Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Sürdürülebilir

  • Escarus Bir Kez Daha “Green Bond Principles” Danışma Kurulu’nda Yerini Aldı

    Escarus Bir Kez Daha “Green Bond Principles” Danışma Kurulu’nda Yerini Aldı

    Escarus uluslararası Green Bold Principles (GBP / Yeşil Tahvil Prensipleri) 2024 Danışma Kurulu üyeliğine seçildi.

    2019 yılında GBP Danışma Kurulu’na Türkiye’den seçilen tek şirket olan Escarus, 2024 yılında üçüncü kez Türkiye’yi temsil eden tek kurum olarak kuruldaki yerini aldı. Stratejik çözümlerle sürdürülebilir yaklaşımların Türk iş dünyasında yaygınlaşmasını hedefleyen uzman bir danışmanlık şirketi olarak GBP Danışma Kurulu’na tekrar seçilmekten mutluluk duyduklarını belirten Escarus Genel Müdürü Dr. Kubilay Kavak, bu önemli sorumluluğun Escarus’a duyulan güvenin bir tescili olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin kalkınma yolcuğunda sürdürülebilirliğin temel prensip haline gelmesi yönündeki çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.

    Escarus, Green Bond Principles (GBP / Yeşil Tahvil Prensipleri) 2023-2024 Danışma Kurulu üyeliğine üçüncü kez seçildi. Yeşil tahvil ve sürdürülebilir finans dünyasındaki çalışma ve gelişmeler konusunda GBP İcra Kurulu’na görüş veren, sektörel deneyimlerini paylaşan bir yapı olarak görev yapan global organizasyonun danışma kuruluğu üyeliğine ilk kez 2019 yılında seçilen şirket, 2023- 2024 yılı danışma konseyinde yer alan 45 üyeden biri oldu.

    Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Escarus Genel Müdürü Dr. Kubilay Kavak, “2019 ve 2021 yıllarının ardından üçüncü kez GBP Danışma Kurulu’nda yer almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her yıl seçimlerle yenilenen danışma kurulu, gelişmekte olan piyasalarda yeşil ve sürdürülebilir tahvil uygulamalarının çeşitlenmesi konusuna odaklanıyor. Bu doğrultuda biz de Escarus olarak, geniş bir coğrafyayı temsil eden çok sayıda ülke temsilcileri arasından belirlenen 45 şirketten biri olmayı başardık. Bu takdiri, TSKB’nin 40 yıla yakın zamandır kararlılıkla uyguladığı derin sürdürülebilirlik uzmanlığından beslenerek yenilikçi bir bakış açısıyla sunduğumuz danışmanlık hizmetlerimize borçluyuz” dedi. Danışma Kurulu’nda Escarus’u temsilen yer alan Escarus Direktörü Melis Bitlis “Kurulda Escarus’a üçüncü kez layık görülen bu misyon şirketimize duyulan güvenin de somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçişini hızlandırmak amacıyla sürdürülebilir finans dünyasını destekleyerek bu güveni ileriye taşıyabilmek için elimizden gelen tüm gayretle çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.

    GBP Danışma Kurulu, küresel piyasada sürdürülebilir finans alanında pazar farkındalığını ve erişimi artırarak daha fazla etkileşime imkân sağlama rolünü üstleniyor. Üyeler gönüllü başvurular sonucunda, her yıl yenilenebilen bir yıllık dönem için İcra Komitesi tarafından seçiliyor. Seçimler, kurul üyeleri ve gözlemcilerinin yanı sıra; borsalar, veri sağlayıcıları, derecelendirme kuruluşları, dış incelemeciler, hukuk firmaları ve sivil toplum gibi kilit piyasa paydaşlarının dengeli bir temsiline dayanıyor. Danışma Kurulu, GBP İcra Komitesi’ni yeşil ve sürdürülebilir tahvil dünyasındaki güncel gelişmeler ve trendler konusunda bilgilendirme ve yönlendirme görevini üstleniyor.  

    Escarus (TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanlığı A.Ş.) Hakkında

    2011 yılında faaliyetlerine başlayan Escarus (TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanlığı A.Ş.), deneyimli ve profesyonel kadrosuyla sürdürülebilirlik çözümleri geliştirerek danışmanlık hizmeti vermek ve dünyada kabul görmüş uluslararası çevresel ve sürdürülebilir yaklaşımları Türk iş dünyasına entegre etmek üzere kurulmuş bir TSKB iştirakidir. Escarus, TSKB’nin 2000’li yılların başından beri başarıyla uyguladığı sürdürülebilirlik yaklaşımının bir kültür haline gelmesi ve bu birikimin Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir kalkınmasını desteklemek için paylaşılması amacıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Escarus, konusunda uzman danışmanlar ve firmalar ile kurduğu ortaklıklar sayesinde müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmayı hedefleyen bir şirket olarak faaliyet göstermektedir. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akbank: “Sürdürülebilirlik İnsan İçin, Hepimiz İçin”

    Akbank: “Sürdürülebilirlik İnsan İçin, Hepimiz İçin”

    Akbank, insan için sürdürülebilirlik anlayışıyla hayatın bir çok alanına  dokunan çalışmalarını yeni iletişim kampanyasıyla duyuruyor.

    Serenay Sarıkaya’nın yer aldığı film serisinde, toplumu bütün olarak kapsayan ‘herkes için sürdürülebilirlik’ mesajını paylaşıyor. Akbank’ın yeni film serisiyle başlattığı iletişim kampanyası farkındalık odaklı etkinlikler ve girişimlerle devam edecek.  

    Akbank’ın sürdürülebilirlik stratejisine odaklanan yeni iletişim kampanyasının temelini, insan odaklı bir yaklaşım oluşturuyor. Kampanya, sürdürülebilirlik kavramını sadece çevresel boyutta değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik açılardan da ele alarak toplumsal dönüşümü desteklemeyi amaçlıyor.

    Hedeflerinin; sürdürülebilirliğin var olma sebebi olan ‘insan’ı öne çıkarmak ve böylece sürdürülebilir yaşamın herkes tarafından sahiplenilmesine hizmet etmek olduğunu belirten Akbank Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç; “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na baktığımızda; insana yakışır iş ve ekonomik büyüme, toplumsal cinsiyet eşitliği, nitelikli eğitim gibi çevrenin ötesinde insanı odağına alan başlıklar görüyoruz. Akbank olarak biz de, “Akbank Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi” kapsamında sürdürülebilirlik aksiyonlarının sadece emisyonlarla sınırlı olamayacak kadar geniş ve hayatın her alanına yayılan bir stratejiyle kurgulanması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda   sürdürülebilir finansman araçlarımız, kadın girişimcilere yönelik mentorluk çalışmaları gibi eşit fırsatlar yaratan girişimlerimiz, gençleri geleceğe hazırlayan Akbank Gençlik Akademisi gibi eğitim programlarımız , sanata sunduğumuz uzun soluklu desteklerimiz ve gönüllü eylemleri toplum genelinde yaymak için yürüttüğümüz ‘iyilik hareketlerimiz’ başta olmak üzere toplumda sürdürülebilirlik için çalışıyoruz. Yeni iletişim kampanyamız ve reklam filmimiz, bu vizyonumuzu yansıtıyor. Önümüzdeki dönemde farklı iletişim çalışmaları ve girişimlerle sürdürülebilir yaşam eylemlerini daha kapsayıcı bir şekilde Türkiye’de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

    Sürdürülebilirlik, çevrenin yanında insan için, toplumun gelişmesi için…

    Akbank sürdürülebilir yarınlar için çevreyi koruyan uygulamalarına devam ederken;; eğitimden gönüllülüğe, yatırımdan sanata  bir çok alanda toplumun kalkınması için çalışıyor. Bu çalışmalarıyla sürdürülebilirliğin ‘herkes’ için olduğunu vurgulayan yeni iletişim kampanyasının reklam filmlerinde, Serenay Sarıkaya, Akbank’ın hayatın içinde, insana dokunan çözümlerini paylaşıyor.

    Film serisinde, geleceği ‘yazan’ gençlerden çevresine ilham olan kadınlara, enerjisini doğadan alan KOBİ’lere kadar farklı alanlarda ‘sürdürülebilirlik elçilerinin’ hikayeleri ekranlara taşınıyor. 

    Akbank, ‘insan için sürdürülebilirlik’ mesajıyla sürdürülebilir eylemlere katkı sunan ve farkındalık yaratan iletişim kampanyasını yeni girişimler ve projelerle sürdürecek.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vestel, ürün ve teknolojileriyle suya sahip çıkıyor

    Vestel, ürün ve teknolojileriyle suya sahip çıkıyor

    Vestel, sürdürülebilir bir gelecek için su kaynaklarının korunmasına katkıda bulunuyor. ‘Dünya Su Günü’ sebebiyle, son dört yılda beyaz eşya üretiminde birim başına düşen su miktarını yüzde yüzde 31 oranında azaltmayı başardığını açıklayan Vestel, geliştirdiği ürün ve teknolojilerle kullanıcılarının da sürdürülebilir bir hayata geçmelerine yardımcı oluyor. Vestel uzmanlarının geliştirdiği ‘Aqua Mikrofiber Filtre’ teknolojisine sahip çamaşır makinesi de çamaşır yıkama işlemi sonrasında doğaya salınan mikrofiberlerin engellenmesine büyük katkı sunuyor.

    Ürettiği teknolojilerle sürdürülebilir yaşamı destekleyen Vestel, su kaynaklarının korunması kapsamında son dört yılda beyaz eşya üretiminde birim başına düşen su miktarını yüzde yüzde 31 azaltmayı başardı.

    Su kaynaklarının gelecek nesiller için korunmasının herkesin görevi olduğuna inanan Vestel, kurulduğu günden bu yana doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir gelecek için var gücüyle çalışıyor. Bugün tüm iş süreçlerinde sürdürülebilirliği merkeze alan şirket, kullanıcılarının da aynı amaca dahil olmaları için enerji ve su tasarrufu yüksek, gıda israfını önleyen teknolojilerle donatılmış yeni ürünler geliştiriyor.

    Mikroplastik krizi her geçen gün büyüyor

    Bugün mikroplastikler, çevre kirliliğinin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, denizlerdeki balıkların yüzde 44,3’ünde plastik bulunduğunu ortaya koydu. Mikroplastikler günümüzde insan vücuduna kadar girmiş durumda.

    Bir yıkamada yüzbinlerce parçacık doğaya karışıyor

    Günümüzde altı kilogramlık çamaşırla yapılan bir yıkama sonunda yaklaşık 700 bin fiber parçacığı (ortalama bir gram) doğaya salınıyor. Doğadaki mikrofiber kirliliğinin yüzde 35’i çamaşır makinesi yıkamalarından kaynaklanıyor. Bu da bu durumda beyaz eşya üreticilerinin önemli bir rolü ve sorumluluğu bulunduğunu gösteriyor.

    Vestel, bu bakış açısı ve sürdürülebilir yaşam vizyonu kapsamında ülkemizde satışa sunulan ilk mikrofiber filtreli çamaşır makinesini geliştirdi. Çamaşır makinesinin kapağına entegre edilen filtreleme ünitesi sayesinde yıkama ve durulama adımlarında kullanılan suyun tahliye edilmeden önce filtrelenmesi, bu sayede de fiber parçacıklardan arındırılması sağlanıyor.

    Vestel’in geliştirdiği filtreleme sistemi sayesinde şirketin bir yılda ürettiği tüm makinelerde bu tip teknolojinin kullanılması durumunda yaklaşık 50 milyon plastik pet şişe ağırlığında mikrofiber parçacığın doğaya gönderilmesi engellenebilir.

    Vestel, bu teknolojiyle ‘Akıllı Hayat 2030’ sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda pek çok hedefe de katkı sağlıyor. Vestel bunların yanı sıra Avrupa beyaz eşya üreticileri derneği APPLIA’nın öncülüğündeki mikroplastik konsorsiyumunda da yer alarak bu konudaki endüstri standartlarının geliştirilmesi için çalışıyor.

    Doğayı koruyan ürünler

    Vestel’in doğayı koruma vizyonuyla geliştirdiği pek çok ürün ve teknoloji bulunuyor. Su kaynaklarının korunmasına katkıda bulunan ‘Aqua Mikrofiber’ teknolojisine sahip çamaşır makinesinin yanı sıra Vestel uzmanlarının geliştirdiği ‘Su Geri Kazanım Sistemi’ de çamaşır kurutma işlemi sırasında ortaya çıkan yoğuşmuş suyun arındırılarak çamaşır makinesinde yeniden kullanılmasına imkân tanıyor. ‘Su Geri Kazanım Sistemi’ne sahip bulaşık makineleri de bir önceki çevrimdeki temiz durulama suyunu sonraki çevrimde kullanarak tek seferde sadece 5,4 lt su ile yıkama sağlıyor.

     

    Su ve deterjan karışımını 20 farklı noktadan çamaşırlara püskürterek daha verimli bir yıkama sunan ‘Akıllı Dalga’ teknolojisi, her yıkamadan önce deterjan ve yumuşatıcı ekleme ihtiyacını ortadan kaldıran ‘Akıllı Dozaj’ teknolojisi ve durulama aşamasında kullanılan suyu depolamaya yarayan ‘Su Kutusu’ teknolojisi de Vestel’in sürdürülebilirliği ana odak noktasına alan yeni G Serisi çamaşır makinelerinde öne çıkan teknolojiler.

    Vestel’in geliştirdiği ‘Otomatik Filtre Temizleme’ teknolojisi sayesinde bulaşık makinelerinde program sonunda makine içerisinde bulunan filtrenin otomatik olarak yıkanması sağlanıyor. Bu sayede yıkama verimliliği artırılırken aynı zamanda elde yıkamaya göre filtre temizleme suyundan hane başına yılda yaklaşık 120 litre tasarruf sağlıyor. 

    Vestel’in bir diğer teknolojisi ‘Self Heating Sistemi’ ise bulaşık makinelerinde kullanılan durulama suyunun ısısından faydalanarak bulaşıklarda yüksek kurutma performansı sağlanmasına imkân sunuyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Adel / Faber-Castell sektörde bir ilki gerçekleştiriyor: Adel / Faber-Castell, 50 bine yakın çocuğa kırtasiye ürünü ve oyuncak desteğinde bulunuyor

    Adel / Faber-Castell sektörde bir ilki gerçekleştiriyor: Adel / Faber-Castell, 50 bine yakın çocuğa kırtasiye ürünü ve oyuncak desteğinde bulunuyor

    50 yılı aşan tecrübesi ile 1969’dan beri faaliyet gösterdiği kırtasiye sektöründe Türkiye’nin lider firması olan Adel / Faber-Castell, Fazla iş birliğinde Gıda Kurtarma Derneği ile el ele vererek kırtasiye sektöründe bir ilki gerçekleştiriyor. Depremden etkilenen illerin de aralarında olduğu 20 ilde köy okulları, çadır kentler ve mahallelerde yaşayan 50 bine yakın çocuğa kırtasiye ürünü ve oyuncak desteği sağlıyor.

    Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın en büyük kırtasiye ürünleri üreticisi olan Adel / Faber-Castell, köklü kurumsal kültür ve değerleri ile bütünleşen sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda, Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan Nitelikli Eğitim ve İklim Eylemi alanlarını önceliklendiriyor. Aynı zamanda, yine Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan ‘Amaçlar için Ortaklıklar’ maddesine yönelik de projeler geliştiren Adel / Faber-Castell, bu doğrultuda, ‘İyilik Ağacı’ kurumsal sosyal sorumluluk çatısının altına Fazla ile gerçekleştirdiği iş birliğini ekledi. Bu iş birliğiyle, kırtasiye sektöründe bir ilki gerçekleştirerek, ürünlerini ve oyuncaklarını çocuklara ulaştırıyor ve çocukların yüzlerinde bir tebessüm oluşturmayı amaçlıyor.

     

    Adel / Faber-Castell, Fazla iş birliği ile Gıda Kurtarma Derneği ağında bulunan gıda bankaları aracılığıyla Adana, Kayseri, Adıyaman, Kocaeli, Ardahan, Niğde, Bursa, Ordu, Düzce, Osmaniye, Edirne, Samsun, Erzincan, Şırnak, Hatay, Tokat, İstanbul, Tunceli, Kastamonu ve Yozgat’ta 50 bine yakın çocuğa ulaştı.

     

    “İyiliğimiz ile daha iyi bir geleceğe iz bırakmayı sürdüreceğiz”

    Yapılan iş birliği hakkında konuşan Adel / Faber-Castell CEO’su Oğuz Uçanlar; “Adel / Faber-Castell olarak özümüzdeki iyilik değerinden besleniyor ve Birleşmiş Milletler’in 2030 yılına kadar ulaşmayı hedeflediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içinde yer alan İklim Eylemi ve Nitelikli Eğitim alanlarında, ‘İyilik Ağacı’ çatısı altında kurumsal sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. Fazla ve Gıda Kurtarma Derneği ile el ele vererek kırtasiye sektöründe bir ilki gerçekleştiriyor, çocuklarımızın yüzünde tebessüm oluyoruz. Bu kapsamda ürünlerimizi ülkemizin yirmi ilindeki çocuklarımıza ulaştırdık. İyiliği ve herkese iyi gelmeyi odağımıza alarak çalışmayı, daha iyi bir geleceğe iz bırakmayı sürdüreceğiz” dedi.

    Geliştirdikleri iş birliğine dair heyecanını paylaşan Fazla Kurucu Ortağı ve CEO’su Olcay Silahlı“Fazla olarak geliştirdiğimiz teknoloji tabanlı, bütünsel atık yönetimi çözümleri ile tüm tedarik zinciri için sürdürülebilir atık yönetimini mümkün kılmanın ötesinde etki odaklı bir ekosistemi yönetiyoruz. Bu kapsamda Adel / Faber-Castell ile geliştirdiğimiz iş birliği doğrultusunda ve Gıda Kurtarma Derneği ile omuz omuza çalışarak bir ilki gerçekleştirmiş ve ülkemizin dört bir yanında, çocuklarımızın yüzlerine bir gülümseme yerleştirebilmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu ilk adımın ardından çok daha güzel projeler geleceğine inancımız tam” şeklinde konuştu.

    ‘Hayallerini şekillendirmek, renklendirmek ve iz bırakmak isteyen herkesin hayatında olma’ vizyonuyla çalışan ve nesillerin gelişimine eşlik eden Adel / Faber-Castell, ‘Kalite, Yenilikçilik, Başarma Tutkusu ve İyilik’ olmak üzere 4 temel değeri ile topluma fayda sağlamaya devam ediyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kordsa, kompozit teknolojileriyle JEC World 2024’te yerini aldı

    Kordsa, kompozit teknolojileriyle JEC World 2024’te yerini aldı

    5-7 Mart tarihleri arasında Paris’te gerçekleştirilen JEC World 2024, bu yıl da kompozit sektörünün en önemli şirketlerini bir araya getirirken Sabancı Holding iştiraklerinden Kordsa kompozit sektörünün uluslararası çaptaki en büyük buluşması olan JEC World 2024’e katıldı. 

    İleri malzeme alanındaki yenilikçi girişimleri, uzmanları, akademisyenleri ve Ar-Ge liderlerini bir araya getiren JEC World 2024’ün ana sponsoru da olan Kordsa, bünyesindeki şirketleri Fabric Development Inc., Textile Products Inc., Axiom Materials Inc. ve Microtex Composites Srl. tarafından sunulan kompozit malzeme alanındaki yenilikleri ziyaretçilerle paylaştı. Ayrıca Türkiye’de bulunan ve ürün geliştirme, üretim, uygulama gibi aşamaları tek çatı altında buluşturan Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi’nde geliştirilen teknolojiler tanıtıldı. 

    Kordsa’nın 50 yıldır müşterilerine değer yaratırken, ekosistemin sürdürülebilirlik ve fayda odaklı gelişimine de öncülük ettiğini söyleyen Kordsa CEO’su İbrahim Özgür Yıldırım, “Kordsa’nın ileri malzemede dünyanın lider şirketlerinden biri haline gelmesinin yolu, sürdürülebilirliği bir iş modeli olarak görmekten geçiyor. ‘Hayatı Güçlendirmek’ olarak tarif ettiğimiz Kordsa vizyonu, Kordsa’nın dünyaya, insanlığa ve ekosisteme olan katkısına işaret eden bir yolculuk. Bu yolculuğu bütün bir ekosistemi dönüştürme gücüne sahip, sürdürülebilir odaklı ürünlerle güçlendirmeye devam ediyoruz. ABD’deki kompozit üretim tesislerimizle ticari havacılık alanında önde gelen kurumların tedarikçisiyiz. Yakın zamanda Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren kompozit şirketlerimizin yönetimini tek bir çatı altına aldık. Avrupa’da ağırlıklı olarak süper lüks otomotiv sektörü ve motor sporlarına karbon fiber dokuma ve prepreg sağlayan İtalyan Microtex Composites şirketimizle yetkinliklerimizi artırdık. Geniş bir coğrafyaya yayılan üretimimizle güçlendirme teknolojilerimizi tüm dünyaya sunmaya devam edeceğiz. Hedefimiz, küresel pazar, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarına da liderliği sağlayarak tüm paydaşlarımıza değer yaratmak” dedi.

    Şirketin yakın zamanda sentetik kompozitlere çevre dostu alternatifler sunan sürdürülebilir ileri malzemeler şirketi BPREG’e yaptığı yatırımı da hatırlatan Yıldırım, “Doğal elyaf takviyeli ileri kompozitlerle kompozit endüstrisinin yeşil dönüşümünün bir parçası olmayı hedefleyen BPREG Kordsa’nın bu yaklaşımıyla birebir örtüşen bir girişim. BPREG ürün portföyünün dünyanın farklı coğrafyalarındaki müşterilerimize sunulmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.

    Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ateş, “2014 yılından bu yana BM Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin imzacılarından biri olarak, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona doğru yolculuğumuz gelecek nesillere verdiğimiz sözdür. Sürdürülebilir bir değer zinciri sağlayarak ve vizyonumuzu paylaşan ortaklıkları teşvik ederek fark yaratma arzusuyla hareket ediyoruz. Küresel etkimiz, döngüsel ekonomi ilkelerini içeren sürdürülebilir uygulamalarla artırılıyor. Burada, JEC World’de içgörüleri paylaşmanın, başkalarından öğrenmenin ve yeni ortaklıklar keşfetmenin heyecanını yaşıyoruz” dedi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Enerjisa Enerji’den İşimin Enerjisi ile Türkiye’nin Enerji Verimliliği hedeflerine büyük katkı

    Enerjisa Enerji’den İşimin Enerjisi ile Türkiye’nin Enerji Verimliliği hedeflerine büyük katkı

    Enerjisa Enerji, ‘İşimin Enerjisi’ çatısı altında hayata geçirdiği yenilenebilir enerji uygulamalarıyla enerji tüketiminde tasarrufu ve verimliliği sağlamak, karbon salımını en aza indirmek için 2023 yılında da performans ve verim odaklı projeler geliştirdi.

    Enerjisa Enerji, yenilenebilir enerji portföyünde güneş enerjisi ve enerji verimliliğinin yanı sıra Rüzgâr Enerjisi Santralleri (RES) ve ısı geri kazanımı gibi uçtan uca çözümlerini müşterilerine sunuyor. Bu sayede Birleşmiş Milletler’in   sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan Enerjisa Enerji, bugüne kadar tamamlanmış ve 2024 yılında devreye alınacak Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ve enerji verimliliği projeleriyle birlikte yıllık yaklaşık 190 bin tonun üzerinde karbon salımının önüne geçecek. Yapımına 2023 yılında başlanan enerji verimliliği uygulamaları ile sağlanan yıllık enerji tasarrufu 93 bin  MWh’yi geçecek. Bunun yanı sıra sunulan Yeşil Enerji sertifikasyonu ile Enerjisa Enerji’nin portföyünde yer alan işletmelerin 2.671 GWh’lık elektrik tüketimi Yeşil Enerji ile sertifikalandırılarak yaklaşık 1.2 milyon ton karbon salımı engellenecek.

    İşimin Enerjisi çatısı altında sürdürülebilirlik ve tasarruf odaklı ürünlerle yenilenebilir enerji kullanımını artıran çözümler geliştiren Enerjisa Enerji; GES projeleri ile karbon ayak izini azaltma ve gelir yaratma imkanı sunarken, enerji verimliliği uygulamalarıyla da işletmelere yatırım maliyeti yansıtmadan önemli bir gider kalemi olan enerji maliyetinden tasarruf ettiriyor. İşimin Enerjisi projeleri ile yatırım finansmanı sağlayan, performans ve verimlilik odağında sürekli raporlama ve bakım onarım hizmeti veren Enerjisa, her geçen gün daha fazla işletmeyi sürdürülebilir enerji ile buluşturuyor.

    Performans ve verimlilik odaklı çözümler ile maksimum fayda sağlanıyor

    ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümünün oyun kurucularından biri olan lider dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, İşimin Enerjisi uygulamalarıyla yatırım maliyetini tamamen karşılayarak iş birliği yaptığı kamu ve özel sektör kuruluşlarına ihtiyaçlarına özel projeler geliştirmeye ve maksimum faydayı elde etmelerini sağlamaya devam ediyor. İşimin Enerjisi uygulamaları çerçevesinde, sürdürülebilirlik ve tasarruf odaklı ürünlerle yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı hedefleyen çözümler bir arada sunuluyor. Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefine ve yeşil dönüşüm yolculuğuna önemli katkılar sağlamak amacıyla yatırım yapan ve sektöründe liderliğini koruyan Enerjisa Enerji, gelecekte daha temiz ve sürdürülebilir bir enerji kullanımı için sektörüne öncülük ediyor.

    Hedef 2024’te 34 binden fazla hane elektriği üretmek

    GES projeleri, enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil enerji sertifikasyonu ile 2023 yılı boyunca tüm müşterilerine daha temiz ve sürdürülebilir enerjinin mümkün olduğunu uygulamalı olarak gösteren Enerjisa Enerji, 2023 yılında toplam 66,8 MWp kurulu gücündeki projelerin kurulumuna başlamış durumda. 2024 yılında tamamının faaliyete geçmesiyle birlikte, yıllık 34.188 hanenin elektrik tüketimine eş değer olan yaklaşık 102 bin MWh elektrik üretilecek. Bu çalışma sayesinde, yıllık yaklaşık 136 bin ton karbon salımının engellenmesi hedefleniyor. Bunun yanı sıra Enerjisa Enerji’nin portföyünde yer alan işletmelerin 2.671 GWh’lık elektrik tüketimi ‘Yeşil Enerji’ ile sertifikalandırılacak. Bu sertifikalandırma ile yaklaşık 1,2 milyon ton karbon salımının önüne geçilecek. Bu projeler, Enerjisa Enerji’nin çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle enerji taleplerine yanıt verirken, çevresel etkileri azaltarak daha temiz bir geleceğe katkı sağlama amacını da vurguluyor.

    “İşimin Enerjisi ile Dünya’nın ortak sorunu olan iklim krizine çözüm sunuyoruz’’

    Dünyanın enerji dönüşümüyle şekillenirken yeni fırsatları da beraberinde getirdiğini belirten Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar “Dünyanın her yerinde hissedilen ve uluslararası gündemin ilk sırasında yer alan sorunun adı ortak: iklim krizi. Bugün küresel emisyonların yaklaşık yüzde 75’i enerji üretim ve tüketiminden kaynaklanıyor. Türkiye’nin en büyük enerji oyuncularından biri olarak, Enerjisa’nın bu soruna kulak tıkaması mümkün değil. ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ yaratma hayalimiz doğrultusunda bu sorunun bir parçası isek çözümün de bir parçasıyız diyor ve yatırımlarımızı bu doğrultuda yapılandırıyoruz.

    Ocak ayı başında bakanlığımızın açıkladığı Türkiye’nin 2030 yılı Enerji Verimliliği Stratejisi ve Eylem Planı’ndaki hedeflere İşimin Enerjisi gibi hem ülkemiz hem de dünyamız için çarpan etkisine sahip bir uygulama ile katkı sağlıyoruz. Hayata geçtiği günden bu yana Türkiye’nin sanayicilerini, kamu ve hizmet sektörü kuruluşlarını ve tüm işletmelerini temiz enerji ile buluşturuyoruz.

    2024 yılında rüzgâr enerjisi santrallerini de yenilenebilir enerji portföyümüze ekleyerek örnek projelerimizle müşterilerimizin karşısına çıkacağız. 2024 yılının da en az 2023 yılındaki kadar başarılı geçmesini temenni ediyor, Türkiye’de örnek hikayeler yaratan bu projeleri başarıyla hayata geçiren çalışma arkadaşlarıma, ayrıca yenilenebilir enerjinin gücüne inanan müşterilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektörü Sürdürülebilirlik Çalıştayı yaptı

    Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektörü Sürdürülebilirlik Çalıştayı yaptı

    Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) ve Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği (SEGM) iş birliği ile “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektöründe Sürdürülebilirlik Çalıştayı” gerçekleştirildi. Çalıştayda, sürdürülebilirliğe giriş kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme eğitiminin yanı sıra ödeme ve elektronik para kuruluşları temsilcilerinin etkin bir şekilde katıldığı “ortak akıl” toplantısıyla sektörün Eylem Planı konusunda önemli fikirler ortaya kondu.

    Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) ve Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği (SEGM) iş birliği ile “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektöründe Sürdürülebilirlik Çalıştayı” yaptı. TÖDEB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Bilgetekin, SEGM Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Çabuk ve ödeme ve elektronik para kuruluşları sektörünün önde gelen temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Çalıştay kapsamında panel, eğitim ve “ortak akıl-yuvarlak masa” toplantıları ile sürdürülebilirlik konusu bütün boyutlarıyla ele alındı. 

    Çalıştay’ın Raporu Sektörümüze Yön Verecek

    Çalıştay’ın açılış konuşmasında TÖDEB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Bilgetekin sözlerine “Sürdürülebilirlik, sadece çevresel boyutuyla değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da toplumumuzun geleceği için hayati öneme sahip. Ödeme ve elektronik para kuruluşları sektörü olarak, bu üçlü sütun üzerine inşa edilen sürdürülebilir bir gelecek yaratma sorumluluğumuz bulunmaktadır. Bu çalıştayımızın amacı, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden hangilerini sektör olarak odağımıza alacağımızı belirlemek ve bu hedeflere ulaşmak için hangi eylem ve aksiyon planlarını hayata geçirebileceğimizi tespit etmek.” diyerek başladı. Çalıştay sonunda bir rapor ortaya çıkacağını ve bu raporun sektör için önemli bir kaynak olacağını ifade eden Bilgetekin, sözlerini “Hep birlikte, sürdürülebilir bir geleceğe yönelik somut adımlar atacak, eylem ve aksiyon planlarını oluşturacak ve bu planları hayata geçirecek güce sahibiz. Bu çalıştay, sektörümüz için bir dönüm noktası olacak ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru attığımız güçlü adımların başlangıcı olacaktır.” diyerek sonlandırdı.

    Finans sektörü “dönüştürücü” güce sahip 

    Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Çabuk da “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektörü Sürdürülebilirlik Çalıştayı”ı açılışında yaptığı konuşmada, iklim krizi başta olmak üzere küresel anlamda yaşanan çevresel, sosyal ve ekonomik sorunlara dikkat çekerek, henüz başlangıç düzeyinde de olsa sürdürülebilirlik konusunun şirketlerin gündemine girdiğini söyledi. 

    Finans sektörünün sunduğu ürün ve hizmetlerle tüm endüstrileri ve toplumun tüm kesimlerini sürdürülebilir geleceğin tasarlanmasında “dönüştürücü” bir güce sahip olduğunu vurgulayan Çabuk, “Bu dönüştürücü gücün öncüleri ise ödeme ve elektronik para kuruluşları gibi fintekler olacaktır” dedi. Finansal kapsayıcılık vizyonu ile hareket eden ve ödeme ve elektronik para sektörünün çatı kuruluşu olan TÖDEB’in gelişimi, sürdürülebilir finansal ekosistemin oluşturulmasına yönelik çalışmalarıyla sektör ve tüm finansal sisteme ışık tutacağına inandığını vurgulayan Çabuk, TÖDEB ve SEGM iş birliği ile gerçekleştirilen “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektörü Sürdürülebilirlik Çalıştayı”nın da bu anlamda atılan etkili bir adım olduğunun altını çizdi. Çabuk, SEGM olarak da iş dünyasının ihtiyaç duyabileceği sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen gelişim alanlarında paydaş olarak değer üretmeye devam edeceklerini söyledi.

    Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektöründe Sürdürülebilirlik Eylem Planı hazırlanıyor

    Açılış konuşmalarının ardından “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektöründe Kadın” paneli gerçekleştirildi. TÖDEB Yönetim Kurulu Üyesi Emel Arseven’in moderatörlüğünü yaptığı panelde TÖDEB Denetleme Kurulu Üyesi Derya Ekemen Fidan, TOKEN Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Hande Sarıdal ve İşte Pay Ödeme Kuruluşu A.Ş. Genel Müdürü Seher Öğrenci konuşmacı olarak yer aldı. Panel katılımcıları sürdürülebilir finans ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için “cinsiyet eşitliğinin” temel prensip olarak yaşama geçirilmesi gerektiği yönünde görüş ve düşüncelerini ortaya koydu. Panelin ardından konuk konuşmacı Doçent Dr. Sezer Bozkuş Kahyaoğlu ve İletişim Danışmanı Kenan Şanlı tarafından, sektör temsilcilerine yönelik sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir iletişim konularında dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri tüm yönleriyle içeren bilgilendirmeler yapıldı. Çalıştay kapsamında öğleden sonra ise SEGM tarafından sektör temsilcilerinin katıldığı “Görevlendirme, Öğrenme, Kültür, Bilişim, Girişimcilik, Planlama, Konumlandırma ve Çevre” temaları doğrultusunda 8 “yuvarlak masa” toplantısı gerçekleştirildi. Ödeme ve Elektronik para Kuruluşları temsilcilerinin etkin bir şekilde katıldığı “yuvarlak masa- ortak akıl” toplantısında sektörün ‘Eylem Planı’ konusunda önemli fikirler ortaya kondu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk Telekom karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar %45 azaltmayı, 2050’de de Net Sıfır’a ulaşmayı hedefliyor

    Türk Telekom karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar %45 azaltmayı, 2050’de de Net Sıfır’a ulaşmayı hedefliyor

    Sürdürülebilir bir gelecek için teknoloji alanındaki birikimini hayatın tüm alanlarına yansıtan Türk Telekom, çevresel ve sosyal alanlarda öncü adımlar atıyor. Sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren, iklim riski yönetimine katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını yürüten ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UNGC) 10 temel evrensel ilkesine uygun davranacağına dair taahhüt veren Türk Telekom, karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar %45 azaltmayı, 2050’de ise ‘Net Sıfır’ı hedeflediğini açıkladı. 

     

    Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aktan, “Türk Telekom olarak çevresel sürdürülebilirlik konusunda öncü adımlar atıyor, gelecek nesillere yaşanabilir, daha yeşil bir dünya bırakma hedefiyle iklim riski yönetimine katkı sağlayan proje ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yolculukta, karbon ayak izimizi azaltmak ve çevresel sürdürülebilirliğe katkımızı artırmak için somut adımlar atıyoruz. Sürdürülebilirlik Komitemizin aldığı karar ve Yönetim Kurulumuzun destekleriyle; 2030 itibarıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızda 2020 baz yılına nispeten yüzde 45’lik bir azaltım yapmayı, Türkiye ve GSMA hedefleri ile uyumlu olacak şekilde, 2050 yılında ise Net Sıfır’ı hedefliyoruz” dedi. 

     

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma vizyonunu tüm iş süreçlerine yansıtıyor. Teknoloji birikimini hayatın tüm alanlarına aktararak Türkiye’yi geleceğe taşıyan çalışmalara imza atan Türk Telekom, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamak adına somut adımlar atmaya devam ediyor. 

     

    Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aktan, “Türk Telekom olarak sürdürülebilirlik en önemli odak konularımızın başında geliyor. Sadece bugünün ihtiyaçları için değil, yarınların sürdürülebilirliği için önemli adımlar atıyoruz. Bu yolculukta, karbon ayak izimizi azaltmak ve çevresel sürdürülebilirliğe katkımızı artırmak için somut adımlar atıyoruz. Bu kapsamda, Yönetim Kurulumuza bağlı Sürdürülebilirlik Komitemizin aldığı karar ile 2030 itibarıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızda 2020 baz yılına nispeten %45’lik bir azaltım yapmayı, Türkiye ve GSMA hedefleri ile uyumlu olacak şekilde, 2050 yılında ise Net Sıfır’ı hedefliyoruz. Verdiğimiz sözün, rakamlardaki azalışı ifade eden bir hedefin ötesinde, Türk Telekom olarak sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için duyduğumuz sorumluluğun göstergesi olduğuna inanıyoruz” dedi. 

     

    Yakın zamanda küresel sürdürülebilirlik standartlarına uygun olarak “Bilim Temelli Hedefler Girişimi”ne (SBTi) dahil olup taahhüdünü yineleyecek olan Türk Telekom’un bu adımı; sürdürülebilirlik taahhütlerini pekiştirirken, geleceğe yönelik stratejilerinin bilimsel temellere dayandığına işaret ediyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk şirketler iklim değişikliğini önemsiyor ama harekete geçmekte yavaşlar

    Türk şirketler iklim değişikliğini önemsiyor ama harekete geçmekte yavaşlar

    Türkiye’de sürdürülebilirlikten sorumlu üst düzey yöneticilerin katılımıyla hazırlanan EY Sürdürülebilir Değer Çalışması’na göre; şirketlerin sadece yüzde 27’si emisyonlarını yüzde 45 veya daha fazla azaltmayı planlıyor ve sadece yüzde 55’inin 2030 yılına kadar bir emisyon azaltma taahhüdü bulunuyor.

    Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman ve vergi şirketi EY (Ernst & Young), iklim değişikliği odaklı çalışmalar yürüten ve temel sürdürülebilirlik olgunluğuna sahip şirketlerin katıldığı 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışmasını yayımladı. Dünya çapında 520 katılımcıyla hazırlanan EY Sürdürülebilir Değer Çalışması; iklim değişikliği çalışmaları konusunda ilerlemenin yavaşladığını, sera gazı emisyonlarının azaltılmasında ortalama %30’dan %20’ye düşüş yaşandığını ve iklim hedeflerine ulaşmak için belirlenen tarih olan 2036’dan 2050’ye bir gecikme söz konusu olduğunu ortaya koyuyor. 

    Türk şirketler taahhütte önde, aksiyonda yavaş

    Türkiye’de sürdürülebilirlikten sorumlu 105 üst düzey yöneticiden elde edilen bilgilerle düzenlenen EY Sürdürülebilir Değer Çalışması Türkiye ise, Türk şirketlerinin iklim taahhüdü verme konusunda küresel şirketlere göre daha önde olduğunu ancak taahhütleri yerine getirme ve aksiyon almada küresel şirketler kadar hızlı olmadıklarını gösteriyor. Araştırmaya katılan şirketlerin %90’ının kamuya açık iklim değişikliği taahhüdü bulunuyor. Şirketler emisyonlarını ortalama olarak %34 azaltmayı planlıyor, ancak şimdiye kadar sadece %23 azaltıldığını belirtiyor. Dünyanın; 1.5°C emisyon azaltım hedefini yakalayabilmesi için 2030 yılına kadar %45’lik azaltıma ihtiyaç duyuluyor. Ancak mevcut taahhütler bu hedefe ulaşma konusunda yetersiz kalıyor. Şirketlerin sadece %19’u karbon negatif ve %12’si net sıfır karbon taahhüdünde bulunurken; %27’si emisyonlarını %45 veya daha fazla azaltmayı planlıyor ve sadece %55’inin 2030 yılına kadar bir emisyon azaltma taahhüdü bulunuyor. Şirketler taahhütleri aksiyona dönüştürmenin ilk aşamalarında, en fazla ilerleme ise ölçüm ve yönetişim konularında kaydediliyor. Bunun yanı sıra, Türkiye’deki şirketler hükümetler ile özel sektör iş birliğinin iklim değişikliği hedeflerine ulaşma konusunda yeterli olmadığını düşünüyor.

    Çalışmada öne çıkan bir diğer konu; iklim değişikliği kapsamında alınan aksiyonların şirketlerin finansal performansını da arttırdığı. İklim değişikliği ile mücadele ve uyum kapsamındaki girişimlerinin finansal performansı olumsuz etkileyeceği (%36) veya yakın vadede piyasada rekabet etme kabiliyetlerini azaltacağı (%20) endişelerine rağmen şirketlerin iklim değişikliği yatırımları birçok boyutta beklenenden daha fazla değer sağlıyor.  Katılımcıların yüzde %40’ı iklim değişikliği girişimlerinin kuruluşlarının finansalları üzerinde olumlu bir etki yaratacağını belirtiyor, olumsuz bir etki yaratacağını düşünenlerin oranı ise %15 olarak ölçülüyor. Her 10 kuruluştan 6’sı iklim değişikliği konusunda geçtiğimiz yıla kıyasla daha fazla yatırım yapmayı planlıyor. Şirketlerin iklim değişikliği girişimlerine yatırım yapması için en önemli motivasyonu ise (%63 oranında) gelecekte oluşabilecek risklere karşı dayanıklılığının artırılması olarak belirtiliyor.

    Dünya çapında iklim değişikliği hedefleri geriledi 

    EY Sürdürülebilir Değer Çalışmasına göre dünyanın bu yıl 1,5°C’lik ısınmayı aşması riski söz konusu. Dış baskılar birçok şirketin sürdürülebilirlik ilerlemesini yavaşlatıyor. Devam eden enflasyon ve tedarik zincirleri üzerindeki önemli baskıyla birlikte mevcut jeopolitik çalkantılar, beş şirketten birinin son 12 ay içinde iklim taahhütlerini revize etmesine yol açan faktörler arasında. Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, kuruluşlar arasında giderek artan bir kutuplaşma görülüyor. İklim değişikliği konusunda en fazla eyleme geçen “lider” şirketler ile “gözlemciler” yani en az eylemde bulunanlar arasındaki fark önemli ölçüde artıyor. Bu konuda önemli adımlar atan kuruluşların %95’i kamuoyu ile paylaşılmış iklim taahhütlerine sahip olmaya devam ederken, gözlemciler arasında bu oranın %94’ten %67’ye düştüğü görülüyor.

    Küresel sıcaklık artışını 2099 yılına kadar 1,5°C ile sınırlı tutmak için küresel CO₂ emisyonlarının 2034 yılına kadar net sıfıra ulaşması gerekiyor. Ancak EY 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışmasından elde edilen sonuçlar, sürdürülebilirlik konusundaki ilerlemenin küresel hedeflere ayak uydurmak için gerekenin gerisinde kaldığını gösteriyor.

    EY Türkiye iklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin konuyla ilgili; “Biz, 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışması ile Türkiye’deki şirketlerin iklim değişikliği kapsamında yürüttükleri çalışmaları, belirledikleri hedefleri ve bu hedeflere ulaşmada karşılaştıkları zorlukları ortaya koymayı amaçladık. COP 28’den çıkan sonuçlar da küresel çabalarda gerekli hızlanma olmadığı takdirde, sera gazı emisyonlarının bu yıl tarihi bir zirveye ulaşacağını göstermekte. Bununla birlikte Türkiye, 2022 yılında 400 milyon ton karbon emisyonu ile küresel olarak en yüksek emisyona sahip ülkeler sıralamasında 15. olarak yer alıyor. Hızla büyümeye ve tüketmeye devam ederken küresel ölçekte ortaya çıkan birçok krizle mücadele etmek zorundayız. Bazı krizleri durdurmak alınacak önlemlerle mümkünken, maalesef iklim krizini ancak yavaşlatmak mümkün. Hükümetler seviyesinde açıklanan stratejiler ve atılan adımlar, kurumları dönüştürmekte önemli bir itici güç olarak görülüyor. Ancak yapılan analizler bu hedeflerin iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini önlemek için yetersiz olduğunu gösteriyor. Bu noktada kurumlara düşen sorumluluk çok büyük. Risklerini ve fırsatlarını doğru belirlemek ve buna göre ileriye dönük stratejiler kurgulamak işin başlangıç noktası olmalı. Geç kalmadan dönüşüm adımları atılmalı. Vakitlice bu dönüşümü sağlayıp adapte olmayı başaranlar ise artan rekabet gücü, marka imajı ve finansal performansları ile krizi fırsata dönüştürmüş olacak” değerlendirmesini yaptı.

    Araştırma sonuçları iklim değişikliği kapsamında yürütülen çalışmaları geliştirmek adına olmazsa olmaz 5 adımın atılması gerekliliğine vurgu yapıyor;

    • İklim değişikliği ile mücadele konusunda koyulan hedefleri gerçekleştirmek için gerekli aksiyonların planlanması. 
    • Sera gazı emisyonlarının hesaplanmasında veri kalitesinin kritik olduğu göz önünde bulundurularak veri takibinin düzenli olarak yapılması. 
    • Sektörel ve sektörler arası iş birliklerinin geliştirilmesi. 
    • Şirketlerin tedarik zinciri kapsamında tedarikçileri ve alt yüklenicilerinin sürdürülebilirlik performanslarının ölçülmesi ve/ veya iyileştirilmesi için teşvikte bulunması. 
    • Sürdürülebilirlik odağında uzmanların işe alınması ve yetenek gelişimine yatırım yapılması. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akbank, Dış Ticarette Sürdürülebilir Büyüme Hedefiyle İhracatçı Buluşması’nı Gerçekleştirdi

    Akbank, Dış Ticarette Sürdürülebilir Büyüme Hedefiyle İhracatçı Buluşması’nı Gerçekleştirdi

    Akbank İhracatçı Buluşması, Türkiye’nin dış ticaret hedeflerine hizmet edecek yeni çözüm yolları ve iş birliği fırsatları odağıyla İstanbul’da gerçekleşti. 400’ü aşkın ihracatçının katıldığı buluşmada sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve e-ihracat kapsamında dış ticarette rekabet avantajı sağlayacak somut adımlar ele alındı.

    Türkiye’nin ihracata dayalı ekonomik büyüme modeline dış ticaret alanındaki ürün ve hizmetleriyle destek olan Akbank, düzenlediği “Akbank İhracatçı Buluşması” ile 400’ü aşkın ihracatçı ile bir araya geldi. 

    Etkinliğin açılış konuşmasını Akbank Genel Müdürü Kaan Gür gerçekleştirdi. Buluşmanın panel bölümünde ise Hakan Güldağ moderatörlüğünde Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, Akbank Başekonomisti Çağrı Sarıkaya, BCG Group Yönetici Ortağı Lale Dağlı Ertok ve Megamerchant Kurucusu ve CEO’su Yaman Alpata panelistler olarak yer aldılar. Panelde Türkiye’nin ekonomik durumu, ihracatçıların sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmak için atması gereken somut adımlar, küresel ticarette markalaşmanın önemi ve e-ihracat gibi konular değerlendirildi. Panel sonrasında farklı sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçılar bir araya gelerek deneyimlerini paylaşma fırsatı buldu.

    Akbank İhracatçı Buluşması’nı Türkiye’nin ihracatının daha da gelişmesi bakımından çok değerli bulduğunu belirten Akbank Genel Müdürü Kaan Gür; “Ülkemizin refahı için, dünya ticaretinde güçlenmemiz ve rekabet avantajı kazanmamız kritik önem taşıyor. Biz de ihracatçılarımızın hayatlarını kolaylaştıracak ve çalışmalarına ivme katacak çözümleri sunmayı önemli bir görev olarak görüyoruz. Bu amaçla bu ekosistemdeki önemli oyuncularla iş birliği içerisinde çalışmaya devam ediyoruz. İhracatçılarımızın güncel ihtiyaçlarına odaklanarak, kurumsal internet şubesinin dönüşümü, dış ticaret ekosisteminde yer alan fintek’ler ile iş birlikleri ve yeni teknolojiler üzerinde çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz” dedi.

    Konuşmasında gelecek dönem hedeflerini de paylaşan Kaan Gür, sözlerine şöyle devam etti; “Sürdürülebilir finansman çözümlerimizle de müşterilerimizin her zaman yanındayız. 2023 yılsonunda 226 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hacmine ulaşarak 2030 yılına kadar 200 milyar TL sürdürülebilir finansman sağlama hedefimizi aştık. Bu başarı sonucunda hedefimizi 800 milyar TL’ye yükselttik. Ayrıca AB yeşil mutabakatı gibi düzenlemeler konusunda ihracatçı firmaların bilgi ve farkındalıklarını artırmak üzere eğitimler ve çalıştaylar düzenliyoruz. 2024 yılında da ürün ve hizmetlerimizle, müşterilerimizin ticarette rekabet gücünü korumalarına destek olmaya ve yeşil dönüşüm sürecini hızlandırmaya devam edeceğiz.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı