Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Önemli

  • Stres Farkındalık Ayı: Sosyal medyada stresle nasıl mücadele edilir?

    Stres Farkındalık Ayı: Sosyal medyada stresle nasıl mücadele edilir?

    Nisan ayında her yıl kutlanan Stres Farkındalığı Ayı, kullanıcıların zihinsel ve fiziksel sağlıklarını korumak için stres yönetiminin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak adına kritik bir zaman dilimi olarak kabul ediliyor.

    Uzmanlara göre kullanıcılar arasında yaygın bir stres kaynağı olarak görülen sosyal medya, anksiyete ve stresle ilişkili sorunların artmasına katkıda bulunuyor. Kaspersky uzmanları sosyal ağların dijital refah üzerindeki olumsuz etkisini en aza indirecek ipuçları paylaşıyor.

    Sosyal medyanın bizi çok fazla bilgiye boğması ve bir şeyleri kaçırıyormuşuz gibi hissetmemize neden olmasının yanı sıra, bizi kişisel bilgilerimizi kâr amacıyla kullanabilecek dolandırıcılara da maruz bırakıyor. Sosyal medyanın kullanıcıların refahını nasıl etkilediğini anlamak, stresi yönetmek için çok önemli bir nokta olarak karşımıza çıkıyor. Bu dijital alanlarla nasıl daha sağlıklı bir ilişki kurulacağını öğrenmek ise kritik bir önem taşıyor.

    Kaspersky uzmanları, sosyal ağların dijital refah üzerindeki olumsuz etkisini en aza indirmek için beş basit ipucu öneriyor:

    1. Gizlilik hesap ayarlarında artırılabilir

    Çevrimiçi hesapların gizlilik ayarlarının uygun şekilde yapılandırılması, kişisel bilgilerin korunması ve dijital güvenliğin sürdürülmesi için çok önemli bir adım olarak belirtiliyor. Kullanıcılar, bir profili ve gönderileri kimlerin görüntüleyebileceğini özelleştirerek, kötü niyetli olabilecek yabancılarla istenmeyen etkileşim riskini önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu proaktif önlem, takip, kimlik hırsızlığı, doxing ve kimlik avı dolandırıcılığı gibi potansiyel tehditleri azaltıyor. Çevrimiçi hizmet Privacy Checker ‘ın talimatlarını takip etmek, kullanıcıların en popüler sosyal ağlardaki gizlilik ayarlarını yönetmelerine yardımcı olabiliyor.

    1. Seçici bağlantılar ve stratejik paylaşımlar, çevrimiçi güvenliği ve dijital refahı sağlamak için önemli stratejilerdir

    Kullanıcılar, bağlantılarını kişisel olarak tanıdıkları kişilerle sınırlandırarak dolandırıcılarla karşılaşma ve zararlı veya kötü niyetli içeriklere maruz kalma olasılığını azaltabiliyor. Şiddet veya zalimlik sahneleri gibi uygun olmayan içeriklerle karşılaşmak rahatsızlığa neden olabiliyor; dolayısıyla arkadaşlık isteklerini dikkatli bir şekilde kabul ederek dijital ortamı kontrol etmek, kullanıcıların daha olumlu ve güvenli bir çevrimiçi deneyime katkıda bulunmalarına olanak tanıyabiliyor. Kullanıcılar arkadaşlarını kategorilere ayırarak yakın bir grupla daha kişisel içerikler paylaşabilir ve böylece daha az riskle sosyal paylaşımın faydalarından yararlanabilirler.

    1. Dikkat her şeydir: Her bağlantı potansiyel bir tehlike işareti olabilir

    İnternette karşılaşılan her bağlantıya, bir arkadaştan gelen kişisel bir mesaj olsa bile dikkatle yaklaşılmalıdır, çünkü hesaplarının ele geçirilmiş olma ihtimali her zaman bulunuyor. Sosyal medyada zararsız gibi görünen bağlantıların arkasında, meşru web sitelerini taklit etmek için gizlenmiş kimlik avı planları sıklıkla gizleniyor. Bu aldatıcı siteler kullanıcıları kandırarak parolalar, finansal bilgiler ve diğer kişisel veriler gibi hassas bilgileri ifşa etmelerini sağlamak üzere tasarlanıyor. Kimlik avı sitelerinin gerçek muadillerine benzerliği kolayca kafa karışıklığına yol açarak kişisel veri kaybı riskini önemli ölçüde artırabiliyor. Bu dijital tehdit, dikkatli olmanın ve herhangi bir bilgi girmeden önce web sitelerinin gerçekliğini doğrulamak ve kapsamlı bir güvenlik çözümü kullanmak gibi güvenli çevrimiçi uygulamaların benimsenmesinin önemini vurguluyor. 

    1.  Zayıf bir şifre dolandırıcılar için bulunmaz bir nimettir

    Zayıf bir parola, kötü niyetli kişilerin işini önemli ölçüde kolaylaştırarak sosyal medya hesaplarına yetkisiz erişim elde etmelerini kolaylaştırıyor. Bu hesaplar ele geçirildikten sonra, iletişim listesindeki kişileri kandırmak veya şantaj ve haraç almak gibi birçok zararlı şekilde kullanılabiliyor. Güçlü ve karmaşık bir parola, bu tür tehditlere karşı kritik bir ilk savunma hattı görevi görüyor. Ayrıca, güvenilir bir parola yöneticisi kullanmak yalnızca çevrimiçi güvenliği artırmakla kalmıyor aynı zamanda birden fazla karmaşık parolayı hatırlama stresini de azaltıyor.

    1.  Şüpheli faaliyetlerin ve siber zorbalığın sosyal medya platformlarına bildirilmesi, güvenli ve olumlu bir çevrimiçi ortamın sürdürülmesinin önemli bir parçasıdır

    Çevrimiçi platformlar, dijital güvenlik ve huzurumuzu sağlamak için işbirlikçilerimiz arasında yer alıyor ve kullanıcılarının güvenliği ve memnuniyeti için büyük önem taşıyor. Zararlı içerikleri veya çevrimiçi tacizi raporladığınızda, sadece kendinizi değil, aynı zamanda genel toplumun da iyiliğine katkıda bulunduğumuz hatırlatmakta fayda bulunuyor. Bu tür raporlar, sosyal medya şirketlerinin uygun önlemleri almasına yardımcı oluyor — zararlı içerikleri kaldırmak, kötü niyetli hesapları yasaklamak veya yeni güvenlik özellikleri eklemek gibi — böylece herkes için daha güvenli bir çevrimiçi ortam sağlanıyor.  

    Anna Larkina, Kaspersky Web İçerik Analizi Uzmanı “Sosyal medya alanında, teknolojiyi bilinçli seçimlerle birleştirmek zihinsel sağlığımızı korumanın en iyi yoludur. Kullanıcıların gizliliğini ve güvenliğini artıran Kaspersky çözümleri, dijital etkileşime bilinçli bir yaklaşımla birlikte çevrimiçi deneyimimizi bir stres kaynağından olumlu bir etkileşime dönüştürebilir” diyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Škoda, Türkiye’de Satış Rekoru Kırdı, Markadan Üst Düzey Ziyaret Gerçekleşti

    Škoda, Türkiye’de Satış Rekoru Kırdı, Markadan Üst Düzey Ziyaret Gerçekleşti

    Škoda Auto Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Martin Jahn, Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Martin Jahn, Yüce Auto Škoda Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yüce, Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu ve Yüce Auto Škoda Türkiye Genel Müdürü Zafer Başar tarafından ağırlandı. 

    Ziyaret kapsamında Škoda’nın Türkiye’deki stratejik önemi ve iş birliği olanakları yakından değerlendirildi. Bununla birlikte Türkiye’nin otomotiv pazarındaki güncel durumu, pazar beklentileri ve müşteri ihtiyaçları gibi konularda karşılıklı fikir alışverişi yapıldı.  

    “Škoda, Türkiye Pazarında Etkileyici Bir Performans Sergiliyor”

    Škoda Auto Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Martin Jahn Türkiye pazarıyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, “Türkiye bizim için çok önemli ve stratejik bir pazar. Škoda, Türkiye pazarında etkileyici bir performans sergiliyor. Bu dönemde, Škoda müşterilerine Türkiye genelinde toplamda 35 bin 41 araç teslim edildi ve bir önceki yıla göre teslimatlarında yüzde 80’lik bir artış sağladı. 2023 yılı, Škoda’nın Türkiye’deki başarısının bir yansıması olarak tüm zamanların en yüksek satış hacmi ve Škoda’nın bulunduğu tüm ülkeler arasında yıllık artış açısından 4. sıraya yerleştiği bir yıl oldu. Küresel sıralamada ise 8.nci sıraya yükseldi… Škoda’nın Türkiye’deki pazar payı da önemli ölçüde büyüdü; 2023 yılında yüzde 3,6 pazar payı elde etti. Özellikle, Superb sedan satışlarında liderlik koltuğunu korurken, Scala modeli kendi segmentinde 2. sıraya yerleşerek dikkatleri üzerine çekti. 2024 yılında ise Türkiye pazarında 40 binin üzerinde satış adedine ulaşmak istiyoruz. Bu da önemli bir büyüme anlamına geliyor. Ayrıca yeni kurumsal kimliğimizi de tanıtıyoruz. Böylece yetkili satıcı ve servislerimiz de yeni kurumsal logoya geçecek.” dedi. 

    Jahn, Škoda olarak Türkiye pazarındaki varlıklarını güçlendirmeyi ve Türk tüketicilere daha fazla heyecan verici ve yenilikçi ürünler sunmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. 

    “Škoda Auto Group, 2023 yılını Rekor Satış ile Kapattı”

    Škoda Auto olarak global performanslarını da değerlendiren Martin Jahn “2023 yılında teslimatlarımızdaki yıllık yüzde 18,5’lik artış, 2023 yılında müşterilerimize 866 bin 800 araç teslim edilmesini sağladı. Enyaq modelindeki yüzde 52,1’lik artış ise tam elektrikli SUV’un rekor seviyede 81 bin 700 adetlik teslimat yapmasını sağlamış ve onu birçok Avrupa pazarında en çok tercih edilen elektrikli araçlardan biri haline getirmiştir” dedi.

    “Otomotiv sektörü önemli dönüşümler yaşıyor”

    Global otomotiv pazarını da değerlendiren Jahn “Teknolojik gelişmeler, değişen tüketici tercihleri ve mevzuat değişiklikleri otomotiv sektörünü etkiledi. Özellikle, Ukrayna’daki savaş gibi benzeri görülmemiş koşullar sektörde belirsizlik yarattı. Elektrikli araçların pazar payındaki artış önemli olsa da küresel büyüme yavaşladı ve tüketici benimseme oranları beklenenden düşük kaldı. Birçok pazarda tüketici güveninin, yüksek maliyetlerin ve jeopolitik belirsizliğin etkisi altında olduğu bir dönemdeyiz. Ayrıca, şarj altyapısının genişleme hızı ve değişken emtia fiyatları da dönüşümün hızını etkilemektedir” şeklinde konuştu. 

    Škoda Auto’nun Gelecek Satış Stratejisi, Şu Ana Odaklanıyor

    Škoda Auto Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Martin Jahn Škoda’nın gelecek stratejisini şu şekilde açıkladı; “2024 yılında, Scala ve Kamiq gibi çok talep gören modellerin yenilenmiş versiyonları piyasaya sürülecek. Ayrıca, en çok satan model olan Octavia’nın modernize edilmiş bir versiyonu da müşterilerimizle buluşacak. Yeni nesil plug-in hibrit motorlara sahip amiral gemileri Superb ve Kodiaq’ın da yeni versiyonları tanıtılacak. 100 km’den fazla tamamen elektrikli menzile sahip yeni nesil plug-in hibrit motorlara sahip modellerin yanı sıra tamamen elektrikli modellerle pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. Özellikle, Elroq adını verdiğimiz tamamen elektrikli yeni kompakt SUV’un dünya prömiyeri önemli bir adım olacak. Ayrıca, 2025’te tanıtılacak olan tamamen elektrikli kompakt SUV olan Škoda Epiq de müşterilerimize sunulacak. Škoda olarak, popüler kompakt segmentte yeni modellerle konumumuzu güçlendirmeyi ve globalleşme stratejimizi hızlandıracağız.” 

    Škoda, Elektrikli Araç Portföyünü Genişletiyor

    Škoda Auto Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Martin Jahn, Škoda’nın elektrikli araç vizyonunu ise şu sözlerle ifade etti; “Škoda’nın geleceği, giderek daha elektrikli hale gelmektedir. Marka olarak, müşterilere büyüyen bir tam elektrikli araç portföyü, daha gelişmiş plug-in ve hafif hibritler ile yüksek verimli yanmalı modeller arasında seçim yapma özgürlüğü sunmak istiyoruz. Škoda’yı, elektrikli araç portföyünü genişleterek, önümüzdeki yıllarda altı yeni modelle daha rekabetçi bir konuma getireceğiz. İlk etapta, Enyaq modelimizin ardından Skoda Elroq ve Skoda Epiq, bu modeller arasında vizyonumuzu göz önüne seren seçenekler olarak dikkat çekiyor”. 

    Škoda, Büyüme Stratejisi Doğrultusunda Yeni Pazarlara Giriyor

    Škoda’nın genişleme stratejisi kapsamında yeni pazarlara giriş yaptığını da hatırlatan Jahn “Hindistan’daki operasyonlarımızı güçlendirme ve yeni pazarlara giriş yapma çalışmalarımız büyüme stratejimiz kapsamında gerçekleşiyor. Bu çerçevede, Brunei’ye giriş yapıldı ve Vietnam gibi pazarlar üzerinde odaklanıyoruz. Kazakistan’da Škoda markasının başarılı bir şekilde geri dönüşünün temelini attık. Bu yıl Octavia, Kamiq, Karoq ve Kodiaq olmak üzere dört model serisinin montajına başlayacağız. Ayrıca, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi bölgeleri de dikkatle takip ediyoruz” şeklinde konuştu.  

    “Škoda, Çekya’nın Türkiye’ye ihracatında 1.nci sırada”

    Škoda Auto Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Martin Jahn’ın Türkiye ziyareti onuruna bir akşam yemeği veren Yüce Auto Škoda Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yüce, burada yaptığı konuşmada “Yüce Auto 70 yıldır otomotiv işinde faaliyet gösteriyor. 1989 yılından bu yana yani 35 yıldır da Çekya’nın bir dünya markası olan Skoda’yı Türkiye’de başarıyla temsil ediyor. Karşılıklı sevgi, saygı ve güven temelinde inşa ettiğimiz bu birlikteliğimiz markamızın önemli başarılara imza atmasında en önemli rol oynuyor. Bugün Çekya’nın Türkiye’ye yaptığı toplam ihracat hacmi içinde Yüce Auto kanalıyla Skoda markasının birinci sırada yer alması bunun en büyük göstergesi“dedi. 

     

    Türkiye pazarındaki varlığını daha da güçlendirmek adına yapılan bu ziyaret, Škoda’nın Türkiye’deki büyüme ve başarı hedeflerini daha da genişletme yolunda önemli bir adım olarak değerlendirildi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • KAREL’de Bayrak Değişimi

    KAREL’de Bayrak Değişimi

    Teknoloji sektöründe 40 yıla yakın deneyimiyle lider konumda olan KAREL’in kurumsal dönüşümü devam ediyor. Bu kapsamda Doğan Holding ortaklığının başladığı günden itibaren genel müdürlük görevini de yürüten  kurucu ortaklardan Yaman Tunaoğlu bayrağı deneyimli yönetici Bora Tuncer’e devrediyor. KAREL, Tuncer’in yerel ve global şirketlerdeki üst düzey yöneticilik deneyimiyle, bir dünya markası olma yolunda yeni bir döneme adım atıyor.

    Türkiye’nin en değerli 100 markasından biri olan, lider teknoloji ve sanayi şirketlerinden KAREL, bölgesel ve global bir güç olma hedefiyle 2024 yılını bir atılım yılı ilan etti. 2024, kurumsallaşmanın tamamlanacağı, üretimde modernizasyon yatırımı ile KAREL’in yeni dönemine başlayacağı bir yıl olacak.  KAREL’in üç kurucu ortağından biri ve Doğan Holding ortaklığının başladığı günden itibaren bu geçiş sürecinde Genel Müdürlük görev ve sorumluluğunu da üstlenen Yaman Tunaoğlu, şirketin kurumsal dönüşümünü tamamlama hedefiyle, 18 Mart itibarıyla genel müdürlük bayrağını Bora Tuncer’e devrediyor. Kariyerinde bağımsız denetim, finans, ticari ve satış operasyonları ile bölgesel liderlik (CEO) gibi çeşitli alanlarda görev alan Bora Tuncer, elde ettiği uluslararası deneyimiyle KAREL’i bir dünya markası yapma yolunda yeni bir döneme liderlik edecek. 

    Son olarak Schneider Electric Uluslararası Operasyonlardan Sorumlu Dijital Dönüşüm Kıdemli Başkan Yardımcılığı görevinde Hindistan’dan Güney Amerika’ya geniş bir coğrafyadan sorumlu olan Bora Tuncer, KAREL’de üstlendiği yeni göreviyle ilgili; “KAREL’e uluslararası deneyimimi aktararak ekibimizle birlikte önemli projelere imza atmak ve devraldığım bayrağı daha da ileriye götürmek üzere büyük heyecan duyuyorum” dedi. 

     

    KAREL’in teknoloji alanında Türkiye’nin lider şirketlerinden biri haline gelmesinde çok önemli katkıları olan Yaman Tunaoğlu, Haziran 2022’de şirketin Doğan Holding ortaklığına geçiş dönemini başarılı şekilde yönetti. Tunaoğlu liderliğinde şirketin cirosu ve piyasa değerinde önemli artışlar meydana geldi. Tunaoğlu’nun liderliğinde şirketin kurumsallaşma dönüşümü hızlanırken, Daiichi’nin satın alımı dahil yeni alanlarda önemli ilerleme kaydedildi, üretimde modernizasyon çalışmaları başlatıldı. Yine bu dönemde, şirketin yeni organizasyonel yapılanması sayesinde rekabetçiliği artarken, sürdürülebilir büyüme için önemli adımlar atıldı.   

    Yaman Tunaoğlu, Tuncer’in görevi devralmasıyla ilgili; “KAREL’in kuruluşundan bugüne sektörde lider konuma gelme sürecinde rol aldığım için gururluyum. Bora Tuncer gibi deneyimli ve vizyon sahibi bir liderin KAREL’i daha da ileriye götürerek, global büyümesine katkı sağlayacak büyük başarılara taşıyacağına güvenim tam” dedi. Yaman Tunaoğlu, 18 Mart’tan itibaren Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi olarak KAREL’in yeni dönemine katkı vermeye devam edecek.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Başkan Altay: “Tarık Buğra’nın Hatıralarını Akşehir’deki Evinde Yaşatacağız”

    Başkan Altay: “Tarık Buğra’nın Hatıralarını Akşehir’deki Evinde Yaşatacağız”

    Konya Büyükşehir Belediyesi, Türk edebiyatının önemli yazarlarından olan ve ‘Küçük Ağa’ başta olmak üzere unutulmaz eserleriyle iz bırakan Akşehirli yazar Tarık Buğra’nın evini müzeye çeviriyor. Kamulaştırması tamamlanan evde incelemelerde bulunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Akşehir’in en önemli değerlerinden birisi olan Tarık Buğra’nın evi Büyükşehir Belediyemiz tarafından kamulaştırıldı. Şimdi içerisinde Tarık Buğra’nın hatıralarının yaşatılacağı, gençlere onun hayatını anlatacağımız bir müzenin inşaatına da en kısa sürede başlayacağız. Böylece bu değerimizi de hem Akşehirlilerle hem de tüm Türkiye ile buluşturmuş olacağız” dedi.

    Konya Büyükşehir Belediyesi, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Akşehirli yazar Tarık Buğra’nın yaşadığı evi müzeye çevirmek için çalışmalarını sürdürüyor. 

    Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya ve Cumhur İttifakı Akşehir Belediye Başkan Adayı Yusuf Kahraman ile birlikte kamulaştırması tamamlanan evde incelemelerde bulunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ziyaret sonrası yürütülen çalışmayla ilgili bilgi verdi.

    MÜZENİN İNŞAATINA EN KISA SÜREDE BAŞLANACAK

    Akşehir Belediyesi’yle birlikte ilçenin tarihini ve kültürel dokusunu ortaya çıkarmak için önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Altay, “Cephe sağlıklaştırma projeleriyle başlayan süreçte bugün önemli bir noktaya geldik. Akşehir’in en önemli değerlerinden birisi olan, Akşehir’de uzun süre yaşamış Tarık Buğra’nın evi Büyükşehir Belediyemiz tarafından kamulaştırıldı. Şimdi içerisinde inşallah Tarık Buğra’nın hatıralarının yaşatılacağı, gençlere onun hayatını anlatacağımız bir müzenin inşaatına en kısa sürede başlamış olacağız. Böylece bu değerimizi de hem Akşehirlilerle hem de tüm Türkiye ile buluşturmuş olacağız” diye konuştu.

    AKŞEHİR’İN TURİZMİNE KATKI SAĞLAYACAK

    Projede dijital bir içerikle ilgili çalışmaların yürütüldüğünü kaydeden Başkan Altay, “Akşehir’in turizmine katkı sağlayacak bu işi  en kısa sürede yapmayı arzu ediyoruz. Akşehir, kültürel varlığıyla, kültürel envanteriyle turizmin en önemli destinasyonlarından birisi olma yolunda hızla ilerliyor. Hepimizin hatıralarında ‘Küçük Ağa’ dizisiyle hatırladığımız Tarık Buğra’yı anlatmak, onun hatıralarını yaşatmak bizim en önemli görevimiz. Bu konuda da üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Pasifik Teknoloji Titra Teknoloji’nin Yüzde 51’ini Satın Aldı

    Pasifik Teknoloji Titra Teknoloji’nin Yüzde 51’ini Satın Aldı

    Pasifik Teknoloji, Türkiye’nin ilk insansız helikopteri Alpin ile adını duyuran Titra Teknoloji A.Ş.’nin yüzde 51’ini, hazırlatılan değerleme raporu kapsamında tespit edilen 478.197.000 TL bedel ile satın aldı.

    İnşaat ve gayrimenkulden uluslararası lojistiğe, gıdadan imalat sanayiine, enerjiden madenciliğe kadar farklı sektörlerde önemli başarılara imza atan Pasifik Grubu bünyesinde bulunan ve 13 Şubat’ta Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayan Pasifik Donanım ve Yazılım Bilgi Teknolojileri A.Ş. (Pasifik Teknoloji), bu satın almayla ürün ve hizmet kapsamını genişletmeyi hedefliyor. 

    Pasifik Grubu CEO’su F. Nusret Dur, halka arz sürecinde de belirttikleri gibi şirket satın alma ve birleşmeler ile Pasifik Teknoloji’nin hem ürün ağını geliştirmek hem de yeni pazarlara açılmak için yatırımlarına devam ettiğini söyledi. Ankara merkezli Titra Teknoloji’nin yüzde 51 oranındaki hissesini 478 milyon 197 bin TL bedel karşılığında satın aldıklarını ifade eden Dur, şunları söyledi:

    “Titra, Türkiye’nin ilk insansız helikopteri olarak envantere alınan Alpin ile adını duyuran bir şirket. Askeri ve sivil kullanıma uygun insansız hava araçları sistemleri, akıllı sağlık sistemleri, akıllı şehirler, yapay zeka, siber güvenlik teknolojileri, büyük veri (big data) analizi gibi alanlarda inovatif projeler üretiyor. Titra Grup şirketleri bilişim alanında entegratörlük ve saha bakım hizmetleri, envanter yönetimi gibi alanlarda da kurumsal müşterilere ve çeşitli kamu kurumlarına hizmet sunuyor.”

    Söz konusu satın almayla birlikte teknoloji sektöründeki güçlerini önemli ölçüde artıracaklarını anlatan F. Nusret Dur, satın almanın ardından Titra Teknoloji’nin kurucu ortağı olan M. Selman Dönmez’in de Pasifik Teknoloji’nin Genel Müdürü olarak atandığını duyurdu. 

    “Önemli işlere imza atacağız”

    Pasifik Teknoloji Genel Müdürü M. Selman Dönmez, Pasifik Teknoloji çatısı altında Titra Teknoloji’nin çok önemli işlere imza atacağına inancının tam olduğunu söyledi. “Güvenlik ve savunma alanında Türkiye’nin ilk insansız helikopteri Alpin’in yanı sıra DELİ Taktik Kamikaze Sistemi, PARS Gözcü İHA ve sürü yeteneklerinin eklendiği insansız sistemler son 3 yılda geliştirdiğimiz önemli ürünler arasında yer alıyor” diye konuşan Dönmez, Titra’nın öne çıkan ürün ve hizmetleri hakkında şu bilgileri verdi:

    “Son 10 yılda insansız hava araçlarının askeri ve sivil alanlarda kullanımlarının artması ile birlikte gelişen teknolojilerin etkisiyle, insansız araçlar hayatımızda daha da aktif olarak yer almaya başladı. Sivil alanda taşımacılık başta olmak üzere afetlerle mücadeleden güvenlik amaçlı kullanımlara kadar birçok alanda kullanılmak üzere geliştirilmeye devam eden insansız sistemlerin, özellikle taşımacılıkta üstleneceği rol çok büyük. Tedarik zincirinin gelecekte en önemli ayaklarından biri de insansız lojistik olacak. Sürdürülebilirliğin kaçınılmaz olduğu her alanda yazılım ve robotik teknolojilerin hayatımıza girmesi gibi taşımacılık ve lojistik alanında da insansız hava araçları çok önemli bir rol alacak. Pasifik Teknoloji çatısı altında bu teknolojileri yerli olarak geliştiriyor olmamız, bize stratejik avantajlar sağlıyor. İnsansız teknolojilerde birçok dost ve kardeş ülkeyle birlikte çalışmak için görüşmelerimiz devam ediyor. Bu yıl içerisinde bu görüşmelerin ihracatımıza çok büyük katkılar sunacağına inanıyorum.” 

    Genç, yetenekli, gelişime açık 387 kişilik bir ekip olduklarını ifade eden Dönmez, “Sadece savunma alanında değil, sağlık teknolojileri, yapay zeka sistemleri, bilişim ve akıllı şehirler alanlarında da ürün geliştiriyoruz. Bu alandaki çalışmalarımızla da ülkemizin önemli projelerine katkı sağlıyoruz” diye konuştu. 

    M. Selman Dönmez, satın almanın tamamlanmasının ardından Pasifik Teknoloji çatısı altında mevcut ürün ve hizmetleri daha da geliştireceklerini ve teknoloji alanında hem ulusal hem de uluslararası arenada çok güçlü bir oyuncu olacaklarını söyledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • EY, 2024 yılında telekomünikasyon sektörünü etkileyecek en önemli 10 riski açıkladı!

    EY, 2024 yılında telekomünikasyon sektörünü etkileyecek en önemli 10 riski açıkladı!

    Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY (Ernst & Young) küresel çapta telekomünikasyon şirketlerini bekleyen en önemli 10 riski açıkladı.  EY raporunun sonuçlarına göre, veri güvenliği, siber güvenlik tehditleri, üretken yapay zekâ, etik ve yönetişim konuları risk gündeminin başında geliyor. Telekomünikasyon şirketlerinin müşterilerin üzerindeki yaşam maliyeti baskısına etkili bir şekilde yanıt vermesi büyük önem taşıyor. Sürdürülebilirlik, ağ kalitesi ve yetenek yönetimine ilişkin riskler de sektörün öncelikleri arasında yer alıyor.

     

    Telekomünikasyon sektörü, bulunduğu konum ve ekosistem ilişkileri çerçevesinde teknolojik ilerlemelerden, ekonomik, jeolojik ve toplumsal gelişmelerden doğrudan etkilendiğinden dolayı diğer sektörlerden daha karmaşık ve hızlı değişen bir risk ortamına sahip. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY (Ernst & Young) bu hızlı değişim çağında, sektörün 2024’te karşı karşıya olduğu en büyük 10 riski belirleyerek bunları hafifletmeye yönelik stratejileri ortaya koydu.

    EY’ın telekomünikasyon operatörleri için en büyük 10 risk raporuna göre 2024 yılında, yaşam maliyeti baskılarından tedarik zinciri kesintilerine uzanan çeşitli makroekonomik etkiler, finansal dayanıklılık ve istikrarın korunması adına sürekli bir strateji oluşturulmasını zorunlu kılıyor. Üretken yapay zekâdan (GenAI) 5G’ye kadar uzanan yeni nesil teknolojiler; iş esnekliği ve hizmet inovasyonu konusunda yeni soruları gündeme getiriyor.  Sürdürülebilirlik, artık yönetim kurulu düzeyinde daha önemli bir gündem maddesi haline gelirken, çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki girişimler ve hibrit çalışma modelleri de iş dünyasını dönüştürmeye devam ediyor.  

    Üretken yapay zekâyla ilgili olanlar da dahil olmak üzere verilerle ilgili tehditler daha kritik hale gelirken, telekomünikasyon şirketlerinin aynı zamanda müşterilerin yaşam maliyeti baskılarıyla baş etmelerine yardımcı olmak, sürdürülebilirlik performansını ve ağ güvenliğini iyileştirmek gibi faaliyetlere de odaklanması gerekiyor. 

    EY raporuna göre, telekomünikasyon sektörünün 2024 yılında karşı karşıya kalacağı en önemli 10 risk ve bunları hafifletmeye yönelik temel stratejiler şöyle sıralanıyor;

    Risk 1: Gizlilik ve güvenlik konularında değişen zorunlulukların hafife alınması

    Telekomünikasyon operatörleri için siber güvenlik alanındaki zorluklar gitgide artıyor. Telekomünikasyon şirketlerinin %53’ü; siber güvenlik ihlalleri maliyetinin işletmeleri için 3 milyon ABD dolarını aşacağını düşünüyor. 5 telekomünikasyon şirketinden 4’ü, yapay zekânın verimliliğin artırılması ve dijital dönüşümün ivme kazanması anlamında önemli bir güç olduğu konusunda hemfikir. Ancak rapor; 10 kişiden en az 7’sinin yapay zekâ konusunda “kötü niyetli aktörlere” karşı önlem almak için daha fazlasının yapılması ve yapay zekânın etik uygulanmasına daha fazla dikkat edilmesi gerektiğine inandığını ortaya koyuyor. 

    Risk 2: Hayat pahalılığı karşısında müşterilere yeterli yanıt verilememesi

    Hane halkının yalnızca 3’te 1’i, yaşam maliyeti baskısı karşısında telekomünikasyon şirketlerinin “destekleyici” bir konumda olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılanların 4’te 3’ü ise geniş bant servis sağlayıcılarının daha fazla sabit fiyat garantisiyle kendilerine daha iyi bir teklif sunması gerektiğine inanıyor ve neredeyse yarısı (%49) fiyat değişikliklerine ilişkin açıklamaları anlamakta zorluk çekiyor. Bu tarz sıkıntılar kullanıcıları farklı operatörlere yönlendirirken, telekomünikasyon şirketlerinin de müşterinin satın alma sürecindeki kontrolü kaybetmesine neden oluyor. EY raporuna göre, bu anlamda öneri almak için fiyat karşılaştırma sitelerini inceleyen, arkadaşlarına veya ailelerine danışan hane halkı oranı 2022’de %19 iken, 2023’te %30’a yükseldi.

    Risk 3: Yetersiz yetenek ve beceri yönetimi

    Mali baskılar, telekomünikasyon şirketlerinin işe alımlarını azaltmasına neden oluyor. Küresel çapta telekomünikasyon işverenlerinin %55’i işe alım süreçlerini dondurduklarını söylüyor; bu oran tüm sektörlerdeki oranın neredeyse iki katı (%28). Telekomünikasyon şirketlerinin %61’ine göre (tüm işverenlerde %44), maliyetleri kontrol etme çabaları aynı zamanda ücret ve yan haklarda kesintilere yol açıyor. Yetenek yönetiminin, telekomünikasyon sektörü için risklerin başında geldiği açıkça görülüyor; bu konuda ilk beş risk arasında yer alan mevcut yetenekleri elde tutmak, yeni yetenekleri çekmek ve yeni nesil yetenekleri geliştirmek de büyük önem taşıyor.

    Risk 4: Sürdürülebilirlik gündeminin etkin yönetilememesi 

    EY raporu, telekomünikasyon şirketlerinin iklim değişikliğiyle ilgili son iki yılda önemli bir ilerleme kaydetmediğini gösteriyor. Telekomünikasyon ve teknoloji şirketlerinin %43’ü, henüz “net sıfır” geçiş planı veya sera gazı emisyonlarını azaltma stratejilerini açıklamıyor. Telekomünikasyon şirketlerinin %46’sı ise yatırım planları yaparken sürdürülebilirliği göz önünde bulunduruyor, ancak buna yeterince ağırlık vermiyor. 

    Risk 5: Yeni iş modellerinden yararlanılamaması

    Birçok telekomünikasyon şirketi için nesnelerin interneti (IoT), bulut ve güvenlik gibi konulara ilişkin B2B hizmetleri hâlâ gelirlerin yalnızca küçük bir kısmını oluşturuyor. B2B segmentine ilişkin temel performans göstergelerinin (KPI’lar), B2C’ye kıyasla daha az rapor edilme eğiliminde olması, telekomünikasyon şirketlerinin stratejilerine göre kaydettiği ilerlemenin değerlendirilmesini zorlaştırıyor. B2B başarısının önündeki bir başka engel de telekomünikasyon şirketlerinin geniş bant servis sağlayıcısı ve bağlantı uzmanı olarak algılanmasının ötesinde henüz “dijital danışman” olarak tam bir güvenilirlik sağlamaması. Büyük işletmelerin yalnızca %22’si, telekomünikasyon şirketlerini dijital dönüşüm uzmanı olarak görüyor. Bu da telekomünikasyon şirketlerinin işletmelere ek danışmanlık veya dijital hizmetler satma yeteneğini sınırlıyor.

    Risk 6: Yetersiz ağ kalitesi 

    Ağ güvenilirliği, müşteriler için bir endişe kaynağı olmayı sürdürüyor. Araştırmaya katılan hane halkının %26’sı evdeki geniş bant bağlantısına güvenmiyor, %29’u ev içindeki mobil veri sinyalleri hakkında da aynısını düşünüyor. Operatörler hizmet hızını ve kalitesini artırmak için çeşitli adımlar atsa da müşteri nezdinde henüz etkili bir sonuç alınmadığı görülüyor. Her 3 kişiden 1’i hız ile algılanan hizmet performansı arasında ilişki kurmakta zorlanırken, yarısı daha yüksek hızın daha yüksek bir fiyatı hak etmediğini düşünüyor.

    Risk 7: İş gücü kültürünün ve çalışma biçimlerinin iyileştirilememesi

    Diğer sektörlere kıyasla (%23) telekomünikasyon sektörü çalışanlarının %30’u, tamamen uzaktan çalışmayı ve yalnızca gerektiğinde ofise gitmeyi tercih ediyor. Ancak bu yüksek orandaki uzaktan çalışma eğilimi, öğrenme ve beceri gelişimine erişimi sınırlıyor (%47), dolayısıyla bu alandaki başarıyı etkileyen en önemli faktör olarak ortaya çıkıyor. Telekomünikasyon sektörü çalışanlarının %43’ü şirketlerinin uzaktan çalışmaya yönelik teknolojilerini geliştirdiğini belirtirken, %34’ü daha fazla ve kapsamlı bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu düşünüyor.

    Risk 8: Dış ekosistemlerle etkileşimin etkin olmaması

    İşletmeler, ekosistem farkındalığına ve yeteneklerine sahip telekomünikasyon şirketlerinden hizmet satın almaya daha açık. Şirketlerin %71’i aktif olarak ilgili güçlü ekosistem ilişkilerine sahip olan 5G tedarikçilerine öncelik veriyor. Operatörlerin ortaklıklar ve dış ekosistemler ile iş birliğine sıcak bakmasının önünde ise yatırım getirisi konusundaki belirsizlik ve siber güvenlik ile ilgili endişeler yer alıyor.

    Risk 9: Değişen düzenleyici ortama uyum sağlanamaması

    Telekomünikasyon liderlerinin %61’i, düzenleyici uygulamaların (ülkelerin veri koruma ve gizlilik kurallarını uygulamaya koyması gibi) önümüzdeki yıl işletmelerinin performansını önemli ölçüde etkileyeceğine inanıyor. Bununla birlikte, BEPS 2.0 kurallarının 2024’te yürürlüğe girmesiyle vergi çerçeveleri de değişiyor. Bir diğer potansiyel odak noktası da yapay zekâya yönelik düzenlemelerin artması olarak görülüyor.

    Risk 10: Altyapı varlıklarının değerinin maksimum düzeye çıkarılamaması

    Telekomünikasyon şirketlerinin altyapılarından değer elde etme çabaları hız kazanıyor. Telekom CEO’larının %41’i önümüzdeki yıl elden çıkarma, şirket bölünmeleri ve halka arz işlemlerini takip edeceklerini söylerken; %61’i ortak girişimler veya stratejik iş birlikleri kurmayı hedefliyor. CEO’ların bir kısmı, netco (ağ altyapısına yönelik) ve servco (müşteri ve satışa yönelik) altyapıları arasında daha net bir ayrım yapmanın elden çıkarma konusundaki stratejilerine yardımcı olabileceğine inanıyor.

    EY Türkiye Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektör Lideri ve Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı Emre Beşli, hızla değişen ve küresel belirsizliklerin hâkim olduğu bir dünyada telekomünikasyon sektörünün karşı karşıya olduğu risklerin de hızla değişip gelişmeye devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: 

    “’Dünyada olduğu gibi ülkemizde de telekomünikasyon şirketlerinin gelişen riskler konusunda dikkatli olmaları ve bunlarla başa çıkmak için yeni ve doğru stratejiler geliştirmeleri gerekiyor. EY raporu, telekomünikasyon operatörlerinin bu dönemde birden çok risk alanı için aynı anda önemli aksiyonlar almaları gerektiğini gösteriyor. Güvenlik, sürdürülebilirlik, iş gücü kültürü ve yetenek yönetimi, yeni iş modelleri ve ekosistem yönetimi, doğru fiyatlandırma ve müşteriyi elde tutma gibi konuların risk gündeminde önemli bir yer tutacağı anlaşılıyor. Telekomünikasyon sektörünü etkileyen bu risklerin göz önünde bulundurulması ve doğru stratejiyle yönetilmesi; müşteriler, çalışanlar ve ekosistem paydaşları arasında daha yüksek bir güven ve bağlılık sağlayabilir.’ 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İnovasyon odaklı yeni bir başlangıç: TCL Electronics liderlik vizyonuyla Türkiye’de!

    İnovasyon odaklı yeni bir başlangıç: TCL Electronics liderlik vizyonuyla Türkiye’de!

    Dünyanın önde gelen elektronik üreticilerinden TCL Electronics, inovasyon odaklı ürünleri ve akıllı yaşam vizyonuyla Türkiye pazarında resmi olarak faaliyete başladı. TCL Electronics, Türkiye ofisini İstanbul’da açtığını duyururken, geleceğe yönelik kritik hedeflerini de paylaştı.

    TCL Electronics, 29 Ocak’ta açılışını gerçekleştirdiği Türkiye ofisi ile ülkemizde faaliyetlerine resmi olarak başladı. Akıllı teknoloji çözümleriyle yaşamı zenginleştiren yenilikçi çözümler sunan TCL, özellikle TV kategorisindeki başarısıyla, son dönemde Türkiye’de de adından söz ettirmeyi başarmıştı.   

    TCL Electronics Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Sunny Yang, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi, “Tüketici elektroniği ve ev aletleri sektöründeki küresel başarılarımız, Türkiye hedeflerimiz için de önemli bir göstergedir. İnovasyon odaklı bakış açımızla, büyük ekran pazarında hem 98 inç kategorisinde küresel pazar lideri hem de dünya çapında pazara öncülük eden Google TV markası olmayı başardık.  2024 özelindeki yaklaşımımızı ise ‘Daha Büyük, Daha İyi ve Ötesi’ olarak açıklayabiliriz. TCL olarak sadece ürün yelpazemizi genişletmekle kalmıyoruz, her geçen gün ürün kalitemizi artırıyor ve erişim alanımızı da genişletiyoruz. Türkiye pazarına, yenilikçiliğe ve her evde mükemmeliyetçi teknolojiye ilham verme vizyonumuzla adım atıyoruz.”  

    TCL Electronics Türkiye Genel Müdürü Timo Xu ise şirketin Türkiye pazarına yönelik hedeflerini ve stratejilerinin altını çizerken şunları söyledi, “Türkiye’deki hedefimiz, lider bir teknoloji markası olma yönündeki küresel vizyonumuzu temel alarak, 2028 yılında Türkiye TV pazarında lider konuma gelmek. Teknoloji ve inovasyona yaptığımız yatırımlarla Türkiye’de de önemli başarılar elde etmeye devam edeceğimize inanıyorum. Türkiye ofisimizin açılışıyla, bu ülkedeki yenilikçi ve birinci sınıf ürünler sunma taahhüdümüzü pekiştirerek yolculuğumuzda yeni bir sayfa açıyoruz. Bugüne kadar Bilkom ile sürdürdüğümüz kıymetli iş ortaklığı ile pazarda önemli bir yer elde etmiştik. Bu başarıyı yeni dönemde de üzerine koyarak devam ettirmek istiyoruz.”  

    BİLKOM Genel Müdürü Fikret Ballıkaya ise yaptığı değerlendirmede, “Dört yıl önce TCL Electronics ile başlayan iş birliğimizi duyurduğumuzda üç temel vaadimiz olmuştu. TCL’nin Türkiye’de pazara sunduğumuz ürünleri Türkiye’de üretmek ve bu ürünlerin yerlilik oranını artırmak. Dünyada satılan standartlarda, aynı donanım özellikleriyle bu üretimi yapmak ve Türk tüketicisinin dünya ile aynı teknolojiyi deneyimlemesini sağlamak. Bugün bu taahhütleri yerine getirdik. Son taahhüdümüz olan Türkiye’nin TCL için bir üretim merkezi olması konusunda önemli adımlar attık. Kısa süre önce Kıbrıs ile başlayan süreç, yakında bölge ülkelerine doğru genişleyecek. İlk kez üretici-dağıtıcı olarak yer aldığımız TV kategorisinde, TCL ile oldukça önemli işlere imza attık, 200 binden fazla haneye ulaşarak TCL’nin Türkiye’deki yolculuğuna öncülük ettik. Bu değerli global markaya, Türkiye yolculuğunda başarılar diliyorum” dedi.

    Üst düzey TV’lerden, akıllı ev ürünlerine kadar uzanan güçlü bir portföye sahip olan TCL Electronics, yeni dönemde Türkiye’de farklı bir teknoloji deneyimi sunmaya hazırlanıyor. TCL, bu yeni yolculuğa kalite ve yenilikçilik taahhütleriyle çıkarken, bölge ülkelerine de liderlik edecek olan Türkiye ofisiyle, ülkemizdeki varlığını önemli ölçüde güçlendiriyor. Sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve müşteri memnuniyetine odaklanan TCL, Türkiye’de tüketici elektroniği sektöründe farklı bir bakış açısı ile var olmaya hazırlanıyor.

    TCL’nin Türkiye pazarına yönelik stratejik hamlesi, küresel vizyonunun ve yerel taahhüdünün açık bir göstergesidir. Türkiye pazarındaki 4 yıllık ürün satış deneyimini, 2028 yılında kadar pazar liderliği ile sürdürmeyi amaçlayan şirket, zengin ürün portföyü ve güçlü iş ortaklıklarıyla Türkiye pazarına merhaba diyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dünya teknoloji devi OPPO, Mıstaçoğlu Holding şirketlerinden AGM ile Türkiye’de stratejik iş ortaklığına imza atıyor

    Dünya teknoloji devi OPPO, Mıstaçoğlu Holding şirketlerinden AGM ile Türkiye’de stratejik iş ortaklığına imza atıyor

    Mıstaçoğlu Holding’e bağlı AGM A.Ş. dönüm noktası niteliğinde bir ortaklığa imza atarak, akıllı cihaz üreticisi OPPO’nun Türkiye’deki hem üretim hem satış hem de servis hizmetlerini yürütecek iş ortağı oluyor. Mıstaçoğlu Holding, bu yatırımıyla Türkiye’yi cep telefonu üretimi konusunda dünyada önemli bir konuma getirmeyi planlıyor. 

    Teknoloji, mobil iletişim, madencilik, gayrimenkul geliştirme ve işletmeciliği başta olmak üzere Türkiye’nin ekonomisine güç katacak yatırımlar gerçekleştiren Mıstaçoğlu Holding, grup şirketi AGM A.Ş.’nin dünyanın önde gelen teknoloji markası OPPO’nun stratejik iş ortağı olması konusunda önemli bir anlaşmaya imza attı. 

    Anlaşma, ortak satış ve pazarlama çalışmaları, hizmet operasyonları ve yerel üretim girişimleri dahil olmak üzere iş birliğinin çeşitli yönlerini kapsıyor. Anlaşma çerçevesinde AGM, OPPO ürünlerinin yerel üretimini İstanbul Tuzla’da bulunan fabrikasında üstlenecek. Bunun, GSM sektöründe istihdam, yurt dışından bilgi transferi ve teknoloji gelişimi açısından Türkiye ekonomisine katma değer yaratacak dev bir adım olduğunun altı çiziliyor.

    OPPO ve AGM yöneticilerinin katıldığı imza töreninde OPPO MEA Başkanı Chico Zhou, ortaklığın önemine dikkat çekerek, “Bu önemli ortaklık, karşılıklı büyüme, yenilikçilik ve Türk müşterilerimize ve iş ortaklarımıza olağanüstü ürün ve hizmetler sunmaya odaklanan ortak bir vizyonu yansıtıyor” dedi.

     

    “Türkiye’yi akıllı cep telefonu üretimi konusunda bir dünya üssü yapacağız” 

    Gerçekleştirilen iş birliği ile Türkiye’nin OPPO’nun yurt dışındaki en önemli ve güçlü pazarlarından biri olacağına dikkat çeken Mıstaçoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Mıstaçoğlu ise, “Birçok önemli kilometre taşını içeren bu ortaklık, şirketimiz açısından gurur verici olduğu kadar, Türkiye’nin milli ticari gücüne güç katacak bir yatırım oldu. Yeni dönemle birlikte ülkemizde yapılacak yüksek teknolojiye dayalı üretimin, istihdama katkısının yanı sıra yüksek teknolojinin gelişimini kolaylaştırması açısından da önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu adımın ülkemizin geleceğine yapacağı katkı ve inovasyon potansiyeli bize büyük mutluluk veriyor. Amacımız kısa bir süre içeresinde ülkemizi akıllı cep telefonu üretimi konusunda bir dünyada önde gelen ülkelerden biri konumuna getirmek ve tüm dünyaya teknolojik bu ürünleri ihraç etmek” şeklinde konuştu.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı