Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Tarım

  • Almanya, Türkiye ile organik ürünlerde ticaretini geliştirmek istiyor

    Almanya, Türkiye ile organik ürünlerde ticaretini geliştirmek istiyor

    100 yılı aşkın bir süredir devam eden Türk Alman ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi ve yeni işbirliği fırsatlarının yaratılması amacıyla Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçiliği ve Ege İhracatçı Birlikleri ortaklığında Gıda Konulu Alman-Türk Ekonomi Günü etkinliği düzenlendi.

    Etkinliğin ardından Türk ve Alman firmaların katılımları ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi.

    AB’nin en büyük alıcısı Almanya, Türkiye ile organik ürünlerde ticareti geliştirmeye ilgi duyuyor

    Avrupa’da Türk gıdalarına büyük talep olduğunu dikkat çeken Almanya Federal Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Ralf Schröer, “Türkiye tarım üretiminde güçlü bir Pazar. Özellikle, meyve ve sebzede. 2024 yılında sebzede yüzde 5.6, meyvede yüzde 3.4 büyüme bekleniyor. Organik ürünler AB pazarı için çok önemli. Türkiye ile ihracatımızda un, fındık, ayçiçek yağı öne çıkıyor. Ancak Ege Bölgesinde üretilen gıda ürünlerine yönelmek istiyoruz. AB’nin en büyük alıcısı Almanya, Türkiye ile organik ürünlerde ticareti geliştirmeye ilgi duyuyor. Sadece gıda üretimi değil, gıda işleme, lojistik alanlarında da tedarik zincirinin tüm aşamalarında işbirliğimizi geliştirmek istiyoruz. Türk gıda pazarı yeni fırsatlar yaratıyor. Glütensiz gıdalar ve şekersiz ürünlere Almanya’dan büyük talep var. Türkiye glütensiz gıdalar ve şekersiz ürünlerde önemli bir pazar. Almanya’da yeni bir uygulama başlatıldı. 250 metrekareden büyük olan işletmelere menülerinde glutensiz gıda sunma zorunluluğu getirildi. Bu Türkiye için bir fırsat olabilir.” dedi.

    Türkiye ile Almanya arasındaki dış ticaret hacmi 50 milyar dolar seviyesinde

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Birliğimiz 12 farklı sektör ve 7 bin 500‘ün üzerinde üyemizle 215 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren dinamik ve her geçen gün gelişen büyüyen bir birliktir.   Türkiye, 2023 yılında yüzde 2,8 artışla 35 milyar dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, Ege İhracatçı Birlikleri yüzde 8,8 artışla 7,3 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 20’sini tek başına gerçekleştirerek Türkiye şampiyonu oldu. Dünyanın tarım ambarı Ege Bölgesi olarak 2023 yılında da liderliğimizi koruduk. 2024 yılında da bu olumlu eğilim devam ediyor. Önümüzdeki süreçte yüksek teknoloji yatırımlar ve sürdürülebilirlik vizyonuyla Türkiye’de 10 milyar dolarlık tarım ihracatına ulaşacağımızı öngörüyoruz. Türkiye, 2023 yılında 255 milyar 800 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Avrupa’nın ekonomik motoru Almanya’ya 21 milyar 79 milyon dolarlık ihracat yaptık.” dedi.  

    Başkan Eskinazi, “Türkiye, 2023 yılında Almanya’dan 28,6 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Türkiye ile Almanya arasındaki dış ticaret hacmi 50 milyar dolar seviyesinde. Almanya’da gıda kalemlerinde ülkenin kendine yetme oranlarına baktığımızda; Almanya’da ihtiyaç duyulan meyvenin sadece %13’ü, balık/deniz ürünlerinin %27’si, bitkisel yağların %28’i, sebzelerin %38’i Almanya’da üretilirken, şekerin %153’ü, patatesin %148’i, peynirin %126’sı Almanya’da üretiliyor. Almanya’ya yıllık 2 milyar dolarlık gıda ihracatımız var. Bu rakamın gerçek potansiyelimizi yansıttığını düşünmüyorum. İki ülke arasındaki potansiyelin daha fazla olduğunu biliyor ve adımlarımızı bu çerçevede atıyoruz. Almanya’nın Nürnberg şehrinde düzenlenen BioFach Fuarı’na çeyrek asırdır Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştiriyoruz.” Diye konuştu.

    Jak Eskinazi, “Almanya’ya 2023 yılında gıda ihracatımızda yaş meyve sebze sektöründe yüzde 43,2’lik, zeytin ve zeytinyağı sektöründe yüzde 24’lük, hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamullerinde yüzde 21’lik, su ürünleri ve hayvancılık mamullerinde yüzde 17’lik, kuru meyve ve mamullerinde yüzde 9’luk, meyve sebze mamullerinde yüzde 8’lik, fındık ve mamulleri yüzde 2’lik artış sağladık. 2024’ün ilk dört ayında ise Türkiye’nin Almanya ile ticaretinde gerileme yaşandı. Almanya’ya yüzde 5 azalışla 6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Gıda ihracatımız yüzde 10 artışla 748 milyon dolar oldu. Özellikle İzmir sektörel çeşitliliğin ve zenginliğin zirvede olduğu bir şehir. Kuru meyve, mamul, zeytin-zeytinyağı, su ürünleri, baharat, tütün, odundışı orman ürünlerinde, organik üretimde dünyada güçlü bir oyuncuyuz.” dedi.

    İzmir’de kurulan Ulusal Tohum Gen Bankası dünyadaki ilk gen bankalarından biri

    Başkan Eskinazi, “Türkiye’nin en önemli tohum bankası Ulusal Tohum Gen Bankası Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinde 1964 yılında tarım kenti ve ihracat kenti İzmir’de kurulmuştur. Bu gen bankası dünyadaki ilk gen bankalarından biri olma niteliğini de taşıyor. Ulusal Tohum Gen Bankasında 3 bin 339 türe ait 55 binden fazla tohum örneği günümüz ve gelecekteki bitkisel araştırmaların kullanımına hazır bir şekilde kaybolmadan saklanmaktadır. Tarımda lider bir bölge olan İzmir’e her geçen sene Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na hizmet eden yeni yatırımlar yapılıyor. Paydaşı olduğumuz Avrupa ve Türkiye’nin en büyük modern sera ve tarımsal sanayi kümelenmesi Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, aynı zamanda Bayındır’da kurulan Tarıma Dayalı İhtisas Çiçekçilik Organize Sanayi Bölgesi önemli bir potansiyeli ortaya çıkaracak.” Diye konuştu.

    Avrupa Birliği’nin en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında 7’inci sıradayız

    Eskinazi, “Bergama’da kurulan Tarıma Dayalı İhtisas Süt Organize Sanayi Bölgesi, tohum fide tıbbi aromatik bitkilerle ilgili Kınık’ta kurulan Bitkisel Üretim Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi bütün dünyada gıdayla ilgili endişelerin arttığı bu dönemde, ülkemiz için büyük bir avantajımız. Türkiye’nin organik ürün ihracatının yüzde 75’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Yıllık 3 milyon tona yakın organik ürün ithal eden Avrupa Birliği’nin en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında 7’inci sıradayız, hedefimiz bu listede ilk üçe girmek. Türk organik sektörü Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine uyum sağlamış bir sektör. Türkiye’nin organik sektöründe yaklaşık 35 yıllık bir deneyimi var. Bu yüzden Türk organik ihracatçıları olarak, Avrupa’nın bir numaralı tedarikçisi olmaya talibiz.” dedi.

    Biz organik tarıma Alman disipliniyle başladık

    Ege İhracatçı Birlikleri Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, “Organik tarım ihracatımızı her geçen gün artırıyoruz. En önemli konu gıda güvenliğinin sağlandığı ticaret zincirinin oluşturulmasıdır. Biz organik tarıma Alman disipliniyle başladık. Alman kontrol firmalarının disipliniyle başladık. Bizim Almanya ile işbirliğimizin başarılı olmasının temeli buradan geliyor. Almanya Tarım Bakanı Cem Özdemir, pandemi sonrasında Almanya ve Avrupa Birliği organik üretimi yüzde 30 artırma kararı aldığını net bir şekilde dünya kamuoyuna iletti. Bu karar ülkenin dinamiklerinin kökten değişmesidir. Bizim de önceliğimiz topraklarımızı koruyarak, sağlıklı gıda üretiminde sürdürülebilirliği sağlamak olacak.” dedi.  

    Avrupa’nın ve dünyanın sağlıklı ürün tedarikçisi olmaktan gurur duyuyoruz

    Başkan Işık, “Organik tarım; sürdürülebilirliğin tarladan rafa kadar izlenebilirliğin ve gıda güvenliğinin sağlandığı tarım şeklidir. Ülkemizde bütün paydaşlarımızla çok önemli çalışmalar yürütüyoruz. Avrupa’nın ve dünyanın sağlıklı ürün tedarikçisi olmaktan gurur duyuyoruz. Bunu uluslararası sertifikalarla devam ettireceğiz. Sürdürülebilirlikte koordinatör birliğiz. Organik tarımın başlangıcı Ege Bölgesi ve İzmir’dir. Ege Bölgesi organiğin merkezidir. Türkiye’nin kapsamlı bir organik altyapısı var. Çiftçilere eğitimler veriyoruz. Kooperatifçilik için denetleme mekanizmaları oluşturulmalı. AB’de bağımsız yüzlerce danışmanlık firmaları var. Bizde bunu firmalar üstlenmiş durumda. Bunun organize edilmesi gerek. Kuru meyveler Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlıklı ürünler kategorisine alındı. EİB olarak biz Türkiye’de tarımın dinamiğiyiz, merkeziyiz. Organik tarım bizim için büyük bir adanmışlık, 35 yıllık geçmişimiz var.” diye konuştu.  

    Yeni sistemde Organik Tarım Bilgi Sistemi üzerinden kontrol raporları girildikten sonra dijital sertifikalar basılacak

    Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı, Ekolojik Tarım Dairesi Başkanı Dr. Başak Egesel, “Türkiye’nin yurtdışında ilk ticaret odası Almanya’da kurulmuş. Almanya ile bağlarımız çok kuvvetli. Organik ürünler her geçen yıl daha önemseniyor. Ticaretimizde Almanya ilk sırada yer alıyor. Son dönemde dünyada gıda, iklim krizi, su, enerji konuları çok kıymetli hale geldi. Türkiye’de üretim planlaması yapıyoruz. Profesyonel şekilde tarımı yönetiyoruz. Organik tarım bizim için öncelikli. Avrupa Yeşil Mutabakatı sürecinde ülkemizin ciddi tedbirleri var. Tarım ve Orman Bakanlığımızın hedefi; planlı üretim, üretimin sürdürülebilirliği, verimlilikle birlikte kalitenin artırılması, diğer ülkelerin isteklerini göz önünde bulundurarak ülkemizdeki gıda arz güvenliğini sağlamak, boş tarım arazilerinin değerlendirilmesi, atık yönetimi. Yeni bir destekleme modeli geliştirdik. Kalkınma planları ve stratejik planlarımızın hepsi Avrupa Yeşil Mutabakatı süreci dikkate alınarak gerçekleştiriliyor. Organik tarımı kanun çerçevesinde yürütüyoruz. Bakanlığımızın uhdesinde, denetimler yapıyoruz. Yetkiyi verirken akreditasyon şartı var. Yüzde yüz kontrol zorunluluğu var. Yeni sistemde Organik Tarım Bilgi Sistemi üzerinden kontrol raporları girildikten sonra dijital sertifikalar basılacak ve tarım cebimde app uygulamasına sertifikalar gelecek. Karekodlarla ürünler yurtdışında nerede satılabiliyorsa görülecek ve izlenebilirlik tesis edilecek. Organik tarım üreticilerine hibe desteği sağlıyoruz. Almanya ile ticaretimizde ihracatta söz sahibi olduğumuz ürünler; kurutulmuş meyveler, fındık, üzüm, incir öne çıkıyor, diğer öne çıkan ürünler ise meyve suyu, buğday, soya hariç yağlı tohumlar.” dedi.

    Gümrük Birliğinin güncellenmesi gerekiyor

    Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TD-IHK) Genel Sekreteri Okan Özoğlu, “Almanya ve Türkiye’nin ticaretini artırması için Gümrük Birliğinin güncellenmesi gerekiyor. Lojistikteki sorunlar aşılmalı. Özellikle gümrüklerde bekleme süreleri ürünlerin raf ömrünü etkiliyor. Kimyasal kalıntılara dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri. Sahada kontrol kontrollü tarıma yönelinmesi için kooperatifleşme çok önemli. İtalya’daki toptancılar kooperatifleşerek, tarladan başlayan soğuk zincirde kontrollü olarak dünyaya ürünlerini satıyorlar. Türkiye olarak kooperatifleşmede daha güçlü bir altyapı oluşturmalıyız.” diye konuştu.

    Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası AHK İzmir Temsilcisi Deniz Eriten, Türkiye Almanya arasında karşılıklı ticaretin artırılması için networking çalışmaları yaptıklarını, sektörlerin öncülerini bir araya getirdiklerini söyledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Aşırı İklim Olaylarına Karşı Çiftçiler Tarım Sigortası ile Korunabilir

    Aşırı İklim Olaylarına Karşı Çiftçiler Tarım Sigortası ile Korunabilir

    Tarım sigortalarının iklim değişikliğinde önemi daha da artıyor. Genel stratejileri çerçevesinde tüm sigorta branşlarında var olma hedefi olan Magdeburger Sigorta, tarıma da büyük önem veriyor. 2024 yılı mart ayında TARSİM ruhsatını alarak toplam 27 firmalık TARSİM havuzuna katılan şirket, bu alanda etkinliğini daha da artırmayı hedefliyor.

    Türkiye’de tarım sigortaları pazar payını artırmayı amaçlayan firmanın Tarım Sigortaları Müdürü Mehmet Koç, tarım sigortalarının hasar/prim oranının diğer sigorta branşlarına göre daha kârlı olmasına rağmen katastrofik hasar riskinin yüksek olduğunu belirtti.

     

    Arabalar korunabiliyor ama tarlalar korunamıyor

    Koç, “Günümüzde tarımsal riskler global bir fenomen halini aldı. Özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle ülkemizde de görülen aşırı sıcak ve aşırı soğuk havalar, ceviz büyüklüğünde dolu yağışları, kuraklık vb. iklim olayları hasar miktarını artıran önemli faktörlerdir. Dolu yağdığı zaman araçlarımızı kapalı yerlere çekebiliyoruz ancak tarladaki ürün için bunu yapabilme şansımız yok. Ülkemizde uzun yıllar görülmeyen hortum olaylarına son 15 yıldır sıkça rastlanır oldu. 100 yılda eriyen buzul miktarı son 5 senede eridi. Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise altıncı-yedinci sıradadır. Dolayısıyla burada yaşanan olumsuz gelişmeler dünyayı da etkilemektedir. Avrupa’daki çiftçi bir yıllık üretimini kaybederse ayakta kalabilir ancak Türkiye’deki çiftçinin böyle bir lüksü yok” diye konuştu.

    Mehmet Koç, sözlerini “Tarımla uğraşmak büyük masraflar ve emek gerektirir dolayısıyla tarım üretimi hava şartlarına bağlı risklere karşı korunmalıdır. Emekler ancak tarım sigortası ile korunabilir. Burada risk olmasa zaten bugün sigorta konuşuyor olmazdık. Biz firma olarak hem çiftçilerimizin güvende hissetmesi ve gelirlerini koruması noktasında aksiyon alıyor hem de risklerimizi kontrol altına almak adına gerekli adımları atıyoruz.” şeklinde noktaladı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İzmir ve Samsun yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde güçlerini birleştirme kararı aldı

    İzmir ve Samsun yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde güçlerini birleştirme kararı aldı

    Taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörleri son 1 yıllık dönemde Türkiye’ye 6 milyar dolarlık döviz kazandırırken, bu ihracata Egeli ihracatçılar 1 milyar 350 milyon dolarlık katkı sağladı. İzmirli ihracatçılar yıllık 339 milyon dolar bitkisel ürün ihracatı yapan Samsun’un kısa vadede 1 milyar dolar ihracat yapabilir konuma gelmesi için çaba gösterecek.

    Ege Bölgesi’nin meyve sebze sektöründe yüz yıllara dayanan üretim ve ihracat deneyimi olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, bu deneyimin sonucunda, 2024 yılı sonunda 1,5 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmayı hedeflediklerini bu ihracatı da İzmir’in domine ettiğini kaydetti.

    Samsun Valisi Orhan Tavlı sektöre büyük destek veriyor

    “Samsun Valimiz Sayın Orhan Tavlı’nın davetiyle Samsun’a geldik” diyen Başka Uçak, “İzmir-Samsun arasında bir sinerji ortaya çıkarabileceğimize inandık. İzmir’de kurulan Dikili, Bayındır, Bergama ve Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgelerinde önemli noktalara geldik. Seracılık konusunda ihtisaslaşacak olan Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi geçtiğimiz hafta Dünya Bankası’yla 30 milyon dolarlık bir kredi sözleşmesi imzaladı. Bu 4 OSB’nin üretime geçmesiyle Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatındai ilk etapta 10 milyar dolar ihracat hedefliyoruz. Bu deneyimlerimizi Samsun’la paylaşmak, Samsun’un güzel uygulamalarını İzmir’de hayata geçirmek için Samsun’a geldik. Samsun Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan çalışmaları gördük, kendilerini tebrik ediyoruz. Samsun Valimiz Orhan Tavlı vizyoner kimliğiyle Samsun tarımına büyük katkı sağlıyor. Bu iki kadim şehir arasındaki iş birliği Türk tarımına ve tarım ürünleri ihracatımıza pozitif katkılar sağlayacak. Bugün kurulan ilişkiyi önümüzdeki süreçte artarak devam edecek” şeklinde konuştu.

    Samsun tarım ürünlerinde 1 milyar dolar ihracat hedefliyor

    Samsun’un Bafra ilçesinde Samsun Bafra Tarıma Dayalı İhtisas (SERA) Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret yanında, dondurulmuş ve kurutuşmuş sebze üretimi yapan Or-Sam Tarım ve Zirai Ürün A.Ş. firmasını da ziyaret ettiklerini açıklayan Başkan Uçak, sözlerini şöyle sürdürdü; “Samsun Bafra Tarıma Dayalı İhtisas (SERA) Organize Sanayi Bölgesi 1200 dekarlık alanda 30 adet sera parselinde sebze, süs bitkileri ve fide yetiştiriciliği yapacak. İçme suyu, kullanma suyu, kanalizasyon, yol, kaldırım, doğalgaz, elektrik ve Telekom altyapısı hazır bir şekilde yatımcılara arsa tahsisi yapılıyor. TDİOSB tam kapasite devreye girdiğinde 1.500 kişiye istihdam olanağı sunacak. İzmirli firmalarımıza yatırım davetleri var. Bu davetlerini İzmirli firmalarımızla paylaşacağız. Samsun’un ürün deseninde biber, domates, pırasa, karnabahar, brokoli, lahana üretimi öne çıkıyor. Meyve olarak da kivi yetişiyor. Bafra TDİOSB’de çilek üretimi yapılacak. Samsun ilimiz limanı olan taze meyve sebze ürünlerinde en büyük ihraç pazarımız Rusya’ya yakınlık avantajı olan bir kentimiz. Samsun’un günümüzde 339 milyon dolar olan bitkisel ürün ihracatının Bafra TDİOSB devreye girdiğinde 1 milyar doları aşmasını bekliyoruz.”

    Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın ev sahipliği yaptığı ziyarette; Bafra Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, Bafra İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Güreş, Bafra Ticaret Borsası Başkanı Tarık Erol, Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, Samsun Bafra Tarıma Dayalı İhtisas (SERA) Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Hamit Bozer, Egeli ihracatçılara Bafra TDİOSB ve Samsun’un yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri üretim potansiyeli hakkında bilgi verdiler.

    Heyette EYMSİB adına; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Martin Sanford ve Vildan Akgedik, EYMSİB üyesi Yetimler Tarım Ltd. Şti. Sahibi Şahip Akbaş, EYMSİB üyesi Kaymazlar Sebze Meyve A.Ş. Sahibi Ahmet Kaymaz ve EYMSİB üyesi Özvarışlar Gıda Tarım Ürünleri Ltd. Şti. Sahibi İlyas Özvarış yer aldı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye, tarım ürünleri ihracatını gençler sayesinde 35 milyar dolardan 50 milyar dolara çıkaracak

    Türkiye, tarım ürünleri ihracatını gençler sayesinde 35 milyar dolardan 50 milyar dolara çıkaracak

    Ege Bölgesi’nin btikisel ürün ihracat lideri olan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, gençleri tarım sektörüne kazandırmak için “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı 2024 yılında ikinci kez düzenledi.

    Türkiye’nin dünyanın gıda ambarı kimliğini koruyabilmesi için gençlerin tarım sektöründe daha yoğun bir şekilde yer almalarının zorunluluk olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı bu gerekçelerle 2022 yılında başlattıklarını, projenin ikinci ayağını da 2024 yılında gerçekleştirdiklerini paylaştı.

    Türk tarım sektöründe yaş ortalamasının 60 yaşa doğru ilerlediğini aktaran Uçak, “Tarım sektöründe gelişen teknolojiye ayak uyduracak gençlerin yer alması gerekiyor. Bu sayede verimliliğimizi artıracağımız gibi, yapay zekanın sunduğu olanakları kullanarak kalıntısız güvenli gıda üretecek gençlere ihtiyaç var. Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı’nın ikinci ayağında gıda mühendisliği ve ziraat mühendisliği mezunu ya da öğrencisi 82 gence uzman isimler … eğitimleri verdi. İşletme ve bahçe ziyaretlerinde bulundular. 4 haftalık eğitimler sonrasında sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, tarımda tasarruflu su kullanımı, yenilikçi ürünler temalı bize çok güzel sunumlar yaptılar. Kendilerinden gıda kayıplarını önleyecek, tarımda ürün çeşitliliğini artıracak, verimliliği zirveye çıkaracak yeni projeler geleceğine inanıyoruz. Bu sayede Türkiye 35 milyar dolar seviyesindeki tarım ürünleri ihracatını 50 milyar dolara taşıyacak” şeklinde konuştu.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Türk Çiftçisi Milletin Efendisidir” sözüyle çiftçilerin toplum için öneminin altını çizdiğini, “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.” Sözleriyle de gençlere duyduğu güveni dillendirdiğine vurgu yapan Uçak, sözlerini şöyle tamamladı; “Gençlerimiz göğsünü gere gere ben çiftçiyim diyebilmeli. Çiftçiliğin ve üretimin ne kadar kıymetli bir eylem olduğunu pandemi döneminde tüm dünya gördü. Üretmeye, ihracat yapmaya, dünyanın gıda ambarı konumumuzu sürdürmeye gençlerimiz sayesinde devam edeceğiz. Tarımda dijitalleşme, akıllı tarım uygulamaları ve sürdürülebilirlik konuları gençlerin liderliğinde, Türk tarımının sadece bugününü değil, yarınını da garanti altına alacaktır. Gençlerin enerjisi ve yaratıcılığı ile tarımda devrim niteliğinde değişimlere imza atabiliriz. Unutmayın ki, toprak bizim en değerli mirasımızdır ve bu mirası gelecek nesillere en iyi şekilde aktarmak bizlerin görevidir. Bu duygularla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımımızı kutluyorum.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Tarımda Sürdürülebilirlik ve Finansmanın Rolü: KKB’nin 2023 Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması Raporu Yayınlandı

    Tarımda Sürdürülebilirlik ve Finansmanın Rolü: KKB’nin 2023 Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması Raporu Yayınlandı

    Kredi Kayıt Bürosu (KKB), finansal veri yönetiminde önemli rol oynayan kuruluşlardan biri olarak tarım sektöründeki mevcut durumu ve dönüşümleri yakından takip etmeye devam ediyor. Kurum, Tarım Kredileri Değerlendirme Sistemi (TARDES) gibi inovatif ürünleriyle çiftçilerin banka kredilerine erişimini kolaylaştırırken, aynı zamanda tarımın geleceğini sektörel araştırma ve analizler yoluyla takip ediyor. Bu kapsamda KKB’nin her yıl yürüttüğü Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırmalarının bu yıl beşincisi kamuoyu ile paylaşılıyor. 

    KKB, çiftçilerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için 2014 yılında hizmete sunduğu Tarım Kredileri Değerlendirme Sistemi (TARDES) ile Türkiye’deki finansal kuruluşlardan tarım kredisi almak isteyen çiftçilerin kredi değerlendirmesini hızlı, pratik ve doğru bir şekilde yapmalarını sağlıyor.

    “2023 yılında 30 milyar dolar tarım ve gıda ihracatı gerçekleştiren Türkiye, küresel olarak önemli bir tarım ve gıda tedarikçisidir”

    KKB Ürün Geliştirme ve Pazarlama Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Serkan Siyasal tarım sektörünün sadece ülkemiz için değil, küresel gıda güvenliğinin anahtarı olduğunu vurguluyor. Pandemi ve sonrasında yaşanan küresel olaylar, neredeyse tüm sektörlerde arz ve talep dengelerini bozarken, tarım ve gıda sektörünün de öneminin arttığını vurgulayan  Serkan Siyasal sözlerini şu şekilde sürdürüyor: “Tarım sektörü sadece ülkemiz için değil küresel olarak da gıda güvencesinin anahtarı konumundadır. Pandemi ve akabinde yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı, neredeyse tüm sektörlerde arz ve talep dengelerini bozmuştur. Buna karşın her iki olayda da en çok tarım ve gıda sektörü öne çıkmıştır. Son olarak Ortadoğu’da ve Kızıldeniz’de artan gerilim de enerji ve gıda ticareti üzerinde dolaylı etkilere yol açmaktadır. Diğer yandan bu güncel olaylar, küresel tarım görünümünü uzun süredir zaten stres altına sokmuş olan iklim değişikliğini ortadan kaldırmamaktadır. Küresel tarımsal emtia fiyat endeksi son 3 yıldır soluklanmadan yukarı gitmiş ve 60 yıllık zirvesini kırmıştır. Tüm dünya devletleri bu sebep ve sonuçların gölgesinde gıda güvencelerini garanti altına almak için yoğun bir arz ve enflasyon mücadelesi içindedir. Bu durum dünyanın en büyük 21. millî gelirine, 18. nüfusuna ve 9. tarım ekonomisine sahip olan ülkemiz açısından da aynıdır. 2023 yılında 30 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştiren Türkiye sadece kendi vatandaşları için değil, özellikle Avrupa Birliği, Ortadoğu ülkeleri ve Rusya için en önemli tarım ve gıda tedarikçilerinden birisidir. Ülkemizdeki her bir çiftçinin ve her bir hektar tarım toprağının geleceği esasen tüm dünya için stratejik bir öneme sahiptir. KKB olarak biz bu bilinçle son 5 yıldır düzenli olarak Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması Raporunu hazırlamakta ve kamuoyunun faydasına sunmaktayız. Böylece, toplumun tüm kesimlerine sahadaki fiili durumu sunarak tarım sektörü için yapılacak araştırma, analiz, izleme-değerlendirme, yatırım, ürün/hizmet geliştirme ve politika belirlenmesine yardımcı olmayı hedefliyoruz.” 

    KKB tarım saha araştırmaları ile Türkiye tarımında veriye dayalı genel bir bakış

    Araştırma sonuçları, Türkiye’nin tarım sektöründe karşılaşılan önemli zorlukları ve sektördeki yapısal değişimleri ortaya koyuyor. Türkiye’de tarım sektöründe önemli değişimlerin yaşandığını da gösteriyor. Ortalama çiftçi yaşı 53,4 bulunurken, genç çiftçi oranında bir artış gözlenmemesi sektördeki yaşlanma eğilimini yansıtıyor. Öte yandan, çiftçilerin tercih ettiği ilk 20 ürün arasında pamuk, buğday, mısır, ayçiçeği ve arpa öne çıkıyor ve bu ürünlerde ortalama ekiliş alanları 100 dekarı aşarak sektördeki üretim potansiyelini yansıtıyor. 

    Çiftçilerin karşılaştığı temel sorunlar arasında girdi pahalılığı (%97), iklimsel problemler (%64) ve işçi bulamama (%39) gibi ekonomik ve iklimsel faktörler öne çıkıyor. Bu veriler, sektördeki yapısal değişimin yanı sıra ekonomik ve iklimsel risklerin de dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. KKB’nin tarım saha araştırmaları sektörün sürdürülebilirliği için gerekli pek çok parametreyi merceğine alarak gelecek için etkili politikalar geliştirmek adına önemli bir kılavuz sağlıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TEB’den tarım kredilerinde özel avantaj ve iş birlikleriyle çiftçiye tam destek

    TEB’den tarım kredilerinde özel avantaj ve iş birlikleriyle çiftçiye tam destek

    Ülke genelindeki tüm çiftçilerin 14 Mayıs Çiftçiler Günü’nü kutlayan TEB, üreticilerin finansmana erişimde en büyük destekçisi TEB Harman Kart’ta ek faizsiz dönem avantajı sunarken, mayıs ayına özel tüm tarım kredilerinde faiz indirimi ve 48 aya varan vade ile geri ödeme imkanı sağlıyor.

    Çiftçilerin temel girdilerinin temininde önemli bir rol oynayan ve faizsiz dönem avantajıyla geri ödeme imkânı sunan TEB Harman Kart, çiftçilere tüm tarımsal girdi alımlarında, acil nakit ihtiyaçlarında ve Bağ-Kur primi ile fatura ödemelerinde avantaj sağlıyor. Ayrıca TEB’in sektörün öncü kurumlarıyla gerçekleştirdiği iş birlikleri kapsamında TEB Harman Kart kullanıcıları alışverişlerinde 5 aya varan vade ve sıfır faiz avantajından da yararlanabiliyor.

    TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, “Tarımın sürdürülebilirliğine ve çiftçilerimizin üretmeye devam edebilmeleri için tarımsal sermaye ihtiyaçlarına katkı sağlıyoruz. Çiftçilere sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizi dijital dünyanın değişen tüketici ihtiyaçlarına uygun olarak geliştiriyoruz. Bu doğrultuda, banka olarak çiftçilerimize daha hızlı hizmet verebilmek için sistemlerimizi teknolojik yatırımlarla daha da güçlendirdik. Şubelerimizdeki hızlı ilerleyen tarım kredi başvurusu, değerlendirme ve onay süreçlerimizi bir adım öteye taşıyarak müşterimizin finansman ihtiyacını dijital kanallardan karşılayabiliyoruz.” diye konuştu. 

    TEB Harman Kart CEPTETEB İşte’de 

    Dijitalleşmeye yaptıkları yatırıma dikkat çeken Mendi şöyle devam etti: “Müşterilerimizin TEB şubeleri ve şube dışı kanallardan bankacılık hizmetlerimizden faydalanabilmeleri için süreçlerimizi dijitalleştirdik. Geliştirdiğimiz bankacılık uygulamalarımızla müşteri ediminde ve tarımsal finansman ihtiyaçlarında hızlı ve minimum temasla bankacılık hizmeti sunuyoruz. Bunlarla birlikte, çiftçilerimiz artık CEPTETEB İşte uygulamamız üzerinden de ihtiyaç duydukları krediyi anında kullanabiliyor ve TEB Harman Kart’ın avantajlarıyla nakit ihtiyaçlarını karşılayabiliyor.” 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İPUD Başkanı Muzaffer Turgut Kayhan’dan 14 Mayıs Çiftçiler Günü kutlaması: ‘Çiftçilik özendirilmeli, gençliğin tercih ettiği bir sektör olmalı’

    İPUD Başkanı Muzaffer Turgut Kayhan’dan 14 Mayıs Çiftçiler Günü kutlaması: ‘Çiftçilik özendirilmeli, gençliğin tercih ettiği bir sektör olmalı’

    İyi Pamuk Derneği (IPUD) Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Turgut Kayhan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü için bir açıklama yaparak hem çiftçilerin bu özel gününü kutladı hem de tarım sektörünün sorunlarına dikkat çekti.

    14 Mayıs’ın tarımın kalbi ve ruhu olan çiftçilerin günü olduğunu belirten IPUD Başkanı Kayhan, “Toprağa sevgiyle dokunan, emek ve sabırla bereketi sunan, gerçek kahraman olan çiftçiler sayesinde sofralarımız doluyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günümüz kutlu olsun” dedi.

    Bu tür kutlamaların o özel günün aktörlerinin sorunlarına değinmek için de bir fırsat ve farkındalık imkânı sunduğunu ifade eden IPUD Başkanı Kayhan, Türkiye’de tarım politikalarındaki planlamaya ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Bu durumun, tarımsal verimliliği olumsuz etkileyerek hem çiftçilerin geçimini hem de ulusal ekonomiyi zorladığını vurgulayan Kayhan, “Özelllikle pandemiden sonra dünyada tarıma olan ilgi giderek artıyor. Dünyada çiftçilik gençler arasında giderek popüler bir meslek haline gelmesine rağmen ülkemizde durum böyle değil. Çiftçiliğin giderek daha az tercih edilen bir meslek haline geldiği yurdumuzda genç nesiller arasında maalesef tarıma olan ilgi azaldı. Tarım arazilerinin bölünmesi ve satılması, bu sorunların daha derinleşmesine neden oluyor” dedi.

    Kayhan: “Sürdürülebilir bir tarım sektörü ülkemizin temel ihtiyacı”

    İyi Pamuk Uygulamaları Derneği olarak, tarımda sürdürülebilirlik ve verimliliği artırmak için bilim ve teknoloji kullanımının şart olduğuna inandıklarını söyleyen Kayhan, “Bu bağlamda, akıllı tarım teknolojilerinin ve veri analitiğinin, tarım pratiğimizi dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu vurgulamak isterim. Dijital tarım uygulamaları, su yönetimi ve toprak sağlığını iyileştirme gibi yenilikler, çiftçilerimizin üretkenliklerini artırabilir ve kaynak kullanımlarını optimize edebilir” dedi.

    Devlet ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde, tarım politikalarını yeniden şekillendirerek gençlerin tarıma olan ilgisini canlandırmak, arazi kullanımını daha etkin hale getirmek ve çiftçilik mesleğinin itibarını yükseltmek için çalışmak gerektiğini ifade eden Kayhan, şunları söyledi: “Bu doğrultuda, eğitim programları ve finansal destek mekanizmalarını genişleterek genç çiftçileri teşvik ediyor ve tarımsal gelişim için sağlam bir zemin hazırlamak istiyoruz. Hep birlikte, daha yeşil, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir tarım sektörü için çalışmaya devam edeceğiz.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yapay zekâ ve dijitalleşme ile Türk tarımında verimlilik, gıda güvenliği ve ihracat artacak, gıda kayıpları önlenecek

    Yapay zekâ ve dijitalleşme ile Türk tarımında verimlilik, gıda güvenliği ve ihracat artacak, gıda kayıpları önlenecek

    Dünya nüfusu hızla artarken, tarım yapılabilir araziler sürekli azalıyor. Bu açmazdan kurtulmak için verimliliğini artırmak, hastalık ve zararlılarla daha etkin mücadele etmek, tarımsal kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılması için yapay zekanın ve dijitalleşmenin tarım sektöründe çok hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi zorunluluk halini almış durumda.

    Cumhuriyetimizin 100. Yılında 35 milyar dolar tarım ürünleri ihraç eden Türkiye, beş yıllık vadede 50 milyar dolar tarım ürünleri ihraç etmeyi hedefliyor.

    Türkiye’nin tarım ürünleri üretiminde ve ihracatında lider konumda olan Ege Bölgesi bu konumunu cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da güçlenerek sürdürmek istiyor.

    Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından aldığı yüzde 22’lik payı yüzde 30’lara çekmek için sürdürülebilirlik ve pazarlama eksenli onlarca projeyi hayata geçiren Ege İhracatçı Birlikleri, TURQUALITY, UR-GE Projeleri, Fuarlar, Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleriyle yoğun bir pazarlama faaliyeti sürdürüyor.

    Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 7 tanesi tarım ürünleri ihracatımızın artması için çalışıyor. EİB bünyesindeki 7 tarım ihracatçı birliği başkanlarının 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ile mesajları yapay zekâ ve dijitalleşme, sürdürülebilirlik temelli projeler, gençlerin tarıma kazandırılması ve Ticaret Bakanlığı destekli TURQUALITY, UR-GE Projeleri ve Fuarlara yoğunlaşılması eksenli oldu.

    GÖRÜŞLER

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak; “Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatı 8 milyar dolara koşuyor”

    Türkiye, Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünde tarım ürünleri ihracatını yüzde 3’lük artışla 34 milyar 212 milyon dolardan 35 milyar 164 milyondolara taşıdı. Tarım ürünlerinde Cumhuriyet tarihimizin ihracat rekorunu kırdık. 2023 yılında Ege Bölgesi ihracatçıları olarak ihracatımızı yüzde 9’luk artışla 6 milyar 723 milyon dolardan 7 milyar 315 milyon dolara çıkardık. Ege İhracatçı Birlikeri’nin tarım ürünleri ihracatını 2024 yılı sonunda 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin hayatımıza daha fazla girmesiyle 2028 yılında Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolar seviyesini göreceğine inanıyoruz. Egeli tarım ürünleri ihracatçıları olarak 2028 yılında 11-12 milyar dolar aralığına gelmeyi hedefliyoruz.

    Tarım sektörüne gençleri kazandırmak için “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı 2024 yılında ikinci kez hayata geçirdik. Gençler yapay zekâ ve dijitalleşme noktalarında daha etkin. Gıda mühendisliği ve ziraat mühendisliği mezunu ya da halen öğrencisi olan 82 gencimize uzman isimler deneyimlerini aktardı. Programımız işletme ve bahçe ziyaretlerini de kapsıyordu. Gençler işletme ve bahçe tozunu yuttular. Kendilerinden gıda kayıplarını önleyecek, toplam kalite ve verimilliği artıracak projeler bekliyoruz. Tarım sektörünün AR-GE tarafına çok güç katacaklarına inanıyoruz”

    Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatının yüzde 23’lük bölümünü tek başına gerçekleştiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Turkish Fresh and Processed Fruits and Vegetables Cluster isimli UR-GE Projesiyle taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde 41 firmanın kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırmak için yola çıktı. 

    Meyve Sebze Mamulleri sektöründe Türkiye lideri olan EYMSİB, The Symphony of The Taste from Anatolia isimli TURQUALITY Projesi’yle; Türk meyve sebze mamullerinin İngiltere ve Çin pazarlarında bilinirliğini ve tercih edilmesini artırmak için çaba sarf edecek. 

    Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürün Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık; “Yapay zekâ ve dijitalleşme organik sektörüne güç katacak”

    “Türkiye son 35 yılda organik sektöründe büyük bir gelişim gösterdi. Avrupa Birliği, ABD, Japonya gibi tüketici tercihlerinin çok üst seviyede olduğu ülkelerde Türk organik ürünleri baş tacı. Organik ürün ihracatımız 1 milyar doları aştı. Ülkemizin organik ürün ihracatının yüzde 75’ini Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriyoruz. Yapay zekâ ve dijitalleşme organik sektöründe üretim süreçlerimizi kolaylaştıracak olanaklar sunuyor. Organik sektöründe yeni ihracat hedefimiz ilk etapta 1,5 milyar dolar, daha sonra da 2 milyar dolara ulaşmak. Kuru meyvelerden zeytinyağına, hububattan pamuğa 268 farklı ürünü 311 bin hektar arazide 1,6 milyon ton organik üretim gerçekleştiriyoruz. Türkiye yaklaşık 53 bin organik ürün çiftçisiyle Avrupa’da 4’üncü sırada yer alıyor.”

    “Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatımızın domine ettiği kuru meyve sektöründe yıllık 450-500 bin ton ürün ihraç ederek 2024 yılında 1 milyar 610 milyon dolar ihracata imza attık. Üreticilerimizle güçlü bağlar kuruyoruz. Aflatoksinli Kuru İncirlerin İmhası, Kuru Üzümde Kalite Ve Gıda Güvenliğinin Artırılması Projesi, Kuru Kayısıda Kalite Ve Gıda Güvenliğinin Arttırılması Projesi, Malatya ve Çevresinde Kayısı Çekirdek Çıkarma Makinasının Geliştirilmesi Ve Yaygınlaştırılması Projesi, Kuru Meyve İşletmelerinde Su Kullanımının Azaltılmasına Dönük Tedbirlerin Araştırılması Projesi, kuru meyve sektöründe toptan kaliteyi artırmak için yoğunlaştığımız projeler. Turkish Dried Fruits Ur-Ge Projesi’nde kuru meyve sektörünün en güçlü oyuncularının 16 tanesinin katıldığı kümelenerek ihracat pazarlaması yaptığımız gözbebeğimiz bir projemiz. Turkish Dried Fruits Turquality Projesi’nde ise; sektörümüz için büyük potansiyel arz eden Çin, Hindistan ve Rusya pazarlarındaki bilinirliğimizi ve çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığı başta olmak üzere ürünlerimize yönelik talebi ve bu ülkelere ihracatımızı arttırmak amacıyla sektördeki 3 ihracatçı birliği güçbirliğine gittik.”

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit; “Dünya’nın protein açığını karşılıyoruz”

    “Su ürünleri, kanatlı eti, yumurta, süt ürünleri ve bal alt sektörlerimizle dünyanın üç öğün protein açığını kapatmak için üretim yapıyoruz. Her alt sektörümüzde dünyanın en modern tesislerine sahibiz, üretimimizi ve ihracatımızı her geçen yıl artırıyoruz. Son bir yıllık dönemde ihracatımız 4 milyar doları aşmış durumda. İhracatta kısıtlamalar yaşamadığımız takdirde 2028 yılında 6 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandıracak güce sahibiz. Aegean Fishery and Animal Products Ur-Ge Projesi’nde sektörümüzün tüm alt sektörlerinin temsiline olanak sağlayan 23 firmamızla bir araya geldik ve Afrika pazarı ağırlıklı yeni pazarlar kazanmak için çalışıyoruz. Su ürünleri sektöründe 3 ihracatçı birliği ortaklığında Turkish Seafood Turquality Projesi’nin hazırlıklarını sürdürüyoruz. Ağustos ayında hedef pazarımız Çin’de bir resepsiyonla yolculuğumuz başlayacak. Turkish Seafood Turquality Projesi’yle; Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 gıda birliği iş birliğinde ABD’de düzenlediğimiz Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesindeki başarımızı tekrarlamak hatta daha ileri taşımak amacındayız.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk; “Gıda üretimine yoğunlaşmalıyız, dünyada talep var”

    “Pandemi sonrasında gıda ürünlerini üretebiliyor olmanın çok büyük bir güç olduğu ortaya çıktı. Gıda üretimine yoğunlaşmalıyız, üreticimizin alın terinin karşılığını alabileceği bir iklimi oluşturmalıyız. Türkiye, iklim özellikleri gereği hububat, bakliyat, yağlı tohumlar başta olmak üzere çok geniş ürün gamında üretim yapabilecek bir coğrafyaya sahip. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü olarak 2023 yılında 12,4 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 48’ini tek başımıza gerçekleştirdik. Ege Bölgesi’nin hububat bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatını da son 10 yılda 3 kat artırarak 1 milyar 66 milyon dolara çıkardık. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin sunduğu olanaklarla üretimde verimliliği artırarak, beğeni skalası her gün yükselen tüketicilerin beklentilerine uygun üretim yapıp, onları katma değerli bir şekilde ihraç edip 2028 yılında sektörümüzün Türkiye genelinde ihracatını 18 milyar dolara, Ege Bölgesi’nde de 1,5 milyar dolara çıkarmak için çalışacağız. 2024 yılında ihracat hedeflerimize ulaşmak için ABD’den Hong Kong’a, Japonya’dan Fransa’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Rusya’ya 9 gıda fuarına katılarak ihraç ürünlerimizi tanıtım, tadım etkinlikleri yapıyoruz. Şeker mamullerin ABD, Kanada ve Meksika pazarlarında kapsamlı olarak tanıtımı için Sektör Kurulu Birliklerince ortak Turquality Projesi planlıyoruz.”

    Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur; “Üreticimizi destekleyen Çiftçi Avantaj Kartı (ÇAK)’nı hayata geçirdik”

    “Türkiye oriyantal tütün üretiminde dünya lideri. Türkiye’de üretilen sigaralarda yerli harman oranının artırılma kararı virginya ve burley tütütünün üretimini de cazip hale getirdi. 2023 yılında 50 milyon kilo Türk tipi oryantal tütün, 20 milyon kilo Virginia tipi, 1 milyon kilo burley tipi tütün üretim rakamına ulaştık. Türk tütün sektörü olarak, 2024 yılında üretimimizi 80 milyon kiloya çıkarmak istiyoruz. Bunun için üreticilerimizi destekliyoruz. Birliğimiz bünyesinde tütün ihracatının artışını desteklemek maksadıyla Tohumu Islah Projesi, tütün tarımında sürdürülebilirlik çerçevesinde ise oluşturulan çalışma grupları ile üretim, çevre, altyapı, işgücü, tütün tarımında su kullanımı gibi alanlarda çeşitli sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. Bununla birlikte üreticilerimizi tarımsal girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla Çiftçi Avantaj Kartı (ÇAK) faaliyete geçirdik. Tütün üreticilerimize özel indirimler sunan firmalar ÇAK’a tanımlanarak üyelik sistemi oluşturulduk. Ayrıca, kişisel koruyucu ekipmanlarının standardizasyonu ve geliştirilmesi, üretimde kullanılan bitki koruma ürünlerinin boş ambalajlarının toplanma merkezlerinde toplanması, imhası ve geri dönüşümü ile ilgili projelerin hayata geçmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz projeler ve tütün üreticisinin emeğinin karşılığını alır hale gelmesi tütün üretimine ilgiyi artırdı. 2023 yılında 922 milyon dolar olan ihracatımızı 2024 yılında 1 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. 2024 yılının ocak-nisan döneminde ihracatımız yüzde 4’lük artışla 280 milyon dolardan 291 milyon dolara çıktı. En belirgin yükseliş yüzde 42’lik sıçramayla yaprak tütün ihracatında oldu. Yaprak tütün ihracatımız 60 milyon dolardan 86 milyon dolara çıktı.”

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Emre Uygun; “Güzel bir rekolte geliyor. İhracatın önünün açılmasını istiyoruz”

    “Türkiye zeytincilik sektörüne yaptığı büyük yatırımlarla zeytin ağacı varlığını 90 milyondan 200 milyon düzeyine çıkardı. Bu artışın meyvelerini almaya başladık ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hesaplamalarına göre, önümüzdeki yıllarda ülkemizin potansiyel olarak 650 bin ton zeytinyağı ve 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin üretecek. Bu potansiyelin farkında olarak, geleceğe yönelik bir planın şimdiden oluşturulması gerekliliğine inanıyoruz. Bu planlamaların, sektörün sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisinin kalkınması açısından kritik bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Son üç yılda zeytinyağına getirilen dört kısıtlamanın, beklenenin aksine fiyat artışlarını kontrol altına almak yerine tüm sektörü olumsuz etkilediğini hep beraber gözlemledik. Üreticileri ve tedarikçileri belirsizlik içine soktu ve yeterli mal arzının olmaması nedeniyle piyasa daha da zor duruma düştü. Bu kısıtlamalar döneminde zeytinyağı fiyatları daha da yükseldi ve ihracat yapılamayan ürünler depolarda bozulmaya başladı, yaklaşık 400 milyon dolarlık bir döviz kaybına neden oldu. Bugünlerde dünya zeytinyağı fiyatları hızla geri gelmekte, ayrıca önümüzdeki sezon ülkemizde iklim koşulları bu şekilde devam ederse çok güçlü bir zeytin ve zeytinyağı rekoltesi bizi beklemekte. Bu ortamda ihracatçımızın dünya piyasalarında rekabetçi olabilmesi ve güçlü bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için dökme ve varilli zeytinyağı ihracatındaki kısıtlamaların kaldırılması gerekmekte.”

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş; “Ambalajlı ürün ihracatına destek istiyoruz”

    “Ambalajlı ihracatı artırma hedefimize ulaşmak için, dökme ihracata getirilen kısıtlamalar yerine ambalajlı ürün ihracatını teşvik etmek ve kaldırılan destekleri Dünya Ticaret Örgütü kriterlerine uyumlu hale getirip tekrar sektöre kazandırmalıyız. Üreticilerimize verilen desteklemelerde 10 yıldır enflasyonist ortama rağmen artırılmıyor. Üreticilerimize verilen desteklerde günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmeli. Türkiye’nin artan zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin katma değere dönüşmesi için birlik olarak ambalajlı zeytin ve zeytinyağı ihracatını artırmak için birçok ülkede tanıtım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Özellikle Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 gıda ihracatçı birliğimizin Amerika Birleşik Devletleri’nde Türk gıda ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdiği TURQUALİTY Projesi’nde Türk zeytin ve zeytinyağının büyük ilgi gördüğünü memnuniyetle görüyoruz. Bu projenin de katkısıyla ABD’ye yapılan zeytinyağı ihracatının arttığını görmek bizi mutlu ediyor. Bu ve benzeri projelerle sektörün gelişimi için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2022-23 sezonunda zeytin ve zeytinyağı ihracatımız kısıtlamalara rağmen 947 milyon dolara ulaştı. 2024-25 sezonunda da güzel bir rekoltenin ayak sesleri geliyor. İhracatın önündeki engeller kaldırıldığı ve ambalajlı ürün ihracatı destekleri artırıldığı takdirde Türk zeytincilik sektörü olarak 1,5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabiliriz.”

    Ege Mobilya Kağıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle; “Odundışı ürünleri ihracatının yüzde 68’ini yapıyoruz”

    “Odun dışı orman ürünleri olarak adlandırdığımız defne, kekik, ıhlamur, adaçayı, biberiye, tıbbi bitkiler, meşe palamudu gibi ürünleri kapsayan ihracatımız 2023 yılında 103 milyon dolar bandında seyretti ve bu ürünlerin Türkiye geneli ihracatının yüzde 68’lik kısmına imza attık. İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ticaret Borsası iş birliğinde, tıbbi ve aromatik bitkiler sektörünün ve sektörde faaliyet gösteren firmaların rekabet gücünü artırmaya yönelik olarak yürüttüğümüz “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Sektöründe Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Ur-Ge Projesi”nin ihtiyaç analizi sürecini tamamladık. Proje faydalanıcısı 19 firmanın taleplerini dikkate alarak faaliyetlere başlayacağız. Hedef ülke olarak seçtiğimiz ABD ve Almanya gibi pazarlarda Türk markasının en iyi şekilde tanıtımını yapmak amacıyla; Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ortaklığında tıbbi aromatik bitkiler sektörüne yönelik 4 sene boyunca Turkish Herbal Tea Turquality Projesini yürüteceğiz.Dünya 1. si olduğumuz kekik defne biberiye vb. gibi odun dışı orman ürünlerinin bu sefer farklı bir yönünü, “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler” gücünü, “Türk Bitki Çayı” markası konseptiyle dünyaya göstereceğiz. 4 yılın sonunda UR-GE ve TURQUALITY Projelerimizin itici gücüyle, Kınık’ta tıbbi aromatik bitkiler sektörüne yönelik kurulacak Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin de sağlayacağı sinerjiyle sektörümüzün ihracatınız ikiye katlanarak 350 – 400 milyon dolar aralığına ulaşmasını hedefliyoruz. Kekikte Pirolizidin Alkaloid (PA) sorununun çözümü için üreticilerimizi bilinçlendirmek için 2023 yılında Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ortaklığında, Denizli’de en çok kekik üretimi yapılan dört bölgede kekik üretici toplantıları gerçekleştirdik., 2024 yılında aynı toplantıları tekrar edeceğiz.”

    EİB, Türk gıda ürünlerini tanıtmak için 5 dev fuara milli katılım düzenliyor

    Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatının lideri Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin gıda ürünlerinin dünya genelinde tanıtımı için yaklaşık 30 yıldır uluslararası arenada gıda fuarlarına milli katılım organizasyonları düzenliyor. 

    Amerika Birleşik Devletleri’ndeki “Fancy Food Fuarı”, Japonya’daki “Foodex Japan Fuarı”, Almanya’da; organik sektörünün dünyadaki en büyük buluşması olan “Biofach Organik Ürünler Fuarı”, Çin’deki “Çin Uluslararası İthalat Fuarı” ve ABD’de Californiya’da düzenlenen, “Expo West Fuarı” Türk gıda ürünlerinin dünya pazarlarındaki vitrini oldu. 

    Ege İhracatçı Birlikleri, gıda sektörlerinin kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırdıkların Ticaret Bakanlığı’nın yüzde 75 oranında desteklediği UR-GE Projelerini 7 farklı sektörde devam ettirirken, EİB patronajında yürüyen ya da paydaşı olduğu gıda sektörü eksenli TURQUALITY Projelerinin sayısı 2024 yılında 6’ya ulaştı. 

    Dünya Çiftçiler Günü Bilgi Notu

    7.05.2024

    Türkiye genelinde 2023 yılında toplam bitkisel üretimimiz 137 milyon ton ve tarım alanımız ise 24 milyon ha’dır (TUİK).

    Türkiye üretiminde dünyada birinci olduğu fındık, kiraz, incir ve kayısının yanı sıra ayva, haşhaş tohumu, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne ve hıyarda üçüncü; ceviz, zeytin, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada bulunuyor.

    Tarım sektörünün ülke ekonomisi içerisindeki yeri, tarımın genel ekonomi içerisinde yaratmış olduğu katma değer ile ölçülmektedir. Sektördeki faaliyetler, bir taraftan ülkenin gıda ihtiyacını karşılarken, diğer taraftan nüfusun önemli bir kısmına istihdam alanı oluşturarak ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Ekonomik anlamda sadece tarımsal üretim bakımından ülkemizde GSYİH’nın %6’sını oluşturması ve işgücünün %15’ini istihdam etmesi sebebiyle tarım sektörü ülke ekonomisinin en önemli sektörlerinden birisidir. Türkiye, toplam ihracatın %10’undan fazlasını oluşturan net bir tarım ürünleri ihracatçısıdır ve dünya pazarlarına erişimi sektör için çok önemli bir konudur.

    Küçük ölçekli ve geçimlik çiftliklerin baskın olması, çok küçük parçalı arazi yapısı vb. çeşitli yapısal darboğazlara rağmen, Türkiye fındık, kuru meyveler ve bazı taze meyve-sebzelerin önemli tarımsal ihracatçıları arasında yer alırken; başlıca ihracat noktaları arasında Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu, ABD ve Irak gibi ülkeler yer almaktadır (TİM, 2023).

    Organik Tarım Araştırma Enstitüsü (FIBL) ve Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu (IFOAM) tarafından hazırlanan organik tarım istatistiklerine göre, dünyada organik tarıma en çok toprak ayıran ülke Avusturalya. Türkiye bu listede Avusturalya, Hindistan, Arjantin ve Çin’in ardından 26. sırada yer alıyor.  2022 yılı Organik bitkisel üretim toplamda 1 milyon 153 bin ton ve üretim alanımız ise 311 bin ha’dır. Organik ürünlerin 35 bin tonu İzmir’de, 168 bin tonu ise Manisa’da, 141 bin tonu ise Aydın’da üretilmektedir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024).

    Tarım sektörü, gıda maddeleri tüketim mallarının en önemli bölümünü oluşturduğundan ve sanayi malları için hammadde özelliği taşıdığından kalkınmada ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye’nin coğrafi konumu, iklim ve bitki çeşitliliği gibi konular bakımından tarıma elverişli bir ülke olması ekonomik büyüme ve kalkınma sürecinde tarım sektöründen azami ölçüde faydalanmasını gerekli kılmaktadır.

    Hızlı nüfus artışı karşısında gıda kaynaklarının azalması, tarımın önemini kuşkusuz daha da artırmaktadır. Sürdürülebilirlik ve Gıda Güvenliği ilkesi çerçevesinde, bireylerin dengeli ve yeterli beslenmeleri konusu ülkelerin temel önceliğini oluşturmasının yanında tarımın geliştirilmesi konusunu da ön plana çıkarmaktadır.

    Her geçen gün artan tüketici bilinciyle birlikte, hem Türkiye’de hem de dünyada özellikle korona virüsün etkisi tarımsal üretim ve gıdanın önemini bir kez daha öne çıkarmıştır. Kendine yeterlilik, yerel üretim ve tüketim, çiftçiliğin ve tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi öncelik haline gelmiştir.

    Kendi başına üreten, refah ve huzurlu bir toplum için sabır, samimiyet ve emeği harmanlayan insanoğlunun en kadim mesleği olan çiftçiliğin ve çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü kutlarız.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Genç girişimciler yapay zekayla gıda kayıplarının önüne geçecek milyarlarca dolarlık gıda ürünleri çöpe gitmekten kurtarılacak

    Genç girişimciler yapay zekayla gıda kayıplarının önüne geçecek milyarlarca dolarlık gıda ürünleri çöpe gitmekten kurtarılacak

    Yıllık 58 milyon ton taze meyve sebze üreten Türkiye, meyve sebze sektöründe yüzde 30’ları aşan ürün kayıplarını genç girişimcilerin yapay zekâ destekli geliştireceği projelerle önlemek için harekete geçti.

    “Üretim, hasat, hasat sonrası nakliye, pazarlama ve tüketici satın aldıktan sonra kötü koşullarda saklama gibi nedenlerle Türkiye’de her yıl milyonlarca ton meyve sebzeyi tüketemeden kaybediyoruz. Milyarlarca dolarlık ürünümüz çöp oluyor” diyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, çalışmalarının önemli bir kısmının gıda kayıplarını azaltma amaçlı olduğunu dile getirdi.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nce, tarım sektörüne gençleri kazandırmak amacıyla düzenlenen, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” eğitim programının ikinci ayağında programa katılan Ziraat ve Gıda mühendisliği mezunu ya da öğrencisi 82 gençle bir araya gelen Başkan Uçak, gençlere gıda kayıplarının önlenmesi konusunda proje geliştirmeleri çağrısında bulundu.

    “Gıda kayıpları genç girişimcilerin tarım sektörüne girmesiyle önlenecek” diye konuşan Uçak, “Gıdada meydana gelen kayıplar ciddi boyutlarda. En çok kayıp yaşanan gıda ürünleri de doğası gereği taze meyve sebze ürünleri. Ancak, teknoloji çok gelişiyor. Yapay zekanın da desteği ve gençlerimizin ortaya koyacağı sinerjiyle gıda kayıplarını minimize edeceğimize inanıyoruz. Biz de Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak Ege Üniversitesi ortaklığında; “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi”nin 2. yılını tamamlamış bulunmaktayız. Bundan sonraki süreçte hem üreticilerimiz, hem de ihracatçılarımıza yönelik eğitim çalışmaları ile bu konunun üzerinde durmaya devam edeceğiz. Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Projemizde de gıda kayıplarının önlenmesiyle ilgili çalışmalara büyük önem veriyoruz. Gençlerimizden gıda kayıplarının önlenmesi için yeni projeler geliştirmelerini ve hayata geçirmelerini bekliyoruz. Gençlerimize bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

    Her yıl yaklaşık 20 milyar dolar çöp oluyor

    Türkiye’nin 58 milyon ton taze meyve sebze üretimine karşılık, taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatının 10 milyon tonun altında kaldığı bilgisini veren Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre; Türkiye, taze meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerinde son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 9’luk artışla 7 milyar 146 milyon dolardan, 7 milyar 804 milyon dolara taşıdı. Çöpe giden taze meyve sebzelerimiz 20 milyon tona ulaşıyor. Bu şartlarda 15-20 milyar dolar aralığında bir değeri her yıl çöpe atıyoruz. Amacımız üreticimizin alın terinin karşılığını bulması, tarım sektöründe çalışacak gençlerimizin bu konuya odaklanması.”

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nce, 20 Nisan – 11 Mayıs 2024 tarihleri arasında düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” projesinin ikinci ayağında; İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ege Üniversitesi, ATMOSFER TTO ve TARGEV destek veriyor.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin yıllık 35 milyar dolar seviyesinde olan tarım ürünleri ihracatını kalıntısız güvenli gıda üretimiyle 50 milyar dolara ulaştıracak zemini sağlamak için “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” projesi yanında, “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması”, “Akdeniz Meyve Sineği ile Biyoteknik Mücadele” başta olmak üzere pek çok projeyi sürdürürken, Tarım ve Orman Bakanlığı ve sektörün diğer paydaşlarınca gerçekleştirilen projelere de destek veriyor.

    “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” eğitim programında ilk dersi; “Tarım, Tehditler ve Fırsatlar” başlığıyla, organik sektöründe dünyanın otorite isimlerinden Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy vermişti.

    İkinci haftada Türkiye’nin taze meyve sebze ihracatında 35 yıllık tecrübeye sahip olan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak’tan deneyimlerini dinleme olanağı bulan genç girişimcilerle, Veteriner Emre Gürdal, Genç Girişimci Sohbeti başlıklı oturumda; “Organik Süt Üretimi” konulu sunumunu paylaştı.

    Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Kızılırmak Esmer, Biyobozunur Ambalajlar ve Atık Yönetimi konusunda genç girişimcileri bilgilendirdi.

    İYTE Atmosfer TTO Girişimcilik Birimi Koordinatörü Burak Köle, tarım sektörüne aidiyet duyan genç girişimcilere; İş Fikirlerinin Projelendirilmesi konusunda can alıcı bilgiler verdi.

    Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferit Turanlı, “Tarımsal Zararlılarla Mücadelede Biyoteknik ve Biyolojik Mücadele Yöntemlerinin Kullanımı”nı anlatırken, AgriSynergy Tarımsal Araştırmalar ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. Yöneticisi Dr. Veli Çetin, “Pestisitler ve Gıda Güvenliği” başlıklarında bilgilendirmede bulundu. Gıda sektöründe Lojistik ve Tedarik Zincirini Yeditepe Cargo Yöneticisi Alp Tuğhan anlatırken, Tarımsal Ürün Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları Derneği Başkanı Dilek Elivar, Tarımsal Kontrol ve Sertifikasyon konusunda önemli başlıklara dikkat çekti. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Gençleri tarım sektörüne yöneltecek Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Projesi start aldı

    Gençleri tarım sektörüne yöneltecek Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Projesi start aldı

    Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının 35 milyar dolardan 50 milyar dolara çıkması için gençleri tarım sektörüne kazandırmak isteyen Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracat lideri Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” projesinin ikinci ayağını başlattı. 

    2022 yılında ziraat mühendisliği ve gıda mühendisliği mezunu ya da öğrencisi 55 kişinin katıldığı “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” projesinin ilk ayağını gerçekleştiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, yoğun talep üzerine gençleri tarım sektörüne kazandıracak projenin ikincisini 20 Nisan – 11 Mayıs 2024 tarihleri arasında düzenleme kararı aldı. 

    Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi’nde; Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ege Üniversitesi, ATMOSFER TTO ve TARGEV güç birliğine gidiyor. Eğitim programına 82 genç katılıyor. 

    Pandemi sonrasında tarım stratejik sektör oldu

    Pandemi sonrasında dünya genelinde gıda üretiminin stratejik bir iş kolu haline geldiğini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, tarımsal üretimi artıracak ve gıda güvenliğini maksimum seviyeye çıkaracak projelere odaklandıklarını dile getirdi. 

    “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Projesiyle tarım sektörüne gençleri kazandırmayı hedefliyoruz” diyen Uçak, “Ziraat Fakültesi son sınıf öğrencileri ve mezunları, bitkisel üretim alanında kendisini geliştirmek isteyen tüm girişimci ve üreticiler bizim hedef kitlemiz. Bu isimler konularında yetkin isimlerden bir yandan 4 hafta boyunca eğitim alırken, öbür yandan işletmeleri ve bahçeleri ziyaret edecek, ürün hasat edecek” şeklinde konuştu. 

    Tarım ürünleri ihracatında hedef 50 milyar dolar 

    Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının son 1 yıllık dönemde yüzde 4’lük artışla 34,5 milyar dolardan 35,8 milyar dolara çıktığı bilgisini veren Başkan Uçak sözlerini şöyle sürdürdü: “Gıda ürünleri ihracatımız 28 milyar dolar seviyesinde. Dünya’nın gıda ambarı konumundayız. Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri, kuru meyve, zeytin ve zeytinyağı, su ürünleri ve hayvansal mamuller, hububat bakliyat yağlı tohumlar, fındık, tıbbi aromatik bitkiler sektörlerinde dünyanın güçlü tedarikçilerinden biri konumundayız. Tarım sektörüne gençlerin daha yoğun katılımıyla, teknoloji ve verimlilik ön plana çıkacak. Kalıntısız güvenli gıda üretimiyle tarım ürünleri ihracatımız 50 milyar dolara ulaşacak zemin oluşacak. Ege Bölgemiz yıllık 7,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla Türkiye’nin lideri konumunda. Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatını 10 milyar dolara çıkarmak için “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” programlarıyla gençleri tarım sektörüne kazandırırken, “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” isimli projemizle de kalıntısız üretime katkı sağlıyoruz.”

    İlk ders ETO Başkanı’ndan

    20 Nisan – 11 Mayıs 2024 tarihleri arasında dört hafta sonu eğitim alacak olan “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” katılımcılarına ilk dersi “Tarım, Tehditler ve Fırsatlar” başlığıyla, organik sektöründe dünyanın otorite isimlerinden Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy verdi. 

    “Sürdürülebilir Tarım Sistemlerinde Gelişmeler”i ETO Genel Sekreteri Ziraat Yüksek Mühendisi Özge Çiçekli paylaşırken, Toprak Verimliliği ve Bitki Besleme Stratejilerini Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bihter Çolak Esetlili aktardı. 

    Tarımda Kooperatifleşmenin Önemini Sürdürülebilir Tarım Bilimsel Araştırma Kooperatifi’nden Prof. Dr. Meltem Onay kursiyerlere anlatırken, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Şen, Meyve ve Sebzelerde gıda kayıplarını önlemek adına Hasat ve Depolanmasının ipuçlarını verdi. 

    Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Tolga Esetlili, Akıllı Tarım Teknolojileri konusunda “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” katılımcılarını bilgilendirdi. Selçuk Karaata ise; Tarım Sektöründe Yenilikçi Uygulama Örneklerini paylaştı. 

    “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” katılımcıları 3 hafta süreyle tarım sektörünün gündemindeki konuları, uzman isimlerden dinleyecek. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı