Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

https://letsrelaxspa.today/

Etiket: Yapı

  • Tüik: Yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümü %33,4 arttı

    Tüik: Yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümü %33,4 arttı

    Toplam yüzölçümün %51,2’si konut alanı olarak gerçekleşti

    Belediyeler tarafından 2024 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümü 36,1 milyon m² iken; bunun 18,5 milyon m²’si konut, 10,0 milyon m²’si konut dışı ve 7,6 milyon m²’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

    En yüksek yüzölçüm payı %64,6 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu

    Belediyeler tarafından 2024 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen binaların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 23,3 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 3,6 milyon m² ile sanayi binaları ve depolar izledi.

    Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların yüzölçümü %45,3 arttı

    Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2024 yılı I. çeyreğinde belediyeler tarafından yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %41,2, daire sayısı %38,5 ve yüzölçüm %45,3 arttı.

    Toplam yüzölçümün %54,3’ü konut alanı olarak gerçekleşti

    Belediyeler tarafından 2024 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen binaların toplam yüzölçümü 36,7 milyon m² iken; bunun 19,9 milyon m²’si konut, 8,9 milyon m²’si konut dışı ve 7,9 milyon m²’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

    En yüksek yüzölçüm payı %68,5 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu

    Belediyeler tarafından 2024 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen binaların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 25,2 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 2,5 milyon m² ile bir daireli binalar izledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Henkel 2023 Yılında 21 Buçuk Milyar Euro Satış Gerçekleştirdi

    Henkel 2023 Yılında 21 Buçuk Milyar Euro Satış Gerçekleştirdi

    Bu satış büyümesi, önceki yıla kıyasla çok güçlü bir fiyat artışından kaynaklandı. Tüketici Markaları İş Birimi satışları ise 2023 mali yılında toplam 10,565 milyar Euro olarak gerçekleşti ve satışlar organik olarak yüzde 6,1 oranında arttı.

     

    Açıklama gerçekleştiren Henkel CEO’su Carsten Knobel “Zorlu piyasa koşullarına rağmen 2023’te büyüme stratejimizi istikrarlı bir şekilde ileriye taşıdık ve uygulanmasına da hız verdik. Çok güçlü organik satış büyümesi sağladık ve karlılığı önemli ölçüde artırdık. Bu sayede, yılın başında yaptığımız öngörüyü aşmış olduk. Bu başarılı gelişme, Yapıştırıcı Teknolojileri ve Tüketici Markaları tarafından birlikte gerçekleştirildi.” dedi

    2023 Mali Yılında Grup Genelinde Satış ve Kar Performansı

    Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi, Mobilite ve Elektronik iş alanlarının yanı sıra Nalburiye, İnşaat ve Profesyonel iş alanlarının da etkisiyle yüzde 3,2 oranında güçlü bir organik satış büyümesi elde etti. Tüketici Markaları İş Birimi, özellikle Çamaşır ve Ev Bakım ile Saç iş alanlarının etkisiyle yüzde 6,1 oranında çok güçlü bir organik satış büyümesi kaydetti.

    2024 Yılına Yönelik Öngörü

    2024’te global ekonomik çıktıda orta düzeyde bir büyüme bekleniyor. Bu durum, Henkel için tüketici iş birimlerinin önemli alanlarında, hem endüstriyel talebin hem de tüketici talebinin makul düzeyde artışını varsayıyor. Henkel, 2024 mali yılında yüzde 2,0 ile yüzde 4,0 arasında organik satış büyümesi elde etmeyi bekliyor.

    Tüm Stratejik Önceliklerde Önemli İlerlemeler Kaydedildi

    Zorlu bir makroekonomik ve jeopolitik ortamda, şirket geçtiğimiz mali yılda istikrarlı bir şekilde gelişmeye devam etti. Amaca yönelik büyümeye dair stratejik çerçeve daha da hızlı bir biçimde uygulandı. Özellikle üç büyük proje geçtiğimiz yıl üzerinde önemli bir etki yarattı ve başarıyla uygulanarak Henkel’in dönüşümünü ciddi ölçüde ileriye taşıdı. Bu üç proje; Rusya’daki işlerin satışı, Çamaşır ve Ev Bakım ile Beauty Care’in birleşerek yeni Tüketici Markaları İş Birimi’nin oluşturulması ile Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi’ndeki gelişmelerdi.

    Rusya’daki İşlerin Satışı

    Henkel Rusya’daki faaliyetlerinden çıkma kararı aldı. Nisan 2023’te Henkel Rusya’daki işlerini yerel finansal yatırımcılardan oluşan bir konsorsiyuma sattı. Mutabık kalınan satın alma fiyatı yaklaşık 600 milyon Euro idi.

    Tüketici Markaları: Birleşme Planlandığından Daha Hızlı İlerliyor

    Önceki iki tüketici iş birimi Çamaşır ve Ev Bakım ile Beauty Care’in birleşerek yeni Tüketici Markaları İş Birimi’ni oluşturmasıyla Henkel, Persil ve Schwarzkopf gibi ikonik markaların yanı sıra başarılı Profesyonel iş birimi de dahil olmak üzere tüm kategorilerdeki tüketici markalarını tek bir çatı altında topladı. Henkel böylece, dinamik büyümeyi mümkün kılacak çok kategorili bir platform oluşturdu. Ocak 2023’te yeni iş birimi ‘hayata geçti‘.

    Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi’ndeki Gelişme Daha da İleriye Taşındı

    Henkel, global olarak pazar lideri pozisyonunu daha fazla güçlendirmek ve bir sonraki seviyeye taşımak amacıyla, 2023 mali yılında daha fazla çeşitliliğe sahip bir uluslararası ekibi göreve getirerek, Yapıştırıcı Teknolojileri’nin üst yönetim kademesinde bir takım değişiklikler yaptı. Aynı zamanda, müşteri ve pazara olan yakınlığını daha da artırmak için organizasyonel yapısını optimize etti. Yeni yapı üç iş alanından oluşuyor: Mobilite & Elektronik, Ambalajlama & Tüketici Ürünleri ve Tüketici & Nalburiye & Profesyonel.

    Tüm Stratejik Önceliklerde Daha Fazla İlerleme Sağlandı

    Henkel, geçtiğimiz mali yılda büyüme stratejisini sistematik bir şekilde uygulamaya devam etti ve tüm alanlarda önemli ilerlemeler kaydetti. Şirket, iş ve marka portföyünü daha da geliştirdi, inovasyon, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme alanlarında rekabet gücünü artırdı, işletme modellerini optimize etti ve kurumsal kültürünü güçlendirdi. Henkel, 2023 yılında da önemli trendlere hitap eden ve müşteriler ve tüketiciler için değer yaratan çok sayıda inovasyonu piyasaya sundu. Yapıştırıcı Teknolojileri’nde Henkel, sürücü destek sistemlerindeki kamera lenslerinin yapıştırılması için yeni bir çözüm sundu. Bu çözüm, otomotiv endüstrisinde hızlı ve sağlam kamera üretimini mümkün kılarken, yeni nesil sürücüsüz araçlarda daha fazla güvenlik sağlıyor. Tüketici Markaları’nda, yenilikçi enzim teknolojisine sahip yeni bir formül sunan Persil Deep Clean 30’dan fazla ülkede piyasaya sürüldü. Ürün, mükemmel leke çıkarma sağlarken aynı zamanda çamaşır makinesindeki hoş olmayan kokuları da önlüyor. Henkel ayrıca tüm Got2b saç şekillendirici portföyünü yeni bir ambalaj tasarımının yanı sıra, vegan formüller, doğal içerikler ve daha sürdürülebilir ambalajlarla desteklenen bir sürdürülebilirliğe sahip olacak şekilde yeniden piyasaya sürdü.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Evlerin çözülmeyen sorunu ısı yalıtımı

    Evlerin çözülmeyen sorunu ısı yalıtımı

    Türkiye’nin enerji ithalatı her geçen yıl hızla artarken, satın aldığımız enerjinin yüzde 40’ı konutları ısıtmak için kullanılıyor. Türkiye 2022 yılında enerjiye 50 milyar dolar, 2023 yılında ise 69 milyar dolar ödedi. Türkiye’nin enerji maliyetlerini aşağı çekmesi için konutlarda etkili ısı yalıtımı yapılması gerekiyor. 

    Türk Ytong Genel Müdürü Tolga Öztoprak, “Ülkemizin ödediği enerji faturasını azaltmak için enerjiyi verimli kullanmak ve tasarruf etmenin yollarını bulmamız gerekiyor.” dedi. TÜİK verilerine göre yaklaşık 26 milyon kişi konutunda yetersiz izolasyondan kaynaklanan ısınma sorunu yaşıyor.  Türk Ytong Genel Müdürü Tolga Öztoprak, “Ülkemizdeki kentsel dönüşüm hızına rağmen TÜİK raporlarına yansıyan bu tablonun değişmediğini görüyoruz. Evlerimizdeki en büyük sorunlardan biri olan ısı yalıtımı ve ısınamama sorunu.” dedi. 

    Yalıtımla enerji tasarrufu 

    Son on beş yılda inşa edilen yapılarda ısı yalıtımına yönelik önlemler artsa da mevcut yapı stokunun geneli çok da iyi görünmüyor. TÜİK tarafından yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2023 yılı sonuçları, ülkemizde konuta ilişkin en önemli problemlerden birinin yalıtım kaynaklı ısınma sorunu olduğunu, araştırmaya katılanların yüzde 32,6’sinin konutundaki izolasyon problemlerinden dolayı ısınamadığını ortaya koydu. Yaşantımızın yüzde 90’ını binalarda geçirdiğimiz düşünürsek, yalıtımsız, sağlıksız yapıların ekonomimiz kadar sağlığımız üzerindeki olumsuz etkisi var.  

    Enerjimizin yüzde 40’ı evleri ısıtmaya harcanıyor

    Ülkemizde enerji kullanımının yüzde 40’tan fazlasını konutlarda tüketiyoruz. Kentleşme ve yapılaşma hızı, iklim değişikliğinden kaynaklanan yüksek sıcaklıklar ve artan soğuklara bağlı olarak hem yaz hem de kış aylarında harcadığımız enerji ihtiyacı sürekli artıyor. Büyük oranda ısıtma enerjisi üzerinden süren tartışmaların, soğutma amaçlı tüketilen enerjiyi de kapsayacak biçimde genişlemesi gerekiyor. Enerjiyi ve buna harcadığımız kaynakları verimli kullanmak adına daha iyi yalıtılmış yapılar inşa etmemiz, mevcut yapılarımızı daha iyi yalıtmamız şart. 

    Ytong ile 60 yılda 10 milyar doları aşan tasarruf

    Türk Ytong olarak, 60 yıldır ülkemizde binalarda ısı yalıtımı yoluyla enerji tasarrufu sağlanması ve sağlıklı mekanlarda yaşam sürülmesi konusunda projeler yürütüyoruz. Isı yalıtımına sahip ürünlerimiz, binalarda ısınma kaynaklı enerji kayıplarını önleyerek, doğalgaz ve elektrik faturalarından tasarruf edilmesine yardımcı oluyor. Ytong kullanımı ile elde edilen ısı tasarrufu sayesinde 60 yılda sağlanan döviz tasarrufu 10 milyar doları aşmış durumda. 

     

    Multipor ile doğalgaz ve elektrik faturasından tasarruf 

    Evlerde tüketilen enerjinin önemli bölümü, yetersiz ısı yalıtımından, hatalı veya eksik uygulamalardan dolayı kayboluyor. Konut tüketicilerinin ev alıp kiralarken binada kullanılan yapı malzemelerini, ısı yalıtımı özelliklerini sorgulanması bu açıdan çok önemli. Kullanılan malzemelerin ve ısı yalıtım ürünlerinin, sağlayacağı enerji tasarrufuna, insan sağlığına ve iç ortam kalitesine etkisine, uzun yıllar bakım gerektirip gerektirmediğine ve yangın açısından risk taşıyıp taşımadığına bakılması gerekiyor. Binalara sonradan yapılan mantolama uygulamalarında da dikkatli olunmalı. Seçilen malzemenin doğru uygulanması, en az malzeme kadar önemli. Biz Türk Ytong olarak binaların nefes almasına olanak tanıyan, mineral esaslı ve yanmaz Multipor Isı Yalıtım Levhası ürünümüzle binalardaki ısı yalıtımı uygulamalarına akılcı, ekonomik ve sağlıklı çözümler üretiyoruz. Multipor’u tamamen doğal ve yerli hammaddelerle üretiyoruz. Mineral esaslı olması nedeniyle kullanıldığı binaların nefes almasına olanak sağlıyor, iç ortam nemini düzenleyerek, duvarlarda nem ve küf oluşumunu engelliyor. A1 sınıfı yanmaz özellikteki bu ürünümüz, cephe yangınına neden olmadığı için yüksek katlı binaların mantolanmasında da son derece güvenli bir ısı yalıtım çözümü sağlıyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ses Yalıtımı İnsan Sağlığını Gürültü Kirliliği Tehdidinden Koruyor

    Ses Yalıtımı İnsan Sağlığını Gürültü Kirliliği Tehdidinden Koruyor

    1996 yılında dünya genelinde kabul edilen Uluslararası Gürültü Farkındalık Günü’nde, gürültü kirliliğinin işitme, sağlık ve yaşam kalitesi üzerindeki zararlı etkilerine dikkat çekiliyor. Gürültü kirliliği konutlarda, iş yerlerinde, kamu hizmet binalarında ve üretim tesislerinde yaşam kalitesi ve iş verimliliğini olumsuz etkilemenin de ötesinde, birçok sağlık sorununa da yol açabiliyor. Jinan Üniversitesi’nin, Avrupa Halk Sağlığı Dergisi’nde yayımlanan meta-analiz tabanlı ve geniş kapsamlı araştırması, gürültü kirliliği ve işitme bozukluğu, kardiyovasküler rahatsızlıklar, diyabet, nörolojik sorunlar, reprodüksiyon sorunları gibi sağlık durumları arasındaki ilişkiye işaret ediyor. Farklı bilimsel araştırmalar, Avrupa’da her yıl gürültü kaynaklı kalp hastalıklarından dolayı 48 bin yeni vaka ortaya çıktığını ve 6.5 milyon insanın uykusunun bu yüzden bozulduğunu da ortaya koyuyor. Doğru yapılmış ses yalıtımı uygulamaları, iş ve yaşam alanlarımızı, dünya genelinde bir halk sağlığı sorunu olarak kabul gören gürültü kirliliğinden koruyor.

    Uluslararası Gürültü Farkındalık Günü, gürültü kirliliğinin işitme, sağlık ve yaşam kalitesi üzerindeki zararlı etkileri hakkında dünya genelinde farkındalık oluşturmak için 1996 yılından beri her yıl kutlanıyor. Yaşam kalitesi ve iş verimliliğini olumsuz etkilemenin de ötesinde, birçok sağlık sorununa da yol açabilen gürültü kirliliği, dünya genelinde bir halk sağlığı sorunu olarak kabul görüyor.

    Yalıtım sektörünün yüzde 100 yerli sermayeli tek Türk markası Bonus Yalıtım’ı bünyesinde barındıran Eryap Grup’un Satış ve Pazarlama Müdürü Tolga Ceylan, ses yalıtımı ve gürültü kontrolünün, yaşam kalitesi ve çalışma veriminin yanı sıra insan sağlığı açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. 

    Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalara dikkat çeken Tolga Ceylan, “Çin Halk Cumhuriyeti Jinan Üniversitesi’nin, 2021 yılında gerçekleştirdiği ve Avrupa Halk Sağlığı Dergisi’nde yayımlanan meta-analiz tabanlı, geniş kapsamlı şemsiye araştırma, gürültü kirliliğinin farklı sağlık sorunları ile ilişkisine odaklanıyor. Araştırma bulguları, gürültü kirliliği ve işitme bozukluğu, kardiyovasküler rahatsızlıklar, diyabet, nörolojik sorunlar, reprodüksiyon sorunları gibi sağlık durumları arasındaki ilişkiye işaret ediyor. Doğru yapılmış ses yalıtımı uygulamaları, iş ve yaşam alanlarımızı gürültü kirliğinden korumanın en iyi yoludur” dedi.

    Gürültü Kirliliği Kardiyovasküler Rahatsızlıkları ve Ölüme Varan Durumları Tetikleyebiliyor

    Jinan Üniversitesi araştırmasında, farklı uluslararası sağlık yayınları tarandı ve sağlık sorunlarının gürültü kirliliği ile ilişkisi meta analiz ve değerlendirme derecelendirme yöntemleriyle araştırıldı. Avrupa Halk Sağlığı Dergisi’nde yayımlanan araştırma bulguları, yüksek düzeyde gürültü kirliliğini kardiyovasküler hastalık riskinde yüzde 34, kardiyovasküler hastalıklardan kaynaklanan ölüm riskinde ise yüzde 12 oranında artışla ilişkilendiriyor. Gürültü kirliliği ayrıca, yüksek tansiyon rahatsızlıklarında yüzde 58-72 arası, diyabette yüzde 23 ve reprodüksiyon rahatsızlıklarında yüzde 22-43 arası risk artışıyla da ilişkilendiriliyor. Öte yandan, doz-tetik ilişkisi, diyabet, iskemik kalp hastalığı (IHD), kardiyovasküler mortalite, inme, anksiyete ve depresyon riskinin gürültü maruziyeti arttıkça arttığını ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra, iş yerinde gürültü kirliliğine maruz kalan grubun işitme kaybı riskinde, konuşma frekansında 6.68, yüksek frekansta da 4.46 oranlarıyla en büyük risk artışına sahip olduğuna dikkat çekiliyor.

    Gürültü Kirliliği Avrupa’da Yılda 648 Bin Kalp Hastalığı Vakasına, 6.5 Milyon Kişide Uyku Bozukluğuna Neden Oluyor

    Öte yandan, Harvard Medicine Magazine’de yer alan bir makaleye göre, özellikle kalp hastalıkları, uyku bozuklukları ve zihinsel sağlık sorunları, gürültü kirliliği ile bağlantılı rahatsızlıklar arasında öne çıkıyor. Makaleye göre bilimsel araştırmalar, Avrupa’da her yıl gürültü kaynaklı kalp hastalıklarından dolayı 48,000 yeni vaka ortaya çıktığını ve 6.5 milyon insanın uykusunun bu yüzden bozulduğunu gösteriyor.

    Ses Yalıtımı İnsan Sağlığını Gürültü Kirliliği Tehdidinden Koruyor

    Farklı bilimsel araştırma sonuçlarının, dünya genelinde bir halk sağlığı sorunu olarak kabul gören gürültü kirliliğinin neden olduğu riskleri tekrar tekrar vurguladığını ifade eden Tolga Ceylan, “Binalarda sonradan da uygulanabilir bir yalıtım türü olan ses yalıtımı konutlar, okullar, hastaneler, işyerleri, kamu hizmet binaları, gibi yapıları gürültüden izole etmek; kayıt stüdyoları, sinema ve konser salonları gibi alanlarda istenmeyen sesleri kontrol etmek için kullanılır. Öte yandan sanayi ve üretim tesislerinde motor, makine aksamları, jeneratör, hidrofor ve ısınma sistemleri gibi gürültü kaynaklarını sessizleştirmek için kullanılır. İyi bir ses yalıtımı endüstriyel tesislerde çalışan verimini düşürebilen, dikkat dağınıklığına ve iş kazalarına neden olabilen gürültü kirliliğini bertaraf eder; evlerimizde, hastanelerde, kamu ve özel sektör iş yerlerinde, eğitim kurumlarında daha sessiz, daha verimli, daha sağlıklı ortamlar sağlar ve insan sağlığını gürültü kirliliği tehdidinden korur” dedi.

    Doğru Ses Yalıtımı İçin 10 Altın Öneri

    Sadece inşaat aşamasında değil sonradan da binalarda uygulanabilir ses yalıtımı için kullanılabilecek en doğru malzeme olan taş yünü; sadece ses yalıtımı değil, ısı ve yangın yalıtımında göstermiş olduğu yüksek performans ile de dikkat çekiyor. Taş Yünü ile çatı, cephe, döşeme, ara bölme ve komşu duvar gibi alanlarda uygulama yaparak kaliteli ses yalıtımı yapılabileceğini vurgulayan Tolga Ceylan, iyi ve doğru bir ses yalıtımı için dikkat edilmesi gerek 10 maddeyi şöyle sıraladı:

    • Ses kaynağının frekansına göre farklı yoğunluklarda taş yünü kullanılmalı,
    • Yapılan hesaplamalara göre uygun taş yünü levha kalınlıkları belirlenmeli,
    • İki duvar arasında her iki yönde de taş yünü kullanılmalı,
    • Taş Yünü levhalar arasında hava boşluğu bırakılmalı,
    • Kullanılacak olan tuğlalar yatay delikli seçilmeli, alçı levhalar ile yapılacak ise her bir duvar için çift alçı levha kullanılmalı ve şaşırtmalı döşenmeli,
    • İki duvarın farklı yüzey ağırlıkları olmalı,
    • Duvarlar arası hava köprüsü olmamalı,
    • Duvarlar birbirine sesi ileten malzemeler ile bağlantılı olmamalı,
    • Duvarlarda ses köprüsüne sebebiyet verebilecek bağlantı elemanları montajında ses yalıtım bandı kullanılmalı,
    • Kolon, kiriş ve döşemelerden geçebilecek sesler için duvar köşelerinde önlemler alınmalı.

    Ses Yalıtımı için Çözüm, Bonus Taş Yünü

    Tolga Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ses yalıtımı, aynı yapı içerisinde konforlu bir yaşamın ana gereksinimlerinden biridir. Binalarda ses yalıtımı, sadece dış duvarlar için değil, tüm iç komşu duvarlar için de önem taşır ve yönetmeliklere uygun kalınlıklarda yapılmalıdır. Komşu duvarlarda ses yalıtımı yapmak, zihnimizin ve vücudumuzun ihtiyacı olan kaliteli uyku için uygun ortam oluşturmanın yanı sıra, hem kendi yaşam alanınızın gürültüden korunmasını hem de komşularınıza daha az rahatsızlık vermenizi sağlar. Volkanik kayaçlardan elde edilen mineral, inorganik taşların elyaf haline getirilmesiyle üretilen, ekolojik sisteme uyumlu ve çevre dostu Bonus Taş Yünü ürünümüz dış duvarların iç yüzeylerinde, iç bölme ve komşu duvarlarda, merdiven ve asansör boşluklarına bitişik duvarlarda ve ahşap karkas yapıların içten giydirilmesinde kullanılır. Sektörümüzün en modern tesisi olan Hendek Sakarya tesislerimizde üretimini gerçekleştirdiğimiz Bonus Taş Yünü ürünümüz, binalarda ses yalıtımın yanı sıra ısı, su ve yangın yalıtımı da sağlar.” 

    Ses Yalıtımı 2018’den Bu Yana Yasal Zorunluluk 

    Uyku eksikliği ya da bozukluğunun nedenleri arasında, beslenme düzensizliği, yüksek stres ve hatta elektronik cihazların aşırı kullanımının yanı sıra, gürültü kirliliği de yer alıyor. Kaliteli malzemelerle ve yönetmeliklere göre yapılmış Ses Yalıtımı, yaşam alanlarında gürültü kirliliğini azaltıp, uyku için konforlu bir ortam oluşturmanın en etkin yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1 Haziran 2018’de yürürlüğe giren Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik uyarınca, yeni binalarda Ses Yalıtımı uygulanması zorunlu tutuluyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun: “Güçlendirme uzmanlık gerektirir”

    Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun: “Güçlendirme uzmanlık gerektirir”

    Yapı Kimyasalları sektörünün öncü kuruluşu Sika, Deprem Güçlendirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beyza Taşkın, Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Canbay, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki’nin deprem ile ilgili görüşlerinin yer aldığı videoları Mart ayında yayınladı. Sika, projenin son videosunda Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun’un görüşlerine yer verdi. Videolar deprem konusunda kamuoyunu bilinçlendirmek amacı ile Sika’nın sosyal medya hesaplarında yayınlanıyor.

     

    Proje ile, dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunan ülkemizde, vatandaşların binalarını depreme karşı hazırlarken dikkat etmeleri gereken konularda bilgi verilmesi amaçlanıyor.

     

    Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun, mevcut yapı stoku içerisinde uzmanlar tarafından incelenerek ömrünü tamamladığı tespit edilen riskli yapılar için güçlendirmenin çok önemli bir alternatif olduğunu belirterek, “Deprem ülkemizin bir gerçeği ve konum olarak aktif fay hatlarının olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Mevcut yapı stoku içerisinde riskli olduğu görülen yapılar için güçlendirme, hem kaynakların doğru yönetilmesi ve ekonomik açıdan, hem de zaman açısından çok önemli bir alternatif durumundadır” dedi. 

    Güçlendirmenin uzmanlık gerektirdiğinin altını çizen Özkun, “Bu konuda bilinçlendirme çalışmaları da yürütüyoruz. Doğru ürünlerin, doğru zamanda, doğru uygulanması konularında; uygulayıcılara, şartnameleri hazırlayanlara, sektör profesyonellerine yönelik eğitim çalışmaları yapıyoruz. Yapısal güçlendirme sıradan bir uygulama değildir, ciddi bir uygulama bilgisi gerektirir. Öncesinde konunun yetkili uzmanlarıyla bir güçlendirme projesinin yapılması ve bu projeye bağlı kalarak uygulamaların da yine yetkili özel uzman uygulayıcılarla gerçekleştirilmesi gerekir” diye belirtti.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • IGLO Architects’ten Koç Grubu İçin Sürdürülebilir Tasarım: Arçelik Content Studio

    IGLO Architects’ten Koç Grubu İçin Sürdürülebilir Tasarım: Arçelik Content Studio

    IGLO Architects, Koç Grubu bünyesindeki markaların reklam ve tanıtım ihtiyaçlarına inhouse çözümler üretilmesi amacıyla planlanan ve Çayırova’daki mevcut kampüs içerisinde bulunan eski bir bakım binasının kurumun sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olarak dönüştürülmesiyle hayata geçirilen “Arçelik Content Studio” tasarımına imza attı. 

    Birbirinden farklı ölçeklerde ve fonksiyonlarda ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar ortaklığındaki IGLO Architects, Koç Grubu için kurumun sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda eski bir bakım binasından dönüştürülen bir içerik stüdyosu tasarladı. “Adaptive re-use” olarak da adlandırılan bir yeniden kullanım projesi olan Arçelik Content Studio, grubun reklam giderlerinde önemli bir tasarruf sağlamasının yanı sıra çevreye duyarlı bir uygulama örneği olarak da değer görüyor. Geri dönüşüm ve yeniden kullanım yoluyla yapı üretiminde kaynak tasarrufunun ve atık miktarının azaltılmasının mümkün olabileceğini kanıtlayan proje, kurumlara sürdürülebilirlik ilkelerinin ticari bir ortamda nasıl başarıyla uygulanabileceğini gösteren bir ilham kaynağı niteliği taşıyor.

    IGLO Architects, Arçelik Content Studio’nun tasarımında, kampüsün depolarında bulunan atık çelik malzemeleri, kafesleri ve kullanılabilir durumdaki tüm diğer materyalleri tespit ederek stüdyonun ihtiyaçlarına uygun şekilde plan çözümlerine adapte etti. Böylece mümkün olduğunca geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımıyla ana kriter olan sürdürülebilirlik prensibine uygun hareket edilerek örnek bir tasarım ve uygulama gerçekleştirilmiş oldu.

    Platolar tasarlanırken; farklı fotoğraf ve video çekimlerine yönelik ihtiyaçları karşılayabilecek şekilde, 1200 metrekarelik bu yapının çekimler için gelecek yerli/yabancı ekipler, oyuncular ve set kadrolarının ihtiyacı olan ideal alanların oluşturulması ve ofis çalışanlarının firma standartlarına uygun şartlarda çalışabilmeleri önemsendi.  Teknik donanımlar ve dekor malzemeleri için ulaşımı kolay depolar, yoğun kullanılacak teknolojik altyapılar için teknik alanlar, araç girişine olanak verecek geniş mekanlar programda yer aldı. Sosyalleşme ve yemek alanları, ıslak hacimler, makyaj odaları ve geçici kullanıcılara çalışabilecekleri ofis şartları sağlanması keyifli çalışılabilecek mekanların elde edilmesine dikkat edildi. Aynı anda üç markanın sabit dekorlarının olabileceği, ayrıca serbest çekimler de yapılabilecek esnek platolar tasarlandı.

    IGLO Architects, yapının mevcut çelik makaslarını ve çatısını güçlendirilerek yenilerken, duvarlar ve zeminleri akustik ihtiyaçlara uygun şekilde yeniden tasarladı. Farklı çekim senaryolarına göre uyarlanabilen çok fonksiyonlu ve dönüştürülebilir platolar oluşturuldu. Yapı cephesi; malzeme depoları, teknik alan ve misafir girişlerini dış şartlardan ve binanın önündeki yolun hareketli trafiğinden korunacak şekilde geriye çekilerek davet ederken; dış ünite ve istenmeyen detayların maskelendiği çift yüz kafes çerçeveler kullanıldı.

    IGLO Architects tarafından markanın kurumsal kimliğine uygun nitelikte yenilenen cephe tasarımında yine geri dönüştürülmüş malzemelere yer verilirken sanayi yapısına çağdaş bir görünüm kazandırılmış oldu. Kullanılan tüm ses ve aydınlatma sistemlerinin enerji tasarrufu sağlayacak şekilde seçilmeleri yapının karbon ayak izini azaltan uygulamalardan bir diğeri oldu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sika Yapı Kimyasalları, Deprem Haftası’nda DEGÜDER ve Akademisyenler ile Bir Araya Geldi

    Sika Yapı Kimyasalları, Deprem Haftası’nda DEGÜDER ve Akademisyenler ile Bir Araya Geldi

    Deprem Haftası’nda, Yapı Kimyasalları sektörünün öncü kuruluşu Sika, Deprem Güçlendirme Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beyza Taşkın, Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Canbay, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki ve Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun’un katılımı ile bilinçlendirme projesi gerçekleştirdi. 

    Konunun yetkin isimleri ile Deprem Haftası özelinde yürütülen proje kapsamında; Türkiye’de yapı stokunun depreme uygun üretimi ve güçlendirilmesi ile ilgili görüşlerin yer aldığı videolar, mart ayı boyunca Sika’nın dijital mecralarında yayınlanacak. Proje ile, dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunan ülkemizde, vatandaşların binalarını depreme karşı hazırlarken dikkat etmeleri gereken konularda bilgi verilmesi amaçlanıyor.

    Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun, mevcut yapı stoku içerisinde uzmanlar tarafından incelenerek ömrünü tamamladığı tespit edilen riskli yapılar için güçlendirmenin çok önemli bir alternatif olduğunu belirterek, “Deprem ülkemizin bir gerçeği ve konum olarak aktif fay hatlarının olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Mevcut yapı stoku içerisinde riskli olduğu görülen yapılar için güçlendirme, hem kaynakların doğru yönetilmesi ve ekonomik açıdan, hem de zaman açısından çok önemli bir alternatif durumundadır” dedi. 

    Güçlendirmenin uzmanlık gerektirdiğinin altını çizen Özkun, “Bu konuda bilinçlendirme çalışmaları da yürütüyoruz. Doğru ürünlerin, doğru zamanda, doğru uygulanması konularında; uygulayıcılara, şartnameleri hazırlayanlara, sektör profesyonellerine yönelik eğitim çalışmaları yapıyoruz. Yapısal güçlendirme sıradan bir uygulama değildir, ciddi bir uygulama bilgisi gerektirir. Öncesinde konunun yetkili uzmanlarıyla bir güçlendirme projesinin yapılması ve bu projeye bağlı kalarak uygulamaların da yine yetkili özel uzman uygulayıcılarla gerçekleştirilmesi gerekir” diye belirtti.

    Yapılar deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmeli!

    DEGÜDER-Deprem Güçlendirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, ‘’İstanbul’da 2 milyon bina stoku var ve vatandaşın yaşadığı yapı stokunda ciddi problemlerle karşı karşıyayız. Zamanımız yok. Bu kadar az zaman içerisinde bu kadar fazla yapının imar edilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması kolay değil” diye belirtti. Yapıların deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmesinin en doğru çözüm olduğunu belirten Türkkan “Güçlendirme, binanın 2018 yılı yönetmeliğine uygun hale getirmesi demektir, tamirat demek değildir” diye de ekledi.

    Yapı kimyasallarının, güçlendirme konusunda önemli bir yer tuttuğunu belirten Türkkan “Bir binanın doğru güçlendirilip depremde de ayakta kalabilmesi için, önce doğru bir mühendislik hizmeti, doğru bir proje, iyi bir uygulama firması birleşimine ihtiyacı var. Bununla beraber en önemlisi de yapı kimyasalının özenle seçilmiş olması. Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra çok fazla yapı kimyasalı markası ortaya çıktı. Bunlar denetimsiz şekilde satılmakta ve uygulanmakta, bunun denetim altına alınması çok önemli” dedi.

    Sadece dört yıllık lisans eğitimi deprem tasarımı yapmak için yeterli olmamalı!

    Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Canbay, yapıların depremlere karşı dirençli olacak şekilde tasarlanmasını ifade eden deprem tasarımının önemine değindi. “Proje müellifinin hatalı deprem tasarımı, zemin özellikleri dikkate alınmadan tasarım yapılması ve şantiyedeki imalat kusurları hasara sebep olabilir” dedi.

    Tasarım programlarının sadece birer yardımcı, yol gösterici olduğunu ve esas tasarımın mühendisin bilgisi, mühendislik önsezisi ve tecrübesiyle gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizerek, “Üniversitelerde inşaat mühendisliği eğitiminin yükseltilmesi şarttır. Deprem gibi çok önemli ve hatalı uygulamaların felaketle sonuçlandığı bir alanda, sadece dört yıllık lisans eğitimi ile diploma sahibi olmak, deprem tasarımcısı olmak için yeterli olmamalıdır” dedi. 

    Malzeme seçiminde dikkatli olunmalı!

    İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beyza Taşkın“Güçlendirmenin bütün prensibi doğru malzemenin, doğru yerde, doğru kullanımından geçiyor. Öncelikle malzeme seçerken şunlara dikkat etmek gerekiyor: Seçilen marka kendi bünyesinde Ar-Ge’ye ne denli önem veriyor, kendini ve ürün gamını ne kadar güncelliyor, yapılacak deneylere karşı reaksiyonları ne olur, bağımsız kuruluş çağırılsa ürününün arkasında durabilir mi, CE belgesi başta olmak üzere uluslararası sertifikalara sahip mi, bu gibi konular önemli” dedi.

    Taşkın, Marmara depremlerinden bu yana yapılanları ve beklenen durumu da şu şekilde özetledi: “İstanbul depremine hazır değiliz, ancak eskisi kadar da kötü durumda değiliz, bilinç düzeyi ve teknoloji çok ilerledi” dedi. Hazır olmak için problemin genişliğinin daraltılması gerektiğini belirten Taşkın, “Mevcut yapıların ki buna köprüler, doğalgaz hatları gibi yapılar da dahil, elden geçirilip güçlendirilmeleri; gerekenlerinse bir an önce yıkılıp yeniden inşası tamamlanmalı” dedi. Reflekslerin de çok önemli olduğunu vurgulayan Taşkın, deprem anında doğru davranışları hızlıca yapabilmek için vatandaşların ev ve bulundukları bölge içerisinde afet planlarını oluşturmaları ve tatbikatlar yapmalarını önerdi.

    Doğru teşhis, doğru güçlendirme projesi ve doğru uygulama bir bütün!

    İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki, yapılar için tek tip bir güçlendirme sistemi olmadığını belirterek, “Doğru teşhis, doğru güçlendirme projesi ve doğru uygulama olması gerekiyor. Aksi takdirde yapılan güçlendirme hiçbir işe yaramıyor. Her projenin doğru, her uygulama yapanın doğru uygulama yöntemini yaptığına emin olamayız. Bu nedenle denetim mekanizmaları önemli” diye belirtti. 

    Halk arasında karbon elyaf olarak da bilinen lifli polimer kompozit malzemelerin önemli özellikleri olan ve uygulama kolaylığı sağlayan bir yapısı olduğunu belirten İlki, “Yüksek dayanımlı liflerle polimer matrisin birleşiminden oluşan bu malzemeler hafif, yüksek dayanımlı ve şekillendirilebilirdir. Sonsuz mekanik ve geometrik özelliklerde üretilebiliyor olması da bir avantaj. Dünyada şu an çelik donatı yerine kullanılmaya dahi başlandı. Betonarme yapıların güçlendirilmesinde de çok yaygın olarak, etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yönüyle İstanbul gibi deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerdeki yapıların güçlendirilmesinde de önemli bir yeri vardır” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Depreme karşı koymanın yolu denetim, eğitim ve yapı güvenliğinden geçiyor

    Depreme karşı koymanın yolu denetim, eğitim ve yapı güvenliğinden geçiyor

    Türk Ytong Genel Müdürü Tolga Öztoprak, 1-7 Mart 2024 tarihleri arasındaki Deprem Haftası sebebiyle açıklamalarda bulundu. Deprem zararını azaltmak için toplumsal olarak bilinçlenmemiz ve depreme dayanıklı yapılaşmayı hayata geçirmemiz gerektiğinin altını çizdi.

    Türkiye’nin deprem gerçeğini her gün hatırlaması gerektiğine vurgu yapan Tolga Öztoprak, “Depremi, deprem olduğunda hatırlayıp zaman geçtiğinde unutmak, yokmuş gibi davranmaktan kaçınmalıyız. Depremlerde kaybedilen hayatları yerine koyamayız ama depreme dayanıklı binalar inşa ederek kayıpları en aza indirebiliriz. Ytong olarak bu gerçeği unutmadan çalışmaya, üretmeye; eğitime ve bilinçlendirme çalışmalarına destek vermeye devam edeceğiz” dedi.  

    Türk Ytong Genel Müdürü Tolga Öztoprak, 1-7 Mart 2024 tarihlerindeki Deprem Haftası ile ilgili olarak çeşitli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin deprem gerçeğini her gün hafızalarda taze tutarak buna göre hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Türk Ytong olarak deprem bölgesindeki çalışmalara destek verdiklerini aktaran Öztoprak, “Deprem sebebiyle eğitimine ara vermek zorunda kalan mimarlık öğrencilerine burs veriyoruz. Üniversitelerdeki eğitimlerimiz aralıksız  devam ediyor. Gelecek nesillere sağlam yapılar ve güzel bir gelecek bırakmak için çalışmalarımızı ara vermeden sürdürüyoruz.” dedi.

    Depreme karşı bilinçlenme

    Tolga Öztoprak, “Deprem zararını azaltmak için toplumsal olarak bilinçlenmemiz ve yapı güvenliğimizi en yüksek derecede sağlayacak depreme dayanıklı yapılaşmayı hayata geçirmemiz gerekiyor. Türkiye dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde yer alıyor ve 85 milyona ulaşan nüfusun yüzde 98’lik bölümü, deprem kuşağı üzerinde yaşıyor. Toplumsal olarak depreme karşı bilinçlenme düzeyini en üst seviyelere çıkarmamız gerekiyor.” diye konuştu

    Gerçek bir denetimden geçen binalar ayakta

    Tolga Öztoprak , deprem sonrasında yapılan araştırmalarda standartlara uygun projelendirilen, projeye uygun nitelikli yapı malzemeleri tercih edilen ve gerçek bir denetimden geçen binaların sağlam bir şekilde ayakta durduğunun ortaya çıktığını belirtti. Tolga Öztoprak ayrıca “Standartlarına uygun üretilen malzemenin, tekniğine uygun şekilde yerinde kullanılmasını sağlar, yerinde denetim ve kontrol hizmeti almalarını zorunlu hale getirirseniz depreme dayanıklı ve sağlam yapılar oluşur, aslında kural çok basit ve adımlar çok net” dedi.

     

    Hafif yapılar hayat kurtarır 

    Tolga Öztoprak, depreme dayanıklı yapılaşmada yapı malzemelerinin önemine dikkat çekerek “Deprem esnasında binalar, yapı ağırlığı ile orantılı biçimde depremden etkilenirler. Daha hafif binalar inşa ettiğinizde binaya etkiyen deprem yüklerini, deprem risklerini de azaltmış oluyorsunuz. Bunun için hafif yapı malzemesine ihtiyaç var.  Biz Ytong olarak bu konuyu kurulduğumuz günden bu yana önemsiyor ve duvar bloklarımızı daha hafif hale getirmek için AR-GE çalışmaları yapıyoruz.  Örneğin geçtiğimiz yıl piyasaya çıkardığımız Ytong 0,08 duvar bloklarımız  sağlamlığından ödün vermeden standart gazbeton bloklara göre daha hem daha hafif hem de ısı yalıtım performansı daha yüksek bir malzeme. Tüm üreticileri bu bilinçle üretmeye ve binalarımızı hep birlikte iyileştirmeye davet ediyoruz.” dedi

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TÜİK: Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü %8,8 arttı

    TÜİK: Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü %8,8 arttı

    Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2023 yılı IV. çeyreğinde belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen yapıların bina sayısı %7,9, daire sayısı %16,0 ve yüzölçümü %8,8 arttı.

    Toplam yüzölçümün %55,9’u konut alanı olarak gerçekleşti

    Belediyeler tarafından 2023 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen yapıların toplam yüzölçümü 60,3 milyon m² iken; bunun 33,7 milyon m²’si konut, 12,8 milyon m²’si konut dışı ve 13,8 milyon m²’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

    En yüksek yüzölçüm payı %71,2 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu

    Belediyeler tarafından 2023 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen yapıların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 42,9 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 4,3 milyon m² ile bir daireli binalar izledi.

    Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların yüzölçümü %10,5 azaldı

    Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2023 yılı IV. çeyreğinde belediyeler tarafından yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların bina sayısı %7,0, daire sayısı %8,9 ve yüzölçümü %10,5 azaldı.

    Toplam yüzölçümün %56,5’i konut alanı olarak gerçekleşti

    Belediyeler tarafından 2023 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların toplam yüzölçümü 37,2 milyon m² iken; bunun 21,0 milyon m²’si konut, 8,5 milyon m²’si konut dışı ve 7,7 milyon m²’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

    En yüksek yüzölçüm payı %72,1 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu
     

    Belediyeler tarafından 2023 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 26,8 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 2,2 milyon m² ile bir daireli binalar izledi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı