sahip.  Ayrıca hızlandırma programına katılan girişimlere Amazon Web Services, Google Cloud, Microsoft Azure gibi servis sağlayıcılar; Notion, HubSpot, Docsend, New Relic, Miro, Remote, Asana gibi yabancı servisler ve Fol, iyzico ve TalentGrid gibi şirketlerden on binlerce dolar değerinde indirim fırsatı da sunuluyor.

     

    QNBEYOND HIZLANDIRMA PROGRAMI 5.DÖNEM MEZUNLARI

    Exportal: İhracatını artırmak isteyen Türk firmalar ve yurt dışında bulunan ithalatçılar için özel olarak tasarlanmış; ürün çeşitliliği, sade arayüzü ve 10+ dilde destek verebilen ekibiyle ithalat & ihracat süreçlerini uçtan uca kolaylaştıran yeni nesil B2B ticaret portalıdır.

    Flowla: Flowla, satış ekiplerinin tüm döküman, aksiyon ve iletişimini tek bir linkte müşterileri ile paylaşmasını sağlar. Satış sürecini adım adım ilerleyen bir dijital akış haline getirerek hız ve dönüşümü arttıran bir platformdur.

    Novus: İçerik üretimi ihtiyacı olan şirketler için güncel, güvenilir ve kuruma özel yapay zeka çözümleri sunan bir platform.

    Searchbase: Searchbase, şirketlerin LLM’leri kullanırken yaşadığı hafıza problemini ve getirdiği yüksek ücret yükünü 10 kat daha ucuza ve kullanıcı deneyimini iyileştirerek çözen bir araçtır.

    Udext: Udext, saha çalışanları ve şirketleri arasındaki iletişim kanallarını ön hazırlık gerektirmeden kuran, çeşitli otomasyonlarla etkileşimi ve operasyonel verimliliği arttıran bir iletişim platformudur.

    Videolity: Yapay zeka ile herhangi bir videodaki ürünleri anında alışveriş yapılabilir formata getiren, e-ticaret yapan şirketler için B2B SaaS platformudur.

    WeFarm: Boş tarlaları üretim yapan çiftliklere dönüştüren ve sahiplerine gelir yaratan yeni nesil bir tarım teknolojisi platformudur.

    Wope: Wope, işletmelerin büyük yatırımlar yapmaksızın dijital büyümelerini hızlandıran ve SEO stratejilerini AI ile güçlendiren bir dijital büyüme platformudur.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı