Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

https://letsrelaxspa.today/

Etiket: Deprem

  • Katastrofik Risklere Karşı Dayanıklı Finansal Sistem Konferansı 22-23 Mayıs 2024 tarihinde T-Rupt Teknoloji’nin katılımıyla Azerbaycan’da gerçekleştirildi

    Katastrofik Risklere Karşı Dayanıklı Finansal Sistem Konferansı 22-23 Mayıs 2024 tarihinde T-Rupt Teknoloji’nin katılımıyla Azerbaycan’da gerçekleştirildi

    Türk Reasürans grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren, akademik ve teknolojik yetkinlikleri üzerinden sigorta ve reasürans odaklı rekabetçi çözümler üreten ve global pazarlarda da ölçeklemeyi hedefleyen T-Rupt Teknoloji, Azerbaycan Merkez Bankası ve İcbari Sigortalar Bürosu tarafından düzenlenen konferansta yer aldı. Azerbaycan’ın depremselliği, yapılarının depreme karşı dayanıklılığı, gerçekleşebilecek depremlere karşı Azerbaycan’ın uğrayacağı mali kaybın bilimsel tahmin yöntemleri ve buna karşı alınabilecek finansal önlemleri içeren konferansta Türkiye ve Azerbaycan’dan deprem mühendisleri, yer bilimciler ve finans sektöründe tecrübeli yöneticiler önemli değerlendirmelerde bulundular. 

    Azerbaycan Merkez Bankası Sigorta Denetim ve Düzenleme Dairelerinden sorumlu Genel Müdür Ziya Aliyev: “Son zamanlarda ülkemize yakın bölgelerde meydana gelen doğal afetler, özellikle kardeş ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan şiddetli depremin yol açtığı büyük çaplı hasarlar, zararı önleme politikalarının daha da güçlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Ülkemizde konut ve sanayi tesislerinin yoğun gelişimi, yerleşim yerleri ve şantiyeler için deprem tehlikesi derecesinin güvenilir bir şekilde değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu durum, acil durumlara ve bunların yol açabileceği hasarlara karşı ülkenin savunma kapasitesinin güçlendirilmesi açısından önemlidir. Bu alanda lider olan kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin deneyimini almak, bizler için çok kıymetlidir.” açıklamalarında bulundu.

    Konferans’ta açılış konuşmasını gerçekleştiren ve öncelikle 6 Şubat depremleri sonrası ülkemize en hızlı şekilde yardım ekiplerini gönderen Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığı’na ve yaklaşık bir ay boyunca deprem bölgesinde arama kurtarma ve diğer faaliyetlerde görev alan Azerbaycan ekiplerine teşekkürlerini sunan Türk Reasürans Genel Müdürü Selva Eren, konuşmasında “Yürüttüğümüz en önemli çalışmalardan biri, Türk Reasürans bünyesinde geliştirmeye başladığımız ve daha sonra da Türk Reasürans’ın %100 iştiraki olarak Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoparkı’nda kurduğumuz ve katastrof modelleme alanlarında faaliyet gösteren şirketimiz T-Rupt Teknoloji’de ürünleştirdiğimiz katastrof modelleme platformumuz CATMOD’dur.  T-Rupt “Türkiye Deprem Modeli” olarak tabir ettiğimiz modeli ülkemizin depremselliğini ve yapı stokumuzun özelliklerini dikkate alarak geliştirmiştir. Bu model sayesinde 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri sonrası depremlerin “olay bazlı modelini” çok hızlı bir şekilde gerçekleştirmiş ve 10 günlük bir süreçte DASK’ın Kahramanmaraş Depremleri sonucu hasar tutarını yüksek bir isabet yüzdesiyle tahmin etmiştir. Türkiye’nin insan ve teknoloji kapasitesini kullanarak geliştirdiğimiz katastrof modelleme platformu CATMOD’dan Azerbaycan’ın da istifade etmesini diliyoruz.” ifadelerine yer verdi. 

    Azerbaycan deprem aktivitesinin yüksek olduğu bir coğrafyada bulunmaktadır ve son 1500 yıl içinde büyük depremler tarafından sarsılmıştır. Bu gerçekten yola çıkarak ileriki yıllarda Azerbaycan’da meydana gelebilecek depremlere karşı yapılacak hazırlıklarda finansal etkinin tahmini, deprem modellemesi ve finansal kayıplara karşı alınabilecek önlemlere dikkat çeken konferansa, Azerbaycan kamu sektöründen bakanlıklar da dahil çeşitli kurumların katılımının yanı sıra finans sektöründen, özellikle de sigorta ve reasürans sektörlerinden şirketlerin temsilcilerinin katılımı sağlamıştır. Konferans, başta Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere deprem kaynaklı mali risklere maruz bölge ülkelerindeki bilim ve finans çevrelerinin konu hakkındaki bilgilerini geliştirmeleri ve sorularına cevap bulmaları konusuna da büyük katkı sağlamıştır.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun: “Güçlendirme uzmanlık gerektirir”

    Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun: “Güçlendirme uzmanlık gerektirir”

    Yapı Kimyasalları sektörünün öncü kuruluşu Sika, Deprem Güçlendirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beyza Taşkın, Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Canbay, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki’nin deprem ile ilgili görüşlerinin yer aldığı videoları Mart ayında yayınladı. Sika, projenin son videosunda Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun’un görüşlerine yer verdi. Videolar deprem konusunda kamuoyunu bilinçlendirmek amacı ile Sika’nın sosyal medya hesaplarında yayınlanıyor.

     

    Proje ile, dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunan ülkemizde, vatandaşların binalarını depreme karşı hazırlarken dikkat etmeleri gereken konularda bilgi verilmesi amaçlanıyor.

     

    Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun, mevcut yapı stoku içerisinde uzmanlar tarafından incelenerek ömrünü tamamladığı tespit edilen riskli yapılar için güçlendirmenin çok önemli bir alternatif olduğunu belirterek, “Deprem ülkemizin bir gerçeği ve konum olarak aktif fay hatlarının olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Mevcut yapı stoku içerisinde riskli olduğu görülen yapılar için güçlendirme, hem kaynakların doğru yönetilmesi ve ekonomik açıdan, hem de zaman açısından çok önemli bir alternatif durumundadır” dedi. 

    Güçlendirmenin uzmanlık gerektirdiğinin altını çizen Özkun, “Bu konuda bilinçlendirme çalışmaları da yürütüyoruz. Doğru ürünlerin, doğru zamanda, doğru uygulanması konularında; uygulayıcılara, şartnameleri hazırlayanlara, sektör profesyonellerine yönelik eğitim çalışmaları yapıyoruz. Yapısal güçlendirme sıradan bir uygulama değildir, ciddi bir uygulama bilgisi gerektirir. Öncesinde konunun yetkili uzmanlarıyla bir güçlendirme projesinin yapılması ve bu projeye bağlı kalarak uygulamaların da yine yetkili özel uzman uygulayıcılarla gerçekleştirilmesi gerekir” diye belirtti.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • ING Türkiye ve Habitat Derneği’nin “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi” başvuruları başladı

    ING Türkiye ve Habitat Derneği’nin “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi” başvuruları başladı

    ING Türkiye ve Habitat Derneği iş birliği ile depremin ardından Kahramanmaraş’ın yeniden kalkınmasına destek olmak amacıyla “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi” hayata geçiriliyor.

    Proje kapsamında “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” adında bir ortak bir çalışma alanı açılacak ve depremden etkilenen, çalışma ofisi olmayan girişimciler, girişimci adayları ve öğrenciler bu alandan yararlanabilecek.  Bu ofiste aynı zamanda Habitat Derneği, iş dünyasına ve girişimciliğe yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek. Projeden yararlanmak isteyenler 31 Mart 2024 tarihine kadar Habitat Derneği web sitesinden başvuru yapabiliyor.

    Geçtiğimiz sene yaşanan deprem felaketinin ardından toplumsal yatırımlarında deprem bölgesini önceliklendiren ING Türkiye, Kahramanmaraş’ın yeniden kalkınmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. 11 yıl önce  kurduğu Operasyon ve Çağrı Merkezi ile Kahramanmaraş’ta güçlü bir varlığı bulunan ING Türkiye, bölgenin gelişimini destekliyor. Bu doğrultuda, ING Türkiye ve Habitat Derneği iş birliği ile hayata geçirilen “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi” kapsamında Kahramanmaraş’ta deprem sonrası bölgesel kalkınmaya destek sağlanması hedefleniyor. 

    “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” ortak çalışma alanı açılacak

    Proje kapsamında ING’nin Kahramanmaraş Operasyon ve Çağrı Merkezi binasında “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” adında bir ortak çalışma alanı açılacak ve depremden etkilenen, çalışma ofisi olmayan girişimciler, girişimci adayları ve öğrenciler bu alandan yararlanabilecek. Böylelikle depremden etkilenen hedef kitleye ortak çalışma alanı sunularak bölgesel kalkınmaya destek olmak ve dolaylı olarak yeni istihdam olanakları oluşmasını desteklemek amaçlanıyor.

    Habitat Derneği eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek

    Kahramanmaraş Turuncu Ofis’te aynı zamanda Habitat Derneği, iş dünyasına ve girişimciliğe yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek. Böylece hedef kitleye yeni nesil bilgilerin aktarılması, iş dünyasında rekabet edebilmelerini sağlayacak yetkinliklerin kazandırılması, afetler sonrası girişimciliğin teşvik edilmesi ve bölgenin kalkınmasını desteklemek hedefleniyor.

    Projeye başvuruda bulunan ve projede yer almaya hak kazananlar Kahramanmaraş Turuncu Ofis ortak çalışma alanından yararlanabilecek ve Habitat Derneği’nin eğitim ve kapasite geliştirme programlarından faydalanabilecek. Projeden yararlanmak isteyenler 31 Mart 2024 tarihine kadar Habitat Derneği web sitesinden başvuru yapabiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • EİB Export-Up dayanışma ruhunu Berlin’e taşıdı

    EİB Export-Up dayanışma ruhunu Berlin’e taşıdı

    Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkıma yol açtığı 11 ilde ilk günden beri bütün kaynaklarını bölgeye seferber eden Ege İhracatçı Birlikleri üç senedir başarıyla yürüttüğü EİB Export-Up Mentorluk Programı ile afet bölgesindeki kadın girişimcilere yardım elini uzattı. 

    Türkiye’de kadın ve genç girişimcilere yönelik ilk ihracat odaklı mentörlük programı “EİB Export-Up” 3. Dönemi 11 İl 11 Kadın Mentörlük Programı kapsamında Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı ve EİB Export-Up mentörü Seray Seyfeli ve Kahramanmaraş ilinde yerleşik Eska Tekstil firması kurucusu Kadriye Turna, Saarland Eyaleti Berlin Temsilciliği, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası ve Saarland Kalkınma Ajansı tarafından Almanya Berlin`de gerçekleşen “Kadın Girişimciler için Krizlerde Zorluklar ve Fırsatlar” konulu panelde konuşmacı olarak yer aldı. 

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı ve EİB Export-Up mentörü Seray Seyfeli, “Türkiye’de kadın ve genç girişimcilere yönelik ilk ihracat odaklı mentörlük programı “EİB Export-Up Mentörlük Programımız” üç senedir başarı hikayeleri yazıyor. Ve yeni dönemimiz dayanışma, işbirliği ruhuyla dolu bir başlangıcı temsil ediyor. Programımızın yeni döneminde ticari faaliyetleri sekteye uğrayan, deprem gibi zorlu koşullarla başa çıkmak zorunda kalan ancak azimleri ve potansiyelleri ile parlayan 11 kadın girişimciye odaklanıyoruz. Kahramanmaraş ilinde yerleşik Eska Tekstil firması kurucusu çok değerli Kadriye Turna ile buradayız.” dedi.

    Kadınlar sadece ekonominin omurgası değil, aynı zamanda beyni de

    Kadınlar sadece ekonominin omurgası değil, aynı zamanda beyni de olduğunu söyleyen Seyfeli kadınlar olmadan ekonomik bir sıçrama yapmanın mümkün olmadığını da vurguladı.

    “Türkiye’de kadınlarda istihdam oranı 2022’de %30.4 ile Hindistan seviyesinde (%30). Almanya’da 2022’de kadın istihdam oranı %75.7, Japonya’da %74.6, ABD’de %69, Çin’de ise %65.4. Türkiye’nin yapması gereken yapısal reformlardan en önemlisi kadınların hak ve özgürlükleri alanında gerçekleştirilmesi gereken yapısal reformdur. Dünya Bankası’nın “Women, Business and the Law 2023” raporundaki çalışmaya göre dünyada sadece 14 ülkede kadınlar erkekler kadar tam eşit haklara sahip. Türkiye ise bu konuda 82.5 puanla dünyada 78 ülkenin ardında bulunuyor. Duygusal zekâ EQ, iş hayatında gelişime önemli katkılar sağlıyor. Kadınların iş yaşamında az olduğu ülkelerde duygusal zekanın iş süreçlerindeki eksikliği nedeniyle başarı da sınırlı kalıyor.”

    Kadınlara yönelik devlet desteği mekanizmaları olmalı

    Seray Seyfeli, “Kadınlara yönelik devlet desteği mekanizmalarının olmasını, sivil toplumda ve devlet nezdinde kadınların karar alıcı mercide temsiliyetinin daha yüksek olmasını temenni ediyoruz. İşte bu yüzden kadın girişimcilerimizin yanında olmak bizim için büyük bir onur. 2019 yılında imzaladığımız; dünyanın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi UN Global Compact ilkeleri doğrultusunda; sosyal adalet, sosyal sorumluluk, cinsiyet eşitliği, çevre başlıklarını hem kurum kültürümüzde hem de projelerimizle yaşatıyoruz. UN Global Compact’e ilk üye olan İhracatçı Birliği biziz. Ayrıca UN Women ve UN Global Compact ortak inisiyatifi olan Kadının Güçlendirilmesi Prensipleri’ne (WEPs) bir yıl önce imza attık. Global Compact’e ilk imza atan İhracatçı Birlikleri olduğumuz gibi aynı zamanda kadınlara ve gençlere yönelik bir mentörlük programı kurgulayan ilk Birlik de biziz.” dedi.

    EİB Export-Up Mentörlük Programımız ile sürdürülebilir ihracat için kadın ve genç girişimcilerin yanında olmaya devam ediyor

    Seyfeli, “EİB Export-Up Mentorluk programımız Birliğimiz, Avrupa Yönderlik ve Koçluk Derneği ve TurkishWin işbirliği ile faydalanıcılarımızın tecrübeli ihracatçılarımızın mentorluğunda kişisel ve iş hedeflerini gerçekleştirmesini planlayan bir mentorluk programı. Programın ilk dönemi 2021 yılı itibariyle farklı sektörlerden 18 kadın ve genç ihracatçımızın katılımıyla başlamış olup sonraki dönem takip eden yılda Sürdürülebilir ve Yeşil Büyüme temasında 8 faydalanıcımız ile devam etmiştir.” diye konuştu.  

    Biz EİB olarak Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında öncü bir rol üstleniyoruz

    Şubat 2023’te meydana gelen depremler sonrasında programın üçüncü dönemini deprem bölgesinde ticaret hayatına tekrardan dönmeyi amaçlayan depremzede kadın girişimcilerimize yönelik kurguladıklarını anlatan Seray Seyfeli şöyle devam etti:

    “6 Şubat sabahından itibaren tüm mesaimizi depremin yaralarını sarmaya vakfettik. İlk andan itibaren bugüne kadar deprem için çalışmadığımız bir dakika bile yok. Ülkemizin ilerlemesi için, çok seslilik için, demokrasi için taşın altına elini koyan kadınlarımıza ihtiyacımız var. Biz EİB olarak Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında öncü bir rol üstleniyoruz. Çünkü ana misyonumuz sürdürülebilir kalkınmaya destek olmak. İyi işleyen bir mentörlük programını afet bölgesine yönelik kurgulamak için Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri ile görüşmeler gerçekleştirdik ve onların değerli katkıları, yönlendirmeleri ile takvimimizi belirledik, eşleşmelerimizi oluşturduk.”

    Ege İhracatçı Birlikleri 11 ilde 11 depremzede kadının elinden tuttu

    Seray Seyfeli, “Türkiye’ye rol model olan EİB Export-Up Mentörlük Programımızın yeni dönemini GAİB ve Ege İş Kadınları Derneği işbirliğiyle ticari faaliyetleri sekteye uğrayan 11 ildeki 11 kadın girişimcimize yönelik kurguladık. Afet bölgesindeki 11 ilimizde yurtdışına mikro ihracat yapan, kurumsallaşmış, coğrafi işaretli ürünler üzerinde çalışan, sürdürülebilir ve katma değerli üretim yapan, uluslararası organik sertifikalara sahip, e-ticaret ve e-ihracat ile uğraşan, yüzlerce kadın girişimciye ulaşan kolektif yapılanmalar mevcut. 11 kadın girişimcimize iş dünyası temsilcilerimizin uzmanlık ve yetkinlikleri doğrultusunda verilecek eğitim, danışmanlık ve deneyim paylaşımları ile girişimcilerimizin tekrardan ihracata dönmeleri amacıyla mentörlük hizmeti sunuyoruz.” dedi.

    EİB Export-Up Mentörlük Programı devlet politikası haline gelmeli

    Seyfeli, “Programımızın üçüncü modülü 2023 yılı Eylül ayı itibariyle başladı. Hedef pazar belirleme, global pazarlama stratejisi, e-ihracat, start-up kültürü ve birçok enstrümanı içinde barındıran yeni nesil devlet yardımları hakkında eğitimler ve düzenli mentor görüşmeleriyle kadın girişimcilerimize katkı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde deprem bölgesindeki kadın girişimcilerimizin tesislerine ziyaretler planlıyoruz. Kadın girişimcilere destek vermek, onların güçlenmelerine ve topluluklarının refahına katkı sağlamalarına yardımcı olmak için buradayız. Birlik olarak sürdürülebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularındaki taahhüdümüzü sürdürmeye devam edeceğiz. Genç ve kadın girişimcilerimiz EİB Export-Up gibi programlarla ihracatta ilerledikçe katma değerli nitelikli ürün ihracatımız artacaktır. Bunun bir devlet politikası haline gelmesi gerekiyor.” diye konuştu.

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin destekleri için hayatım boyunca minnettar kalacağım

    Export-Up Faydalanıcısı Kahramanmaraş ilinde yerleşik Eska Tekstil firması kurucusu Kadriye Turna, “Export-Up Mentorluk Programı deprem felaketinden sonra ayağa nasıl kalkılır bana bunu öğretti. Ege İhracatçı Birlikleri’nin bu konudaki destekleri için hayatım boyunca minnettar kalacağım. Mentorumun sağladığı motivasyon ile yeni iş imkanları nasıl bulunur, nasıl ihracat yapılır bunları öğrendim. Sosyal ağlar bu yüzden çok önemli. Kahramanmaraş’tan Berlin’e bu dayanışma zincirinin kurulmasında, dünyanın birçok yerinden kadın girişimcilerle buluşmama vesile oldular. Kadın girişimciler olarak krizlere direnmek ve çalışmak zorundayız. Toplumuza, ailemize, çocuklarımıza, iş çevremize karşı bir sorumluluğumuz var. Tekrardan üretime geçip çalışmama destek olan tüm paydaşlara ve dayanışma zinciri kurduğumuz kadın meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sika Yapı Kimyasalları, Deprem Haftası’nda DEGÜDER ve Akademisyenler ile Bir Araya Geldi

    Sika Yapı Kimyasalları, Deprem Haftası’nda DEGÜDER ve Akademisyenler ile Bir Araya Geldi

    Deprem Haftası’nda, Yapı Kimyasalları sektörünün öncü kuruluşu Sika, Deprem Güçlendirme Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beyza Taşkın, Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Canbay, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki ve Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun’un katılımı ile bilinçlendirme projesi gerçekleştirdi. 

    Konunun yetkin isimleri ile Deprem Haftası özelinde yürütülen proje kapsamında; Türkiye’de yapı stokunun depreme uygun üretimi ve güçlendirilmesi ile ilgili görüşlerin yer aldığı videolar, mart ayı boyunca Sika’nın dijital mecralarında yayınlanacak. Proje ile, dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunan ülkemizde, vatandaşların binalarını depreme karşı hazırlarken dikkat etmeleri gereken konularda bilgi verilmesi amaçlanıyor.

    Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun, mevcut yapı stoku içerisinde uzmanlar tarafından incelenerek ömrünü tamamladığı tespit edilen riskli yapılar için güçlendirmenin çok önemli bir alternatif olduğunu belirterek, “Deprem ülkemizin bir gerçeği ve konum olarak aktif fay hatlarının olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Mevcut yapı stoku içerisinde riskli olduğu görülen yapılar için güçlendirme, hem kaynakların doğru yönetilmesi ve ekonomik açıdan, hem de zaman açısından çok önemli bir alternatif durumundadır” dedi. 

    Güçlendirmenin uzmanlık gerektirdiğinin altını çizen Özkun, “Bu konuda bilinçlendirme çalışmaları da yürütüyoruz. Doğru ürünlerin, doğru zamanda, doğru uygulanması konularında; uygulayıcılara, şartnameleri hazırlayanlara, sektör profesyonellerine yönelik eğitim çalışmaları yapıyoruz. Yapısal güçlendirme sıradan bir uygulama değildir, ciddi bir uygulama bilgisi gerektirir. Öncesinde konunun yetkili uzmanlarıyla bir güçlendirme projesinin yapılması ve bu projeye bağlı kalarak uygulamaların da yine yetkili özel uzman uygulayıcılarla gerçekleştirilmesi gerekir” diye belirtti.

    Yapılar deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmeli!

    DEGÜDER-Deprem Güçlendirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, ‘’İstanbul’da 2 milyon bina stoku var ve vatandaşın yaşadığı yapı stokunda ciddi problemlerle karşı karşıyayız. Zamanımız yok. Bu kadar az zaman içerisinde bu kadar fazla yapının imar edilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması kolay değil” diye belirtti. Yapıların deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmesinin en doğru çözüm olduğunu belirten Türkkan “Güçlendirme, binanın 2018 yılı yönetmeliğine uygun hale getirmesi demektir, tamirat demek değildir” diye de ekledi.

    Yapı kimyasallarının, güçlendirme konusunda önemli bir yer tuttuğunu belirten Türkkan “Bir binanın doğru güçlendirilip depremde de ayakta kalabilmesi için, önce doğru bir mühendislik hizmeti, doğru bir proje, iyi bir uygulama firması birleşimine ihtiyacı var. Bununla beraber en önemlisi de yapı kimyasalının özenle seçilmiş olması. Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra çok fazla yapı kimyasalı markası ortaya çıktı. Bunlar denetimsiz şekilde satılmakta ve uygulanmakta, bunun denetim altına alınması çok önemli” dedi.

    Sadece dört yıllık lisans eğitimi deprem tasarımı yapmak için yeterli olmamalı!

    Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Canbay, yapıların depremlere karşı dirençli olacak şekilde tasarlanmasını ifade eden deprem tasarımının önemine değindi. “Proje müellifinin hatalı deprem tasarımı, zemin özellikleri dikkate alınmadan tasarım yapılması ve şantiyedeki imalat kusurları hasara sebep olabilir” dedi.

    Tasarım programlarının sadece birer yardımcı, yol gösterici olduğunu ve esas tasarımın mühendisin bilgisi, mühendislik önsezisi ve tecrübesiyle gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizerek, “Üniversitelerde inşaat mühendisliği eğitiminin yükseltilmesi şarttır. Deprem gibi çok önemli ve hatalı uygulamaların felaketle sonuçlandığı bir alanda, sadece dört yıllık lisans eğitimi ile diploma sahibi olmak, deprem tasarımcısı olmak için yeterli olmamalıdır” dedi. 

    Malzeme seçiminde dikkatli olunmalı!

    İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beyza Taşkın“Güçlendirmenin bütün prensibi doğru malzemenin, doğru yerde, doğru kullanımından geçiyor. Öncelikle malzeme seçerken şunlara dikkat etmek gerekiyor: Seçilen marka kendi bünyesinde Ar-Ge’ye ne denli önem veriyor, kendini ve ürün gamını ne kadar güncelliyor, yapılacak deneylere karşı reaksiyonları ne olur, bağımsız kuruluş çağırılsa ürününün arkasında durabilir mi, CE belgesi başta olmak üzere uluslararası sertifikalara sahip mi, bu gibi konular önemli” dedi.

    Taşkın, Marmara depremlerinden bu yana yapılanları ve beklenen durumu da şu şekilde özetledi: “İstanbul depremine hazır değiliz, ancak eskisi kadar da kötü durumda değiliz, bilinç düzeyi ve teknoloji çok ilerledi” dedi. Hazır olmak için problemin genişliğinin daraltılması gerektiğini belirten Taşkın, “Mevcut yapıların ki buna köprüler, doğalgaz hatları gibi yapılar da dahil, elden geçirilip güçlendirilmeleri; gerekenlerinse bir an önce yıkılıp yeniden inşası tamamlanmalı” dedi. Reflekslerin de çok önemli olduğunu vurgulayan Taşkın, deprem anında doğru davranışları hızlıca yapabilmek için vatandaşların ev ve bulundukları bölge içerisinde afet planlarını oluşturmaları ve tatbikatlar yapmalarını önerdi.

    Doğru teşhis, doğru güçlendirme projesi ve doğru uygulama bir bütün!

    İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki, yapılar için tek tip bir güçlendirme sistemi olmadığını belirterek, “Doğru teşhis, doğru güçlendirme projesi ve doğru uygulama olması gerekiyor. Aksi takdirde yapılan güçlendirme hiçbir işe yaramıyor. Her projenin doğru, her uygulama yapanın doğru uygulama yöntemini yaptığına emin olamayız. Bu nedenle denetim mekanizmaları önemli” diye belirtti. 

    Halk arasında karbon elyaf olarak da bilinen lifli polimer kompozit malzemelerin önemli özellikleri olan ve uygulama kolaylığı sağlayan bir yapısı olduğunu belirten İlki, “Yüksek dayanımlı liflerle polimer matrisin birleşiminden oluşan bu malzemeler hafif, yüksek dayanımlı ve şekillendirilebilirdir. Sonsuz mekanik ve geometrik özelliklerde üretilebiliyor olması da bir avantaj. Dünyada şu an çelik donatı yerine kullanılmaya dahi başlandı. Betonarme yapıların güçlendirilmesinde de çok yaygın olarak, etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yönüyle İstanbul gibi deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerdeki yapıların güçlendirilmesinde de önemli bir yeri vardır” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Depreme karşı koymanın yolu denetim, eğitim ve yapı güvenliğinden geçiyor

    Depreme karşı koymanın yolu denetim, eğitim ve yapı güvenliğinden geçiyor

    Türk Ytong Genel Müdürü Tolga Öztoprak, 1-7 Mart 2024 tarihleri arasındaki Deprem Haftası sebebiyle açıklamalarda bulundu. Deprem zararını azaltmak için toplumsal olarak bilinçlenmemiz ve depreme dayanıklı yapılaşmayı hayata geçirmemiz gerektiğinin altını çizdi.

    Türkiye’nin deprem gerçeğini her gün hatırlaması gerektiğine vurgu yapan Tolga Öztoprak, “Depremi, deprem olduğunda hatırlayıp zaman geçtiğinde unutmak, yokmuş gibi davranmaktan kaçınmalıyız. Depremlerde kaybedilen hayatları yerine koyamayız ama depreme dayanıklı binalar inşa ederek kayıpları en aza indirebiliriz. Ytong olarak bu gerçeği unutmadan çalışmaya, üretmeye; eğitime ve bilinçlendirme çalışmalarına destek vermeye devam edeceğiz” dedi.  

    Türk Ytong Genel Müdürü Tolga Öztoprak, 1-7 Mart 2024 tarihlerindeki Deprem Haftası ile ilgili olarak çeşitli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin deprem gerçeğini her gün hafızalarda taze tutarak buna göre hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Türk Ytong olarak deprem bölgesindeki çalışmalara destek verdiklerini aktaran Öztoprak, “Deprem sebebiyle eğitimine ara vermek zorunda kalan mimarlık öğrencilerine burs veriyoruz. Üniversitelerdeki eğitimlerimiz aralıksız  devam ediyor. Gelecek nesillere sağlam yapılar ve güzel bir gelecek bırakmak için çalışmalarımızı ara vermeden sürdürüyoruz.” dedi.

    Depreme karşı bilinçlenme

    Tolga Öztoprak, “Deprem zararını azaltmak için toplumsal olarak bilinçlenmemiz ve yapı güvenliğimizi en yüksek derecede sağlayacak depreme dayanıklı yapılaşmayı hayata geçirmemiz gerekiyor. Türkiye dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde yer alıyor ve 85 milyona ulaşan nüfusun yüzde 98’lik bölümü, deprem kuşağı üzerinde yaşıyor. Toplumsal olarak depreme karşı bilinçlenme düzeyini en üst seviyelere çıkarmamız gerekiyor.” diye konuştu

    Gerçek bir denetimden geçen binalar ayakta

    Tolga Öztoprak , deprem sonrasında yapılan araştırmalarda standartlara uygun projelendirilen, projeye uygun nitelikli yapı malzemeleri tercih edilen ve gerçek bir denetimden geçen binaların sağlam bir şekilde ayakta durduğunun ortaya çıktığını belirtti. Tolga Öztoprak ayrıca “Standartlarına uygun üretilen malzemenin, tekniğine uygun şekilde yerinde kullanılmasını sağlar, yerinde denetim ve kontrol hizmeti almalarını zorunlu hale getirirseniz depreme dayanıklı ve sağlam yapılar oluşur, aslında kural çok basit ve adımlar çok net” dedi.

     

    Hafif yapılar hayat kurtarır 

    Tolga Öztoprak, depreme dayanıklı yapılaşmada yapı malzemelerinin önemine dikkat çekerek “Deprem esnasında binalar, yapı ağırlığı ile orantılı biçimde depremden etkilenirler. Daha hafif binalar inşa ettiğinizde binaya etkiyen deprem yüklerini, deprem risklerini de azaltmış oluyorsunuz. Bunun için hafif yapı malzemesine ihtiyaç var.  Biz Ytong olarak bu konuyu kurulduğumuz günden bu yana önemsiyor ve duvar bloklarımızı daha hafif hale getirmek için AR-GE çalışmaları yapıyoruz.  Örneğin geçtiğimiz yıl piyasaya çıkardığımız Ytong 0,08 duvar bloklarımız  sağlamlığından ödün vermeden standart gazbeton bloklara göre daha hem daha hafif hem de ısı yalıtım performansı daha yüksek bir malzeme. Tüm üreticileri bu bilinçle üretmeye ve binalarımızı hep birlikte iyileştirmeye davet ediyoruz.” dedi

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • BİM’den Hatay’a 21 Yeni Mağaza “Bölgenin güçlenerek ayağa kalkması için çalışmaya devam ediyoruz”

    BİM’den Hatay’a 21 Yeni Mağaza “Bölgenin güçlenerek ayağa kalkması için çalışmaya devam ediyoruz”

    BİM, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 şehirde büyük yıkıma neden olan deprem felaketinin yaralarını sarmak için bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor. Depremin ilk gününden itibaren bölgenin ayağa kalkması için destek veren BİM, Hatay’da 21 yeni mağaza açılışı gerçekleştirdi. 

    Deprem sonrasında kalıcı kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla yerel kooperatif ve kadın girişimcilerle birlikte geliştirdiği iş modellerini de devreye alan BİM, yeni mağazalarıyla birlikte bölgedeki 127 mağazasında yerel ekonomi ve istihdama da can suyu olmayı hedefliyor.

    Asrın felaketi olarak dünya tarihine giren 6 Şubat depremlerinin birinci yılında BİM, yaraları sarmak için çalışmalarını depremin etkilediği 11 ilde aralıksız sürdürüyor. Yıkıcı depremin ardından bölgede farklı alanlarda çalışmalar yürüten BİM, Hatay’da depremde yıkılan mağazalarının yerine 21 yeni mağaza açılışı gerçekleştirdi. BİM Hatay’da depremden sonra açtığı 25 mağazayla birlikte 1 yıl içinde toplam 46 mağaza açmış oldu. 

    “TOPLUMUN BİR PARÇASIYIZ”

    6 Şubat 2023’ün ülkemiz ve vatandaşların hayatında derin izler bıraktığını belirten BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu, “Ülkemiz, birlik ve beraberlik ruhuyla yaralarını hızlıca sarmaya başladı. Depremin ilk gününden itibaren BİM olarak bölgeye olan desteğimizi sürdürmek için hiç durmadık. Böylesi bir dönemde bölgenin güçlenerek ayağa kalkması için tüm gücümüzle çalışmak öncelikli görevimiz oldu” dedi.

    Geride bırakılan bir yıllık süreçte hem bölgenin yaralarını sarmak hem de özellikle kadınların ekonomiye katılmalarını sağlamak için çalışmaya devam ettiklerini belirten Haluk Dortluoğlu, “Bizim için en değerli olan, toplumumuzun her bir ferdi için adil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek. Açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni mağazalar ile istihdama da katkı sağlayacak olmaktan mutluyuz” açıklamasını yaptı.

    Geçen sene açılan mağazalardan 3 tanesi ve yeni açılanlardan 7 tanesi olmak üzere toplam 10 mağazanın konteyner kentlerin hemen yanında yer aldığını sözlerine ekleyen Dortluoğlu, “Konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamak için yeni mağazalar büyük önem taşıyor. Bu sayede vatandaşlarımız, ihtiyaç duydukları ürünlere daha kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilecekler” dedi.

    “RAFLARIMIZI YEREL ÜRETİCİLERE AÇTIK” 

    Yeni açılan mağazalarda bölgeye mevcuda ek olarak yaklaşık 100 kişilik daha istihdam sağlanacağını ve son 1 yıl içinde açılan mağazalarla toplamda yaklaşık 225 kişiye istihdam sağladıklarını belirten Haluk Dortluoğlu şöyle konuştu: “Bu süreçte yerel üreticilerimize verdiğimiz desteği de artırmak istedik. Bölgenin toparlanması ve güçlenmesine kalıcı destek sunmak adına Aşhane’de kadınların ürettiği kurabiye çeşitlerini Hatay’daki mağazalarımızda satmaya başladık. Yakın zamanda Antakya BİM mağazalarında satılan günlük simitleri de yine Aşhane’den tedarik etmeye başladık ve Aşhane Antakya Kooperatifi’nin en büyük destekçisi konumuna geldik. Yaşanan felaketten en çok etkilenen kesim de kadınlar oldu, onların hayata kalıcı iş modelleriyle tutunması toplumun yeniden ayağa kalkması için önemli bir unsur.”

    Bölgede kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarının sürdüğünü belirten Dortluoğlu: “Aşhane ile başladığımız yerel güçlendirme yolculuğumuz bugün yeni ve tamamen kadınların girişimiyle kurulmuş bir kooperatifle devam ediyor. Erzin Kadıneli Kadın Girişimi Üretimi ve İşletme Kooperatifi’nden tedarik edeceğimiz reçel, zahter gibi yöresel ürünlere de Hatay bölgesindeki mağazalarımızda yer vereceğiz. Bu sürecin herkes için hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum. Yaralarımızı tek yürek, hızlıca saracağız” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Afetin 1. yılında Toplum Gönüllüleri Vakfı’ndan 5 şehirde 10 destek merkezi

    Afetin 1. yılında Toplum Gönüllüleri Vakfı’ndan 5 şehirde 10 destek merkezi

    Toplum Gönüllüleri Vakfı ( TOG), afetin birinci yılı anısına çekilen 06.02 Umut belgeseli gösterimini önceki gün Kanyon Paribu Cineverse’de destekçileri ile birlikte gerçekleştirdi.

    2002 yılından bu yana burs ve mentorluk programlarıyla gençleri güçlendiren ve onların Türkiye’nin dört bir köşesindeki sosyal sorumluluk projelerini destekleyen Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) 6 Şubat’ta gerçekleşen depremin birinci yılında, bölgedeki Destek Merkezleriyle toplumsal fayda sağlamaya devam ediyor. Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep ve Malatya’daki konteyner kentlerde faaliyet gösteren Destek Merkezlerinden; başta çocuklar ve gençler olmak üzere her yaştan birey faydalanabiliyor. Amaç depremin yarattığı olumsuz etkileri hafifletebilmek ve iyileşme sürecine destek olmak. Yararlanıcıların hikayelerinin anlatıldığı “06.02 Umut” Belgeseli TOG Youtube Kanalı’nda yayına alındı.

     

    Destek Merkezlerinde her yaştan birey faydalanıyor

    Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya’da bulunan dört Kadın Destek Merkezi’nde; şiddet ve toplumsal cinsiyet oturumları, aile ve hukuk oturumları, psikososyal destek, insan hakları eğitimleri, sağlıklı ebeveynlik, hobi atölyeleri, sağlık ve farkındalık atölyeleri gerçekleştiriliyor.    

    Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep’teki biri mobil olmak üzere altı Destek Merkezinde ise; bilgisayar odası, kitaplık, ders çalışma alanları ve atölye odaları bulunuyor. Bu merkezlerde çocuklar için; bilim, deney, kodlama ve sanat atölyelerinin yanı sıra akran zorbalığı, duyguları tanıma ve duygularla baş etme oturumları da gerçekleştiriliyor.

    Gençler merkezi ders çalışma alanı olarak kullanırken aynı zamanda şiddet ve toplumsal cinsiyet, iletişim, hijyen, mahremiyet, çevre gibi pek çok temada atölye çalışmalarına katılıyor. Enstrüman, fotoğrafçılık ve sanat eğitimleri alabiliyor.

    Bugüne kadar Destek Merkezlerinden 40.000’den fazla kişi yararlandı.  Hedef 2 yılda 200.000 kişiye ulaşmak.

     

    Destek Merkezleriyle Dayanışma Sürecek

    Toplum Gönüllüsü gençlerin başlattığı dayanışmanın Destek Merkezleriyle devam ettiğini belirten TOG Genel Müdürü Ayşe Kırımlı: ”6 Şubat’ta gerçekleşen ve hepimizi derinden sarsan depremin ardından Toplum Gönüllüsü gençler Türkiye’nin dört bir köşesinden harekete geçerek altı ay boyunca yardım depolarında sorumluluk aldılar. Afetin büyüklüğü ve yıkıcı boyutu dayanışmanın uzun yıllar sürmesi gerektiğini gösteriyordu. Bu sebeple dayanışmanın sürdürülebilir olması için paydaşlarımızın katkılarıyla Destek Merkezleri projemizi hayata geçirdik. Afetin en çok hissedildiği 5 şehirde; başta çocuklar ve gençler olmak üzere herkesin yararlanabileceği biri mobil olmak üzere toplamda 10 Destek Merkezi açtık. Burada afetin açtığı yaraları sarmak, depremin olumsuz etkilerini azaltmak, iyileşme ve toparlanma sürecine destek olmak için çalışmalar yürütüyoruz. Farklı şehirlerdeki gençler de burada sosyal sorumluluk projelerini gerçekleştiriyorlar. Destek merkezleri, misyonlarını tamamladıktan sonra Toplum Gönüllüleri Vakfı Gençlik Merkezleri olarak yeniden değerlendirilecek. Gençlerin, çocukların ve kadınların kullanımına açık olacak. Biz 6 Şubat’tan bu yana daima ‘Umutsuzluğa kapılırsan, dayanışmayı hatırla’ dedik ve bu dayanışmanın uzun yıllar sürmesi gerektiğini vurguladık. Şimdi ise hep birlikte dayanışmayla umutları büyütmeyi hedefliyoruz ” dedi.

     

    06.02 Umut Belgeseli konteyner kentteki yaşamı anlatıyor!

    TOG, deprem bölgesinde geçen bir yılın anlatıldığı bir de belgesel çekti. Konteyner kentte yaşayan ve Destek Merkezlerinden yararlanan kişilerle çekilen belgeselin müziklerini, Netflix’in popüler dizilerinden Wednesday’in de müziklerini yapan Grammy 2024 Adayı Esin Aydıngöz üstlendi. Cem Adrian ve Selin Sümbültepe’nin de şarkılarının yer aldığı belgesel; 1 Şubat Perşembe günü 20.30’da Toplum Gönüllüleri Vakfı Youtube Kanalı’nda yayınlandı.

     

    Afet Burs Fonuyla Eğitime Destek

    Bugüne kadar 100’den fazla burs fonuyla 10 binden fazla genci destekleyen Toplum Gönüllüleri Vakfı, depremden sonra oluşturulan Afet Burs Fonu’yla afetten etkilenen üniversiteli gençlerin gelecek hayallerine katkı sağlamayı amaçlıyor. 2022-2023 eğitim yılı Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu verilerine göre; depremden etkilenen 676 bin üniversite öğrencisi bulunuyor. TOG, yaptığı iş birlikleriyle şu an afetten etkilenen 1.000’e yakın gencin eğitimine katkı sağlıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Enerjisa Enerji’nin Deprem Bölgesi’ndeki Yatırımlarına EBRD’den 100 Milyon Dolarlık Destek

    Enerjisa Enerji’nin Deprem Bölgesi’ndeki Yatırımlarına EBRD’den 100 Milyon Dolarlık Destek

    Etki odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri sektöründe Türkiye’nin lider şirketi Enerjisa Enerji, Türkiye’yi sarsan 6 Şubat deprem felaketi sonrası bölgenin yeniden yapılanması için var gücüyle çalışmaya devam ediyor.

     Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin olumsuz etkilediği bölgelerde, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Toroslar EDAŞ’ın elektrik dağıtım şebekesinin modernizasyonu ve yeniden yapılandırılmasına yönelik yatırımlara destek olmak üzere 100 milyon dolara kadar kredi desteği sağlayacak.

    163 binden fazla kişiye güvenilir ve istikrarlı enerji 

    Geniş çapta hasara yol açarak on binlerce kişinin hayatına mal olan depremler, geçici barınma alanlarında yaşayanların da hayatına mal olmuştu. Gerçekleştirilecek proje ile depremlerden etkilenen bölgelerde yaşayan 163 binden fazla kişinin güvenilir ve istikrarlı enerjiye ulaşması sağlanacak.

    Türkiye’nin lider elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, 14 farklı ilde 10 milyondan fazla müşteriye ulaşarak 22 milyonu aşkın kişiye sağladığı elektrik dağıtım hizmeti ile her 4 kişiden 1’ine elektrik hizmeti sunuyor.

    Sorumluluk bölgelerinde insan, çözüm ve inovasyon odaklı çalışmaları, sürdürülebilir kaliteli hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren, Toroslar bölgesinin de önemli bir özel sektör oyuncusu olan Enerjisa Enerji, Bölgesel Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Merkezi (RRDC) iş birliği ile deprem bölgesindeki ekonomik, sosyal, kültürel ve sivil toplumun yeniden yapılanması ve kalkınması için insan sermayesi, gelir yaratma, sürdürülebilir ekonomik kalkınma girişimlerinin stratejik planlamasına destek olmayı amaçlıyor.

    Enerjisa Enerji’nin girişimleri Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) iş birliği içerisinde, bölgede etkilenen halk için geçim kaynakları oluşturma, tarımda sürdürülebilir becerilerin kazandırılması ve enerji verimliliği eğitim modülleri gibi alanlardaki programlara odaklanacak, ayrıca işgücünün korunması ve istihdama yönelik çeşitli projelerle şekillenecek. Depremlerin ardından 1,5 milyar Avro değerindeki iki yıllık kapsamlı bir destek programını duyuran EBRD, bu program ile depremden etkilenen birey ve şirketlere sağlayacağı kredi miktarlarının yanı sıra altyapı yatırımları ile küçük-orta ölçekli işletmelere ve özel sektör ortaklıklarına yönelik teşvikleri de sağlayacak.

     Halkımıza karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz”

     Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich ise: “EBRD ile yaptığımız yeni kredi anlaşması, şubat ayında yaşanan depremde hasar gören şehirlerimizin elektrik altyapısının yeniden oluşturulması ve modernizasyonu ardındaki itici gücü olacak. Halkımıza karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve bu kredi anlaşması; uzun vadeli, sürdürülebilir enerji geleceğine yönelik taahhüdümüzün de bir parçası. Bu kredi, elektrik altyapısını yeniden inşa etmemize yardımcı olmakla beraber bölgenin kalkınmasına da katkıda bulunacaktır.

    EBRD’nin bu projeye verdiği destek ve iş birliği yapma isteği hem şirketimiz hem de bölge halkı için olumlu bir adım. EBRD’ye teşekkür ederken, halkımızın enerji ihtiyacını karşılayan, güvenilir ve sürdürülebilir çözümler sunmak amacıyla sahada tüm gücüyle çalışan ve bu projenin başarısında büyük rol oynayan Enerjisa’daki çalışma arkadaşlarımıza da şükranlarımızı sunuyoruz” dedi. Kredi ile elde edilen gelir sayesinde Enerjisa Enerji’nin enerji kayıplarını azaltmasına da olanak sağlanacak ve yılda 82 bin ton karbon emisyonunun önüne geçilecek.

    EBRD Avrasya, Orta Doğu ve Afrika Enerji Direktörü Aida Sitdikova, söz konusu iş birliğini memnuniyetle karşıladığını belirterek “Depremlerden bu yana, bölgede iyileştirme ve yeniden yapılanma yönünde ilerlemek üzere müşterilerimizle yakın temas halinde çalışıyoruz. Enerjisa ile ortaklığımız, etkilenen şehirlerde elektrik dağıtımının kesintisiz olmasını sağlayacak ve bölgenin daha güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde yeniden yapılanmasına destek olacaktır.” şeklinde görüşlerini ifade etti.

    EBRD bugüne kadar genellikle özel sektöre olmak üzere Türkiye ekonomisine 19,1 milyar Euro’dan fazla yatırım yapmıştır. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye Sigorta’nın hedefi, 2024 yılında sağlıklı ve dengeli büyümek

    Türkiye Sigorta’nın hedefi, 2024 yılında sağlıklı ve dengeli büyümek

    2023 yılını yüzde 136 büyüme ve 60 milyar TL prim üretimi ile kapatan Türkiye Sigorta; 2024 yılında da güçlü finansal yapısını koruyarak, enflasyonun üzerinde dengeli bir büyüme sağlamayı hedefliyor.  

    Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, 2023 yılında sektör liderliklerini sürdürdüklerini belirterek; “2024’ü kendimiz için ‘verimlilik yılı’ olarak görüyoruz. 2024 yılında da hem hayat hem hayat dışında liderliğimizi pekiştireceğiz. Ayrıca, kasko ve sağlık gibi bireysel ürün gruplarında öncü olarak etkinliğimizi daha da geliştirip; yangın, iş yeri ve ticari poliçelerde sektörün yön belirleyicisi olmaya devam edeceğiz. Kârlılığı önemsiyoruz. Bu doğrultuda, şirketimizin güçlü bilanço ve kârlılık yolcuğunu 2024 yılında da sürdürerek; pazar payında dengeli ve sağlıklı büyüyeceğiz” dedi.

    Türkiye Sigorta’nın 2023 yılı değerlendirmesi ile birlikte 2024 yılı hedeflerini aktaran Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak; hedeflerinin 2024 yılında kasko, sağlık, yangın, iş yeri ve ticari poliçelerde öncü ve yön belirleyici konumlarını sürdürmek, aynı zamanda stratejik branşlarda büyümek olduğunu ifade etti. Taha Çalmak, “2023 rakamları stratejimizin ne kadar doğru olduğunu gösterdi.  2023 yılında toplam prim üretimimizi bir önceki yıla göre yüzde 136 artırarak; 60 milyar TL’lik rekor bir üretime imza attık.  Bunu yaparken güçlü finansal yapımızla, sağlıklı ve dengeli büyümemizi devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Çakmak; “Ürün bazındaki büyümelere göz attığımızda; hemen her branşta yüzde 100’ün hatta kimilerinde yüzde 200’ün üzerinde artışlar görüyoruz. Kaza sigortalarında yüzde 36; yangın ve doğal afet ile tarım sigortalarında ise yüzde 20’nin üzerindeki pazar paylarımızla birinci konumdayız. Prim üretiminde çeyrek bazlı karşılaştırmalara baktığımızda ise; özellikle yılın 3’üncü ve 4’üncü çeyreğindeki yüksek artışlar, mutlaka dikkatinizi çekecektir. 3’üncü çeyrekte yüzde 194 ve 4’üncü çeyrekte yüzde 130’luk bir büyüme gösterdik” diye konuştu. 

    “Piyasa değerimiz bir yılda yüzde 133 oranında arttı”

    Sürdürülebilir kârlılığı önemsediklerinin altını çizen Taha Çakmak; tüm bu büyümelerin, yükselen rakamlar ve pazar paylarının şirketin borsa performansına da önemli bir katkısı olduğunu belirtti. Çakmak; “Piyasa değerimiz, bir yılda 774 milyon ABD dolarından 1,8 milyar ABD dolarına yükseldi ve sigortacılık sektörünün en değerli halka açık şirketi unvanını korumayı sürdürdük. Ayrıca; güçlü bilanço yapıları ve sermaye yeterlilikleriyle, her iki şirketimizle otoritenin izin verdiği sürelerde temettü dağıtımı yapan şirketlerden olduk” dedi. 

     

    “2024 yılını ‘verimlilik yılı’ olarak görüyoruz”

    2024’ü şirketleri için ‘verimlilik yılı’ olarak gördüklerine işaret eden Çakmak, “2024 yılında da hem hayat hem hayat dışında liderliğimizi pekiştireceğiz. Ayrıca, kasko ve sağlık gibi bireysel ürün gruplarında öncü olarak etkinliğimizi daha da geliştirip; yangın, iş yeri ve ticari poliçelerde sektörün yön belirleyicisi olmaya devam edeceğiz. Kârlılığı önemsiyoruz. Bu doğrultuda, şirketimizin güçlü bilanço ve kârlılık yolcuğunu 2024 yılında da sürdürerek; pazar payında dengeli ve sağlıklı büyüyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Gücünü adından alan Türkiye Sigorta olarak, yukarıya doğru giden başarı ivmesine yeni başarılar eklediklerini ifade eden Taha Çakmak; “Müşterilerimizin ihtiyaçlarına uygun sigorta ürünleri sunarak, mevcut ürünlerimizin teminat ve kapsamını genişleterek, ülkemizde sigortacılığın gelişimine ve sigorta penetrasyonunun artmasına katkı sağlıyoruz. Satış sonrası hizmet ve müşteri deneyimini teknoloji kullanımı ile geliştirmeyi ve hasar yönetiminin daha etkin hale gelmesi için teknoloji odağında çalışmalar yapmayı sürdürüyoruz” dedi.

    “Deprem sonrası sosyal yardımlarımızın yanı sıra bölgede üretim yapmaya devam ettik; durmadık!”

    6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve 11 ilimizi etkileyen deprem felaketinin ilk gününden itibaren bölgede, sahada olduklarını hatırlatan Çakmak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Deprem sonrasında bölge insanımıza muallak hasarlar dahil 6.5 milyar TL hasar ödemesi gerçekleştireceğiz. Hayat sigortası tarafında ise 378.3 milyon TL ödeme yaptık.  Ancak elbette; görevimiz sadece hasarların karşılanmasıyla bitmiyor. Yapılacak çok iş, sarılacak çok fazla yara var. Bizim işimiz riskleri yönetmek ve bunun içinde yeri geldiğinde hasar ödemek de var. Bu bakış açısıyla bölgeye can suyu olduk; işimize ara vermeden devam ettik. Depremden sonra da bölgede; sağlık, kasko, trafik gibi özel sigortalardan nakliyat, yangın, mühendislik gibi sigortalara kadar farklı ürünlerle güvence sunmayı sürdürdük. İnsanımızın yanında, arkasında olduk. Depremden bugüne bölgede toplam 1 milyon 742 adet poliçe kestik. Bu toplam poliçe üretimimizin yüzde 13’ünü oluşturuyor. Hali hazırda; Türkiye Sigorta Dayanışma Obası’ndaki 90 Kırgız çadırında, 350 depremzedemizi ağırlamayı sürdürüyoruz. Bundan böyle de depremin açtığı derin yaraların iyileşmesi yönünde elimizden gelen çabayı sarf etmeye devam edeceğiz.” 

     “Spor birleştirir, birlik iyileştirir”

    Basketbolumuzun gelişimine ve daha geniş kesimlere yayılmasına, ampute branşlarında da farkındalığın artmasına katkı sunduklarını sözlerine ekleyen Taha Çakmak; ‘Spor birleştirir, birlik ise iyileştirir’ yaklaşımıyla kısa bir süre içinde deprem bölgesinde, Türkiye Basketbol Federasyonu iş birliğinde basketbol sahaları kurmaya hazırlandıklarını da belirtti.   

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı