Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

https://letsrelaxspa.today/

Etiket: Sağlık

  • Dijital sağlık denince akla yapay zeka geliyor

    Dijital sağlık denince akla yapay zeka geliyor

    Dijital Sağlık Derneği (DİSADER), sağlık profesyonelleri arasında gerçekleştirdiği dijital eğilim anketinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Sağlık sektöründe dijitalleşme eğilimlerini ve bu eğilimlerin sağlık profesyonelleri üzerindeki etkilerini ortaya koymayı hedefleyen anket, 1.149 kişinin katılımıyla, çoktan seçmeli sorular ve uzaktan erişim yöntemiyle gerçekleştirildi. DİSADER’in çalışmalarına yön verecek nitelikte olan anket sonuçlarında; yapay zeka kavramının yanı sıra veri güvenliği konusundaki endişe de dikkat çekti.

    Sağlık alanında dijitalleşmenin, teknolojik ilerlemelerin yanında, hastaların daha iyi tedavi ve bakım hizmetlerine erişimini sağlayan, sağlık profesyonellerinin verimliliğini artıran bir dönüşüm niteliğinde olduğunu belirten DİSADER’in Yönetim Kurulu Başkanı Emin Fadıllıoğlu, “Yapay zekadan uzaktan muayeneye kadar uzanan yenilikler, sağlık hizmetlerinin daha etkili ve erişilebilir olmasını sağlıyor. Aynı zamanda veri güvenliği konusunda yaşanan endişeler, sektörün daha güvenilir ve yenilikçi çözümler üretmesi gerekliliğini gösteriyor. DİSADER olarak, bu fırsatları değerlendirerek dijital sağlık ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmaya devam edeceğiz” dedi.

    Dijital sağlıkta akla gelen ilk kavram: Yapay zeka

    Anket katılımcılarına “Dijital sağlık denince akla gelen ilk 3 kavram nedir?” sorusuna, yüzde 22 ile en çok ‘yapay zeka’ yanıtı verildi. Bunu yüzde 13 ile ‘hasta takibi’ ve yüzde 12 ile ‘uzaktan muayene’ kavramları izledi.

    Katılımcıların, dijital sağlıkla ilgili en çok bilgi edinmek istedikleri konular ise dijital sağlık uygulamaları, dijital sağlıkta gelecek beklentileri ve tedavide son teknolojiler olarak sıralandı.

    Dijital eğilim anketinin öne çıkan diğer başlıkları

    • Sağlık profesyonelleri, dijital sağlık uygulamalarının tedavide kullanımına temkinli yaklaşıyor. Katılımcılara göre dijital sağlık uygulamalarının sağlıklı toplum için en fazla etkin olabileceği alanlar sırasıyla yüzde 40 ile izleme ve değerlendirme, ardından yüzde 30 ile görüntüleme olarak öne çıkıyor.
    • Dijital sağlık hizmetlerine erişim süresi hakkında katılımcıların yüzde 34’ü, hastane veya kliniğe erişimin çok zaman aldığını belirtirken, yüzde 33’ü dijital sağlık hizmetlerinin maliyet ve erişilebilirliği konusunda olumlu düşünüyor.
    • Dijital sağlık hizmetlerinde hasta verilerinin korunmasıyla ilgili görüşler dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 48’i veri güvenliği konusunda ciddi endişeler taşıyor.
    • Türkiye’nin dijital sağlık alanında yatırım ve altyapı olarak yetkinliği ise katılımcıların yüzde 33’ü tarafından yeterli görülüyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Acer’ın Chromebook’ları sağlık alanındaki temel zorlukların üstesinden geliyor

    Acer’ın Chromebook’ları sağlık alanındaki temel zorlukların üstesinden geliyor

    Sağlık çalışanları, günümüzün temel sağlık hizmeti zorluklarının üstesinden gelmek ve uzak bölgelerde bile hizmetlere sürekli erişim sağlamak için performansı, bağlanabilirliği, yönetilebilirliği ve güvenliği zahmetsizce harmanlayan çözümlere ihtiyaç duyuyor. Acer, bu ihtiyaçları karşılamak amacıyla yeni Chromebook bilgisayarlarını sağlık sektörünün dinamik ihtiyaçları için özel olarak tasarlanmış, çok yönlü ve dayanıklı cihazlar olarak konumlandırıyor.

    Mobil sağlık hizmetlerini dönüştürüyor
     
    Sağlık çalışanlarını sabit iş istasyonlarından kurtarmak için tasarlanan Acer Chromebook cihazları, Wi-Fi bağlantısı olmadan da erişilebilen uygulamalar sayesinde gerekli bilgilere mobil ağlar üzerinden erişim sunuyor. Mobil sağlık hizmetleri açısından çok önemli olan bu özellik, sağlık çalışanlarının nerede olursa olsun hasta bilgilerine ve diğer kritik verilere erişimini sağlıyor. 

    Yeni cihazlarla birlikte sunulan WiFi 6 ve 4G LTE[1] gibi gelişmiş bağlantı seçenekleriyle sağlık çalışanları, hastalarıyla uzaktan kolayca bağlantı kurabiliyor, hasta sağlığını dijital olarak izleyebiliyor ve zahmetsizce sanal ziyaretler ayarlayabiliyor. Bu işlevsellik, sanal bakım ve tele-sağlık çözümlerine yönelik artan ihtiyacı destekleyerek, konumdan bağımsız olarak sürekli hasta bakımına olanak tanıyor.  

    Acer Chromebook’lar tam boy klavye, dört farklı modda kullanım ve anında açılabilme fonksiyonelliği sayesinde sağlık profesyonelleri ve hasta bakıcılar için geliştirilmiş bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Bu özellikler, hasta bakıcıların reçetelere ve tıbbi vaka özetlerine rahatça erişmelerini sağlayarak yüksek kaliteli bakım sunabilme becerilerini artırıyor. 

    Acer Chromebook’lar sağlık hizmeti ortamları için dayanıklı ve uygun maliyetli bir seçenek ortaya koyuyor. MIL-STD-810H sertifikası ve sıvı dökülmesine dayanıklı klavyeleri, sağlık hizmetlerinin zorlu koşullarına dayanabilmelerini sağlıyor. Sundukları dayanıklılık, maliyet etkinliği ile birleştiğinde cihazlar sağlık hizmeti sağlayıcıları için ideal bir çözüm haline geliyor. 

    Sağlık hizmetleri değişse de zorluklar devam ediyor        
     
    Sağlık hizmetlerinin sunumuna yönelik bazı yöntemler değişmiş olsa da, benzer engeller hâlâ varlığını sürdürüyor. Sağlık hizmetlerinin toplam maliyeti artıyor, birçok kuruluş personel sıkıntısı çekiyor, mevcut personel bitmek bilmeyen dokümantasyon, raporlama ve hasta dosyalarına erişime dair zorlukların baskısı altında eziliyor. Bunun yanı sıra sağlık kuruluşları hasta verilerinin bütünlüğünü tehlikeye atan fidye yazılımı saldırılarına maruz kalıyor. Bu nedenle çalışanlar hastalarına daha kaliteli deneyim sunmak amacıyla bilindik, sezgisel, uygun erişim sunabilen ve güvenliği göz ardı etmeyen teknolojiler istiyorlar. 

    Acer Chromebook cihazları, sundukları özelliklerle hasta memnuniyetini artırmak için somut çözümler ortaya koyuyor.

    Acer’ın kapsamlı Chromebook portföyü, üzerlerinde yüklü gelen Enterprise Yükseltmeli ChromeOS sayesinde bulut üzerinden çalışanları parmak izi okuyucuları, Citrix Ready Sertifikasyonu™ ve endüstri lideri video konferans uygulamalarına güvenle giriş gibi en yeni özelliklerle güçlendiriyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Doku Medical’den Doku Clinic’e: Dokusunda Gelişim ve Dönüşüm Var

    Doku Medical’den Doku Clinic’e: Dokusunda Gelişim ve Dönüşüm Var

    Saç ekimi alanında adını dünyaya duyurarak, sektörünün öncülerinden biri olan Dr. Serkan Aygın ve Melda Aygın tarafından 2017 yılında kurulan Doku Medical, artık yeni logosu Doku Clinic ile hizmet vermeye devam edecek.

    Hastalarına sağlık alanındaki dünya standartlarına sahip deneyim ve tecrübesini sunmayı amaçlayan Doku Medikal, genişleyen hacmi ve global yatırımlarının öncülüğünde Doku Clinic olarak ses getirecek değişiminin ilk adımlarını atmaya başladı.

    Hizmet verdiği her alanda, mükemmeliyetçi, güvenilir, global ve lider bir marka olma vizyonuyla yola çıkan Doku Medical’in Doku Clinic’e dönüşümü, sağlık sektöründeki uzmanlığını ve tecrübesini daha geniş bir alana taşıma hedefini yansıtıyor.

    Tıbbi teknolojinin ulaştığı en üst düzeyi hedef alan, uygulayan, hasta ve çalışan güvenliğini ön planda tutan, kaliteli hizmet sunan, hasta haklarına saygılı, çevreye duyarlı, tıbbi etik ilkelerinden taviz vermeden, nitelikli ve donanımlı kadrosu ile sürekli kendini geliştiren lider bir kuruluş olma felsefesi ile kıtaların ötesindeki bireylere de uzmanlıkla hizmet verme konusundaki kararlılığını yeniden teyit etmektedir.

    Küresel bakış açısı ve yeniliğe olan bağlılığıyla dünya çapındaki hastaların ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak tasarlanmış son teknoloji sağlık çözümleri sunan Doku Medical’in Doku Clinic dönüşümü, küresel ayak izini genişletirken yeniden markalaşma girişimi de bu heyecan verici yolculuğa çıkmaya hazır olduğunun altını bir kez daha çiziyor.

    Doku Clinic’in kurucu ortakları Dr. Serkan & Melda Aygın, “Doku sadece bir sağlık hizmeti sağlayıcısı değil; estetik ve sanatın birlikteliğinin de sembolüdür. Vizyonumuz dokunabildiğimiz insanları sınırların ötesine taşımak ve dünya çapındaki hastalara en yüksek bakım standartlarıyla hizmet vermek olmuştur. Doku Clinic olarak yeniden markalaşmamız, bu vizyonu gerçekleştirme, Türkiye’de ve ötesinde önde gelen sağlık kuruluşlarından biri olma konusundaki kararlılığımızı göstermektedir.”

    Doku Clinic, yeni logosuyla inovasyon, mükemmellik, dürüstlük ve hasta merkezli bakıma olan bağlılığını bir kez daha teyit ediyor. Bu dönüştürücü aşamaya girerken hastalarını, ortaklarını ve paydaşlarını sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendirme yolculuğundaki bu heyecan verici gelişiminde yanlarında görmekten mutluluk duyuyor.

    Doku Clinic ve sunmuş olduğu tüm geniş kapsamlı hizmetleri hakkında daha fazla bilgi almak için dokuclinic.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Marka kimliğini Heltia olarak değiştiren Salus, Türkiye’nin en kapsamlı dijital sağlık uygulaması olma yolunda ilerliyor

    Marka kimliğini Heltia olarak değiştiren Salus, Türkiye’nin en kapsamlı dijital sağlık uygulaması olma yolunda ilerliyor

    Kişiselleştirme algoritması sayesinde kullanıcıların ihtiyaçlarına göre yönlendirmeler yaparak sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı yapan platform, yeni özellikleri ve genişleyen hizmet başlıkları ile Türkiye’nin en kapsayıcı dijital sağlık uygulaması olma hedefi yolunda hızla ilerliyor.  

    Günümüz dünyasının hızla değişen iş ve yaşam dinamiklerine uyum sağlayabilmek adına sürekli çabalayan insan için kişiselleştirilmiş sağlık yönetimi giderek önem kazanıyor. “Önleyici sağlık uygulamaları” da son zamanlarda yükselen bir trend olarak karşımıza çıkıyor. Önleyici sağlık uygulamaları ile sağlıklı yaşam ve alışkanlık değişimleri hedefleniyor ve bireylerin genel sağlığı korunarak daha uzun, kaliteli bir yaşam sürmelerine katkı sağlanabiliyor.

    Globaldeki yükselişine karşın ülkemizde örneklerine az rastladığımız bu yeni nesil sağlık trendi alanında öne çıkan uygulamalardan Salus, kısa süre önce marka kimliğinde bir değişikliğe giderek, bütünsel sağlık yaklaşımını daha iyi ifade eden “Heltia” ismi ile yola devam etme kararı aldı.

    2022 yılı Nisan ayında Salus ismi ile kurulan, yeni marka kimliğiyle Heltia uygulaması, arka tarafta çalışan güçlü algoritması ile sunduğu kişiselleştirilmiş hizmetler yanında sade ve kullanılabilir arayüzü ile de dikkat çekiyor. Kullanıcılarını merkeze alarak kapsamlı bir önleyici sağlık dünyası kurgulayan Heltia; mental sağlık, beslenme ve fiziksel sağlık olmak üzere üç alanda hizmet veriyor. Ayrıca annelik ve ebeveynlik üzerine sağladığı hizmetler de mevcut.

    “Kullanıcıların etrafında 360 derece önleyici bir sağlık dünyası kuruyoruz”

    Heltia Kurucu Ortağı ve CEO’su Alperen Adikti Heltia’nın hizmet modelini şöyle anlatıyor: “Biz tüm kullanıcılarımıza farklı alanlardan uzmanların yer aldığı bir danışman ekip kuruyoruz. Ve bunu kişiselleştirilmiş bir şekilde, dijital ortamda yapıyoruz. Örneğin, kullanıcı bir sabah omuz ağrısı ile uyandığında doğrudan fizyoterapistine yazarak randevu alabiliyor. Mental sağlık-beslenme-fiziksel sağlık üçgeni ile aslında kullanıcıların etrafında 360 derece bir önleyici sağlık dünyası kurmuş oluyoruz. Bu çoğu kişiye erişilemez görünebilir ama Heltia ile aslında oldukça ulaşılabilir bir ayrıcalık. Buna ek olarak sunduğumuz içerik dünyası da bireylerin kendi kendilerini destekleyebilmeleri için oldukça faydalı. Üstelik Heltia içerisindeki binlerce içeriğin tamamı ücretsiz.”

    Heltia, çalışanlar için de değerli bir yan hak

    Uygulama, kişiselleştirme algoritması sayesinde kullanıcıların nelere ihtiyaç duyduklarını anlıyor ve ona göre yönlendirmeler yapıyor. Kullanıcıların yüzde 90’ı kendileri ile ilk eşleştirilen uzmanlarla Heltia yolculuklarına devam ediyor. Aynı zamanda çok değerli bir çalışan yan hakkı olarak konumlanan Heltia, işverenin çalışana verdiği değeri göstermenin en iyi yollarından biri olarak da öne çıkıyor. İş dünyasındaki bu konumu ile Heltia, işveren ile çalışan arasındaki bağı da güçlendiriyor.

    Kurumsal hayatta mental sağlık desteğine ihtiyaç giderek artıyor

    Heltia’nın kurumsal kullanıcı verilerine göre en çok mental sağlık alanında destek alındığı görülüyor. Global araştırmalar da aslında bu veriyi teyit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Türkiye’de halkın yaklaşık yüzde 38’i klinik psikoloji hizmetine ihtiyaç duyuyor ve yüzde 60’ın üzerinde bir popülasyon da günlük yüksek stresten muzdarip. Psikolojik destekten sonra beslenme danışmanlığı ikinci sırada, aile ve ebeveynlik danışmanlığı ise üçüncü sırada yer alıyor. Sonrasında ise spor ve fiziksel sağlık danışmanlıkları geliyor.

    Binlerce içerikten oluşan zengin bir dünya

    Çok geniş ve kaliteli uzman ağı yanında Heltia, her kullanıcı için özel olarak hazırladığı zengin bir içerik dünyası sunuyor. Uzman onaylı meditasyonlar, makaleler, sesli ve görüntülü içerikler Heltia içerisinde mevcut. Tüm bu içerikler kullanıcılara ücretsiz olarak sunuluyor ve kullanıcıların içerik okuma / izleme alışkanlıklarına göre yenileniyor. Heltia Kütüphanesinde günlük öneriler, makaleler, meditasyonlar ve yönlendirmeli egzersizler, videolar,psikoloji egzersizleri ve testleri yer alıyor.

    Arka planda bilimin gücü var

    Heltia’yı farklı kılan yanlarından bir diğeri platform ile ilgili her konuda bilimsel adımlar atılması. Bu bağlamda algoritma ve uygulama içerisindeki deneyim geliştirilirken klinikte, yüz yüze sistemde yapılan her şey en doğru şekliyle yansıtılıyor. Heltia’da mental sağlık tarafında iki, beslenme ve fiziksel sağlık tarafında bir klinik lideri bulunuyor. Bu klinik liderlerine aynı zamanda Akademik Danışma Kurulu üyeleri destek oluyor. Ayrıca Heltia, danışan gören uzmanlar konusunda da çok titiz davranıyor. Klinik liderler her bir başvuruyu değerlendiriyor, sonrasında titiz bir mülakat sürecine geçiliyor.

    “Hedef Türkiye’nin en kapsayıcı dijital sağlık uygulaması olmak”

    Kasım 2023’te tohum yatırım turunda aldığı 4,7 milyon dolarlık yatırımı hem B2C hem de B2B taraftaki büyümesini hızlandırmak için kullanan Heltia, bir yandan ürün teknolojisini geliştirmeye devam ediyor. En büyük hedeflerinin Türkiye’nin en kapsayıcı dijital sağlık uygulaması olmak olduğunu altını çizen Alperen Adikti, bu yolculuk için planladıkları adımları şöyle özetliyor: “Yapmaya çalıştığımız şey, her bireyin kendi ihtiyaçlarını anlamak ve ona uygun şekillenen bir destek ağı kurmak. Bu yolda tabii ki en büyük önceliğimiz kullanıcılarımızın iyi oluşlarını destekleyecek adımlar atmak. Kullanıcılarımızın iyi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmelerine yardımcı olarak, uzun vadeli potansiyel sağlık sorunlarını mümkün olduğunca engellemeyi hedefliyoruz. Bu fikri kurumsal çözümlerle bir araya getirerek de işverenlerle çalışanlar arasında çok daha anlamlı bir bağ kurmayı amaçlıyoruz.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Check-Up ile Erken Teşhis Mümkün!

    Check-Up ile Erken Teşhis Mümkün!

    Son yıllarda giderek büyüyen çevre kirliliği, hazır gıda tüketimi, sigara ve alkol tüketimindeki artış beraberinde kanser, kalp krizi, diabet vb. birçok kronik hastalığın da artmasına, giderek daha küçük yaşlarda görülmesine yol açmaktadır. Bu tür kronik rahatsızlıkların çok sinsice ilerlemesi ve belirli bir aşamadan sonra kendini göstermesi hepimiz için en büyük tehlike.

    Her ne kadar tıp gelişse, sağlık sistemimiz iyileşse de belli bir aşamadan sonra ilaç kullanarak kaçınılmaz sonu uzatmaktan başka bir şey kalmıyor elimizde. Bu yüzden önleyici tedbirler almak ve erken teşhis bu tür hastalıklar için çok önemli.

    Özellikle; düzenli Check-Up yaptırmak önleyici ve erken teşhis imkânı sağlaması açısından hayat kurtaran bir yöntem.

    Peki, ama neye göre ve nasıl Check-Up yaptırmamız lazım? Konunun uzmanından sizler için detaylı bilgiler aldık.

    Galen Laboratuvar ve Görüntüleme Merkezi’nden Biyokimya Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül AKBAY, Check-Up bu önemli konu ile ilgili sorularımızı yanıtladı ve önemli açıklamalarda bulundu.

    Check-Up nedir, nasıl yapılır ve neden önemlidir? İşte detaylar…

     

    Check-Up Nedir?

    Check-Up, halk arasında sağlık taraması olarak bilinen, herhangi bir hastalık belirtisi olmayan kişilerde sağlık sorunu yaşayıp yaşamadığını öğrenmek için yapılan işlemlerdir. Bu tarama sayesinde pek çok hastalığın erken tanısı konulabilir. Kişiye özel olarak yapılan bu tarama için muayene, test ve tetkikler yapılır.

     

    Neden Check-Up Yaptırmalısınız?

    Zaman zaman insan vücudunda belirli hastalıklar meydana gelse de belirti göstermeden vücut içinde gizlice büyümeye ve ilerlemeye devam edebilir. Bu nedenle düzenli olarak Check-Up yaptırmak önemlidir. Yılda bir ya da iki defa hiçbir hastalık belirtisi olmasa bile yapılan detaylı sağlık testleri, olası hastalıkların erken teşhisine olanak sağlar.

     

    Check-Up Nasıl Yapılır?

    Günümüzde sıklıkla yapılan Check-Up işlemi yalnızca tahlil ve tetkik içeren işlemlerdir. Kişinin cinsiyetine, yaşına, taşıdığı risk faktörlerine, hastalığı varsa hastalığın belirtilerine göre en uygun
    testler uygulanır. Laboratuvar testlerinin yanı sıra radyolojik görüntülemeler ile birlikte tarama işlemi desteklenir.

     

    Check-Up Ne Kadar Sürer?

    Birçok testten meydana gelen Check-Up, kişilerin hastalık belirtisi olmasa bile sağlık taraması için yaptırdıkları testlerdir. Kan testleri, idrar testleri, tomografi, MR, ultrasonografi gibi farklı testler yapılır. Vücudun her sistemi için ayrı ayrı yapılan bu testler ile vücuda sağlık taraması yapılmış olur.

     

    Check-Up Ne Zaman Yaptırmalısınız?

    Hiçbir hastalık belirtisi ve şikâyeti olmadan yapılması gereken Check-Up, genel olarak her yetişkin bireyin yılda 1 kez düzenli ve detaylı olarak yaptırması önerilmektedir. Ancak kişisel risk faktörleri, sağlık öyküsü ve genetik yapısı gibi faktörler nedeniyle uzman doktor gerek görürse Check-Up testlerinin 1 yıldan daha kısa sürede düzenli olarak yapılmasını tavsiye edebilir.

     

    Check up Öncesi Yapılması Gerekenler

    Eğer herhangi bir sağlık sorunu yoksa da bu rapor sayesinde kişi sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olur. Bu sayede olası bir hastalığın önüne geçmek için gerekli önlemleri alabilir.

    Check-Up taraması sonucunda çıkan raporun yanı sıra doktor da gerekli değerlendirmeyi yapar. Eğer herhangi bir sağlık sorunu varsa tedavi süreci planlanır. Aynı zamanda doktor, kişiye sağlıklı yaşam önerileri de sunabilir.

    Sonuç olarak, Check-Up taraması yaptırmak her birey için önemlidir. Sağlıklı bireylerin de düzenli olarak Check-Up yaptırması, olası hastalıkların erken teşhis edilmesine ve tedavi sürecinin başlamasına yardımcı olur. Bu sayede sağlıklı bir yaşam sürmek ve hastalıkların önüne geçmek mümkün olur. Unutmayın, sağlık her şeyden önemlidir.

     

    Check-Up Fiyatları

    Check-Up hizmetleri genellikle devlet hastanelerinde ve özel sağlık kuruluşlarında sunulmaktadır. Her sağlık merkezinde farklı özelliklerde çeşitli Check-Up paketleri oluşturulur ve bu paketler kampanyalar dâhilinde hastalara sunulur. Fiyatlar, paket özelliklerine ve yapılan testlere göre değişiklik gösterebilir. 2024 yılı itibarıyla Check-Up fiyatları 3000 ile 4000 TL arasında değişmektedir.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Mobil sağlık uygulaması kullananlar dikkat

    Mobil sağlık uygulaması kullananlar dikkat

    Günümüzün dijital ekonomisinde her şey için bir uygulama var. En çok gelişen alanlardan biri de sağlık hizmetleri.

    Doğurganlık takibinden ruh sağlığı ve farkındalığına kadar hemen her duruma yardımcı olacak mobil sağlık (mHealth) uygulamaları bulunuyor. Pazar halihazırda çift haneli büyüme gösteriyor ve 2030 yılına kadar 861 milyar dolar değerinde olacağı tahmin ediliyor.

    Dijital güvenlik şirketi ESET, bazı mobil sağlık uygulamalarının veri toplama alışkanlıkları göz önüne alındığında, en hassas verilerinizi kiminle paylaşacağınızı seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini inceledi. 

    Mobil sağlık uygulamaları kullanırken, sahip olduğunuz en hassas verilerden bazılarını paylaşıyor olabilirsiniz. GDPR, tıbbi bilgileri “özel kategori” verileri olarak sınıflandırır, yani ifşa edilmesi halinde “bireyin temel hak ve özgürlükleri için önemli riskler yaratabilir”. Bu nedenle düzenleyiciler, kuruluşların bu veriler için ekstra koruma sağlamasını zorunlu kılıyor. Ne yazık ki tüm uygulama geliştiricileri kullanıcılarının çıkarlarını detaylıca düşünmüyor veya onları nasıl koruyacaklarını her zaman bilmiyor. Veri koruma önlemlerini göz ardı edebilirler ya da kişisel bilgilerinizin ne kadarını üçüncü taraflarla paylaştıklarını her zaman açıkça belirtmeyebilirler. Bunu akılda tutarak, bu uygulamaları kullanmanın temel gizlilik ve güvenlik risklerine ve nasıl güvende kalabileceğinize bir göz atalım. 

    En önemli sağlık uygulaması gizlilik ve güvenlik riskleri neler?

    Mobil sağlık uygulamalarını kullanmanın temel riskleri yetersiz veri güvenliği, aşırı veri paylaşımı ve kötü veya kasıtlı olarak kaçamak ifade edilmiş gizlilik politikaları olarak üç ana başlık altında toplanıyor.  

    Gizliliğinizi korumak için şu adımları atın

    • Uygulamayı indirmeden önce araştırma yapın. Diğer kullanıcıların ne dediğini ve güvenilir yorumculardan gelen herhangi bir uyarı olup olmadığını inceleyin.
    • Bu uygulamalar aracılığıyla paylaştıklarınızı sınırlandırın ve söylediğiniz her şeyin paylaşılabileceğini varsayın.
    • Uygulamayı sosyal medya hesaplarınıza bağlamayın veya oturum açmak için bunları kullanmayın. Bu, diğer şirketlerle hangi verilerin paylaşılabileceğini sınırlayacaktır.
    • Uygulamalara cihazınızın kamerasına, konumuna vb. erişim izni vermeyin.
    • Telefonunuzun gizlilik ayarlarında reklam takibini sınırlayın.
    • Sunulan yerlerde her zaman MFA kullanın ve güçlü, benzersiz parolalar oluşturun.
    • Uygulamayı en son ve güvenli sürümde tutun.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dünya Uyku Gününde Bonus Yalıtım’dan Doğru Ses Yalıtımı İçin 10 Altın Öneri

    Dünya Uyku Gününde Bonus Yalıtım’dan Doğru Ses Yalıtımı İçin 10 Altın Öneri

    2018 yılından bu yana yeni binalarda zorunlu olan Ses Yalıtımı, insan sağlığı açısından önemi tartışılmaz olan uyku sağlığı için de büyük önem taşıyor. Sağlık profesyonelleri ve sağlık odaklı STK’lar, uyku bozukluğunun çeşitli zihinsel ve fiziksel sorunlara, gün içerisinde dikkat dağınıklığı ve performans kaybına yol açabileceğine ve yaşam kalitesinin bozulmasına neden olacağına dikkat çekiyorlar. Solunum rahatsızlıklarından trafik kazalarına pek çok olumsuz durumla ilişkilendirilen uyku bozukluğunun nedenleri arasında gürültü kirliliği de yer alıyor. Birçok ailenin aynı yapı içerisinde yaşadığı modern apartman hayatında sadece dış duvarlarda değil, tüm iç komşu duvarlarda da kaliteli ses yalıtımı, kaliteli bir uyku için konfor ortamı sağlıyor.

    Dünya Uyku Günü, vücudumuzu dinlendiren ve yaşam için gerekli bir onarım süreci olan uyku konusunda tüm dünyada farkındalık oluşturmak için Dünya Uyku Derneği liderliğinde 2008 yılından beri her yıl kutlanıyor. Hekimler, sağlık kuruluşları ve sağlık konusunda aktif Sivil Toplum Kuruluşları, uyku bozukluğunun çeşitli zihinsel ve fiziksel sorunlara, gün içerisinde dikkat dağınıklığı ve performans kaybına yol açabileceğine ve yaşam kalitesinin bozulmasına neden olacağına dikkat çekiyorlar. 

    Doğru Ses Yalıtımı İçin 10 Altın Öneri

    Yalıtım sektörünün yüzde 100 yerli sermayeli tek Türk markası Bonus Yalıtım’ı bünyesinde barındıran Eryap Grup’un Satış ve Pazarlama Müdürü Tolga Ceylan, uyku bozukluğunun nedenleri arasında gürültü kirliliğinin de yer aldığını vurguladı ve ses yalıtımının, farklı ailelerin birlikte yaşadığı binalarda uyku kalitesi açısından önem taşıdığını ifade etti. 

    Sadece inşaat aşamasında değil sonradan da binalarda uygulanabilir ses yalıtımı için kullanılabilecek en doğru malzeme olan taş yünü; sadece ses yalıtımı değil, ısı ve yangın yalıtımında göstermiş olduğu yüksek performans ile de dikkat çekiyor. Taş Yünü ile çatı, cephe, döşeme, ara bölme ve komşu duvar gibi alanlarda uygulama yaparak kaliteli ses yalıtımı yapılabileceğini vurgulayan Tolga Ceylan, iyi ve doğru bir ses yalıtımı için dikkat edilmesi gerek 10 maddeyi şöyle sıraladı:

    • Ses kaynağının frekansına göre farklı yoğunluklarda taş yünü kullanılmalı,
    • Yapılan hesaplamalara göre uygun taş yünü levha kalınlıkları belirlenmeli,
    • İki duvar arasında her iki yönde de taş yünü kullanılmalı,
    • Taş Yünü levhalar arasında hava boşluğu bırakılmalı,
    • Kullanılacak olan tuğlalar yatay delikli seçilmeli, alçı levhalar ile yapılacak ise her bir duvar için çift alçı levha kullanılmalı ve şaşırtmalı döşenmeli,
    • İki duvarın farklı yüzey ağırlıkları olmalı,
    • Duvarlar arası hava köprüsü olmamalı,
    • Duvarlar birbirine sesi ileten malzemeler ile bağlantılı olmamalı,
    • Duvarlarda ses köprüsüne sebebiyet verebilecek bağlantı elemanları montajında ses yalıtım bandı kullanılmalı,
    • Kolon, kiriş ve döşemelerden geçebilecek sesler için duvar köşelerinde önlemler alınmalı.

    Kaliteli Uyku ve Konforlu Mekanlar için İç ve Dış Duvarlarda Ses Yalıtımı

    Kentleşme paralelinde birçok ailenin binalarda bir arada yaşadıklarını vurgulayan Tolga Ceylan, “Ses yalıtımı, aynı yapı içerisinde konforlu bir yaşamın ana gereksinimlerinden biridir. Binalarda ses yalıtımı, sadece dış duvarlar için değil, tüm iç komşu duvarlar için de önem taşır ve yönetmeliklere uygun kalınlıklarda yapılmalıdır. Komşu duvarlarda ses yalıtımı yapmak, zihnimizin ve vücudumuzun ihtiyacı olan kaliteli uyku için uygun ortam oluşturmanın yanı sıra, hem kendi yaşam alanınızın gürültüden korunmasını hem de komşularınıza daha az rahatsızlık vermenizi sağlar. Volkanik kayaçlardan elde edilen mineral, inorganik taşların elyaf haline getirilmesiyle üretilen, ekolojik sisteme uyumlu ve çevre dostu Bonus Taş Yünü ürünümüz dış duvarların iç yüzeylerinde, iç bölme ve komşu duvarlarda, merdiven ve asansör boşluklarına bitişik duvarlarda ve ahşap karkas yapıların içten giydirilmesinde kullanılır. Sektörümüzün en modern tesisi olan Hendek Sakarya tesislerimizde üretimini gerçekleştirdiğimiz Bonus Taş Yünü ürünümüz, binalarda ses yalıtımın yanı sıra ısı, su ve yangın yalıtımı da sağlar.” dedi.

    Uyku İnsan Sağlığı ve Yaşam Kalitesi Üzerinde Doğrudan Etkili

    Uzman görüşleri ve araştırmalar, uyku eksikliğinin sağlık sorunlarının yanı sıra, dikkat dağınıklığına ve zihin işlevlerinde bozulmaya yol açarak psikolojik rahatsızlıklar, iş yeri ve trafik kazaları, iş performansında azalma gibi olumsuz durumları tetikleyebildiği görüşünde birleşiyor. Öte yandan sağlıklı bir uyku düzeni, obezite ve hipertansiyon gibi sağlık durumlarının, depresyon ve Alzheimer dahil olmak üzere pek çok rahatsızlığın olumsuz gelişimini azaltabiliyor. Uyku kalitesi, insan sağlığını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği, Türk Toraks Derneği, Uyku Derneği, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği, Türk Nöroloji Derneği başta olmak üzere STK’lar, akademik kurumlar ve sağlık kuruluşları, uyku konusunda her yıl Mart ayının ikinci veya üçüncü Cuma günü kutlanan Dünya Uyku Günü için basın bildirileri yayınlıyorlar.

    Ses Yalıtımı 2018’den Bu Yana Yasal Zorunluluk 

    Uyku eksikliği ya da bozukluğunun nedenleri arasında, beslenme düzensizliği, yüksek stres ve hatta elektronik cihazların aşırı kullanımının yanı sıra, gürültü kirliliği de yer alıyor. Kaliteli malzemelerle ve yönetmeliklere göre yapılmış Ses Yalıtımı, yaşam alanlarında gürültü kirliliğini azaltıp, uyku için konforlu bir ortam oluşturmanın en etkin yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1 Haziran 2018’de yürürlüğe giren Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik uyarınca, yeni binalarda Ses Yalıtımı uygulanması zorunlu tutuluyor.

    Gürültü Kirliliği, Uyku Bozukluklarının Yanı Sıra Beyin Fonksiyonlarını ve Bedensel Sistemleri de Olumsuz Etkiliyor

    Yalıtım sektörünün yüzde 100 yerli sermayeli tek Türk markası Bonus Yalıtım’ı bünyesinde barındıran Eryap Grup’un Satış ve Pazarlama Müdürü Tolga Ceylan, ses yalıtımının insan sağlığı açısından önemine dikkat çekti ve iyi ses yalıtımı konusunda bilgiler aktardı. Gürültü kirliliğinin, uyku bozukluklarının yanı sıra başka olumsuz durumlara da yol açabildiğini belirten Tolga Ceylan, “Bilimsel araştırmalar, gürültü kirliliğinin sadece beyin fonksiyonlarını değil, tüm bedensel sistemleri de etkilediğini gösteriyor. Uzun süre gürültüye maruz kalmak dikkat bozuklukları, baş ağrısı, kan basıncında yükselme, sinirlilik, yorgunluk, uyku bozuklukları, iş yapabilme yeteneğinde azalma, stres ve bunlara bağlı olarak uzun dönemde hastalık oluşması riskini artırıyor. Gürültü kirliliğinin etkilerini yalıtımla en aza indirmek mümkün” dedi.

    Bilgi için: 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Bulut Teknolojisi, Sağlık Hizmetlerindeki İlerlemeleri Nasıl Yönlendiriyor

    Bulut Teknolojisi, Sağlık Hizmetlerindeki İlerlemeleri Nasıl Yönlendiriyor

    Sağlık sektörü, teknolojik gelişmelerin yönlendirdiği devrim niteliğinde bir dönüşüm yaşıyor ve bu değişimin ön saflarında bulut teknolojisi yer alıyor. AWS Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, bulut teknolojisinin ortaya çıkışının, sağlık hizmeti sağlayıcılarının büyük miktarda veriyi verimli bir şekilde depolamasına, erişmesine ve analiz etmesine olanak tanıyarak sektör için yeni olanaklar yarattığını belirtti. Kişiselleştirilmiş tıp, genom bilimi ve hassas tıp, bulut tabanlı çözümlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan yenilikçi sağlık hizmeti alanlarının yalnızca birkaç örneği.

    Orta Doğu, sağlık sistemlerini modernize etme konusunda dikkate değer bir ilerleme kaydetmiş olsa da sektör daha fazla inovasyon için hâlâ muazzam bir potansiyele sahip. Hizmetlerin iyileştirilmesi için yeni yöntemler sunan bulut teknolojisi, bu bölgede giderek daha popüler bir çözüm haline geliyor. Türkiye de özellikle sağlık turizmi ile öne çıkan bir ülke. TÜİK verilerine göre, yurtdışında yaşayan vatandaşlarla birlikte Türkiye’ye sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen ziyaretçi sayısının geçen yıl 1,4 milyonu aştığı ifade ediliyor. Ocak-Mart 2023’te ise ülkemize sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen ziyaretçi sayısının 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 37,5 artarak 474 bin 114’e yükseldiği belirtiliyor. Bulut teknolojisi ve hizmetlerin modernize edilmesi, bu alanda da daha fazla büyümeyi destekleyebilir. 

    Sağlık hizmetlerinin daha iyi sonuç vermesi için bakımı modernize etmek 

    Kişiselleştirilmiş tıp, bir hastanın DNA’sını analiz ederek sağlığını veya belirli tedavilere yanıt vermesini etkileyebilecek genetik varyasyonları belirlemeyi içeriyor. Bulut teknolojisinden yararlanan sağlık hizmeti sağlayıcıları, büyük hacimli genetik verileri hızlı ve kolay bir şekilde analiz edebiliyor ve böylece bireysel hastalar için özel tedavi planları oluşturabiliyorlar. Bu da tıbbi tedavileri hastanın benzersiz genetik yapısına ve yaşam tarzına göre uyarlayan kişiselleştirilmiş tıbba doğru önemli bir kayma yaşanmasını sağlıyor.

    Bulut teknolojisinin inovasyonu yönlendirdiği başka bir alan ise genom bilimi. Örneğin AWS, genomik verileri depolamak, paylaşmak ve analiz etmek için güvenli ve ölçeklenebilir bir platform sağlayan Amazon Omics’i kullanıma sundu. Bulut teknolojisi, araştırmacıların ve klinisyenlerin çok büyük miktarda genomik veriye hızlı ve uygun maliyetli bir şekilde erişmesini ve analiz etmesini sağlayarak genom bilimi alanında dönüşüm yarattı. Amazon Omics gibi platformlar sayesinde, bilim insanları artık dünya çapındaki farklı popülasyonlardan genomik verilere erişip analiz edebiliyor ve böylece daha önce tespit edilmesi imkansız olan kalıpları ve korelasyonları belirleyebiliyorlar. Bu, hastalığa neden olan yeni genlerin keşfedilmesini, daha doğru tanı testlerinin geliştirilmesini ve hastanın benzersiz genetik yapısına dayalı kişiselleştirilmiş tedavi planlarının oluşturulmasını sağlıyor. 

    Küresel genom bilimi hizmetleri sunmak için AWS ile iş birliği yapan G42 Healthcare, genom biliminin faydalarının farkında olan şirketlere örnek olarak gösterilebilir. Bu iş birliği, G42 Healthcare’in genom bilimi alanındaki uzmanlığı ile AWS’nin bulut becerilerini bir araya getirerek dünya çapındaki farklı popülasyonlardan alınan genomik verilerin analiz edilmesine olanak tanıyor. 

    Eşsiz güvenilirlik, güvenlik ve veri gizliliği sağlamak

    Bulut teknolojisi, tıbbi bilgi ve kaynaklara gerçek zamanlı ve talep üzerine erişimi güçlendirdi. Bu artan erişilebilirlik, hastalara tıbbi durumları, teşhisleri ve tedavileri hakkında kapsamlı bir anlayış sağlayarak sağlık hizmetlerinde daha aktif bir rol almalarını sağlıyor. Sonuç olarak, hastalar sağlıkları hakkında bilinçli kararlar verme ve sağlıklarını korumak için önleyici tedbirler alma imkanına sahip oluyorlar.

    Dahası bulut teknolojisi, sağlık hizmeti sağlayıcılarının tıbbi bilgileri paylaşmasına ve diğer sağlık uzmanlarıyla iş birliği yapmasına olanak tanıyarak hasta bakımının kalitesini artırıyor. Bulut tabanlı çözümler, hastaların kan şekeri seviyeleri, kan basıncı ve ilaç programları gibi hayati sağlık verilerine gerçek zamanlı erişim sağlayarak kronik durumları yönetmelerini de kolaylaştırıyor. Bu erişilebilirlik ve kolaylık, hastaların sağlık bakım ihtiyaçlarını karşılamalarını ve hastaneye yatma riskini en aza indirmelerini sağlayarak tedavi sonuçlarını iyileştirme ve maliyetleri azaltma potansiyeline sahip.

    Bulutun Gücü

    Bulut tabanlı teknoloji, sağlık sektörünü yalnızca dönüştürme değil, aynı zamanda daha iyi hale getirme potansiyeline de sahip. Bulut teknolojisi ve araçlarının gücü, iş birliği yapmaya, veriye dayalı kinik ve operasyonel kararlar almaya, hassas tıbbı etkinleştirmeye ve bakım maliyetlerini düşürmeye olanak tanıyarak tüm sağlık ekosistemine fayda sağlayabilir. Sonuç olarak bu hem hastalara hem de sağlık hizmeti sağlayıcılarına faydası olan daha verimli ve etkili bir sağlık hizmeti sisteminin oluşturulmasını sağlayabilir. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • MPS LH Derneği Basın Açıklaması ‘Enzim tedavimizi geri istiyoruz!’

    MPS LH Derneği Basın Açıklaması ‘Enzim tedavimizi geri istiyoruz!’

    Nadir hastalıklar, genel popülasyona oranla daha az sayıda kişide görülen hastalıklar olarak tanımlanıyor. Hastalıklar tek tek değerlendirildiğinde az sayıda kişide görülmesine karşın bu hastalıklardan etkilenen kişiler toplamda önemli bir nüfus grubuna karşılık geldiğini belirten MPS LH Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayfer Ergüzel, 29 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü dolayısıyla nadir hastalıklara ve nadir hastalara dikkat çekmek, farkındalık yaratmak üzere basın açıklaması yaptı.

    Mukopolisakkaridoz ve Benzeri Lizozomal Depo Hastalıkları (MPS LH) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayfer Ergüzel yaptığı yazılı basın açıklamasında nadir hastaların beklentilerini ve yaşadıkları zorlukları şöyle ifade etti:

    HER 20 KİŞİDEN 1′ İ NADİR HASTA

    Dünyada 8 bini aşkın nadir hastalık tespit edilmiş ve yaklaşık 473 milyon kişi, bir diğer ifadeyle dünya nüfusun yüzde 5′ i, nadir hastalıkların bir türü ile mücadele etmektedir. Bu hastalıkların yüzde 80′ i genetik kaynaklı; çoğu da kronik ve yaşamı tehdit edicidir. Bu hastalıkların yaklaşık yarısı daha çocukluk döneminde ortaya çıkmaktadır.

    ÜLKEMİZDE 5-6 MİLYON

    Nadir hastalık, Avrupa ve gelişmiş ülkelerdeki tanımıyla; 1/2000 ya da daha az sıklıktaki, çoğu ilerleyici, metabolik, kronik ve bazıları ölümcül hastalıklardır. Derneğimize de adını veren Mukopolisakkaridoz (MPS) ve Benzeri Lizozomal Depo Hastalıkları da bu nadir hastalıklar şemsiyesi altında yer alır. Ebeveynlerden kusurlu birer genin aktarıldığı durumda hastalıkların ortaya çıkma ihtimali, yüzde 25 gibi yüksek bir orandır! Dünyada her yenidoğan 25.000 bebekten 1′ i, MPS hastalığının bir türüyle dünyaya gelmektedir. Birçok nadir hastalık kaydının sağlıklı bir şekilde tutulamamış olması ve ailelerin hastalığı gizlemesi nedeniyle kesin sayı bilinmemekle birlikte, ülkemizde yaklaşık 5-6 milyon nadir hasta olduğu tahmin edilmektedir.

    Günümüzde Nadir hastalıklar, önemli bir halk sağlığı sorunudur. Çoğunluğu genetik kökenli ve kompleks özelliklere sahiptir. Teşhisi zor, tedavi seçenekleri sınırlı, kişide kalıcı zihinsel ve bedensel engellilik oluşturabilen bir hastalık grubudur. Bununla birlikte nadir hastalıklar yeterli bilimsel bilginin ve kesin verilerin bulunmadığı, tıp profesyonelleri de dahil olmak üzere sağlık personeli ve diğer sosyal destek profesyonellerince yeterli müdahale edilemeyebilen ve gerekli farkındalığın sağlanamadığı spesifik bir alan olarak dikkat çekmektedir.

    HASTALIĞIMIZ NADİR, İLACIMIZ “YETİM”

    Genelde nadir hastaların, özelde de MPS LH hastalarının en büyük sorunu, tanı gecikmesi, tedavi süreçleri ve ilaca erişim sayılabilir. Başkaca sorunlar da mevcuttur ancak bu üçlü hayatidir. Erken tanı alınamaması, tedavinin gecikmesine bu da çoğu zaman geri dönüşü imkansız organ hasarlarına neden olabilmektedir. Tedavi sürecinde yaşanan olumsuzluklar, ilaca erişimdeki sıkıntılar da benzer sonuçları doğurmaktadır.

    Bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar, “yetim ilaç” olarak adlandırılmaktadır. Firmaların, sosyal sorumluluk bilinciyle yetim ilaç üretimine yöneldikleri bilinmektedir ancak bu çaba maalesef yeterli değildir. Ülkemizde kullanılan yetim ilaçların hemen hepsi yurtdışında üretilmektedir.

    Uzun süren uğraşlardan sonra, MPS Tip 7 ilacı da SGK Geri Ödeme Listesine alındı ancak Niemann-Pick tanılı hastalar, hâlâ ilaçlarının ödeme listesine alınmasını bekliyor. Bu noktada bütün nadir hastaların muzdarip olduğu bir başka büyük sorun ise önceki yıl tedavi kriterlerinde yapılan değişiklik. Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan bu değişiklik, hastalarımızın hayallerine büyük darbe vurdu!

    HAYAT ZOR BİZE DAHA DA ZOR

    Nadir hastalar zaten toplumun dezavantajlı grubu içerisinde yer almaktadır. Ülkemizdeki hayat koşulları, sıradan insanlar için bile çok ağırken nadir hastaların yaşadıklarını görmek için biraz empati rica ediyoruz. Hastalar ilaca erişim, rapor süreleri ve Enzim Replasman (ERT) tedavisini belli merkezlerde almak durumunda kaldıkları için sıkıntı yaşıyor. MPS hastalarının ilaçları, geri ödeme listesine dahil edilmiş olsa da tedaviye başlama ve devam etme kriterlerinde yapılan değişiklik, hastalarımızın umutlarını da kırdı.

    ENZİM TEDAVİMİZİ GERİ İSTİYORUZ!

    Yaklaşık 2 yıl önce Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yapılan değişiklikle bazı lizozomal depo hastalıklarının, enzim tedavisine başlama, devam etme ve sonlandırma kriterlerinde değişiklik yapıldı; yapılan değişiklikler de 1 Haziran 2022 tarihli Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

    Yapılan bu değişiklikle MPS LH hastalarının, tedavilerine başlaması ve devam edilebilmesi yeni şartlara bağlandı. Tedaviye başlamak için ilerleyici hastalığı olmamak, ventilatöre bağımlı olmamak, ileri derecede zekâ geriliği bulunmamak ve 6 dakikalık yürüme testinin uygulanabilmesi gibi, tedaviye devam etmek için de yürüme testinde yüzde 10 ve üzerinde iyileşme; iyileşmenin de sabit kalması gibi bazı kriterler getirildi. Her ne kadar SUT kriterleri arasında yer almasa da “kilo fazlası” gerekçesiyle tedavisini yaptıramamış ve işini bırakmak zorunda kalan hastalarımız var.

    Yapılan bu düzenleme ile yaklaşık 2 yıldır hastalarımızın birçoğu maalesef kendilerine umut olan, hayata tutunmalarını sağlayan enzim tedavisinden mahrum bırakılmış durumda. Yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği ilk günden beri, düzenlemenin tekrar gözden geçirilmesi ve geri çekilmesi için Dernek olarak var gücümüzle çalışıyoruz.

    Son olarak geçtiğimiz Ekim ayında SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Yurt Dışı Sağlık Hizmetleri Dairesi yöneticileri ile Ankara’ da görüştük ancak henüz bir gelişme sağlanabilmiş değil. Zaman biz nadir hastalar için herkesten daha hızlı akıyor ve daralıyor. Konu hayati ve acil çözüm gerektiriyor. Buradan Sağlık Bakanımıza ve SGK yöneticilerine bir kez daha sesleniyoruz: ENZİM TEDAVİMİZİ GERİ İSTİYORUZ!

    ÖNCELİKLİ AMACIMIZ HASTALARIMIZIN HAYATINA DOKUNMAK

    MPS LH Derneği olarak, özelde Mukopolisakkaridoz, genelde de nadir hastalıklar konusunda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Erken tanı ve tedavi süreçlerine hastaların yanında olmak, konunun uzmanı hekime ve doğru sağlık kuruluşuna erişimde yardımcı olmak yaptığımız çalışmalar arasında. Hasta ve hasta yakınlarına sosyal, kültürel, eğitim, sağlık ve hukuki alanlarda da destek sağlamak amacıyla da çalışmalar yürütüyoruz. Nihai amacımız ise nadir hastalıkların bir türü ile yaşamak durumunda olan bireylerin hayatlarında olumlu yönde değişimler sağlamak. Bir diğer hedefimiz de hastaların sesini topluma duyurmak, nadir hastalık bilincini artırmak. Uzun vadede Sağlık Bakanlığı bünyesinde, konunun uzmanlarının katılımıyla tanı ve tedavi merkezlerinin kurulmasını sağlamak.

    • MPS LH tanısı almış hasta ve hasta yakınları: 0 534 896 77 73 – 0 506 645 21 70 numaralı telefonlardan ve sosyal medya hesaplarından MPS LH Derneği’ ne ulaşabilirler. Hastalık hakkında detaylı bilgiye de mpsturk.org web sitesinden erişmeleri mümkün.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung Electronics Başkan Yardımcısı Dr. Hon Pak: ”Samsung’un akıllı sağlık vizyonu dijital sağlık ikilemine çözüm getiriyor”

    Samsung Electronics Başkan Yardımcısı Dr. Hon Pak: ”Samsung’un akıllı sağlık vizyonu dijital sağlık ikilemine çözüm getiriyor”

    Samsung Electronics Başkan Yardımcısı, Dijital Sağlık Ekibi ve Mobil İş Birimi Başkanı Dr. Hon Pak, Samsung’un sağlık teknolojilerinin, kullanıcıların sağlığını nasıl etkili bir şekilde izleyip iyileştireceğine dair kapsamlı bir bildiri yayınladı. Dr. Pak yazısının kalanında, yapay zeka destekli analizler ve kişiselleştirilmiş önerilerle kullanıcılara sağlık hedeflerine ulaşmada hangi inovasyonlarla yardımcı olunacağının altını çiziyor. 

    Son blog yazısında sürekli sağlık izlemesi yapabilen gelişmiş araçların önemine değinen Samsung Electronics Başkan Yardımcısı, Dijital Sağlık Ekibi ve Mobil İş Birimi Başkanı Dr. Hon Pak, Samsung’un kullanıcı ihtiyaçlarını merkeze alarak sağlık takibi ve yönetiminde yenilikçi çözümler sunduğunu belirtiyor. Dr Hon Pak’ın yazısının tamamı ise şöyle:

    ‘‘İnsanlar günümüzde her zamankinden daha fazla sağlık hedefi belirliyor. Formda kalmaktan daha fazla kas kütlesi kazanmaya, daha iyi uyku uyumaktan kendilerinin ya da aile üyelerinin fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarıyla ilgilenmeye, herkesin sağlıkta farklı hedefleri var.  Ancak ortak olan bir şey varsa bu da hedeflere giden yol ve yöntemlerin karmaşık ve zorlayıcı olabilmesi. Üstelik bu hedefleri kendiniz belirliyorsunuz.

    Bu nedenle Samsung’da daha fazla insanın hem kendi sağlıklarını hem de önemsedikleri kişilerin sağlığını kendine has yöntemlerle yönetmesi için çalışıyoruz. Bunu, günlük sağlığa yönelik kapsamlı ve kolaylaştırılmış bir yaklaşımla başarıyoruz. Vizyonumuz, sadece Samsung’un yapabileceği şekilde cihazları, hizmetler ile insanları birbirine bağlayarak ev merkezli bağlantılı bakım çözümleriyle milyarlarca insanın sağlığını iyileştirmek.

    Sağlık verilerini birleştirerek sağlıklı yaşamı kolaylaştırmak

    Sağlık sektörünün bugün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan biri verilerin farklı yerlerde bulunması ve bunların nasıl bir araya getirileceğidir. En fazla çeşitliliğe sahip bağlantılı cihaz ekosistemlerinden birini sunan Samsung, bu sorunun çözümü konusunda benzersiz bir konuma sahip. Bugün, Samsung Health platformuyla farklı cihazları ve iş ortakları tarafından sunulan çözümleri uyumlu bir platformda birleştirerek sağlık durumu verilerini tek bir Galaxy giyilebilir cihazdan takip etmeyi kolaylaştırıyoruz.

    Gelişmiş sensör teknolojisi aracılığıyla elde edilen verilerle gelişmiş iç görüler elde etmeyi mümkün hale getiriyoruz ve entegre çalışan üçüncü taraf sağlık çözümlerinin bilgileriyle sağlığınız hakkında daha derin ve daha bütünsel bir anlayış sunuyoruz. Tabii, her zaman olduğu gibi, Galaxy cihazlarındaki kişisel verileriniz Samsung Knox güvenlik platformu sayesinde güvenle korunuyor.

    Yapay zekanın gücüyle veriler anlamlı iç görülere dönüşüyor

    Üstün veri modellerinde bilginin nasıl faydaya dönüştüğü büyük önem taşıyor. Samsung, yeni mobil yapay zeka çağında bilgiden en üst düzeyde faydalanma konusunda sektörün ön saflarında yer almaya odaklandı. Yüzyılın en dönüştürücü teknolojisi yapay zeka sayesinde kullanıcılar, Samsung Health platformunun aylık 64 milyon aktif kullanıcıdan elde ettiği global ve kapsamlı veri seti aracılığıyla daha kişiselleştirilmiş bilgiler ediniyor ve sağlık deneyimlerini özelleştirebiliyor. Her kullanıcının sağlıklı yaşam yolculuğu kendi içinde özel olsa da hepsinin benzer bir hedefe sahip olduğuna inanıyoruz: Mümkün olan en uzun sürede elde edilen daha kapsamlı iç görüler yoluyla sağlığını daha derinlemesine kavramak.

    Biz de kullanıcıların sağlıklarını rahat, kesintisiz ve tutarlı bir şekilde takip etmesine yardımcı olacak bir araç portföyü oluşturmaya devam ediyouz. Bu yaklaşımı, gece ve gündüz boyunca daha kişiselleştirilmiş ve eyleme geçirilebilir rehberlik sunmak için daha fazla veriyi yeni akıllı analizler için birleştiren My Vitality Score ve Booster Card gibi yeni özelliklere sahip giyilebilir portföyümüzle kullanıcılarımıza sunuyoruz.

    Her şey iyi bir gece uykusuyla başlar

    Daha fazla veriyle ve daha gelişmiş yapay zekayla kullanıcılar, uykudan başlayarak birçok alanda önleyici ve uçtan uca sağlık çözümlerinde daha da fazla iç görü elde edecek. Kullanıcılara uyku kaliteleri ve uykuyla ilgili diğer sağlık verileri hakkında daha kapsamlı bilgiler sunan çeşitli özellikler geliştirdik. Örneğin, kısa süre önce ABD FDA’dan De Novo onayı alan uyku apnesi özelliği, sıklıkla teşhis ve tedavi edilmeyen kronik bir tıbbi durum olan orta ila şiddetli obstrüktif uyku apnesi belirtilerini tespit edecek. Böylece kullanıcılar sağlık hizmeti sağlayıcılarına bu konuyu danışabilecek. 

    Bunlar sadece başlangıç. Bu özellikleri, evde sağlık hizmetlerine erişimi zenginleştiren gerçek çözümlere ve hizmetlere bağlamak için iş ortaklarımızla çalışmaya devam ediyoruz. Örneğin, dinlenmek için ideal uyku sıcaklıklarını ayarlayabilen akıllı bir yatak sayesinde daha ideal bir uyku ortamı yaratmak gibi çözümler üzerinde çalışıyoruz.

    Geleceğin sağlıklı yaşamı parmaklarınızın ucunda

    Samsung, kullanıcıların kendi sağlıkları hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmasının sağlıklı yaşama uzun vadede önemli faydalar sunabileceğine inanıyor. Sağlıklı günlük yaşam için kullanıcılara kapsamlı ve kolaylaştırılmış bir yaklaşım sunma vizyonumuzu gerçekleştirmeye çalışırken yapılan seçimlerin büyük bir önem taşıdığını biliyoruz. Kişinin kendi sağlık koşulları hakkında doğru, ayrıntılı ve gelişmiş bilgiler edinmesi, değişimlerin daha iyi izlenip eyleme geçilmesine yardımcı olmanın temelini oluşturuyor.

    Yapay zekaya erişimde mobil cihazlar birinci erişim noktası olacak. Geniş ve kapsamlı ürün portföyümüz, inovasyon mirasımız ve açık iş birliği anlayışımız sayesinde ve Samsung Galaxy ile bu teknolojinin dünyaya yayılmasını hızlandırmak için muhteşem bir konuma sahibiz. Bu nedenle, Samsung’un tüm inovasyonlarının en küçük formda 7/24 rahatça kullanılabilmesine imkan tanıyan Samsung Galaxy Ring’i bu yılın ilerleyen günlerinde tanıtacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Giyilebilir ürünler portföyümüzün yeni üyesi Galaxy Ring, günlük sağlık takibini kolaylaştırmanın yepyeni bir yolunu sunacak, daha fazla iç görüyle gece ve gündüz tüm gün sağlık takibine imkan tanıyarak kullanıcıları yeni yollarla güçlendirecek. Kullanıcılar Galaxy Ring ile sağlıklı yaşam yolculuklarının her adımında rakipsiz bir deneyim yaşayacak. Tüm deneyimler, Samsung’un daha bağlantılı, entegre ve sorunsuz çalışan dijital sağlıklı yaşam platformuna yönelik daha geniş vizyonuyla uyumlu bir şekilde sunulacak. 

    Hayal gücünün ötesine geçen mobil deneyimler yaşatma hedefiyle Samsung, ürün kategorileri ve iş birlikleri genelinde Galaxy AI özelliklerini zenginleştirmeye ve genişletmeye devam edecek. Bunun örneklerinden sadece biri olan Galaxy Ring’in lansmanı, sizinle, tek kullanıcıyla başlayıp milyarlarca insanın sağlığını iyileştirme vizyonumuzu yansıtıyor. Yapay zekanın, iş ortaklıklarıyla birlikte çalışmanın ve ileri teknolojinin gücü sayesinde, daha fazla insanın kendini daha iyi tanımasına ve kendisi küçük ama etkisi büyük değişiklikleri her gün yapabilmesine yardımcı oluyoruz. Galaxy AI’dan güç alan bu faydalarla, yakında tanıtacağımız birçok heyecan verici sağlık çözümüyle ve yeni güncellemelerle size sunacağımız inovasyonlar için sabırsızlanıyoruz.’’

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı