Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Önemli

  • Champs, GIG ekonomisi iş modeli ile çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor

    Champs, GIG ekonomisi iş modeli ile çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor

    GIG ekonomi modeli ile tüm dünyanın gündeminde olan karbon salınımının azaltılmasına yönelik önemli çözümler sunan Champs, 18.000’den fazla üyesinin evden çalışması, trafiğe çıkmaması ve kendi bilgisayarlarını kullanması durumunda, yılda 4.000 ton karbon salınımının önüne geçilebileceğini belirtiyor. Şu anda ise 1000’e yakın aktif bağımsız çalışanı ile karbon salınımını 16.000 ağaç dikmişçesine azaltmış durumda.

    Yapılan araştırmalar uzaktan çalışıldığında, gıda israfında yüzde 34 oranında azalma sağlandığını gösteriyor. Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8’inin gıda atıklarından oluştuğu biliniyor. Kişi başı israf edilen haftalık gıda atığı ise ortalama 1,9 kg’ı bulabiliyor. Uzaktan çalışma modeli ile iş gücü üretmeye odaklanmış kolektif bir platform olan Champs’in ise GIG ekonomi modeli uygulamaları ile kendi üyesi olan ve uzaktan çalışan 18.000’den fazla kullanıcısı sayesinde yıllık 500 ton gıda atığı sarfiyatı sağlayabileceği hesaplanıyor. Bu da küresel iş gücünün tamamının GIG ekonomi modeline dahil olması ve uzaktan çalışması durumunda dünya üzerinde yetersiz beslenen 800 milyon insanın sağlıklı bir şekilde beslenmesi ve aç kalmaması anlamına geliyor. 

    Zehirli atıkların yaklaşık yüzde 70’i elektronik atıklardan oluşuyor

    Dünya çapında her yıl 40 milyon ton elektronik atık ortaya çıkıyor. Bu da her saniye 800 adet dizüstü bilgisayarın çöpe atılması anlamına geliyor. Zehirli atıkların yaklaşık yüzde 70’ini ise elektronik atıklar oluşturuyor. Ofis çalışanlarının çoğunun hem bireysel hem de iş için kullandıkları 2 adet bilgisayarı bulunuyor. Bu da elektronik atık oranlarını ve zehirli gaz salınımını ciddi oranda artırıyor. Ancak Champs’in yeni nesil iş gücü ekosistemine dahil olan 18.000’den fazla kişi, kendi cihazlarını kullandığı için böyle bir israfa dahil olmuyor. 

    “Champs, GIG ekonomisinin gücü ile günlük işe gidip gelme ihtiyacını azaltıyor”

    Champs’in karbon emisyonunu azaltmaya yönelik hedef ve stratejileri arasında işe gidiş ve dönüş saatlerinde oluşan yoğun trafiğin azaltılmasının da yer aldığını belirten Champs Kurucu Ortağı ve Yöneticisi Mahir Tüzün“Champs, uzaktan çalışma modelleri ile GIG ekonomisine dahil olan istihdamın artması durumunda azalan trafik nedeniyle de karbon emisyonunun azaltılmasına yönelik önemli bir çözüm sunuyor. Mevcut bağımsız çalışanlarımız her yıl 16.000 ağaç dikmişçesine yardımcı oluyor. 18.000’den fazla bağımsız çalışanı istihdam edebilirsek, bu senelik 160.000 ağaç dikmek anlamına gelecek. Bireylere uzaktan veya merkezi olmayan bir şekilde çalışma imkanı tanıyarak, GIG ekonomisinin gücü ile günlük işe gidip gelme ihtiyacını azaltıyoruz. Bu da daha az trafik sıkışıklığına, araçlardan daha düşük karbon emisyonu salınmasına ve ulaşım altyapısına olan baskının azalmasına yol açıyor. Bu yönüyle Champs, çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlıyor” dedi. 

    “Karbon salınımının azaltılmasına yönelik çözümler üretiyoruz”

    Tüm dünya için ciddi bir tehdit oluşturan karbon salınımına yönelik çeşitli çözümler üreten ülkelerden biri olan Amerika’da karbon kredisi satan firmalar bulunduğunu da sözlerine ekleyen Mahir Tüzün, şöyle devam etti: “Regülasyonlar nedeniyle Avrupa biraz daha geriden geliyor. Türkiye’de ise bu konuda yapılmış herhangi bir kanun ya da düzenleme bulunmuyor. Fakat AB’ye uyum kriterleri çerçevesinde, Türkiye’de de karbon emisyonuna yönelik aksiyonların alınmaya başlanması bekleniyor. Champs, sağladığı tüm fayda ve avantajlarla da bu konuda ülkemizde güçlü bir rol üstleniyor” dedi.  

    “Serbest zamanlı çalışan tercihinde işe alım ve eğitim maliyetleri de önemli oluyor”

    Champs Kurucu Ortağı ve Yöneticisi Mahir Tüzün“GIG ekonomisinin en önemli avantajı, herhangi bir personel çalıştırma yükümlülüğü altına girmeden, dünya üzerinde konunun uzmanı kişiler tarafından son kullanıcılarına yaratılabilecek en iyi deneyimi, müşterileri ile buluşturmak. Günümüzde kurumsal firmaların yoğun sezonlarda en çok ihtiyacı olan konu esneklik. İş hacminin dönemsel olarak dalgalanması ile ortaya çıkan işe alım ve eğitim maliyetleri firmaların serbest zamanlı çalışanları tercih etmesi için en önemli sebepler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra Champs, bu model ile şirketlere müşteri hizmetleri maliyetlerinde yüzde 30’a varan tasarruf fırsatları sunuyor. Temsilcilerin tümü sanal bir iletişim merkezine bağlı olarak evden uzaktan çalıştıkları için fiziksel iletişim merkezini genişletmeniz gerekmiyor” dedi. 

    Marka elçileri ile çalışan şirketler, yüzde 30’a varan maliyet tasarrufu sağlıyor

    Champs’in şirketlere sunduğu en önemli avantajların başında gelen diğer parametrelerden biri de çalışan maliyetlerinin tamamında önemli bir sarfiyat sunuyor olması. Geleneksel iş süreçlerindeki maliyet baskısı, işi yöneten ekiplerin ve tedarikçilerin yaşadığı kârlılık sorunları ve çalışanların zorlu çalışma koşulları gibi meseleleri ortadan kaldırarak tüketicilere daha iyi hizmet vermeyi hedefleyen Champs, firmaların yoğun dönemlerinde müşteri hizmetleri ekibine serbest çalışanlarıyla ek destek sunuyor. Bürokratik işlemler ile şirket çalışanlarının zamanından tasarruf sağlamasına olanak tanıyan Champs, markaların talep artışlarına ve müşteri hizmetleri etkileşimi gereksinimlerine de çözüm oluyor. Müşteri hizmetleri etkileşimlerini nasıl yönetecekleri konusunda eğitim almış çalışanlarla yoğun dönemleri rahatça atlatmalarına yardım ediyor. Şirketler marka elçileriyle çalışarak müşteri hizmetleri maliyetlerinde yüzde 30’a varan tasarruf fırsatı elde ediyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Öğrencilerin Tasarladığı Robotlar Ağrı’nın Zirvesinde Yarıştı

    Öğrencilerin Tasarladığı Robotlar Ağrı’nın Zirvesinde Yarıştı

    Bu sene ikinci kez düzenlenen yarışmadan finale kalan 20 ekip, kendi tasarımları olan robotlarını, belirlenen parkurda final noktasına en kısa sürede ulaştırmak için yarıştı. Heyecanlı anların yaşandığı yarışmayı 1 dakika 22 saniye ile Iğdır Bilim Sanat Merkezi kazandı. Kazanan ekip 100 bin TL birincilik ödülünün sahibi oldu. Yarışmada ikinci olan Iğdır Aras Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ekibi 75 bin TL, üçüncü olan Ağrı 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi ekibi ise 50 bin TL ile ödüllendirildi.

    Türkiye’nin en büyük elektronik üreticileri arasında yer alan SUNNY Elektronik’in ilk defa geçen sene düzenlediği Ağrı’nın Zirvesinde Teknoloji Yarışması’nın ikincisi, Ağrı ve civar illerden öğrencilerin, ailelerin ve yerel yönetimin katılımı ile tamamlandı. Bölgedeki çocukları, teknolojinin sunduğu yeni bilgi ve becerilerle tanıştırmak, yeteneklerine yönelik farkındalıklarını artırmak için düzenlenen yarışma, bu sene Ağrı’nın yanı sıra Kars, Ardahan ve Iğdır’dan lise öğrencilerin katılımı ile gerçekleşti. Ağrı Valisi Mustafa Koç, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Ali Karagöz, Ağrı Cumhuriyet Savcısı Adem Çalış, İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdülhalik Karabulut, Baro Başkanı Av. Serdar Gülatın, Kaymakamlar, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek ve il protokolü, organizasyona katılım göstererek öğrencilere destek verdi.

    Ekipler tasarladıkları robotların belirlenen parkuru en kısa sürede tamamlayabilmesi için yarıştı. Parkuru en iyi derecelerle bitiren robotu tasarlayan ekiplere, ödüllerini SUNNY Elektronik ve Hayrettin Atmaca Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Adem Atmaca ve Ağrı Valisi Mustafa Koç takdim etti. Adem Atmaca, Türkiye’de teknoloji, bilim ya da farklı alanlarda başarı sahibi olacak gençlerin içindeki gücü çıkaracak bu önemli adıma vesile olmaktan dolayı çok gururlu olduklarını ve bu nedenle ilk başta duyurdukları ödül tutarını, yarışma sonunda artırarak kazanan öğrencilere güzel bir sürpriz yaptıklarını belirtti.

    Atmaca “Ülkemizin her noktasında çok değerli cevherler, parlak beyinler yetişiyor. Ama bir çoğu kısıtlı imkanlar sebebiyle, yeteneklerini geliştirme imlanı bulamıyor ve kendini gösteremiyor. Rahmetli babam Hayrettin Atmaca, bunu yaşayan ancak yine de kendi yolunu çizebilmiş sayılı örneklerden. Kendisinin Ağrı için başlattığı eğitim alanındaki sosyal yatırımları, bugün ikinci nesil olarak biz sürdürüyoruz. Teknoloji günümüzün ve geleceğimizin en önemli parçalarından biri. Bu sektörde hizmet veren bir marka olarak, elimizdeki bilgiyi ve kaynağı en etkili şekilde paylaşmak da bizim görevimiz. Bu bakış açışı ile hayata geçirdiğimiz teknoloji yarışmamızın ilkini, adını aldığı Ağrı’da yaptık. Bu sene ise Kars, Ardahan ve Iğdır’dan da 139 öğrenci ekibi başvuruda bulundu. İki yılda toplam 850’den fazla öğrenci, oluşturdukları ekipleri ile robot projelerini tasarladı ve sundu. Bunlardan 40 grup finale yükseldi ve projelerini gerçeğe dönüştürdü. Bu bölge için kısa sürede ulaşılmış ve çok önemli rakamlar. Önümüzdeki yıl daha da artan katılım, daha dikkat çekici projeler ve daha heyecanlı anlar yaşayacağımıza eminim” açıklamasında bulundu. 

    Yerel Yönetimler Projenin Destekçisi Oldu

    Ağrı’nın Zirvesinde Teknoloji Yarışması ilk günden itibaren yerel yönetimin ilgisi ve desteği ile karşılandı. Teknolojinin günümüzün en önemli dinamiklerinden biri haline geldiğini belirten Ağrı Valisi Mustafa Koç “Bugün burada, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan pırıl pırıl gençlerimizin, yaratıcılık ve girişimcilik becerilerini kullanarak, büyük emeklerle tasarladıkları teknolojik ürünleri görüyoruz. Bu yarışmada, evlatlarımız bir yandan yenilikçi fikirlerle yeteneklerini sergiliyorlar, bir yandan ekip ruhunu ve takım çalışmasını öğreniyorlar, bir yandan da birlikte bir şey başarmış olmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Gençlerimizin yeteneklerini tanımaya olanak sunan, hayatımızın her alanında etkin bir şekilde yer alan teknolojiye karşı ilgilerini artıran bu etkinliklerin; onların mesleki ve teknik becerilerini geliştirerek, gelecekte bölgemizin ve ülkemizin gelişmesine katkı sağlayacak başarılı birer bilim insanı, astronot, mühendis, araştırmacı olarak yetişmelerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” açıklamasında bulundu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk Emisyon Ticaret Sistemi ihracatçıları AB pazarında daha rekabetçi hale getirecek

    Türk Emisyon Ticaret Sistemi ihracatçıları AB pazarında daha rekabetçi hale getirecek

    Egeli ihracatçılar, Sınırda Karbon Vergisi Düzenlemesi Mekanizmasının Türk sanayicilerinin temiz üretim yöntemlerini benimsemeleri için güçlü bir teşvik unsuru olacağı ve AB pazarında daha rekabetçi hale gelebilecekleri görüşünde.

    Dünyanın lider ve en geniş kapsamlı çevre ve karbon piyasaları konferansı Carbon Forward, iklim ve sürdürülebilirlik paydaşlarını ilk defa Türkiye’de İzmir’de bir araya getirdi.

    Carbon Forward 2024 yılı içerisinde Singapur, İzmir, Londra ve Toronto olmak üzere dört farklı şehirde konferanslarını gerçekleştiriyor.

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Carbon Forward Türkiye Konferansı’nda Sınırda Karbon Vergisi Mekanizması’nın Türk ihracatçıları için hangi zorlukları ve fırsatları beraberinde getirdiğini anlattı.

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Üyelerimiz demir ve demir dışı metaller, tekstil, hazır giyim, deri ürünleri, doğal taş, gıda ürünleri, tarım ve mobilya gibi çok çeşitli sektörlerden gelmektedir. Türkiye’nin en büyük ihracat ve ithalat ortağı Avrupa Kıtası toplam ihracatımızdan yüzde 48 pay alıyor ve 109 milyar dolar ihracatımız var. İthalatımızın yaklaşık yüzde 25’ini de AB’den gerçekleştiriyoruz. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı sürecinde ihracatçılar için en önemli olanı Eko-Etiket, Dijital Ürün Pasaportu ve Sınırda Karbon Vergisi Düzenlemesi (CBAM).” dedi.

    Sınırda Karbon Vergisi Mekanizması’nın kapsadığı acil dönüşüme ihtiyacı olan tüm sektörlerin desteklenmesi gerekiyor

    Başkan Eskinazi, “Sınırda Karbon Vergisi Mekanizması’nın kapsadığı acil dönüşüme ihtiyacı olan karbon-yoğun sektörlerden başlayarak, AB ile ticaretimizde yüksek payı olan demir çelik, alüminyum, elektrik, çimento, tekstil gibi tüm sektörlerin desteklenmesi gerekiyor. İklim değişikliğiyle mücadelenin önemini hepimiz kabul ediyoruz. Ancak, bir yandan çevresel ilerlemeyi teşvik ederken diğer yandan da Türkiye’nin ihracatının küresel pazardaki rekabet gücünü arttıracak dengeli bir yaklaşımın çok önemli olduğuna inanıyoruz. Yaklaşan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) üyelerimiz için elbette bazı endişeler doğurmaktadır. En büyük endişelerden biri maliyetlerin artma potansiyelidir.” diye konuştu.

    CBAM kapsamında, Türkiye’nin ihracatına karbon maliyeti uygulanarak AB içinde üretilen mallara kıyasla daha pahalı hale gelmesinin mümkün olabileceğini öngördüklerini anlatan Eskinazi sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu durum, özellikle karbon ayak izi daha büyük olan sektörlerdeki işletmelerimizi önemli ölçüde dezavantajlı duruma düşürebilecektir. Ek maliyet yükü, kar marjlarını aşındırabilir ve nihayetinde pazar paylarımızın rakiplerimize kaptırılmasına yol açabilir. Bir diğer endişe konusu da CBAM ile ilişkili idari yüktür. Mekanizmanın raporlama ve doğrulama gerekliliklerine uymak karmaşık ve zaman alıcı olabilir. Bu durum özellikle üyemiz olan ve süreci verimli bir şekilde yürütecek personel ya da kaynaklara sahip olmayan küçük işletmeler için geçerlidir.”

    Başkan Eskinazi idari yükün ticaretin önünde önemli bir engel haline gelebileceğini ve küçük işletmelerin AB pazarında etkin bir şekilde yer almalarını engelleyebileceğini söyledi.

    “CBAM’ın ortaya çıkardığı bu güçlükler adeta suya atılan bir taş gibi bir dalga etkisi yaratabilir. Artan maliyetler ve idari yükler nedeniyle Türkiye’nin ihracatı daha az rekabetçi hale gelirse, ticaretin Türkiye’den başka ülkelere kaydığını görebiliriz. Bu durum, etkilenen sektörlerin ihracat hacimlerinin azalmasına yol açarak ülkemizdeki istihdamı ve genel ekonomik büyümeyi etkileyebilir. Bununla birlikte, göz önünde bulundurulması gereken potansiyel bir fayda da mevcut. CBAM, Türk sanayilerinin daha temiz üretim yöntemlerini benimsemeleri için güçlü bir teşvik unsuru olabilir. CBAM kapsamında AB pazarında rekabetçi kalabilmek için işletmeler, karbon ayak izlerini azaltan yeni teknolojilere ve süreçlere yatırım yapmaya yönlendirilebilir.”

    Türkiye’yi AB’ye bağlayacak en önemli alan yenilenebilir enerji, hidrojen ve boru hatları

    Daha temiz üretime doğru bu geçişin sadece çevreye fayda sağlamakla kalmayacağını aynı zamanda Türk ihracatının uzun vadeli sürdürülebilirliğini de artıracağını anlatan Jak Eskinazi, Türkiye’nin yakın zamanda kendi Emisyon Ticaret Sistemini (ETS) kurma kararı alması bu bağlamda olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

    “Temiz teknolojilerde Avrupa, Japonya, ABD ve Çin önemli oyuncular. 2023’te Çin, mevcut yenilenebilir enerji kapasitesini neredeyse yüzde 80 artırdı. Türkiye; fiyat avantajı, sürdürülebilirlik, üretim kalitesi, verimlilik, güvenilirlik, katma değerli ürünler üretme yeteneği, tasarım gücü, esneklik, hızlı adaptasyon ve Avrupa ülkeleri için pazara yakınlık kategorilerinde rakiplerine üstünlük sağlamasıyla dünyanın en önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Kuzey Denizi ve Baltık, Avrupa’nın rüzgâr temelli yenilenebilir enerji merkezi olurken Akdeniz de Avrupa’nın güneş temelli yenilenebilir enerji ve sonrasında yeşil hidrojen merkezi olma yolunda. Türkiye’yi önümüzdeki dönemde AB’ye bağlayacak en önemli alan yenilenebilir enerji, hidrojen ve boru hatları olabilir. Dünya şu anda yeni temiz enerji teknolojilerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıyla desteklenen bir enerji dönüşümü yaşıyor. Türkiye bu yeni sanayi devriminin tam kalbinde tam merkezinde yer almayı fazlasıyla hak ediyor.”  

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Henkel 2023 Yılında 21 Buçuk Milyar Euro Satış Gerçekleştirdi

    Henkel 2023 Yılında 21 Buçuk Milyar Euro Satış Gerçekleştirdi

    Bu satış büyümesi, önceki yıla kıyasla çok güçlü bir fiyat artışından kaynaklandı. Tüketici Markaları İş Birimi satışları ise 2023 mali yılında toplam 10,565 milyar Euro olarak gerçekleşti ve satışlar organik olarak yüzde 6,1 oranında arttı.

     

    Açıklama gerçekleştiren Henkel CEO’su Carsten Knobel “Zorlu piyasa koşullarına rağmen 2023’te büyüme stratejimizi istikrarlı bir şekilde ileriye taşıdık ve uygulanmasına da hız verdik. Çok güçlü organik satış büyümesi sağladık ve karlılığı önemli ölçüde artırdık. Bu sayede, yılın başında yaptığımız öngörüyü aşmış olduk. Bu başarılı gelişme, Yapıştırıcı Teknolojileri ve Tüketici Markaları tarafından birlikte gerçekleştirildi.” dedi

    2023 Mali Yılında Grup Genelinde Satış ve Kar Performansı

    Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi, Mobilite ve Elektronik iş alanlarının yanı sıra Nalburiye, İnşaat ve Profesyonel iş alanlarının da etkisiyle yüzde 3,2 oranında güçlü bir organik satış büyümesi elde etti. Tüketici Markaları İş Birimi, özellikle Çamaşır ve Ev Bakım ile Saç iş alanlarının etkisiyle yüzde 6,1 oranında çok güçlü bir organik satış büyümesi kaydetti.

    2024 Yılına Yönelik Öngörü

    2024’te global ekonomik çıktıda orta düzeyde bir büyüme bekleniyor. Bu durum, Henkel için tüketici iş birimlerinin önemli alanlarında, hem endüstriyel talebin hem de tüketici talebinin makul düzeyde artışını varsayıyor. Henkel, 2024 mali yılında yüzde 2,0 ile yüzde 4,0 arasında organik satış büyümesi elde etmeyi bekliyor.

    Tüm Stratejik Önceliklerde Önemli İlerlemeler Kaydedildi

    Zorlu bir makroekonomik ve jeopolitik ortamda, şirket geçtiğimiz mali yılda istikrarlı bir şekilde gelişmeye devam etti. Amaca yönelik büyümeye dair stratejik çerçeve daha da hızlı bir biçimde uygulandı. Özellikle üç büyük proje geçtiğimiz yıl üzerinde önemli bir etki yarattı ve başarıyla uygulanarak Henkel’in dönüşümünü ciddi ölçüde ileriye taşıdı. Bu üç proje; Rusya’daki işlerin satışı, Çamaşır ve Ev Bakım ile Beauty Care’in birleşerek yeni Tüketici Markaları İş Birimi’nin oluşturulması ile Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi’ndeki gelişmelerdi.

    Rusya’daki İşlerin Satışı

    Henkel Rusya’daki faaliyetlerinden çıkma kararı aldı. Nisan 2023’te Henkel Rusya’daki işlerini yerel finansal yatırımcılardan oluşan bir konsorsiyuma sattı. Mutabık kalınan satın alma fiyatı yaklaşık 600 milyon Euro idi.

    Tüketici Markaları: Birleşme Planlandığından Daha Hızlı İlerliyor

    Önceki iki tüketici iş birimi Çamaşır ve Ev Bakım ile Beauty Care’in birleşerek yeni Tüketici Markaları İş Birimi’ni oluşturmasıyla Henkel, Persil ve Schwarzkopf gibi ikonik markaların yanı sıra başarılı Profesyonel iş birimi de dahil olmak üzere tüm kategorilerdeki tüketici markalarını tek bir çatı altında topladı. Henkel böylece, dinamik büyümeyi mümkün kılacak çok kategorili bir platform oluşturdu. Ocak 2023’te yeni iş birimi ‘hayata geçti‘.

    Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi’ndeki Gelişme Daha da İleriye Taşındı

    Henkel, global olarak pazar lideri pozisyonunu daha fazla güçlendirmek ve bir sonraki seviyeye taşımak amacıyla, 2023 mali yılında daha fazla çeşitliliğe sahip bir uluslararası ekibi göreve getirerek, Yapıştırıcı Teknolojileri’nin üst yönetim kademesinde bir takım değişiklikler yaptı. Aynı zamanda, müşteri ve pazara olan yakınlığını daha da artırmak için organizasyonel yapısını optimize etti. Yeni yapı üç iş alanından oluşuyor: Mobilite & Elektronik, Ambalajlama & Tüketici Ürünleri ve Tüketici & Nalburiye & Profesyonel.

    Tüm Stratejik Önceliklerde Daha Fazla İlerleme Sağlandı

    Henkel, geçtiğimiz mali yılda büyüme stratejisini sistematik bir şekilde uygulamaya devam etti ve tüm alanlarda önemli ilerlemeler kaydetti. Şirket, iş ve marka portföyünü daha da geliştirdi, inovasyon, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme alanlarında rekabet gücünü artırdı, işletme modellerini optimize etti ve kurumsal kültürünü güçlendirdi. Henkel, 2023 yılında da önemli trendlere hitap eden ve müşteriler ve tüketiciler için değer yaratan çok sayıda inovasyonu piyasaya sundu. Yapıştırıcı Teknolojileri’nde Henkel, sürücü destek sistemlerindeki kamera lenslerinin yapıştırılması için yeni bir çözüm sundu. Bu çözüm, otomotiv endüstrisinde hızlı ve sağlam kamera üretimini mümkün kılarken, yeni nesil sürücüsüz araçlarda daha fazla güvenlik sağlıyor. Tüketici Markaları’nda, yenilikçi enzim teknolojisine sahip yeni bir formül sunan Persil Deep Clean 30’dan fazla ülkede piyasaya sürüldü. Ürün, mükemmel leke çıkarma sağlarken aynı zamanda çamaşır makinesindeki hoş olmayan kokuları da önlüyor. Henkel ayrıca tüm Got2b saç şekillendirici portföyünü yeni bir ambalaj tasarımının yanı sıra, vegan formüller, doğal içerikler ve daha sürdürülebilir ambalajlarla desteklenen bir sürdürülebilirliğe sahip olacak şekilde yeniden piyasaya sürdü.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 21 Yıl Önce Başlayan Girişim Bugün Çin Dahil Tüm Dünyaya Satış Yapıyor

    21 Yıl Önce Başlayan Girişim Bugün Çin Dahil Tüm Dünyaya Satış Yapıyor

    Bir Türk şirketini global alanda tanınan sayılı şirketler arasına sokan DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet sektöre yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.

    Dünya genelinde önemli bir emtia ürünü olan pamuk, en yaygın şekilde tekstil endüstrisinde kullanılıyor. Hasadın ardından işlenerek balyalanan pamuk, tekstil sektörünün en önemli hammaddesi haline dönüşüyor. Pamuğun işlenmesi sırasında elde edilen atık malzeme; linter pamuğu formatında mobilya ve ev tekstili sektöründe, tohumdan elde edilen yağı ise gıda sektörü ve kimya sektöründe sabun, mum gibi üretim yapan şirketlerce kullanılıyor. Pamuğun yağı alındıktan sonra ortaya çıkan proteince zengin malzemesi küspe ise hayvansal yem sanayinde hammadde ve girdi olarak değerlendiriliyor. DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet “Pamuk bu özellikleri ile birçok ülke için önemli gelir kaynağı yaratan, katma değerli ekonomik değere sahip kıymetli bir emtia. Böylesine önemli bir emtianın global alanda alım ve satımı hem üreticiler hem de yatırımcılar açısından kritik öneme sahip.” Değerlendirmesinde bulundu.  

    Pamuk, dünya genelinde önemli bir emtia ürünüdür

    Pamuk, dünya genelinde önemli bir emtia ürünüdür değerlendirmesinde bulunan DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, “Bu değerli ürün en yaygın şekilde tekstil endüstrisinde kullanıldığı gibi, yağ, yem ve ilaç endüstrilerinde de kullanılmaktadır. DCT Trading olarak Türkiye, Amerika, Yunanistan, Brezilya, Afrika ve Hindistan gibi Dünya’daki önemli pamuk üreticisi ülkelerden alım yapıyor, iç pazar talebine veya ihracatına aracılık ediyoruz. Ülkemiz dışında, Vietnam, Pakistan, Çin ve Japonya gibi ülkelere pamuk satışı gerçekleştiriyoruz. Pamuk aynı zamanda fiyatı organize borsalarda belirlenen bir emtia olduğundan, arz/talep dengeleri ve fiyat seviyelerini yönetmek için güne asya borsaları ile başlıyor, amerika borsasını izleyerek tamamlıyoruz. Çünkü sadece fiziki pamuk alım satımı ile sınırlı kalmayıp, organize piyasalarda kontrat bazlı alım satım da yaparak kendimizi risklerden koruyoruz.’’ Dedi.  

    Çin Devletine Türkiye’den Doğrudan Satış Yapabilen Bir Türk Şirketiyiz

    DCT Trading olarak Türkiye ve dünyada sayılı şirketler tarafından temin edilebilen “Organik Pamuk Satış Sertifikası” sahibiyiz diyen Levent Sadık Ahmet:  Global alanda tanınan ve saygın bir marka kimliğine sahip olmamız her yıl düzenli büyüme yakalamamızda önemli rol üstleniyor. Paydaşlarımızla karşılıklı güven ve deneyim paylaşımımız bizi ayrıştıran en önemli özelliklerimizden biri diyebilirim. Bu çerçevede her dönem kabiliyetlerimizi ve pazar alanlarımızı geliştiriyoruz. Bu anlamda Çin devletine doğrudan pamuk satışı gerçekleştirebilen bir Türk şirketi konumundayız. “Doğrusu bu bizi oldukça gururlandırıyor.”

    Topraktan Gelen Her şeyi Alır, Her şeyi Satarız

    DCT Trading olarak hem ihracat, hem ithalat, hem de transit ticaret yapıyoruz diyerek sözlerine devam eden Levent Sadık Ahmet: Tarım alanında pamuk satışının dışında, Yunanistan’da kurmuş olduğumuz taze meyve işleme tesisimiz ile bölgede yetişen kirazları Avrupa’nın büyük zincir marketlerine ihrac ediyoruz. Kalite sertifikasyonları tam olan bağlı ortaklığımız YAKA firması, dalından koparılan kirazın tüm kalite denetimi, sertifikasyon gereklilikleri ve paketleme süreçlerini yöneterek 48 saat içerisinde muhtelif Avrupa ülkelerindeki zincir marketlerinin raflarında yer alacak şekilde organize çalışmaktadır. Yine Yunanistan’da kurmuş olduğumuz BLUEFARM firmamız da ÜR-GE çalışmalarını tamamlayarak, 200 dönüm arazi üzerinde Yunanistan’ın en büyük yaban mersini üreticisi konumuna gelmiştir. “DCT Trading, bağlı ortaklıkları ile sadece alım satım yapan bir firma olmaktan çıkmış, tarım sektöründe üretici olarak da faaliyete başlamıştır.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Küçük işletmeler, büyük riskler: Parola korumasını önceliklendirme

    Küçük işletmeler, büyük riskler: Parola korumasını önceliklendirme

    Sınırlı kaynaklara ve uzmanlığa sahip bu işletmeler genellikle kendilerini sofistike tehditlere karşı savunmakta zorlanıyor. Ancak, sağlam parola koruma önlemleri uygulayarak küçük işletmeler güvenlik duruşlarını önemli ölçüde artırabiliyor ve hassas verilerini koruyabiliyor. Kaspersky, Dünya Parola Günü için küçük işletme ortamında parola korumasına yönelik basit ama önemli siber güvenlik önlemlerini açıklıyor.

    Kaspersky tarafından 2023 yılının sonunda yapılan bir araştırma, dünya genelindeki küçük işletmelerin %76’sının ve Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesindeki işletmelerin %88’inin son iki yıl içinde en az bir siber olay yaşadığını ortaya koydu. Bu saldırıların sonuçları ağır olmuş ve gizli verilerin sızdırılması (küresel olarak %34, META’da katılımcıların %29’u bunu bildirdi), itibar kaybı (%23, META’da %20), müşteri güveninin kaybı (%20, META’da %9) ve daha fazlasıyla sonuçlandı. Dünya çapında ve META’daki küçük şirketlerin yaklaşık %9’u ticari faaliyetlerinin belirli alanlarını askıya almak zorunda kaldı. Bu siber olayların nedenleri incelendiğinde, ana nedenlerden birinin zayıf parolaların kullanılması veya düzenli parola güncellemelerinin yapılmaması olduğu açıkça görülüyor. Bu neden, neredeyse dörtte birlik bir oranla (küresel olarak %24 ve META’da %20) yalnızca kötü amaçlı yazılım indirmenin ardından geliyor. Kaspersky, küresel sorunu ele almak için küçük işletmelerin parola politikalarını güçlendirmeye yardımcı olacak ipuçlarını aşağıda sunuyor.

    Güçlü parolalar oluşturun

    Önemine rağmen, bu bariz önlem, kullandıkları çeşitli uygulamalar için çok sayıda parola ile uğraşmak zorunda kalan çalışanlar tarafından genellikle ihmal ediliyor. Ayrıca, şifrelerin her kurumsal hizmet için hem sağlam hem de benzersiz olduğundan emin olunması önem taşıyor. Zayıf ve tekrar kullanılan şifreler, bunları kırmak ve hassas bilgilere yetkisiz erişim sağlamak için otomatik araçlardan yararlanan siber suçlular için kolay hedefler olarak karşımıza çıkıyor. Küçük işletmeler, çalışanlarını harf, rakam ve özel karakterlerden oluşan karmaşık kombinasyonlar kullanmaya teşvik ederek parolayla ilgili ihlal riskini azaltabiliyor.

    Çok faktörlü kimlik doğrulama uygulayın 

    Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), kullanıcıların yalnızca bir parolanın ötesinde ek doğrulama sağlamasını gerektirerek ekstra bir güvenlik katmanı ekliyor. Bu, biyometrik verileri, bir mobil cihaza gönderilen tek seferlik şifreleri veya güvenlik sorularını içerebiliyor. Küçük işletmeler MFA’yı karmaşık veya gereksiz olarak algılayabiliyor ancak MFA, parola hırsızlığı ve yetkisiz hesap erişimi gibi çeşitli siber tehditlere karşı koruma sağlayabilen kritik bir güvenlik önlemi oluyor. MFA’nın etkinleştirilmesi, parolalar ele geçirilse bile küçük işletmelerin hesaplarına yetkisiz erişim riskini önemli ölçüde azaltıyor.

     

    Parolaları düzenli olarak güncelleyin

    Düzenli parola güncellemeleri, güvenlik hijyenini korumak ve parolayla ilgili ihlal riskini azaltmak için çok önemli bir faktör oluyor. Küçük işletme sahipleri, eski parolaların yeniden kullanılmasını önlemek için çalışanları parolalarını düzenli aralıklarla değiştirmeye teşvik ederek eski şifrelerin tekrar kullanılmasını önlemek için şifre sona erme politikalarını uygulaması önem taşıyor. Ayrıca, personel değişikliklerine yanıt olarak veya güvenlik ihlallerinden şüphelenildiğinde hızlı parola güncellemeleri yapılması gerekiyor.

    Çalışanları eğitin

    Küçük işletmelerde etkili parola koruması ve genel çevrimiçi güvenlik için çalışanların farkındalığı önem taşıyor Çalışanlar güçlü parolaların önemi, parola paylaşımının riskleri ve siber saldırılara kurban gitmenin olası sonuçları konusunda eğitilmesi gerekiyor. Küçük işletmeler, siber güvenlik farkındalığı kültürünü teşvik ederek çalışanlarını hassas bilgilerin korunmasında ve siber tehditlerin azaltılmasında aktif bir rol oynamaları için güçlendirebiliyor.

    Güvenli cihazlar ve ağlar

    Parolaların güvenliğini sağlamanın yanı sıra, küçük işletmeler cihazlarını ve ağlarını Kaspersky Small Office Security gibi siber güvenlik çözümleriyle korumak için de adımlar atması önem taşıyor. Uzaktan çalışma ve bulut tabanlı hizmetlerin giderek yaygınlaşmasıyla birlikte, küçük işletmeler cihazlarının ve ağlarının kötü amaçlı yazılımlara, kimlik avı saldırılarına ve diğer siber tehditlere karşı yeterince korunduğundan emin olması gerekiyor. Saygın siber güvenlik yazılımları yükleyerek, güvenlik duvarlarını etkinleştirerek ve işletim sistemleri ile yazılımları güncel tutarak küçük işletmeler savunmalarını önemli ölçüde güçlendirebiliyor.

    Kaspersky Kıdemli Ürün Pazarlama Müdürü Kirill Litvin “En küçük işletmeler bile önemli siber güvenlik riskleriyle karşı karşıyadır. Bu nedenle, güvenlik önlemlerine öncelik vermeleri ve operasyonlarını ve müşteri verilerini korumak için özel siber güvenlik ürünleri kullanmaları önemlidir. Örneğin, küçük işletmelerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanan Kaspersky Small Office Security ürünümüz, ‘kur ve unut’ korumasıyla el değmeden kullanılabilen bir güvenlik çözümü sunuyor ve özellikle iş geliştirmenin ilk aşamalarında çok önemli olan şirket bütçesinden tasarruf edilmesine olanak tanıyor. Kötü amaçlı yazılımlara, kimlik avına, fidye yazılımlarına, zayıf parolalara ve çok daha fazlasına karşı kapsamlı koruma sağlar,” diyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yapay Zeka İş Dünyasını Nasıl Değiştirecek?

    Yapay Zeka İş Dünyasını Nasıl Değiştirecek?

    Panelde konuşan HepsiPay Genel Müdürü Ozan Bayülgen, yapay zekanın şirketler açısından çok önemli bir itici güç olduğunu ifade etti.

    Capital, Ekonomist, Start Up ve CeoLife dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi (UEZ Sapanca 2024), bu yıl 13’üncü kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırladı.

    “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: Teknoloji ve Yapay Zekâ Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek” temasıyla düzenlenen zirve ikinci gününde de yoğun katılımla gerçekleşti.

    UEZ Sapanca 2024’ün ikinci günündeki beşinci panelin konusu “Yapay Zeka İş Dünyasını Nasıl Değiştirecek?” olurken, panelin sponsoru İş Bankası oldu.

    Panelin moderatörlüğünü United Payment Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Silav yaptı.

    Teknolojik bir devrimin yaşandığını ve küçük ve orta ölçekli şirketlerde de yapay zekaya ilginin arttığını aktaran Silav, “Bir devrimin eğişindeyiz. Bunun en önemli itici gücünün yapay zeka olacağını öngörüyorum” dedi.

    Yapay zeka süreci hızlandırıyor

    Figopara Kurucu Ortağı Bulut Arukel, bankacılık sistemi ve finansal modellerin tamamen iş yapış şekillerini değiştireceğini aktardı. Geçmişte, bir şubeye gidip hesap açtırma ve analizin yapılması, limitin belirleme süreçlerinin günlerce, proje finansmanlarında aylarca sürdüğünü aktaran Arukel, finansal teknoloji ile bunun minimuma indiğini belirtti. 

    Arukel, “Figoparanın temel amacı ticari işletmelerin hayatını kolaylaştırmak. Son 1 yıldır yapay zekada ne yapabiliriz bakıyoruz. Yapay zekanın çok hızlı data okuma metodolojisi var, süreci hızlandırıyor. Rekabet fazla, kim hangi yapay zekayı kullanacak ona bakılıyor. Bugün önemli olan yarının hiçbir şeyi oluyor. Bu da bir yapay zeka. Yapay zeka çalışmalarımızı, birlikte çalıştığımız 22 bankaya entegre ediyoruz. Öğrenen yapay zekaya dayanan call center geliştirdik, yakında lanse edeceğiz. Önümüzdeki dönemlerde süreçler daha da hızlanacak” dedi.

    Zihinsel devrim yaşanıyor

    Yapay zeka ile ilgili yazdığı kitap ile öne çıkan Girişimci–Yatırımcı Daniel Doll Steinberg, yapay zekanın bir şifre haline geldiğini aktardı. 2 yıl önce Metaverse ve Blockchain’in gündemde olduğunu şu anda yapay zekanın daha fazla üstünde durulması gerektiğini aktaran Steinberg, “Son 50 yılda elimizdeki her şey demateryalize olmuştur. Bir pusula veya kitap veya haritalama sistemimiz notlarımız zekamız her şeyimiz bu telefon içinde. Ve demateryalizasyon devam edecek, bir 10 yıl sonra bir mercek olacak vücudumuza girecektir. Kabul etme hızı artıyor. Bulut üzerinde aniden bir değişiklik var. Her saniyede ve her saniye araçlarınız güncelleniyor ve siz bunu bilmiyorsunuz. Bu teknolojiler artık genel bir hedef haline geldi” diye konuştu. 

    Dünyanın teknoloji ile daha iyi hale geldiğini ancak zenginliğin ve bazı sistemlerin sanayi devrimine bağlı olduğunu kaydeden Steinberg, artık zihinsel bir devrimin yaşandığını dile getirdi. Steinberg, “İnsanlar aslında zihindir sadece fiziksel değildir. Bizim temel noktamız değişecektir” dedi.

    Teknolojide kırılma anı yaşıyoruz

    Bir e-ticaret sitesi olarak ayda 63 milyon kullanıcı ve toplamda 500 milyondan fazla ziyaret ile 13-15 milyar arasında sayfa gösterimi yapıldığını aktaran sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, yapay zeka konusunda nasıl yapılacağında çok ne yapılabilir konusunun öne çıktığını belirtti. Ekip olarak 1.000 çalışanları olduğunu ve 300’ünün teknoloji alanında yapay zeka konusunda ne yapılacağı konusunda bilgi sahibi olduğunu belirten Ertaş, “İki gün sonra benim işimi kim daha iyi yaparak elimden alabilir düşünce tarzını doğru buluyorum. Ben iyimser bir realistim. Teknolojide bir kırılma anı yaşıyoruz. Bir tanesi internetti. İkinci bir ara kırılma anı internetin cebe girişiydi. Şimdi hepsini kırabilecek bir yapay zeka var. 

    Biz ekip olarak bunu düşünüyoruz; kullanıcılarımıza acaba ne gibi bir hizmet sunabiliriz ki onların hayatları daha da kolaylaşabilir. Şu anda internetin kırılması gibi devrimsel bir kırılma yaşıyoruz. 5 yıl önce başladık yapay zeka çalışmalarına. Bir yıl sonra ilk ürünümüzü çıkardık. Satmak istediğiniz aracınızın sadece fotoğrafını çekmeniz yeterli. Yapay zeka sayesinde aracınızın tüm özellikleri sisteme girilebiliyor. Sizin doldurmanız gerekmiyor” diye konuştu.

    Müşterilerin tercihleri analiz ediliyor

    HepsiPay Genel Müdürü Ozan Bayülgen, yaptıkları araştırmada tüketicinin ödeme sayfasında ödeme araçlarında yöntemine çok daha önceden belirlendiğinin ortaya çıktığını belirtti. HepsiPay olarak tüketicinin seçtiği ödeme aracı olmak için hangi müşterinin hangi kaynaklarını hangi aracı kullanmak istediğini öngörmeyi hedeflediklerini aktaran Bayülgen, “Kendi işinizi yeniden yaratma gündeminiz varsa yapay zeka sizin için çok önemli bir alet. Yapay zekanın bu dönüştürücü gücünden faydalanmak lazım. Bugün 7 milyondan fazla müşteri Hepsiburada Limit’ten faydalanıyor. Toplam harcamada payı yüzde 4’ten fazlaya ulaştı. Diğer satıcı platformlarında da kullanıma açıyoruz. Bu hizmetin içinde kullandığımız bir yetkinlik var. Ben müşterinin geçmiş alışverişlerinden kredibilitesine ilişkin önemli bir iç görüş yakalıyorum” dedi. 

    Yapay zekanın şirketlerin varoluş sebeplerini sorgulamalarına neden olduğunu kaydeden Bayülgen, yapay zekanın çok önemli bir itici güç olduğunu ve bundan çok daha fazla faydalanmak için altyapı kurduklarını dile getirdi.

    Eğitim sektöründe zihniyet değişimi çok önemli

    Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü, Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, yapay zeka yolu ile eğitimde ciddi bir geri bildirim aldıklarını belirterek, “Yapay zekayı sistemin içine dahil ettiğinizde daha hızlı müdahale etmek mümkün oluyor. Bu da öğrencilerin avantajlarını değerlendirip süreçlere müdahale etmemizi sağlıyor. Gerçek zamanlı bir geri bildirim var çünkü. Öğretmene ve öğrenciye zaman kazandırıyor. Bir başka önemli konu akıllı ders materyalleri. Okul öncesinde de bu materyallerin kullanılıyor olması… Farklı sınıflandırmalar, konular üzerinde çalışıyoruz. Yapay zeka bunları etkiliyor. Yeni öğrenme metotları en önemli etki. Aktif, uzaktan öğrenme ve ömür boyu öğrenme de kullanıyoruz. Belli alanlara kanalize olmaları sağlanıyor. Yapay zekanın eğitimde eşitsizikleri artırma ve giderme potansiyeli var” dedi.  

    Tüm bunlara karşın yapay zekanın bir amaç mı yoksa araç mı olduğu konusunda tartışmaların da sürdüğünü anlatan Hatipoğlu, “Bence eğitim sektöründe de zihniyet dönüşümü çok önemli bir süreç. Eğiticinin eğitimi çok önemli bir süreç. Mevzuatın sisteme ayak uydurması önemli. Siber güvenlik anlamında da konuşulabilir olması lazım. Etik ile ilgili konu hâlâ gözden geçiriliyor. Ancak eğitimde tüm süreçlerin yapay zekaya devri mümkün değil. Eğitim sadece bilgi alışverişi demek değildir. Öğretmen ve öğrenci arasında iletişim de önemli” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • UEZ Beşinci Panel | 21’inci Yüzyıl için Sürdürülebilir İş Modelleri ve Stratejiler

    UEZ Beşinci Panel | 21’inci Yüzyıl için Sürdürülebilir İş Modelleri ve Stratejiler

    Panelde konuşan Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Arıoğlu, “İsrafı önleyemezsek yerine koyma imkanımız olmayan değerleri kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız” dedi.

    Capital, Ekonomist, Start Up ve CeoLife dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi (UEZ Sapanca 2024), bu yıl 13’üncü kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırladı.

    Sponsorluğunu Eksim Holding’in üstlendiği beşinci panelin teması “21’inci Yüzyıl İçin Sürdürülebilir İş Modelleri ve Stratejiler” oldu.

    Panelin moderatörlüğünü Multinet Up CEO’su Ali Emre Sever üstlendi. Sever, “Şu anda kuşkusuz iş dünyasının en önemli trendlerinden birisi sürdürülebilirlik” dedi.

    Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Arıoğlu, panelde yaptığı konuşmada, çevrenin korunmasının önemine dikkat çekti. Arıoğlu, şöyle konuştu:

    “İşin odağında aslında bizim gündemimiz var diye düşünüyorum. Çünkü çevre olmazsa biz israfı önleyemezsek o zaman yerine koyma imkanımız olmayan değerleri kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. İstanbul’da Boğaz’da denize girilemezdi. Körfez perişan durumdaydı. Belediye başkanlığı seçimlerinin en önemli vaatleri bir dönem Haliç’in nasıl temizleneceği konusu olmuştu.

    Faaliyetlerle farkındalıklar oluşmaya başladı

    Bugünse ne Haliç’e giderken kimse burnunu tutuyor ne de Körfez’de artık bir sıkıntı kalmadı. Bu tabii ki zaman istiyor. Çevreyi belli bir dönem hor kullandı Türkiye. Kademe kademe toplumda dernek sosyal fayda ile ilgili faaliyetlerinin bilinçlendirmeleriyle çevrenin, doğanın kıymeti daha farkında olunan durumlar olmaya başladı. Bizim de aslında zaten faaliyet konumuz olan alanlar esasen enerji ve gıda. Bir tarafta yenilenebilir enerji, enerjinin kirli tarafında değiliz.

    Hem ülkenin cari açığının azaltılmasına ürettiğimiz enerjiyle katkıda bulunurken ve katkının devamlılığını sağlarken bir yandan da karbon salımını önlemeyle ilgili bir faaliyet yapıyoruz. Yaklaşık 2023 yılında sadece Türkiye’de yenilenebilir kaynaklardan ürettiğimiz enerji 1.8 milyar kW saat. Bunun çevreye sağladığı katkı, karbon emisyonuna sağladığı katkı da 1.3 milyon ton olarak değerlendirebiliriz.”

    Herkes değişmek zorunda

    Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, şöyle konuştu:

    “Sürdürülebilirlik şu anda bütün iş dünyasında olduğu gibi, sanat dünyasına kadar herkesin gündeminde. Sanko Holding olarak baktığımıza zaman, biz 1904’ten bu yana bu sene 120’nci yılımız. 120 yıldır sürdürülebilir bir şirket olmak için mücadele veriyoruz. Kendini yenilemeyen müessese sahibini yeniler derdi rahmetli babam. Döneme ayak uyduramıyorsanız mutlaka birileri gelir sizi satın alır ve değişimi onlar gerçekleştirirler. Geleneksel şirketlerde sürdürülebilirlik ve değişimi gerçekleştirmek gerçekten çok zor. Yeni bir şirket olsanız sıfırdan başlayıp düzenli bir şekilde ilerleyebilirsiniz. Ama 40 yıldır sizinle çalışan insanlar var. Siz de onların yanında yetişmişiniz. Böyle bir durumda değişim yapabilmek için gerçekten zorlandığınız anlar oluyor. Yapay zekayı konuşuyoruz şu anda. Net bir şekilde önümüzde neler olduğunu görüyoruz. Yaşamın içinde var artık bunlar. Bizler hepimiz değişmek zorundayız.”

    Paydaşların birlikte çalışması önemli

    SKD Türkiye Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve Fibabank Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Dildar Edin, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    “2015 yılında Paris İklim anlaşması toplantısına katılmıştım. Ardından Türkiye’de sonuçlarını TÜSİAD toplantısında banka temsilcisi olarak birkaç konuşmacıyla birlikte panelisttim. Kimler katıldı derseniz. Sadece teknisyenlerin katıldığı, patronların hiç konuşmadığı ve sahiplenmediği bir ortamdı. O zaman sürekli çağırıyorduk patronları da. Şimdi onlar da en büyük savunmacılarından biri oldu. Tüm iş dünyasının bu şekilde gelişiyor olması. Sürdürülebilirlik değil sosyal konuların da sahipleniliyor olması benim açımdan mutluluk verici. Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor ama bu süreçte paydaşların birlikte çalışması önemli. Sanayi şirketi, sadece kOBİ’nin ayrı ayrı yapması önemli değil. Biz de derneğimizi bu amaçla 2014 yılında kurduk. Türkiye yurtiçi hasılasının %28-29’unu temsil ediyor. Çok büyük şirketler, holdingler var bünyemizde. Etki alanlarımız önemli. İyi uygulamaları paylaşmayı amaçlıyoruz. Birçok ülkede yeşil partiler var. Meclisin içine girmiş sosyal ortama katkı sağlamaya çalışan gruplar var. Ne yazık ki Türkiye’de böyle değil. Sivil toplum kuruluşlarına çok önemli görevler düşüyor.”

    Yeşil dönüşüme uygun krediler

    TSKB Genel Müdürü, Yönetim Kurulu Üyesi Murat Bilgiç, sürdürülebilirliği farklı temalarla birleştirdiklerini söyledi. Bilgiç, şöyle konuştu:

    “Ölçüyoruz. Krediyi vermekle bitmiyor. Kredilerimizin şartları da var. Verdiğimiz kredinin yüzde 80’inden fazlası uzun vadeli ve yeşil dönüşüme uygun krediler. Danışman kuruluşlarımızla veya yetkili kuruluşlarımızla ölçüyoruz. Taahhütlerin yerine getirilmesi için ciddi adımlar atılması gerekiyor. Bu yolculukta kredi kullananlar daha uygun maliyetle daha uygun kaynaklara erişebiliyor bizim gibi firmalardan kredi kullananlar. Aynı zamanda uluslararası firmalardan kredi kullanmış oluyorlar.

    Kredilere emisyon hedefleri konuluyor

    Kredilerimiz için ilave yaptırımlar oluyor. Örneğin emisyon hedefleri koyuyoruz. Yerine getirilemediyse sözleşmede ilave maliyet gerektiren şartlarımız var. Müzakerelerimiz de uzun sürüyor şirketlerle. Ticari bankalarda da bu tür koşullar var. Kağıt üstünde konulan koşullar değil. Gerçekten ölçülmesi gerekiyor. Bankalar aracı kuruluşlar. Bankalar aslında kaynak alıp kaynak veriyor. Bizim de kaynak kuruluşlara taahhütlerimiz var. Nitelikli fonlar, çok uzun fonlardan bahsediyorum. Örneğin 300 milyon dolarlık bir kaynak fon imzalayacağız, çok fazla koşulları var. Müşteriye kredi verirken bu koşullarla veriyoruz. Bir derece veriyoruz. Kendimizi de derecelendiriyoruz. Dünya Bankası bizi, biz de müşteriyi takip ediyoruz. Uyamayacaksak kredi vermiyoruz. Çok az sayıda nitelikli projelerde krediler kullandırıyoruz.”

    Verimlilik anlamında önemli değişiklikler yaşandı

    Migros Grubu İcra Başkanı Dr. Ömer Özgür Tort, şu ifadeleri kullandı:

    “Bütün şirketlerin en temel misyonu büyümelerini sürdürülebilir ve karlı hale getirmek. Migros da 70 yaşını kutluyor bu sene. Belli bir iş modeliyle sürekli büyümeyi devam ettirmeyi arzulayan bir şirket. Mal girer, mal çıkar, para girer, para çıkar. Sistem eskiden buydu. Hâlâ da böyle. Ama verimlilik anlamında çok değişiklikler yaşadık. Lojistik önemli bir ayak. Müşteri de veri oldu artık. Müşteri girer veri çıkar, müşteri gelir veriyi işleriz oldu artık. Köklü şirketlerde bu dönüşüm daha da özel bir mesai gerektiriyor. 3400’ü aşkın mağazamız var. Arka tarafta 56 tane dağıtım merkezi, 16 tane paketleme merkezimiz var. Bir tarafta mağazacılık var ama bir taraftan da üretim ve planlama var. Gıda çok aktif bir sektör. Tüm müşterilerimizin bize ulaşabilmesi için 15 dakika hedefi koyduk kendimize. Bütün mağazaları online dağıtım merkezine dönüştürmüş durumda. 

    Tabi enerji sektöründen de çok bahsediliyor. Elektrikli araçların gelmesi kesin artık. Otoparklarımızda şarj ünitelerimiz var. Elektrikli araçların şarjını entegre ettiğimiz bir yapıyı kurmaya çalışıyoruz. 

    Büyüme enerjisini ortaya koyarken bu işten bir şekilde para kazanmanın yolunu bulabilmek. Yalnızca büyümekten bahsetmiyoruz. Verimli büyüme modellerini uygulamak gerekiyor.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Check-Up ile Erken Teşhis Mümkün!

    Check-Up ile Erken Teşhis Mümkün!

    Son yıllarda giderek büyüyen çevre kirliliği, hazır gıda tüketimi, sigara ve alkol tüketimindeki artış beraberinde kanser, kalp krizi, diabet vb. birçok kronik hastalığın da artmasına, giderek daha küçük yaşlarda görülmesine yol açmaktadır. Bu tür kronik rahatsızlıkların çok sinsice ilerlemesi ve belirli bir aşamadan sonra kendini göstermesi hepimiz için en büyük tehlike.

    Her ne kadar tıp gelişse, sağlık sistemimiz iyileşse de belli bir aşamadan sonra ilaç kullanarak kaçınılmaz sonu uzatmaktan başka bir şey kalmıyor elimizde. Bu yüzden önleyici tedbirler almak ve erken teşhis bu tür hastalıklar için çok önemli.

    Özellikle; düzenli Check-Up yaptırmak önleyici ve erken teşhis imkânı sağlaması açısından hayat kurtaran bir yöntem.

    Peki, ama neye göre ve nasıl Check-Up yaptırmamız lazım? Konunun uzmanından sizler için detaylı bilgiler aldık.

    Galen Laboratuvar ve Görüntüleme Merkezi’nden Biyokimya Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül AKBAY, Check-Up bu önemli konu ile ilgili sorularımızı yanıtladı ve önemli açıklamalarda bulundu.

    Check-Up nedir, nasıl yapılır ve neden önemlidir? İşte detaylar…

     

    Check-Up Nedir?

    Check-Up, halk arasında sağlık taraması olarak bilinen, herhangi bir hastalık belirtisi olmayan kişilerde sağlık sorunu yaşayıp yaşamadığını öğrenmek için yapılan işlemlerdir. Bu tarama sayesinde pek çok hastalığın erken tanısı konulabilir. Kişiye özel olarak yapılan bu tarama için muayene, test ve tetkikler yapılır.

     

    Neden Check-Up Yaptırmalısınız?

    Zaman zaman insan vücudunda belirli hastalıklar meydana gelse de belirti göstermeden vücut içinde gizlice büyümeye ve ilerlemeye devam edebilir. Bu nedenle düzenli olarak Check-Up yaptırmak önemlidir. Yılda bir ya da iki defa hiçbir hastalık belirtisi olmasa bile yapılan detaylı sağlık testleri, olası hastalıkların erken teşhisine olanak sağlar.

     

    Check-Up Nasıl Yapılır?

    Günümüzde sıklıkla yapılan Check-Up işlemi yalnızca tahlil ve tetkik içeren işlemlerdir. Kişinin cinsiyetine, yaşına, taşıdığı risk faktörlerine, hastalığı varsa hastalığın belirtilerine göre en uygun
    testler uygulanır. Laboratuvar testlerinin yanı sıra radyolojik görüntülemeler ile birlikte tarama işlemi desteklenir.

     

    Check-Up Ne Kadar Sürer?

    Birçok testten meydana gelen Check-Up, kişilerin hastalık belirtisi olmasa bile sağlık taraması için yaptırdıkları testlerdir. Kan testleri, idrar testleri, tomografi, MR, ultrasonografi gibi farklı testler yapılır. Vücudun her sistemi için ayrı ayrı yapılan bu testler ile vücuda sağlık taraması yapılmış olur.

     

    Check-Up Ne Zaman Yaptırmalısınız?

    Hiçbir hastalık belirtisi ve şikâyeti olmadan yapılması gereken Check-Up, genel olarak her yetişkin bireyin yılda 1 kez düzenli ve detaylı olarak yaptırması önerilmektedir. Ancak kişisel risk faktörleri, sağlık öyküsü ve genetik yapısı gibi faktörler nedeniyle uzman doktor gerek görürse Check-Up testlerinin 1 yıldan daha kısa sürede düzenli olarak yapılmasını tavsiye edebilir.

     

    Check up Öncesi Yapılması Gerekenler

    Eğer herhangi bir sağlık sorunu yoksa da bu rapor sayesinde kişi sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olur. Bu sayede olası bir hastalığın önüne geçmek için gerekli önlemleri alabilir.

    Check-Up taraması sonucunda çıkan raporun yanı sıra doktor da gerekli değerlendirmeyi yapar. Eğer herhangi bir sağlık sorunu varsa tedavi süreci planlanır. Aynı zamanda doktor, kişiye sağlıklı yaşam önerileri de sunabilir.

    Sonuç olarak, Check-Up taraması yaptırmak her birey için önemlidir. Sağlıklı bireylerin de düzenli olarak Check-Up yaptırması, olası hastalıkların erken teşhis edilmesine ve tedavi sürecinin başlamasına yardımcı olur. Bu sayede sağlıklı bir yaşam sürmek ve hastalıkların önüne geçmek mümkün olur. Unutmayın, sağlık her şeyden önemlidir.

     

    Check-Up Fiyatları

    Check-Up hizmetleri genellikle devlet hastanelerinde ve özel sağlık kuruluşlarında sunulmaktadır. Her sağlık merkezinde farklı özelliklerde çeşitli Check-Up paketleri oluşturulur ve bu paketler kampanyalar dâhilinde hastalara sunulur. Fiyatlar, paket özelliklerine ve yapılan testlere göre değişiklik gösterebilir. 2024 yılı itibarıyla Check-Up fiyatları 3000 ile 4000 TL arasında değişmektedir.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kurumlar yükselişe geçip zincirlere göz dikerken VC finansmanı, alt yapı, oyun ve yapay zeka için yeniden canlanıyor

    Kurumlar yükselişe geçip zincirlere göz dikerken VC finansmanı, alt yapı, oyun ve yapay zeka için yeniden canlanıyor

    Hacim bakımından dünyanın en büyük üç kripto borsasından biri olan Bybit, dijital varlıklara ilişkin profesyonel içgörüler sunan sektör lideri araştırma enstitüsü Treehouse ile ortaklık kurarak 2024 Kurumsal Sektör Raporu’nu birlikte yayınladı. Rapor, geleneksel finans (TradFi) ile karşılaştırmalı olarak dünya genelinde kripto kullanımının mevcut durumuna ilişkin kapsamlı bir analiz sunuyor.

    Ekim 2023’ten Mart 2024’e kadar olan dönemde, kripto sektörü önemli bir değer artışı yaşadı ve piyasa değeri 1 trilyon doların biraz üzerindeyken mart ayı sonunda 2,5 trilyon doların üzerine çıktı. Bu yukarı doğru gidişat, artan yatırımcı güvenini ve kripto ekosistemine önemli bir sermaye akışını yansıtmaktadır.

    Bulguları daha derinlemesine inceleyen rapor, türev piyasasındaki yükseliş eğilimlerinin yanı sıra BTC ve ETH için giderek artan agresif zincir içi faaliyetlerin göstergelerini ortaya koyuyor. Ayrıca, kurumların yatırım davranışlarını zincir üzerindeki ölçümler aracılığıyla araştırıyor ve AI ve BTC ekosistem projelerine artan ilgiyi vurguluyor.

    Rapor ayrıca, ETF’lerin potansiyel uzun vadeli etkilerini araştırıyor ve yaklaşan Bitcoin yarılanması olayından neler beklenebileceğine dair iç görülerin yanı sıra, erken yükseliş belirtileri göstermeye başlayan 2024 boğa koşusu için vurgulanan ana temaları sunuyor.

     

    Kurumsal Odak Alanları: Önemli Noktalar

    Türev piyasası giderek yükseliyor

    Mart 2024’teki 30 gün boyunca uzun vadeli alım-satım çarpıklıkları incelendiğinde, mart ayı boyunca piyasadaki nispeten yatay harekete rağmen hem BTC hem de ETH’nin genellikle büyük bir alım primi sergilemesi ile birlikte belirgin bir yükseliş hissi ortaya çıkıyor.

    Bu eğilim, yatırımcıların yıl sonuna doğru bu iki kripto majörünün uzun vadeli fiyat potansiyeline ilişkin genel olarak yükseliş görünümünü koruduğunu gösteriyor.

     

    Mükemmel TradFi hedge’i olarak Bitcoin

    Hem BTC hem de ETH’nin geleneksel endeksler, hisse senedi veya sabit gelirle olan korelasyonları her durumda %3’ün altında kalmaktadır. BTC’nin özellikle büyük hisse senedi endeksleriyle negatif getiri korelasyonu göstermesi, hisse senedi odaklı portföyler için bir çeşitlendirme koruması olarak potansiyel rolüne işaret etmektedir.

    BTC ve ETH’ye (eşit ağırlıklı) %5’lik mütevazı bir tahsisatla, S&P 500’ün Sharpe oranı 2,20’den 3,15’e yükseltilebilir ve bu da %43,6’lık bir artışı temsil eder. Yatırımcılar ek riskleri isteyerek üstlendikçe ve kripto portföylerine daha fazla sermaye ayırdıkça bu etki daha belirgin hale gelir. 

     

    Meydan okuyan zincirlere yönelik yenilenen ilgi

    2023’ün 4. çeyreğinin başından bu yana, meydan okuyan zincirlerin yerel tokenları ETH’ye kıyasla önemli bir performans sergilemiştir. Örneğin SOL, bu meydan okuyan tokenlar arasında en iyi performans gösteren token olarak ortaya çıktı ve 2021’de TVL ve işlem hacmine göre en büyük meydan okuyan zincir olarak gözlemlenen eğilimi sürdürdü.

     

    Finansmanın artırılması: Altyapı, oyun ve yapay zeka projeleri

    Kripto sektöründeki Risk Sermayesi (VC) finansmanı önemli bir canlanma gösterdi. 2023’ün 4. çeyreğinde, VC anlaşma sayısı %21 artarak 174 anlaşmaya ulaştı ve açıklanan fon %29’luk bir artışla 1,42 milyar dolara ulaştı. 2024’ün ilk çeyreğinde, 2023’ün 4. çeyreğine kıyasla %36’lık bir artışla, toplamda 1,94 milyar $’a ulaşan açıklanmış fonlama ile 243 anlaşma yapıldı.

    Altyapı projeleri, blok zinciri ekosisteminin temel unsurlarını desteklemek için önemli miktarda sermaye çeken VC yatırımlarının ana odağı olmaya devam ediyor. Bu projeler, donanım cüzdanları ve blok zinciri veri sağlayıcıları da dahil olmak üzere çeşitli sektörleri kapsamakta, sektördeki zorlukları ele almak ve yeniliği teşvik etmek için önemli çözümler sunmaktadır.

    Geleneksel piyasa kripto ile bütünleştikçe, TradFi katılımcıları ve yeni gelenler için artan karmaşıklıklar arasında gezinmek için sürekli zorluklar ortaya çıkıyor. Gelişen bu ortamda bir adım önde olmak için bilgi sahibi olmak çok önemlidir.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı