Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink

betzula

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Eros Maç Tv

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

deneme bonusu

Hacklink panel

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

interbahis

Masal oku

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

alobet

Hacklink

Hacklink

Hacklink

anadoluslot

Hacklink panel

Postegro

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

sezarcasino

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

หวยออนไลน์

Hacklink

Hacklink satın al

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

scam clickbait

cloaking

cloaks content scam

impersonates doeda fake page

Jasminbet

marsbahis giriş

marsbahis giriş telegram

meritking giriş twitter

casibom

Brain Savior Review

betlike

Etiket: Üretim

  • Ford Otosan, Türkiye’de “4 Yıldız Sertifikalı Çevik Organizasyon” Olmaya Hak Kazanan İlk Otomotiv Üretim Şirketi Oldu

    Ford Otosan, Türkiye’de “4 Yıldız Sertifikalı Çevik Organizasyon” Olmaya Hak Kazanan İlk Otomotiv Üretim Şirketi Oldu

     Çevik dönüşüm sürecini hızla ve başarıyla uygulayan Ford Otosan, şirketlerin çeviklik düzeyini global ölçekte değerlendiren bağımsız kuruluş “Business Agility Institute” tarafından ‘4 Yıldızlı Organizasyon’ sertifikası almaya hak kazanan ilk Türk otomotiv üretim şirketi oldu. Dünya sıralamasında ilk yüzde 11’lik dilime girmeyi başaran Ford Otosan, bölgedeki en yüksek puanlı otomotiv üretim şirketi olurken, globalde benzer ölçekteki altı şirket arasında yer aldı. 

    Türkiye’de otomotiv endüstrisinin lider şirketi Ford Otosan, organizasyonunu geleceğe taşımak üzere 2019’da başlattığı dönüşüm çalışmaları kapsamında ulaşmış olduğu organizasyonel çeviklik seviyesi ile, global ölçekte şirketlerin iş çevikliği olgunluğunu ölçen “Business Agility Institute” (BAI-İş Çevikliği Enstitüsü) tarafından “4 Yıldızlı Çevik Organizasyon” sertifikasına layık görüldü.

    Araştırma çıktıları, Ford Otosan’daki iş çevikliğinin çoğu kuruluştan çok daha kısa sürede başarıldığını ve birçok organizasyonel yetkinlikte güçlü bir gelişme gerçekleştirildiğini gösterdi. Yapılan değerlendirmeler sonucu Ford Otosan, 2022’deki skorunu 11 puan artırmanın yanı sıra iş çevikliği seviyesinin ölçüldüğü 1800 şirketin yüzde 89’unu geride bırakarak dünya sıralamasında ilk yüzde 11’lik dilime yerleşti.

    Ford Otosan bölgesinde ilk sırada, dünya çapında ilk 6 şirket arasında

    “Business Agility Institute” sertifikasıyla birlikte Ford Otosan, bölgedeki en yüksek puanlı otomotiv üretim şirketi ünvanına sahip oldu. Aynı zamanda üretim, çalışan sayısı gibi faktörler açısından dünya çapında benzer ölçekteki diğer otomotiv ve üretim firmaları arasında bu başarıyı elde eden altı şirket arasında yer aldı. Sahip olduğu yetkinliklerle Ford Otosan, global üretim ve otomotiv kuruluşları arasında ilk yüzde 25’e girdi.

    Yeni nesil şirketler için bağımsız bir araştırma ve danışmanlık kuruluşu olan Business Agility Institute; iş çevikliği olgunluğunu kurumların operasyonel politika ve prosedürleri ile 80’den fazla ilişkili davranışa odaklanarak değerlendiriyor. Business Agility Institute veri tabanında bulunan yaklaşık 2000 kuruluş baz alınarak yapılan değerlendirmede; organizasyonel performans ve verimlilik, davranışsal dönüşüm, gelişen iş yetenekleri, İK politikaları, çeşitlilik, eşitlik ve katılım, kalite, değer zinciri, müşteri odaklılık ve büyüme gibi çok çeşitli faktörler inceleniyor.

    Ford Otosan’ın çevik dönüşüm yolculuğu

    2019’dan bu yana çevik dönüşüm yolculuğunu sürdüren Ford Otosan; bu süreci tasarlarken organizasyon dönüşümü, kültürel dönüşüm, değişim yönetimi ve iş yapış şeklinin dönüşümü olmak üzere dört temel alana odaklandı. Şirket, 2023 yılının son çeyreği itibarıyla yaklaşık 4.600 çalışan, 700’den fazla takım ve 800’den fazla rol ile ‘çevik’ çalışıyor. Mühendislik ve ürün geliştirmeden üretim ekiplerine, satın almadan finansa kadar organizasyonun tamamını kapsayan tüm değer zincirinde çevik dönüşüm yüzde 100 oranında tamamlandı. 2023 yılı itibarıyla da sahadaki üretim süreçlerinde pilot olarak çevik çalışma uygulamaları devreye alınıyor.

    Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Başak Akyol, “Şartların sürekli değiştiği bir dünyaya hızla adapte olabilmenin yolu esnek, yenilikçi ve çevik olmaktan geçiyor. Biz, çevik dönüşümü sadece bir organizasyon değişikliği olarak değil, daha çok bir zihin yapısı değişikliği ve kültürel dönüşüm olarak ele alıyoruz. Bu yaklaşım, mevcut insan kaynağımızın potansiyelini ortaya çıkarmaya ve en yetenekli adayları çekerek onlara yeni beceriler kazandırmayı amaçlayan bir yapı oluşturmamıza olanak tanıyor. Çevik dönüşüm, operasyonel süreçlerimizdeki verimliliği artırdığı gibi; müşteri memnuniyeti, süreç iyileştirmesi ve hız gibi kritik faktörlerde de belirgin iyileşmeler sağladı” dedi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TürkTraktör 70. Yılında 1.111.111’inci Traktörünü Üretti

    TürkTraktör 70. Yılında 1.111.111’inci Traktörünü Üretti

    Türkiye otomotiv sektörünün ilk üretici kuruluşu TürkTraktör, kuruluşunun 70. yılında 1.111.111’inci traktörünü banttan indirerek yeni bir eşiği daha başarıyla geçti. Türkiye traktör pazarında yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranı ile üretim yapan TürkTraktör, 1 milyon barajını 67 yılda aşarken, sonraki 100 binlik üretimi yalnızca 2 yılda tamamladı. 1.111.111’inci traktörün banttan indirilişi vesilesiyle TürkTraktör Ankara ve Sakarya fabrikalarında tüm çalışanların katılımıyla özel bir tören düzenlendi.

    Kuruluşunun 70. yılında TürkTraktör’ün ilk günkü kararlılık, azim ve heyecanla Türkiye için değer yaratmaya devam ettiğini belirten Şirket Lideri Aykut Özüner, “TürkTraktör ailesi olarak, başarılarla dolu tarihimizde önemli bir eşiği daha aşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bizim için özel anlamı olan bir yılın henüz başında yeni bir dönüm noktasını geçmiş olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi. 2023 yılının 51.423 adetlik rekor üretim ile tamamlandığının altını çizen Özüner, “Bu başarının en büyük mimari olan TürkTraktör çalışanlarına, teveccühüyle bizi yıllardır pazar lideri yapan çiftçilerimize ve bize inanarak her zaman destekleyen hissedarlarımıza en içten duygularımızla teşekkürlerimizi sunuyoruz.” dedi. 

    TürkTraktör Endüstriyel Operasyonlar İş Lideri Nebi Doğan Özdöngül ise“TürkTraktör’ün köklü tarihinden miras aldığımız tecrübemiz, modern tesislerimiz ve Ar-Ge yatırımlarımız sayesinde üretim kapasitemizi durmaksızın artırıyoruz. İlk 500 bin traktörü 52 yılda, 1 milyonuncu traktörü ise takip eden 15 yılda ürettik. Şimdi 2 yıl gibi kısa bir sürede tarihimizdeki toplam üretimin yüzde 10’una ulaşmak, ortaya koyduğumuz gelişimin en somut göstergesi” dedi. 

    1954 yılında faaliyetlerine başlayan TürkTraktör, ilk traktörünü 1955 yılında üretti. Şirketin 500 bininci traktörü 2007 yılında, 1 milyonuncu traktörü ise 2022 yılında banttan indirildi. Türkiye traktör üretiminin yüzde 56’sını ve ihracatının ise yüzde 79’unu tek başına karşılayan TürkTraktör, traktör pazarında 17 yıldır aralıksız olarak liderliğini sürdürüyor. 2023 yılını 51.423 adetlik rekor seviyede traktör üretimiyle tamamlayan TürkTraktör, aynı dönemde 16.016 adet traktör ihracatı gerçekleştirirken, iç pazara da 35.849 adet satış gerçekleştirdi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TürkTraktör Kesintisiz Pazar Liderliğini 17. Yıla Taşıdı

    TürkTraktör Kesintisiz Pazar Liderliğini 17. Yıla Taşıdı

    Türkiye otomotiv sektörünün ilk üretici kuruluşu ve tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2023 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Üretimde geçtiğimiz yıla oranla yüzde 15’lik artışla rekor kıran TürkTraktör, 51 bin 423 traktörü banttan indirdi. Pazardaki liderliğini aralıksız 17. yıla taşıyan TürkTraktör, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 56’sını, ihracatının ise yüzde 79’unu karşıladı.  

    TürkTraktör, 2023 yılında yurt içi pazara 35 bin 849 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 16 bin 16 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarında iki markası ile toplam yüzde 44,4 payı olan TürkTraktör, liderliğini sürdürüyor. New Holland markası ile pazar lideri olan TürkTraktör, premium markası Case IH ise pazarda ikinci sırada yer alıyor. 

    TürkTraktör’ün TMS 29 hükümlerine göre enflasyon muhasebesi uygulanmış ve bağımsız denetimden geçmiş 2023 yılı sonu finansal verilerine göre net kârı yüzde 117 artışla 9,3 milyar TL, toplam cirosu ise yüzde 41 artışla 58,4 milyar TL seviyesine yükseldi. Şirketin faaliyet kâr marjı ve FAVÖK marjı ise sırasıyla yüzde 20,6 ve yüzde 22,6 olarak gerçekleşti.

    Zorlu başlayan 2023 yılını üretimde rekor kırarak tamamlamaktan gurur duyduklarını belirten TürkTraktör Şirket Lideri Aykut Özüner, “Türkiye traktör pazarındaki liderliğimizi 17 yıldır aralıksız sürdürüyoruz. Üretim ve ihracat adetlerimizle de istikrarımızı perçinliyoruz. 70. yaşımızı kutladığımız 2024 yılında da köklü geçmişimizden miras aldığımız tecrübemizin yanı sıra ilk günkü heyecan ve azimle yolumuzda kararlı bir şekilde ilerlemeye devam edeceğiz. Tarımı ve şehirleri geleceğe hazırlarken, çevre dostu traktörler, ekipmanlar ve iş makinelerinin yanında, üretim süreçlerimizde de sürdürülebilirlik kriterlerini ön planda tutarak yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Rekorlarla geride bıraktığımız 2023 yılındaki başarılarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör çalışanlarına, ülkemizin her köşesinde bizleri başarı ile temsil eden bayi ve servislerimize ve traktörlerimizi tercih eden çiftçilerimize sonsuz şükranlarımızı sunuyorum.” dedi.  

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Un sektörü TUSAF 18. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde buluştu: “10 yıldır dünya un ihracatı lideriyiz!”

    Un sektörü TUSAF 18. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde buluştu: “10 yıldır dünya un ihracatı lideriyiz!”

    20. yılını kutlayan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), Antalya’da “Global Tarım Politikaları, Gıda ve Enerji” temasıyla düzenlediği 18. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde, sektör paydaşları ve tedarikçiler başta olmak üzere 1300’den fazla delegeyi bir araya getirdi. TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, geçtiğimiz sezon 166 ülke, 6 serbest bölgede 3.6 milyon tonun üzerinde ihracat gerçekleştirerek tüm zamanların en yüksek rakamına ulaşıldığını, 2024 sezonunda bu oranı 4 milyon tona çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

    Un sektöründe hizmet veren kuruluşları tek çatı altında toplayan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), her yıl uluslararası boyutta düzenlediği kongre ve sergisinin 18’incisini 15-18 Şubat 2024 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirdi. 300’den fazla üyesi ve 8 bölge derneğiyle un sektöründe son 10 yıldır dünyada çapında ihracat liderliğini koruyan TUSAF’ın her yıl farklı bir temayla düzenlediği kongre, bu yıl ‘Global Tarım Politikaları, Gıda ve Enerji’ başlığıyla yapıldı. 

    1300’ü aşkın delegenin bir araya geldiği kongrede, 40’tan fazla sergi alanı yer aldı. Sektör temsilcilerinin yanı sıra ekonomi çevreleri tarafından yoğun ilgiyle takip edilen etkinlikte; değişen global tarım politikaları, iklim değişikliği, kuraklık ve yeni ticaret dinamikleri gibi konular, alanında uzman isimler tarafından masaya yatırıldı. TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan ve yönetim kurulu üyelerinin katılımlarıyla gerçekleşen kongrede, hububat ve un piyasaları, dünya tahıl politikaları ve üretimde teknolojik dönüşümler derinlemesine konuşuldu. 

    Haluk Tezcan: “Türkiye, dünyanın un ambarı konumunda”

    Tüm dünyanın en kilit gıda maddesini oluşturan un sanayisini temsil eden bir sivil toplum kuruluşu olarak sektörün gelişimine öncülük ettiklerini söyleyen TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan: “2023, ülkemiz için rekorlar kırmayı başardığımız bir yıl oldu. Ekim alanlarımızdaki artışın yanı sıra son 7 yılın en yüksek üretimi olan 21.5 milyon ton rakamına ulaştık. Gıda arz güvenliğinin dünyayı tehdit eden en büyük tehlikelerden biri olduğu bu günlerde, ülkece sağlam stoklara sahip olmanın yanında Türkiye olarak uzun zamandan sonra Toprak Mahsulleri Ofisi vasıtasıyla makarnalık buğday ihraç etmeye başladık. Böylece bundan sonraki süreçlerde de stok konusunda endişe duymayacağımızın sinyallerini tüm dünyaya vermiş olduk. Türkiye, dünyanın un ambarı olmayı gururla sürdürüyor.’’

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre ülkemizde 69 ilde 598 adet un fabrikası bulunduğunu belirten Haluk Tezcan sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Bu işletmeler yılda yaklaşık 38 milyon ton üretim kapasitesine sahip. Un üretimi, tarım sektörünün ülke ekonomisindeki en önemli faaliyet alanlarının başında geliyor. Bununla beraber; üretim, işgücü, sanayi, çevrebilim ve sürdürülebilirlik açılarından da sektörün en önemli paydaşlarından biri konumundayız. Türkiye’nin un üretim kapasitesinin bölgesel dağılımı genel olarak işletme sayısının bölgesel dağılımıyla paralellik arz ediyor. Artan üretimle beraber verim ve kalitemizi de dünya standartlarına çıkarmayı başarabilirsek, kendi buğdayımızla ihracat şampiyonluğumuzu taçlandırabiliriz.” dedi. 

    Hedef 4 milyon ton un ihracatı

    Türkiye un sanayisi olarak üretim teknolojisi ve ürün kalitesi bakımdan uluslararası pazarda üstün bir konumda bulunduklarını söyleyen Haluk Tezcan, “Devletimiz ve ilgili kurumlarımızın desteği ile un sanayicileri olarak son 10 yıldır dünya ihracat lideri konumundayız. İhracat hacmimizin 2024 sezonunda 4 milyon ton bandını zorlamasını bekliyoruz. Dünya un ihracatında zirvede olmamızla, sektörün gelişen teknolojiyi yakından takip etmesinin büyük ilişkisi var. Bizler de Yeşil Mutabakat kapsamında önümüzdeki sezonlarda, kaliteyi koruyup verimi yükseltmeye ve karbon ayak izini sıfırlamaya yönelik çalışmalarımıza hız kazandıracağız. Bu dönüşümle birlikte katma değerli ürünlerimizin sayısı ve çeşitliliği de artacak.” dedi. 

    ‘‘Yeni sözleşmeli üretim modeli yolumuzu aydınlatacak’’

    Tarım ve gıdada, yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Haluk Tezcan sözlerine şöyle devam etti: “Bu kapsamda yeni sözleşmeli üretim modelimizin ülkemizde ve dünyada tarımsal üretimde yeni bir yol haritası çizeceğine inanıyorum. Burada her geçen gün gelişerek büyüyen lisanslı depoların, yem sektörünün ve tarım finansmanındaki yeni aracılık kurumlarının da bu lokomotifi tamamlayacağı düşüncesindeyim. Bundan sonraki süreçte de sanayicilerin ve üreticilerin iş birliklerinin artırılması bizleri uluslararası arenada yukarı taşıyacaktır. Yeni sözleşmeli üretim modelimizle küçük üreticilerin cesaretlendirilip ekonomik olarak teşvik edilmesi gezegeni gözeten sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturulmasında yolumuzu aydınlatacaktır.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ege Bölgesi’nden kuru meyve ihracatı 1 milyar doları aştı

    Ege Bölgesi’nden kuru meyve ihracatı 1 milyar doları aştı

    Türkiye’nin kuru meyve ihracatının yüzde 60’ını tek başına gerçekleştiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 17’lik artışla 857 milyon dolardan 1 milyar 4 milyon dolara çıkardı ve ihracatta 1 milyar doları aşmanın gururunu yaşadı.

    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 1 milyar dolardan fazla ihracat yapan yedinci birlik olurken, EİB çatısı altında 1 milyar doları aşan gıda sektörleri kuru meyveyle birlikte dörde yükseldi.

    Dünya’nın kuru meyve ambarı olduklarını, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir üretim ve ihracatında dünya birincisi olduklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Bölgesi’nden kuru meyve ihracatında ilk kez 1 milyar doları aşmanın gururunu yaşadıklarını, üretimden gelen güçleriyle 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yaparak bu başarıyı yakaladıklarının altını çizdi.

    Son 30 yılda üretimimizi 3 kat artırdık

    Ege Bölgesi’nde son 30 yıllık süreçte kuru meyve üretiminin büyük bir artış gösterdiğini anlatan Işık, “Çekirdeksiz kuru üzümde 100 bin ton seviyesindeki üretimimiz bugün 300 bin ton seviyesine ulaştı. 30 bin tonluk kuru incir üretimi 90 bin tonlara yükseldi. Son 30 yıllık dönemde üreticilerimiz, ihracatçılarımız, tüccarlarımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Ticaret Bakanlığımız, üniversitelerimiz, araştırma enstitülerimiz sektörümüzün tüm unsurlarının gayretleriyle ihracatta bugün 1 milyar doları aştık. Bu süreçte emeği olan herkese teşekkür ediyoruz. 2024 yılı sonu için belirlediğimiz 1,1 milyar dolar ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz” diye konuştu.

    İhraç fiyatlarımızı yükselttik üreticimizin yüzünü güldürdük

    Türkiye genelinde her yıl 500 bin ton kuru meyve ihracatına imza attıklarına vurgu yapan Işık sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu başarı sürdürülebilirliğin en güzel örneği. Bu sene iştigal sahamızdaki ürünlerin rekoltelerinde yüzde 25-40 arasında düşüşler vardı. İhracatçılar olarak ortalama ihraç fiyatlarımızı yukarı taşıdık. Kuru meyve sektöründe 2,44 dolar olan kilogram başı ortalama ihraç fiyatımızı 2,75 dolara çıkardık ve üreticilerimizin rekoltedeki kayıplarını telafi etmelerini sağladık, üreticilerimizin yüzünü güldürdük.”

    Ege Bölgesi’nin organik ürün üretiminde de son 35 yılda yaptığı yatırımlarla Türkiye’de organik ürün ihracatının liderliğini açık ara sürdürdüğünü dillendiren Başkan Işık, “Suyumuzu, topraklarımızı ve ürünlerimizi korumak için üniversitelerimiz ve enstitülerimizle ortak çalışmalar gerçekleştiriyoruz. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile iş birliğinde kuru meyve işletmelerinde su kullanımının azaltılmasına dönük tedbirlerin araştırılması projemizde pilot olarak seçilen çekirdeksiz kuru üzüm işletmelerimizde su sarfiyatını hissedilir şekilde düşürdük ve kullanılan suların yeniden kullanımını sağladık. Önerilen ek alternatif arıtım prosesleri ile yüzde 50’ye yakın bir su kazanımının elde edilmesi mümkün görülüyor. İklim değişikliğinin etkilerinin sınırlı kalması, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı üretiminde kalite ve gıda güvenliğinin artırılması için araştırma enstitülerimizle ve üniversitelerimizle çalışmalarımız uzun yıllardır devam ediyor. Bu çalışmalarımızın sonuçlarını ihracat rakamlarımıza yansıyınca doğru yolda olduğumuzu görmenin mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

    Kuru meyveler sağlıklı ürünler, iç tüketimini artırmalıyız

    Kuru meyve ürünlerinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlıklı atıştırmalıklar olarak tanımlandığına dikkati çeken Başkan Işık, Türkiye’de kuru meyve tüketiminin artırılması için devlet destekli projelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Işık, “Türkiye üretici olduğu halde kuru meyve tüketimimiz çok az. İngiltere, Almanya gibi ülkeler üretici olmadıkları halde kuru meyve tüketimleri bizden daha fazla ve sürekli tüketimleri artıyor. Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda rekoltenin çok olduğu yıllarda “okul üzümü projesi” hayata geçirilmişti. Bu projenin diğer kuru meyvelerimizi de kapsar şekilde tekrar hayata geçirilmesi faydalı olacaktır. Çocuklarımız sağlıklı kuru meyve tüketim alışkanlığı kazanırken, sağlıksız ürün tüketimi ve sonrasında ortaya çıkan sağlık sorunları da minimum seviyeye düşecektir” diyerek sözlerini noktaladı.

    Kuru meyve ihracatının yüzde 94’ü üzüm, incir ve kayısıdan

    Ege Bölgesi’ndeki kuru meyve ihracatında; çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı ihracatı toplam ihracatın yüzde 94’ünü oluşturdu.

    Ege Bölgesi’nden yapılan kuru meyve ihracatında ilk sırayı 481 milyon dolarlık tutarla çekirdeksiz kuru üzüm alırken, kuru üzüm ihracatından elde edilen döviz miktarı yüzde 15 artış gösterdi.

    İngilizlerin beş çayındaki tercihi Türk üzümlü kekler oldu. Ege Bölgesi’nden çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında İngiltere 112 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini korudu. Hollanda’ya 60 milyon dolarlık, Almanya’ya 56 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ettik. Egeli ihracatçılar 78 ülkeye kuru üzüm ihraç etti.

    Cennet meyvesi kuru incirin ihracatı yüzde 22’lik artışla 203 milyon dolardan 251 milyon dolara ilerledi. EİB çatısı altındaki 6 gıda birliğinin 5 yıldır ABD pazarında sürdürdüğü TURQUALITY Projesi sayesinde ABD’ye yapılan kuru incir ihracatımız son 1 yılda yüzde 42’lik artışla 35 milyon dolardan 50 milyon dolara çıktı ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Kuru incir ihracatında güçlü pazarlarımızdan Fransa’ya 29 milyon dolarlık, Almanya’ya ise 28 milyon dolarlık kuru incir ihraç etme başarısı gösterdik.

    Kuru kayısıyı Malatya üretiyor, Ege Bölgesi ihraç ediyor

    Malatya üretim merkezi olan kuru kayısıda ihracatın liderliğini Ege Bölgesi sürdürdü. Egeli ihracatçılar, son 1 yıllık dönemde kuru kayısı ihracatlarını yüzde 24’lük artışla 167 milyon dolardan 207 milyon dolara çıkardılar.

    EİB’nin TURQUALITY Projesi, ABD’ye kuru kayısı ihracatında da yüzde 55’lik artışı beraberinde getirdi ve Egeli ihracatçıların ABD’ye kuru kayısı ihracatı 28 milyon dolardan 43 milyon dolara yükseldi. Ege Bölgesi’nden Almanya’ya 24 milyon dolarlık, Fransa’ya 22 milyon dolarlık kuru kayısı ihraç edildi.

    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği son 1 yıllık dönemde 105 ülkeye kuru meyve ihraç etme başarısı gösterirken, 67 ülkeye ihracatını artırdı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye akıllı telefon pazarına yeni bir marka geldi, yerli üretim Mipo raflarda yerini aldı

    Türkiye akıllı telefon pazarına yeni bir marka geldi, yerli üretim Mipo raflarda yerini aldı

    Yerli akıllı telefon üreticisi Mipo, yeni nesil teknoloji ürünlerini Türkiye pazarına sundu. Akıllı teknolojilere herkesin erişebilmesi için ulaşılabilir fiyatlarla pazara giriş yapan Mipo, birçok üreticiden farklı olarak Ar-Ge merkezi desteğiyle üretim yapıyor. Mipo, Türkiye’deki orta ve üst segment akıllı telefonlar arasında ulaşılabilir fiyatlara sahip olması, kalitesi ve teknik özellikleriyle fark yaratmayı hedefliyor.

    Ülkemizde akıllı telefon üretimi ve kullanımı her yıl daha da artıyor. Ulaşılabilir fiyatlara ve yenilikçi teknolojilere sahip mobil çözümler geliştiren Mipo, Türkiye pazarına güçlü bir giriş yaptı. Mipo, T.C Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı AR-GE merkezi desteğiyle telefon üretimini Türkiye’de, yine kendi tesislerinde kurduğu üretim bantlarında gerçekleştiriyor.

    Yerli teknoloji markası Mipo, farklı bütçe ve ihtiyaca göre uygun fiyatlı son teknoloji akıllı telefonlarıyla dikkat çekiyor. M17, M25, M33 ve M46 Pro olmak üzere 4 farklı modelini pazara sunan Mipo, yakın zamanda markanın amiral gemisi olacak 2 yeni ürünü, M46 Plus ve M59 modellerini de tüketicinin beğenisine sunacak. Mipo Ar-Ge merkezinin desteğiyle teknoloji ekosistemindeki ürün yelpazesini yeni ürün ve aksesuarlarıyla daha da genişletecek.

    Akıllı teknolojilere herkesin erişebilmesi için ürünlerini kullanıcılarına ulaşılabilir fiyatlarla sunan Mipo, tasarım odaklı akıllı telefon ve aksesuar ürünleriyle fiyat performans markası olarak dikkat çekiyor.

    Türkiye’nin Ar-Ge vizyonuna katkı sağlayacak

    Mipo Ar-Ge Merkezi, aldığı tescil belgesi ile Türkiye’de aktif olarak çalışan ve proje üreten sınırlı sayıdaki merkezler arasındaki yerini aldı.  Ar-Ge merkezinde geliştirdiği yenilikçi proje ve ürünlerle fark yaratmayı ve cep telefonu pazarındaki yerlilik oranını arttırmayı amaçlayan Mipo, bugünün ihtiyaçlarının ötesinde tüketicinin gelecekteki olası ihtiyaçlarını da gözeterek çalışmalar yapıyor. Ar-Ge faaliyetlerine son hızda devam eden Mipo, gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla üretim kapasitesini arttırarak istihdama da katkı sağlamayı hedefliyor.

    “En çok tercih edilen akıllı teknoloji markalarından biri olmayı hedefliyoruz” 

    Yerli akıllı telefon üretimleriyle teknoloji alanındaki yerelleşme ve ekonomik büyümeye katkı sağlamak adına önemli bir adım attıklarını belirten Mipo Yönetim Kurulu Başkanı Emir Aral, “Mobil teknolojiyi hızla benimseyen bir ülke olarak hem teknoloji üretimi hem de kullanımı ülkemizde giderek artıyor. Araştırmalar dünya çapındaki akıllı telefon sevkiyatlarının 2023’ün dördüncü çeyreğinde yıllık yüzde 8 artarak 320 milyon adede ulaştığını gösteriyor.

    Mipo olarak ana odağımız teknoloji üreterek katma değer sağlamak ve yeni istihdam alanları oluşturmak. 40 yıllık sektör tecrübemizin sağladığı yetkinlik ve donanım bugün bize yeni ürünler üretme fırsatını verdi. Sadece cep telefonu üretmekle kalmayıp, yakın zamanda farklı teknolojik ürünlerimizi de tüketicilere sunmayı planlıyor, Türkiye’nin en çok tercih edilen telefon markalarından biri olmayı hedefliyoruz. 2024 yılı bu anlamda hedeflerimize emin adımlarla ilerlediğimiz tam bir atılım yılı olacak diyebiliriz. Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz yeni ürünlerimizi piyasaya sürmeye ve teknoloji yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi. 

    Mipo ürün ailesi 

    Mipo’nun M46 Pro modeli; 48 MP ikili kamerası, Octa Core işlemcisi ve 6,82 inç ekranıyla donatılarak ürün gamının en üst segment üyesi olarak kullanıcılara sunuldu. Piano Black rengiyle ön plana çıkan M46 Pro aynı zamanda 8 GB RAM’e ve 128 GB depolama alanına sahip. M33 modeli ise Parlament Mavisi rengi ile akıllı telefon dünyasında yeni bir standart belirliyor. Mipo’nun koyu gri renkli M25 modeli ise Octa Core işlemci ve 6,517 inç ekran, 4GB RAM ve 128GB depolama alanına sahip. M17 modeli ise 128GB depolama alanı ve 4GB RAM ile ön plana çıkıyor. Mipo; kullanıcılarına kırılmaz cam ekran koruyucu, cihazlarla birebir uyumlu silikon koruyucu kılıf, şarj adaptörü ve kablosundan oluşan kapsamlı bir aksesuar paketi de sunuyor. 

    Mipo ailesinin akıllı telefonları, Turkcell ve Vodafone mağazalarında, online satış noktalarında ve mipo’den satışa sunuldu. Mipo’nun teknik servis desteği ise KVK ve Ouno üzerinden sağlanıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akfen Yenilenebilir Enerji’den Bir Haftada 66 MW Gücünde Üç Hibrit Güneş Santrali Yatırımı Anlaşması

    Akfen Yenilenebilir Enerji’den Bir Haftada 66 MW Gücünde Üç Hibrit Güneş Santrali Yatırımı Anlaşması

    Güneş, su ve rüzgar olarak sadece yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretim yapan 700 MW’lık kurulu güce sahip Akfen Yenilenebilir Enerji, bir hafta içerisinde 3 farklı yatırım anlaşması duyurdu. Toplam kurulu gücü 66 MW büyüklüğünde olacak ve 2024 yılı içerisinde tamamlanacak bu 3 hibrit güneş enerji santrali (GES) projesiyle şirketin sadece yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretim yapan kurulu gücü 766 MW’a ulaşacak. Yatırımlar 2024 yılı içerisinde devreye alınıp enerji üretimine başlayacak.

    Güneş, su ve rüzgar olarak sadece yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretim yapan 700 MW’lık kurulu güce sahip Akfen Yenilenebilir Enerji, bir hafta içerisinde 3 farklı yatırım anlaşması duyurdu.

    Toplam kurulu gücü 66 MW büyüklüğünde olacak bu 3 hibrit güneş enerji santrali (GES) projesiyle şirketin sadece yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretim yapan kurulu gücü 766 MW’a ulaşacak. Anahtar teslim mühendislik, tedarik ve inşaat işleri sözleşmesi imzalanan projeler 2024 yılı içerisinde tamamlanarak enerji üretmeye başlayacak.

    OSMANİYE VE ÇANAKKALE’DE HAYATA GEÇİRİLECEK

    Akfen Yenilenebilir Enerji’nin GES yatırımlarından ikisi şirkete ait İmbat Enerji çatısı altında işletilen Osmaniye’deki 57 MW’lık Sarıtepe ve 23 MW’lık Demirciler rüzgâr enerji projelerinin (RES) alanlarında hayata geçirilecek. Hibrit GES olarak kurulacak projelerden Demirciler Hibrit GES projesi 13,27 MWSarıtepe Hibrit GES projesi ise 12,98 MW güce sahip olacak.

    Yapımına başlanılan üçüncü hibrit GES projesi ise yine Akfen Yenilenebilir Enerji’ye ait Derbent Enerji çatısı altında işletilen Çanakkale’deki 112,2 MW gücündeki Üçpınar RES sahasında hayata geçecek. Üçpınar Hibrit GES adıyla kurulacak hibrit projenin kurulu gücü 40 MW gücünde olacak.

    2024 yılında tamamlanacak 3 yeni hibrit GES santrali, üzerinde kurulacağı tesisin kalan “Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM)” süresi boyunca, YEKDEM’den faydalanarak, ABD Doları bazlı sabit fiyat garantisinden faydalanabilecek.

    GÜNGÖR: SÜRDÜRÜLEBİLİR ENERJİ ÜRETİMİNE BAĞLILIĞIMIZI PEKİŞTİRİYOR

    Yatırımlar hakkında bilgi veren Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Mustafa Kemal Güngör“Akfen Yenilenebilir Enerji’nin bir hafta içinde üç farklı yatırım anlaşması duyurması, yenilenebilir kaynaklara odaklanan portföyünün önemli ölçüde genişlediğini gösteriyor. Bu yeni girişimler, hibrit güneş enerjisi projeleri aracılığıyla toplamda 66 MW kapasite ekleyerek şirketin sürdürülebilir enerji üretimine olan bağlılığını pekiştiriyor. Geleceğe dönük olarak, yeni yatırım fırsatlarını takip etmeye ve güçlü stratejimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Her yeni proje ile yenilenebilir enerji alanında lider konumumuzu güçlendirerek, daha parlak ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Çimsa, Yeni Üretim Tesisi ile Global CAC Pazarında En Büyük Üçüncü Üretici Oldu

    Çimsa, Yeni Üretim Tesisi ile Global CAC Pazarında En Büyük Üçüncü Üretici Oldu

    Sabancı Topluluğu’nun global markalarından Çimsa, mevcut CAC üretim kapasitesine ilave olarak yapılan 45 milyon dolarlık yeni üretim tesisi yatırımını tamamlayarak, devreye aldı. Mersin fabrikasında CAC klinkeri üretim kapasitesini yıllık 65 bin tondan 131 bin tona yükselten yeni yatırımla birlikte Çimsa, global CAC pazarında en büyük üçüncü üretici konumuna yükseldi.

    Türkiye’nin ilk ve tek Kalsiyum Alüminat Çimento (CAC) üreticisi olan Çimsa’nın Mersin Fabrikası’nda 45 milyon dolarlık yatırımla gerçekleştirilen yeni üretim tesisi, deneme üretimi ve test süreçlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından devreye alındı. Sabancı iştiraki Çimsa’nın inovasyon ve yatırım stratejileri doğrultusunda Mersin Fabrikası’nda gerçekleştirdiği bu yeni tesisle CAC klinkeri üretim kapasitesi yıllık 65 bin tondan 131 bin tona yükseldi. Bu önemli yatırımla birlikte Çimsa, global pazarın en büyük üçüncü CAC üreticisi konumuna yerleşti. 

    Çimsa, yapı kimyasalları ve refrakter üretiminde ana girdi olarak kullanılan CAC ürününe odaklanarak sektördeki liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor. Deniz yapılarından havalimanlarına, kanalizasyon sistemlerinden sanayi zeminlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan CAC Türkiye’de sadece Çimsa tarafından üretiliyor. Bu son yatırım, Çimsa’nın global CAC pazarında en büyük üreticiler arasında yer almasını sağlayarak sektördeki etkisini daha da güçlendirdi.

    Çimsa CEO’su Umut Zenar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

     “Çimsa olarak beyaz çimento ve CAC gibi özel ürünler alanında dünyanın lider markalarından biriyiz. Kendi hammadde kaynaklarımız ile ürettiğimiz özel bir ürün olan CAC alanında gerçekleştirdiğimiz 45 milyon dolar yatırım ile yeni üretim tesisimizi devreye aldık. Çimsa’nın mevcut CAC üretim kapasitesini iki katı artırdığımız bu yatırım ile global CAC pazarında en büyük üçüncü üretici konumuna yükseldik. Türkiye’nin tek CAC üreticisi olarak artan üretim kapasitemizi en verimli şekilde değerlendirebilmek için CAC ve özel ürün müşterilerimize Münih’teki Sabancı Teknoloji Merkezi’nden doğrudan ulaşacağız. Ayrıca, teknik destek ihtiyacını da bu merkezle karşılayarak, sektördeki ihtiyaçlara özel çözümler sunmaya devam edeceğiz. CAC  ve nitelikli özel ürünlerle çalışan pazarlara daha yakın olacak, bu ürünleri kullanacak müşterilere doğrudan ulaşarak daha etkin bir hizmet sunacağız”.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone Business’in Akıllı Fabrika Çözümü, Okursoy’un Verimliliğini Yüzde 45 Artırdı

    Vodafone Business’in Akıllı Fabrika Çözümü, Okursoy’un Verimliliğini Yüzde 45 Artırdı

    İşletmelerin teknoloji iş ortağı Vodafone Business, sunduğu Akıllı Fabrika çözümüyle Türkiye’nin önde gelen metal imalat markalarından Okursoy’un çözüm ortağı oldu. Bulut tabanlı Akıllı Fabrika çözümü ile yenilikçi bir altyapı oluşturan Vodafone Business, üretim süreçlerini bağımsız bir sistem üzerinden uçtan uca takip ederek, şirketin operasyonel verimliliğini de yüzde 45 oranında artırdı.

    İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone Business; şirketlerin dijital dönüşümlerine destek olmayı sürdürürken, teknoloji çözümleriyle de işletmelere verimlilik ve tasarruf imkânı sunuyor. Bu noktada metal imalat sektöründe Türkiye’yi uluslararası ölçekte başarıyla temsil eden markalarından Okursoy’a bulut tabanlı Akıllı Fabrika ürünü entegrasyonuyla hizmet veren Vodafone Business, sunduğu çözümle işletmenin kendi sektöründe rekabet avantajı ve makine verimlilik artışı yakalamasını sağlarken, kurumsal müşterisinin dijitalleşme yolculuğundaki en önemli partnerlerinden biri oldu.

    “Akıllı Fabrika çözümümüzle üretim ve iş takibi süreçleri optimize edildi”

    Vodafone Business olarak kendilerini sadece bir telekom şirketi olarak değil, inovasyonlarıyla işletmelerin tüm teknolojik ihtiyaçlarına yanıt veren bir dijital iş ortağı ve teknoloji danışmanı olarak konumladıklarını dile getiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

    “Nesnelerin interneti, yapay zekâ, bulut uygulamaları, veri merkezi gibi teknoloji ve inovasyonlarımızla, işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik birçok çözümü şirketlerimize sunuyoruz. Bu paralelde biz de Akıllı Fabrika ürünümüzle metal imalat sanayimizin önde gelen markalarından Okursoy’un çözüm ortağı olduk.

    İşletmemizin üretim alanında kullandığı makinelerin çalışma sürelerini takip ederek üretimdeki verimlilik kayıplarını ve bu kayıpların nedenlerini anlık olarak tespit edebilmek, sonrasında da gerekli aksiyonları alarak süreçlerini iyileştirme ihtiyacı bulunuyordu. Şirketlerin dijitalleşme yolculuğunda ihtiyaç duydukları veri toplama, entegrasyon ve otomasyon altyapısını sunarken üretim süreçlerini optimize eden Akıllı Fabrika çözümümüz sayesinde Okursoy; ERP sistemini, makineleri ve operatörleri bağlantılı hale getirirken, tüm verilerine uzaktan erişebilir bir konuma geldi. Anlık olarak takip ettiği üretim süreçlerini, etkili içgörüler sunan gelişmiş raporlar sayesinde optimize etmesinin yanında dijital iş ortağımız, iş takibi görevlerinin dijitale aktarılması sayesinde gerçek zamanlı verimlilik takibini yaparak makine verimliliğinde de yüzde 45 artış elde etmiş oldu. Bunun yanında 7/24 anında tespit ve müdahale olanağıyla, üretim ve hizmet kalitesini iyileştiren işletmemiz, Vodafone Business’ın teknik uzmanlarının desteğiyle ise iş sürekliliğini güvenceye aldı.”

    Dijitalleşme sayesinde verimlilik oranı arttı

    Vodafone Business ile iş birlikleri kapsamında ve uzman ekiplerin desteğiyle Akıllı Fabrika çözümü ile üretim süreçlerini yalın, verimli ve izlenebilir bir yapı dâhilinde yönetebildiklerini ifade eden Okursoy Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Okursoy da konu hakkında şunları söyledi: “Vodafone Business ekiplerinin desteğiyle, Akıllı Fabrika çözümünü sorunsuz bir şekilde tamamlayarak fabrikamıza entegre ettik. Böylece üretimimizi kapasite, süre ve makine bazında anlık olarak takip edebilmeye başladık ve gerektiğinde bu süreçlerimize de anında müdahale edebilme imkânı yakaladık. İhtiyaçlarımıza özel olarak tasarlanan bu çözüm sayesinde ise verimliliğimizi kayda değer oranda artırdık ve güçlü bir altyapıya kavuştuk. Merkez fabrikamıza entegre ettiğimiz bu uçtan uca çözümle, üretim süreçlerimizi dijitalleştirerek optimize ediyoruz.”

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • MAN Türkiye, fabrikasında kullandığı elektriğin %45’ini güneşten alacak

    MAN Türkiye, fabrikasında kullandığı elektriğin %45’ini güneşten alacak

    MAN Türkiye A.Ş., sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Şirket, temiz enerji yatırımları kapsamında Ankara fabrikasının çatısına Astronergy güvencesiyle 6,9 MWp kurulu gücünde Güneş Enerjisi Santrali (GES) kuruyor. Proje ile MAN Türkiye A.Ş’nin fabrikasının yıllık elektrik tüketiminin yüzde 45’i yenilenebilir enerjiden karşılanacak.

    MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olarak, 1966’da Türkiye’de faaliyete başlayan MAN Türkiye A.Ş., temiz enerji alanında yeni bir yatırımın ilk adımını atıyor. Halihazırda günde 16 araç üretim kapasitesi ile MAN’ın önemli otobüs üretim merkezleri arasında yer alan fabrika, yeni yatırımla kullandığı elektriğin yarısına yakınını güneş enerjisinden karşılamayı hedefliyor.

     

    MAN’ın “Sürdürülebilir Enerjiye Dayalı Temiz Ulaşım Çözümleri” mottosunun yanı sıra Volkswagen Grubu’nun küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil, ekonomik ve öngörülebilir enerji arzını sağlamak adına gerçekleştirilen proje, Türkiye’de faaliyet gösteren global bir enerji firması olan Astronergy iş birliğinde hayata geçiriliyor. 6 MWp’lik kısmı devreye giren projede, 0,9 MWp’lik kısım için ise çalışmalar devam ediyor.

     

    4.970 ton karbon salımı engellenerek çevreye katkı sağlanacak

     

    Şirketin temiz enerjiye yönelik hayata geçirdiği proje kapsamında, MAN Türkiye A.Ş.’nin Ankara’daki fabrikasının çatısında 12.803 adet güneş paneli kullanılarak güneş enerjisinden elektrik üretilecek. Temiz enerjiye dönük atılan bu adım ile 4.970 tonluk karbon salımı engellenerek, çevreye önemli bir katkı sağlanacak. Proje ile ayrıca kurumsal olarak da “Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşması” konseptinin Türk mevzuatına uyumlu hale getirilmesi, özgün, uçtan uca enerji verimliliği uygulaması sayesinde şirketin, enerji maliyetlerinin bir kısmı 10 yıl boyunca sabitlenmiş olacak.

     

    MAN sürdürülebilir enerjiye dayalı üretim ile sektöre öncülük ediyor

    Dünya genelinde son yıllarda yaşanan gelişmeler, sürdürülebilirliğin önemini net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle küresel ısınma ve iklim değişikliği, sürdürülebilir geleceğe dönük yatırımları çok daha önemli ve acil hale getirmiş durumda. Bu nedenle de şirketler ve ülkeler, üretimde temiz enerji kullanımının artırılması ve karbon salımını azaltmaya dönük hedeflerle kendilerini bu yeni normale hazırlamaya çalışıyorlar.

    Ağır ticari araç sektörünün küresel ve köklü markası olan MAN ise, dünyanın yöneldiği yeni hedefe öncülük etmek adına çalışmalarını artırarak devam ettiriyor. Küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda elektrikli araçların geliştirilmesine ve üretimine yoğunlaşan MAN, geliştirdiği elektrikli araçlarla da, iklim-nötr taşımacılıkta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bunun yanında, aynı zamanda sürdürülebilir enerjiye dayalı üretim için de tesislerinde daha fazla temiz enerji kullanımına dönük yatırımlara da öncelik veren MAN, iş ortakları ile birlikte bu alana yönelik projeler geliştiriyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı