Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Çalışma

  • QNB Sigorta İş Sürekliliği Yönetimi Standardı’na Uygunluk Belgesi Aldı

    QNB Sigorta İş Sürekliliği Yönetimi Standardı’na Uygunluk Belgesi Aldı

    QNB Sigorta, “Bugün, bugünü yaşa” söylemiyle müşterilerinin ve çalışanlarının hayatına değer katma hedefiyle sunduğu hizmetler ile iş sürekliliği süreç ve uygulamalarının uluslararası standartlara uygunluğu kapsamında ISO 22301 İş Sürekliliği Yönetimi uygunluk belgesinin sahibi oldu.

    Şirketlerin beklenmedik durumlara karşı iş sürekliliği yönetimi çalışmalarının yeterliliği konusunda güvence veren bir standart olarak görülen ISO 22301, iş sürekliliğini sağlayabilmeleri için gerekli planları oluşturmuş ve bu süreci yönetebilme gücünü kanıtlayan şirketlerin, kriz dönemlerinden kurtulmaları için doğru adımları atabilecek potansiyele sahip olduklarını gösteriyor. Müşterilerinin gelecek endişelerini ve bugüne odaklanmalarını zorlaştıran kaygılarını ortadan kaldırarak sağlık, hayat ve bireysel emeklilik ürünleri ile onlara “Bugün, bugünü yaşa” diyen QNB Sigorta, ISO 22301 belgesini alarak müşterilerinin refahını ve mutluluğunu sağlamak için iş sürekliliği kapsamında çalışmalarına devam ediyor. 

    Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Risk Yönetimi, Hukuk, İç Kontrol ve Uyum’dan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tolga Ceylantepe, “QNB Sağlık Hayat Sigorta ve Emeklilik A.Ş olarak biz, müşterilerimizin hayatlarını güvence altına alarak iyi hissetmeleri ve alacakları hizmetin kalitesi için iş sürekliliğinin sektörümüz için stratejik öneminin farkındayız. Bunun için de tüm süreçlerimizi kapsayan iş sürekliliği yönetimi çerçevemizin geliştirilmesi ve sürekli iyileştirilmesi için çalışıyoruz. Düzenli olarak tüm süreçlerimiz için iş etki analizleri gerçekleştirerek süreç önceliklendirmelerimizi ve ihtiyaçlarımızı, tedarikçi bilgilerimizi, iş kurtarma ekiplerimizin bilgilerini güncel tutuyoruz. İş Sürekliliği Yönetimi Planımızı yıllık olarak güncelleyerek periyodik testler ve düzenlediğimiz farkındalık haftaları ile tüm çalışanlara yaymaya çalışıyoruz. 2023 yılında ülke olarak hepimizi derinden yaralayan Kahramanmaraş Depremi sonrası iş sürekliliği çalışmalarımızı bir adım daha ileriye taşıyarak sektörde ilklerden biri olan çalışan mobil uygulaması satın almamızı gerçekleştirdik ve acil durum kriz yönetimi özelliklerimizi devreye aldık. Çalışan mobil uygulamamız sayesinde artık çalışanlarımız karşılaştıkları acil durumları ve yardım ihtiyaçlarını şirketimize iletebiliyor, ya da şirketimizin ilan ettiği acil durumlarda güvende olup olmadıkları ile ilgili geri bildirimde bulunabiliyorlar. Yine mobil uygulama üzerinden şirketin iş sürekliliği ve kriz yönetimi dokümanlarına da tek tıkla erişip gerekli yönlendirmeleri alabiliyorlar. Bugün iş sürekliliği yönetimi kapsamındaki tüm çalışmalarımız ile ilgili önemli bir adımı paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. QNB Sigorta olarak, geçirdiğimiz denetim sonucunda iş sürekliliği süreç ve uygulamalarımızın uluslararası standartlara uygunluğunun bir belgesi olan ISO 22301 İş Sürekliliği Yönetimi uygunluk belgesi almaya hak kazandık. Sektörde ilklerden biri olmanın gururunu yaşarken aynı zamanda bu başarımızı iş sürekliliği kültürümüzün bir parçası ve bir başlangıç olarak görüyorum. İş sürekliliği konusundaki çalışmalarımızı sürekli olarak gözden geçirerek, daha güçlü ve dayanıklı bir yapı oluşturmaya devam edeceğiz. Gayretlerimiz sadece bir standardın gereği değil, aynı zamanda müşterilerimize karşı olan sorumluluğumuzun bir ifadesidir. Bu belge, şirketimizin bu sorumluluğunun bilincinde olduğunu ve sürekli olarak iyileşmeye ve gelişmeye açık olduğunu göstermektedir. Bu belgeyi almamızda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

    QNB Sigorta ISO 22301 belgesi ile müşterilerine ve çalışanlarına bugünü rahatça yaşamaları için attıkları adımlarda olduğu gibi, oluşabilecek sorunları önceden görerek çözüm üretebileceklerini ve bunun şirket kültürünün bir parçası olduğunu kanıtlıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Mercedes-Benz Yönetim Merkezi’nde Boytorun Mimarlık İmzası

    Mercedes-Benz Yönetim Merkezi’nde Boytorun Mimarlık İmzası

    Kullanıcılar için farklı ve ilham verici çalışma ortamı seçeneklerinin sunulduğu Mercedes-Benz Yönetim Merkezi’nin bulunduğu bölgeye değer katması ve diğer ülkelerde yer alan ofislere örnek olması amaçlandı. 

    Ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok farklı fonksiyonda mimari ve iç mimari projeye imza atan Mimar Yudum Boytorun ve Mimar Semih Boytorun liderliğindeki Boytorun Mimarlık, Mercedes-Benz Vadi İstanbul Yönetim Merkezi’nin iç mimari projesini tasarladı.

    Boytorun Mimarlık, her biri 1400 metrekareye sahip olan 10 ofis katından ve resepsiyonun bulunduğu giriş bölümünden oluşan Mercedes-Benz Vadi İstanbul Yönetim Merkezi’nde kullanıcılara çok sayıda çalışma ortamı seçeneği sunarken iş birliğinin, öğrenmenin, fikir alışverişinin ve yeniliğin teşvik edildiği güçlü bir aidiyet duygusu yaratan ve üretkenliği artıran bir tasarım yaklaşımını benimsedi.

    Mercedes-Benz Vadi İstanbul Yönetim Merkezi ofislerinin mevcut ofislere kıyasla eksiklerin ve ihtiyaçların detaylı olarak belirlenerek Boytorun Mimarlık tarafından geliştirilen tasarım fikri, kurumun yakalamak istediği dinamik, modern, farklı çalışma biçimlerini bir arada barındıran, kullanıcıların iş dışında ofiste bulunup vakit geçirmesine olanak tanıyan, yenilikçi bir konsept ile biçimlendi. Ofisler, kullanıcıların çalışırken sosyalleşmesini sağlayan modern konseptleri ve tasarım dilleri sayesinde, farklı bölüm personellerinin sohbet etmek ve fikir alışverişinde bulunabilmek amacıyla bir araya gelmesini sağlayan birçok sosyal mekanı bünyesinde barındırıyor. Tasarım aşamasında daha rahat ve konforlu bir çalışma ortamı yaratmak amacıyla, sürdürülebilir tasarım yaklaşımı ve iş birlikçi ortamın sağlanabildiği mekan kurgularıyla hareket eden Boytorun Mimarlık ekibi, mimari ve diğer disiplinlerin ortak paydada buluştuğu tüm çözümleri kurumsal standartlar ışığında detaylandırdı. Teknolojinin, mekan ve mobilya detaylarına entegrasyonuyla, kullanıcıların farklı firma çalışanlarından bir adım ötede olması hedefiyle ofis konseptine yeni bir bakış açısı katmak hedeflendi. 

    Sürdürülebilirlik Anlayışıyla Biçimlenen Tasarım

    Tasarım çalışmaları esnasında Mercedes-Benz’in kurumsal kimliği ve oluşturulmak istenen konsept ön plana çıkarılırken, ürün ve malzeme seçimleri mevcut sorunlara çözüm önerisi sunabilecek nitelikte yapıldı. Esnek çalışma konseptine uygun nitelikte, kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik ve tüm konfor koşullarını sağlayan hareketli mobilyalar, tasarım dili ile bütünlük oluşturacak şekilde seçilerek projeye entegre edildi. Mobilyalarda ve malzeme seçimlerinde geri dönüştürülebilir ve doğal malzeme kullanımı gibi unsurlar göz önünde bulundurulurken, ofisler varlık sensörü, fotoselli vitrifiye seçimleri, gün ışığından maksimum verim alabilen mekan kurgusu gibi farklı önlemlerle sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği bağlamında özelleştirildi. 

    Boytorun Mimarlık tasarımı Mercedes-Benz Vadi İstanbul Yönetim Merkezi, değişen çalışma alışkanlıkları ile gelişebilen esnek bir yapıya sahip. Projedeki ana sirkülasyon güzergahı, bir tarafı kilitli dolaplar, vestiyer, görüşme kabinleri gibi kapalı alanlarla, diğer tarafı esnek bölmelere bölünmüş açık alanla çevrili çekirdeğin etrafında kurgulandı. Doğal günışığı alan çalışma istasyonları ve açık ofis alanları bu çekirdeğin etrafında bulunuyor. Farklı departman personellerinin sohbet etmek ve fikir alışverişinde bulunabilmesi amacıyla kendiliğinden bir araya gelebilmesini sağlayan ana sirkülasyon güzergahı, çekirdeğin etrafında merkezi bir döngü oluşturacak şekilde kurgulandı.

    Sosyal Donatılarla Esnekleşen Yenilikçi Çalışma Ortamları

    Kurumsal renk paletine dayalı canlı bir renk şeması işbirlikçi tasarımın esas alındığı alanları tanımlarken, odaklanma ve dinlenme gibi bazı alanlarda daha sade renkler tercih edilmiş. Bu renk kodlaması, profesyonel değerleri ve işlevselliği korurken, ofisi daha rahat ve konforlu bir çalışma ortamı yaratmaya yönelik yoğun çabanın bir parçası da olmuş. Ofis katlarının girişlerinde yer alan ve kullanıcılarla ilk temasın gerçekleştiği giriş alanlarında haftalık toplantılar, bire bir özel sohbetler, eğitimler, kutlamalar ve her türlü iş birliği için bir mekan olarak hizmet veren bir meydan bulunuyor. Bu meydan, çalışanların birbirleriyle fikir, bilgi ve hikaye alışverişinde bulunmaya teşvik edildiği “sosyal alanlardan” biri. Kullanıcılar,  sessiz çalışma odalarında, ortak çalışma alanlarında, standart çalışma istasyonlarında ya da sosyal alanlarda rezervasyon sistemi yardımıyla kendi çalışma ortamını seçebilir. Sadelik ve şeffaflığın esas alındığı bireysel çalışma alanları, canlı ve dinamik malzeme ve renk seçimleri ile tasarlanmış ortak çalışma alanları ile bütünleştirilmiş. 

    Soyunma dolaplarından vestiyerlere, küçük toplantı odalarından telefon kabinlerine kadar pek çok işlevi barındıran merkezi bölgeler, çalışanlara ana mekanın gürültüsünden uzaklaşmak için bir fırsat sunuyor. Akustik detaylara sahip ahşap kaplamalar, sade renkli halı ve ahşap görünümlü LVT çalışma istasyonlarını çevrelerken, dinamik görünümlü ve kontrast halı/LVT döşeme kaplamaları, merkezin etrafındaki sirkülasyon alanını işaretliyor. Toplantı odaları ve telefon kabinlerini barındıran akustik bölücüler ve çalışma adaları, departmanlar arasındaki sirkülasyon alanı boyunca yerleştirilmiş ve dekoratif amacın yanı sıra, açık ofis düzeninde ses yutucu ve mekan bölücü görevi de görmesi için tasarlandı. Bu akustik bölücüler aynı zamanda sabitlenebilir veya ihtiyaca göre alanları bölmek için taşınabilir bölme paravanlar da olabiliyorlar. Mercedes-Benz ofislerinin sirkülasyon güzergahı, herkes tarafından kolay erişilebilir ve anlaşılır olacak şekilde vurgulandı. Alçak yükseklikte ayırıcılar ve cam bölücüler ile çalışanlar görsel olarak birbirine bağlanırken, özel toplantı odaları mahremiyeti sağlayan ortak çalışma imkanı sunuyor. Enerji açısından verimlilik ve sürdürülebilirlik konseptiyle esnekliği arttırılan çalışma alanları, ofis konseptine yeni bir bakış açısı katıyor. 

    Boytorun Mimarlık, genç ve dinamik yeni çalışma arkadaşlarını bünyesine alabilmeyi hedefleyen Mercedes-Benz firmasının Vadi İstanbul’daki yönetim merkezinde, güçlü ve canlı tasarım anlayışı ile farklı çalışma ve sosyalleşme fonksiyonlarını bir arada bulundurmayı ve kullanıcıların tüm ihtiyaçlarına cevap vererek yeni çalışma kültürüne farklı bir soluk getirmeyi ilke edindi.  Mercedes-Benz Vadi İstanbul Yönetim Merkezi’nin bulunduğu bölgeye değer katarak diğer ülkelerde yer alan ofislere örnek olması hedefleniyor.  

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk moda endüstrisi sosyal uygunluğun ön saflarında yer alıyor

    Türk moda endüstrisi sosyal uygunluğun ön saflarında yer alıyor

    Küresel tedarik zincirlerinde sosyal ve çalışma koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan The Social & Labor Convergence Program (SLCP), Türk tekstil sektöründeki paydaşlarla ikinci kez Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ev sahipliğinde bir araya geldi.  

    Sosyal uygunluk ve sürdürülebilirlik çalışmalarına büyük önem verdiklerini söyleyen Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “Uzun yıllardan bu yana yaptığımız çalışmalarla firmalarımız sürdürülebilirlik yönetimi ve karbon yönetimi, planlama ve üretim süreçleri, sosyal uygunluk kapasitelerinin güçlendirilmesinde büyük bir yol kat etti. İlk olarak 2019 yılında SLCP tanıtımına ev sahipliği yaptığımız bu eğitimin dördüncüsünü düzenledik. EHKİB olarak SLCP ile ortak çalışmalara ve iş birliğine her zaman hazırız. SLCP Doğrulaması Ticaret Bakanlığı İhracat Destekleri ‘Pazara Giriş Belgeleri’ arasına alındı. Tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde sürdürülebilirlik, sosyal uygunluk konuları sektörümüzün en önemli meselelerinden biri ve müşterilerimizin de buna bağlı olarak sosyal uygunluk sertifikası talepleri olmaktadır.” dedi.

    Başkan Sertbaş, “Ancak, sıkıntı da burada başlıyor; müşterilerimizin farklı sertifika talepleri sonucunda çok sayıda farklı denetim süreçlerinden geçmemiz gerekiyor. Bu durum zaman ve finansal açıdan önemli kayıplara neden olmaktadır. Bu nedenle, tekstil ve hazır giyim sektörlerinde hem markalara hem üreticilere getirdiği yük gittikçe artan sosyal denetimleri tek bir platformda toplayarak maliyetlerin azaltılmasını ve kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlamak üzere başlatılan bir ortak girişim olan SLCP’nin burada gerçekleştirdiği etkinlik çok önemli. Sektör olarak çalışma koşullarına, etik konulara ve çevreye olan etkimize her zaman öncelik veriyoruz ancak firmalarımızın denetim yorgunluğuyla mücadelesi de önemli. Bu kapsamda SLCP’nin sektörümüze olumlu katkı sağlayan bir platform olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Aktif büyüklükte Türkiye’nin halka açık en büyük bankası VakıfBank 70 yaşında

    Aktif büyüklükte Türkiye’nin halka açık en büyük bankası VakıfBank 70 yaşında

    Emanetçisi olduğu değerlerin ışığında, toplumun her kesimi için yenilikçi ürün ve hizmetleriyle ülkesinin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunan VakıfBank, 20 milyonu aşan müşterisiyle 70. yaşını kutlamanın mutluluğunu yaşıyor. 

    Kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında 16 Nisan 2024 tarihinde Anıtkabir’i ziyaret eden VakıfBank yönetimi çelenk bırakarak anı defterini imzaladı. 18 Nisan tarihinde ise bine yakın VakıfBanklı Haliç Kongre Merkezi’nde bir araya geldi.

    Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla 1954 yılında 50 milyon liralık sermaye ile kurulan VakıfBank, bugün 2.8 trilyon lira aktif büyüklüğe ulaşarak Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olma rolünü üstleniyor. Banka, milli ekonomiye yaklaşık 2 trilyon liralık katkısı ve sürdürülebilir kalkınmadaki anahtar rolü ile 70. yılını kutlamanın gururunu yaşıyor.  

    Sektörüne yön veren küresel vizyonu, geleceğin bankacılığını bugünden tasarlamaya odaklı ürün ve hizmetleriyle tüm paydaşları için değer oluşturmaya odaklanan VakıfBank, 70. kuruluş yıl dönümünü Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirilen bir dizi etkinlikle kutladı. Yıl dönümü kutlamaları kapsamında VakıfBank üst yönetimi, 16 Nisan 2024 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü manevi huzurunda ziyaret etti. VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih’in anı defterini imzalamasının ardından, VakıfBanklılar akşam yemeğinde bir araya geldi.

    18 Nisan’da ise bine yakın VakıfBanklı, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende bir araya geldi. 70. yıl kutlamasının yanı sıra VakıfBank’ta 15 ve 20 yılını doldurmuş çalışanlara da kıdem ödülleri takdim edildi. 

    Abdi Serdar Üstünsalih: “Hayatın içinde, ülkemizin ve milletimizin daima yanında…” 

    Bu sene kuruluş yıl dönümlerinin Ramazan Bayramı ile aynı zamana denk gelmesi sebebiyle iki sevinci bir arada yaşadıklarına vurgu yaparak sözlerine başlayan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, çalışanların Ramazan Bayramı’nı da tebrik etti. 

    Üstünsalih, 15 Ocak 1954 tarihinde kuruluş kanunu ilan edilen, 13 Nisan’da ise 50 Milyon liralık sermayesi, 2 şubesi ve Ulus’taki ilk genel müdürlük binasıyla hizmet vermeye başlayan VakıfBank’ın bugün, 20 milyonu aşan müşteri sayısı, bine yakın şubesi ve 23 binin üzerinde çalışanıyla Türkiye’nin iki büyük bankasından biri olduğunun altını çizdi. Üstünsalih, 70 yıl önce aldıkları sorumluluğu bugünlere taşıyan tüm çalışma arkadaşlarına da teşekkür etti. 

    70. yıllarında ülke nüfusunun dörtte birinin VakıfBank’ı tercih etmiş olmasının haklı gururunu yaşadıklarını da belirten Abdi Serdar Üstünsalih, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sadece bankacılık alanında değil finans ve finans dışı pek çok alanda da ülkemiz ve milletimiz için emek vermeye devam ediyoruz. 1954 yılındaki ilk iştirakimiz olan Trakya Çimento Sanayii’nden son iştirakimiz olan Vakıf PayS’e kadar birçok paydaşımız ile ekonomik kalkınma serüveninde yol aldık. Yeterli mi? Elbette yetmez… Türkiye’nin uluslararası alanda en başarılı takımı olarak faaliyet gösteren VakıfBank Spor Kulübü’nü de kurduk ve yaşatıyoruz. 2018 yılında yayın hayatına başlayan VakıfBank Kültür Yayınları ile de kültür dünyasındaki büyük bir boşluğu dolduruyoruz. Hayata geçirdiğimiz sosyal sorumluluk projeleri, uygulamaya aldığımız pek çok sürdürülebilir ürün ve hizmetler ile her alanda varız diyoruz. Özetle hayatın içinde, ülkemizin ve milletimizin daima yanında yer alıyoruz.”

    “Bugünden sonra da atacağımız her adım ile, ekonomik kalkınmaya destek olmaya devam edeceğiz” 

    70 yıl boyunca insanların ihtiyaç ve beklentilerinin değiştiğini, bu süre zarfında değişmeyen tek şeyin ise ekonomik ve toplumsal refaha katkı sağlama hedefleri olduğunu kaydeden Üstünsalih, 

     

    “Kurulduğumuz günden bu yana, büyük bir özveri ve emekle inşa ettiğimiz marka itibarımızı koruma ve ecdat yadigarı emaneti daha da büyütme düsturuyla çalıştık. Bugün aktif büyüklükte Türkiye’nin en büyük iki bankasından biri, hatta halka açık en büyük bankasıyız. Bu başarının temelinde, çağın dinamiklerini iyi okumak, yerinde karar almak, teknolojiyi izleyen değil ona yön veren stratejiler belirlemek ve şartlar ne kadar zor olursa olsun gayret etmek yatıyor.” 

    “Bu zamana kadar olduğu gibi bugünden sonra da atacağımız her adım, sadece VakıfBank’ın değil, aynı zamanda ülkemizin de geleceğini şekillendirmeye devam edecektir. Bu anlayış doğrultusunda çok çalışmalıyız” dedi. 

    VakıfBank 70. yılını “yetmez” mesajıyla kutladı

    VakıfBank, kuruluş yıl dönümü vesilesiyle “Yaşımız yetmiş ama yetmez” mesajıyla bir de reklam filmi yayınladı. Filmde bugüne kadar Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirdikleri çalışmaları paylaşan VakıfBank, bu ülke için yaptıklarının asla yeterli olmadığını ve gelecek için daha çok çalışma vizyonunu da ortaya koydu. Filmde ayrıca VakıfBank’ın hiçbir koşulda çalışmaktan, ilerlemekten, hayal kurmaktan vazgeçmeyen insanların yanında olacağının da altı çizildi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • BANTBORU 2022 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

    BANTBORU 2022 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

    Çevre, toplum ve ekonomi üçgeninde sürdürülebilirlik odağını, işinin ayrılmaz bir parçası olarak gören BANTBORU, katılımcısı olduğu, dünyanın en büyük küresel sürdürülebilirlik inisiyatifi UN Global Compact’in (UNGC) İlerleme Bildirim Raporlaması (COP) ana hatları uyarınca hazırladığı 2022 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. 

    50 yılı aşkın geçmişiyle otomotiv ve soğutma ürünleri endüstrilerinde önem taşıyan boru sistemlerinde dünyanın en önemli 5 üreticisinden biri olarak dünyada üretilen her 100 araçtan 4’ünün kritik sistemlerinde ürünleriyle yer alan ve küresel otomotiv pazarındaki payını 2025 yılı sonuna dek ikiye katlamaya hazırlanan BANTBORU, 2022 yılına ait Sürdürülebilirlik Raporunu yayınladı. Rapor içeriği, şirketin katılımcısı olduğu UN Global Compact’in (UNGC) Şirketler için İlerleme Bildirimi Raporu (COP) ana hatları ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) referans alınarak, PRactice Communication Management desteğiyle hazırlandı.

    Gebze Organize Sanayi Bölgesi ve İzmit Köseköy’de yer alan 3 üretim tesisinde, yaklaşık 15 bin metrekare çatı alanı üzerine kurulu güneş enerji santrali sistemiyle 2022 yılında yenilenebilir kaynaklardan 3 MW elektrik üretimi gerçekleştiren BANTBORU, üretim faaliyetlerindeki enerji tüketiminde doğal kaynaklardan yararlanmaya devam ediyor. 2022 yılında 2021’e oranla üretim birimi başına elektrik tüketiminde yaklaşık yüzde 7, doğal gaz tüketiminde yaklaşık yüzde 6, su tüketiminde de yüzde 8’in üzerinde azalma sağlayan BANTBORU, üretim birimi başına tehlikeli ve tehlikesiz atık oluşumda düşüş elde etti. BANTBORU 2022 yılında tehlikeli atıkların yüzde 100’ünü, tehlikesiz atıkların da yüzde 99,97’sini geri dönüşüme yönlendirdi. BANTBORU, sürdürülebilirliğin sosyal boyutunda odaklandığı toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları, kapsayıcılık ve çeşitlilik, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma koşulları ve insan hakları ve iş etiği ilkeleri kapsamında sürekli iyileştirme faaliyetlerine devam etti.

    İstikrarlı büyümelerini sürdürürken, bir dünya şirketi olarak evrensel iş yapış modellerini ve sürdürülebilirliğin temel ilkelerini benimsediklerini ifade eden BANTBORU CEO’su Sinan Gider, “Cumhuriyetimizin 100., şirketimizin 51. kuruluş yılı olan 2023, küresel ayak izimizi 3 kıtada, 5 ülkede üretimle farklı bir boyuta taşıdığımız; Ar-Ge ve üretim gücümüzün yanı sıra kurum kültürümüzü de ihraç eden, çalışanlarına uluslararası kariyer fırsatları sunan, farklı coğrafyalarda, farklı kültürleri kapsayan çok uluslu bir yapıya dönüşümümüzü tamamladığımız çok özel bir yıl oldu. 2022 yılı da bizler için bu önemli büyümeye ve dönüşüme hazırlıklarımızı sürdürdüğümüz, yoğun çalışma bir temposunu büyük gurur ve heyecanla yaşadığımız bir zaman dilimiydi. Bu süreçte Sürdürülebilirlik konusunda da önemli çalışmalara imza attık ve bunları paydaşlarımızın bilgisine sunmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

    Sinan Gider sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu dinamizmi, işimizle ilgili yapısal güçlerimizin yanı sıra, küresel değer zincirlerinde bir iş yapma koşulu olarak önemini giderek artıran sürdürülebilirlik konusunu da kapsayacak şekilde oluşturduğumuz yeni kurumsal kimliğimize de yansıttık. İşimizi yaparken sergilediğimiz özgün yaratıcılığımız, iş ortaklarımızın bize duydukları güven ve daha iyi bir dünyada daha iyi bir yaşam için sürdürülebilirliğe katkı yapma azmimiz, işimizin temelini oluşturan ortak değerlerimizle pekişiyor ve kimliğimizi oluşturuyor. Bu özelliklerimizi, yeni kurumsal sloganımızda ‘Ingenuity. Reliability. Sustainablity.’ olarak özetliyoruz. Sürdürülebilirlik, yönetişim ve etik uyum, tüm endüstrilerde küresel değer zincirlerinin temel belirleyicileri arasına girmiş konulardır. BM Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) katılımcısı ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) imzacısı olarak, bu konularda toplum, çevre, ekonomi üçgeninde değer zincirimize yayılacak adımlar atmayı, işimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Raporumuz, özgün yaratıcılığımızın ve iş ortağı güvenilirliğimizin yanı sıra, daha sürdürülebilir bir gezegende daha iyi toplumsal yaşam azmimizin de bir ifadesidir. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

    BANTBORU’nun sürdürülebilirlik yaklaşımının temelini, şirketin iş yönetimi taahhütlerinin tüm yönleri gibi, şeffaflık, adillik, sorumluluk ve hesap verebilirlik oluşturuyor. Şirketin faaliyetlerinin çevre, insan ve ekonomi üzerindeki etkilerini belirleme, anlama ve önceliklendirme üzerine kurulu BANTBORU sürdürülebilirlik stratejisi, öncelikli konuları tanımlamayı ve bu konularda sürekli iyileştirme çalışmaları yapmayı ve bu çalışmaları düzenli ve şeffaf bir şekilde raporlamayı içeriyor. Her sürdürülebilirlik raporlama dönemi için öncelikler evrensel sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde belirleniyor. BANTBORU bünyesinde Sürdürülebilirlik çalışmalarının yönetimi, CEO ve Yönetim Kurulu koordinasyonunda BANTBORU İSG-Ç, Sürdürülebilirlik ve Dış Kurumsal İletişim Müdürlüğünce gerçekleştiriliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akbank Genel Müdürlük Binasında Yenilikçi Dönüşüm Hareketi Başladı

    Akbank Genel Müdürlük Binasında Yenilikçi Dönüşüm Hareketi Başladı

    Akbank, genel müdürlük binasında kapsamlı bir mimari dönüşüm hareketini başlattı. Akbank’ın köklü ve dinamik yapısını, teknoloji ve yenilik odaklı çalışma modelini ve ilkeli ve sürdürülebilir bankacılık anlayışını yansıtan bu dönüşümle, Akbanklılara yeni nesil bir çalışma alanı sunuluyor. 

    Akbank, dinamik, yenilikçi, şeffaf ve sürdürülebilir bir genel müdürlük merkezi dönüşümü ile bankanın köklü değerlerinin ve vizyoner bakış açısının bir temsilini inşa ediyor. Bu yıl tamamlanması planlanan mimari dönüşüm projesiyle, Akbank örnek gösterilecek çalışma alanlarından birini Türkiye’ye kazandıracak.

    Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Pınar Anapa; “Akbank’ta şubelerimizin ve çalışma ofislerimizin mimari dönüşümü, Akbank kültürünün ve değerlerinin bir yansımasıdır. Bu dönüşümün temelinde, şeffaf, yenilikçi, iş birliğine dayalı çalışma ortamları, sanatın ilham verici gücü, teknoloji ve inovasyonun getirdiği olanaklar, sosyal ve insan odaklı alanlar ve sürdürülebilirlik ilkeleri yatıyor. Bu bakış açısıyla, önce şubelerimizin mimari dönüşümünü gerçekleştirdik ve geleceğin bankacılığını bugünden şubelerimizde deneyimlenebilir kıldık. Şimdi de genel müdürlük merkezimizde Akbanklıların iyi olma hali ve memnuniyeti, müşteri deneyimindeki kalite ve etkinlik, toplum ve çevre için yarattığımız değerler odağında yeni bir dönüşüme imza atıyoruz. Bu çalışmalarımızla bir kez daha gösteriyoruz ki, Akbank olarak sadece bankacılık hizmeti sunmuyor, aynı zamanda yaşamı ve iş dünyasını şekillendiren bir güç olma yolunda ilerliyoruz” dedi.

    İş Birliğine ve Etkileşime Açık Alanlar

    Akbank’taki mimari dönüşümle, iş birliğini ve etkileşimi artıran, birlikte çalışmayı, yeni fikirler üretmeyi kolaylaştıran alanlar yaratılıyor. Esnek kullanıma uygun ve sanat ile zenginleştirilen yeni tasarım, Akbanklıların yaratıcılığını destekliyor, daha verimli, aynı zamanda daha keyifli çalışabilmeleri için yeni alanlar sunuyor.

    Sanatla İlham Veren Bir Mekan

    Uzun yıllardır sanatın güçlü destekçisi olan Akbank, sanatı iş ortamına entegre ederek Akbanklılara ilham veren bir atmosfer sunmayı hedefliyor. Girişten itibaren göze çarpan sanat eserleri, binanın her köşesinde estetik bir deneyim sunuyor. Akbank’ın yenilenen binasında Refik Anadol’un bankaya özel tasarlayacağı bir eseri de bulunacak.

    Geleceğin İş Ortamı

    Dönüşüm projesinde ileri teknolojiler ve inovasyon önemli bir yere sahip. Tasarlanan alanlar, çağın gereksinimlerine uygun şekilde bağlantılı teknolojiler ile donatılıyor. Birbirine dijital araçlarla bağlı alanlar Akbank’ın merkezinden dünyanın dört bir yanında profesyonellerle ortak çalışma imkânı sağlıyor. 

    Sosyal ve İnsan Odaklı Dönüşüm

    Akbanklıların iyi olma halini ön planda tutan Akbank, bu dönüşüm sürecinde de sosyal alanlara ve ergonomik düzenlemelere özel önem veriyor. Hibrit çalışma modeli ekseninde Akbank ofisleri ev konforuna taşınırken, farklı nesillerin bir arada çalışabileceği ve sosyalleşebileceği alanlar yaratılıyor. 

    Aynı zamanda bu alanların sağlıklı yaşam tarzını destekleyici olması için yüksek hava kalitesi ve uygun sıcaklık seviyesinin sağlandığı, gün ışığından maksimum seviyede yararlanılan, ergonomik mobilyalarla vücut sağlığının desteklendiği bir çalışma ortamı sunuluyor.

    Akbank, Sürdürülebilir Bir Değer Yaratıyor

    76  yıllık deneyimiyle birlikte dinamik ve köklü bir banka olan Akbank, tüm çalışmalarında olduğu gibi mimari dönüşüm projesinde de sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine alıyor. Tüm süreçlerde geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımına özen gösteriliyor. Sürdürülebilirlik esaslı bir dönüşüme imza atılıyor. Ayrıca alanında öncü bir ileri dönüşüm projesi ile de mimari dönüşüm hareketi çocukların ve gençlerin geleceğine değer sunan, çevreye ve ekonomiye katkı sağlayan bir çalışma ile desteklenecek.           

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kaspersky’nin yaptığı araştırma, kurumsal web uygulamalarında erişim kontrolü ve veri açığa çıkarma hatalarının yaygın olduğunu ortaya koyuyor!

    Kaspersky’nin yaptığı araştırma, kurumsal web uygulamalarında erişim kontrolü ve veri açığa çıkarma hatalarının yaygın olduğunu ortaya koyuyor!

    Kaspersky Security Assessment uzmanları tarafından yapılan yeni bir araştırma, şirket içinde geliştirilen kurumsal web uygulamalarındaki en tehlikeli ve yaygın güvenlik açıklarını belirledi. 2021 ile 2023 arasında incelenen uygulamaların çoğunda erişim kontrolü ve veri korumasıyla ilgili kusurlar bulundu. Bu kusurların toplam sayısı birkaç düzine olarak karşımıza çıkıyor. En yüksek risk seviyesindeki zafiyetler arasında en çok SQL enjeksiyonlarına atıfta bulunuluyor.

    Sosyal ağlar, e-posta ve çevrimiçi hizmetler gibi web uygulamaları, temelde kullanıcıların bir tarayıcı aracılığıyla bir web sunucusuyla etkileşime girdiği web siteleri. Kaspersky, son çalışmasında BT, devlet, sigorta, telekomünikasyon, kripto para, e-ticaret ve sağlık kuruluşları tarafından kullanılan web uygulamalarındaki güvenlik açıklarını araştırarak kurumların başına gelebilecek en yaygın saldırı türlerini belirledi.

    Ağırlıklı güvenlik açığı türleri, erişim kontrolü kusurlarının kötü niyetli kullanım potansiyelini ve hassas verilerin korunmasındaki başarısızlıkları içeriyordu. 2021 ve 2023 yılları arasında, bu çalışmada incelenen web uygulamalarının %70’i bu kategorilerde güvenlik açıkları sergiledi.

    Bozuk erişim kontrolü güvenlik açığı, saldırganlar kullanıcıları yetkili izinleriyle sınırlayan web sitesi politikalarını atlamaya çalıştığında kullanılabiliyor. Bu durum yetkisiz erişime, verilerin değiştirilmesine veya silinmesine ve daha fazlasına yol açabiliyor. İkinci yaygın hata türü ise şifreler, kredi kartı bilgileri, sağlık kayıtları, kişisel veriler ve gizli iş bilgileri gibi hassas bilgilerin açığa çıkmasını içeriyor ve bu durum güvenlik önlemlerinin artırılması ihtiyacını vurguluyor.

    Kaspersky Security Assessment ekibinde güvenlik uzmanı Oxana Andreeva, “Derecelendirme, çeşitli şirketlerde kurum içinde geliştirilen web uygulamalarındaki en yaygın güvenlik açıkları ve bunların risk düzeyleri dikkate alınarak derlenmiştir. Örneğin, bir güvenlik açığı saldırganların kullanıcı kimlik doğrulama verilerini çalmasını sağlayabilirken, bir diğeri sunucuda kötü amaçlı kod çalıştırılmasına yardımcı olabilir ve her biri iş sürekliliği ve esnekliği için farklı derecelerde sonuçlar doğurabilir. Sıralamalarımız, güvenlik analizi projeleri yürütme konusundaki pratik deneyimlerimizden yola çıkarak bu değerlendirmeyi yansıtıyor” diyor.

    Kaspersky uzmanları, yukarıda listelenen gruplardaki güvenlik açıklarının ne kadar tehlikeli olduğunu da inceledi. Yüksek risk teşkil eden güvenlik açıklarının en büyük oranı SQL enjeksiyonları ile ilişkilendirildi. Özellikle, analiz edilen tüm SQL Injection güvenlik açıklarının %88’i yüksek riskli olarak kabul edildi. Yüksek riskli güvenlik açıklarının bir diğer önemli payının zayıf kullanıcı şifreleriyle bağlantılı olduğu tespit edildi. Bu kategoride, analiz edilen tüm güvenlik açıklarının %78’i yüksek riskli olarak sınıflandırıldı. 

    Kaspersky Güvenlik Değerlendirme ekibinin incelediği tüm web uygulamalarının yalnızca %22’sinin zayıf parolalara sahip olduğunu belirtmek önemli. Bunun olasının bir nedeni, çalışma örneğine dahil edilen uygulamaların gerçek canlı sistemler yerine test sürümleri olması.

    Araştırmayı daha derinlemesine incelemek için Securelist web sitesini ziyaret edin. Araştırmada belirtilen güvenlik açığı kategorileri, OWASP Top Ten derecelendirmesinin kategorileri ve alt kategorileri ile uyumlu. Çalışmada açıklanan en yaygın web uygulaması güvenlik açıklarının giderilmesi, şirketlerin gizli verileri korumasına ve web uygulamaları ile ilgili sistemlerin tehlikeye atılmasını önlemesine yardımcı oluyor.

    Web uygulamalarının güvenliğini artırmak ve bunlara yönelik olası saldırıları zamanında tespit etmek için Kaspersky Security Assessment ekibi şunları öneriyor:

    • Güvenli Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü (SSDLC) kullanmak;
    • Düzenli uygulama güvenlik değerlendirmesi yapmak;
    • Uygulamaların çalışmasını izlemek için günlük kaydı ve izleme mekanizmalarının kullanılması.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone’un Çalışma Kültürünü Tanıttığı Yeni Kampanyasına Büyük İlgi

    Vodafone’un Çalışma Kültürünü Tanıttığı Yeni Kampanyasına Büyük İlgi

    Türkiye’nin en iyi çalışan deneyimini sunan işvereni olmayı hedefleyen Vodafone, çalışma kültürünü ve çalışanlarına sunduğu imkânları kamuoyuyla paylaşmak üzere sosyal medya üzerinden bir tanıtım kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında hazırlanan ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ile Vodafone’un reklam yüzü Aras Bulut İynemli’nin rol aldıkları iş görüşmesi videosu büyük ilgi gördü.

    Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, çalışan deneyimini artırmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Türkiye’nin en iyi çalışan deneyimini sunan işvereni olmayı hedefleyen Vodafone, çalışma kültürünü ve çalışanlarına sunduğu imkânları kamuoyuyla paylaşmak üzere sosyal medya üzerinden bir tanıtım kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında hazırlanan ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ile Vodafone’un reklam yüzü Aras Bulut İynemli’nin rol aldıkları iş görüşmesi videosu büyük ilgi gördü. Videoda, “Vodafone’da çalışmak güzel iş” anlayışıyla sunulan ebeveyn izni uygulamasından yurtdışında çalışma olanaklarına kadar pek çok farklı İK politikası tanıtılıyor.

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler, şunları söyledi:

    “Tüm sektörlerin ve her büyüklükten işverenin aradığı yeteneklere ulaşabilmesi için artık güçlü bir işveren markası stratejisine ihtiyacı var. Güçlü bir işveren markası algısını yaratabilmek için konuyu özellikle üst yönetimin sahiplenmesi çok kıymetli. Bu anlayışla, şirketimizde üst yönetimden kişilerin de yer aldığı bir çalışma grubu oluşturduk ve Türkiye’nin en iyi çalışan deneyimini sunan işvereni olma hedefiyle çalışmalarımıza başladık. Organizasyonumuzu çalışma arkadaşlarımız için harika bir işyeri yapan pek çok farklı uygulama, politika ve stratejiyi işbirliği içinde hayata geçiriyoruz. ‘Vodafone’da çalışmak güzel iş’ diyerek, tüm çalışma arkadaşlarımızın #oldugumgibi diyebildiği bir ekosistem yaratmak ve bu kültürü en iyi şekilde potansiyel adaylarımıza da yansıtmak istiyoruz.”

    Her alanda fırsat eşitliğini hedefliyor

    Vodafone, iş süreçlerinden başlayarak her alanda fırsat eşitliği sağlama hedefiyle çalışıyor. Çeşitliliği iş yapma biçiminin bir parçası olarak gören Vodafone, herkesin kendisi olabileceği kapsayıcı bir kültür inşa etmeye önem veriyor. Teknoloji sektöründe kadın çalışan oranı %10 iken, Vodafone Türkiye’de bu oran %43; icra kurulunda görev alan kadınların oranı ise %60. Kadın çalışan oranını %50’ye taşımayı hedefleyen Vodafone, işe alım süreçlerinde %50-50 kadın-erkek fırsat eşitliğini hedef olarak alıyor. Adayların daha adil ve eşit koşullarda değerlendirilebilmesi için liderlere yapay zeka tabanlı bir platform üzerinden saklı özgeçmişler (blind CV) iletiyor. Böylece, olası önyargıların önüne geçerek, adayların sadece deneyim ve yeteneklerine göre değerlendirilmesini sağlıyor.Teknoloji ve satış alanlarında kadın istihdamını artırmak için her yıl kadın odaklı stajyer programlarıyla gençlere mezuniyet öncesi deneyim fırsatı sunuyor. Ayrıca, genç yetenek programı Discover kapsamında toplam işe alımlarda %60 kadın oranı hedefiyle istihdam çalışmalarını yürütüyor. 

    Ev İçi Şiddet Prosedürü ile ev içi şiddetten doğrudan ya da dolaylı etkilenen çalışanlarına 10 güne kadar ek ücretli izin, finansal destek, çalışana özel 7/24 Ev İçi Şiddet Destek Hattı’na erişim gibi hizmetler sunuyor.

    Kırmızı Çizgi Dilde Dönüşüm projesiyle, e-posta yazışmalarında kapsayıcılığa uymayan kelimeleri çizip eşitlikçi ve doğru ifadelere yer veren kapsayıcı bir dil öneriyor.

    Ebeveyn izninden babalar da faydalanabiliyor

    Vodafone, ebeveyn çalışanlar için okul başlangıç ve karne günlerinde izin uygulaması gerçekleştiriyor. Ebeveyn izni uygulaması kapsamında babalara da 16 hafta ücretli izin desteği sağlıyor.

    Hem fırsat eşitliğine hem de esneklik kapsamında kişilerin farklı ihtiyaçlarına göre şirket içi uygulamalarla çözüm bulan Vodafone, kariyerlerine gerek gelişim gerek özel sebepler nedeniyle ara vermek isteyen çalışanlarına 3 aya kadar “kariyer molası” izni veriyor.

    Çalışanlarının kariyer gelişimini destekliyor

    Vodafone, çalışanlarının gelişimini kariyer ve performans yönetiminin merkezine koyuyor. Çalışanların kurum üzerindeki etkilerini, ödüllerini ve tanınmalarını artırmak için kendilerini geliştirmelerini ve yeni beceriler kazanmalarını sağlıyor. Şirketindeki çalışma arkadaşlarını kendilerinin belirledikleri MBA programına katılmaları için destekleme imkanı tanıyan Vodafone, ayrıca MIT, Harvard ve Skillsoft gibi dünyanın tanınmış içerik sağlayıcıları aracılığıyla çalışanlarına yeni yetkinlikler kazanma ve mevcut yetkinliklerini geliştirme fırsatı sunuyor.

    Çalışanları arasında yaratıcı düşünceyi teşvik eden Vodafone, hem müşteri deneyimini hem de çalışanlarının deneyimini hep bir adım daha öteye taşımaya önem veriyor. Bu yönde hayata geçirdiği kurum içi girişimcilik yarışması WeNovate ile şirkette inovasyon kültürünü ve ekip birliğini güçlendirmeyi hedefliyor.

    Yurtışında çalışma imkânı sunuyor

    Vodafone, global bir şirket olarak çalışanlarına uluslararası deneyim de kazandırıyor. Vodafone çalışanları, farklı ülkelerdeki pozisyonlara başvurup kariyerlerini yurtdışında lokal bir çalışan olarak devam ettirebiliyor. Kariyerine yurtdışında devam etmeyi tercih eden çalışanlarını global elçi olarak konumlandıran şirket, belli süreyle yurtdışında deneyim kazanmak isteyen çalışanlarına yönelik Grow Experience programı, üniversite öğrencilerine yönelik gelişim programı Vodafone Campus Labs ve günlük iş akışında farklı ülkelerden kişilerle bir ekip halinde çalışma imkânı sağlayan organizasyon yapısı ile çalışanlarına yurtdışı deneyimi kazanma konusunda önemli fırsatlar sunuyor. Halihazırda 170’i aşkın Vodafone Türkiye çalışanı İngiltere, Almanya, İtalya, Portekiz, Yunanistan başta olmak üzere 21 ülkede çalışmaya devam ediyor.

    Esnek çalışma modelini benimsiyor

    Vodafone, hibrit çalışma modeli sayesinde evden çalışmanın getirdiği verimlilik ile ofiste bir arada olmanın getirdiği sinerjiyi harmanlıyor. Vodafone çalışanları, haftada 2 gün ofisten, 3 gün de evden çalışabiliyor. Ek olarak, tüm çalışanlara 4 hafta dilediği yerden çalışma esnekliği sunuluyor. Deneyimleme kültüründen beslenen Vodafone, çalışanları için 2024 yılında ilk kez Ağustos ayını çalışanlarına uzaktan çalışma olarak planlıyor. Böylece çalışanlar 2 ay boyunca diledikleri yerden çalışabilecekler. Vodafone çalışanları, ergonomi paketi desteği ile anlaşmalı marka ve internet siteleri üzerinden çalışma alanlarını daha sağlıklı hale getirirken, esnek ulaşım ödeneği ile ofise ulaşım konusunda kendi ihtiyaçlarına göre kişisel planlamasını yapabiliyor. Diğer yandan, OneApp uygulamasıyla ofis binalarına rahatça ve temassız giriş yapabiliyor; kendileri ya da ekipleri için masa ve toplantı odası rezerve edebiliyor; spor salonu, spor dersleri, fizyoterapist, kuaför ve berber gibi hizmetlerden faydalanabiliyor.

    Ödüllendirme programları ve yan haklarla fark yaratıyor

    Vodafone, ödüllendirme ve yan haklar kapsamında da esnek bir yaklaşım benimsiyor ve bireysel ihtiyaçlara cevap verecek, wellbeing’i destekleyen, seçim şansını çalışana bırakan bir modelle ilerliyor. Bu kapsamda, çalışanın yan haklarını yaşam tarzına ve farklı ihtiyaçlarına göre belirlemesi için kurgulanmış Vflexy Esnek Yan Haklar Programı; başarıların takdir edilmesini ve çalışan motivasyonunu artırmayı amaçlayan Vodafone Stars Ödüllendirme Programı; aile danışmanlığı, iş ve özel yaşamda ilişki sorunları, ergenler ve çocuklarla ilgili sorunlar gibi konularda uzman klinik psikologlardan destek alma imkânı sunan Çalışan Destek Programı gibi çeşitli uygulamalar sunuluyor. Vodafone’da çalışanların oluşturduğu ve kürek, voleybol, basketbol, futbol branşlarında turnuvalara hazırlanan spor takımları da bulunuyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Güler Sabancı: “Kadınların eğitim ve istihdama erişimi temel bir insan hakkıdır ve kalkınma için ön koşuldur”

    Güler Sabancı: “Kadınların eğitim ve istihdama erişimi temel bir insan hakkıdır ve kalkınma için ön koşuldur”

    Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bir mesaj yayınladı. Güler Sabancı mesajında, “Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek ne eğitimde ne istihdamda (NEET) yer alan genç kadın oranına sahip ülke konumunda. Bu tabloyu pozitif yönde değiştirmek için hepimizin yapabilecekleri var.” dedi.

    Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, yayınladığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajında, Türkiye’de 3,2 milyon genç kadını ilgilendiren ne eğitimde ne istihdamda (NEET) yer alan genç kadınları işaret etti. Sabancı, iş birliğine ve ortak çalışmanın önemine değindiği mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Sabancı Vakfı olarak araştırmalarımız ve gözlemlerimiz sonucunda ülkemizin en büyük problemlerinin başında ne eğitimde ne istihdamda yer alan genç kadın istihdamının geldiğini görüyoruz. Her zaman vurguladığımız gibi eğitime ve istihdama erişim hem temel bir hak hem de kalkınma için bir ön koşuldur. Bu kapsamda kadınlar ve kız çocuklarına fırsat eşitliği sağlanması için Vakıf olarak 50 yıldır önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. 2022 yılında başlattığımız Geleceğini Kuran Genç Kadınlar projesi, 18-29 yaş aralığındaki genç kadınların ekonomik ve toplumsal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla tecrübelerimizden yola çıkarak hayata geçirdiğimiz çok önemli projelerimizden biri. NEET genç kadın sorununa dikkat çekmek ve Türkiye’de bu konuda gündem oluşturmak en temel hedefimiz. Bunu da projenin ilk gününden bu yana yoğun emek ve özverili çalışmalar sonucunda bir nebze olsun başardığımıza inanıyoruz. Projeye başladığımızda yüzde 50,5 olan NEET genç kadın oranı bugün yüzde 45 seviyelerine düştü. Sayıları 3,5 milyonu bulan NEET genç kadın sayısı da 3,2 milyona geriledi. Ortaya çıkan sonuç her ne kadar pozitif gözükse de OECD ülkeleri arasında maalesef NEET genç kadın oranında hala ilk sıradayız. Bu konuda gidilecek çok yolumuz var. Geleceğini Kuran Genç Kadınlar projesinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı gibi güçlü ortaklarımızla beraberiz. Çünkü toplumsal sorunların çözümünde iş birliğinin gücüne sonuna kadar inanıyoruz. Toplumsal sorunların bugünden yarına çözüme kavuşması mümkün değil. Tabloyu tersine çevirmek için herkesi bu sorunun çözümünün bir parçası olmaya davet ediyorum.” 

    Sabancı Vakfı’nın kadınlar ve kız çocuklarına yönelik çalışmaları

    Sabancı Vakfı, OECD’nin filantropi alanına yönelik 2019 yılında yayınladığı raporda, cinsiyet eşitliğine odaklanan dünya çapındaki en iyi 7 vakıf arasında yer aldı.

    Türkiye’de her iki genç kadından birini yakından ilgilendiren ne eğitimde ne istihdamda (NEET) yer alan genç kadınların ekonomik ve toplumsal hayata katılımlarını artırmayı hedefleyen Geleceğini Kuran Genç Kadınlar projesi, NEET genç kadınların farkındalıklarını artırmak, güçlenmelerini sağlamak, becerilerini ve istihdam fırsatlarını iyileştirmek için hayata geçirildi. Bu kapsamda şimdiye kadar genç kadınların kendilerine en yakın iş, staj, eğitim ve girişim desteği fırsatlarına ulaşmalarını sağlayan “Fırsatlar Haritası”, “Güçlenme ve Mesleki Beceri Eğitimleri”, “Mentorluk Programı” ile “Hibe Programı” gerçekleştirildi. Üçüncü yılına giren projenin çalışmaları hız kesmeden devam ediyor.

    Kadın, genç ve engellilerin eşit fırsatlara sahip olmalarını ve topluma aktif katılımlarını destekleyen Sabancı Vakfı, 2007 yılından bu yana Hibe Programı kapsamında sivil toplum kuruluşlarının projelerini destekliyor. Hibe Programı ile sivil toplum kuruluşlarının erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesi, kız çocuklarının eğitimi, kadınların güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik projelerine destek veren Vakıf, Sabancı Üniversitesi ortaklığıyla “Mor Sertifika Programı” ile de eğitim ortamında toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini geliştirmeyi amaçlıyor. 

    Sabancı Vakfı’nın kuruluş yılından bugüne kadar kadınlara ve kız çocuklarına yönelik pek çok çalışması bulunuyor. Bunlar arasında kız çocuklarının eğitimine katkı sağlamak amacıyla devam eden burs programı ile 17 ilde inşa edilen 19 öğrenci yurdu bulunuyor. Kadınların ve kız çocuklarının insan haklarının geliştirilmesi amacıyla 10 yıl boyunca sürdürülen “Birleşmiş Milletler Ortak Programı”, erken yaşta evliliklerle mücadele etmek için Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile 2018 yılından beri yürütülen “Çocuk Yaşta Evliliklerin Önlenmesi” projesi ve özel sektörün aile içi şiddetle mücadelede aktif rol almasını teşvik eden ve somut çözüm önerileri sunan “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı” projeleri yer alıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • ITU-T, Türk Telekom’un yerli mühendis katkısıyla hayata geçirdiği yeni senkronizasyon çözümü için standardizasyon sürecini başlattı

    ITU-T, Türk Telekom’un yerli mühendis katkısıyla hayata geçirdiği yeni senkronizasyon çözümü için standardizasyon sürecini başlattı

    Türk Telekom, yerli çözümler üretme ve bu çözümleri ihraç etme vizyonu ile çalışmalarını sürdürüyor. Türk Telekom’un yerli mühendislerin katkılarıyla geliştirdiği ve dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Net Insight iş birliği ile hayata geçirdiği “Uydu Bağımsız Zaman Senkronizasyonu İletimi Çözümü”nü, yenilikçi uygulamalarla geliştirmeye devam ediyor. Telekomünikasyon, enerji, finans başta olmak üzere birçok sektöre hizmet verebilecek bu öncü teknolojinin standartlaştırması için; uluslararası standardizasyon kuruluşu ITU-T’de çözümün temel özelliklerini değerlendirmek üzere diğer paydaşların desteği alınarak çalışma başlatıldı.

    Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, geleceği yeni nesil teknolojilerle şekillendirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Türk Telekom’un, yerli mühendislerin katkılarıyla başlattığı ve geliştirdiği, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Net Insight iş birliği ile hayata geçirdiği, “Uydu Bağımsız Zaman Senkronizasyonu İletimi Çözümü” için ITU-T’de yeni bir çalışma maddesi oluşturularak standartlaştırma sürecine girildi. Özellikle telekomünikasyon, enerji, finans gibi sektörlerin ihtiyacını karşılayan, 5G için dünyadaki tüm mobil operatörlere GPS/GNSS’den bağımsız stabil senkronizasyon servisi sunmayı hedefleyen çözüm, uydu sistemlerinden bağımsız olarak çalışabiliyor.

    “Türk mühendislerin katkılarıyla hayata geçirilen yerli çözümleri, tüm dünya için geliştirme konusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz”

    Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Şirketlerin, şehirlerin ve endüstrilerin dijital dönüşümünün son derece önemli olduğu böyle bir teknolojik bir çağda, kurumlar rekabette öne çıkabilmek adına dijital dönüşümü bir yol haritası olarak ele alıyor. Türk Telekom olarak, bu dönüşüm sürecinde yeni nesil teknolojilere ayırdığımız kaynaklarımız, ürün ve çözümlerimizle öncü olarak yer alıyoruz. Türk Telekom olarak, teknolojiyi üreten bir şirket olma vizyonu ile sektöre değer katmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yerli mühendislerimizin çalışmalarıyla gerçekleştirilen yenilikçi çözümümüzün küresel arenada önemli bir potansiyel olduğunu görüyoruz.  Alanında öncü, uydu bağımsız zaman senkronizasyonu çözümümüz patent ve ürünleşme sürecini tamamlamasının ardından global standardizasyon yolunda emin adımlarla ilerliyor. Teknolojinin sağladığı imkanları her alanda kullandığımız gibi, bu alanda öncelikli odağımız yerli teknoloji geliştirmek. Bu kapsamda; Türk mühendislerinin patentlerinden yararlanarak Net Insight ile birlikte geliştirilen, yenilikçi teknolojiler için kritik öneme sahip yeni nesil senkronizasyon çözümünü geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Net Insight ile geliştirdiğimiz zaman ve frekans senkronizasyonu alanındaki bu patentli teknoloji, ürünleştirilip tüm dünyaya ihraç edilerek, özellikle telekomünikasyon, enerji, finans gibi sektörler için çözüm sağlayacak. Yatırımlarımıza aralıksız devam ederken, bir yandan da Türk mühendislerin katkılarıyla üretilen yerli çözümleri, tüm dünya için geliştirme konusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz”

    Net Insight CEO’su Crister Fritzson konuyla ilgili şunları söyledi: “Hatasız senkronizasyon günümüzün gelişmiş telekom ağlarında temel bir işlev haline geldi. Güvenli ve gerçekten dayanıklı bir senkronizasyon hem kritik kamu işlevlerinin hem de yeni nesil kurumsal hizmetlerin sağlanması için kritik önem taşıyor. Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz başarılı iş birliği, 5G ve diğer kritik altyapıların yaygınlaştırılmasını güvence altına alacak ve hızlandıracak benzersiz bir senkronizasyon çözümü sağladı. Türk Telekom’u stratejik ortaklığından dolayı gurur duyuyoruz. Çözümü küresel bir standart haline getirmek için ilk adımlar atıldı. Bu adımlar; senkronizasyonun birçok sektördeki kritik ağ altyapısında açık ve güvenli bir şekilde kullanılmasını daha da geliştirecek.” 

    “Uydu sistemlerine bağımlılığı ortadan kaldırıyor”

    Türk Telekom’un 5G için dünyadaki tüm mobil operatörlerin ihtiyaç duyduğu GPS/GNSS’den bağımsız stabil senkronizasyon servisini sunma hedefiyle başlattığı çalışmalar neticesinde, çözüm uydu sistemlerinden tamamen bağımsız Türk Telekom şebekesinde başarı ile çalıştırıldı. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı