USD43,04
EURO50,23
JPY0,002743
RUB0,52
GBP57,95
EURO/USD1,16
BIST12.087,97
GR. ALTIN6.172,27
BTC91.149,44
  1. Haberler
  2. Teknoloji
  3. Yazılım ve donanımın uyumu dönüşümü hızlandırıyor

Yazılım ve donanımın uyumu dönüşümü hızlandırıyor

featured
yazilim-ve-donanimin-uyumu-donusumu-hizlandiriyor.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dijitalleşmenin hız kazandığı bir dünyada yazılım, ilerlemenin görünmeyen motoru olarak öne çıkıyor. İletişim kurma biçimimizi, çalışma şekillerimizi, günlük yaşamda kullandığımız cihazları ve üretim süreçlerini yazılım şekillendiriyor. Ancak yazılım, donanımın fiziksel dünyasıyla kusursuz bir şekilde birleştiğinde gerçek potansiyeline ulaşabiliyor. Bosch, CES® 2026 kapsamında yazılım ve donanımın bir araya gelerek daha akıllı bir geleceğin nasıl mümkün kılındığını gözler önüne seriyor. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Tanja Rückert, Las Vegas’ta düzenlenen fuarda yaptığı açıklamada, “Yıllara dayanan donanım ve yazılım uzmanlığımız sayesinde fiziksel dünya ile dijital dünya arasındaki boşluğu kapatabiliyoruz. Donanım ve yazılımı entegre ederek insan odaklı, yani ‘Yaşam için Teknoloji’ anlayışını yansıtan akıllı ürün ve çözümler geliştiriyoruz” dedi. 

Yazılım ve hizmetlerde güçlü büyüme hedefi

Bosch, önümüzdeki on yılın başına kadar yazılım ve hizmetlerden 6 milyar Euro’nun üzerinde gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu gelirin önemli bir kısmının yapay zekâ (AI) tabanlı çözümlerden oluşması bekleniyor. Söz konusu gelirin yaklaşık üçte ikisinin Mobilite iş kolundan gelmesi öngörülüyor. Şirket, yazılım, sensör teknolojileri, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden elde ettiği gelirleri 2030’lu yılların ortasına kadar iki katına çıkararak 10 milyar Euro’nun üzerine taşımayı planlıyor. Bosch, yapay zekânın uygulanması ve geliştirilmesi alanında da öncü rolünü sürdürüyor. Teknoloji şirketi, 2027 yılı sonuna kadar bu alana 2,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapacak.

Kokpit deneyiminde yapay zekâ yenilikleri

Geleceğin araçlarında yapay zekâ kilit bir rol üstleniyor. Bosch, sürüş güvenliğini ve konforunu artırmak için yapay zekâ çözümlerini halihazırda kullanıyor. CES® 2026’da Bosch, yeni yapay zekâ tabanlı kokpit çözümünü tanıtıyor.

Hepsi bir arada bir sistem olarak geliştirilen bu kokpit, araç içi deneyimin yüksek düzeyde kişiselleştirilmesine olanak tanıyor. Büyük dil modeliyle donatılan sistem, kullanıcıyla gerçek bir kişiyle konuşuyormuş hissi veren bir iletişim kurabiliyor. Görsel dil modeli ise araç içi ve araç dışındaki ortamı algılayarak yorumlayabiliyor. Bu sayede sistem, örneğin varış noktasına ulaşıldığında otomatik olarak park yeri arayabiliyor ya da çevrim içi toplantılar sırasında toplantı tutanakları oluşturabiliyor. 

By-wire sistemleriyle yazılım tanımlı sürüş

Bosch, otomatik ve yazılım tanımlı sürüşün temel teknolojilerinden biri olan by-wire sistemlerinde de lider sağlayıcılar arasında yer alıyor. Bu sistemler, fren ve direksiyon için mekanik bağlantıları elektriksel sinyal hatlarıyla değiştirerek tasarım, güvenlik ve yazılım kontrolü açısından tamamen yeni olanaklar sunuyor. Bosch, brake-by-wire ve steer-by-wire ile 2032’ye kadar 7 milyar Euro’nun üzerinde kümülatif satış geliri elde etmeyi bekliyor. Bu kilit teknolojinin pazar dinamikleri 2030’lu yıllarda da hız kazanmaya devam edecek.

Akıllı yazılımla hareket kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor

Bosch’un Vehicle Motion Management (Araç Hareket Yönetimi) yazılımı, frenleri, direksiyonu, güç aktarma sistemini ve şasiyi merkezi olarak kontrol ederek aracın hareketini altı serbestlik derecesinin tamamında yönetmeyi mümkün kılıyor. Bu, bireysel aktüatörlerin daha iyi koordine edilmesini ve daha verimli kullanılmasını sağlıyor. 

Gelecekte bu sistemler sürücünün bireysel ihtiyaçlarına göre de ayarlanabilecek. Yazılım, virajlarda savrulmayı veya dur-kalk trafikte öne-arkaya sallanmayı önemli ölçüde azaltarak hareket kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu da otonom sürüşe giden yolda önemli bir adım olarak görülüyor.

Radar Gen 7 Premium CES’te ilk kez tanıtılıyor

Bosch, sensör teknolojisi ve yapay zekâyı bir araya getiren Radar Gen 7 Premium çözümünü CES’te dünya prömiyeriyle tanıtıyor. Yeni radar sensörü, otoyol pilotu gibi sürüş destek fonksiyonlarını ileri seviyeye taşıyor. Özel anten konfigürasyonu sayesinde maksimum açısal hassasiyet ve çok uzun menzil sunan sensör, 200 metrenin üzerindeki mesafelerde palet veya araç lastiği gibi çok küçük nesneleri dahi algılayabiliyor. Bu sayede karmaşık trafik koşullarında kayıp yükleri veya diğer yol kullanıcılarını doğru şekilde tespit ederek uygun sürüş manevralarını mümkün kılıyor.

eBike güvenlik bir adım daha ileri taşınıyor

Bosch’un donanım ve yazılım uzmanlığı, eBike’ları de daha güvenli hale getiriyor. eBike Flow uygulamasına eklenen yeni özellikle kullanıcılar bisikletlerini veya bataryalarını çalıntı olarak işaretleyebiliyor.

Bu durumda, ikinci el alıcılar, yetkili servisler veya güvenlik birimleri eBike Flow uygulaması üzerinden bağlantı kurmaya çalıştığında uyarı alıyor. Böylece çalıntı eBike’ların yeniden satılması önemli ölçüde zorlaştırılıyor.

Dijitalleşmenin görünmeyen kahramanları: MEMS sensörler

Otomotivden sanayiye, ev teknolojilerinden robotik uygulamalara kadar pek çok yeniliğin temelinde küçük ama son derece gelişmiş sensörler yer alıyor. Bosch, CES’te yeni BMI5 AI MEMS sensör platformunu tanıtıyor. Bu platform üzerine geliştirilen tüm sensörler; yüksek hassasiyet, dayanıklılık ve enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Entegre yapay zekâ fonksiyonları sayesinde hareketleri, konumları ve bağlamları algılayabiliyor. Yeni sensörler; sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarında baş hareketlerini gecikme olmadan takip ederek doğal 3D etkileşim sağlıyor. Aynı zamanda robotların çevrelerini ve hareketlerini yüksek doğrulukla algılamasına yardımcı oluyor. Örneğin, kamera görüşü kısıtlandığında bile insansı robotların doğru yolu bulmasını mümkün kılıyor.

Bosch ve Microsoft’tan “Manufacturing Co-Intelligence®” iş birliği

Bosch, CES® 2026 kapsamında Microsoft ile iş birliğini genişlettiğini duyurdu. İki şirket, “Manufacturing Co-Intelligence®” çözümünü ajan tabanlı yapay zekâ ile geliştirerek üretimde devrim yaratabilecek yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. İki şirket Las Vegas’ta Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayacak.

Ajan tabanlı yapay zekâ; çok büyük veri setlerini analiz edebiliyor, büyük ölçüde otonom kararlar alabiliyor ve üretim, bakım ile tedarik zinciri süreçlerini optimize edebiliyor. Tanja Rückert, “Bu teknoloji, fabrika süreçlerini çok daha akıllı hale getiriyor” dedi. Bosch’un üretim ve endüstriyel yazılım alanındaki derin bilgi birikimi ile Microsoft’un güçlü BT altyapısı ve yazılım uzmanlığı bir araya getiriliyor. Amaç, mevcut üretim süreçlerini yapay zekâ destekli çözümlerle ölçeklenebilir hale getirmek. Böylece fabrikalar daha verimli çalışırken, çalışanların üzerindeki yük de azaltılıyor.

Sahteciliğe karşı cep boyutunda devrim

Bosch’un CES’te tanıttığı bir diğer yenilik ise sahte ürünlerle mücadelede çığır açan Origify çözümü oluyor. Origify, ürünlere dijital bir DNA kazandıran akıllı bir yazılım ekosistemi olarak konumlanıyor. Ek etiketler, çipler veya kodlar yerine ürün yüzeyinin benzersiz ve kopyalanamaz fiziksel özelliklerini analiz eden sistem, ürüne kurcalamaya karşı dayanıklı bir dijital kimlik atıyor. Detector uygulaması sayesinde canlı video akışı kullanılarak birkaç saniye içinde ürünün orijinal mi yoksa sahte mi olduğu tespit edilebiliyor.

Bosch Tech Compass: Yapay zekâ geleceğin itici gücü

Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 70’i yapay zekâyı geleceğin vazgeçilmez unsuru olarak değerlendiriyor.

Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor.

Bosch Tech Compass Türkiye sonuçları: “Yapay zeka çağına hazırız”

İlk defa Türkiye’nin de dahil olduğu Bosch Tech Compass araştırmasının ilk  sonuçlarına göre; katılımcıların dörtte üçü kendini yapay zeka çağını karşılamaya hazır hissediyor. Sonuçlar Türkiye’nin teknoloji ve inovasyona değin gelişmelere açık ve umutlu bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki katılımcılar, teknolojik gelişmelerin dünyayı daha iyi bir yer haline getireceğine ve yapay zekânın toplum için olumlu bir güç olacağına küresel ortalamanın üzerinde bir güven duyuyor. 

Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Bursa'dan Güncel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!