Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Üretim

  • SASA, Adana’daki tesislerini İstanbul’da VR ile gezdirdi

    SASA, Adana’daki tesislerini İstanbul’da VR ile gezdirdi

    Standa kurulan VR köşesine gelen ziyaretçiler, SASA yetkilileri eşliğinde VR gözlükleri ile Adana’daki tesisleri gezdiler, hem polyester hem de üretim süreçleri hakkında bilgiler aldılar. Tur kapsamında polyesterin en önemli kullanım alanlarından elyaf üretim tesislerini gezen ziyaretçiler, dev bir yatırımla hayata geçirilen ve bu yıl içinde devreye alınacak olan PTA tesislerini de gördüler. 

    SASA VR gezisinde, Adana tesislerindeki üretim alanlarının görsel turlarının yanı sıra, gerek ürünler gerekse de süreçler hakkında gündelik dile uyarlanmış teknik bilgiler de yer alıyor. 

    SASA yetkilileri, ilk olarak geçtiğimiz aylarda Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen Techtextil fuarında ziyaretçilerin beğenisine sunulan VR sisteminin güncellemeler ve geliştirmelerle sürekli yenileneceğini ve bundan sonra SASA fuar konseptinin temel bir unsuru haline geleceğini belirtti.

    SASA, tüm üretim süreçlerinde ileri akıllı otomasyon sistemleri kullanıyor ve yapay zeka uygulamalarını da hem üretim hem de yönetim alanlarında değerlendirmeyi planlıyor. 

    Şirket, önümüzdeki dönemde, sosyal sorumluluk çerçevesinde, gündelik hayatımızın vazgeçilmez bir unsuru olan polyesterin hem üretim hem de kullanım hikayesini farklı teknolojiler ve iletişim araçlarıyla anlatmayı da hedefliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk Mutfak Teknolojileri Devi Nilsen Makine’den İnovatif Çözümler: Otomatik Yemek Makineleri

    Türk Mutfak Teknolojileri Devi Nilsen Makine’den İnovatif Çözümler: Otomatik Yemek Makineleri

    Türkiye’nin yerli endüstriyel mutfak ekipmanları üreticisi Nilsen Makine, sektöre yön veren devrim niteliğindeki otomatik yemek makineleriyle profesyonel mutfakların dijital geleceğine öncülük ediyor.

     

    Yerli Üretimle Global Arenada Bir İlk 

    Yemek endüstrisinin öncü yerli markası Nilsen Makine, %100 verimlilikle çalışan patentli otomatik yemek makineleriyle sektörde yeni bir çağ başlatıyor. Şirketin Sahibi Önder Mutlu, “Patenti bizde olan ve dünyada tek olan bu makineler, profesyonel mutfak endüstrisinde devrim niteliğindeki bir gelişme” diyor.

     

    Yerli Teknoloji, Küresel Başarı 

    Nilsen Makine, ürünlerini 50’den fazla markanın 1000’lerce mutfağında kullanarak yurt içi ve yurt dışında büyük beğeni topluyor. Türkiye’de geliştirilen ve patent hakları şirkete ait olan otomatik yemek makineleri, dünyanın dört bir yanındaki profesyonel mutfakları dönüştürmeye başladı. Mutlu, “Üretimin Türkiye’de yapıldığı makinelerimiz yakın zamanda milyonlarca insana yemek pişirecek” açıklamasında bulundu. 

     

    Hijyen ve Tasarruf Lideri 

    Nilsen Makine‘nin otomatik yemek makineleri, hijyen, verimlilik ve enerji tasarrufu açısından endüstriyel mutfak sektörüne yeni standartlar getiriyor. El değmeden üretim yapan makineler, pilavdan aşureye 100’ün üzerinde yemeği tam kıvamında pişirebiliyor. Ayrıca %30’un üzerinde enerji tasarrufu sağlayarak işletme maliyetlerini de düşürüyor. 

     

    Misyonu Türkiye’yi Endüstriyel Mutfak Merkezi Yapmak 

    Dünyada eşi benzeri olmayan otomatik yemek makineleri artık Türkiye’de üretiliyor. Nilsen Makine‘nin sahibi Önder Mutlu, ürünlerinin yurtiçinde ve yurtdışında geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olduğunu vurgulayarak, şirketlerinin ve ülkenin geleceği için umut verici adımlar attıklarını belirtiyor ve yakın bir gelecekte Türkiye Endüstriyel Mutfak Merkezi haline gelecek diyor.

     

    Verimliliğin Simgesi: Nilsen Makine Yemek Üretim Sistemleri 

    Önder Mutlu, şirketin AR-GE çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı yemek makinelerinin sektöre sağladığı hijyen ve tasarruf avantajlarıyla öne çıktığını ifade ediyor. Nilsen Makine ürünleri, mutfaklarda %100 verimlilik sunarak Türkiye’den dünyaya açılan bir başarı hikayesinin parçası olmayı başarıyor.

     

    Nilsen Makine: 

    2001 yılında sektöre giriş yapan Nilsen Makine Endüstriyel Mutfak dünyasında gördüğü eksiklikler üzerine otomatik yemek makineleri üretimine başlamıştır. 

    Önceliği sağlık ve hijyen olan Nilsen Makine, el değmeden üretim yapan bu makineler için uzun bir süre ar-ge çalışmaları yaparak makinelerin tasarım ve geliştirme aşamasında mutfaklarda yaşanan iş gücü, verimsizlik, yüksek maliyetler ve eleman bulma gibi konularda araştırmalar yapılarak çalışmalarını tamamlamıştır. 

    PATENTLERİ kendisine ait olan otomatik yemek makineleri ile sektörde yeni bir çağ başlatan Nilsen Makine, hijyen ve tasarruf açısından da bir çığır açarak üretici ve tüketiciler için en mükemmelini ortaya çıkarmıştır. 

    Nilsen Makine Misyonu; öncü yaklaşımlar, yenilikçi ürünler ve hizmetlerle profesyonelliğe yeni standartlar getirerek, Türkiye’de endüstriyel mutfak sektörünün gelişimine liderlik etmektir. Daha fazla bilgi almak için: nilsenmakine.com.tr

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yapay zekâ ve dijitalleşme ile Türk tarımında verimlilik, gıda güvenliği ve ihracat artacak, gıda kayıpları önlenecek

    Yapay zekâ ve dijitalleşme ile Türk tarımında verimlilik, gıda güvenliği ve ihracat artacak, gıda kayıpları önlenecek

    Dünya nüfusu hızla artarken, tarım yapılabilir araziler sürekli azalıyor. Bu açmazdan kurtulmak için verimliliğini artırmak, hastalık ve zararlılarla daha etkin mücadele etmek, tarımsal kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılması için yapay zekanın ve dijitalleşmenin tarım sektöründe çok hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi zorunluluk halini almış durumda.

    Cumhuriyetimizin 100. Yılında 35 milyar dolar tarım ürünleri ihraç eden Türkiye, beş yıllık vadede 50 milyar dolar tarım ürünleri ihraç etmeyi hedefliyor.

    Türkiye’nin tarım ürünleri üretiminde ve ihracatında lider konumda olan Ege Bölgesi bu konumunu cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da güçlenerek sürdürmek istiyor.

    Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından aldığı yüzde 22’lik payı yüzde 30’lara çekmek için sürdürülebilirlik ve pazarlama eksenli onlarca projeyi hayata geçiren Ege İhracatçı Birlikleri, TURQUALITY, UR-GE Projeleri, Fuarlar, Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleriyle yoğun bir pazarlama faaliyeti sürdürüyor.

    Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 7 tanesi tarım ürünleri ihracatımızın artması için çalışıyor. EİB bünyesindeki 7 tarım ihracatçı birliği başkanlarının 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ile mesajları yapay zekâ ve dijitalleşme, sürdürülebilirlik temelli projeler, gençlerin tarıma kazandırılması ve Ticaret Bakanlığı destekli TURQUALITY, UR-GE Projeleri ve Fuarlara yoğunlaşılması eksenli oldu.

    GÖRÜŞLER

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak; “Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatı 8 milyar dolara koşuyor”

    Türkiye, Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünde tarım ürünleri ihracatını yüzde 3’lük artışla 34 milyar 212 milyon dolardan 35 milyar 164 milyondolara taşıdı. Tarım ürünlerinde Cumhuriyet tarihimizin ihracat rekorunu kırdık. 2023 yılında Ege Bölgesi ihracatçıları olarak ihracatımızı yüzde 9’luk artışla 6 milyar 723 milyon dolardan 7 milyar 315 milyon dolara çıkardık. Ege İhracatçı Birlikeri’nin tarım ürünleri ihracatını 2024 yılı sonunda 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin hayatımıza daha fazla girmesiyle 2028 yılında Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolar seviyesini göreceğine inanıyoruz. Egeli tarım ürünleri ihracatçıları olarak 2028 yılında 11-12 milyar dolar aralığına gelmeyi hedefliyoruz.

    Tarım sektörüne gençleri kazandırmak için “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı 2024 yılında ikinci kez hayata geçirdik. Gençler yapay zekâ ve dijitalleşme noktalarında daha etkin. Gıda mühendisliği ve ziraat mühendisliği mezunu ya da halen öğrencisi olan 82 gencimize uzman isimler deneyimlerini aktardı. Programımız işletme ve bahçe ziyaretlerini de kapsıyordu. Gençler işletme ve bahçe tozunu yuttular. Kendilerinden gıda kayıplarını önleyecek, toplam kalite ve verimilliği artıracak projeler bekliyoruz. Tarım sektörünün AR-GE tarafına çok güç katacaklarına inanıyoruz”

    Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatının yüzde 23’lük bölümünü tek başına gerçekleştiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Turkish Fresh and Processed Fruits and Vegetables Cluster isimli UR-GE Projesiyle taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde 41 firmanın kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırmak için yola çıktı. 

    Meyve Sebze Mamulleri sektöründe Türkiye lideri olan EYMSİB, The Symphony of The Taste from Anatolia isimli TURQUALITY Projesi’yle; Türk meyve sebze mamullerinin İngiltere ve Çin pazarlarında bilinirliğini ve tercih edilmesini artırmak için çaba sarf edecek. 

    Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürün Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık; “Yapay zekâ ve dijitalleşme organik sektörüne güç katacak”

    “Türkiye son 35 yılda organik sektöründe büyük bir gelişim gösterdi. Avrupa Birliği, ABD, Japonya gibi tüketici tercihlerinin çok üst seviyede olduğu ülkelerde Türk organik ürünleri baş tacı. Organik ürün ihracatımız 1 milyar doları aştı. Ülkemizin organik ürün ihracatının yüzde 75’ini Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriyoruz. Yapay zekâ ve dijitalleşme organik sektöründe üretim süreçlerimizi kolaylaştıracak olanaklar sunuyor. Organik sektöründe yeni ihracat hedefimiz ilk etapta 1,5 milyar dolar, daha sonra da 2 milyar dolara ulaşmak. Kuru meyvelerden zeytinyağına, hububattan pamuğa 268 farklı ürünü 311 bin hektar arazide 1,6 milyon ton organik üretim gerçekleştiriyoruz. Türkiye yaklaşık 53 bin organik ürün çiftçisiyle Avrupa’da 4’üncü sırada yer alıyor.”

    “Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatımızın domine ettiği kuru meyve sektöründe yıllık 450-500 bin ton ürün ihraç ederek 2024 yılında 1 milyar 610 milyon dolar ihracata imza attık. Üreticilerimizle güçlü bağlar kuruyoruz. Aflatoksinli Kuru İncirlerin İmhası, Kuru Üzümde Kalite Ve Gıda Güvenliğinin Artırılması Projesi, Kuru Kayısıda Kalite Ve Gıda Güvenliğinin Arttırılması Projesi, Malatya ve Çevresinde Kayısı Çekirdek Çıkarma Makinasının Geliştirilmesi Ve Yaygınlaştırılması Projesi, Kuru Meyve İşletmelerinde Su Kullanımının Azaltılmasına Dönük Tedbirlerin Araştırılması Projesi, kuru meyve sektöründe toptan kaliteyi artırmak için yoğunlaştığımız projeler. Turkish Dried Fruits Ur-Ge Projesi’nde kuru meyve sektörünün en güçlü oyuncularının 16 tanesinin katıldığı kümelenerek ihracat pazarlaması yaptığımız gözbebeğimiz bir projemiz. Turkish Dried Fruits Turquality Projesi’nde ise; sektörümüz için büyük potansiyel arz eden Çin, Hindistan ve Rusya pazarlarındaki bilinirliğimizi ve çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığı başta olmak üzere ürünlerimize yönelik talebi ve bu ülkelere ihracatımızı arttırmak amacıyla sektördeki 3 ihracatçı birliği güçbirliğine gittik.”

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit; “Dünya’nın protein açığını karşılıyoruz”

    “Su ürünleri, kanatlı eti, yumurta, süt ürünleri ve bal alt sektörlerimizle dünyanın üç öğün protein açığını kapatmak için üretim yapıyoruz. Her alt sektörümüzde dünyanın en modern tesislerine sahibiz, üretimimizi ve ihracatımızı her geçen yıl artırıyoruz. Son bir yıllık dönemde ihracatımız 4 milyar doları aşmış durumda. İhracatta kısıtlamalar yaşamadığımız takdirde 2028 yılında 6 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandıracak güce sahibiz. Aegean Fishery and Animal Products Ur-Ge Projesi’nde sektörümüzün tüm alt sektörlerinin temsiline olanak sağlayan 23 firmamızla bir araya geldik ve Afrika pazarı ağırlıklı yeni pazarlar kazanmak için çalışıyoruz. Su ürünleri sektöründe 3 ihracatçı birliği ortaklığında Turkish Seafood Turquality Projesi’nin hazırlıklarını sürdürüyoruz. Ağustos ayında hedef pazarımız Çin’de bir resepsiyonla yolculuğumuz başlayacak. Turkish Seafood Turquality Projesi’yle; Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 gıda birliği iş birliğinde ABD’de düzenlediğimiz Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesindeki başarımızı tekrarlamak hatta daha ileri taşımak amacındayız.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk; “Gıda üretimine yoğunlaşmalıyız, dünyada talep var”

    “Pandemi sonrasında gıda ürünlerini üretebiliyor olmanın çok büyük bir güç olduğu ortaya çıktı. Gıda üretimine yoğunlaşmalıyız, üreticimizin alın terinin karşılığını alabileceği bir iklimi oluşturmalıyız. Türkiye, iklim özellikleri gereği hububat, bakliyat, yağlı tohumlar başta olmak üzere çok geniş ürün gamında üretim yapabilecek bir coğrafyaya sahip. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü olarak 2023 yılında 12,4 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 48’ini tek başımıza gerçekleştirdik. Ege Bölgesi’nin hububat bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatını da son 10 yılda 3 kat artırarak 1 milyar 66 milyon dolara çıkardık. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin sunduğu olanaklarla üretimde verimliliği artırarak, beğeni skalası her gün yükselen tüketicilerin beklentilerine uygun üretim yapıp, onları katma değerli bir şekilde ihraç edip 2028 yılında sektörümüzün Türkiye genelinde ihracatını 18 milyar dolara, Ege Bölgesi’nde de 1,5 milyar dolara çıkarmak için çalışacağız. 2024 yılında ihracat hedeflerimize ulaşmak için ABD’den Hong Kong’a, Japonya’dan Fransa’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Rusya’ya 9 gıda fuarına katılarak ihraç ürünlerimizi tanıtım, tadım etkinlikleri yapıyoruz. Şeker mamullerin ABD, Kanada ve Meksika pazarlarında kapsamlı olarak tanıtımı için Sektör Kurulu Birliklerince ortak Turquality Projesi planlıyoruz.”

    Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur; “Üreticimizi destekleyen Çiftçi Avantaj Kartı (ÇAK)’nı hayata geçirdik”

    “Türkiye oriyantal tütün üretiminde dünya lideri. Türkiye’de üretilen sigaralarda yerli harman oranının artırılma kararı virginya ve burley tütütünün üretimini de cazip hale getirdi. 2023 yılında 50 milyon kilo Türk tipi oryantal tütün, 20 milyon kilo Virginia tipi, 1 milyon kilo burley tipi tütün üretim rakamına ulaştık. Türk tütün sektörü olarak, 2024 yılında üretimimizi 80 milyon kiloya çıkarmak istiyoruz. Bunun için üreticilerimizi destekliyoruz. Birliğimiz bünyesinde tütün ihracatının artışını desteklemek maksadıyla Tohumu Islah Projesi, tütün tarımında sürdürülebilirlik çerçevesinde ise oluşturulan çalışma grupları ile üretim, çevre, altyapı, işgücü, tütün tarımında su kullanımı gibi alanlarda çeşitli sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. Bununla birlikte üreticilerimizi tarımsal girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla Çiftçi Avantaj Kartı (ÇAK) faaliyete geçirdik. Tütün üreticilerimize özel indirimler sunan firmalar ÇAK’a tanımlanarak üyelik sistemi oluşturulduk. Ayrıca, kişisel koruyucu ekipmanlarının standardizasyonu ve geliştirilmesi, üretimde kullanılan bitki koruma ürünlerinin boş ambalajlarının toplanma merkezlerinde toplanması, imhası ve geri dönüşümü ile ilgili projelerin hayata geçmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz projeler ve tütün üreticisinin emeğinin karşılığını alır hale gelmesi tütün üretimine ilgiyi artırdı. 2023 yılında 922 milyon dolar olan ihracatımızı 2024 yılında 1 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. 2024 yılının ocak-nisan döneminde ihracatımız yüzde 4’lük artışla 280 milyon dolardan 291 milyon dolara çıktı. En belirgin yükseliş yüzde 42’lik sıçramayla yaprak tütün ihracatında oldu. Yaprak tütün ihracatımız 60 milyon dolardan 86 milyon dolara çıktı.”

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Emre Uygun; “Güzel bir rekolte geliyor. İhracatın önünün açılmasını istiyoruz”

    “Türkiye zeytincilik sektörüne yaptığı büyük yatırımlarla zeytin ağacı varlığını 90 milyondan 200 milyon düzeyine çıkardı. Bu artışın meyvelerini almaya başladık ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hesaplamalarına göre, önümüzdeki yıllarda ülkemizin potansiyel olarak 650 bin ton zeytinyağı ve 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin üretecek. Bu potansiyelin farkında olarak, geleceğe yönelik bir planın şimdiden oluşturulması gerekliliğine inanıyoruz. Bu planlamaların, sektörün sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisinin kalkınması açısından kritik bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Son üç yılda zeytinyağına getirilen dört kısıtlamanın, beklenenin aksine fiyat artışlarını kontrol altına almak yerine tüm sektörü olumsuz etkilediğini hep beraber gözlemledik. Üreticileri ve tedarikçileri belirsizlik içine soktu ve yeterli mal arzının olmaması nedeniyle piyasa daha da zor duruma düştü. Bu kısıtlamalar döneminde zeytinyağı fiyatları daha da yükseldi ve ihracat yapılamayan ürünler depolarda bozulmaya başladı, yaklaşık 400 milyon dolarlık bir döviz kaybına neden oldu. Bugünlerde dünya zeytinyağı fiyatları hızla geri gelmekte, ayrıca önümüzdeki sezon ülkemizde iklim koşulları bu şekilde devam ederse çok güçlü bir zeytin ve zeytinyağı rekoltesi bizi beklemekte. Bu ortamda ihracatçımızın dünya piyasalarında rekabetçi olabilmesi ve güçlü bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için dökme ve varilli zeytinyağı ihracatındaki kısıtlamaların kaldırılması gerekmekte.”

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş; “Ambalajlı ürün ihracatına destek istiyoruz”

    “Ambalajlı ihracatı artırma hedefimize ulaşmak için, dökme ihracata getirilen kısıtlamalar yerine ambalajlı ürün ihracatını teşvik etmek ve kaldırılan destekleri Dünya Ticaret Örgütü kriterlerine uyumlu hale getirip tekrar sektöre kazandırmalıyız. Üreticilerimize verilen desteklemelerde 10 yıldır enflasyonist ortama rağmen artırılmıyor. Üreticilerimize verilen desteklerde günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmeli. Türkiye’nin artan zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin katma değere dönüşmesi için birlik olarak ambalajlı zeytin ve zeytinyağı ihracatını artırmak için birçok ülkede tanıtım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Özellikle Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 gıda ihracatçı birliğimizin Amerika Birleşik Devletleri’nde Türk gıda ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdiği TURQUALİTY Projesi’nde Türk zeytin ve zeytinyağının büyük ilgi gördüğünü memnuniyetle görüyoruz. Bu projenin de katkısıyla ABD’ye yapılan zeytinyağı ihracatının arttığını görmek bizi mutlu ediyor. Bu ve benzeri projelerle sektörün gelişimi için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2022-23 sezonunda zeytin ve zeytinyağı ihracatımız kısıtlamalara rağmen 947 milyon dolara ulaştı. 2024-25 sezonunda da güzel bir rekoltenin ayak sesleri geliyor. İhracatın önündeki engeller kaldırıldığı ve ambalajlı ürün ihracatı destekleri artırıldığı takdirde Türk zeytincilik sektörü olarak 1,5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabiliriz.”

    Ege Mobilya Kağıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle; “Odundışı ürünleri ihracatının yüzde 68’ini yapıyoruz”

    “Odun dışı orman ürünleri olarak adlandırdığımız defne, kekik, ıhlamur, adaçayı, biberiye, tıbbi bitkiler, meşe palamudu gibi ürünleri kapsayan ihracatımız 2023 yılında 103 milyon dolar bandında seyretti ve bu ürünlerin Türkiye geneli ihracatının yüzde 68’lik kısmına imza attık. İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ticaret Borsası iş birliğinde, tıbbi ve aromatik bitkiler sektörünün ve sektörde faaliyet gösteren firmaların rekabet gücünü artırmaya yönelik olarak yürüttüğümüz “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Sektöründe Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Ur-Ge Projesi”nin ihtiyaç analizi sürecini tamamladık. Proje faydalanıcısı 19 firmanın taleplerini dikkate alarak faaliyetlere başlayacağız. Hedef ülke olarak seçtiğimiz ABD ve Almanya gibi pazarlarda Türk markasının en iyi şekilde tanıtımını yapmak amacıyla; Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ortaklığında tıbbi aromatik bitkiler sektörüne yönelik 4 sene boyunca Turkish Herbal Tea Turquality Projesini yürüteceğiz.Dünya 1. si olduğumuz kekik defne biberiye vb. gibi odun dışı orman ürünlerinin bu sefer farklı bir yönünü, “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler” gücünü, “Türk Bitki Çayı” markası konseptiyle dünyaya göstereceğiz. 4 yılın sonunda UR-GE ve TURQUALITY Projelerimizin itici gücüyle, Kınık’ta tıbbi aromatik bitkiler sektörüne yönelik kurulacak Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin de sağlayacağı sinerjiyle sektörümüzün ihracatınız ikiye katlanarak 350 – 400 milyon dolar aralığına ulaşmasını hedefliyoruz. Kekikte Pirolizidin Alkaloid (PA) sorununun çözümü için üreticilerimizi bilinçlendirmek için 2023 yılında Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ortaklığında, Denizli’de en çok kekik üretimi yapılan dört bölgede kekik üretici toplantıları gerçekleştirdik., 2024 yılında aynı toplantıları tekrar edeceğiz.”

    EİB, Türk gıda ürünlerini tanıtmak için 5 dev fuara milli katılım düzenliyor

    Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatının lideri Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin gıda ürünlerinin dünya genelinde tanıtımı için yaklaşık 30 yıldır uluslararası arenada gıda fuarlarına milli katılım organizasyonları düzenliyor. 

    Amerika Birleşik Devletleri’ndeki “Fancy Food Fuarı”, Japonya’daki “Foodex Japan Fuarı”, Almanya’da; organik sektörünün dünyadaki en büyük buluşması olan “Biofach Organik Ürünler Fuarı”, Çin’deki “Çin Uluslararası İthalat Fuarı” ve ABD’de Californiya’da düzenlenen, “Expo West Fuarı” Türk gıda ürünlerinin dünya pazarlarındaki vitrini oldu. 

    Ege İhracatçı Birlikleri, gıda sektörlerinin kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırdıkların Ticaret Bakanlığı’nın yüzde 75 oranında desteklediği UR-GE Projelerini 7 farklı sektörde devam ettirirken, EİB patronajında yürüyen ya da paydaşı olduğu gıda sektörü eksenli TURQUALITY Projelerinin sayısı 2024 yılında 6’ya ulaştı. 

    Dünya Çiftçiler Günü Bilgi Notu

    7.05.2024

    Türkiye genelinde 2023 yılında toplam bitkisel üretimimiz 137 milyon ton ve tarım alanımız ise 24 milyon ha’dır (TUİK).

    Türkiye üretiminde dünyada birinci olduğu fındık, kiraz, incir ve kayısının yanı sıra ayva, haşhaş tohumu, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne ve hıyarda üçüncü; ceviz, zeytin, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada bulunuyor.

    Tarım sektörünün ülke ekonomisi içerisindeki yeri, tarımın genel ekonomi içerisinde yaratmış olduğu katma değer ile ölçülmektedir. Sektördeki faaliyetler, bir taraftan ülkenin gıda ihtiyacını karşılarken, diğer taraftan nüfusun önemli bir kısmına istihdam alanı oluşturarak ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Ekonomik anlamda sadece tarımsal üretim bakımından ülkemizde GSYİH’nın %6’sını oluşturması ve işgücünün %15’ini istihdam etmesi sebebiyle tarım sektörü ülke ekonomisinin en önemli sektörlerinden birisidir. Türkiye, toplam ihracatın %10’undan fazlasını oluşturan net bir tarım ürünleri ihracatçısıdır ve dünya pazarlarına erişimi sektör için çok önemli bir konudur.

    Küçük ölçekli ve geçimlik çiftliklerin baskın olması, çok küçük parçalı arazi yapısı vb. çeşitli yapısal darboğazlara rağmen, Türkiye fındık, kuru meyveler ve bazı taze meyve-sebzelerin önemli tarımsal ihracatçıları arasında yer alırken; başlıca ihracat noktaları arasında Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu, ABD ve Irak gibi ülkeler yer almaktadır (TİM, 2023).

    Organik Tarım Araştırma Enstitüsü (FIBL) ve Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu (IFOAM) tarafından hazırlanan organik tarım istatistiklerine göre, dünyada organik tarıma en çok toprak ayıran ülke Avusturalya. Türkiye bu listede Avusturalya, Hindistan, Arjantin ve Çin’in ardından 26. sırada yer alıyor.  2022 yılı Organik bitkisel üretim toplamda 1 milyon 153 bin ton ve üretim alanımız ise 311 bin ha’dır. Organik ürünlerin 35 bin tonu İzmir’de, 168 bin tonu ise Manisa’da, 141 bin tonu ise Aydın’da üretilmektedir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024).

    Tarım sektörü, gıda maddeleri tüketim mallarının en önemli bölümünü oluşturduğundan ve sanayi malları için hammadde özelliği taşıdığından kalkınmada ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye’nin coğrafi konumu, iklim ve bitki çeşitliliği gibi konular bakımından tarıma elverişli bir ülke olması ekonomik büyüme ve kalkınma sürecinde tarım sektöründen azami ölçüde faydalanmasını gerekli kılmaktadır.

    Hızlı nüfus artışı karşısında gıda kaynaklarının azalması, tarımın önemini kuşkusuz daha da artırmaktadır. Sürdürülebilirlik ve Gıda Güvenliği ilkesi çerçevesinde, bireylerin dengeli ve yeterli beslenmeleri konusu ülkelerin temel önceliğini oluşturmasının yanında tarımın geliştirilmesi konusunu da ön plana çıkarmaktadır.

    Her geçen gün artan tüketici bilinciyle birlikte, hem Türkiye’de hem de dünyada özellikle korona virüsün etkisi tarımsal üretim ve gıdanın önemini bir kez daha öne çıkarmıştır. Kendine yeterlilik, yerel üretim ve tüketim, çiftçiliğin ve tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi öncelik haline gelmiştir.

    Kendi başına üreten, refah ve huzurlu bir toplum için sabır, samimiyet ve emeği harmanlayan insanoğlunun en kadim mesleği olan çiftçiliğin ve çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü kutlarız.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İnegöl Belediyesi İstihdam Merkezi, Organize Sanayi Bölgesinde hizmet veren İplik Fabrikası 40 Personel Alacak

    İnegöl Belediyesi İstihdam Merkezi, Organize Sanayi Bölgesinde hizmet veren İplik Fabrikası 40 Personel Alacak

    İnegöl Belediyesi’nin 2018 yılı Kasım ayında iş arayan vatandaşlar ve işverenleri buluşturabilmek adına kurduğu İstihdam Merkezi, üretim merkezi İnegöl’ün istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kapsamda bir yandan iş arayan vatandaşları havuzunda toplayıp bir yandan da eleman arayan firmalarla iletişimini sürdürerek doğru işe doğru kişiyi yönlendirme görevi üstlenen İnegöl Belediyesi İstihdam Merkezi, iplik üretim fabrikasında çalışacak 40 personel alımı yapılacak yeni bir iş duyurusu paylaştı.

    İPLİK ÜRETİM FABRİKASI İÇİN FARKLI NİTELİKLERDE PERSONEL ALINACAK

    İnegöl Belediyesi İstihdam Merkezinden yapılan açıklamada, Organize Sanayi Bölgesinde faaliyetini sürdüren Göliplik firmasında çalışmak üzere personel alımı yapılacağı duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İstihdam Merkezimizle iş birliği yapan Göliplik firması; iplik üretim bölümü, makine bakım operatörü ve engelli personel olmak üzere farklı alanlarda personel alımı yapacağını duyurdu. İplik üretim işçisi olarak 15 kadın 15 erkek olmak üzere toplam 30, makine bakım operatörü olarak 5 erkek ve engelli personel olarak da kadın veya erkek 5 personel alımı yapılacak. Firmada çalışacak personellerde aranan genel özellikler ise; 18-45 yaş arası ve en az ilköğretim mezunu olmak. Kadın çalışanların çocukları için kreş imkanının sağlandığı firmada, 3 ayda bir maaş ikramiye ve sosyal haklar da mevcut.”

    BAŞVURULAR 08 MAYIS ÇARŞAMBA GÜNÜ ALINACAK

    “Göliplik personel alımı için başvurular 08 Mayıs Çarşamba günü 13.30’da İnegöl Belediyesi Yeni Hizmet Binası zemin katındaki çok amaçlı salonda alınacak. Yapılacak alımla ilgili detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar 153 hatları üzerinden ve 0 224 715 10 10 Nolu telefondan İnegöl Belediyesi İstihdam Merkezine ulaşabilirler.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Tüik: Çiğ süt üretimi 2023 yılında %0,4 azalarak 21 milyon 481 bin 567 ton oldu

    Tüik: Çiğ süt üretimi 2023 yılında %0,4 azalarak 21 milyon 481 bin 567 ton oldu

    Çiğ süt üretim istatistikleri 2020 yılından itibaren Tarımsal İşletmelerde Hayvansal Üretim Araştırması’ndan elde edilmektedir. Buna göre, 2022 yılında 21 milyon 563 bin 492 ton olan çiğ süt üretim tahmini, 2023 yılında %0,4 azalarak 21 milyon 481 bin 567 ton oldu. Bir önceki yıla göre keçi sütü üretimi %0,5, inek sütü üretimi %0,2 artarken, koyun sütü üretimi %12,5 ve manda sütü üretimi %1,3 azaldı.

    Çiğ süt üretiminin 2023 yılında %92,9’unu inek sütü, %4,3’ünü koyun sütü, %2,5’ini keçi sütü ve %0,2’sini manda sütü oluşturdu.
     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kirazdaki ihracat hedefi 300 milyon dolara yükseldi

    Kirazdaki ihracat hedefi 300 milyon dolara yükseldi

    Türkiye, üretiminde dünya lideri olduğu kirazda, ilk hasattan sonra geçen 2 haftalık süreçte kiraz rekoltesi ve kalitesindeki pozitif ilerlemenin etkiyle ihracat hedefini 250 milyon dolardan 300 milyon dolara yükseltti.

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2024 yılında 120 bin tonluk kiraz ihraç ederek, 300 milyon dolar döviz elde etmeyi hedeflediklerini dillendirdi.  

    Kuzey Yarım Küre’nin ilk kirazını yetiştiren Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde kiraz bahçelerini ziyaret eden Uçak, rekoltesinin ve kalitesinin çok iyi olduğu bir kiraz sezonuna girdiklerini kaydetti.

    Türkiye’de 22 milyon kiraz ağacından 725 bin ton rekolte beklediklerinin altını çizen Uçak, “Bu sene yaklaşık 120 bin ton civarında bir kiraz ihracatı hedefliyoruz. İnşallah o hedefi de yakalarız. Piyasada üreticimiz ve ihracatçılarımız için ideal bir fiyat oluştuğu takdirde 300 milyon dolarlık bir ihracatı gerçekleştirebileceğiz diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    Dünya’ya 6 aydan daha fazla kiraz sunabiliyoruz

    Türkiye’de kirazın en erken yetiştiği bölgelerin Manisa Şehzadeler ilçesi ve İzmir Kemalpaşa ilçesi olduğu bilgisini paylaşan Uçak, sözlerini şöyle sürdürdü; “İzmir ve Manisa’da Türkiye’deki kiraz ağacı varlığımızın yüzde 26’sı yer alıyor. İzmir ve Manisa’da 147 bin ton kiraz üretiyoruz. Erkenci yörelerimizden başlayan ihracatımız sonrasında diğer kiraz yörelerimizin katılımıyla yaklaşık 6 ay sürüyor. Coğrafyamızın sunduğu bu olanağı kullanarak 2023 yılında 55 ülkeye 83 bin ton karşılığı 215 milyon 796 bin dolarlık kiraz ihraç etti. İhracatta ilk sırada 95,5 milyon dolarla Almanya yer aldı. Bu ülkeyi 43,8 milyon dolarla Rusya ve 14,2 milyon dolarla Avusturya takip etti. Parlak kırmızı rengi, iri tane yapısı, kendine özgü aroması ve uzun raf ömrü nedeniyle tercih edilen “Ziraat 0900” türü bölge üreticisinin ana geçim kaynağı durumunda bulunuyor.”

    Uçak kargo ile ihracatımız daha da artabilir

    Kiraz ihracatında dünya lideri olan Şili’nin, Türkiye’den çok daha az üretimi olmasına rağmen ihracatta önüne geçtiği bilgisini veren Uçak, “Şili, uçak kargo filosuyla Çin başta olmak üzere Uzakdoğu’ya, ABD’ye ve Avrupa’ya çok seri bir şekilde ihracat gerçekleştiriyor. Türkiye’de Çin başta olmak üzere Uzakdoğu ülkeleriyle önce bitki sağlığı sertifikası anlaşmalarını yaparak, uçak kargoyu güçlü bir şekilde kullanarak Şili’nin yaptığı ihracat seviyelerine ulaşabilir. Üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için bereketli bir sezon diliyorum” diyerek sözlerini noktaladı. 

    Manisa’da 45 bin ton kiraz üretiliyor

    Manisa’da 91 bin 300 dekarlık alanda yaklaşık 45 bin ton kiraz üretildiğini aktaran Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, ilin erkenci kiraz üretim merkezi olmasının bölgedeki üreticiye büyük avantaj sağladığını söyledi.

    Manisa’da yeni dikim yapılan kiraz üretim sahalarının da ürün vermeye başlamasıyla Manisa’nın kiraz üretiminin daha da artacağını dillendiren Öztürk, ” Kuzey Yarımkürenin en erken kirazını yetiştiren coğrafyadayız şu anda. Sancaklı bölgesi dediğimiz Şehzadeler ilçemizde yer alan bölgedeyiz. Bu bölgede Kuzey Yarımkürenin açık alanda ilk kirazını çıkartıyoruz. Dolayısıyla çok katma değerli bir ürün elde etmiş oluyoruz. Ve doğrudan ihracata da gönderdiğimiz bir ürün.” dedi.

    Manisa’nın Nisan ayında başlayıp, Ağustos ayının sonuna kadar süren geniş bir kiraz hasat dönemine sahip olduğu bilgisini veren Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Uzun bir kiraz üretim sezonu geçirmiş oluyoruz. Bu sezon da ortalama her yıl aldığımız verimleri bekliyoruz. Sahada gözlemlerimiz o şekilde. Üreticilerimiz için de bereketli yıl diliyorum.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sirena Marine Fusion Projesi ile İnovasyon ve İleri Teknolojide Sektöründe Fark Yaratacak

    Sirena Marine Fusion Projesi ile İnovasyon ve İleri Teknolojide Sektöründe Fark Yaratacak

    Türkiye’nin küresel tekne üreticisi Sirena Marine, yeni başlattığı doğuştan entegre yapay zekâya sahip, bulut üzerinden servis sağlayan Oracle Fusion ERP Projesi ile hayata geçireceği inovasyon ve ileri teknolojiye dayalı akıllı uygulamalarla; üretim, lojistik, siber güvenlik gibi birçok konuda sektöründe fark yaratacak.

    Türkiye’nin küresel tekne üreticisi Sirena Marine, Ar-Ge, inovasyon ve ileri teknolojiye dayalı yatırımlarıyla sadece Türkiye’de değil, dünyada da fark yaratmaya, sektöründe öncü ve yenilikçi bir oyun kurucu olarak değer yaratan işlere imza atmaya devam ediyor. 

    Sirena Marine, küresel üretim hedeflerine paralel olarak bu anlayışla daha ileri teknoloji ve inovasyon içeren çözümler sunan Oracle Fusion Cloud Applications ERP Projesi’ni başlattı. Doğuştan entegre yapay zekâya sahip, bulut üzerinden servis sağlayan yeni ERP sistemi, daha iyi kullanıcı deneyimi, esneklik ve ölçeklenebilirlik özellikleri ile öne çıkarıyor. Sistem rakiplerine göre çok daha ileri taşınmış verimlilik, entegrasyon ve veri güvenliği de sağlıyor.  Sistem, bulut teknolojisi sayesinde internet üzerinden erişilebilirlik ve kullanıcıların donanım ve yazılım bağımsız olarak çevrimiçi çalışabilmesine olanak sağlıyor. 

    İyileştirilmiş verimlilik ve entegrasyon ile sürdürülebilir tesis

    Oracle Fusion Cloud Applications ERP Projesi ile uygulanacak yeni sistem ile esneklik, yenilikçi iş süreçleri, hızlı karar alma gibi alanlarda verimlilik artırılırken Sirena Marine tesislerinde veri bütünlüğü iyileştirilerek hatalar ve tekrarları daha da azaltma imkanı sağlanacak. Veri odaklı analizler ile üretim tesislerinin kabiliyetleri arttırılacak.

    Yapay zekâ ile mükemmel üretim ve yüksek müşteri memnuniyeti

    Tüm mobil cihazlarla uyumlu olarak çalışabilen Fusion, doğuştan sahip olduğu yapay zekâ teknolojisiyle kendi kendine öğrenerek üretimde ve müşteri deneyiminde sürekli mükemmellik sunabiliyor. Yapay zeka ve derin öğrenme özellikli uygulamaları sayesinde; gelişmiş önyüzü sayesinde kullanıcı deneyimi ile daha fazla içgörü ve verimlilik sağlayabiliyor. Yapay zekâ destekli ileri üretim planlama yeteneği ile sunan yazılım sistemi, operasyonel olarak daha basit, daha hızlı ve daha iyi yollar sunabiliyor. Malzeme, zaman ve kapasite kısıtlamalarını tespit ediyor, talepleri önceliklendiriyor, kesintileri en aza indirmek için tedarik sistemini yönlendiriyor ve kaynakları en iyi şekilde kullanmak için üretim planlamalarına yardımcı oluyor. 

    Fusion, yenilikçi özellikleri, mobil çözümleri, raporlama yetenekleri ve kullanımı kolay arayüzü, her tür akıllı mobil cihazlarda çalışabilme özelliği, ürünleri yapay zeka ile depoya yerleştirme sayesinde ileri seviye depo yönetiminde gereksiz stok tutmanın önüne geçiyor, depo kullanımını en verimli hale getiriyor. Tüm bunları yaparken daha iyi çözüm önerileri sunabilmek için organizasyonun alışkanlıklarını da makine öğrenmesi yoluyla geliştirdiği algoritmalarla iyileştiriyor. Veri analitiği ve yapay zekâ destekli araçlarla müşteri tercihlerini anlama ve onlara daha iyi hizmet sunma yeteneğini geliştirerek müşteri memnuniyeti ve sadakatini de artırıyor. 

    280’den fazla süreci iyileştirecek proje 1 Ocak 2025’te tamamlanacak

    Mart ayında başlatılan proje, Kepi Teknoloji A.Ş iş birliği ile gerçekleştiriliyor. 2024 yılı içinde tüm çalışmaların tamamlanarak, 1 Ocak 2025 itibariyle Sirena Marine genelinde tüm birimleri için hayatın Oracle Fusion Cloud ERP ortamına taşınması hedefleniyor. Proje kapsamında 280’den fazla sürecin ele alınması ve yeniden tanımlanması planlanıyor. Projenin 2025 yılında hayata geçmesiyle birlikte Sirena Marine, bulut platformuna taşınan iş süreçleri ve yönetim mekanizmaları, yükselen esnek çalışma, hızlı refleks, robot ve insan iş birliğine dayalı kolaboratif çalışma gibi yeni iş yapış biçimlerine tamamen uyumlu ve hazır hale gelmiş olacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Narenciye sektörü KKTC’de görülen yeşillenme hastalığının Türkiye’ye sıçramaması için topyekûn mücadele istiyor

    Narenciye sektörü KKTC’de görülen yeşillenme hastalığının Türkiye’ye sıçramaması için topyekûn mücadele istiyor

    Yıllık 4,7 milyon tonluk üretimde dünya sekizincisi olan, 2023 yılında 1 milyar 112 milyon dolarlık ihracatla dünyaya şifa dağıtan Türk narenciye sektörü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki narenciye bahçelerinde ve enginar tarlalarında görülen Psyllidi (Yeşillenme) hastalığının Türkiye’ye sıçramaması için kolları sıvadı.

    Türk narenciye sektörü, KKTC’deki narenciye bahçelerinde yeşillenme hastalığının ortadan kaldırılması için Tarım ve Orman Bakanlığı, Turunçgil Konseyi, ziraat odaları, ihracatçı birlikleri başta olmak üzere sektörün tüm paydaşlarının katılımıyla ortak mücadele çağrısında bulundu.

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’deki narenciye üretiminin riske edilmemesi için KKTC’deki narenciye bahçelerinde ve enginar üretim alanlarında biyolojik mücadelenin zaman geçirmeden başlatılması gerektiğini savundu.

    KKTC’nin ada olması avantaj ortak hareket ederek bir sezonda hastalığın kökünü kurutabiliriz

    Türkiye’nin yıllık 4,7 milyon ton turunçgiller üretimiyle dünyanın 8. büyük üretici ülkesi olduğunu paylaşan Uçak, “KKTC’nin narenciye üretimi 100 bin ton seviyesinde. KKTC’deki narenciye alanları da Türkiye ile kıyaslandığında, Türkiye’deki narenciye alanlarının yüzde 2’si seviyesinde. KKTC’nin ada olması mücadelenin hızlı sonuç vermesini kolaylaştıracak konumda. Tarım ve Orman Bakanlığı, ziraat odaları, ihracatçı birlikleri başta olmak üzere sektörün tüm paydaşları ortak hareket ederek KKTC’deki narenciye bahçelerinde görülen yeşillenme hastalığını bir sezonda ortadan kaldırabiliriz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın bilgi birikimi ve teknik altyapısı bu hastalıkla mücadele için yeterli. Bu iradeyi ortaya koymazsak bu hastalık Türkiye’ye sıçrarsa o zaman Türk narenciye üreticileri ve ihracatçıları büyük darbe alır. Bu hastalık önceki yıllarda ABD’de Florida ve California turunçgil üretimine büyük hasarlar vermişti. Acil aksiyon alınmalı, Amerika’daki hataya biz düşmemeliyiz” diye konuştu.

    Faydalı böcek kullanarak hastalığı taşıyan böcekle mücadele etmeliyiz

    “Hastalıktan etkilenmiş ağaçlar, sürekli meyve döküyor, geriye doğru kuruyor, bodurlaşıyor ve meyveleri yeşil renkte kalarak gerçek rengini alamıyor” bilgisini veren Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “KKTC’de görülen yeşillenme hastalığı ile mücadele için faydalı böcek kullanılarak hastalığı taşıyan böcekle mücadele edilmesi gerekmektedir. Ülkemizde narenciye bahçelerinde görülen Akdeniz Meyve Sineği’nin önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda sürdürdüğümüz biyoteknik mücadeleyi, yeşillenme hastalığı içinde yapmalıyız.

    Ege İhracatçı Birlikleri olarak, Akdeniz Meyve Sineği’yle mücadele eylem planı çerçevesinde üreticilere biyoteknik mücadele kapsamında tuzak dağıtımı yaptıklarını hatırlatan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2023 yılında İzmir, Aydın ve Muğla illerinde toplam 17 bin 500 adet tuzağın üreticilere dağıtımı yaptık. Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlükleriyle çok koordineli hareket ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

    Mandalina rekoltede ve ihracatta aslan payını alıyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de 2022 yılında 4,7 milyon ton turunçgiller üretimi gerçekleşti. Türkiye, bu üretim ile dünya turunçgiller üretiminde 8’inci sırada yer alıyor. Ülkemizde 2022 yılında üretilen turunçgillerin yüzde 39,6’sını mandalina, yüzde 28,1’ini portakal, yüzde 28,1’ini limon, yüzde 4,2’sini greyfurt üretimi oluşturuyor.

    Türkiye’nin 2023 yılındaki narenciye ürünleri ihracatında mandalina 577 milyon dolarlık tutarla narenciye ürünleri arasında ihracat liderliğini sürdürürken, Limon ihracatımız yüzde 30’luk artışla 272 milyon dolardan 355 milyon dolara yükseldi. Portakal ihracatımız yüzde 15’lik ilerlemeyle 98 milyon dolardan 112 milyon dolara çıkarken, Greyfurt ihracatımız ise; 68 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

    Rusya, Irak ve Ukrayna ihracatımızda ilk üç ülke

    Türkiye’nin narenciye ihracatında ilk sırada 428 milyon dolarla Rusya yer alırken, Irak’a yaptığımız narenciye ürünleri ihracatı yüzde 165’lik rekor artışla 68 milyon dolardan 181, 5 milyon dolara yükseldi ve ikinci basamağa yerleşti. Ukrayna’ya ihracatımız yüzde 20’lik artışla 84 milyon dolardan 101 milyon dolara çıktı. İlk üç ülkeyi 57 milyon dolarla Polonya, 49 milyon dolarla Romanya, 30 milyon dolarla Sırbistan, 26 milyon dolarla Bulgaristan, 19 milyon dolarla Suudi Arabistan, 15 milyon dolarla Beyaz Rusya ve 14 milyon dolarla Moldavya izledi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • SASA’dan büyük yapay zeka adımı

    SASA’dan büyük yapay zeka adımı

    Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu: SASA bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da inovasyona ve sürekli geliştirmeye yatırım yapmaya devam edecek

    Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen polyester üreticisi SASA, tüm sistem ve süreçlerinde yapay zekadan yararlanmak üzere Berlin’de faaliyet gösteren Deneyimlenebilir Yapay Zeka ve Dijitalleşme Araştırma Merkezi ZEKI’ye (Zentrum für erlebbare Künstliche Intelligenz und Digitalisierung) üyelik başvurusu yaptı. Aynı zamanda merkezin kurucusu da olan bilim insanı Prof Dr Şahin Albayrak liderliğindeki ZEKI heyeti, SASA’ın Adana’daki tesislerini gezerek üretim ve yönetim süreçleri hakkında bilgi aldı. 

    Ocak ayında Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu liderliğindeki SASA heyeti Berlin’deki ZEKI’yi ziyaret ederek sürecin ilk adımını atmıştı. Adana ziyaretinde Prof Albayrak’a merkezde farklı alanlarda çalışan bir bilim insanları ekibi eşlik etti. SASA’nın yeni yatırımı PTA tesisleri dahil olmak üzere tüm tesisi gezen heyete, farklı alanlardaki üretim süreçleri hakkında bilgi verildi. 

    SASA – ZEKI işbirliği

    Ziyaret sonrasında İbrahim Erdemoğlu ve Prof Şahin Albayrak’ın imzaladıkları protokol ile SASA, Berlin’deki merkezin üyesi olmak için başvurusunu yaptı. Almanya’nın dünya çapında tanınan şirketlerinin ve kamu kurumlarının da üyesi olduğu ZEKI, yapay zekanın günlük hayattaki somut uygulamalarına yoğunlaşıyor. 

    SASA, ZEKI ile yapacağı işbirliği çerçevesinde, üretim süreçlerinde verimliliği artırmaktan çalışanlarının şartlarını mükemmelleştirmeye kadar pek çok alanda yapay zeka uygulamalarını önümüzdeki yıllarda hayata geçirmeyi planlıyor. Şirket, halihazırda büyük oranda otomasyona dayalı üretim süreçlerinin dijital güvenliği konusunda da çalışmalar yapacak.

    İbrahim Erdemoğlu: Öncü olmaya devam edeceğiz 

    Ziyaret sırasında ZEKI heyetini bizzat ağırlayan SASA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, SASA’nın alanında dünyanın en ileri üretim teknolojilerini ve süreçlerini kullandığını, önümüzdeki dönemde hizmete girecek PTA tesisinin bunun en güzel örneği olduğunu belirtti. Erdemoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “ZEKI ile yapacağımız işbirliği ile sistemlerimizi ve süreçlerimizi tam dijitalleştirmeyi ve yapay zekadan mümkün olan tüm alanlarda faydalanmayı planlıyoruz. Böylece üretim verimliliğimizi olabilecek en üst seviyeye çıkarırken, inovasyona daha fazla kaynak ayırabileceğiz. SASA bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da inovasyona ve sürekli geliştirmeye yatırım yapmaya devam edecek.”
    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İleri malzeme vizyonunu ‘kompaunding’ ile güçlendiren Kordsa’dan Ravago Petrokimya ile iş birliği

    İleri malzeme vizyonunu ‘kompaunding’ ile güçlendiren Kordsa’dan Ravago Petrokimya ile iş birliği

    Küresel bir ileri malzeme şirketi olan Kordsa, Ravago Petrokimya ile Niyet Mektubu imzaladı. Niyet Mektubu kapsamında iki şirket, mühendislik plastiklerinin ara ürünü olan kompaund ürünlerinin geliştirilmesi, üretimi ve satışı konusunda iş birliğinde bulunmak üzere ortak niyetlerini ortaya koydu.

    Dünyanın lider naylon ve polyester iplik, kord bezi ve tek kord üreticisi olan Kordsa, ileri malzeme vizyonunu ‘Kompaunding’ iş birimi ile güçlendirmeyi sürdürüyor. Lastik güçlendirme, inşaat güçlendirme ve kompozit teknolojilerinin ardından dördüncü ana iş kolu olarak konumladığı kompaunding birimiyle İzmit’te sürdürülebilir plastiklerin ana hammaddesini geliştiren Kordsa, kompaunding ürünlerinin geliştirilmesi, üretilmesi ve satışı alanında faaliyet gösteren Ravago Petrokimya ile Niyet Mektubu imzaladı. 

    ÜRÜN GELİŞTİRME, ÜRETİM VE SATIŞ ALANINDA İŞ BİRLİĞİ HEDEFLENİYOR

    İmzalanan Niyet Mektubu kapsamında iki şirket, uzmanlık alanlarındaki teknik ve ticari yetkinliklerini bir araya getirecek. Taraflar iş birliği kapsamında, Kordsa tarafından Ravago Petrokimya’ya tedarik edilecek PA66 polimer çiplerinin kullanılmasıyla farklı müşteri projeleri için birlikte kompaund ürünleri geliştirilmesi ve onaylanan ürünlerin Ravago Petrokimya tesislerinde üretilmesi konusunda ortak bir anlayışla hareket edecek. Diğer yandan, Kordsa ve Ravago Petrokimya arasında, kapasite kullanımı ve artırım aktiviteleri dahil olmak üzere farklı ortaklık ve iş birliği fırsatları da bu süreçte ele alınacak. 

    Kompaund ürünleri kullanılarak geliştirilen mühendislik plastikleri dünyada otomotiv, havacılık ve uzay sanayi, elektrik ve elektronik, beyaz eşya, günlük ev eşyaları, ambalaj gibi farklı alanlarda kullanılırken, bu sektörlerin sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne de büyük katkı sağlıyor.

    “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI DÖNÜŞÜM, DOĞRU İŞ BİRLİKLERİYLE MÜMKÜN”

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kordsa CEO’su İbrahim Özgür Yıldırım, kompaunding alanında ortaya koydukları çalışmaların Kordsa’nın ileri malzeme vizyonunun itici güçlerinden biri olduğunu ifade ederken, “Bu alanda yaptığımız çalışmalarla, bir yandan müşterilerimizin gelecek dönemdeki ihtiyaçlarına bugünden çözüm üretirken bir yandan da hem şirketimizin hem de sektörümüzün sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne katkı sağlıyoruz. Sektörümüzün bu dönüşümü için, aynı vizyonu taşıyan paydaşların birlikteliği, doğru iş birliklerinin kurgulanması çok önemli. Bu doğrultuda, Kordsa’nın genlerinde olan güçlü iş birliği kültürünü, Ravago Petrokimya ile imzaladığımız niyet mektubuyla pekiştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İki küresel markanın Türkiye’de hayata geçirdiği bu iş birliği, umuyorum küresel güçlendirme pazarında da önemli sonuçlar doğuracaktır” dedi. 

    Ravago Petrokimya Türkiye CEO’su Sami Amira ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ravago Petrokimya, polimer hammadde alanında sürdürülebilirlik ve teknolojiye dayalı yeniliklerle sektörde öncü bir rol üstlenmektedir.  Şirket, bu yenilikçi yaklaşımıyla sadece endüstri normlarını şekillendiren bir oyuncu değil, aynı zamanda sürdürülebilirliği teşvik eden bir örnek konumunda bulunmaktadır. Mühendislik Plastikleri iş birimimizdeki büyüme rüyamız satış tonajımızla sınırlı olmayıp, teknolojik gelişim ve yüksek performanslı ürünlerde daha ileriye gidebilmek adına büyük bir atılımdır. Teknolojik gelişime ve farklı iş yapılarına önem veren Kordsa ile yapacağımız iş birliği hem Türkiye, hem de dünya pazarında sürdürülebilir PA kompaundları konusundaki gücümüzü artıracaktır. Kurucumuz Raf Van Gorp’un önemle vurguladığı ‘Don’t try to be the best, try to work with the best’ (En iyisi olmayı değil, en iyilerle çalışmayı dene) mottosunu, Kordsa ile yapacağımız bu iş birliği neticesinde, pratiğe çevirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu iki saygın firmanın güçlerini birleştirmesinin, pazarın büyük kazancı olacağına inanıyor ve daha nice güzel iş birliği adımlarını gerçekleştirmeyi umuyorum.”

    Ülkemizde 2001 yılından bu yana üretim faaliyetlerini sürdüren Belçika merkezli Ravago, Türkiye’deki tüm plastik hammadde üretimlerini Ravago Petrokimya çatısı altında gerçekleştiriyor. 2017 yılında kendi Ar-Ge merkezini de hizmete açan Ravago Petrokimya’nın Kocaeli ve İzmir’de, toplam büyüklüğü 255 bin metrekareye ulaşan iki üretim tesisi bulunuyor. 

    Lastik güçlendirme alanında dünyanın lider şirketi konumunda bulunan, Sabancı Holding iştiraklerinden Kordsa da, yeniden dönüştürülmüş ve yeniden işlenmiş polyamid ürünlerden, biobazlı ve farklı polimer ürünler başta olmak üzere çeşitli kompaund ürünlerinin Ar-Ge ve üretim faaliyetlerine İzmit’te devam ediyor. Kordsa’nın İzmit tesisi, aynı zamanda geri dönüştürülmüş polyester alanındaki üretim süreciyle, sürdürülebilirlik alanında en itibarlı ve kapsamlı sertifikasyon programlarından ISCC (Uluslararası Sürdürülebilirlik Karbon Sertifikasyonu) Plus Sertifikası’nın sahibi konumunda. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı